{"id":47,"date":"2023-01-12T20:02:46","date_gmt":"2023-01-12T20:02:46","guid":{"rendered":"https:\/\/islamvebiz.com\/?p=47"},"modified":"2023-01-30T08:24:11","modified_gmt":"2023-01-30T08:24:11","slug":"el-akidetul-vasitiyye-ve-serhi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/islamvebiz.com\/index.php\/2023\/01\/12\/el-akidetul-vasitiyye-ve-serhi\/","title":{"rendered":"el-Ak\u00eedet\u00fc&#8217;l-Vas\u0131t\u0131yye ve \u015eerhi"},"content":{"rendered":"\r\n<p><strong>\u015eeyhu&#8217;l-\u0130sl\u00e2m \u0130bn-i Teymiyye<\/strong><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><strong>el-Ak\u00eedet\u00fc&#8217;l-Vas\u0131t\u0131yye ve \u015eerhi<\/strong><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><strong>\u015eerh<\/strong><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><strong>Muhammed Halil Herr\u00e2s<\/strong><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tahkik Eden&#8217;in \u00d6ns\u00f6z\u00fc<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Giri\u015f:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hamd, Allah\u2019a mahsustur. O\u2019na hamdeder, O\u2019ndan yard\u0131m ister, O\u2019nun g\u00fcnahlar\u0131m\u0131z\u0131 ba\u011f\u0131\u015flamas\u0131n\u0131 dileriz. Nefislerimizin \u015ferrinden, amellerimizin k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerinden Allah\u2019a s\u0131\u011f\u0131n\u0131r\u0131z. Allah\u2019\u0131n hidayet verdi\u011fini hi\u00e7 kimse sapt\u0131ramaz. O\u2019nun sapt\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 da kimse hidayete erdiremez. \u015eehadet ederim ki Allah\u2019tan ba\u015fka hi\u00e7bir ilah yoktur, O bir ve tektir, orta\u011f\u0131 yoktur. Yine \u015fehadet ederim ki Muhammed Allah\u2019\u0131n kulu ve Ras\u00fbl\u00fcd\u00fcr.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015e\u00fcphesiz en do\u011fru s\u00f6z Allah\u2019\u0131n kitab\u0131, en hay\u0131rl\u0131 yol Muhammed <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n yoludur. En k\u00f6t\u00fc i\u015fler bid\u2019at olarak ortaya \u00e7\u0131kart\u0131lanlard\u0131r. Sonradan \u00e7\u0131kart\u0131lan herbir husus da bid\u2019attir. Her bid\u2019at bir sap\u0131kl\u0131kt\u0131r ve her sap\u0131kl\u0131k cehennem ate\u015findedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n bu \u00fcmmet \u00fczerindeki nimetlerinden birisi de hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz bu \u00fcmmetin dinini kemale erdirmi\u015f olmas\u0131, bu \u00fcmmet \u00fczerindeki nimetini tamamlam\u0131\u015f olmas\u0131 ve ona \u0130slam\u2019\u0131 din olarak se\u00e7mi\u015f bulunmas\u0131d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015e\u00fcphesiz Ras\u00fblullah <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> bu \u00fcmmeti gecesi g\u00fcnd\u00fcz\u00fc kadar apayd\u0131nl\u0131k bir yolun \u00fczerinde b\u0131rakacak hale gelmeden can\u0131n\u0131 teslim etmedi. B\u00f6yle bir yoldan ancak hel\u00e2k olmas\u0131 mukadder kimseler sapar. Bu Rahmet Peygamberi, bu \u00fcmmeti cennete yak\u0131nla\u015ft\u0131racak ve cehennem ate\u015finden uzakla\u015ft\u0131racak hay\u0131r nam\u0131na her ne varsa mutlaka ona g\u00f6stermi\u015ftir. Ne kadar k\u00f6t\u00fcl\u00fck varsa da mutlaka bu \u00fcmmeti o k\u00f6t\u00fcl\u00fckten sak\u0131nd\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00f6ylelikle helak olan apa\u00e7\u0131k bir delil \u00fczere helak olsun, hayat bulan da apa\u00e7\u0131k bir delile ba\u011fl\u0131 olarak hayat bulsun.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah bizlere anla\u015fmazl\u0131\u011fa d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz hususlarda kendisine ve Ras\u00fbl\u00fcne d\u00f6n\u00fcp onlar\u0131n h\u00fck\u00fcmleri gere\u011fince muhakemele\u015fmemizi emretmi\u015ftir. Y\u00fcce Rabbimiz \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u015e\u00e2yet herhangi bir hususta anla\u015fmazl\u0131\u011fa d\u00fc\u015fecek olursan\u0131z, e\u011fer Allah\u2019a ve \u00e2hiret g\u00fcn\u00fcne iman ediyorsan\u0131z, onu Allah\u2019a ve Ras\u00fbl\u00fcne d\u00f6nd\u00fcr\u00fcn\u00fcz. Bu daha hay\u0131rl\u0131 ve sonu\u00e7 itibariyle daha g\u00fczeldir.&#8221; <em>(en-Nisa, 4\/59)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130\u015fte bu \u00fcmmetin selefini te\u015fkil eden ashab-\u0131 kiram ve tabi\u00een ile onlar\u0131n yollar\u0131n\u0131 izleyip ad\u0131mlar\u0131n\u0131 takib eden kimseler bu y\u00f6ntemi izlemi\u015flerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Selef Akidesinin \u00d6nemi:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015e\u00fcphesiz ki selef akidesini incelemenin \u00f6nemi bizatihi akidenin kendisinin \u00f6neminden ve tekrar insanlar\u0131 bu akideye d\u00f6nd\u00fcrmek i\u00e7in kesintisiz ve s\u00fcrekli \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n zorunlu olu\u015fundan ileri gelmektedir. Bunun da birka\u00e7 sebebi vard\u0131r:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- Bu akide sayesinde m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n ve \u0130slam davet\u00e7ilerinin saflar\u0131 birle\u015fir. Bu akide etraf\u0131nda s\u00f6zbirli\u011fi ederler. Bu olmaks\u0131z\u0131n darmada\u011f\u0131n olurlar. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu akide kitab\u0131n, s\u00fcnnetin \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc ve ashab-\u0131 kiram\u2019\u0131n olu\u015fturdu\u011fu ilk neslin akidesidir. Bunun d\u0131\u015f\u0131ndaki bir akide etraf\u0131ndaki herbir toparlanman\u0131n sonu ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131k ve da\u011f\u0131lma olacakt\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- Selef\u00ee akide m\u00fcsl\u00fcman\u0131n kitab ve s\u00fcnnetin nasslar\u0131n\u0131 ta\u2019zim etmesini sa\u011flar, bu nasslar\u0131n ihtiva etti\u011fi manalar\u0131 reddetmekten yahut ta bunlar\u0131 hev\u00e2ya uygun yorumlayarak onlarla oynamaktan korur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3- M\u00fcsl\u00fcman\u0131 selefi te\u015fkil eden ashaba ve onlara tabi olanlara ba\u011flar. B\u00f6ylelikle bu onun izzetini, iman\u0131n\u0131 ve \u015ferefini artt\u0131r\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah dostlar\u0131n\u0131n efendileri, takva sahiblerinin \u00f6nderleri onlard\u0131r. Nitekim durum \u0130bn Mes\u2019ud <em>-Rad\u0131yallahu anh-<\/em>\u2019un \u015fu s\u00f6zlerinde ifade etti\u011fi gibidir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Allah kullar\u0131n\u0131n kalblerine bakt\u0131. Muhammed <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n kalbinin, kullar\u0131n kalblerinin en hay\u0131rl\u0131s\u0131 oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fc. O bak\u0131mdan onu kendisi i\u00e7in se\u00e7ti ve risaletiyle onu g\u00f6nderdi. Muhammed <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n kalbinden sonra yine kullar\u0131n kalblerine bakt\u0131, onun ashab\u0131n\u0131n kalblerinin sair kullar aras\u0131nda en hay\u0131rl\u0131 kalbler oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fc. O bak\u0131mdan onlar\u0131 da peygamberine dini u\u011frunda sava\u015facak yard\u0131mc\u0131lar\u0131 k\u0131ld\u0131. Bu bak\u0131mdan m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n g\u00fczel g\u00f6rd\u00fckleri bir \u015fey Allah nezdinde de g\u00fczeldir. K\u00f6t\u00fc g\u00f6rd\u00fckleri \u015fey de Allah nezdinde de k\u00f6t\u00fcd\u00fcr.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yada durum, \u0130bn \u00d6mer <em>-Rad\u0131yallahu anh\u00fcma-<\/em>\u2019dan s\u00f6yledi\u011fi rivayet edilen \u015fu s\u00f6zlerde dile getirdi\u011fi gibidir: &#8220;Sizden herkim birilerinin s\u00fcnnetini (yolunu) izleyecek olursa, \u00f6lm\u00fc\u015f olanlar\u0131n yolunu izlesin. Bunlar Muhammed <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n ashab\u0131d\u0131rlar. Onlar bu \u00fcmmetin en hay\u0131rl\u0131lar\u0131 idiler. Kalbleri en iyi, ilimleri en derin, gereksiz yere kendilerini zora ko\u015fmaktan en uzak kimseler idiler. Allah onlar\u0131 Peygamberine arkada\u015fl\u0131k etmek, dinini ba\u015fkalar\u0131na aktarmak i\u00e7in se\u00e7ti. O bak\u0131mdan sizler de onlar\u0131n ahlak\u0131 ile ahlaklanmaya ve onlar\u0131n gittikleri yoldan gitmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131n\u0131z. Onlar Muhammed\u2019in ashab\u0131d\u0131rlar, onlar Kabe\u2019nin Rabbi olan Allah hakk\u0131 i\u00e7in dosdo\u011fru hidayet \u00fczere idiler.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4- Selef akidesinin ay\u0131r\u0131c\u0131 bir \u00f6zelli\u011fi de a\u00e7\u0131k ve anla\u015f\u0131l\u0131r olmas\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu akide tasavvur ve kavray\u0131\u015fta te\u2019vil, ta\u2019til ve te\u015fbih (ileride a\u00e7\u0131klamalar\u0131 gelecektir)\u2019den uzak bir anlay\u0131\u015f ve kavray\u0131\u015ftan hareketle kitab ve s\u00fcnneti delil edinir. Bu akideye sar\u0131lan kimse Allah\u2019\u0131n zat\u0131 hakk\u0131nda delilsiz s\u00f6z s\u00f6yleyip, helak olmaktan, Allah\u2019\u0131n kitab\u0131 ile Peygamberinin s\u00fcnnetinin nasslar\u0131n\u0131 reddetmekten kurtulur. Dolay\u0131s\u0131yla bu akideye sahib olan kimse ilahi takdire raz\u0131 olur ve huzur ile kadere boyun e\u011fer, Allah\u2019\u0131n azametini takdir eder. Bu akide, m\u00fcmini akl\u0131n g\u00fc\u00e7 yetiremeyece\u011fi gaybi hususlar \u00fczerinde d\u00fc\u015f\u00fcnmek k\u00fclfetinden kurtar\u0131r. O halde selef akidesi kolayd\u0131r, karma\u015f\u0131kl\u0131ktan ve anla\u015f\u0131lmas\u0131 zor hususlardan uzakt\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Selef Akidesini Anlatan Eserler Aras\u0131nda &#8220;V\u00e2s\u0131tiyye<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ak\u00eedesi&#8221;nin \u00d6nemi:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015e\u00fcphesiz ki \u015eeyhu\u2019l-\u0130slam \u0130bn Teymiyye\u2019nin te\u2019lif etti\u011fi &#8220;el-Ak\u00eedetu\u2019l-V\u00e2s\u0131t\u0131yye&#8221; selef akidesini dile getiren eserler aras\u0131nda en kolay olmakla birlikte, ifadeleri en a\u00e7\u0131k, delil getirmesi en do\u011fru, s\u00f6z dizisi de en k\u0131sa olanlardand\u0131r. Bu akide yery\u00fcz\u00fcnde b\u00fcy\u00fck bir kabule mazhar olmu\u015ftur. \u0130lim talebeleri ve incelemelerde bulunanlar bunu b\u00fcy\u00fck bir kabul ile kar\u015f\u0131lam\u0131\u015f, incelemi\u015f, sonra da bunu okutmu\u015flard\u0131r. Ard\u0131 arkas\u0131na nesiller bu akideyi ezberlemi\u015ftir. Ger\u00e7ekten de bu akide metni ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat akidesine dair yaz\u0131lm\u0131\u015f en kapsaml\u0131 ve en \u00f6zg\u00fcn eserlerdendir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu akideye &#8220;el-Ak\u00eedetu\u2019l-V\u00e2s\u0131t\u0131yye&#8221; ad\u0131n\u0131n verili\u015f sebebine gelince, bunu bu akidenin m\u00fcellifi \u015eeyhu\u2019l-\u0130slam <em>-Allah Ona Rahmet Etsin-<\/em>\u2019\u0131n kendisi \u015fu s\u00f6zleriyle a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;V\u00e2s\u0131t diyar\u0131nda, oran\u0131n yak\u0131n b\u00f6lgelerindeki kad\u0131lar\u0131ndan birisi olan \u015eaf\u00eei mezhebine mensub Rad\u0131yu\u2019d-Din el-V\u00e2s\u0131t\u00ee ad\u0131nda bir hoca efendi hac d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc bize de u\u011frad\u0131. Hay\u0131rl\u0131 ve dinine ba\u011fl\u0131 bir kimse idi. Kendi topraklar\u0131nda ve Tatar\u2019lar\u0131n y\u00f6netimi alt\u0131nda insanlar\u0131n i\u00e7inde bulundu\u011fu bask\u0131n gelen bilgisizlik, zul\u00fcm, din ve ilmin izlerinin silinmek \u00fczere olu\u015fundan \u015fikayet etti, bana kendisine hem kendisi i\u00e7in, hem de aile efrad\u0131 i\u00e7in dayanak te\u015fkil edecek bir akide metni yazmam\u0131 istedi. Bu i\u015ften beni affetmesini istedim ve; \u0130nsanlar pek \u00e7ok say\u0131da akide metni yazm\u0131\u015f bulunuyorlar. S\u00fcnnet imamlar\u0131ndan herhangi birisinin yazd\u0131\u011f\u0131 bir akide metnini al, dedim. Ancak o, bu iste\u011finde \u0131srar edip \u015f\u00f6yle dedi: Ben ancak senin yazaca\u011f\u0131n bir akide metnini arzu ediyorum. Bunun \u00fczerine ben de ona ikindi vaktinden sonra oturup, bu akide metnini yazd\u0131m. Bu akidenin bir\u00e7ok n\u00fcshas\u0131 M\u0131s\u0131r, Irak ve ba\u015fka yerlerde etrafa yay\u0131ld\u0131.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n tevfik ve takdirinin bir gere\u011fi olarak b\u00f6yle bir akidenin yaz\u0131lmas\u0131n\u0131 isteyen \u015fah\u0131s V\u00e2s\u0131t\u2019l\u0131 idi. \u0130\u015fte bundan dolay\u0131 bu akideye de &#8220;el-Akidetu\u2019l-V\u00e2s\u0131t\u0131yye&#8221; ad\u0131 verildi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ayn\u0131 \u015fekilde bu akide \u015eeyhu\u2019l-\u0130slam\u2019\u0131n ba\u015ftaraflar\u0131nda da s\u00f6yledi\u011fi gibi hem V\u00e2s\u0131t\u0131yye, hem de V\u00e2satiyye (vasat yolu izleyen) bir akide olmak \u00f6zelli\u011findedir: &#8220;&#8230;Hatta onlar -yani ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat- b\u00fct\u00fcn \u00fcmmet f\u0131rkalar\u0131n\u0131n en vasat olanlar\u0131d\u0131r. T\u0131pk\u0131 bu \u00fcmmetin di\u011fer \u00fcmmetler aras\u0131nda vasat \u00fcmmet olu\u015fu gibi. Onlar y\u00fcce Allah\u2019\u0131n s\u0131fatlar\u0131 meselesinde tat\u00eel ehli ile cehmiye aras\u0131nda, tems\u00eel ehli ile m\u00fc\u015febbihe aras\u0131nda ortada yer al\u0131rlar. Yine Allah\u2019\u0131n fiilleri hususunda da cebriye, kaderiye ve di\u011ferleri aras\u0131nda vasat (orta) yoldad\u0131rlar&#8230;&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00fcy\u00fck \u0130lim Adam\u0131 Herr\u00e2s\u2019\u0131n &#8220;V\u00e2s\u0131t\u0131yye Ak\u00eedesi&#8221;ne<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yapt\u0131\u011f\u0131 \u015eerhin Di\u011fer \u015eerhler Aras\u0131ndaki Yeri ve \u00d6nemi<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00fcy\u00fck ilim adam\u0131 Muhammed Halil Herras\u2019\u0131n &#8220;V\u00e2s\u0131t\u0131yye Akidesi&#8221;ne yapt\u0131\u011f\u0131 \u015ferh a\u00e7\u0131k se\u00e7ik ve \u00f6zl\u00fc olmak gibi bir \u00f6zelli\u011fe sahiptir. Nitekim All\u00e2me Abdu\u2019r-Rezzak Afif\u00ee\u2019nin de belirtti\u011fi gibi bu \u015ferh &#8220;\u015ferhlerin en nefisi, en a\u00e7\u0131k ve anla\u015f\u0131l\u0131r olan\u0131, bununla birlikte en k\u0131salar\u0131d\u0131r.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M.Halil Herras <em>-Allah Ona Rahmet Etsin-<\/em> b\u00fcy\u00fck bir \u00e7o\u011funlukla akide metninde ge\u00e7en hi\u00e7bir kelimeyi a\u00e7\u0131klamadan b\u0131rakmam\u0131\u015ft\u0131r. Bir\u00e7ok yerde Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem ile Muhammed Mustafa <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n hadislerini, sahabe ve m\u00fcfessirlerin g\u00f6r\u00fc\u015flerini \u0130mam Ahmed, Buhar\u00ee, Nuaym b. Hamm\u00e2d ve ba\u015fkalar\u0131 gibi selef imamlar\u0131n\u0131, daha sonra gelip de onlar\u0131n izlerinden y\u00fcr\u00fcyen \u015eeyhu\u2019l-\u0130slam (\u0130bn Teymiyye)\u2019nin eserlerinden ba\u015fka yerlerdeki ibarelerini, onun iki \u00f6\u011frencisi \u0130bnu\u2019l-Kayyim ve ez-Zeheb\u00ee ile sonradan gelen (m\u00fcteahhir) ilim adamlar\u0131 aras\u0131ndan \u015eeyh Abdu\u2019r-Rahman b. Sa&#8217;d\u00ee ve Muhammed b. Man\u00ee\u2019 gibi selef alimlerinin g\u00f6r\u00fc\u015flerini delil g\u00f6stermi\u015ftir. Ayn\u0131 zamanda o \u00e7e\u015fitli f\u0131rkalar\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015flerini s\u00f6zkonusu etmi\u015f, onlar\u0131n \u015f\u00fcphe ve teredd\u00fctlerine cevap vermi\u015ftir. Cehmiye, kaderiye, cebriye, mutezile, e\u015f\u2019ariyye ve ba\u015fkalar\u0131n\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015flerini ele alm\u0131\u015f olmas\u0131 buna bir \u00f6rnektir. Ayr\u0131ca bunlar\u0131n gerek Geylan ed-D\u0131ma\u015fk\u00ee, Bi\u015fr el-Meris\u00ee ve bunlara benzer ge\u00e7mi\u015fteki \u00f6nderlerinin, gerek onlardan sonra gelmi\u015f bulunan er-Raz\u00ee ve el-Gazzal\u00ee gibi \u00f6nder ilim adamlar\u0131n\u0131n yan\u0131ld\u0131klar\u0131 hususlar\u0131 a\u00e7\u0131klam\u0131\u015f bulunmaktad\u0131r. Daha sonra da \u00e7a\u011f\u0131m\u0131zda ya\u015fam\u0131\u015f Zahid el-Kevser\u00ee gibi \u015fahsiyetlerin birtak\u0131m kanaatlerini de ele al\u0131p de\u011ferlendirmi\u015ftir. B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 ise \u015fu k\u00fc\u00e7\u00fck ve kolay ve anla\u015f\u0131l\u0131r \u015ferhinde ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bundan dolay\u0131 bu \u015ferh V\u00e2sitiyye akidesine yap\u0131lm\u0131\u015f \u015ferhlerin en de\u011ferlisi ve en \u00f6zl\u00fcs\u00fc niteli\u011finde kabul edilmeye de\u011ferdir. Bunun ne kadar ger\u00e7ek bir de\u011ferlendirme oldu\u011funu ancak bu \u015ferhi m\u00fctalaa eden, inceleyen ve bununla birlikte di\u011fer \u015ferhleri de g\u00f6ren bir kimse anlayabilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;V\u00e2s\u0131t\u0131yye Ak\u00eedesi&#8221; ve \u015eerhleri:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kurtulu\u015fa eren f\u0131rka (f\u0131rka-i naciye)\u2019nin akidesini ifade eden V\u00e2s\u0131t\u0131yye akidesi&#8217;nin pek\u00e7ok bask\u0131s\u0131 ve bir\u00e7ok \u015ferhi yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6rnek olmak \u00fczere a\u015fa\u011f\u0131dakilerini s\u00f6zkonusu edelim:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- <em>&#8220;et-Tenbihatu\u2019l-Latife fi ma&#8217;htevet Aleyhi el-Vas\u0131t\u0131yyetu<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>mine\u2019l-Mebahisi\u2019l-Mun\u00eeyfe\u201d:<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu \u015ferhi b\u00fcy\u00fck ilim adam\u0131 Abdu\u2019r-Rahman en-Nas\u0131r es-Sa\u2019d\u00ee telif etmi\u015ftir. Bu \u015ferhle birlikte \u015eeyh Abdu\u2019l-Aziz b. Abdullah b. Baz\u2019\u0131n a\u00e7\u0131klamalar\u0131ndan se\u00e7ilmi\u015f birtak\u0131m notlar da vard\u0131r. Bunun ne\u015frini ve bas\u0131n kontrol\u00fcn\u00fc Prof. Abdu\u2019r-Rahman b. Ruvey\u015fid ile Prof. S\u00fcleyman b. Hammad yapm\u0131\u015flard\u0131r. Orta boy, alm\u0131\u015fd\u00f6rt sahifelik olan bu \u015ferhin bask\u0131 tarihi bulunmamaktad\u0131r. Daha sonra say\u0131n Ali Hasen Abdu\u2019l-Hamid bunu ikinci olarak bast\u0131rm\u0131\u015f, akidenin metnini ve hadislerini harekelemi\u015ftir. ed-Dammam\u2019da Daru \u0130bni\u2019l-Kayyim\u2019de ne\u015fredilmi\u015f olup, b\u00fcy\u00fck boy y\u00fczyedi sahife olan bu bask\u0131 da h. 1410 y\u0131l\u0131nda yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- <em>&#8220;el-Ak\u00eedetu\u2019l-V\u00e2s\u0131t\u0131yye\u201d:<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00fcy\u00fck ilim adam\u0131 say\u0131n Prof. Muhammed b. Abdu\u2019l-Aziz b. Man\u00ee\u2019 -eski milli e\u011fitim genel m\u00fcd\u00fcr\u00fc- nin tashihini yapt\u0131\u011f\u0131 ve notlar ekleyerek yap\u0131lan bask\u0131s\u0131. Bu eklenen notlar son derece k\u0131sa olup, orta boy otuziki sahife olarak ilk bask\u0131s\u0131 Riyad\u2019da tarihsiz olarak Matbuatu Sa&#8217;d er-Ra\u015fid\u2019de yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3- <em>&#8220;\u015eerhu\u2019l-Ak\u00eedeti\u2019l-V\u00e2s\u0131t\u0131yye\u201d:<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00fcy\u00fck ilim adam\u0131 Muhammed Halil Herr\u00e2s\u2019\u0131n \u015ferhi olup, elinizdeki bu eserdir. Prof. Abdu\u2019r-Rezzak Afif\u00ee bunu g\u00f6zden ge\u00e7irmi\u015f olup, Medine-i M\u00fcnevvere\u2019de el-Camiatu\u2019l-\u0130slamiyye\u2019de k\u00fc\u00e7\u00fck boy y\u00fczyetmi\u015falt\u0131 sahife olarak bas\u0131lm\u0131\u015f, ikinci olarak da \u015eeyh \u0130smail el-Ensar\u00ee\u2019nin tashihini \u00fcstlenip, notlar ekledi\u011fi haliyle \u2018\u0130daretu\u2019l-Buhus el-\u0130lmiyye&#8230; genel ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131\u2019n\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 ne\u015fir; k\u00fc\u00e7\u00fck boy y\u00fczseksenyedi sahife olup, 1403 y\u0131l\u0131nda bas\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6nceki bask\u0131s\u0131ndan -\u00e7ok istisnai birka\u00e7 yer d\u0131\u015f\u0131nda- fark\u0131 yoktur. e\u015f-\u015eeyh el-Ensar\u00ee\u2019nin de buna ekledi\u011fi baz\u0131 notlar vard\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4- <em>&#8220;et-Tenbihatu\u2019s-Seniyye ale\u2019l-Ak\u00eedeti\u2019l-V\u00e2s\u0131t\u0131yye\u201d:<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Riyad temyiz mahkemesi ba\u015fkan\u0131 Prof. Abdu\u2019l-Aziz en-Nas\u0131r er-Re\u015fid\u2019in \u015ferhi olup, geni\u015f bir a\u00e7\u0131klamad\u0131r. B\u00fcy\u00fck boy \u00fc\u00e7y\u00fcz seksensekiz sahifedir. O bu eserini el-Ma&#8217;hedu\u2019l-\u0130lmi\u2019deki \u00f6\u011frencilerinin iste\u011fi \u00fczerine kaleme alm\u0131\u015f. Daru\u2019r-Re\u015fid&#8230; taraf\u0131ndan yay\u0131nlanan bu eserin bask\u0131 tarihi bulunmamaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>5- <em>&#8220;el-Keva\u015fifu\u2019l-Celiyye an Me\u00e2ni\u2019l-V\u00e2s\u0131t\u0131yye\u201d:<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Riyad \u0130mamu\u2019d-Da\u2019ve Enstit\u00fcs\u00fc eski hocalar\u0131ndan Prof. Abdu\u2019l-Aziz Muhammed es-Selman\u2019\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 geni\u015f\u00e7e bir \u015ferhtir. D\u00f6rty\u00fcz yetmi\u015fbir sahife olan bu eser defalarca bas\u0131lm\u0131\u015f ve bedelsiz olarak da\u011f\u0131t\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Sonuncu bask\u0131s\u0131 olan onyedinci bask\u0131 1410 y\u0131l\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f olup, bu bask\u0131 sekizy\u00fczyedi sahifedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>6- <em>&#8220;el-Es&#8217;iletu ve\u2019l-Ecvibetu\u2019l-Usuliyye ale\u2019l-Ak\u00eedeti\u2019l-V\u00e2s\u0131t\u0131yye\u201d:<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ad\u0131 ge\u00e7en ilim adam\u0131 taraf\u0131ndan yap\u0131lm\u0131\u015f bir \u015ferh olup, soru ve cevap \u015feklindedir. B\u00fcy\u00fck boy \u00fc\u00e7y\u00fczk\u0131rk sahife olan bu eserde iyilik severlerden birisinin finansman\u0131 ile defalarca bas\u0131l\u0131p, bedelsiz olarak da\u011f\u0131t\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bizzat m\u00fcellifin kendisi de bunu ayr\u0131ca \u00f6zetlemi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>7- <em>&#8220;\u015eerhu\u2019l-Ak\u00eedeti\u2019l-V\u00e2s\u0131t\u0131yye\u201d:<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Riyad Y\u00fcksek Hakimlik Enstit\u00fcs\u00fc M\u00fcd\u00fcr\u00fc Prof. Salih b. Fevzan el-Fevzan\u2019\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 kolay ve k\u0131sa bir \u015ferh olup, ikiy\u00fczyirmiiki sahifedir. Bu \u015ferhini haz\u0131rlarken m\u00fcellif er-Re\u015fid\u2019in &#8220;et-Tenb\u00eeh\u00e2tu\u2019s-Seniyye&#8221; adl\u0131 eseri ile Prof. Zeyd b. Abdi\u2019l-Aziz b. Feyyad\u2019\u0131n &#8220;er-Ravdatu\u2019n-Nediyye \u015eerhu\u2019l-Akideti\u2019l-Vas\u0131tiyye&#8221; adl\u0131 eserlerini kaynak alm\u0131\u015ft\u0131r. Riyad\u2019da Mektebetu\u2019l-Me\u00e2rif\u2019de defalarca bas\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>8-<em> &#8220;el-Ak\u00eedet\u00fc\u2019l-V\u00e2s\u0131t\u0131yye\u201d:<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00fcy\u00fck ilim adam\u0131 Muhammed b. Salih el-Useym\u00een taraf\u0131ndan birtak\u0131m kelimelere yap\u0131lm\u0131\u015f k\u0131sa a\u00e7\u0131klamalar\u0131 ihtiva eden olduk\u00e7a k\u00fc\u00e7\u00fck hacimli bir eser olup, kitabta yer alm\u0131\u015f birtak\u0131m terimlerin de tan\u0131t\u0131m\u0131 yap\u0131lmaktad\u0131r. Orta boy ellibe\u015f sahife tutan eser ilk olarak 1406 y\u0131l\u0131nda do\u011fu b\u00f6lgesinde yer alan Medinetu\u2019s-Sakba\u2019daki el-Hud\u00e2 yay\u0131nevinde bas\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>9- <em>&#8220;et-Talikatu\u2019l-M\u00fcfide ale\u2019l-Ak\u00eedeti\u2019l-V\u00e2s\u0131t\u0131yye\u201d:<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu notlar\u0131 haz\u0131rlayan Abdullah b. Abdu\u2019r-Rahman b. Ali e\u015f-\u015eer\u00ee olup, akidenin metninin harekelenmesi noktas\u0131nda g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm bask\u0131lar\u0131n en g\u00fczelidir. Bununla birlikte \u00e2yetlerin yerleri g\u00f6sterilmi\u015f, k\u0131sa bir \u015fekilde hadislerin kaynaklar\u0131 belirtilmi\u015ftir. M\u00fcellifinin koydu\u011fu isimden de anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131 \u00fczere faydal\u0131 ve \u00f6zl\u00fc birtak\u0131m notlar da vard\u0131r. Orta boy seksendokuz sahifeden ibaret olan bu eserin ilk bask\u0131s\u0131 er-Riyad\u2019da 1404 y\u0131l\u0131nda Daru Taybe\u2019de yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>10- <em>&#8220;el-Ak\u00eedetu\u2019l-V\u00e2s\u0131t\u0131yye ve Meclisu\u2019l-M\u00fcnazarati fiha&#8230;\u201d:<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu eseri tahkik eden Prof. Z\u00fcheyr e\u015f-\u015eavi\u015f olup, sadece metninin tahkiki yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Kendisinin de belirtti\u011fi gibi bu tahkiki yaparken elinde bulunan bir el yazmas\u0131 n\u00fcshaya dayanm\u0131\u015ft\u0131r. G\u00fczel bir \u015fekilde ne\u015fredilmi\u015f olan bu bask\u0131s\u0131nda \u00e2yetlerin Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019deki yerleri g\u00f6sterilmi\u015f, olduk\u00e7a k\u0131sa bir surette de hadislerin kaynaklar\u0131 belirtilmi\u015ftir. Daha sonrada \u015eeyhu\u2019l-\u0130slam ile onun bu akidede serdetti\u011fi kanaatlerini benimsemeyen has\u0131mlar\u0131 aras\u0131ndaki tart\u0131\u015fmay\u0131 s\u00f6zkonusu etmektedir. Tart\u0131\u015fma ile birlikte metin orta boy y\u00fcz sahife kadar olup, bunu muhakkik kendisine ait el-Mektebu\u2019l-\u0130sl\u00e2m\u00ee\u2019de 1405 y\u0131l\u0131nda bast\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>11- <em>&#8220;\u015eerhu\u2019l-Ak\u00eedeti&#8217;l-V\u00e2s\u0131t\u0131yye\u201d:<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Said b. Ali b. Vehef el-Kahtan\u00ee taraf\u0131ndan yap\u0131lm\u0131\u015f olan bu \u015ferh Prof. Dr. Abdullah b. Abdu\u2019r-Rahman el-Cebr\u00ee taraf\u0131ndan g\u00f6zden ge\u00e7irilmi\u015f olup, k\u0131sa ve kolay \u015ferhtir. Orta boy seksenyedi sahifedir. Bu \u015ferhin m\u00fcellifi daha \u00f6nce kendilerinden s\u00f6zetti\u011fimiz \u015ferhleri kaynak olarak alm\u0131\u015f olup, 1409 y\u0131l\u0131nda bas\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>12- <em>&#8220;er-Ravdatu\u2019n-Nediyye \u015eerhu\u2019l-Ak\u00eedeti\u2019l-V\u00e2s\u0131t\u0131yye\u201d:<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Zeyd b. Abdu\u2019l-Aziz b. Feyyad\u2019a ait olan bu \u015ferh olduk\u00e7a geni\u015ftir. \u0130lk bask\u0131s\u0131 1377, ikincisi 1378 y\u0131l\u0131nda yap\u0131lm\u0131\u015f olup, be\u015fy\u00fczonalt\u0131 sahifedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>13- <em>&#8220;\u015eerhu\u2019l-Vas\u0131t\u0131yye\u201d:<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00fcy\u00fck ilim adam\u0131 Prof. Muhammed b. Salih el-Useymin\u2019e ait olan bu \u015ferh \u00f6nce kasetlerde ses bantlar\u0131 halinde kay\u0131tl\u0131 iken \u00f6\u011frencilerinden birisi taraf\u0131ndan de\u015fifre edilmi\u015f bir \u015ferhtir. \u0130lim talebeleri elinde dola\u015fmakta bulunan daha iyisi bulunmayan son derece nefis bir \u015ferhtir.*\u00a0<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130\u015fte b\u00fct\u00fcn bunlardan bu akidenin ne kadar \u00f6nemli oldu\u011fu anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc kimi ilim adam\u0131 bu akidenin metnini harekelemeye, kimileri hadislerinin kaynaklar\u0131n\u0131 belirtmeye, ba\u015fkalar\u0131 buna dair a\u00e7\u0131klamalar ve notlar koymaya yahut k\u0131sa ya da uzunca \u015ferhler yazmaya kalk\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00fct\u00fcn bunlar ise &#8220;el-Ak\u00eedetu\u2019l-V\u00e2s\u0131t\u0131yye&#8221;de ifadesini bulan selef akidesine yap\u0131lm\u0131\u015f bir hizmettir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ancak ben Prof. Abdu\u2019r-Rezzak Afif\u00ee ile el-Ensar\u00ee\u2019nin yapt\u0131klar\u0131 g\u00f6zden ge\u00e7irme ve ekledikleri k\u0131sa notlar d\u0131\u015f\u0131nda Prof. Muhammed Halil Her-r\u00e2s\u2019\u0131n te\u2019lif etti\u011fi bu \u015ferhe gerekli hizmetleri ifa eden kimse g\u00f6remedim.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bundan dolay\u0131 ben bu \u015ferhe gereken itinay\u0131 g\u00f6stermek \u015ferefine eri\u015fmek istedim. \u00d6zellikle bu akideyi inceledi\u011fim her seferinde ya elimin alt\u0131ndaki \u00f6zel n\u00fcshan\u0131n bo\u015fluklar\u0131nda, yahut ta ayr\u0131 birtak\u0131m yerlere ya da haf\u0131zama birtak\u0131m m\u00fclahazalar kaydettim. O bak\u0131mdan b\u00fct\u00fcn yapaca\u011f\u0131m bu yazd\u0131klar\u0131m\u0131 yeniden biraraya getirip, d\u00fczenlemek ve tekrar g\u00f6zden ge\u00e7irip, arkas\u0131ndan bas\u0131n ve yay\u0131na haz\u0131rlamaktan ibaretti.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n yard\u0131m\u0131 ile bu i\u015fi ifa edebilmek i\u00e7in b\u00fct\u00fcn gayretimi ortaya koymaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yazma Metin N\u00fcshas\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu n\u00fcsha Bat\u0131 Berlin\u2019de bulunmaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bunun bir sureti de Kuveyt\u2019te ki \u0130hyau\u2019t-Turas el-\u0130slam\u00ee Cemiyetine ba\u011fl\u0131 el-Mahtutat ve\u2019t-Turas ve\u2019l-Vesaik Merkezinde; (2\/12147-akide) numarada kay\u0131tl\u0131 bulunmaktad\u0131r. Ad\u0131 ge\u00e7en merkeze bunun bir suretini bize g\u00f6nderdi\u011fi i\u00e7in burada te\u015fekk\u00fcrlerimizi ifade ediyoruz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu n\u00fcsha onbir varak olup, 10,5X 18,5 c.m ebad\u0131nda ve 23 sat\u0131rd\u0131r. G\u00fczel, a\u00e7\u0131k se\u00e7ik ve etraf\u0131 \u00e7er\u00e7evelenmi\u015f bir nesih hatt\u0131 ile yaz\u0131lm\u0131\u015f olup, m\u00fcstensihi ve istinsah tarihi bilinmeyen bu g\u00fczel hat, kitab\u0131n ba\u015f\u0131ndan sonuna kadar devam etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu n\u00fcshan\u0131n hatt\u0131 g\u00fczel olmakla birlikte \u00e7ok\u00e7a kelimeler d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f ve pek\u00e7ok hatalar\u0131 vard\u0131r, \u00e2yetlerde bile. Bundan dolay\u0131 ben tahkikte al\u0131\u015f\u0131lan bir husus oldu\u011fu \u00fczere bu n\u00fcshay\u0131 as\u0131l kabul edemedim. Bunun yerine asl\u0131 ile birlikte bas\u0131lm\u0131\u015f olan \u015ferhi as\u0131l metin olarak kabul ettim. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u015ferh bu metne tabi olup, onunla birlikte yer almaktad\u0131r. Ben bu s\u00f6z\u00fc edilen n\u00fcshay\u0131 bas\u0131l\u0131 metinler aras\u0131ndan herhangi bir farkl\u0131l\u0131k oldu\u011fu zaman tercihe sebeb bir dayanak olarak kabul ettim. \u00d6zellikle benim as\u0131l olarak kabul etti\u011fim bask\u0131 ile Mecmuu\u2019l-Fet\u00e2v\u00e2 aras\u0131nda yer alan bask\u0131 aras\u0131nda bulunan farkl\u0131l\u0131klarda ona dayand\u0131m. Bununla birlikte bazan anlam\u0131 etkileyebilecek \u00f6nemli farkl\u0131l\u0131klara i\u015faret etmekle yetindim. Zikredilmesinde faydas\u0131 bulunmayan bir\u00e7ok farkl\u0131l\u0131klara i\u015faret etmeye gerek g\u00f6rmedim. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunlar\u0131 ayr\u0131ca zikretmek bazan okuyucuyu yan\u0131ltabilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Elinizdeki Yay\u0131nda Yapt\u0131\u011f\u0131m \u0130\u015fler:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- Az \u00f6nce s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz gerek akidenin ba\u011f\u0131ms\u0131z bask\u0131lar\u0131ndan, gerek birtak\u0131m not ya da \u015ferhlerle birlikte yap\u0131lm\u0131\u015f bask\u0131lar\u0131ndan hareketle metni olduk\u00e7a sa\u011flam bir \u015fekilde ortaya \u00e7\u0131karmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m ve bunu yazma n\u00fcsha ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rd\u0131m. Ayr\u0131ca kolayl\u0131kla okunup, ezberlenebilmesi i\u00e7in de bu metni harekeledim.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- Elimizdeki \u015ferhin metni ile el-Camiatu\u2019l-\u0130slamiyye ve Daru\u2019l-\u0130fta taraf\u0131ndan yap\u0131lm\u0131\u015f iki bask\u0131n\u0131n metinleri aras\u0131ndaki farkl\u0131l\u0131klar\u0131 tesbit etmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. Olduk\u00e7a az olan bu farkl\u0131l\u0131klar\u0131 yeri geldik\u00e7e a\u00e7\u0131klad\u0131m.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3- \u015eerh\u2019te yer alan ve okunmas\u0131 zor ya da yanl\u0131\u015f anlamalara meydan verebilecek olan laf\u0131zlar\u0131 harekeledim ki okuyucunun bunlar\u0131 anlamas\u0131 kolayla\u015fs\u0131n.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4- Ayetleri harekeleyip, Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019deki yerlerini g\u00f6sterdim.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>5- Bulamad\u0131\u011f\u0131m tek bir hadis d\u0131\u015f\u0131nda b\u00fct\u00fcn hadis ve sahabeye dair rivayetlerin kaynaklar\u0131n\u0131 g\u00f6sterdim. Kayna\u011f\u0131n\u0131 tesbit edemedi\u011fim hadis ise: &#8220;Allah\u2019\u0131 ink\u00e2r eden el-\u011f\u0131yer (hallerinin de\u011fi\u015fmesi) ile kar\u015f\u0131la\u015fmaz.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Rivayetlerin kaynaklar\u0131n\u0131 tesbit ederken izledi\u011fim yola gelince:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00d6ncelikle iki parantez aras\u0131nda hadisin s\u0131hhat ya da zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131 ile ilgili h\u00fckm\u00fc zikredece\u011fim.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sonra Buhar\u00ee ve M\u00fcslim ile ba\u015flay\u0131p, arkas\u0131ndan K\u00fct\u00fcb-i Sitte\u2019nin geri kalanlar\u0131, sonra \u0130mam Ahmed\u2019in M\u00fcsned\u2019i yahut Malik\u2019in Muvatta\u2019\u0131 aras\u0131ndan bu hadisi zikreden kaynaklar\u0131 belirttikten sonra Beyhak\u00ee ya da Hakim yahut onlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda hadisi rivayet edenleri s\u0131ras\u0131yla zikrettim. Bazan hadisin s\u00f6z\u00fc ge\u00e7en s\u0131ralamaya g\u00f6re \u00fc\u00e7 ya da d\u00f6rt eserdeki yerini zikretmekle -baz\u0131 istisnalar hari\u00e7- yetindim. Hadis K\u00fct\u00fcb-i Sitte\u2019de ya da baz\u0131lar\u0131nda bulunuyor ise bask\u0131 farkl\u0131l\u0131klar\u0131 dolay\u0131s\u0131 ile kitab ve bab olarak ge\u00e7ti\u011fi yeri i\u015faret edip, \u015ferhlerde bulundu\u011fu yerleri de kaydettim. E\u011fer hadis Buhar\u00ee\u2019de yer al\u0131yor ise Selef\u00eeye matbaas\u0131 bask\u0131s\u0131n\u0131 esas alarak Fethu\u2019l-Bar\u00ee\u2019deki yerini zikrettim. M\u00fcslim\u2019de yer al\u0131yorsa Nevev\u00ee \u015ferhindeki yerini kaydettim. E\u011fer Tirmiz\u00ee\u2019de ise Tuhfetu\u2019l-Ahvez\u00ee\u2019deki yerini, Ebu Davud\u2019da ise Avnu\u2019l-Mabud\u2019daki yerini, Nesa\u00ee\u2019de ge\u00e7iyor ise Ebu \u2044udde\u2019nin tahkikiyle, Suyut\u00ee \u015ferhi ile es-S\u00fcnd\u00ee Ha\u015fiye\u2019sindeki yerini, \u0130bn Mace\u2019de bulunuyor ise Abdu\u2019l-Bak\u00ee\u2019nin haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 bask\u0131y\u0131, M\u00fcsned\u2019de ise el-Fethu\u2019r-Rabban\u00ee\u2019deki yerini g\u00f6sterdim. Bazan iki ya da \u00fc\u00e7 yeri kaydetmekle yetindim.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hadis ile ilgili h\u00fckme gelince \u015f\u00e2yet hadis Buhar\u00ee, M\u00fcslim ya da birilerinde ise parantez aras\u0131nda &#8220;sahih&#8221; kelimesini kaydederek bu iki kaynaktaki yerine i\u015faret etmekle yetindim. \u015e\u00e2yet ba\u015fkalar\u0131nda yer al\u0131yor ise bu dal\u0131n \u00f6nder ilim adamlar\u0131ndan hadise kimlerin sahih, kimlerin zay\u0131f dedi\u011fini kaydettim. Zeheb\u00ee, \u0130bn Hacer, el-Enban\u00ee ve bazen mesela el-Arnavut gibilerinin ad\u0131n\u0131 verdim. Kimi zaman hadis ilminin gerektirece\u011fi kadar\u0131 ile senede dair a\u00e7\u0131klamalarda bulundum ki, bu olduk\u00e7a azd\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>6- \u015earih\u2019in birilerine nisbeten kaydetti\u011fi s\u00f6zlerin bir\u00e7o\u011funu o s\u00f6z\u00fc s\u00f6yleyenlerin kendi eserlerindeki ya da ba\u015fkalar\u0131n\u0131n eserlerindeki yerlerini kaydettim.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>7- Adlar\u0131 ge\u00e7en \u00f6zel \u015fah\u0131slar\u0131n \u00f6nemlilerinin biyografilerini kaydettim. Ashab-\u0131 Kiram, kimi tab\u00eein ve m\u00fcteahhir ilim adamlar\u0131ndan me\u015fhur ve tan\u0131nan kimselerin ise biyografilerini s\u00f6zkonusu etmedim.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>8- Metin ya da \u015ferhte s\u00f6zkonusu edilen cehmiyye, mutezile, e\u015f\u2019ariler ve daha ba\u015fka b\u00fct\u00fcn f\u0131rkalar\u0131n tan\u0131m\u0131n\u0131 yapt\u0131m.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>9- &#8220;D\u00fcstur, milli, mecsure&#8221; gibi olduk\u00e7a az say\u0131da ge\u00e7en birtak\u0131m yabanc\u0131 kelimelere dair a\u00e7\u0131klamalarda bulundum.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>10- Zorunlu g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm, olduk\u00e7a az miktarda baz\u0131 notlar ekledim.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>11- \u0130ster metin, ister \u015ferhin ifadelerini oldu\u011fu gibi b\u0131rakt\u0131m. Bundan \u00f6nceki bask\u0131lardaki birtak\u0131m bask\u0131 yanl\u0131\u015fl\u0131klar\u0131 sebebiyle pek az yerlerdeki d\u00fczeltmeler ise m\u00fcstesnad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>12- Baz\u0131 paragraflara ba\u015fl\u0131klar koydum. Bunu da okuyucuya kolayl\u0131k olsun diye yapt\u0131m. Bu ba\u015fl\u0131klar\u0131 ise metine kendili\u011fimden bir \u015fey sokmam\u0131\u015f olmak i\u00e7in sahife kenarlar\u0131nda metnin d\u0131\u015f\u0131nda b\u0131rakt\u0131m.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>13- Kitab\u0131n bundan \u00f6nceki bask\u0131lar\u0131nda \u015ferh ve metnin sahifedeki uyumsuzluklar\u0131 probleminden kurtulmak maksad\u0131yla akidenin metnini bir\u00e7ok k\u0131sma ay\u0131rd\u0131m. Bu k\u0131s\u0131mlar\u0131n herbirisinin ba\u015fl\u0131 ba\u015f\u0131na belli bir konuyu almak \u00f6zelli\u011finde olmas\u0131na dikkat ettim. Ondan sonra da \u015ferhini kaydettim. Bundan \u00f6nce de &#8220;\u015f\u0131n&#8221; harfini yazd\u0131m. Metin ile \u015ferhin hurufat\u0131n\u0131 farkl\u0131 kulland\u0131m ki, okuyucu, metnin herbir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn \u015ferhini tam bir uyum i\u00e7erisinde kolayl\u0131kla izleyebilsin.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>14- \u015eeyhu\u2019l-\u0130slam \u0130bn Teymiyye <em>-Allah\u2019\u0131n rahmeti \u00fczerine olsun-<\/em>\u2019nin \u00f6zl\u00fc bir \u015fekilde biyografisini yazd\u0131m.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>15- B\u00fcy\u00fck ilim adam\u0131 \u015farih Muhammed Halil Herr\u00e2s\u2019\u0131n da olduk\u00e7a \u00f6zl\u00fc bir biyografisini kaydettim.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>16- Teknik birtak\u0131m fihristler yapt\u0131m. Bunlar a\u015fa\u011f\u0131daki \u015fekildedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00c2yetlerin Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019deki s\u0131ralar\u0131na g\u00f6re fihristi,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Alfabetik s\u0131raya g\u00f6re hadis ve ashab ile tab\u00eeine ait s\u00f6zlerin<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>fihristi,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>F\u0131rka ve mezheblere dair fihrist,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Biyografileri kaydedilmi\u015f \u00f6zel \u015fah\u0131slar\u0131n fihristi,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Birinci ve ikinci derecedeki kaynaklar\u0131n fihristi,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Konu fihristi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00fcy\u00fck ar\u015f\u0131n y\u00fcce ve kerim Rabbi olan Allah\u2019tan benim bu \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131 k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde hasenat\u0131m\u0131n aras\u0131na katmas\u0131n\u0131, ilim adamlar\u0131 ve m\u00fcsl\u00fcman karde\u015flerime bunu faydal\u0131 k\u0131lmas\u0131n\u0131 niyaz ederim. Bu, kusurlu birisinin ortaya koydu\u011fu bir gayrettir. &#8220;Tetkik edecek \u015fah\u0131slar bunu dikkatle tetkik etsin, alabildi\u011fine bizi mazur g\u00f6rs\u00fcn. \u00c7\u00fcnk\u00fc ak\u0131ll\u0131 ki\u015fi ba\u015fkas\u0131n\u0131 mazur g\u00f6rebilendir. Y\u00fcce Allah ise kendi kitab\u0131ndan ba\u015fkas\u0131n\u0131 hatadan korumu\u015f de\u011fildir. \u0130nsafl\u0131 ki\u015fi ba\u015fkas\u0131n\u0131n bir\u00e7ok do\u011frular\u0131 kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda az say\u0131daki hatalar\u0131n\u0131 ba\u011f\u0131\u015flayabilendir.&#8221; 1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Do\u011frusunu en iyi bilen Allah\u2019t\u0131r. Peygamberimiz Muhammed\u2019e onun aile halk\u0131na ve ashab\u0131na Allah\u2019\u0131n salat ve selamlar\u0131&#8230;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Ebu Muhammed Alev\u00ee es-Sekkaf<\/em><br \/><br \/>\u015eeyhu&#8217;l-\u0130sl\u00e2m \u0130bn Teymiyye<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Nesebi ve Do\u011fumu:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ad\u0131 Ahmed olan \u0130bn Teymiyye\u2019nin babas\u0131ndan itibaren geriye do\u011fru atalar\u0131n\u0131n ad\u0131 \u015f\u00f6yledir: Abdu\u2019l-Halim, Abdu\u2019s-Sel\u00e2m, Abdullah, el-H\u0131d\u0131r, Muhammed, el-H\u0131d\u0131r, Ali, Abdullah, Teymiyye el-Harr\u00e2n\u00ee.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Teymiyye&#8221; lakab\u0131 ile ilgili olarak \u015f\u00f6yle denilmi\u015ftir: Onun be\u015finci dedesi olan Muhammed b. el-H\u0131d\u0131r, Teyma yolu \u00fczerinden hacca gitmi\u015fti. Orada k\u00fc\u00e7\u00fck bir k\u0131z \u00e7ocu\u011fu g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fc. Geri d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcnde ise han\u0131m\u0131n\u0131n bir k\u0131z do\u011furmu\u015f oldu\u011funu da g\u00f6r\u00fcnce, Teb\u00fbk yak\u0131nlar\u0131ndaki bir belde olan Teyma\u2019ya nisbetle ey Teymiyye; Ey Teymiyye diye seslenince, ona bu lakab verilmi\u015f oldu.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bnu\u2019n-Neccar dedi ki: &#8220;Bize nakledildi\u011fine g\u00f6re dedelerinden Muhammed\u2019i, annesi Teymiyye diye adland\u0131r\u0131rd\u0131. Teymiyye ise vaize bir kad\u0131n olup, daha sonra ona nisbet edildi ve onun ad\u0131yla tan\u0131n\u0131r oldu.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Teymiyye 661 Rebiulevvel ay\u0131n\u0131n onuna rastlayan bir pazartesi g\u00fcn\u00fc \u015eam topraklar\u0131ndan say\u0131lan Harran\u2019da d\u00fcnyaya geldi. \u015eeyhu\u2019l-\u0130slam Takuyu\u2019d-Din lakab\u0131 ile an\u0131ld\u0131, k\u00fcnyesi Ebu\u2019l-Abbas\u2019d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eeyhu\u2019l-\u0130slam lakab\u0131n\u0131n anlam\u0131 ile ilgili olarak \u00e7e\u015fitli a\u00e7\u0131klamalar yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu a\u00e7\u0131klamalar\u0131n en g\u00fczeli, m\u00fcsl\u00fcman olarak ya\u015flanm\u0131\u015f (\u015feyh, ihtiyar olmu\u015f) ki\u015fi demektir. O bu lakab\u0131 ile daha \u00f6nce ge\u00e7mi\u015f benzerlerinden farkl\u0131 bir \u00f6zelli\u011fe sahip ve bu hususta esenli\u011fe kavu\u015faca\u011f\u0131 belirtilen m\u00fcjde vaadini elde etmi\u015f gibidir: &#8220;Her kimin m\u00fcsl\u00fcman olarak bir sa\u00e7\u0131 a\u011far\u0131rsa, bu onun i\u00e7in k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde bir nur olacakt\u0131r.&#8221;2\u00a0<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Di\u011fer bir a\u00e7\u0131klamaya g\u00f6re \u015feyh, avam\u0131n \u00f6rf\u00fcnde dayanak ve destek olan ki\u015fi yani y\u00fcce Allah\u2019tan sonra hert\u00fcrl\u00fc s\u0131k\u0131nt\u0131da ba\u015fvurduklar\u0131 ki\u015fi demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bir di\u011fer a\u00e7\u0131klamaya g\u00f6re o kendi yak\u0131nlar\u0131n\u0131n yolundan gitmekle \u015eeyhu\u2019l-\u0130slam\u2019d\u0131r. Yani gen\u00e7lerin k\u00f6t\u00fc ve cahilce davran\u0131\u015flar\u0131ndan kurtulmu\u015f kimsedir. O farz ve nafile b\u00fct\u00fcn amellerinde s\u00fcnnete uygun hareket eden bir ki\u015fi demektir.3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu isimlendirme eskiden beri kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bunu \u0130mam \u015eaf\u00eei, \u0130mam Ahmed b. Hanbel ve ba\u015fkalar\u0131 da kullanm\u0131\u015ft\u0131r.4\u00a0<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ailesi:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ailesi olan Teymiyye hanedan\u0131 Harran\u2019da k\u00f6kl\u00fc bir ailedir. \u0130lim ve dine ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile \u00fcn salm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Dedesi Ebu\u2019l-Berek\u00e2t Mecdu\u2019d-Din Hanbel\u00ee ileri gelen ilim adamlar\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fcklerindendir. e\u015f-\u015eevkan\u00ee\u2019nin &#8220;Neylu\u2019l-Evtar&#8221; ad\u0131 ile \u015ferhetti\u011fi &#8220;el-Munteka min Ahbari\u2019l-Mustafa&#8221; adl\u0131 eser onun te\u2019liflerinden birisidir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Babas\u0131 \u015eihabu\u2019d-Din Abdu\u2019l-Halim Ebu\u2019l-Mehasin babas\u0131ndan sonra me\u015fihat makam\u0131n\u0131 \u00fcstlenmi\u015f ve Ebu\u2019l-Abbas ile Ebu Muhammed ad\u0131ndaki o\u011fullar\u0131na ilim \u00f6\u011fretmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Karde\u015fi Ebu Muhammed \u015eerefu\u2019d-Din, Hanbel\u00ee mezhebinde olduk\u00e7a ileri derecede f\u0131kh\u00ee bir seviyeye ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hocalar\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00d6\u011frencisi \u0130bn Abdu\u2019l-Had\u00ee \u015f\u00f6yle demektedir: &#8220;Kendilerinden ilim dinleyip, belledi\u011fi hocalar\u0131 ikiy\u00fczden daha fazlad\u0131r.&#8221;1\u00a0<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bunlar\u0131n en \u00fcnl\u00fclerinden:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- \u015eemsu\u2019d-Din Ebu Muhammed Abdu\u2019r-Rahman b. Kudame el-Makdis\u00ee. 682 h. y\u0131l\u0131nda vefat etmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- Eminu\u2019d-Din Ebu\u2019l-Yemen Abdu\u2019s-Samed b. As\u00e2kir ed-D\u0131me\u015fk\u00ee e\u015f-\u015eaf\u00eei. 686 h. y\u0131l\u0131nda vefat etmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3- \u015eemsu\u2019d-Din Ebu Abdillah Muhammed b. Abdi\u2019l-Kavi b. Bedran el-Merdav\u00ee. 703 h. y\u0131l\u0131nda vefat etmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00d6\u011frencileri:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eeyhu\u2019l-\u0130slam \u0130bn Teymiyye k\u00f6kl\u00fc bir ekol\u00fcn temsilcisidir. Onun hayatta oldu\u011fu d\u00f6nemde pek\u00e7ok ilim adam\u0131 bu ekol\u00fcn \u00f6\u011frencili\u011fini yapm\u0131\u015f, g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar onun pek\u00e7ok eseri vas\u0131tas\u0131 ile de hala bu ekole mensub olup, \u00f6\u011frencili\u011fini yapanlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Teymiyye\u2019ye \u00f6\u011frencilik yapanlar\u0131n me\u015fhurlar\u0131ndan baz\u0131lar\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- \u015eemsu\u2019d-Din b. Abdi\u2019l-Had\u00ee. 744 h. y\u0131l\u0131nda vefat etmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- \u015eemsu\u2019d-Din ez-Zeheb\u00ee. 748 h. y\u0131l\u0131nda vefat etmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3- \u015eemsu\u2019d-Din \u0130bnu\u2019l-Kayyim. 751 h. y\u0131l\u0131nda vefat etmitir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4- \u015eemsu\u2019d-Din \u0130bn M\u00fcflih, el-F\u00fbru\u2019 ve el-\u00c2d\u00e2bu\u2019\u015f-\u015eer\u2019iyye adl\u0131 eserlerin m\u00fcellifi. 763 h. y\u0131l\u0131nda vefat etmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>5- \u00dcnl\u00fc tefsirin m\u00fcellifi \u0130m\u00e2du\u2019d-Din \u0130bn Kesir. 774 h. y\u0131l\u0131nda vefat etmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mezhebi:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hanbeli mezhebine mensub bir ki\u015fi olarak yeti\u015fti. Daha sonra hakk\u0131nda ez-Zeheb\u00ee\u2019nin s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fi \u015fu noktaya ula\u015ft\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u015eu ana kadar pek\u00e7ok y\u0131ldan bu yana muayyen bir mezhebe ba\u011fl\u0131 olmaks\u0131z\u0131n, aksine delile dayal\u0131 olan g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re fetva vermektedir. Kat\u0131ks\u0131z s\u00fcnnetin ve selef yolunun zaferi i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Bu yolun lehine bir\u00e7ok delil, \u00f6nerme ve daha \u00f6nce ba\u015fkas\u0131n\u0131n g\u00f6stermedi\u011fi hususlar\u0131 delil olarak kendisi ortaya koymu\u015f, \u00f6ncekilerin ve sonrakilerin kullanmaktan \u00e7ekindikleri ifade ve s\u00f6zleri kendisi cesaretle dile getirmi\u015ftir.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ak\u00eedesi:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Akidesinin ne oldu\u011fu hakk\u0131nda bizzat kendisinin yazm\u0131\u015f oldu\u011fu \u015fu kaside ile bize \u015f\u00f6ylece cevab vermektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Ey mezhebimi ve akidemi soran ki\u015fi! Do\u011fru yolu bulmak i\u00e7in soru sorana, do\u011fru yolda gitmek ihsan edilsin.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u00f6z\u00fcn\u00fc tahkik ederek s\u00f6yleyen, bundan yan \u00e7izmeyen ve de\u011fi\u015ftirmeyenin s\u00f6z\u00fcne kulak ver.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00fct\u00fcn ashab\u0131 sevmek benim yolumdur, bu sevgiyle onlara yak\u0131n olmay\u0131, Allah\u2019a yak\u0131n olmaya bir vesile (yol) sayar\u0131m.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Herbirisinin pek a\u00e7\u0131k-se\u00e7ik kadri ve fazileti vard\u0131r, fakat aralar\u0131ndan es-S\u0131ddiyk daha da faziletlidir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kur\u2019an hakk\u0131nda \u00e2yetlerinde ge\u00e7enleri s\u00f6ylerim, o kadimdir, Allah taraf\u0131ndan indirilmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130lahi s\u0131fata dair b\u00fct\u00fcn \u00e2yetleri ilk tarzda nakledildi\u011fi \u015fekilde hak olarak kabul ederim.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bunun mesuliyetini de bu nakli yapanlara havale ederim ve bu hususta hert\u00fcrl\u00fc tahayy\u00fcle kar\u015f\u0131 onu korurum.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131 bir kenara itip de s\u00f6yledi\u011fi s\u00f6ze: el-Ahtal dedi ki&#8230; diye delil getiren ne \u00e7irkin i\u015f yapm\u0131\u015f olur!<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M\u00fc\u2019minler Rablerini hak olarak g\u00f6receklerdir. Ve keyfiyetsiz olarak (hadiste belirtildi\u011fi \u00fczere) semaya iner.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mizan\u0131 ve kendisinden i\u00e7ip, susuzlu\u011fumu giderece\u011fimi \u00fcmit etti\u011fim Havz\u0131 ikrar ve kabul ederim.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ayn\u0131 \u015fekilde cehennemin \u00fcst\u00fcnde uzat\u0131lacak s\u0131rat\u0131 da. Muvahhid olanlar\u0131 kurtulacak, di\u011ferleri ise terkedileceklerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cehennem ate\u015fine bedbaht olan bir kimse ilahi hikmet gere\u011fi girecektir, takva sahibi olan ki\u015fi de ayn\u0131 \u015fekilde cennete girecektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Canl\u0131 ve akl\u0131 ba\u015f\u0131nda herkesin kabrinde ameli kendisiyle birlikte olacak ve ona kabirde soru sorulacakt\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130\u015fte \u015eaf\u00eei\u2019nin de, Malik\u2019in de, Ebu Hanife\u2019nin de sonra da Ahmed\u2019in de nakledilegelen akidesi budur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>E\u011fer onlar\u0131n izledikleri yola uyarsan, ilahi tevfike mazhar olursun. E\u011fer bid\u2019at bir yol ortaya koyarsan, kimse senin bu yolunu dayanak kabul etmez.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Eserleri:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Eserleri hakk\u0131nda ez-Zeheb\u00ee \u015funlar\u0131 s\u00f6ylemektedir: &#8220;\u015eeyhu\u2019l-\u0130slam Tak\u0131yu\u2019d-Din Ebu\u2019l-Abbas Ahmed b. Teymiyye <em>-Rad\u0131yallahu anh-<\/em>\u2019\u0131n te\u2019lif etti\u011fi eserleri toplad\u0131m, bunlar\u0131n bin esere vard\u0131klar\u0131n\u0131 tesbit ettim. Daha sonra da onun ba\u015fka eserlerini de g\u00f6rd\u00fcm.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Onun de\u011ferli \u00f6\u011frencisi \u0130bn Kayyim el-Cevziyye de &#8220;Esm\u00e2u M\u00fcellef\u00e2ti \u0130bn Teymiyye&#8221; ad\u0131n\u0131 verdi\u011fi ve Salahu\u2019d-Din el-M\u00fcneccid\u2019in tahkiki ile Beyrut Daru\u2019l-Kutubi\u2019l-Cerd\u00eee\u2019de bas\u0131lm\u0131\u015f, te\u2019lif etti\u011fi eserlere ait bir eser de yazm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>G\u00fczel bir tasnif, g\u00fczel bir ibare, d\u00fczenleme, taksim ve a\u00e7\u0131klama noktas\u0131nda olduk\u00e7a yetkin idi. Bu hususa onun hasm\u0131 \u0130bnu\u2019z-Zemelkan\u00ee bile tan\u0131kl\u0131k etmi\u015ftir.3.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Teymiyye ibranice\u2019yi, latince\u2019yi konu\u015fur4\u00a0idi. Bunu \u015fu s\u00f6zlerinden anlamaktay\u0131z: &#8220;\u0130branice laf\u0131zlar bir dereceye kadar Arap\u00e7a laf\u0131zlara yak\u0131nla\u015fmaktad\u0131r. Nitekim isimler b\u00fcy\u00fck i\u015ftikak noktas\u0131nda birbirine olduk\u00e7a yakla\u015fmaktad\u0131r. Ben kitab ehli aras\u0131nda m\u00fcsl\u00fcman olmu\u015f birtak\u0131m kimselerden Tevrat\u2019\u0131n \u0130branice laf\u0131zlar\u0131n\u0131 dinledim. Her iki dilin birbirine olduk\u00e7a yak\u0131n olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fcm. \u00d6yle ki sonunda s\u0131rf Arap\u00e7a bilgime dayanarak onlar\u0131n \u0130branice konu\u015fmalar\u0131n\u0131n bir\u00e7o\u011funu anlar oldum.5<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ahl\u00e2k\u00ee Nitelikleri ve Yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ahl\u00e2k\u00ee niteliklerinden birisi de c\u00f6mert bir \u015fahsiyet olu\u015fu idi. Bu onun f\u0131tri bir \u00f6zelli\u011fi idi. C\u00f6mertlik i\u00e7in kendisini ayr\u0131ca zorlamazd\u0131. Yi\u011fitti, d\u00fcnyaya kar\u015f\u0131 zahid idi. Hi\u00e7bir \u015fekilde d\u00fcnyaya ba\u011fl\u0131 de\u011fildi. Haramlara d\u00fc\u015fmek korkusuyla pek\u00e7ok m\u00fcbah\u0131 terkederdi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131 itibariyle ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 niteliklere gelince beyaz tenli, sa\u00e7 ve sakallar\u0131 siyah, a\u011farm\u0131\u015f sa\u00e7lar\u0131 azd\u0131. Sa\u00e7lar\u0131 kulaklar\u0131n\u0131n yumu\u015faklar\u0131na kadar ula\u015f\u0131rd\u0131, g\u00f6zleri adeta konu\u015fan iki dil gibi idi. Orta boylu, omuzlar\u0131 geni\u015f, y\u00fcksek sesli, fasih s\u00fcratle okuyan bir ki\u015fi idi. Sertle\u015fti\u011fi olurdu ama hilm \u00f6zelli\u011fi ile o sertli\u011fini bast\u0131rabiliyordu.6<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cihad\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Allah ona rahmet etsin hem diliyle, hem kalemi ile hem de eliyle cihad etmi\u015f, tatarlara kar\u015f\u0131 sava\u015fm\u0131\u015f, m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 onlara kar\u015f\u0131 harekete getirmeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. 702 h. y\u0131l\u0131nda \u015eekhab vakas\u0131nda \u00f6n saflarda \u00e7arp\u0131\u015fm\u0131\u015f, Merc es-Suffer g\u00fcn\u00fc diye bilinen \u00e7arp\u0131\u015fmada onlara kar\u015f\u0131 sebat g\u00f6stererek, yerinden ayr\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131. Tatarlar\u0131n h\u00fck\u00fcmdar\u0131 Kazan\u2019\u0131n huzuruna girip, onunla cesareti dolay\u0131s\u0131yla haz\u0131r bulunanlar\u0131 deh\u015fete d\u00fc\u015f\u00fcrecek \u015fekilde konu\u015fmu\u015ftur. Ayn\u0131 \u015fekilde m\u00fcsl\u00fcman topraklar\u0131 Tatarlara teslim etmek noktas\u0131na gelen M\u0131s\u0131r Sultan\u0131n\u0131 da tehdit etmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130lim Adamlar\u0131n\u0131n Onun Hakk\u0131ndaki S\u00f6zleri:1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Arkada\u015f ve \u00f6\u011frencilerinden \u00e7ok, onun d\u00fc\u015fmanlar\u0131 ve onun seviyesinde olan ilim adamlar\u0131 \u015eeyhu\u2019l-\u0130slam\u2019dan \u00f6vg\u00fcyle s\u00f6zetmi\u015flerdir. Hatta \u0130bn N\u00e2s\u0131ru\u2019d-Din ed-D\u0131me\u015fk\u00ee ondan \u00f6vg\u00fcyle s\u00f6z eden \u00e7a\u011fda\u015flar\u0131ndan seksen ilim adam\u0131ndan daha fazlas\u0131n\u0131 saym\u0131\u015f ve bu hususa dair \u00fcnl\u00fc kitab\u0131 <em>&#8220;er-R\u00e2ddu\u2019l-V\u00e2fir\u201d <\/em>adl\u0131 eserini yazm\u0131\u015ft\u0131r. Bu eserde 841 y\u0131l\u0131nda vefat eden ve \u0130bn Teymiyye hakk\u0131nda &#8220;\u015eeyhu\u2019l-\u0130slam&#8221; diyen bir kimsenin k\u00e2fir olaca\u011f\u0131n\u0131 iddia eden el-Al\u00e2 el-Buhar\u00ee diye \u00fcn salm\u0131\u015f, Muhammed b. Muhammed el-Acem\u00ee\u2019nin g\u00f6r\u00fc\u015flerini red etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130\u015fte ben s\u00f6z\u00fc ge\u00e7en bu eserden gerek \u0130bn Teymiyye\u2019nin \u00e7a\u011fda\u015f\u0131, gerek m\u00fcellif \u0130bn Nasiru\u2019d-Din\u2019in \u00e7a\u011fda\u015f\u0131 olan en \u00fcnl\u00fc ilim adamlar\u0131n\u0131n birtak\u0131m s\u00f6zlerini se\u00e7tim. Bizzat ona \u00f6\u011frencilik etmi\u015f bulunan \u0130bnu\u2019l-Kayyim, \u0130bn Kesir ve \u0130bn Abdi\u2019l-Had\u00ee gibi \u00f6\u011frencilerinin ona dair \u00f6vg\u00fc dolu s\u00f6zlerini ayr\u0131ca kaydetmedim. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunlar pek\u00e7ok ve bilinen \u015feylerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ondan hay\u0131rla s\u00f6zedip, onu \u00f6ven ve m\u00fcsl\u00fcmanlar aras\u0131ndaki konumunu a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa \u00e7\u0131kartanlar\u0131n baz\u0131lar\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- &#8220;Uy\u00fbnu\u2019l-Eser fi\u2019l-Me\u011f\u00e2z\u00eel ve\u2019\u015f-\u015eemaili ve\u2019s-Siyer&#8221; adl\u0131 eserin m\u00fcellifi olan \u0130bn Seyyidi\u2019n-Nas (v. 734 h.) hakk\u0131nda \u015funlar\u0131 s\u00f6ylemektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Ben onu b\u00fct\u00fcn ilimlerde pay sahibi g\u00f6rd\u00fcm. Nerdeyse s\u00fcnnete dair b\u00fct\u00fcn rivayetleri ezberlemi\u015fti. Tefsire dair s\u00f6z s\u00f6yledi mi bu i\u015fin sanca\u011f\u0131n\u0131 y\u00fcklenmi\u015f oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcl\u00fcrd\u00fc. F\u0131kha dair fetva verdi mi en ileri noktaya ula\u015fm\u0131\u015f oldu\u011fu, hadise dair konu\u015ftu mu hadis ilim ve rivayetinde olduk\u00e7a ehil oldu\u011fu, mezheb ve f\u0131rkalar hakk\u0131nda konu\u015ftu mu bu hususta ondan daha etrafl\u0131 bilgi sahibi kimsenin g\u00f6r\u00fclemedi\u011fi, onun ilerisinde bu hususlar\u0131n kimse taraf\u0131ndan idr\u00e2k edilemedi\u011fi anla\u015f\u0131l\u0131rd\u0131. K\u0131sacas\u0131 b\u00fct\u00fcn ilim dallar\u0131nda akranlar\u0131ndan ileri idi. Onu g\u00f6ren hi\u00e7bir g\u00f6z onun benzerini g\u00f6rmemi\u015ftir. Hatta kendisi bile kendisi gibisini g\u00f6rm\u00fc\u015f de\u011fildir.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- &#8220;Siyer-u A&#8217;lami\u2019n-Nubel\u00e2&#8221;n\u0131n m\u00fcellifi \u015eemsu\u2019d-Din ez-Zeheb\u00ee (v. 748) dedi ki:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Benim gibi bir kimsenin onun niteliklerine dair s\u00f6z s\u00f6ylemesinden \u00e7ok daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. E\u011fer K\u00e2be\u2019de Hacer-i Esved\u2019in bulundu\u011fu r\u00fck\u00fcn ile Makam-\u0131 \u0130brahim aras\u0131nda bana yemin ettirilecek olsa, hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz benim g\u00f6z\u00fcm onun gibisini g\u00f6rmemi\u015ftir, diye yemin ederim. Allah\u2019a yemin ederim bizzat kendisi bile ilim bak\u0131m\u0131ndan kendi benzerini g\u00f6rm\u00fc\u015f de\u011fildir.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bir ba\u015fka yerde de \u015funlar\u0131 s\u00f6ylemektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Hen\u00fcz bulu\u011fa ermeden Kur\u2019an ve f\u0131k\u0131h\u0131 okudu, tart\u0131\u015ft\u0131, delilleriyle, g\u00f6r\u00fc\u015flerini ortaya koydu. Yirmi ya\u015flar\u0131nda iken ilim ve tefsirde olduk\u00e7a ileri dereceye ula\u015ft\u0131, fetva verdi ve ders okuttu. Pek \u00e7ok eserler yazd\u0131, daha hocalar\u0131 hayatta iken b\u00fcy\u00fck ilim adamlar\u0131 aras\u0131nda say\u0131l\u0131r oldu. Develere y\u00fck te\u015fkil edecek kadar pek b\u00fcy\u00fck eserler yazd\u0131. Bu s\u0131rada onun yazd\u0131\u011f\u0131 eserler belki d\u00f6rtbin defter, belki de daha fazla tutar. Cuma g\u00fcnlerinde seneler boyunca herhangi bir kitaba ba\u015fvurmaya gerek g\u00f6rmeksizin y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kitab\u0131n\u0131 tefsir etti. F\u0131\u015fk\u0131ran bir zeka idi, pek\u00e7ok hadis dinlemi\u015ftir. Kendilerinden ilim belledi\u011fi hocalar\u0131n\u0131n say\u0131s\u0131 ikiy\u00fcz\u00fc a\u015fk\u0131nd\u0131r. Tefsire dair bilgisi en ileri noktadad\u0131r. Hadis, hadis ravileri (Ric\u00e2li), hadisin sahih olup olmamas\u0131na dair bilgisine hi\u00e7bir kimse ula\u015famaz. F\u0131kh\u0131, nakli -d\u00f6rt mezheb imam\u0131n\u0131n da \u00f6tesinde- ashab ve tab\u00eein\u2019in g\u00f6r\u00fc\u015fleri e\u015fsizdi. Mezheb ve f\u0131rkalara dair, usul ve kel\u00e2ma dair bilgisine gelince, bu hususta onun seviyesinde bir kimse bilmiyorum. Dile dair geni\u015f bir bilgisi vard\u0131, Arap\u00e7as\u0131 olduk\u00e7a g\u00fc\u00e7l\u00fc idi. Tarih ve siyere dair bilgisi \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 idi. Kahramanl\u0131k, cihad ve at\u0131lganl\u0131\u011f\u0131 ise nitelendirilemeyecek kadar, anlat\u0131lamayacak kadar ileri idi. \u00d6rnek g\u00f6sterilecek derecede \u00e7ok c\u00f6mert idi. Yemekte ve i\u00e7mekte az ile yetinir, z\u00fchd ve kanaat sahibi bir kimse idi.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3- &#8220;Tabakatu&#8217;\u015f \u015eaf\u00eeiyye el-K\u00fcbr\u00e2&#8221; adl\u0131 eserin m\u00fcellifi Tacu\u2019d-Din\u2019in babas\u0131 Tak\u0131yu\u2019d-Din es-Subk\u00ee -Allah\u2019\u0131n rahmeti \u00fczerine olsun- \u015funlar\u0131 s\u00f6ylemektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Akl\u00ee ve \u015fer\u2019\u00ee ilimlerdeki geni\u015f bilgisi, \u00fcst\u00fcn kadri ve kaynay\u0131p co\u015fan denizi and\u0131ran hali ile ileri zekas\u0131, i\u00e7tihad\u0131 ile b\u00fct\u00fcn bu alanlarda anlat\u0131lamayacak ileri dereceye ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131&#8230;&#8221; dedikten sonra \u015funlar\u0131 s\u00f6ylemektedir: &#8220;Bana g\u00f6re o b\u00fct\u00fcn bunlardan daha b\u00fcy\u00fck, daha \u00fcst\u00fcnd\u00fcr. Bununla birlikte y\u00fcce Allah ona z\u00fchd, vera, dindarl\u0131k, hakka yard\u0131mc\u0131 olmak, hakk\u0131 yerine getirmek gibi \u00f6zellikleri vermi\u015fti; b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 da yaln\u0131zca Allah i\u00e7in yapard\u0131. Bu hususta selef-i salihin izledi\u011fi yolu izlerdi. Bu konuda \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir pay sahibi idi. Bu d\u00f6nemde hatta uzun d\u00f6nemlerden beri onun benzeri g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f de\u011fildir.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4- Muhammed b. Abdi\u2019l-Berr e\u015f-\u015eaf\u00eei es-S\u00fcbk\u00ee (v. 777)\u2019de \u015funlar\u0131 s\u00f6ylemektedir: &#8220;\u0130bni Teymiyye\u2019ye cahil bir kimse ile yanl\u0131\u015f kanaat ve g\u00f6r\u00fc\u015flere sahib bir kimseden ba\u015fkas\u0131 bu\u011fzetmez. Cahil bir kimse ne s\u00f6yledi\u011fini bilmez, yanl\u0131\u015f kanaat sahibi kimseyi ise sahib oldu\u011fu yanl\u0131\u015f kanaat onu bilip tan\u0131d\u0131ktan sonra hakk\u0131 s\u00f6ylemekten al\u0131koyar.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>5- Has\u0131mlar\u0131ndan birisi olan Kemalu\u2019d-Din b. ez-Zemelkan\u00ee e\u015f-\u015eaf\u00eei (v. 727) \u015eeyhu\u2019l-\u0130slam \u0130bn Teymiyye hakk\u0131nda \u015funlar\u0131 s\u00f6ylemektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Herhangi bir ilim dal\u0131na dair kendisine soru sorulacak olursa, onu g\u00f6ren ve onu dinleyen bir kimse, onun bu ilim dal\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey bilmedi\u011fini zanneder ve bu seviyede kimsenin o ilmi bilmedi\u011fine h\u00fckmederdi. Di\u011fer mezheblere mensub fukaha onunla birlikte oturduklar\u0131nda kendi mezhebleri ile ilgili olarak daha \u00f6nceden bilmedikleri \u015feyleri ondan \u00f6\u011frenirlerdi. Herhangi bir kimse ile tart\u0131\u015f\u0131p da hasm\u0131 taraf\u0131ndan susturuldu\u011fu bilinmemektedir. \u0130ster \u015fer\u2019\u00ee ilimler olsun, ister ba\u015fkalar\u0131 olsun herhangi bir ilim hakk\u0131nda s\u00f6z s\u00f6yledi mi mutlaka o ilim dal\u0131n\u0131n uzmanlar\u0131ndan ve o ilmi bilmekle tan\u0131nanlardan \u00fcst\u00fcn oldu\u011fu ortaya \u00e7\u0131kard\u0131. Be\u015fy\u00fcz y\u0131ldan bu yana ondan daha ileri derecede hadis h\u0131fzetmi\u015f kimse g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f de\u011fildir.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>6- M\u00e2lik\u00ee ve (sonralar\u0131) \u015eaf\u00eei mezhebine mensub \u0130bn Dak\u00eek el-Iyd (v. 702 h.) onun hakk\u0131nda \u015f\u00f6yle demektedir: &#8220;\u0130bn Teymiyye ile biraraya geldi\u011fimde b\u00fct\u00fcn ilimlerin onun g\u00f6z\u00fc \u00f6n\u00fcnde bulundu\u011funu, bu ilimlerden istedi\u011fini al\u0131p, istedi\u011fini b\u0131rakan bir ki\u015fi oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fcm.&#8221;\u00a0<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>7- Aslen \u0130\u015fbilyeli, D\u0131ma\u015fk\u2019l\u0131 (v. 738 h.) el-Birz\u00e2l\u00ee Ebu Muhammed el-Kas\u0131m b. Muhammed, \u0130bn Teymiyye hakk\u0131nda \u015funlar\u0131 s\u00f6ylemektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Hi\u00e7bir hususta arkas\u0131ndan yeti\u015filemeyecek bir imamd\u0131. \u0130\u00e7tihad mertebesine ula\u015fm\u0131\u015f ve m\u00fc\u00e7tehidlerin \u015fartlar\u0131 kendisinde toplanm\u0131\u015ft\u0131. Tefsirden s\u00f6z etti mi a\u015f\u0131r\u0131 derecedeki ezberleri dolay\u0131s\u0131yla, g\u00fczel sunmas\u0131 ile herbir g\u00f6r\u00fc\u015fe tercih zay\u0131fl\u0131k ve \u00e7\u00fcr\u00fctmek gibi lay\u0131k oldu\u011fu h\u00fckm\u00fc vermesiyle ve herbir ilme dalabildi\u011fine dalmas\u0131 ile insanlar\u0131 hayrete d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcrd\u00fc. Huzurunda bulunanlar onun bu haline \u015fa\u015f\u0131r\u0131rlard\u0131. Bununla birlikte o z\u00fchd, ibadet, y\u00fcce Allah\u2019a y\u00f6nelmek, d\u00fcnya esbab\u0131ndan uzak kal\u0131p, insanlar\u0131 y\u00fcce Allah\u2019a davet etmeye de kendisini b\u00fcsb\u00fct\u00fcn vermi\u015f bir kimse idi.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>8- \u015eaf\u00eei mezhebine mensub D\u0131ma\u015fk\u2019l\u0131 ve Tehzibu\u2019l-Kem\u00e2l adl\u0131 eserin sahibi Ebu Haccac el-Mizz\u00ee de (v. 742 h.) \u015eeyhu\u2019l-\u0130slam \u0130bn Teymiyye hakk\u0131nda \u015funlar\u0131 s\u00f6ylemektedir: &#8220;Onun benzerini g\u00f6rmedim, kendisi de kendi benzerini g\u00f6rm\u00fc\u015f de\u011fildir. Allah\u2019\u0131n kitab\u0131 ve Ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn s\u00fcnneti hakk\u0131nda ondan daha bilgilisini, her ikisine ondan daha \u00e7ok tabi olan\u0131 g\u00f6rm\u00fc\u015f de\u011filim.&#8221; Bir seferinde de \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: &#8220;D\u00f6rty\u00fcz y\u0131ldan bu yana onun benzeri g\u00f6r\u00fclmemi\u015ftir.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>9- Fethu\u2019l-Bar\u00ee adl\u0131 eserin m\u00fcellifi \u0130bn Hacer el-Askal\u00e2n\u00ee (v. 852 h.) onun hakk\u0131nda \u015funlar\u0131 s\u00f6ylemektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;En hayret edilecek hususlardan birisi de \u015fudur: Bu adam Raf\u0131z\u00ee, Hul\u00fblc\u00fcler, \u0130ttihat\u00e7\u0131lar gibi bid\u2019at ehline kar\u015f\u0131 b\u00fct\u00fcn insanlar aras\u0131nda en ileri derecede duran bir kimse idi. Bu husustaki eserleri pek\u00e7ok ve \u00fcnl\u00fcd\u00fcr. Onlara dair verdi\u011fi fetvalar\u0131n s\u0131n\u0131r\u0131 yoktur.&#8221; Yine onun hakk\u0131nda \u015funlar\u0131 s\u00f6ylemektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u015eeyhu\u2019l-\u0130slam Tak\u0131yu\u2019d-Din\u2019in, kanaatlerini kabul edenin de, etmeyenin de \u00e7ok\u00e7a istifade etti\u011fi ve herbir yana da\u011f\u0131lm\u0131\u015f eserlerin m\u00fcellifi \u00fcnl\u00fc \u00f6\u011frencisi \u015eemsuddin \u0130bn Kayyim el-Cevziyye d\u0131\u015f\u0131nda e\u011fer, hi\u00e7bir eseri bulunmasayd\u0131 dahi, bu bile \u0130bn Teymiyye\u2019nin ne kadar y\u00fcksek bir konuma sahib oldu\u011funu en ileri derecede ortaya koyard\u0131. Durum b\u00f6yle iken bir de gerek akli, gerek nakli ilimlerde Hanbeli mezhebine mensup ilim adamlar\u0131 \u015f\u00f6yle dursun, \u00e7a\u011fda\u015f\u0131 olan \u015eaf\u00eei ve di\u011fer mezheblere mensup en ilerideki \u00f6nder ilim adamlar\u0131 akli ve nakli ilimlerde olduk\u00e7a ileri ve benzersiz oldu\u011funa da tan\u0131kl\u0131k etmi\u015flerdir.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>10- &#8220;Umdetu\u2019l-Kar\u00ee \u015eerhu Sahihi\u2019l-Buhar\u00ee adl\u0131 eserin m\u00fcellifi Halef\u00ee Bedru\u2019d-Din el-Ayn\u00ee (v. 855 h.) \u015eeyhu\u2019l-\u0130slam hakk\u0131nda \u015funlar\u0131 s\u00f6ylemektedir: &#8220;O, faziletli, maharetli, takv\u00e2l\u0131, tertemiz, vera\u2019 sahibi, hadis ve tefsir ilimlerinin s\u00fcvarisi, f\u0131k\u0131h ve hadis usul\u00fc ve f\u0131k\u0131h usul\u00fc ilimlerinde gerek anlat\u0131m\u0131 ve gerek yaz\u0131m\u0131 itibariyle ileri derecede idi. Bid\u2019at\u00e7ilere kar\u015f\u0131 \u00e7ekilmi\u015f yal\u0131n k\u0131l\u0131\u00e7t\u0131. Dinin emirlerini uygulayan b\u00fcy\u00fck ilim adam\u0131, marufu \u00e7ok\u00e7a emreden, m\u00fcnkerden \u00e7ok\u00e7a al\u0131koyand\u0131. Son derece gayretli, kahraman ve korku ve deh\u015fete d\u00fc\u015f\u00fcren yerlerde at\u0131lgan, \u00e7ok\u00e7a zikreden, oru\u00e7 tutan, namaz k\u0131lan, ibadet eden bir kimse idi. Ge\u00e7iminde kanaatkarl\u0131\u011f\u0131 se\u00e7mi\u015f, fazlas\u0131n\u0131 istemeyen bir kimse idi. Olduk\u00e7a g\u00fczel ve \u00fcst\u00fcn \u015fekilde s\u00f6zlerine ba\u011fl\u0131 kal\u0131r, \u00e7ok g\u00fczel ve de\u011ferli i\u015fleriyle vaktini de\u011ferlendirirdi. Bununla birlikte a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k d\u00fcnyal\u0131ktan da uzak kal\u0131rd\u0131. Me\u015fhur, kabul g\u00f6rm\u00fc\u015f ve tenkid edilebilecek bir kusuru bulunmayan, niha\u00ee s\u00f6z\u00fc kestirip atan fetvalar\u0131 vard\u0131r.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Onun \u015fan ve \u015ferefine dil uzatan kimselere kar\u015f\u0131 savunarak ve bu gibi kimseleri yeren bir \u00fcslubla da \u015funlar\u0131 s\u00f6ylemektedir: &#8220;Ona dil uzatan kimse ancak g\u00fclleri koklamakla birlikte hemen \u00f6len pislik b\u00f6ce\u011fi gibidir. G\u00f6z\u00fcn\u00fcn zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131 dolay\u0131s\u0131yla \u0131\u015f\u0131k par\u0131lt\u0131s\u0131ndan rahats\u0131z olan yarasaya benzer. Ona dil uzatanlar\u0131n tenkid edebilme \u00f6zellikleri de yoktur, \u0131\u015f\u0131k sa\u00e7\u0131c\u0131, dikkate de\u011fer d\u00fc\u015f\u00fcnceleri de yoktur. Bunlar \u00f6nemsiz \u015fahsiyetlerdir. Bunlar aras\u0131ndan onu tekfir edenlerin ise ilim adam\u0131 olarak kimlikleri belirsizdir, adlar\u0131, sanlar\u0131 yoktur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>En yayg\u0131n bilinen hususlardan birisi de \u015feyh, imam, b\u00fcy\u00fck ilim adam\u0131 Tak\u0131yu\u2019d-Din \u0130bn Teymiyye\u2019nin en faziletli ve \u00fcst\u00fcn \u015fahsiyetlerden, e\u015fsiz ve pek kapsaml\u0131 belge ve delillerden birisi oldu\u011fudur. Onun sahib oldu\u011fu edep ve terbiye, ruhlar\u0131 besleyen bir ziyafeti and\u0131r\u0131rd\u0131. Onun se\u00e7kin s\u00f6zleri adeta duygular\u0131 harekete getiren ho\u015f bir i\u00e7kiyi and\u0131r\u0131rd\u0131. Olduk\u00e7a ileri derecede d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerin olgun meyveleri gibi idi. Onun bu alandaki tabiat\u0131 \u00e7i\u011flikten ve \u00e7irkinlikten son derece uzakt\u0131. \u00dczerleri \u00f6rt\u00fcl\u00fc pek\u00e7ok hususun \u00f6rt\u00fcs\u00fcn\u00fc a\u00e7an ki\u015fi idi ve b\u00f6ylelikle kapal\u0131l\u0131klar\u0131 gideren z\u0131nd\u0131klar\u0131n, ink\u00e2rc\u0131lar\u0131n dine dil uzatmalar\u0131na kar\u015f\u0131 dinin savunucusu, peygamberlerin efendisinden gelen rivayetleri ilmi tenkide tabi tutan ashab ve tab\u00eeinden gelen rivayetleri de tenkid s\u00fczge\u00e7inden ge\u00e7iren bir \u015fahsiyet idi.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ona Yap\u0131lan \u0130ftiralar:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eeyhu\u2019l-\u0130slam \u0130bn Teymiyye\u2019ye \u00e7a\u011fda\u015f\u0131, mutasavv\u0131f, kelamc\u0131 ve bid\u2019at\u00e7i d\u00fc\u015fmanlar\u0131ndan \u00e7ok\u00e7a iftiralarda bulunuldu\u011fu gibi, \u00e7a\u011f\u0131ndan sonra g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar da (bu durum)devam etmi\u015ftir. Ancak bu iftiralar aras\u0131nda en \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 olup has\u0131m bid\u2019at\u00e7ilerin dayanak kabul ettikleri iftira ise gezgin \u0130bn Batuta\u2019n\u0131n, &#8220;Rihletu \u0130bn Batuta (\u0130bn Batuta Seyehatnamesi)&#8221; diye tan\u0131n\u0131p me\u015fhur olmu\u015f &#8220;Tuhfetu\u2019l-Enzar&#8230;&#8221; ad\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan eserinde -Allah\u2019tan lay\u0131k\u0131 ile muamele g\u00f6rmesini dileriz- s\u00f6yledi\u011fi \u015fu s\u00f6zlerdir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;726 y\u0131l\u0131 muazzam ramazan ay\u0131 9\u2019una tesad\u00fcf eden per\u015fembe g\u00fcn\u00fc \u015eam\u2019\u0131n D\u0131ma\u015fk \u015fehrine vard\u0131m&#8230; D\u0131ma\u015fk\u2019ta Hanbeli fukahas\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fcklerinden \u015eam\u2019\u0131n b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fc ve \u00e7e\u015fitli ilim dallar\u0131 hakk\u0131nda s\u00f6z s\u00f6yleyen Tak\u0131yu\u2019d-Din \u0130bn Teymiyye vard\u0131. Ancak akl\u0131 pek yerinde de\u011fildi. D\u0131ma\u015fk\u2019l\u0131lar onu \u00e7ok\u00e7a ta\u2019zim eder, o da minbere \u00e7\u0131k\u0131p, onlara vaazlar verirdi&#8230;&#8221; diye s\u00f6zlerini s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr ve daha sonra \u015funlar\u0131 s\u00f6yler:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Caminin minberinde insanlara vaaz ederken cuma g\u00fcn\u00fcnde huzurunda bulundum. Onlara \u00f6\u011f\u00fct veriyordu, s\u00f6yledi\u011fi s\u00f6zler aras\u0131nda \u015fu da vard\u0131: Allah d\u00fcnya semas\u0131na benim \u015fu ini\u015fim gibi iner, dedi ve minberin basamaklar\u0131ndan bir basamak indi. \u0130bnu\u2019z-Zehra diye bilinen Malik\u00ee mezhebine mensup bir fakih ona kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131 ve onun s\u00f6yledi\u011fi bu s\u00f6z\u00fc reddetti. Fakat herkes bu fakihe kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131, elleriyle, ayakkab\u0131lar\u0131yla onu alabildi\u011fine vurdular ve nihayet sar\u0131\u011f\u0131 da d\u00fc\u015ft\u00fc&#8230;&#8221; Ve daha ba\u015fka yalan ve iftiralar\u0131 bunlar\u0131n akabinde s\u0131ralamaya devam etmektedir.1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Batuta\u2019n\u0131n s\u00f6zleri bunlar, iftiras\u0131 bu. Bundan dolay\u0131 \u015eeyh Ahmed b. \u0130brahim b. \u0130sa &#8220;el-Kasidetu\u2019l-N\u00fcniyye&#8221;2ye yazd\u0131\u011f\u0131 \u015ferhinde \u015fu s\u00f6zleri s\u00f6ylemektedir: &#8220;B\u00f6yle bir yalandan Allah\u2019a s\u0131\u011f\u0131n\u0131r\u0131z. Bu yalan\u0131 s\u00f6yleyen Allah\u2019tan korkmaz, bu iftirada bulunan utanmaz m\u0131? Nitekim hadis-i \u015ferif\u2019te: &#8220;E\u011fer utanmazsan diledi\u011fini yapabilirsin&#8221;3\u00a0diye buyurulmu\u015ftur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu yalan o kadar a\u00e7\u0131kt\u0131r ki ayr\u0131ca bunu uzun boylu reddetmeye gerek yoktur. Bu iftirac\u0131 ve yalanc\u0131ya kar\u015f\u0131 Allah yeter. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu \u015fah\u0131s D\u0131ma\u015fk\u2019a 726 y\u0131l\u0131 9 Ramazan tarihinde girdi\u011fini s\u00f6ylemekte. \u015eeyhu\u2019l-\u0130slam \u0130bn Teymiyye ise o s\u0131rada el-Kal\u2019a\u2019da hapsedilmi\u015f bulunmakta idi. Nitekim onun \u00f6\u011frencisi Haf\u0131z Muhammed b. Ahmed b. Abdu\u2019l-Hadi &#8220;Tabakatu\u2019l-Han\u00e2bile&#8221; adl\u0131 eserinde ile Haf\u0131z Ebu\u2019l-Ferac Abdu\u2019r-Rahman b. Ahmed b. Receb&#8217;in belirttikleri gibi g\u00fcvenilir ilim adamlar\u0131 bunu b\u00f6ylece zikretmi\u015flerdir. Haf\u0131z Ebu\u2019l-Ferac s\u00f6z\u00fc ge\u00e7en &#8220;Tabakat&#8221;\u0131nda \u0130bn Teymiyye\u2019nin biyografisini yazarken \u015funlar\u0131 s\u00f6ylemektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u015eeyh (\u0130bn Teymiyye) 726 y\u0131l\u0131, \u015ea\u2019ban ay\u0131ndan, Z\u00fc\u2019lkade\u2019nin 28. g\u00fcn\u00fcne kadar el-Kal\u2019a\u2019da (hapis) kald\u0131.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Abdi\u2019l-Had\u00ee ayr\u0131ca onun oraya alt\u0131 \u015ea\u2019ban\u2019da girdi\u011fini de ekler.2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eimdi bu iftiraya bir bakal\u0131m. Bu \u015fah\u0131s onun huzurunda bulundu\u011fundan ve bu s\u0131rada minberde insanlara vaz-u nasihatte bulundu\u011fundan s\u00f6zetmektedir. Bunun ger\u00e7ekle ilgisini bir bilebilseydik! Acaba caminin minberi D\u0131ma\u015fk Kal\u2019as\u0131n\u0131n i\u00e7lerine mi intikal etti? Halbuki \u0130bn Teymiyye belirtilen tarihte s\u00f6z\u00fc edilen kaleye girdi\u011finde ancak na\u015f\u0131 \u00fczerinde d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131. Haf\u0131z \u0130madu\u2019d-Din \u0130bn Kesir <em>&#8220;Tarihinde<\/em>3\u00a0bunu b\u00f6ylece kaydetmektedir. B\u00f6ylelikle bu hususta yap\u0131lacak a\u00e7\u0131klamalar niha\u00ee maksad\u0131na ula\u015fm\u0131\u015f bulunuyor.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Batuta\u2019n\u0131n \u00e7ok\u00e7a yalan s\u00f6yledi\u011finin delillerinden birisi de onun bu seyahatnamesinde nakletti\u011fi \u00e7ok acaib hik\u00e2yeleridir. O kadar ki \u0130bn Haldun bu seyahatnameden bir miktar nakillerde bulunduktan sonra \u015funlar\u0131 s\u00f6ylemektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;&#8230;Onun anlatt\u0131\u011f\u0131 \u015feylerin \u00e7o\u011funlu\u011fu Hint \u00fclkesinin h\u00fck\u00fcmdar\u0131 ile ilgili olup onu dinleyenlerin \u00e7ok\u00e7a garib kar\u015f\u0131layaca\u011f\u0131 halleri ile ilgili anlatt\u0131klar\u0131d\u0131r&#8230; Nihayet o bu kabilden hikayeler anlatt\u0131, bu sefer insanlar kendi aralar\u0131nda onun yalanc\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemeye koyuldular. O g\u00fcnlerde Sultan Faris b. Vardar\u2019\u0131n veziri ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131m. Bu hususta onunla konu\u015ftum ve ben bu adam\u0131n insanlar taraf\u0131ndan yayg\u0131n bir \u015fekilde yalanlanm\u0131\u015f olmas\u0131 dolay\u0131s\u0131yla vermi\u015f oldu\u011fu haberleri kabul etmedi\u011fini g\u00f6rd\u00fcm.&#8221;4<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O halde \u0130bn Haldun rivayet etti\u011fi haberlerin \u00e7ok\u00e7a garib olu\u015flar\u0131 sebebiyle \u0130bn Batuta\u2019n\u0131n do\u011frulu\u011funda \u015f\u00fcphe etmektedir. \u0130bn Teymiyye\u2019ye dair nakletti\u011fi rivayetten daha garibi de yoktur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Di\u011fer taraftan \u0130bn Batuta\u2019n\u0131n Hindistan\u2019\u0131 ziyareti esnas\u0131nda nakletti\u011fi garib hadiselerden birisi de \u015fu s\u00f6zleriyle anlatt\u0131klar\u0131d\u0131r:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Nihayet Be\u015fay da\u011f\u0131na vard\u0131k, orada salih \u015eeyh Ata Evliya&#8217;n\u0131n zaviyesi de vard\u0131r. &#8220;Ata&#8221; t\u00fcrk\u00e7ede baba demektir, &#8220;evliya&#8221;da Arap\u00e7a bir kelimedir. Anlam\u0131 evliyalar\u0131n babas\u0131 demek olur. Ayn\u0131 \u015fekilde ona &#8220;si sad sale&#8221; de denilir. Fars\u00e7a\u2019da &#8220;si sad&#8221; \u00fc\u00e7y\u00fcz &#8220;sale&#8221; de y\u0131l anlam\u0131ndad\u0131r. Onlar\u0131n belirttiklerine g\u00f6re o \u00fc\u00e7y\u00fczelli ya\u015f\u0131nda imi\u015f. Onlar bu ki\u015fi hakk\u0131nda g\u00fczel inan\u00e7lara sahibtirler&#8230;&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Daha sonra \u015funlar\u0131 s\u00f6yleyinceye kadar s\u00f6zlerini s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr: &#8220;Yan\u0131na girdik, ona selam verdim, boynuma sar\u0131ld\u0131. Cismi nemli idi, ondan daha yumu\u015fak bir cisim g\u00f6rmedim. Onu g\u00f6ren ki\u015fi ise elli ya\u015f\u0131nda oldu\u011funu zanneder. Bana nakletti\u011fine g\u00f6re herbir y\u00fcz ya\u015f\u0131nda sa\u00e7lar\u0131 ve di\u015fleri (yeniden) \u00e7\u0131kar&#8230;&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu seyahatnamede ne kadar uydurma, yalan ve iftira bulundu\u011funu ancak Allah bilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Allah, \u0130bn Teymiyye\u2019ye geni\u015f geni\u015f rahmetini ihsan etsin, zalimlerin tuzaklar\u0131 ise mutlaka bo\u015fa \u00e7\u0131kar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mihneti ve Vefat\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Teymiyye\u2019nin has\u0131mlar\u0131 onun bir\u00e7ok mihnetlere d\u00fc\u015fmesine sebeb te\u015fkil etmi\u015flerdir ki; bunlar fetvalar\u0131na ve g\u00f6r\u00fc\u015flerine muhalefet etmesi kendilerine \u00e7ok\u00e7a a\u011f\u0131r gelen fukaha, mutasavv\u0131f ve kelamc\u0131lar aras\u0131ndand\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Defalarca hapse at\u0131ld\u0131. Bunlardan birisi de 26 Ramazan cuma g\u00fcn\u00fcne tesad\u00fcf eden 705 h. y\u0131l\u0131ndad\u0131r. Bayram gecesi el-Cub&#8217;de bir ba\u015fka yere nakledildi ve tam bir y\u0131l orada mahpus kald\u0131. Daha sonra 23 Rebiulevvel 707 hicri y\u0131l\u0131nda hapisten \u00e7\u0131kt\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Arkas\u0131ndan bir ba\u015fka sefer sufilerden birisinin davas\u0131 dolay\u0131s\u0131yla bir daha hapse at\u0131ld\u0131 ve ramazan bayram\u0131 g\u00fcn\u00fc 709 y\u0131l\u0131nda \u00e7\u0131kt\u0131. 726 y\u0131l\u0131nda bir defa daha mihnete u\u011frad\u0131, fetva vermesi yasakland\u0131 ve tutukland\u0131. Bu da 10 \u015eaban Cuma g\u00fcn\u00fcne tesad\u00fcf ediyordu. \u0130ki y\u0131l ve birka\u00e7 ay hapiste kald\u0131. Pazartesi gecesi de 20 Z\u00fclkade 728 y\u0131l\u0131nda vefat etti. Cenazesine gelenlerin haddi hesab\u0131 yoktu. \u0130mam Ahmed\u2019in \u015fu s\u00f6zlerine canl\u0131 bir \u00f6rnekti.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Bid\u2019at ehline deyiniz ki: Bizim ve sizin aran\u0131zda fark cenazelerde bulunmalar olsun.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130\u015fte bu \u015fekilde davet, cihad, ders vermek, fetva, te\u2019lif, tart\u0131\u015fma, selef\u2019in metodunu savunmakla dopdolu bir hayattan sonra vefat etti. Ne evlendi, ne cariye edindi, ne de geriye mal m\u00fclk b\u0131rakt\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah ona bol bol rahmetini ihsan etsin, cennetin geni\u015f yerleri makam\u0131 olsun. Bize, \u0130slam\u2019a ve m\u00fcsl\u00fcmanlara yapt\u0131\u011f\u0131 hizmetlerin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda Allah onu en hay\u0131rl\u0131 \u015fekilde m\u00fck\u00e2fatland\u0131rs\u0131n.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Biyografisinin Bulunabilece\u011fi Yerler:2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>a- Genel Kaynaklar:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- \u0130bn Kesir, <em>el-Bida\u00e2ye ve\u2019n-Nih\u00e2ye<\/em> (XIV, 4, 7-23, 36-39, 44, 48, 53-55, 67, 97, 123, 135-140, 143)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- \u0130bn Hacer, <em>ed-Duraru\u2019l-K\u00e2mine,<\/em> I, 144<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3- e\u015f-\u015eevkan\u00ee, <em>el-Bedru\u2019t-Tal\u00ee\u2019, <\/em>I, 63<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4- ez-Zeheb\u00ee, Tezkiratu\u2019l-Huff\u00e2z, IV, 1496<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>5- \u0130bn Receb, <em>ez-Zeylu al\u00e2 Tabakati\u2019l-Hanabile<\/em>, II, 387<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>6- <em>Tabakatu\u2019l-M\u00fcfessir\u00een<\/em>, I, 45.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>7- Suyut\u00ee, <em>Tabakatu\u2019l-Huff\u00e2z<\/em>, 520<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>8- el-K\u00fct\u00fcb\u00ee, <em>Fev\u00e2tu\u2019l-Vefey\u00e2t,<\/em> I, 74<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>9- es-Seh&#8217;av\u00ee, <em>el-I\u2019l\u00e2nu bi\u2019t-Tevbih limen Zemme\u2019t-Tarih,<\/em> Tahkik Rovental, Kontrol Salih el-Ali, s. 111, 136, 137, 294, 307, 352.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>10- S\u0131ddiyk Hasen Han, <em>et-Tacu\u2019l-M\u00fckellel<\/em>, s. 420, 431.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>b- \u00d6zel Kitablar:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Eskiden de, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de onun i\u00e7in \u00f6zel biyografiler de yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bunlar\u0131n en \u00f6nemlileri:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- \u0130bn Nas\u0131ru\u2019d-Din ed-D\u0131ma\u015fk\u00ee, <em>er-Reddu\u2019l-V\u00e2fir.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- \u0130bn Abdi\u2019l-Had\u00ee,<em> el-Ukud&#8217;u-l Durriyye fi Menakibi \u0130bn Teymiyye.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3- Mer\u2019\u00ee el-Keram\u00ee,<em> el-Kevakihlu\u2019d-Durriyye fi Menakibi \u0130bn Teymiyye.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4- Mer\u2019\u00ee el-Keram\u00ee, e\u015f-\u015eeh\u00e2detu&#8217;z &#8211; Zekiyye fi Senai\u2019l-Eimmeti ale&#8217;bni Teymiyye.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>5- el-\u0130stanbul\u00ee, <em>\u0130bn Teymiyye Batalu\u2019l-\u0130slahi\u2019d-Din\u00ee.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>6- Selim el-Hilal\u00ee, <em>\u0130bn Teymiyye el-M\u00fcfter\u00e2 aleyh.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>7- Muhammed Ebu Zehra, <em>\u0130bn Teymiyye Hayatuhu ve Asruhu<\/em>.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>8- Ebu\u2019l-Hasen en-Nedv\u00ee, <em>Ricalu\u2019l-Fikr<\/em> adl\u0131 dizinin \u0130bn Teymiyye\u2019nin biyografisine ait b\u00f6l\u00fcm\u00fc.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>9- Abdu\u2019r-Rahman Abdu\u2019l-Halik, <em>Lemahatun min Hayati \u0130bn Teymiyye.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>10- el-Fevezan, <em>Min Alami\u2019l-M\u00fcceddidin: \u015eeyhu\u2019l-\u0130slam \u0130bn Teymiyye.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>11- e\u015f-\u015eeyban\u00ee, <em>Evraku\u2019n-Mecmuatun min Hayati \u015eeyhi\u2019l-\u0130slam \u0130bn Teymiyye.<br \/><\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Prof. Halil Herras&#8217;\u0131n K\u0131sa Biyografisi:1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00fcy\u00fck ilim adam\u0131 selef\u00ee, muhakkik Muhammed Halil Herr\u00e2s;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M\u0131s\u0131r Arab Cumhuriyeti el-\u2044arbiyye eyaletinden.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1916 y\u0131l\u0131nda Tanta\u2019da do\u011fdu, k\u0131rkl\u0131 y\u0131llarda Ezher \u00dcniversitesi Usulu\u2019d-Din Fak\u00fcltesinden mezun oldu. Tevhid ve mant\u0131k dal\u0131nda doktor \u00fcnvan\u0131n\u0131 ald\u0131. Ezher \u00dcniversitesi Usulu\u2019d-Din Fak\u00fcltesinde profes\u00f6r olarak \u00e7al\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Suudi Arabistan Krall\u0131\u011f\u0131nda misafir hoca olarak g\u00f6rev yapt\u0131. Riyad\u2019daki \u0130slami Muhammed b. Suud \u00dcniversitesinde ders verdi. Tekrar Suudi Arabistan\u2019a misafir olarak geldi ve bu sefer Mekke-i M\u00fckerreme\u2019de \u015fimdiki \u00dcmmu\u2019l-Kura \u00dcniversitesi olan eski \u015eeriat fak\u00fcltesinde lisans \u00fcst\u00fc k\u0131sm\u0131n\u0131n akide b\u00f6l\u00fcm\u00fc ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yapt\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tekrar M\u0131s\u0131r\u2019a geri d\u00f6nd\u00fc ve Ansaru\u2019s-Sunneti\u2019n-Nebeviyye Cemaati genel ba\u015fkan vekilli\u011fine getirildi. Sonra da Kahire\u2019deki bu cemiyetin genel ba\u015fkan\u0131 oldu.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Vefat\u0131ndan iki y\u0131l \u00f6nce 1973 y\u0131l\u0131nda doktor Abdu\u2019l-Fettah Sel\u00e2me ile birlikte el-\u2044arbiyye eyaletinde Cemaatu\u2019d-Da\u2019va el-\u0130slamiyye\u2019nin kurulu\u015funa kat\u0131ld\u0131 ve bu cemaatin ilk ba\u015fkan\u0131 oldu.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yakla\u015f\u0131k altm\u0131\u015f ya\u015flar\u0131nda 1975 y\u0131l\u0131nda vefat etti.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Selef akidesine mensub birisi idi. Hakta son derece metanetli, delil ve a\u00e7\u0131klamalar\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc idi. Hayat\u0131n\u0131 \u00f6\u011fretim, te\u2019lif, s\u00fcnneti ve ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat akidesini yaymakla ge\u00e7irdi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Pek\u00e7ok te\u2019lifi vard\u0131r. Bunlar\u0131n baz\u0131lar\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- \u0130bn Kudame\u2019nin el-Mu\u011fni adl\u0131 eserinin tahkiki: Bu eser ilk olarak M\u0131s\u0131r\u2019da Matbaatu\u2019l-\u0130mam\u2019da bas\u0131lm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- \u0130bn Huzeyme\u2019nin et-Tevhid adl\u0131 eserine tahkik ve notlar\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3- Ebu Ubeyde el-Kas\u0131m b. Sellam\u2019\u0131n el-Emval adl\u0131 kitab\u0131na tahkik ve notlar\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4- Suyut\u00ee\u2019nin el-Hasaisu\u2019l-K\u00fcbr\u00e2 adl\u0131 eserinin tahkik ve tenkidi<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>5- \u0130bn Hi\u015fam\u2019\u0131n es-Siyretu\u2019n-Nebeviyye adl\u0131 eserine tahkik ve notlar\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>6- \u0130bn Kayyim\u2019e ait el-Kasidetu\u2019l-Nuniyye\u2019ye dair iki ciltlik \u015ferhi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>7- \u0130bn Teymiyye ve Nakduhu li Mesaliki\u2019l-M\u00fctekellimin fi Mesaili\u2019l-\u0130lahiyat. (\u0130bn Teymiyye ve ilahiyat meselelerinde m\u00fctekellimin y\u00f6ntemini ele\u015ftirisi)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>8- \u0130bn Teymiyye\u2019ye ait el-Ak\u00eedetu\u2019l-Vas\u0131tiyye \u015ferhi, ki elinizdeki bu kitabt\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eerh Eden&#8217;in \u00d6ns\u00f6z\u00fc<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hamd olsun \u00e2lemlerin rabbi, rahman, rahim, din g\u00fcn\u00fcn\u00fcn maliki Allah\u2019a. Salat ve selam olsun ras\u00fbllerin en \u015fereflisi Peygamberimiz, Allah\u2019\u0131n kulu ve Ras\u00fbl\u00fc Muhammed\u2019e, onun aile halk\u0131na, ashab\u0131na, k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcne kadar da g\u00fczel bir \u015fekilde onlara tabi olacaklara.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eeyhu\u2019l-\u0130slam \u0130bn Teymiyye <em>-Allah\u2019\u0131n rahmeti \u00fczerine olsun-<\/em>ye ait <em>&#8220;el-Ak\u00eedetu\u2019l-V\u00e2s\u0131t\u0131yye\u201d<\/em> ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat akidesine dair yaz\u0131lm\u0131\u015f en kapsaml\u0131 eserlerdendir. Bununla birlikte laf\u0131zlar\u0131 olduk\u00e7a k\u0131sa, ibareleri olduk\u00e7a dikkatli se\u00e7ilmi\u015ftir. Ancak bir\u00e7ok yerde kapal\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 giderecek bir a\u00e7\u0131klamaya, gizli cevherlerin \u00fczerindeki perdeleri kald\u0131racak bir izaha ihtiyac\u0131 vard\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yap\u0131lacak bu a\u00e7\u0131klaman\u0131n bununla birlikte pek\u00e7ok nakillerle usand\u0131r\u0131c\u0131 olmamas\u0131, uzun olmamas\u0131 gerekir. B\u00f6ylelikle yeti\u015fkinlerin idrakine uygun d\u00fc\u015fs\u00fcn ve onlara kolayl\u0131kla konunun \u00f6z\u00fcn\u00fc verebilsin.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc y\u00fcce Allah\u2019tan hay\u0131rl\u0131s\u0131n\u0131 dileyerek bu i\u015fi yapmaya kalk\u0131\u015ft\u0131m. \u0130\u015flerimizin \u00e7oklu\u011funa ve b\u00f6yle bir i\u015fle u\u011fra\u015fmay\u0131 engelleyen bir yo\u011funlu\u011fa ra\u011fmen bunu yapmaya kalk\u0131\u015ft\u0131m. Aziz ve celil olan Allah\u2019tan okuyan herkese faydal\u0131 k\u0131lmas\u0131n\u0131, bu \u015ferhi O\u2019nun r\u0131zas\u0131 i\u00e7in halis k\u0131lmas\u0131n\u0131 dilerim. \u015e\u00fcphesiz ki O pek yak\u0131nd\u0131r, dualar\u0131 kabul edendir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Muhammed Halil Herr\u00e2s<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Ak\u00eedet\u00fc\u2019l-V\u00e2s\u0131t\u0131yye<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eerhi<br \/><br \/><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Bismillahirrahmanirrahim: Rahman, rahim, Allah\u2019\u0131n ad\u0131 ile.\u201d<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Besmele:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130lim adamlar\u0131 besmele\u2019nin her bir surenin ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131 te\u015fkil eden bir \u00e2yet mi yoksa sureleri birbirinden ay\u0131rmak ve ba\u015flarken onun bereketinden faydalanmak \u00fczere zikredilmek i\u00e7in indirilmi\u015f ba\u011f\u0131ms\u0131z bir \u00e2yet mi oldu\u011fu hususunda farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015flere sahiptir.1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tercih edilen g\u00f6r\u00fc\u015f ikincisidir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bununla birlikte besmele\u2019nin en-Neml suresinin (30. \u00e2yetinin) bir par\u00e7as\u0131 oldu\u011fu hususunda ve et-Tevbe suresinin ba\u015ftaraf\u0131nda terkedilece\u011fi \u00fczerinde g\u00f6r\u00fc\u015f birli\u011fine varm\u0131\u015flar. \u00c7\u00fcnk\u00fc et-Tevbe suresi, el-Enfal suresi ile birlikte tek bir sure gibi de\u011ferlendirilmi\u015flerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Bismi&#8221;nin ba\u015f\u0131ndaki &#8220;be&#8221; yard\u0131m dilemek i\u00e7indir ve baz\u0131lar\u0131 fiil olarak, baz\u0131lar\u0131 isim olarak takdir ettikleri hazfedilmi\u015f (gizli, zikredilmemi\u015f) bir kelimeye taalluk etmektedir, demi\u015flerdir. Her iki g\u00f6r\u00fc\u015f de birbirine yak\u0131nd\u0131r, Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019de her iki husus da varid olmu\u015ftur. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Yaratan Rabbinin ad\u0131yla oku.&#8221; <em>(el-Alak, 1)<\/em> buyru\u011funda m\u00fcteallak fiildir. &#8220;Onun ak\u0131p y\u00fcr\u00fcmesi de Allah\u2019\u0131n ad\u0131ylad\u0131r.&#8221; <em>(Hud, 41)<\/em> buyru\u011funda da m\u00fcteallak\u0131 isimdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bununla birlikte m\u00fcteallak\u0131n sonradan takdir edilmesi g\u00fczeldir. &#8220;\u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcce Allah\u2019\u0131n isminin ba\u015fa al\u0131nmas\u0131 daha uygun oldu\u011fu gibi, c\u00e2r ile mecr\u00fbrun \u00f6nceden zikredilmesi y\u00fcce Allah\u2019\u0131n g\u00fczel ad\u0131n\u0131n teberr\u00fcken, \u00f6zellikle zikredilmi\u015f oldu\u011funu ifade eder. \u0130sim ise bir manay\u0131 tayin ya da di\u011ferinden ay\u0131rdetmek i\u00e7in kullan\u0131lan bir laf\u0131zd\u0131r.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u0130sim&#8221;in hangi k\u00f6kten t\u00fcredi\u011fi hususunda g\u00f6r\u00fc\u015f ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131 vard\u0131r. Bunun al\u00e2met anlam\u0131ndaki &#8220;es-simetu&#8221;den t\u00fcremi\u015f oldu\u011fu s\u00f6ylendi\u011fi gibi, y\u00fckseklik ve y\u00fccelik anlam\u0131na gelen &#8220;es-sumuv&#8221;den t\u00fcredi\u011fi de s\u00f6ylenmi\u015ftir, tercih edilen g\u00f6r\u00fc\u015f budur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u0130sm&#8221;in ba\u015f\u0131ndaki hemze de vas\u0131l hemzesidir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130sim, kimilerinin iddia etti\u011fi gibi m\u00fcsemm\u00e2s\u0131n\u0131n (yani ad oldu\u011fu \u015feyin) bizzat kendisi de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc isim del\u00e2let eden laf\u0131z, m\u00fcsemm\u00e2 ise bu isim ile kendisine del\u00e2let olunan anlamd\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tesmiye (isim vermek)\u2019in kendisi ise b\u00f6yle de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc isim vermek, isim verme fiilini ifade eder. Mesela: Ben o\u011fluma Muhammed ad\u0131n\u0131 verdim, denilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Baz\u0131lar\u0131n\u0131n s\u00f6ylediklerine g\u00f6re &#8220;bismillah&#8221;deki &#8220;ism&#8221; lafz\u0131 fazladan gelmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc yard\u0131m Allah\u2019\u0131n isminden de\u011fil, bizzat kendisinden istenir. Ancak bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn bir k\u0131ymeti yoktur, \u00e7\u00fcnk\u00fc maksat \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n o g\u00fczel ad\u0131n\u0131 dil ile anmakt\u0131r. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;En y\u00fcce Rabbinin ad\u0131n\u0131 tesbih et.&#8221; <em>(el-A\u2019la, 1)<\/em> buyru\u011funda oldu\u011fu gibi. Yani Rabbinin ad\u0131n\u0131 s\u00f6yleyerek, onu telaffuz ederek, onu tesbih et. O halde maksat y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ad\u0131n\u0131 ba\u015fta anmak suretiyle onun bereketinden yararlanmakt\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130sm-i Cel\u00e2l Olan Allah:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130sm-i celal olan &#8220;Allah&#8221; ad\u0131n\u0131n t\u00fcrememi\u015f camid bir isim oldu\u011fu s\u00f6ylenmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc t\u00fcremi\u015f olmak, t\u00fcredi\u011fi k\u00f6k\u00fcn var olmas\u0131n\u0131 gerektirir. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ad\u0131 ise kadimdir, kadim olan\u0131n ise herhangi bir k\u00f6k maddesi yoktur. O halde ism-i celal de ad olarak kullan\u0131lmalar\u0131 ile birtak\u0131m s\u0131fatlar ihtiva etmeyen kat\u0131ks\u0131z di\u011fer \u00f6zel isimler gibidir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ancak do\u011fru olan bu ismin m\u00fc\u015ftak (belli bir k\u00f6kten t\u00fcredi\u011fi)dir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bunun t\u00fcredi\u011fi ilk k\u00f6k\u00fcn hangisi oldu\u011funda ise g\u00f6r\u00fc\u015f ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131 vard\u0131r. Bu k\u00f6k\u00fcn ibadet etmek anlam\u0131na gelen &#8220;elihe-ye&#8217;lehu-il\u00e2heten-ul\u00fbheten&#8221;\u2019den geldi\u011fi s\u00f6ylendi\u011fi gibi, \u015fa\u015f\u0131r\u0131p kalmay\u0131 ifade eden &#8220;elihe-ye&#8217;lehu-elehen&#8221;\u2019den t\u00fcredi\u011fi de s\u00f6ylenmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Do\u011fru olan birinci g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr. O halde o kendisine ibadet olunan (me\u2019l\u00fbh) yani mab\u00fbd anlam\u0131nda &#8220;il\u00e2h&#8221;t\u0131r. Bundan dolay\u0131 \u0130bn Abbas <em>-Rad\u0131yallahu anh-<\/em>: &#8220;Allah b\u00fct\u00fcn mahlukat\u0131n\u0131n \u00fczerinde ul\u00fbhiyyet ve ub\u00fbdiyyet hakk\u0131na sahip oland\u0131r.&#8221;1\u00a0demi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Allah&#8221; lafz\u0131n\u0131n bir k\u00f6kten t\u00fcredi\u011fini kabul eden g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re bu laf\u0131z asl\u0131 itibariyle bir s\u0131fat olur. Ancak \u00f6zel isim olmas\u0131 daha a\u011f\u0131r bast\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131 di\u011fer isimlerle onun hakk\u0131nda haber verilir ve ona s\u0131fat olurlar. Mesela Allah, rahman, rahim, semi\u2019, alim\u2019dir denildi\u011fi gibi, rahman, rahim olan Allah&#8230; da denilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Rahman ve Rahim:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;er-Rahman, er-Rahim&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n g\u00fczel isimlerinden \u015ferefli iki isimdir. Bunlar y\u00fcce Allah\u2019\u0131n rahmet s\u0131fat\u0131na sahip oldu\u011funa del\u00e2let etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Rahmet \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n cel\u00e2line yak\u0131\u015fan bir \u015fekilde ger\u00e7ek anlamda bir s\u0131fat\u0131d\u0131r. -Muattile\u2019nin ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc gibi- rahmet&#8217;ten kas\u0131t, mesela iyilik yapmay\u0131 dilemekte oldu\u011fu gibi, rahmetin gere\u011fi olan \u015feyleri dilemektir, \u015feklindeki a\u00e7\u0131klama.do\u011fru de\u011fildir. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n izniyle buna dair geni\u015f a\u00e7\u0131klamalar ileride gelecektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Rahman ve Rahim&#8221;in birlikte kullan\u0131lmas\u0131 hususunda da g\u00f6r\u00fc\u015f ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131 vard\u0131r. Bir g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re &#8220;er-Rahman&#8221; d\u00fcnyada rahmeti her\u015feyi ku\u015fatm\u0131\u015f olan demektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;fa\u2019l\u00e2n&#8221; kipi dopdolu olu\u015fa ve \u00e7oklu\u011fa delalet eder. &#8220;er-Rah\u00eem&#8221; ise \u00e2hirette rahmetini \u00f6zel olarak m\u00fc\u2019minlere tahsis edecek olan demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bunun aksi de s\u00f6ylenmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00fcy\u00fck ilim adam\u0131 \u0130bnu\u2019l Kayyim <em>-Allah\u2019\u0131n rahmeti \u00fczerine olsun-<\/em> &#8220;Rahman&#8221; ad\u0131n\u0131n \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n zat\u0131 ile kaim s\u0131fata del\u00e2let etti\u011fini &#8220;er-Rahim&#8221;in de kendisine rahmet olunana taalluk edi\u015fine del\u00e2let etti\u011fini kabul etmektedir. Bundan dolay\u0131 Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019de &#8220;er-Rahman&#8221; ad\u0131 m\u00fcteaddi (ge\u00e7i\u015fli) olarak gelmemi\u015ftir. Mesela y\u00fcce Allah: <em>&#8220;O m\u00fc\u2019minlere kar\u015f\u0131 pek rahimdir.&#8221; <\/em>1\u00a0diye buyurmaktad\u0131r, fakat &#8220;Rahman\u2019d\u0131r&#8221; diye buyurmamaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu a\u00e7\u0131klama her iki isim aras\u0131ndaki fark\u0131 ortaya koyan a\u00e7\u0131klamalar\u0131n en g\u00fczelidir. \u0130bn Abbas\u2019\u0131n da \u015f\u00f6yle dedi\u011fi rivayet edilmektedir: &#8220;Bunlar son derece rikkatli iki isimdir. Bunlar\u0131n biri di\u011ferinden daha rikkatlidir.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kimisi de besmele\u2019de ki &#8220;er-Rahman&#8221; isminin ism-i celalin s\u0131fat\u0131 olmas\u0131n\u0131 kabul etmemektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu da bir ba\u015fka \u00f6zel isim olup, ondan ba\u015fkas\u0131 hakk\u0131nda kullan\u0131lmamaktad\u0131r. \u00d6zel isimler ise s\u0131fat olarak kullan\u0131lmazlar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Do\u011fru olan ise bu ismin muhtevas\u0131ndaki s\u0131fat anlam\u0131 nazar-\u0131 itibara al\u0131narak, ism-i celal\u2019in s\u0131fat\u0131 oldu\u011fudur. Buna g\u00f6re &#8220;er-Rahman&#8221; y\u00fcce Allah\u2019\u0131n hem ad\u0131, hem s\u0131fat\u0131d\u0131r. Onun isim olmas\u0131, s\u0131fat olmas\u0131na ayk\u0131r\u0131 de\u011fildir. O s\u0131fat olmas\u0131 itibariyle y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ismine tabi olarak zikredilmi\u015ftir. \u0130sim olmas\u0131 itibari ile de Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019de ba\u015fka bir isime tabi olmadan \u00f6zel bir isim olarakta varid olmu\u015ftur. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;Rahman, ar\u015fa istiv\u00e2 etmi\u015ftir.&#8221; <em>(Ta\u2019ha, 5)<\/em> buyru\u011funda oldu\u011fu gibi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Ras\u00fbl\u00fcn\u00fc hidayet ile hak dini de b\u00fct\u00fcn dinlere \u00fcst\u00fcn k\u0131lmak \u00fczere g\u00f6nderen Allah\u2019a hamd olsun. \u015eahid olarak Allah yeter.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Allah\u2019a hamdolsun&#8221; ile ilgili olmak \u00fczere Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n \u015f\u00f6yle buyurdu\u011fu rivayet edilmektedir: &#8220;Allah\u2019a hamd ve bana salat(u selam) ile ba\u015flamayan herbir s\u00f6z kesiktir, arkas\u0131 kopuktur, bereketi giderilmi\u015ftir.&#8221;3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bunun benzeri besmele hakk\u0131nda da varid olmu\u015ftur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130\u015fte her iki rivayet ile amel etmek maksad\u0131yla m\u00fcellif her ikisini yerine getirmi\u015ftir. Bu iki rivayet aras\u0131nda da bir \u00e7eli\u015fki yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc ba\u015flang\u0131\u00e7 biri ger\u00e7ek, biri izafi olmak \u00fczere iki t\u00fcrl\u00fcd\u00fcr.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Hamd<\/em> yermenin z\u0131tt\u0131d\u0131r. Adam\u0131 hamdettim, ona hamdediyorum, ederim (\u00f6verim) denilir. \u00d6\u011f\u00fclen kimseye de mahm\u00fbd ve ham\u00eed denilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019a ard\u0131 arkas\u0131na hamd-u senalarda bulunmay\u0131 anlatmak \u00fczere; &#8220;hammedallahe&#8221; denilir. &#8220;O ki\u015fi elhamdulillah dedi&#8221; diye de kullan\u0131l\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hamd \u0130le \u015e\u00fck\u00fcr Aras\u0131ndaki Fark:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hamd, ister bir nimet olsun, ister bir ba\u015fka \u015fey olsun tercihen yap\u0131lan g\u00fczel \u015feylere kar\u015f\u0131 dil ile \u00f6vg\u00fcde bulunmakt\u0131r. Mesela; ben filan adama nimetleri dolay\u0131s\u0131yla hamdettim denildi\u011fi gibi, kahramanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 hamdettim (\u00f6vd\u00fcm) de denilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015e\u00fck\u00fcr ise \u00f6zel olarak nimet hakk\u0131nda kullan\u0131l\u0131r. Kalb, dil ve azalarla yap\u0131l\u0131r. Nitekim \u015fair \u015f\u00f6yle demektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Benim sizlere olan nimetimi \u00fc\u00e7 \u015fey ifade etmi\u015ftir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Elim, dilim ve g\u00f6r\u00fcnmeyen kalbim (vicdan\u0131m).&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buna g\u00f6re hamd ile \u015f\u00fck\u00fcr aras\u0131nda genellik, \u00f6zellik ili\u015fkisi vard\u0131r. Nimete kar\u015f\u0131l\u0131k dil ile \u00f6vmek noktas\u0131nda ikisi de ortakt\u0131r. Nimet olmayan ihtiyari iyiliklere kar\u015f\u0131l\u0131k dil ile \u00f6vg\u00fcde bulunmak hamdin tek ba\u015f\u0131na sahib oldu\u011fu bir \u00f6zelliktir. Nimetin \u00f6zelli\u011fi dolay\u0131s\u0131 ile kalb ve azalarla \u00f6vg\u00fcde bulunmak ta \u015f\u00fckr\u00fcn tek ba\u015f\u0131na sahib oldu\u011fu bir \u00f6zelliktir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buna g\u00f6re hamd, m\u00fcteallak\u0131 itibariyle daha genel, arac\u0131 itibariyle daha \u00f6zeldir. \u015e\u00fck\u00fcr ise bunun tam aksinedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hamd \u0130le Medh (\u00d6vg\u00fc) Aras\u0131ndaki Fark:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hamd ile medh aras\u0131ndaki farka gelince, \u0130bnu\u2019l-Kayyim \u015f\u00f6yle demektedir: &#8220;Hamd, kendisine hamdolunan\u0131n iyiliklerini haber vermekle birlikte onu sevmeyi ve ta\u2019zim etmeyi de ifade eder. Dolay\u0131s\u0131yla beraberinde hay\u0131r iradesinin de bulunmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. Medh (\u00f6vmek) ise b\u00f6yle de\u011fildir. O sadece bir haber vermekten ibarettir.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bundan dolay\u0131 medh daha geni\u015f \u00e7er\u00e7evede kullan\u0131lmaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc medh canl\u0131, \u00f6l\u00fc ve cans\u0131z varl\u0131klar i\u00e7in de s\u00f6zkonusu olabilmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;el-hamdu&#8221;de ki &#8220;el&#8221; isti\u011frak i\u00e7indir. Yani muhakkak ve mukadder b\u00fct\u00fcn hamd \u00e7e\u015fit ve birimlerini kapsamay\u0131 ifade eder. Cins i\u00e7in oldu\u011fu da s\u00f6ylenmi\u015ftir. Bunun anlam\u0131 da1\u00a0&#8220;k\u00e2mil manas\u0131yla hamd Allah i\u00e7in s\u00f6zkonusudur. Bu da y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kemal s\u0131fatlar\u0131 ve g\u00fczel vas\u0131flar\u0131 dolay\u0131s\u0131yla kendisine hamdetmeyi gerektiren herbir hususun onun hakk\u0131nda sabit olmas\u0131n\u0131 gerektirir. Zira kemal s\u0131fatlar\u0131na sahib olmayan bir varl\u0131k mutlak olarak hamdolunan bir varl\u0131k de\u011fildir. Olsa olsa ancak bir y\u00f6n\u00fc ile kendisine hamdedilir, baz\u0131 y\u00f6nleriyle edilmeyebilir. Her bak\u0131mdan ve b\u00fct\u00fcn bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131na g\u00f6re b\u00fct\u00fcn hamd \u00e7e\u015fitleri ile hamd edilen bir varl\u0131k olamaz. Bundan tek istisna b\u00fct\u00fcn kemal s\u0131fatlar\u0131na sahib oland\u0131r. E\u011fer kemal s\u0131fatlar\u0131ndan bir tanesine dahi sahib olmazsa o s\u0131fat\u0131n eksikli\u011fi sebebiyle ona yap\u0131lan hamdde eksiklik s\u00f6zkonusu olur.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;<em>Ras\u00fbl <\/em>&#8221; s\u00f6zl\u00fckte kendisi ile risalet (mesaj) g\u00f6nderilen demektir. Mesela, onu bu i\u015f ile ras\u00fbl olarak g\u00f6nderdi, denilir. Yani o kimseden g\u00f6nderdi\u011fi mesaj\u0131 eda etmesi ve tebli\u011f etmesi istenmesi halinde bu ifade kullan\u0131l\u0131r. \u00c7o\u011fulu &#8220;rusl ve rusul&#8221; \u015fekillerinde gelir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eer\u2019\u00ee bir terim olarak ras\u00fbl, kendisine bir \u015feriatin vahiy ile bildirilip onu tebli\u011f etmekle emrolunmu\u015f, h\u00fcr, erkek bir insand\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015e\u00e2yet ona vahiy g\u00f6nderilmekle birlikte, onu tebli\u011f etmesi emredilmemi\u015fse o vakit bu bir nebi\u2019dir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ras\u00fbl \u0130le Neb\u00ee Aras\u0131ndaki Fark:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buna g\u00f6re herbir ras\u00fbl bir nebidir, fakat aksi s\u00f6zkonusu de\u011fildir. Bir kimse nebi olmakla birlikte ras\u00fbl olmayabilir de.3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Burada Rabbe ait zamire izafe olunan ras\u00fblden kas\u0131t ise Muhammed <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Hid\u00e2yet&#8221;<\/em> s\u00f6zl\u00fckte a\u00e7\u0131klamak ve del\u00e2lette bulunmakt\u0131r. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u015fu buyru\u011funda oldu\u011fu gibi:&#8221;Semud kavmine gelince, Biz onlara hidayet verdik, ama onlar k\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fc hidayetten daha sevimli buldular.&#8221; <em>(Fussilet, 17)<\/em> Burada anlam, biz onlara gerekli a\u00e7\u0131klamalar\u0131 yapt\u0131k, \u015feklindedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Nitekim y\u00fcce Allah bir ba\u015fka yerde \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Ger\u00e7ekten Biz, onu do\u011fru yola hidayet ettik. \u0130ster \u015f\u00fckredici olsun, ister nank\u00f6r olsun.&#8221; <em>(el-\u0130nsan, 3)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu anlam\u0131 ile hidayet b\u00fct\u00fcn insanlar i\u00e7in geneldir. Bundan dolay\u0131 Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem de hidayet ile nitelendirilmi\u015ftir. \u015eu buyrukta oldu\u011fu gibi:&#8221;Ger\u00e7ekten bu Kur\u2019\u00e2n en do\u011fru olana hidayet eyler (iletir).&#8221;<em> (el-\u0130sra, 9)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u015fu buyru\u011funda oldu\u011fu gibi, Allah Ras\u00fbl\u00fc de hidayet ile nitelendirilmi\u015ftir:&#8221;Ve muhakkak ki sen do\u011fru yola hidayet edersin (iletirsin).&#8221;<em> (e\u015f-\u015e\u00fbr\u00e2, 52)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hidayet, tevfik ve ilham anlam\u0131nda da kullan\u0131labilir. O takdirde bu, y\u00fcce Allah\u2019\u0131n hidayete iletmeyi diledi\u011fi kimseler hakk\u0131nda \u00f6zellik ifade eder. Y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:&#8221;Allah kimi do\u011fru yola hidayet etmeyi (iletmeyi) dilerse, g\u00f6\u011fs\u00fcn\u00fc \u0130sl\u00e2m\u2019a a\u00e7ar.&#8221;\u00a0 <em>(el-En\u2019am, 125)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130\u015fte bundan dolay\u0131 y\u00fcce Allah ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn hidayet etme g\u00fcc\u00fcne sahib olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirterek \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:&#8221;Muhakkak sen sevdi\u011fini hidayete erdiremezsin. Fakat Allah diledi\u011fine hidayet verir.&#8221; <em>(el-Kasas, 56)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Burada hidayetten maksat Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n getirmi\u015f oldu\u011fu do\u011fru haberler, sahih iman, faydal\u0131 bilgi ve salih ameldir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Din&#8221;<\/em> ise \u00e7e\u015fitli anlamlarda kullan\u0131l\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bunlardan birisi kar\u015f\u0131l\u0131k (ceza) demektir.\u00a0 Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:<em>&#8220;Din g\u00fcn\u00fcn\u00fcn maliki&#8221;<\/em> <em>(el-Fatiha, 4)<\/em> buyru\u011funda oldu\u011fu gibi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Ki\u015fi nas\u0131l bir din ile hareket ederse, o da \u00f6yle bir din ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya b\u0131rak\u0131l\u0131r. Nas\u0131l hareket ederse, onun gibi kar\u015f\u0131l\u0131k g\u00f6r\u00fcr.&#8221;1 ifadesi de bu anlamdad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bir di\u011fer manas\u0131 boyun e\u011fmek ve emre ba\u011fl\u0131 olmak demektir. Onun \u00f6n\u00fcnde e\u011fildi ve boyun e\u011fdi anlam\u0131nda; &#8220;d\u00e2ne leh\u00fb&#8221; denilir. &#8220;d\u00e2nellahe bi kez\u00e2&#8221; veya; &#8220;al\u00e2 kez\u00e2&#8221; yani \u015fu yol ile ya da \u015fununla Allah\u2019a ibadet etmeyi din edindi, de denilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Burada ise dinden kas\u0131t, y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ras\u00fblullah ile g\u00f6ndermi\u015f oldu\u011fu ister itikadi, ister kavli, ister fiili olsun b\u00fct\u00fcn h\u00fck\u00fcm ve \u015feriatlerdir. Burada dinin hakka izafe edilmesi, mevsufun s\u0131fat\u0131na izafe edilmesi kabilindendir. &#8220;Hak olan din&#8221; demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hak, mastard\u0131r. Bir \u015feyin sabit olup, vacib olmas\u0131n\u0131 ifade eder. Bununla kastedilen sabit ve vak\u0131ada bulunand\u0131r. Z\u0131tt\u0131 ise herhangi bir ger\u00e7e\u011fi bulunmayan bat\u0131ld\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;\u00dcst\u00fcn k\u0131lmak i\u00e7in&#8221;<\/em> anlam\u0131ndaki ifadenin ba\u015f\u0131na gelen &#8220;lam&#8221;(i\u00e7in) ta\u2019lil l\u00e2m\u2019\u0131d\u0131r ve &#8220;g\u00f6nderen&#8221; anlam\u0131ndaki fiile taalluk etmektedir. \u00dcst\u00fcn ve galib gelmek anlam\u0131n\u0131 verir. Yani delil ve belge ile b\u00fct\u00fcn dinlere kar\u015f\u0131 \u00fcst\u00fcn k\u0131lmak i\u00e7in dinini g\u00f6nderen&#8230; demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;ed-Din&#8221;<\/em> lafz\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131ndaki &#8220;elif, lam&#8221; cins i\u00e7indir. Kapsam\u0131na bat\u0131l olan b\u00fct\u00fcn dinler girmekte olup, bunlar da \u0130slam\u2019\u0131n d\u0131\u015f\u0131ndaki dinleri ifade eder.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;\u015eahid olarak Allah yeter&#8221;<\/em> ifadesindeki \u015f\u00e2hid (\u015feh\u00eed) &#8220;fa\u00eel&#8221; vezninde olup, &#8220;\u015f\u00e2hid oldu&#8221; anlam\u0131ndaki fiilden m\u00fcbala\u011fa kipidir. Bu da ya haber vermek ve bildirmek anlam\u0131ndaki \u015fehadet&#8217;ten yahut ta &#8220;haz\u0131r bulunmak&#8221; anlam\u0131ndaki \u015fehadet&#8217;ten gelmektedir. Yani ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn do\u011frulu\u011funu haber veren olarak yahut ta kendisinden hi\u00e7bir \u015feyin gizli kalmad\u0131\u011f\u0131 her\u015feyi g\u00f6ren ve haz\u0131r olan (\u015fahid) olarak Allah yeter, demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00fct\u00fcn bu ge\u00e7en a\u00e7\u0131klamalar\u0131n topluca anlam\u0131 \u015fudur: B\u00fct\u00fcn kemal s\u0131fatlar\u0131, en m\u00fckemmel ve en eksiksiz \u015fekilde y\u00fcce Allah hakk\u0131nda sabittir<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015ean\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n hamdini gerektiren hususlardan birisi de O\u2019nun kullar\u0131na ihsan etmi\u015f oldu\u011fu nimetleridir. B\u00fct\u00fcn insanlar bu nimetleri say\u0131p d\u00f6kemezler. Bu nimetlerin en b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fc ise y\u00fcce Allah\u2019\u0131n Muhammed <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131 \u00e2lemlere rahmet, takv\u00e2 sahiblerine de bir m\u00fcjde olmak \u00fczere hidayet ile ve hak din ile g\u00f6ndermi\u015f olmas\u0131d\u0131r. Onu bu din ile g\u00f6ndermesinin hikmeti ise bu dini delil ve belgelerle; g\u00fc\u00e7, iktidar ve hakim olmak suretiyle b\u00fct\u00fcn dinlere \u00fcst\u00fcn k\u0131lmakt\u0131r. Ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn do\u011frulu\u011funa ve getirdiklerinin ger\u00e7ekli\u011fine \u015fahid olarak Allah yeter.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015ean\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u015fahitli\u011fi, onun s\u00f6z\u00fc, fiili, ras\u00fbl\u00fcne yard\u0131m, mucize ve getirmi\u015f oldu\u011fu dinin apa\u00e7\u0131k hakk\u0131n kendisi oldu\u011funa dair \u00e7e\u015fitli delilleri ile desteklemesi \u015fekillerindedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;\u015eahidlik ederim ki Allah\u2019tan ba\u015fka hi\u00e7bir ilah yoktur. Bir ve tektir, O\u2019nun orta\u011f\u0131 yoktur. Bunu ikrar ederek ve (O\u2019nu) tevhid ederek (s\u00f6yl\u00fcyorum).&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eeh\u00e2detin Anlam\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>\u015eeh\u00e2det<\/em>, bir \u015fey hakk\u0131nda bilerek haber vermek, onun do\u011fru oldu\u011funa ve sabit oldu\u011funa inanmak demektir. \u0130krar ve itaat ile birlikte olmad\u0131k\u00e7a ve bu hususta kalb ile dil birbirine muvafakat etmedik\u00e7e, \u015fehadet muteber de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcce Allah m\u00fcnaf\u0131klar\u0131n s\u00f6yledikleri: &#8220;\u015eeh\u00e2det ederiz ki muhakkak sen Allah\u2019\u0131n Ras\u00fbl\u00fcs\u00fcn.&#8221; <em>(el-M\u00fcnafikun, 63\/1)<\/em> s\u00f6zlerinde, bunu dilleriyle s\u00f6ylemi\u015f olmakla birlikte yalanc\u0131 olduklar\u0131n\u0131 belirtmi\u015ftir.1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;L\u00e2 il\u00e2he illallah&#8221;<\/em> tevhid kelimesidir. B\u00fct\u00fcn peygamberler s\u00f6z birli\u011fi halinde onu getirmi\u015flerdir. Hatta hepsinin davetlerinin \u00f6z\u00fc, risaletlerinin h\u00fclasas\u0131 budur. Ne kadar ras\u00fbl gelmi\u015fse, mutlaka i\u015finin ba\u015f\u0131 bu olmu\u015ftur, merkeze onu koymu\u015ftur. Nitekim Peygamberimiz <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8220;La ilahe illallah deyinceye kadar sava\u015fmakla emrolundum. Bunu s\u00f6yledikleri takdirde -onun hakk\u0131 ile olmas\u0131 hali m\u00fcstesn\u00e2- kanlar\u0131n\u0131 ve mallar\u0131n\u0131 benden korumu\u015f olurlar. Hesablar\u0131n\u0131 g\u00f6rmek ise aziz ve celil olan Allah\u2019a aittir.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu kelimenin tevhide delalet etmesi ise m\u00fcnhas\u0131ran bir mana ifade etmesini gerektiren hem nefy, hem de isbat\u0131 (reddi ve kabul\u00fc) ihtiva etmesi itibariyledir. B\u00f6yle bir \u00fcslub ise m\u00fccerred isbattan daha beli\u011fdir. Mesela, Allah bir ve tektir demekten daha beli\u011fdir. Tevhid kelimesi birinci b\u00f6l\u00fcm\u00fcyle y\u00fcce Allah\u2019\u0131n d\u0131\u015f\u0131ndaki b\u00fct\u00fcn varl\u0131klar\u0131n ul\u00fbhiyetlerini reddetmekte, ikinci b\u00f6l\u00fcm\u00fc ile de ul\u00fbhiyetin sadece Allah i\u00e7in s\u00f6zkonusu olaca\u011f\u0131n\u0131 ortaya koymaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu tevhid kelimesinde \u015fu takdirde bir haberin gizli oldu\u011funu kabul etmek gerekir: Hakk\u0131yla ibadet olunan Allah\u2019\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7bir varl\u0131k &#8220;yoktur.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;O, bir ve tektir. O\u2019nun orta\u011f\u0131 yoktur.&#8221;<\/em> ifadesi ise tevhid kelimesinin del\u00e2let etti\u011fi anlam\u0131 te\u2019kid etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Bunu ikrar ederek&#8221;<\/em> ifadesi de <em>&#8220;\u015fehadet ederim&#8221;<\/em> fiilinin anlam\u0131n\u0131 peki\u015ftirmektedir. Maksat kalb ile dilin birlikte ikrar\u0131d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Tevhid ederek&#8221;<\/em> ibadete yaln\u0131zca Allah&#8217;a ihl\u00e2s ile y\u00f6nelerek&#8230; anlam\u0131ndad\u0131r. Bundan da kas\u0131t marifet ve isbat tevhidi esas\u0131 \u00fczerinde y\u00fckselen irade ve ki\u015finin iste\u011fi ile ger\u00e7ekle\u015ftirilen tevhiddir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Ve yine \u015fehadet ederim ki Muhammed Allah\u2019\u0131n kulu ve ras\u00fbl\u00fcd\u00fcr. Allah\u2019\u0131n salat\u0131 ve art\u0131p duran selam\u0131 ona, aile halk\u0131na ve ashab\u0131na olsun.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Allah Ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn risaletine ve kullu\u011funa \u015fahidli\u011fi, y\u00fcce Allah\u2019\u0131n tevhidine \u015fahidlik ile birlikte s\u00f6zkonusu etmesi her ikisinin de ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz oldu\u011funa i\u015faret etmek i\u00e7indir. Bunlar\u0131n biri di\u011ferinin yerini tutmaz. Bundan dolay\u0131 ezanda da (namazdaki) te\u015fehh\u00fcdde de her ikisi birlikte zikredilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kimi ilim adam\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:&#8221;Hem Biz, \u015fan\u0131n\u0131 da y\u00fckseltmedik mi?&#8221; <em>(el-\u0130n\u015firah, 94\/4)<\/em> buyru\u011funun tefsiri hakk\u0131nda \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: &#8220;Yani ben an\u0131lacak olursam, mutlaka sen de benimle birlikte an\u0131l\u0131rs\u0131n.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamber efendimizin risalet ve kulluk vas\u0131flar\u0131n\u0131 birarada s\u00f6zkonusu etmesi, kulun sahib olabilece\u011fi en y\u00fcksek vas\u0131flar\u0131n onlar olu\u015fundan dolay\u0131d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130badetin Anlam\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130badet, y\u00fcce Allah\u2019\u0131n mahlukat\u0131 kendisi sebebiyle yaratm\u0131\u015f oldu\u011fu hikmetin ifadesidir. Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Ben cinleri de, insanlar\u0131 da ancak Bana ibadet etsinler diye yaratt\u0131m.&#8221; <em>(ez-Zariyat, 51\/56)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130\u015fte yarat\u0131lm\u0131\u015f\u0131n kemali bu gayeyi ger\u00e7ekle\u015ftirmesine ba\u011fl\u0131d\u0131r. Kul, kullu\u011fu ne kadar ileri derecede ger\u00e7ekle\u015ftirebilirse, kemali o kadar artar, derecesi o kadar y\u00fckselir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bundan dolay\u0131 y\u00fcce Allah peygamberinin en y\u00fcksek hali ve en \u015ferefli makamlar\u0131nda -\u0130sra, y\u00fcce Allah\u2019a davet g\u00f6revini ifa etmesi, Allah\u2019\u0131n ona vahiy bildirmesi, \u00fczerine indirilmi\u015f olan Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019le meydan okumas\u0131 gibi- o\u2019ndan &#8220;kul&#8221; vasf\u0131yla s\u00f6z etmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Kulluk: ub\u00fbdiyyet&#8221; vasf\u0131 ile ayn\u0131 zamanda bazan ras\u00fbl\u00fcn s\u0131n\u0131r\u0131n\u0131 a\u015farak onu ul\u00fbhiyet mertebesine y\u00fckseltip a\u015f\u0131r\u0131ya ka\u00e7anlar\u0131n kanaatlerinin reddedilmesine de dikkat \u00e7ekmektedir. Sap\u0131k sufilerin yapt\u0131klar\u0131 gibi. Halbuki Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n \u015f\u00f6yle buyurdu\u011fu sahih olarak bize ula\u015fm\u0131\u015f bulunmaktad\u0131r: &#8220;Hristiyanlar\u0131n Meryem o\u011flu (\u0130sa)\u2019y\u0131 a\u015f\u0131r\u0131 ta\u2019zim ettikleri gibi, siz de beni ta\u2019zim etmeyiniz. Ben ancak bir kulum. Bu sebeple, Allah\u2019\u0131n kulu ve ras\u00fbl\u00fc deyiniz.&#8221;1\u00a0<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Maksat o ki; bu \u015fehadetle kul, Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019in Rabbine kullu\u011funu ve risaletinin kemalini itiraf ile onun kemalini ortaya koyan herbir \u00f6zellikte b\u00fct\u00fcn insanlardan \u00fcst\u00fcn oldu\u011funu dile getirmektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kul, Peygamber efendimizi haber verdi\u011fi b\u00fct\u00fcn hususlarda tasdik etmedik\u00e7e, emretti\u011fi b\u00fct\u00fcn hususlarda ona itaat edip b\u00fct\u00fcn yasaklar\u0131ndan da ka\u00e7\u0131nmad\u0131k\u00e7a bu \u015fahitli\u011fi tamamlam\u0131\u015f say\u0131lmaz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sal\u00e2t\u2019\u0131n Manas\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u00f6zl\u00fckte sal\u00e2t dua demektir. Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:&#8221;Onlara dua (sal\u00e2t) da et. \u015e\u00fcphesiz senin duan onlara huzur ve g\u00fcvendir.&#8221; <em>(et-Tevbe, 9\/103)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ras\u00fbl\u00fcne sal\u00e2t getirmenin anlam\u0131 ile ilgili olarak yap\u0131lm\u0131\u015f en sahih a\u00e7\u0131klama Buhar\u00ee\u2019nin <em>Sahih<\/em>\u2019inde Ebu\u2019l-Aliye\u2019den rivayet etti\u011fi \u015fu a\u00e7\u0131klamad\u0131r: &#8220;Allah\u2019\u0131n ras\u00fbl\u00fcne sal\u00e2t\u0131 melekler nezdinde ondan \u00f6vg\u00fc ile s\u00f6zetmesidir.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Meleklerin salat\u0131n\u0131n anlam\u0131 ile ilgili olarak me\u015fhur olan g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re bu ma\u011ffiret istemek anlam\u0131d\u0131r. Nitekim sahih hadiste \u015f\u00f6yle buyurulmaktad\u0131r: &#8220;Sizden namaz k\u0131lan bir kimse, namaz k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 yerinde k\u0131lmaya devam etti\u011fi s\u00fcrece melekler o kimseye sal\u00e2t getirirler. Allah\u2019\u0131m, ona ma\u011ffiret buyur, Allah\u2019\u0131m, ona rahmet buyur, derler.&#8221;3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130nsanlar\u0131n sal\u00e2t getirmeleri ise niyaz etmeleri, yalvar\u0131p yakarmalar\u0131, dua etmeleri demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bir ki\u015finin al&#8217;\u00ee (aile halk\u0131), akrabal\u0131k ve benzeri sa\u011flam bir ba\u011f ile kendisi ile ba\u011flant\u0131l\u0131 olan kimselerdir. Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n al&#8217;\u00ee ile kimi zaman kendilerine zekat vermenin haram oldu\u011fu kimseler kastedilir ki, bunlar Ha\u015fimo\u011fullar\u0131 ve Muttalib o\u011fullar\u0131d\u0131r. Kimi zaman da dini \u00fczere ona tabi olan herkes kastedilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u00c2l&#8221;in as\u0131l \u015fekli &#8220;ehl&#8221;dir. He\u2019nin yerine hemze getirilmi\u015ftir. \u0130ki hemze arka arkaya gelince, ikinci hemze elif&#8217;e d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bunun k\u00fc\u00e7\u00fcltme ismi &#8220;uheyl&#8221; ya da &#8220;uveyl&#8221; diye getirilir. O bak\u0131mdan ancak \u00e7o\u011fu zaman \u015feref ifade eden hususlar hakk\u0131nda kullan\u0131l\u0131r. Mesela; hacamat yapan\u0131n al&#8217;\u00ee ya da dokumac\u0131n\u0131n al&#8217;\u00ee denilmez.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Ashab&#8221; <\/em>dan kas\u0131t ise Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n sahabeleridir. Hayatta iken m\u00fc\u2019min olarak onunla kar\u015f\u0131la\u015fm\u0131\u015f ve bu hal \u00fczere \u00f6lm\u00fc\u015f olan herkese &#8220;sahabe&#8221; denilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sel\u00e2m\u2019\u0131n Anlam\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sel\u00e2m mastar bir isimdir. Ho\u015flan\u0131lmayan herbir \u015feyden sel\u00e2m verilen kimse i\u00e7in, esenlikte olmas\u0131n\u0131 istemek demektir. &#8220;es-Sel\u00e2m&#8221; y\u00fcce Allah\u2019\u0131n isimlerindendir. Her t\u00fcrl\u00fc kusur ve eksiklikten uzak olmak demektir. Yahut ta \u00e2hirette m\u00fc\u2019min kullar\u0131na selam verecektir, anlam\u0131ndad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;\u0130mdi bu (risale) k\u0131yametin kopaca\u011f\u0131 vakte kadar yard\u0131ma mazhar, kurtulu\u015fa eren f\u0131rka olan ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019in itikad\u0131na dairdir.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Emm\u00e2 ba\u2019du: \u0130mdi&#8221;<\/em> maksada ge\u00e7i\u015fi g\u00f6steren ve bu ama\u00e7la kullan\u0131lan bir kelimedir. Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> gerek hutbelerinde, gerek mektublar\u0131nda bunu \u00e7ok\u00e7a kullan\u0131rd\u0131. Nahiv\u2019cilere g\u00f6re takdiri anlam\u0131 \u015fudur: Her ne olursa olsun, \u015fimdi&#8230; s\u00f6yleyece\u011fimize gelelim.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Bu&#8221;<\/em> s\u00f6z\u00fc ile te\u2019lif edilen bu eserin ihtiva etti\u011fi itikada dair imani esaslara bir i\u015farettir ki, bunlar\u0131 da <em>&#8220;bu itikad Allah\u2019a iman etmek&#8230; d\u0131r&#8221;<\/em> diye \u00f6zetlemi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>\u0130tikad <\/em>&#8220;\u015funa itikad ediyorum&#8221;un mastar\u0131d\u0131r. Bir \u015feyi akide (inan\u00e7) edinmeyi ifade eder. Bunun da anlam\u0131 kalb ve vicdan ile bunu kat\u2019\u00ee olarak kabul edip bununla da Allah\u2019a ba\u011flan\u0131p itaat etmektir. Asl\u0131 itibariyle ipi akdetmek (d\u00fc\u011f\u00fcmlemek)den gelmektedir. Daha sonra kat\u2019\u00ee inan\u00e7 ve kararl\u0131l\u0131k hakk\u0131nda kullan\u0131lmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kurtulu\u015fa Eren F\u0131rka (F\u0131rka-i Naciye):<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;F\u0131rka&#8221;<\/em> fe harfi esreli olarak, insanlardan bir kesim demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O bu f\u0131rkay\u0131 <em>&#8220;yard\u0131ma mazhar, kurtulu\u015fa eren&#8221;<\/em> diye nitelendirmi\u015f ve bunu da Peygamber efendimizin \u015fu hadisinden hareketle s\u00f6ylemi\u015ftir: &#8220;\u00dcmmetimden bir kesim hak \u00fczere yard\u0131ma mazhar olarak kalmaya devam edecektir. Onlar\u0131 yard\u0131ms\u0131z b\u0131rakanlar\u0131n, onlara zarar\u0131 olmayacakt\u0131r. Allah\u2019\u0131n emri gelinceye kadar.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu ifadeleri kullan\u0131rken ilham ald\u0131\u011f\u0131 di\u011fer hadis de \u015fudur: &#8220;Bu \u00fcmmet yetmi\u015f\u00fc\u00e7 f\u0131rkaya ayr\u0131lacakt\u0131r. Biri m\u00fcstesna hepsi ate\u015ftedir, o ise bug\u00fcn benim ve ashab\u0131m\u0131n \u00fczerinde bulundu\u011fumuz yolun benzeri \u00fczerinde gidenlerdir.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ehl-i S\u00fcnnet Ve\u2019l-Cemaat:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat&#8221;<\/em> ifadesi <em>&#8220;f\u0131rka&#8221;<\/em> ifadesinden bedeldir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u00fcnnetten kas\u0131t bid\u2019at ve farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015flerin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131ndan \u00f6nce Ras\u00fblullah\u2019\u0131n ve ashab\u0131n\u0131n \u00fczerinde gittikleri yoldur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Cemaat&#8221;<\/em> as\u0131l anlam\u0131 itibariyle biraraya gelmi\u015f, toplanm\u0131\u015f topluluk demektir. Burada onlardan kas\u0131t ise y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kitab\u0131 ile Ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn s\u00fcnnetindeki apa\u00e7\u0131k hakk\u0131n etraf\u0131nda toplanm\u0131\u015f ve bu \u00fcmmetin selefini te\u015fkil eden ashab-\u0131 kiram ile tab\u00eeindir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;\u0130man Allah\u2019a, meleklerine, kitablar\u0131na, ras\u00fbllerine, \u00f6ld\u00fckten sonra dirili\u015fe iman etmek ve hayr\u0131yla, \u015ferriyle kadere inanmakt\u0131r.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130man\u0131n Esaslar\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130\u015fte bu alt\u0131 husus iman\u0131n esaslar\u0131d\u0131r. Ki\u015fi kitab ve s\u00fcnnetin del\u00e2let etti\u011fi do\u011fru \u015fekliyle bunlar\u0131n hepsine iman etmedik\u00e7e hi\u00e7bir kimsenin iman\u0131 tamam olmaz. Bunlardan birisini ink\u00e2r eden yahut bu \u015fekilden ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc inanan kimse k\u00e2fir olur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00fct\u00fcn bunlar me\u015fhur Cibril hadisinde; Cebrail <em>-Aleyhisselam-<\/em>\u0131n Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-e<\/em> \u0130slam\u2019a, iman ve ihsana dair soru soran bir Bedev\u00ee Arap k\u0131l\u0131\u011f\u0131nda geldi\u011fi vakit s\u00f6zkonusu edilmi\u015f esaslard\u0131r. Peygamber ona \u015f\u00f6yle demi\u015fti:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;(\u0130man) Allah\u2019a, meleklerine, kitablar\u0131na, ras\u00fbllerine iman etmendir. \u00d6ld\u00fckten sonra dirili\u015fe ve hayr\u0131 ile \u015ferri ile kadere inanmand\u0131r.&#8221;2\u00a0Kaderin ac\u0131s\u0131yla, tatl\u0131s\u0131yla y\u00fcce Allah\u2019tan oldu\u011funa inanmakt\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Meleklere \u0130man:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Mel\u00e2ike<\/em> (melekler) lafz\u0131 &#8220;melek&#8221;in \u00e7o\u011fuludur. Kelimenin as\u0131l anlam\u0131 el\u00e7ilik demek olan &#8220;el-ul\u00fbke&#8221;den gelmektedir. Melekler y\u00fcce Allah\u2019\u0131n yaratt\u0131klar\u0131ndan bir \u00e7e\u015fittir. Onlar\u0131 semav\u00e2t\u0131nda yerle\u015ftirmi\u015f, yaratt\u0131klar\u0131n\u0131n i\u015fleri ile onlar\u0131 g\u00f6revlendirmi\u015ftir. Kitab\u0131nda onlar\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kendilerine vermi\u015f oldu\u011fu emirlerde, ona kar\u015f\u0131 gelmemekle, emrolundaklar\u0131n\u0131 yapmakla ve gece g\u00fcnd\u00fcz yorulmadan, aral\u0131ks\u0131z olarak O\u2019nu tesbih etmekle nitelendirmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Onlar hakk\u0131nda s\u0131fat ve amellerine dair kitab ve s\u00fcnnette varid olmu\u015f hususlara iman etmek ve onun d\u0131\u015f\u0131ndaki hususlarda bir \u015fey s\u00f6ylememek g\u00f6revimizdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunlar Allah ve Ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn bize \u00f6\u011frettikleri d\u0131\u015f\u0131nda bilgi sahibi olmam\u0131z\u0131n s\u00f6zkonusu olmad\u0131\u011f\u0131 gayb\u00ee hususlardand\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kitablara \u0130man:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Kitablar<\/em> (el-k\u00fct\u00fcb) lafz\u0131 &#8220;kitab&#8221;\u0131n \u00e7o\u011fulu olup, toplamak ve birbirine katmak anlam\u0131na gelen &#8220;el-ketb&#8221;den gelmektedir. Kitablardan kas\u0131t semadan Allah\u2019\u0131n ras\u00fbllerine indirilen kitablard\u0131r. Bizim bu kitablardan bildiklerimiz \u0130brahim\u2019in sahifeleri, Musa <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019a levhalarda indirilmi\u015f olan Tevrat, \u0130sa\u2019ya indirilmi\u015f olan \u0130ncil, Davud\u2019a indirilmi\u015f olan Zebur ve son olarak nazil olan, \u00f6ncekilerini do\u011frulayan, onlar hakk\u0131nda h\u00fck\u00fcm vermek konumunda bulunan Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019dir. Bunlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131ndaki kitablara da icmal\u00ee (toplu) olarak inanmak gerekir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamberlere \u0130man:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>R\u00fbsul<\/em> (peygamberler, ras\u00fbller) ras\u00fbl\u00fcn \u00e7o\u011fuludur. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kendisine bir \u015feriat vahyedip onu tebli\u011f etmekle emrolunan ki\u015fiye ras\u00fbl denildi\u011fi daha \u00f6nceden belirtilmi\u015fti.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kitab\u0131nda ismini verdi\u011fi kimselere tafsil\u00ee olarak iman etmemiz gerekir. Bunlar yirmibe\u015f peygamberdir. \u015eair \u015fu s\u00f6zleriyle bunlar\u0131 zikretmi\u015f bulunmaktad\u0131r:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;\u0130\u015fte bu&#8230; h\u00fcccetimizdir.&#8221;<\/em>1\u00a0Buyru\u011funda sekizinin ile; Onunun ad\u0131 ge\u00e7er, geriye yedisi kal\u0131r, onlar\u0131n da ad\u0131 \u015fudur:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130dris, Hud, \u015euayb, Salih ve Z\u00fclkifl ile Adem ve bir de sonuncular\u0131 olan o se\u00e7kin (peygamber Muhammed)&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bunlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131ndaki ras\u00fbl ve nebilere gelince, biz onlar\u0131n nubuvvet ve risaletlerine itikad etmek anlam\u0131nda icmali olarak iman ederiz. Onlar\u0131n say\u0131lar\u0131n\u0131 ve isimlerini ara\u015ft\u0131rmak gibi bir k\u00fclfetin alt\u0131na kendimizi sokmay\u0131z. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu y\u00fcce Allah\u2019\u0131n bilgisini kendisine ay\u0131rm\u0131\u015f oldu\u011fu hususlardand\u0131r. Y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;K\u0131ssalar\u0131n\u0131 sana daha \u00f6nce anlatt\u0131\u011f\u0131m\u0131z peygamberlere de k\u0131ssalar\u0131n\u0131 sana (hen\u00fcz) anlatmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z peygamberlere de (vahyettik)&#8221;. <em>(en-Nisa, 4\/164)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu peygamberlerin kendilerine risalet olarak verilen b\u00fct\u00fcn hususlar\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kendilerine emretmi\u015f oldu\u011fu \u015fekilde tebli\u011f ettiklerine, kendilerine peygamber olarak g\u00f6nderilmi\u015f olduklar\u0131 aras\u0131ndan hi\u00e7bir kimsenin bilmemesi s\u00f6zkonusu olmayacak \u015fekilde bunlar\u0131 a\u00e7\u0131k ve se\u00e7ik bildirdiklerine, yalanc\u0131l\u0131ktan, hainlikten, tebli\u011fi gizlemekten ve ahmakl\u0131ktan yana korunmu\u015f olduklar\u0131na da iman etmek gerekir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Onlar\u0131n en faziletlileri &#8220;ulu\u2019l-azm&#8221; diye bilinen peygamberlerdir. Me\u015fhur olan g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re bunlar Muhammed, \u0130brahim, Musa ve \u0130sa ile Nuh (hepsine selam olsun)\u2019tur. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu peygamberlerin hepsi y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u015fu buyruklar\u0131nda birlikte zikredilmi\u015f bulunmaktad\u0131rlar:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Hani peygamberlerden senden, Nuh\u2019tan, \u0130brahim\u2019den, Musa\u2019dan ve Meryem o\u011flu \u0130sa\u2019dan ahidlerini alm\u0131\u015ft\u0131k.&#8221; <em>(el-Ahz\u00e2b, 33\/7); <\/em>&#8220;O \u2018dini dosdo\u011fru tutun, onda ayr\u0131l\u0131\u011fa d\u00fc\u015fmeyin\u2019 diye dinden Nuh\u2019a tavsiye etti\u011fini, sana vahyetti\u011fimizi, \u0130brahim, Musa ve \u0130sa\u2019ya tavsiye etti\u011fimizi size de \u015feriat yapt\u0131.&#8221; <em>(e\u015f-\u015e\u00fbr\u00e2, 42\/11)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ba\u2019sa (\u00d6ld\u00fckten Sonra Dirili\u015fe) \u0130man Etmek:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Ba\u2019s <\/em>as\u0131l anlam\u0131 itibariyle bir \u015feyi kald\u0131rmak ve hareket ettirmek demektir. \u015eer\u2019\u00ee bir terim olarak ba\u2019s\u2019tan kas\u0131t, \u00f6l\u00fclerin k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde diriltilmi\u015f olduklar\u0131 halde kabirlerinden \u00e7\u0131kart\u0131lmalar\u0131d\u0131r. Bunun sebebi ise aralar\u0131nda h\u00fck\u00fcm vermektir. Kim zerre a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 kadar bir hay\u0131r i\u015flemi\u015fse onu g\u00f6recek, kim de zerre a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 kadar bir k\u00f6t\u00fcl\u00fck i\u015flemi\u015fse onu g\u00f6recektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kitab\u0131nda a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015f oldu\u011fu \u015fekilde ba\u2019s\u2019a iman etmek gerekir. Bu da; D\u00fcnyada bulunan cesetler par\u00e7alanm\u0131\u015f ve da\u011f\u0131lm\u0131\u015f iken bunlar\u0131n biraraya toplanmalar\u0131, yeni bir \u015fekilde yarat\u0131lmalar\u0131 ve tekrar onlara hayat verilmesi ile ger\u00e7ekle\u015fecektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Felsefecilerle, hristiyanlar gibi cismani dirili\u015fi ink\u00e2r eden kimse k\u00e2fir olur. Bunu kabul etmekle birlikte y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ruhlar\u0131 d\u00fcnyada bulunan cisimlerin d\u0131\u015f\u0131ndaki bedenlerde diriltilece\u011fini iddia eden kimse ise bid\u2019at\u00e7i ve fas\u0131k bir kimsedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kadere \u0130man:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Kader<\/em>, kelime olarak mastard\u0131r. Bir \u015feyin miktar\u0131n\u0131 ku\u015fatmak, bilmek anlam\u0131na gelir. \u015eer\u2019\u00ee bir terim olarak kaderden kas\u0131t \u015fudur: Y\u00fcce Allah e\u015fyan\u0131n miktarlar\u0131n\u0131 ve zamanlar\u0131n\u0131 ezelden beri bilmi\u015ftir. Daha sonra da kudret ve me\u015fieti ile bunlara dair bilgisine uygun olarak bunlar\u0131 vareder. Ayr\u0131ca O, bunlar\u0131 meydana getirmeden \u00f6nce Levh(-i Mahfuz)\u2019da da yazm\u0131\u015f bulunmaktad\u0131r. Hadiste belirtildi\u011fi gibi: &#8220;Allah\u2019\u0131n ilk yaratt\u0131\u011f\u0131 \u015fey kalemdir. Ona: Yaz dedi, o: Ne yazay\u0131m? deyince, olacak olan her\u015feyi yaz, diye buyurdu.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah da \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:&#8221;\u0130ster yery\u00fcz\u00fcnde, ister nefislerinizde meydana gelen herbir musibet mutlaka bizim onu yaratmam\u0131zdan \u00f6nce o bir kitabta yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; <em>\u00a0(el-Hadid, 57\/2)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Gerek Allah aziz kitab\u0131nda kendisini, gerekse Ras\u00fbl\u00fc Muhammed -Sallallahu Aleyhi ve Sellem- O\u2019nu ne ile nitelendirmi\u015f ise bunlara-tahrif, ta\u2019til, keyfiyetlendirme ve temsil (misillendirme, \u00f6rneklendirme)- s\u00f6zkonusu olmaks\u0131z\u0131n inanmak da Allah\u2019a iman etmenin kapsam\u0131 i\u00e7erisindedir.&#8221;<\/em>1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Allah\u2019\u0131n aziz kitab\u0131nda&#8230; Allah\u2019a iman\u0131n kapsam\u0131 i\u00e7erisindedir.&#8221;<\/em> S\u00f6zleri ile daha \u00f6nce icmal\u00ee (toplu) olarak yap\u0131lm\u0131\u015f a\u00e7\u0131klamalar\u0131n etrafl\u0131 bir \u015fekilde a\u00e7\u0131klanmas\u0131na ge\u00e7ildi\u011fini g\u00f6stermektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buradaki: &#8220;min: kapsam\u0131 i\u00e7erisindedir&#8221; edat\u0131 teb\u2019\u00eed (k\u0131sm\u00eelik bildirmek) i\u00e7indir. Anlam\u0131 \u015fudur: Ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019in, iman esaslar\u0131n\u0131n ilki ve en b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fc olan Allah\u2019a iman\u0131n kapsam\u0131 i\u00e7erisinde olmak \u00fczere onlar\u0131n Allah\u2019a kendi zat\u0131n\u0131 vasfetti\u011fi \u015fekilde&#8230; iman etmeleri de vard\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Tahrif s\u00f6z konusu olmaks\u0131z\u0131n&#8221;<\/em> lafz\u0131 s\u00f6z\u00fc edilen iman ile alakal\u0131d\u0131r. Yani onlar b\u00fct\u00fcn bu bat\u0131l anlamlardan uzak bir \u015fekilde ilahi s\u0131fatlara iman ederler. Herhangi bir temsil s\u00f6zkonusu olmaks\u0131z\u0131n bu s\u0131fatlar\u0131 kabul ettikleri gibi, bu s\u0131fatlar\u0131 ta\u2019til (anlams\u0131z hale getirmek) de s\u00f6z konusu olmaks\u0131z\u0131n (mahlukata benzemekten) tenzih ederler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tahrif\u2019in Anlam\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tahrif asl\u0131nda bir \u015feyi as\u0131l halinden uzakla\u015ft\u0131r\u0131p, de\u011fi\u015ftirmek bozmak hakk\u0131nda kullan\u0131lan, bir \u015feyi cihetinden, y\u00f6n\u00fcnden ba\u015fka bir tarafa \u00e7evirmek demektir. Tahrif kipi m\u00fcbala\u011fa ifade eder.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u00f6z\u00fcn tahrif edilmesi ise hat\u0131ra gelen ilk anlamdan lafz\u0131n ancak zay\u0131f bir ihtimal ile kendisine del\u00e2let etti\u011fi bir ba\u015fka anlama kayd\u0131rmak demektir. O halde (s\u00f6z\u00fcn o manada oldu\u011funu s\u00f6yleyebilmek i\u00e7in) o anlam\u0131n kastedildi\u011fini ortaya koyacak bir karinenin bulunmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir \u015feydir.1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ta\u2019til\u2019in Anlam\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ta\u2019til bo\u015fluk, bo\u015f olmak ve terketmek demek olan \u00e2t\u0131l olmaktan gelen bir laf\u0131zd\u0131r. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:&#8221;Sahibsiz kalm\u0131\u015f kuyular.&#8221; <em>(el-Hac, 22\/55)<\/em> buyru\u011funda da bu k\u00f6kten gelen laf\u0131z kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Yani sahipleri terketmi\u015f i\u015flevsiz kalm\u0131\u015f demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Burada bundan kas\u0131t, ilahi s\u0131fatlar\u0131 reddetmek ve bu s\u0131fatlar\u0131n Allah\u2019\u0131n zat\u0131 ile kaim olduklar\u0131n\u0131 kabul etmemektir.2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tahrif ile Ta\u2019til Aras\u0131ndaki Fark:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buna g\u00f6re tahrif ile ta\u2019til aras\u0131ndaki fark \u015fudur: Ta\u2019til kitab ve s\u00fcnnetin del\u00e2let etti\u011fi ger\u00e7ek ve hak olan manay\u0131 kabul etmemek, tahrif ise nasslar\u0131 del\u00e2let etmedikleri bat\u0131l anlamlarla yorumlamakt\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Her ikisi aras\u0131ndaki ili\u015fki mutlak umum, husus ili\u015fkisidir. Yani ta\u2019til mutlak olarak tahriften daha genel kapsaml\u0131d\u0131r. Yani tahrif s\u00f6z konusu oldu mu ta\u2019til de var demektir, fakat aksi b\u00f6yle de\u011fildir. Buna g\u00f6re bat\u0131l bir anlam\u0131 kabul edip, hak olan bir manay\u0131 kabul etmeyen kimse hakk\u0131nda her iki durum da s\u00f6zkonusu iken, kitab ve s\u00fcnnette varid olan s\u0131fatlar\u0131 reddedip, bunlar\u0131n zahirlerinin kastedilmedi\u011fini iddia eden, bununla birlikte onlara bir ba\u015fka anlam da tesbit etmeksizin duran kimse hakk\u0131nda ise, tahrif s\u00f6zkonusu olmaks\u0131z\u0131n ta\u2019til var demektir. Bu da bu tutumu tak\u0131nanlar\u0131n &#8220;tefviz&#8221; ad\u0131n\u0131 verdikleri \u015feydir. M\u00fcteahhir E\u015f\u2019ar\u00ee\u2019lerin3\u00a0ve daha ba\u015fkalar\u0131n\u0131n s\u00f6yledikleri gibi selef\u2019in kabul etti\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn bu oldu\u011funu ileri s\u00fcrmek hatal\u0131 bir iddiad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc selef, manan\u0131n bilinmesi hususunda i\u015fi Allah\u2019a havale etmiyorlard\u0131. Onlar manas\u0131n\u0131 anlamad\u0131klar\u0131 bir s\u00f6z de okuyor de\u011fillerdi. Bilakis onlar kitab ve s\u00fcnnetteki nasslar\u0131n anlamlar\u0131n\u0131 anl\u0131yorlar ve y\u00fcce Allah hakk\u0131nda bunlar\u0131n sabit oldu\u011funu kabul ediyorlard\u0131. Daha sonra s\u0131fatlar\u0131n k\u00fcnhlerini yahut ta keyfiyetlerini4\u00a0tefv\u00eez ediyorlar (anlam\u0131n\u0131 Allah\u2019a havale ediyorlar)d\u0131. \u0130mam Malik\u2019e y\u00fcce Allah\u2019\u0131n Ar\u015fa istiv\u00e2s\u0131na dair soru soruldu\u011funda: &#8220;\u0130stiv\u00e2n\u0131n ne oldu\u011fu bilinen bir \u015feydir. Fakat keyfiyeti bizim i\u00e7in me\u00e7huld\u00fcr (bilinmezdir)&#8221; dedi\u011fi gibi.5<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Teky\u00eef ve Temsil\u2019in Anlam\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Teky\u00eef ve temsil s\u00f6zkonusu olmaks\u0131z\u0131n&#8221;<\/em> s\u00f6zlerine gelince, her ikisi aras\u0131ndaki fark \u015fudur: Teky\u00eef, y\u00fcce Allah\u2019\u0131n sahib oldu\u011fu s\u0131fatlar\u0131n \u015fu keyfiyette oldu\u011funa inanmak yahut ta s\u0131fatlar hakk\u0131nda bunlar\u0131n nas\u0131l oldu\u011funu soru\u015fturmakt\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Tems\u00eel<\/em> ise Allah\u2019\u0131n s\u0131fatlar\u0131n\u0131n, yarat\u0131lm\u0131\u015flar\u0131n s\u0131fatlar\u0131 gibi oldu\u011funa inanmakt\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Tekyif s\u00f6zkonusu olmaks\u0131z\u0131n&#8221;<\/em> s\u00f6zlerinden maksat bu s\u0131fatlar\u0131n keyfiyetlerini mutlak olarak reddetmek demek de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc herbir \u015feyin mutlaka herhangi bir keyfiyette olmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir \u015feydir. Maksat onlar\u0131n bu keyfiyeti bilmediklerini anlatmakt\u0131r. Zira y\u00fcce Allah\u2019\u0131n zat ve s\u0131fatlar\u0131n\u0131n keyfiyetini kendisinden ba\u015fkas\u0131 bilemez.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Bilakis y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;O\u2019nun benzeri hi\u00e7bir \u015fey yoktur ve O her\u015feyi i\u015fitendir, g\u00f6rendir.&#8221; (e\u015f-\u015e\u00fbr\u00e2, 42\/11) buyru\u011funda dile getirilen ger\u00e7e\u011fe iman ederler.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Onun benzeri hi\u00e7bir \u015fey yoktur.&#8221; \u015feklindeki y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kitab\u0131nda yer alan bu muhkem \u00e2yet, s\u0131fatlar bahsinde ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019in d\u00fcsturudur.1 \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcce Allah bu \u00e2yet-i kerime\u2019de hem nefy hem de isbat\u0131 bir arada dile getirmi\u015ftir. Kendisinin benzeri (misli) olmas\u0131n\u0131 nefyederken semi\u2019 ve basar (i\u015fitmek ve g\u00f6rmek)\u2019\u0131 isbat etmi\u015ftir. \u0130\u015fte bu da hak mezhebin Muattile\u2019nin yapt\u0131\u011f\u0131 gibi s\u0131fatlar\u0131 mutlak olarak nefyetmek olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, temsile sapanlar\u0131n yapt\u0131klar\u0131 gibi de mutlak olarak isbat etmek olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. Aksine hak yol, bunlar\u0131 temsil s\u00f6zkonusu olmaks\u0131z\u0131n \u00f6ylece kabul etmektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Onun benzeri hi\u00e7bir \u015fey yoktur.&#8221;<\/em> buyru\u011funun i\u2019rab\u0131 hususunda farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015fler vard\u0131r. Bu g\u00f6r\u00fc\u015flerin en sahih olan\u0131na g\u00f6re bu buyruktaki (benzetme edat\u0131 olan) kef tekid i\u00e7in fazladan gelmi\u015ftir. \u015eairin \u015fu beyitinde oldu\u011fu gibi:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Delikanl\u0131 Z\u00fcheyr gibisi yoktur,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ahl\u00e2k\u0131 itibariyle; faziletlerde ona denk gelecek.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Bu sebebten \u00f6t\u00fcr\u00fc onlar y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kendi zat\u0131n\u0131 nitelendirdi\u011fi vas\u0131flar\u0131 ondan nefyetmezler, kelimeleri kulan\u0131ld\u0131klar\u0131 yerlerinden (a\u00e7\u0131k anlamlar\u0131ndan) uzakla\u015ft\u0131rmak yoluna gitmezler. Onlar Allah&#8217;\u0131n isim ve \u00e2yetlerine ilh\u00e2da sapmazlar. Onun s\u0131fatlar\u0131n\u0131, yarat\u0131klar\u0131n\u0131n s\u0131fat\u0131na benzetmezler ve keyfiyetlendirmezler.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kendi zat\u0131n\u0131 nitelendi\u011fi s\u0131fatlar\u0131 O\u2019ndan nefyetmezler&#8230;&#8221;<\/em> s\u00f6zleri daha \u00f6nce ge\u00e7en ifadeler esas al\u0131narak ortaya konulmu\u015f bir ayr\u0131nt\u0131 a\u00e7\u0131klamad\u0131r. Onlar bu \u015fekilde Allah\u2019a iman ettiklerine g\u00f6re, s\u0131fatlar\u0131 nefyetmezler, tahrif etmezler, keyfiyetlendirmezler ve temsil yoluna da gitmezler demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Yerler&#8221; lafz\u0131 &#8220;yer&#8221;in \u00e7o\u011fulu olup bundan maksat ifadelerin anla\u015f\u0131lmas\u0131 gereken ve onlarla kastedilen manalard\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc laf\u0131zlar mutlak olarak kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 takdirde hat\u0131ra gelen anlamlar bunlard\u0131r. Onlar bu ilk anla\u015f\u0131lan anlamlar\u0131 b\u0131rakarak s\u00f6zleri ba\u015fka tarafa kayd\u0131rmaz, g\u00f6t\u00fcrmezler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Allah\u2019\u0131n \u0130simlerinde \u0130lhad (E\u011frili\u011fe sapmak):<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Onlar Allah\u2019\u0131n isim ve \u00e2yetlerinde ilh\u00e2da<\/em> (ink\u00e2ra, manalar\u0131n\u0131 kayd\u0131rmaya) <em>sapmazlar&#8221;<\/em> s\u00f6zlerine gelince, b\u00fcy\u00fck ilim adam\u0131 merhum \u0130bnu\u2019l-Kayyim \u015f\u00f6yle demektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Allah\u2019\u0131n isimlerinde ilh\u00e2d (e\u011frili\u011fe, ink\u00e2ra sapmak) o isimleri,\u00a0 hakikatlerini ve manalar\u0131n\u0131 onlar hakk\u0131nda sabit olmu\u015f hak anlamlar\u0131ndan uzakla\u015ft\u0131rmak demektir. Bu kelime &#8220;meyletmek, sapmak&#8221;dan al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Nitekim &#8220;lehade&#8221; k\u00f6k\u00fc de buna del\u00e2let etmektedir. Lahd de buradan gelmektedir ki, bu da ortas\u0131ndan yana do\u011fru kaym\u0131\u015f kabrin yan taraf\u0131nda yar\u0131k a\u00e7mak demektir. Haktan meyleden ve hak olmayan \u015feyleri dine sokan kimse hakk\u0131nda kullan\u0131lan &#8220;dinde m\u00fclhid&#8221; tabiri de buradan gelmektedir.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O halde Allah\u2019\u0131n isimlerinde ilhad, ya onlar\u0131 bile bile reddetmek ve b\u00fcsb\u00fct\u00fcn ink\u00e2r etmekle olur yahut ta onlar\u0131n anlamlar\u0131n\u0131 ink\u00e2r edip hi\u00e7bir anlam if\u00e2de etmeyecek \u015fekilde a\u00e7\u0131klamakt\u0131r ya da onlar\u0131 do\u011frudan uzakla\u015ft\u0131r\u0131p f\u00e2sid te\u2019villerle hakk\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kartmakt\u0131r yahut bu s\u0131fatlar\u0131 sonradan yarat\u0131lm\u0131\u015f birtak\u0131m varl\u0131klara isim vermekle olur. Vahdet-i v\u00fccudu savunanlar\u0131n ilhad\u0131 gibi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yap\u0131lan bu a\u00e7\u0131klamalar\u0131n \u00f6z\u00fc \u015fudur: Selef, y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kitab-\u0131 ker\u00eem\u2019inde kendi zat\u0131 hakk\u0131nda, ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn de y\u00fcce Allah hakk\u0131nda haber verdi\u011fi herbir \u015feye tahrif ve ta\u2019tilden, keyfiyetlendirme ve temsilden uzak bir \u015fekilde iman ederler. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n zat\u0131 ve s\u0131fatlar\u0131 hakk\u0131nda s\u00f6z s\u00f6ylemeyi ayn\u0131 konu olarak kabul ederler. \u00c7\u00fcnk\u00fc s\u0131fatlara dair s\u00f6z s\u00f6ylemek zat hakk\u0131nda s\u00f6z s\u00f6ylemenin bir ayr\u0131nt\u0131s\u0131d\u0131r. Zat hakk\u0131nda s\u00f6z s\u00f6ylerken izlenen yolun ayn\u0131s\u0131 izlenir. Zat\u0131n isbat\u0131 bir varl\u0131\u011f\u0131n isbat\u0131d\u0131r. Keyfiyetlendirme isbat\u0131 de\u011fildir. S\u0131fatlar\u0131n isbat\u0131 (yani kabul edilmesi) da bu \u015fekildedir. Bazan bu hususu \u015fu s\u00f6zleriyle dile getirirler: &#8220;Bu buyruklar te\u2019vilsiz olarak geldi\u011fi gibi kabul edilir.&#8221; Onlar\u0131n bu s\u00f6zlerini anlamayan kimseler bu ifadeler ile anlam\u0131 \u00fczerinde d\u00fc\u015f\u00fcnmeksizin lafz\u0131 okuyup ge\u00e7mek oldu\u011funu sanm\u0131\u015flard\u0131r. Oysa bu bat\u0131l bir anlay\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc burada nefyedilen te\u2019vilden kas\u0131t, manan\u0131n hakikati, \u00f6z\u00fc ve keyfiyetidir.1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130mam Ahmed <em>-Allah\u2019\u0131n rahmeti \u00fczerine olsun-<\/em> \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: &#8220;Y\u00fcce Allah ancak kendi zat\u0131n\u0131 nitelendirdi\u011fi yahut ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn onu nitelendirdi\u011fi s\u0131fatlarla vasfedilir. Bu hususta Kur\u2019\u00e2n ve hadisin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131k\u0131lmaz.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buhar\u00ee\u2019nin hocas\u0131 Nuaym b. Hamm\u00e2d da \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: &#8220;Allah\u2019\u0131 yaratt\u0131klar\u0131na benzeten kimse k\u00e2fir olur. Allah\u2019\u0131n kendi zat\u0131n\u0131 nitelendirdi\u011fi s\u0131fatlar\u0131 ink\u00e2r eden de k\u00e2fir olur. Allah\u2019\u0131n kendi zat\u0131n\u0131 nitelendirdi\u011fi vas\u0131flarda da, Ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn O\u2019nu nitelendirdi\u011fi vas\u0131flarda da ne te\u015fb\u00eeh s\u00f6zkonusudur, ne de tems\u00eel.&#8221;3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;\u00c7\u00fcnk\u00fc \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ada\u015f\u0131 yoktur, dengi yoktur, e\u015fi benzeri yoktur.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;\u00c7\u00fcnk\u00fc \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ada\u015f\u0131 yoktur&#8230;&#8221; <\/em>ifadeleri daha \u00f6nce ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat hakk\u0131nda kulland\u0131\u011f\u0131: &#8220;Onlar keyfiyet nisbet etmezler, temsile gitmezler&#8221; \u015feklindeki s\u00f6zlerinin bir gerek\u00e7esi mahiyetindedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Allah\u2019\u0131n Ada\u015f\u0131n\u0131n Olmamas\u0131n\u0131n Anlam\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;O\u2019nun ada\u015f\u0131 yoktur&#8221;<\/em> ifadesi onun ismi gibi bir isme lay\u0131k, o ismi hakedecek bir benzeri yoktur, demektir.4<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yahut ta hi\u00e7 kimse y\u00fccelikte O\u2019nunla yar\u0131\u015famaz. Bunun s\u00f6z konusu olmayaca\u011f\u0131n\u0131n delili y\u00fcce Allah\u2019\u0131n Meryem suresinde yer alan: <em>&#8220;O\u2019nun ad\u0131yla an\u0131lan bir kimse biliyor musun?&#8221;<\/em> <em>(Meryem, 19\/65)<\/em> buyru\u011fudur.5<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Burada istifh\u00e2m (soru) ink\u00e2r\u00eedir ve olumsuz anlam ta\u015f\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Allah\u2019\u0131n isimleriyle isimlendirme yap\u0131lamayaca\u011f\u0131ndan kas\u0131t, ba\u015fkas\u0131n\u0131n O\u2019nun isimleriyle adland\u0131r\u0131lamayaca\u011f\u0131 de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onun ile yarat\u0131klar\u0131 aras\u0131nda ortak olarak kullan\u0131lan baz\u0131 isimler vard\u0131r. As\u0131l maksat bu isimlerle Allah adland\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 takdirde, bu isimlerin, hi\u00e7 kimsenin bunlarda O\u2019na ortak olmad\u0131\u011f\u0131 Allah\u2019a \u00f6zg\u00fc isimler anlam\u0131nda kullan\u0131lmas\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc ortak olu\u015f, ancak ismin k\u00fcll\u00ee anlam\u0131nda s\u00f6zkonusu olur. B\u00f6yle bir \u015feyin sadece zihinde varl\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. Zihin d\u0131\u015f\u0131nda ise bunun ancak c\u00fcz\u2019\u00ee ve \u00f6zel bir manas\u0131 olur ve bu da ismin izafe edildi\u011fi zata g\u00f6re de\u011fi\u015fiklik arzeder. E\u011fer bu isim Rabbe izafe edilecek olursa, isim ona mahsus olur. Kul bu isimde onunla ortak olmaz. \u015e\u00e2yet bu isim kula izafe edilecek olursa, bu isim kula mahsus olur, Rabbin onunla ortakl\u0131\u011f\u0131 s\u00f6zkonusu olmaz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>K\u00fcfv<\/em> (denk)e gelince, bu da denk ve e\u015fit olan demektir. Y\u00fcce Allah hakk\u0131nda bunun s\u00f6zkonusu olmayaca\u011f\u0131n\u0131n delili de:&#8221;Kimse de O\u2019nun dengi de\u011fildir.&#8221;<em> (el-\u0130hlas, 112\/4) <\/em>buyru\u011fudur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O\u2019nun benzeri (en-nid) ise ona e\u015fit olan, onun ayar\u0131nda olan demektir. Y\u00fcce Allah da:&#8221;Art\u0131k Allah\u2019a e\u015fler ko\u015fmay\u0131n\u0131z.&#8221; <em>(el-Bakara, 2\/22)<\/em> diye buyurmaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;\u015ean\u0131 y\u00fcce Allah yaratt\u0131klar\u0131 ile k\u0131yas edilemez.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yaratt\u0131klar\u0131 ile k\u0131yas edilemez&#8221; <\/em>ifadesinden maksat, k\u0131yas edilen ile kendisine k\u0131yas olunan aras\u0131nda il\u00e2h\u00ee \u00f6zellikler bak\u0131m\u0131ndan benzerli\u011fi ve e\u015fitli\u011fi gerektirecek k\u0131yaslardan herhangi birisinin yap\u0131lmas\u0131n\u0131n caiz olmad\u0131\u011f\u0131d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Temsil (Benzerlik) K\u0131yas\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bunun \u00f6rne\u011fi usul alimlerinin ortak bir h\u00fck\u00fcm bak\u0131m\u0131ndan fer\u2019in (k\u00fc\u00e7\u00fck \u00f6nermenin) asl\u2019a (b\u00fcy\u00fck \u00f6nermeye) kat\u0131lmas\u0131 \u015feklinde tan\u0131mlad\u0131klar\u0131 temsil k\u0131yas\u0131d\u0131r. Haraml\u0131k bak\u0131m\u0131ndan h\u00fckm\u00fcn illetini te\u015fkil eden sarho\u015fluk vermek \u015feklindeki ortak \u00f6zellikleri dolay\u0131s\u0131 ile sarho\u015fluk veren di\u011fer i\u00e7eceklerin \u015faraba kat\u0131lmas\u0131 (onun h\u00fckm\u00fcnde de\u011ferlendirilmesi) gibi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buna g\u00f6re temsil k\u0131yas\u0131, b\u00fcy\u00fck \u00f6nerme ile k\u00fc\u00e7\u00fck \u00f6nerme aras\u0131ndaki benzerli\u011fin varl\u0131\u011f\u0131na dayal\u0131d\u0131r. \u015ean\u0131 y\u00fcce Allah\u2019a ise yaratt\u0131klar\u0131ndan herhangi bir \u015feyin benzer ve misli kabul edilmesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015e\u00fcm\u00fbl (Kapsaml\u0131l\u0131k) K\u0131yas\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015e\u00fcm\u00fbl k\u0131yas\u0131 da buna \u00f6rnektir. Bu da mant\u0131k\u00e7\u0131lar taraf\u0131ndan k\u00fcll\u00ee olan bir \u015feyi, c\u00fcz\u2019\u00ee olan bir \u015feye delil g\u00f6stermektir. Bu da c\u00fcz\u2019\u00ee olan\u0131n ba\u015fkalar\u0131 ile birlikte bu k\u00fcll\u00ee olan\u0131n kapsam\u0131 i\u00e7erisinde olmas\u0131 suretiyle yap\u0131l\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu k\u0131yas\u0131n esas\u0131 ise, k\u00fcll\u00eenin kapsam\u0131 i\u00e7erisinde bulunan birimlerin birbirlerine e\u015fit olmas\u0131 esas\u0131na dayal\u0131d\u0131r. Bundan dolay\u0131 k\u00fcll\u00ee olan hakk\u0131nda verilen h\u00fck\u00fcm, bunlar\u0131n herbirisi hakk\u0131nda da ge\u00e7erlidir. Oysa y\u00fcce Allah ile yaratt\u0131klar\u0131ndan herhangi birisi aras\u0131nda e\u015fitlik olmayaca\u011f\u0131 bilinen bir husustur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Evl\u00e2 Olan K\u0131yas:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah hakk\u0131nda k\u0131yas-\u0131 evl\u00e2 kullan\u0131l\u0131r. Bunun muhtevas\u0131 \u015f\u00f6yledir: Yarat\u0131klar aras\u0131nda sabit olmu\u015f ve yarat\u0131c\u0131n\u0131n da onunla nitelendirilmesi m\u00fcmk\u00fcn olan herbir kemal s\u0131fat\u0131 o yarat\u0131lm\u0131\u015ftan ziyade ve \u00f6ncelikli olmak \u00fczere yarat\u0131c\u0131ya yak\u0131\u015f\u0131r. Yarat\u0131lm\u0131\u015f\u0131n m\u00fcnezzeh bulundu\u011fu herbir eksiklikten ise yarat\u0131c\u0131n\u0131n tenzih edilmesi daha bir uygundur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kemal Kaidesi:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ayn\u0131 \u015fekilde \u015fu anlam\u0131 dile getiren kemal kaidesi de b\u00f6yledir; Birisi bir kemal s\u0131fat\u0131na sahib, di\u011feri ise o s\u0131fata sahib olmas\u0131 imk\u00e2ns\u0131z iki varl\u0131k d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclecek olursa, elbetteki birincisi, ikincisinden daha m\u00fckemmeldir. \u0130\u015fte b\u00f6yle bir s\u0131fat\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 kemal, yoklu\u011fu ise eksiklik oldu\u011fu takdirde y\u00fcce Allah\u2019\u0131n b\u00f6yle bir s\u0131fata sahip oldu\u011funun kabul edilmesi gerektirir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;\u015e\u00fcphesiz ki O hem kendi zat\u0131n\u0131, hem de ba\u015fkas\u0131n\u0131 en iyi bilendir. O\u2019nun s\u00f6z\u00fc yarat\u0131lm\u0131\u015flar\u0131n s\u00f6z\u00fcnden daha do\u011fru ve daha g\u00fczeldir.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Di\u011fer taraftan Allah\u2019\u0131n ras\u00fblleri de O\u2019nun hakk\u0131nda bilmedikleri \u015feyleri s\u00f6yleyenlerin aksine hem do\u011fru s\u00f6zl\u00fcd\u00fcrler, hem de do\u011fruluklar\u0131 tasdik edilmi\u015f olanlard\u0131r.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;O kendi zat\u0131n\u0131 da, ba\u015fkas\u0131n\u0131 da en iyi bilendir&#8230; Di\u011fer taraftan Allah\u2019\u0131n ras\u00fblleri de&#8230; hem do\u011fru s\u00f6zl\u00fcd\u00fcr, hem de do\u011fruluklar\u0131 tasdik edilmi\u015f olanlard\u0131r..&#8221;<\/em> ifadeleri kitab ve s\u00fcnnette varid olmu\u015f b\u00fct\u00fcn s\u0131fatlara iman hususunda selefin izledi\u011fi yolun do\u011frulu\u011funu a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. \u015ean\u0131 y\u00fcce Allah hem kendisini, hem ba\u015fkalar\u0131n\u0131 en iyi bilen oldu\u011funa g\u00f6re, o s\u00f6z\u00fc en do\u011fru ve en g\u00fczel oldu\u011funa g\u00f6re, ras\u00fblleri de <em>-salat ve selam onlara-<\/em>onun hakk\u0131nda haber verdikleri b\u00fct\u00fcn hususlarda do\u011fruyu s\u00f6ylediklerine, vak\u0131aya ayk\u0131r\u0131 olarak hakk\u0131nda haber vermekten, O\u2019na kar\u015f\u0131 yalan s\u00f6ylemekten korunmu\u015f olduklar\u0131na g\u00f6re; s\u0131fatlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmek ya da etmemek hususunda y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ve b\u00fct\u00fcn yarat\u0131lm\u0131\u015flar aras\u0131nda Allah\u2019\u0131 en iyi tan\u0131yan ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn onun hakk\u0131nda s\u00f6ylediklerinin esas dayanak al\u0131nmas\u0131 gerekir ve bu hususta y\u00fcce Allah\u2019a kar\u015f\u0131 yalan uydurup iftira eden ve bilmediklerini s\u00f6yleyen kimselerin s\u00f6zlerine bakmamak gerekir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u00f6z\u00fcn Manalara Del\u00e2leti:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu husus \u015f\u00f6yle a\u00e7\u0131klan\u0131r: \u0130fadelerin del\u00e2leti \u00fc\u00e7 sebebten biri dolay\u0131s\u0131yla onlardan kastedilen manalara m\u00fcnhas\u0131r kabul edilir: Ya konu\u015fan\u0131n cahilli\u011fi ve ne s\u00f6yledi\u011fini bilmemesi, ya maksad\u0131n\u0131 iyice a\u00e7\u0131klayamamas\u0131 ve buna g\u00fc\u00e7 yetirememesi yahut yalan s\u00f6ylemesi, aldatmas\u0131 ve ger\u00e7ekleri gizlemesi dolay\u0131s\u0131yla.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kitab ve s\u00fcnnetin nasslar\u0131 ise her bak\u0131mdan bu \u00fc\u00e7 husustan b\u00fcsb\u00fct\u00fcn uzakt\u0131r. Allah\u2019\u0131n da, ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn de s\u00f6zleri son derece a\u00e7\u0131k ve anla\u015f\u0131l\u0131rd\u0131r. Di\u011fer taraftan do\u011frulukta ve s\u00f6zlerinin vak\u0131aya uygunlu\u011fu bak\u0131m\u0131ndan en \u00fcst\u00fcn \u00f6rnek de onundur. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu s\u00f6z harici nisbetleri kemal derecesinde bilen zattan sad\u0131r olmu\u015ftur. Ayn\u0131 \u015fekilde bu s\u00f6z insanlar\u0131 hidayete iletip onlara do\u011fru yolu g\u00f6stermek noktas\u0131nda m\u00fckemmel bir arzu ve istek sahibi, onlar\u0131n iyili\u011fini tam anlam\u0131yla isteyen ve onlara kar\u015f\u0131 \u015fefkatli olan bir zattan sad\u0131r olmu\u015ftur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O halde en m\u00fckemmel \u015fekilde maksada del\u00e2let edip muhataba maksad\u0131 kavratman\u0131n esas\u0131n\u0131 te\u015fkil eden \u00fc\u00e7 unsur, onun s\u00f6zlerinde bir arada bulunmaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ras\u00fblullah <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> insanlara haber vermek istedi\u011fi hususlar\u0131 en iyi bilendir. Bunu a\u00e7\u0131klamaya ve dile getirmeye de insanlar\u0131n en muktedir olanlar\u0131d\u0131r. \u0130nsanlar\u0131n hidayet bulmas\u0131n\u0131 en ileri derecede isteyen ve b\u00f6yle bir \u015feyi hepsinden daha \u00e7ok arzu eden odur. Dolay\u0131s\u0131yla O\u2019nun s\u00f6zlerinde herhangi bir eksiklik ve kusurun bulunmas\u0131na imk\u00e2n yoktur. Ba\u015fkalar\u0131n\u0131n s\u00f6zleri ise b\u00f6yle olamaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu ba\u015fkalar\u0131n\u0131n s\u00f6zleri, bu \u00fc\u00e7 husustan birisinde ya da hepsinde bir kusurdan uzak de\u011fildir. Bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc ba\u015fkas\u0131n\u0131n s\u00f6yledi\u011fi s\u00f6zlerin onun s\u00f6zlerine -s\u00f6zleri b\u0131rak\u0131l\u0131p ba\u015fkas\u0131n\u0131n s\u00f6zlerine y\u00f6nelmek \u015f\u00f6yle dursun- denk tutulmas\u0131 do\u011fru olamaz. B\u00f6yle bir i\u015fi yapmak son derece sap\u0131kl\u0131kt\u0131r ve \u00e7aresizli\u011fin en ileri derecesidir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Bundan dolay\u0131 y\u00fcce Allah: &#8220;\u0130zzet sahibi olan Rabbin onlar\u0131n niteleyegeldiklerinden m\u00fcnezzehtir. G\u00f6nderilmi\u015f peygamberlere sel\u00e2m olsun, \u00e2lemlerin Rabbi Allah\u2019a da hamdolsun.&#8221; (es-Saffat, 37\/180-182) diye buyurmaktad\u0131r.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>B\u00f6ylelikle O, ras\u00fbllere muhalif olarak zat\u0131n\u0131 vasfedenlerin bu nitelemelerinden kendi zat\u0131n\u0131 tenzih etmekte, ras\u00fbllerine de -s\u00f6ylediklerinin eksiklik ve kusurdan uzak olmas\u0131 sebebiyle- selam olsun, demektedir.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Bundan dolay\u0131&#8230; diye buyurmu\u015ftur&#8221;<\/em> s\u00f6zleri daha \u00f6nce ge\u00e7en Allah ve Ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn kel\u00e2m\u0131 do\u011fruluk bak\u0131m\u0131ndan en m\u00fckemmel, a\u00e7\u0131klamak ve mahlukat\u0131n iyili\u011fini istemek bak\u0131m\u0131ndan en eksiksiz, herkesin s\u00f6zlerindeki kusur ve eksikliklerden en uzak oldu\u011funa dair kulland\u0131\u011f\u0131 ifadelerin gerek\u00e7eleridir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tesbihin Anlam\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Subh\u00e2n<\/em> (tesbih ve tenzih etmek)&#8221; tesb\u00eehten mastard\u0131r. Tesbih ise k\u00f6t\u00fcl\u00fckten tenzih etmek ve uzak tutmakt\u0131r. Asl\u0131 h\u0131z, ayr\u0131l\u0131p gitmek ve uzakla\u015ft\u0131rmak anlam\u0131n\u0131 ihtiva eden &#8220;es-sebh&#8221;den gelmektedir. H\u0131zl\u0131 ko\u015fan ata: &#8220;ferasun seb\u00fbhun&#8221; denilmesi de buradan gelmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Rabbin izzet sahibi oldu\u011fu&#8221;nun s\u00f6ylenmesi O\u2019nun b\u00f6yle bir s\u0131fata sahib oldu\u011funu anlatmakt\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O bak\u0131mdan y\u00fcce Allah m\u00fc\u015friklerin kendisine nisbet ettikleri e\u015fi bulunmaktan, \u00e7ocuklar\u0131 olmaktan, her t\u00fcrl\u00fc eksiklik ve kusurdan kendisini tenzih etmekte, daha sonra da ras\u00fbllerine sal\u00e2t ve sel\u00e2m getirmektedir. Bu yolla y\u00fcce Allah\u2019\u0131n tenzih edilmesinin ve her t\u00fcrl\u00fc eksiklik ve kusur \u015faibesinin ondan uzakla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131n gerekti\u011fine i\u015faret edildi\u011fi gibi, ras\u00fbllerin de ayn\u0131 \u015fekilde s\u00f6z ve fiillerinde hert\u00fcrl\u00fc kusurdan uzak olduklar\u0131na iman etmenin gere\u011fine de i\u015faret etmektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar Allah\u2019a yalan s\u00f6ylemezler, O\u2019na ortak ko\u015fmazlar. \u00dcmmetlerini aldatmazlar, Allah hakk\u0131nda haktan ba\u015fkas\u0131n\u0131 s\u00f6ylemezler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;\u00c2lemlerin Rabbi Allah\u2019a hamdolsun&#8221; <\/em>buyru\u011fu da Allah<em>-Subhanehu ve Te\u00e2la-<\/em>\u2019n\u0131n sahib oldu\u011fu kemal ve celal s\u0131fatlar\u0131, \u00f6v\u00fclmeye de\u011fer fiilleri dolay\u0131s\u0131yla kendi zat\u0131na bir \u00f6vg\u00fcd\u00fcr.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hamdin anlam\u0131na dair a\u00e7\u0131klamalar daha \u00f6nceden ge\u00e7ti\u011finden burada tekrarlamaya gerek yoktur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Y\u00fcce Allah kendi zat\u0131n\u0131 nitelendirdi\u011fi ve kendisine verdi\u011fi isimlerinde hem nefy, hem de isbat\u0131 birarada zikretmi\u015f bulunmaktad\u0131r.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00d6nceki a\u00e7\u0131klamalar\u0131nda ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019in y\u00fcce Allah\u2019\u0131 kendi zat\u0131n\u0131 ve Ras\u00fbl\u00fc\u2019n\u00fcn O\u2019nu nitelendirdi\u011fi s\u0131fatlarla vasfettiklerini a\u00e7\u0131klad\u0131ktan sonra -ve b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n hepsi isbat ya da hepsi nefy olmad\u0131klar\u0131ndan dolay\u0131- bu hususa: &#8220;Y\u00fcce Allah hem&#8230;&#8221; s\u00f6zleriyle i\u015faret etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eunu belirtelim ki, isim ve s\u0131fatlar hususunda nefy ve isbat, bir bak\u0131ma m\u00fccmel (toplu ve \u00f6zl\u00fc) ifadelerdir. Bir bak\u0131ma da mufassald\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Nefy\u2019de \u0130cmal:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Nefy\u2019de icmal aziz ve celil olan Allah\u2019tan kemali ile \u00e7eli\u015fen her t\u00fcrl\u00fc kusur ve eksikliklerin uzak oldu\u011funu belirtmektir. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:&#8221;O\u2019nun benzeri hi\u00e7bir \u015fey yoktur.&#8221; <em>(e\u015f-\u015eura, 42\/11)<\/em>;&#8221;O\u2019nun ad\u0131yla an\u0131lan bir kimse biliyor musun?&#8221; <em>(Meryem, 19\/65)<\/em>;&#8221;Allah onlar\u0131n niteleyegeldiklerinden m\u00fcnezzehtir.&#8221; <em>(el-Muminun, 23\/91)<\/em> buyruklar\u0131 buna \u00f6rnektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Nefy Hususunda Tafsil\u00e2tl\u0131 A\u00e7\u0131klamalar:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Nefy hususunda tafsil\u00e2ta (geni\u015f a\u00e7\u0131klamaya) gelince, o da y\u00fcce Allah\u2019\u0131n bu kusur ve eksikliklerin herbirisinden ayr\u0131 ayr\u0131 tenzih edilmesi demektir. Babas\u0131, o\u011flu, orta\u011f\u0131, zevcesi, e\u015fi, dengi, z\u0131tt\u0131 bulunmaktan cahillikten, \u00e2cizlikten, \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131ktan, unutmaktan, uyuklamaktan, uykudan, abes i\u015fler yapmaktan, bat\u0131l i\u015fler yapmaktan&#8230; tek tek ve ayr\u0131 olarak tenzih edilmesi demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ne y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kitab\u0131nda ne de s\u00fcnnet-i seniyye\u2019de kat\u0131ks\u0131z bir nefy s\u00f6zkonusu de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc kat\u0131ks\u0131z nefy\u2019in \u00f6v\u00fcn\u00fclmeyi gerektiren bir taraf\u0131 yoktur. Her iki t\u00fcr\u00fcyle nefy\u2019den maksat ise, bunlar\u0131n z\u0131tt\u0131n\u0131 te\u015fkil eden kemali isbat etmektir: O\u2019nun orta\u011f\u0131n\u0131n, e\u015finin ve benzerinin olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek, azametinin kemalini isbat etmek (a\u00e7\u0131klamak, ortaya koymak) i\u00e7indir. \u00c2ciz olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kudretinin kemal derecesinde oldu\u011funu; cahil olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek ise ilminin geni\u015fli\u011fini ve ku\u015fat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya koymak, zalim olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek, adaletinin kemalini a\u00e7\u0131klamak; abes (bo\u015f i\u015f) yapmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek, hikmetinin kemalini ortaya koymak; uyuklama, uyku ve \u00f6l\u00fcm\u00fcn O\u2019nun hakk\u0131nda s\u00f6zkonusu olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek, hayat ve kayy\u00fbmiyetinin kemalini ortaya koymak; i\u00e7indir&#8230; \u0130\u015fte bundan dolay\u0131 kitab ve s\u00fcnnette nefy, \u00e7o\u011fu hallerde m\u00fccmel (toplu ve \u00f6zl\u00fc) ifadelerle gelmektedir. \u0130sbat ifadeleri ise b\u00f6yle de\u011fildir. Bunlarda tafsil\u00e2tl\u0131 a\u00e7\u0131klamalar, \u00f6zl\u00fc a\u00e7\u0131klamalardan fazlad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunlar bizatihi a\u00e7\u0131klanmas\u0131 istenen hususlard\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130sbatta \u0130cmal\u00ee \u0130fadeler:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130sbat hususunda icmal\u00ee ifadelere gelince, mutlak kemalin, mutlak hamdin, mutlak mecdin (\u015fan ve \u015ferefin) ve buna benzer hususlar\u0131n Allah\u2019ta bulundu\u011funu s\u00f6ylemektir. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:&#8221;Hamd, \u00e2lemlerin Rabbi Allah\u2019a mahsustur.&#8221;<em> (el-F\u00e2tiha, 1\/2)<\/em>;&#8221;En y\u00fcce s\u0131fatlar ise Allah\u2019a aittir.&#8221; <em>(en-Nahl, 16\/60)<\/em> buyruklar\u0131nda oldu\u011fu gibi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130sb\u00e2tta Tafs\u00eel (Geni\u015f A\u00e7\u0131klamalar):<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130sbatta tafsili a\u00e7\u0131klamalara gelince, bu kitab ve s\u00fcnnette v\u00e2rid olmu\u015f, hert\u00fcrl\u00fc isim ve s\u0131fat\u0131 kapsar. Bu da pek \u00e7oktur, \u00f6yle ki herhangi bir kimsenin b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 say\u0131p d\u00f6kmesi dahi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunlar\u0131n baz\u0131lar\u0131n\u0131 da y\u00fcce Allah kendi ilmine tahsis etmi\u015f (ba\u015fkalar\u0131na bildirmemi\u015f)dir. Nitekim Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Seni tenzih ederiz. Biz sana \u00f6vg\u00fc ifadelerin tamam\u0131n\u0131 say\u0131p d\u00f6kemeyiz. Sen bizzat kendi zat\u0131n\u0131 \u00f6vd\u00fc\u011f\u00fcn gibisin.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Darl\u0131k ve s\u0131k\u0131nt\u0131 i\u00e7erisinde olan\u0131n yapaca\u011f\u0131 dua ile ilgili hadiste de \u015f\u00f6yle demektedir: &#8220;Kendine isim olarak verdi\u011fin yahut kitab\u0131nda indirdi\u011fin yada mahlukat\u0131ndan herhangi bir kimseye \u00f6\u011fretti\u011fin yahut gayb ilminde kendi nezdinde kendin i\u00e7in mahfuz tuttu\u011fun, sahip oldu\u011fun herbir isimle senden diliyorum&#8230;&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat ras\u00fbllerin getirdiklerinden ba\u015fka tarafa sapmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc o y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kendilerine nimetler ihsan etmi\u015f oldu\u011fu peygamberlerin, s\u0131ddiyklar\u0131n, \u015fehitlerin ve salihlerin yolu olan dosdo\u011fru yol olan s\u0131rat-\u0131 mustakim\u2019dir.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat ras\u00fbllerin getirdiklerinden&#8230;&#8221; <\/em>ifadeleri daha \u00f6nce ge\u00e7mi\u015f bulunan ifadelere ba\u011fl\u0131 bir sonu\u00e7tur. \u00c7\u00fcnk\u00fc peygamberlerin getirdiklerinin, uyulmas\u0131 gereken hakk\u0131n kendisi oldu\u011fu belirtilmi\u015f idi. \u0130\u015fte bu yoldan sapmak do\u011fru olamaz. Buna gerek\u00e7e olarak da bu yolun s\u0131rat-\u0131 mustakim oldu\u011funu g\u00f6stermektedir. Yani hi\u00e7bir e\u011frilik ve sapman\u0131n s\u00f6zkonusu olmad\u0131\u011f\u0131, her\u015feyiyle mutedil ve dosdo\u011fru yol demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u0131rat-\u0131 Mustakim:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u0131rat-\u0131 mustakim (dosdo\u011fru yol) ancak bir tane olabilir. Kim bundan sapar yahut kayarsa o sap\u0131kl\u0131\u011f\u0131n ve zalimli\u011fin yollar\u0131ndan herhangi birisine d\u00fc\u015fer. Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u015e\u00fcphesiz ki bu benim dosdo\u011fru yolumdur. O halde ona uyun, ba\u015fka yollara uymay\u0131n, sonra sizi O\u2019nun yolundan ay\u0131r\u0131rlar.&#8221;<em> (el-En\u2019am, 6\/153)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u0131rat-\u0131 mustakim vasat \u00fcmmetin yoludur. \u0130frat ile tefrit u\u00e7lar\u0131 aras\u0131ndaki yoldur. Bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc y\u00fcce Allah bizlere namaz\u0131n herbir rek\u00e2tinde bizleri s\u0131rat-\u0131 mustakim\u2019e iletmesini istememizi emretmi\u015f ve \u00f6\u011fretmi\u015ftir. Yani biz ondan bu yolu izleyip tabi olma ilham ve ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131 vermesini istememizi dilemi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kendilerine nimetler ihsan etmi\u015f oldu\u011fu peygamberlerin, s\u0131dd\u0131klar\u0131n, \u015fehidlerin ve salihlerin yoludur. Esasen arkada\u015f olarak bunlar ne g\u00fczeldir.*<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019in \u00fc\u00e7te birine denk d\u00fc\u015fen \u0130hlas suresinde y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kendi zat\u0131na dair belirtti\u011fi vas\u0131flar\u0131 da bu \u00e7er\u00e7eve i\u00e7erisindedir. Y\u00fcce Allah bu surede \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;De ki; O, Allah\u2019t\u0131r, bir tektir. Allah\u2019t\u0131r, sameddir, do\u011furmam\u0131\u015ft\u0131r, do\u011furulmam\u0131\u015ft\u0131r. Kimse de O\u2019nun dengi de\u011fildir.&#8221; (el-\u0130hlas, 112\/1-4)&#8221; <\/em>1<em>\u00a0<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Bunun kapsam\u0131na&#8230; girer&#8221;<\/em> ifadeleri ile nefy ve isbat hususunda iman edilmesi gereken isim ve s\u0131fatlar\u0131 ihtiva eden, kitab ve s\u00fcnnetteki nasslar\u0131 zikretmeye ba\u015flamaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O, bu i\u015fe bu pek b\u00fcy\u00fck sureyi zikrederek ba\u015flad\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu sure ba\u015fka surelerin kapsamad\u0131\u011f\u0131 hususlar\u0131 kapsamaktad\u0131r. Bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc buna \u0130hlas suresi ad\u0131 verilmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu sure tevhidi \u015firk ve putperestli\u011fin hert\u00fcrl\u00fc \u015faibesinden soyutlamaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130mam Ahmed, <em>M\u00fcsned<\/em>\u2019inde kaydetti\u011fi rivayete g\u00f6re Ubeyy b. Ka\u2019b <em>-Rad\u0131yallahu anh-<\/em> bu surenin n\u00fczul sebebi hakk\u0131nda \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: M\u00fc\u015frikler: Ey Muhammed dediler. Bize Rabbini tan\u0131t. Bunun \u00fczerine \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah:<em> &#8220;Deki: O, Allah\u2019t\u0131r. Bir, tektir. Allah\u2019t\u0131r, sameddir&#8230;&#8221;<\/em> diye ba\u015flayan sureyi sonuna kadar indirdi.2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sahih(-i Buhar\u00ee)\u2019de bu surenin Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131n \u00fc\u00e7te birine denk d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcne dair rivayet sabit olmu\u015ftur. \u0130lim adamlar\u0131 bunun yorumu hususunda farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015flere sahiptirler. Bunlar\u0131n do\u011fru olma ihtimali en y\u00fcksek olan \u015eeyhu\u2019l-\u0130slam\u2019\u0131n, Ebu\u2019l-Abbas\u2019tan3 nakletti\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn h\u00fclasas\u0131 da \u015fudur: Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem \u015fu \u00fc\u00e7 temel maksad\u0131 kapsar:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- F\u0131k\u0131h ve ahlak ilminin konusunu te\u015fkil eden ameli ahk\u00e2m ve \u015fer\u2019\u00ee h\u00fck\u00fcmleri ihtiva eden emir ve nehiyler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- Ge\u00e7mi\u015f peygamberlerin -sal\u00e2t ve sel\u00e2m onlara- \u00fcmmetleri ile ba\u015flar\u0131ndan ge\u00e7en olaylar\u0131, onlar\u0131 yalanlayanlar\u0131 ku\u015fatan hel\u00e2k t\u00fcrlerini, vaad ve tehdit \u00e7e\u015fitlerini, m\u00fckafat ve ceza ile ilgili tafsilat\u0131 ihtiva eden k\u0131ssalar ve haberler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3- Tevhide, kullar\u0131n y\u00fcce Allah\u2019\u0131n bilmeleri gereken isim ve s\u0131fatlar\u0131na dair ilim. \u0130\u015fte bu, bu \u00fc\u00e7 hususun en \u015ferefli olan\u0131d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130hlas suresi de bu ilmin esaslar\u0131n\u0131 ihtiva edip, bunlar\u0131 kapsaml\u0131 bir \u015fekilde dile getirdi\u011finden \u00f6t\u00fcr\u00fc bu sure Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131n \u00fc\u00e7te birine denk d\u00fc\u015fer, demek do\u011frudur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu surenin tevhid ilimlerinin tamam\u0131n\u0131 ve ilmi ve itikad\u00ee tevhidin ana konular\u0131n\u0131 te\u015fkil eden esaslar\u0131n\u0131 nas\u0131l ku\u015fatm\u0131\u015f oldu\u011funa gelince, bunun ile ilgili olarak da \u015funlar\u0131 s\u00f6yleyebiliriz:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130sbat Tevhidi:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:<em>&#8220;Allah\u2019t\u0131r, bir tektir&#8221;<\/em>\u00a0 buyru\u011fu her bak\u0131mdan orta\u011f\u0131n\u0131n bulunmas\u0131n\u0131n nefyedildi\u011fine delildir. Zat\u0131nda, s\u0131fatlar\u0131nda ve fiillerinde orta\u011f\u0131n\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya koymaktad\u0131r. \u015ean\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n azamet, kemal, mecd, cel\u00e2l ve kibriy\u00e2 s\u0131fatlar\u0131na da tek ba\u015f\u0131na sahip oldu\u011funun delilidir. Bundan dolay\u0131 isbat halinde &#8220;ehad: bir tek&#8221; lafz\u0131, ancak y\u00fcce Allah hakk\u0131nda kullan\u0131l\u0131r ve bu &#8220;bir (v\u00e2hid)&#8221;den daha beli\u011fdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Samed:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:<em>&#8220;Allah\u2019t\u0131r, sameddir&#8221;<\/em>\u00a0 buyru\u011funda ge\u00e7en &#8220;samed&#8221;i \u0130bn Abbas <em>-Rad\u0131yallahu anh-<\/em> \u015fu s\u00f6zleriyle a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r: &#8220;Efendili\u011fi kemal derecesinde olan seyyid, \u015ferefi kemal derecesinde olan \u015ferif, azameti kemal derecesinde olan azim, hilmi (cahillerin cahilli\u011fini affedi\u015fi) kemal derecesinde halim, ba\u015fka varl\u0131klara muhta\u00e7 olmay\u0131\u015f\u0131 kemal derecesinde \u011fani, ceberrutu kemal derecesinde cebb\u00e2r, ilmi kemal derecesinde \u00e2lim, hikmeti kemal derecesinde hak\u00eemdir. Samed hert\u00fcrl\u00fc \u015feref ve efendilikte kemal sahibi olan demektir. O da aziz ve celil olan Allah\u2019t\u0131r. \u0130\u015fte O\u2019nun bu s\u0131fatlar\u0131 ancak O\u2019na yara\u015f\u0131r, O\u2019nun dengi yoktur, O\u2019nun benzeri yoktur.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Samed, kar\u0131n bo\u015flu\u011fu olmayan2\u00a0diye a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 gibi b\u00fct\u00fcn mahlukat\u0131n kendisine boyun e\u011fdi\u011fi b\u00fct\u00fcn ihtiya\u00e7 ve isteklerinde kendisine y\u00f6neldi\u011fi kimse3\u00a0diye de a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buna g\u00f6re y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ehadiyyetini kabul etmek ortakl\u0131\u011f\u0131 ve benzerli\u011fi reddetmeyi ihtiva etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ge\u00e7en b\u00fct\u00fcn anlamlar\u0131yla samediyyeti isbat etmek; b\u00fct\u00fcn g\u00fczel isimlerin ve y\u00fcce s\u0131fatlar\u0131n tafsilat\u0131n\u0131 isbat\u0131 da ihtiva eder. \u0130\u015fte isbat tevhidi de budur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tenzih Tevhidi:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130kinci t\u00fcr olan tenzih tevhidine gelince, bu da y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: <em>&#8220;Do\u011fmam\u0131\u015ft\u0131r, do\u011furulmam\u0131\u015ft\u0131r. Kimse de O\u2019nun dengi de\u011fildir&#8221;<\/em>\u00a0 buyru\u011fundan anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Nitekim toplu olarak da<em> &#8220;O, Allah\u2019t\u0131r, bir tektir&#8221;<\/em>\u00a0 buyru\u011fundan da anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Yani kimse ondan dallan\u0131p budaklanmad\u0131\u011f\u0131 gibi, kendisi de kimsenin dal\u0131 buda\u011f\u0131 de\u011fildir. O\u2019nun dengi, misli ve benzeri yoktur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130\u015fte bu surenin itikad ve marifet tevhidini, \u015fan\u0131 y\u00fcce Rab hakk\u0131nda kabul edilmesi gereken ve mutlak olarak ortakl\u0131\u011fa ayk\u0131r\u0131 ehadiyyeti, hi\u00e7bir \u015fekilde eksikli\u011fin s\u00f6zkonusu olmad\u0131\u011f\u0131 b\u00fct\u00fcn kemal s\u0131fatlar\u0131n\u0131 tesbit eden samediyeti, kimseye muhta\u00e7 olmay\u0131\u015f\u0131n\u0131n samediyet ve ehadiyetinin gereklerinden olan \u00e7ocuk sahibi olu\u015fu ve bir babadan do\u011fu\u015fu nefyedip sonra da te\u015fbih, temsil ve onun benzeri olu\u015funu nefyetmeyi ihtiva eden O\u2019nun denginin bulunmay\u0131\u015f\u0131n\u0131 nas\u0131l da ihtiva etmi\u015f oldu\u011funa dikkatle bakmam\u0131z gerekir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130\u015fte b\u00fct\u00fcn bu bilgileri ihtiva eden bir sureye, Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131n \u00fc\u00e7te birine denk d\u00fc\u015fmek yara\u015fan bir \u00f6zelliktir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Kitab\u0131nda yer alan en b\u00fcy\u00fck \u00e2yette kendi zat\u0131n\u0131 nitelendirmesi de bu kapsam i\u00e7erisindedir ki; bu \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019de \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Allah&#8230; O\u2019ndan ba\u015fka ilah yoktur. Diridir, kayy\u00fbmdur, O\u2019nu ne bir uyuklama al\u0131r, ne de bir uyku. G\u00f6klerde ve yerde ne varsa hepsi yaln\u0131z O\u2019nundur. O\u2019nun izni olmaks\u0131z\u0131n nezdinde kim \u015fefaat edebilir! O, yarat\u0131klar\u0131n \u00f6nlerindekilerini, arkalar\u0131ndakini bilir. O\u2019nun ilminden kendisinin diledi\u011finden ba\u015fka hi\u00e7bir \u015feyi kavrayamazlar. O\u2019nun k\u00fcrsisi g\u00f6kleri ve yeri ku\u015fatm\u0131\u015ft\u0131r. Onlar\u0131 korumas\u0131 O\u2019na a\u011f\u0131r gelmez, O \u00e7ok y\u00fccedir, \u00e7ok b\u00fcy\u00fckt\u00fcr.&#8221; (el-Bakara, 2\/255) <\/em>1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M\u00fcslim, Sahih\u2019inde2\u00a0\u015fu rivayeti kaydetmektedir: Ubeyy b. Ka\u2019b\u2019dan; Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> kendisine:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Allah\u2019\u0131n kitab\u0131ndaki en b\u00fcy\u00fck \u00e2yet hangisidir?&#8221; diye sormu\u015f, Ubeyy:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>-Allah ve Ras\u00fbl\u00fc daha iyi bilir, dedi. Bunu defalarca tekrarlad\u0131ktan sonra Ubeyy: Ayete\u2019l-K\u00fcrs\u00ee\u2019dir diye cevab verdi. Bunun \u00fczerine Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> elini Ubeyy\u2019in omuzuna koyup dedi ki: &#8220;Bu ilimden dolay\u0131 sana ne mutlu ey Ebu\u2019l-Munzir!&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ahmed\u2019in, <em>M\u00fcsned<\/em>\u2019inde yer alan rivayette de \u015f\u00f6yle denilmektedir: &#8220;Nefsim elinde olana yemin ederim ki bu \u00e2yetin bir dili ve iki duda\u011f\u0131 vard\u0131r. Ar\u015f\u0131n aya\u011f\u0131 yak\u0131n\u0131nda melik (olan Allah)\u2019\u0131 takdis etmektedir.&#8221;3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bunda hayret edecek bir \u015fey yok. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu b\u00fcy\u00fck \u00e2yet-i ker\u00eeme ba\u015fka herhangi bir \u00e2yetin ihtiva etmedi\u011fi \u015fekilde y\u00fcce Rabbin birtak\u0131m isim ve s\u0131fatlar\u0131n\u0131 kapsamaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah bu \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019de ul\u00fbhiyetinde bir ve tek oldu\u011funu belirterek kendi zat\u0131 hakk\u0131nda haber vermektedir. B\u00fct\u00fcn t\u00fcrleri ve de\u011fi\u015fik \u015fekilleriyle ibadetin yaln\u0131z kendisine yap\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fini bildirmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Daha sonra tevhid meselesinin akabinde buna tan\u0131kl\u0131k eden kamil s\u0131fatlar\u0131 ve \u00f6zelliklerini de zikretmektedir. Kemal derecesinde hayat sahibi hayy oldu\u011funu s\u00f6zkonusu etmektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc hayat O\u2019nun varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n gereklerindendir. O\u2019nun hayat\u0131 ezeli ve ebedidir. Hayat\u0131n\u0131n kemal derecesinde olmas\u0131 b\u00fct\u00fcn zati kemal s\u0131fatlar\u0131n\u0131n kendisi hakk\u0131nda sabit olmas\u0131n\u0131 da gerektirmektedir. \u0130zzet, kudret, ilim, hikmet, sem\u00ee\u2019, basar, irade, me\u015fiet ve daha ba\u015fka di\u011fer b\u00fct\u00fcn kemal s\u0131fatlar\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunlardan herhangi birisi ancak hayattaki bir eksiklikten dolay\u0131 bulunmaz. O halde hayat bak\u0131m\u0131ndan, hayat\u0131n kemal derecesinde olmas\u0131 ayn\u0131 zamanda hayat i\u00e7in gerekli ve vazge\u00e7ilmez olan di\u011fer s\u0131fatlarda da kemal sahibi olmay\u0131 gerektirir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kayy\u00fbm:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Daha sonra y\u00fcce Allah kayy\u00fbm ismini zikretmektedir. Bu da bizatihi var olan ve b\u00fct\u00fcn yaratt\u0131klar\u0131na mutlak olarak ihtiyac\u0131 olmayan hi\u00e7bir \u015fekilde ihtiya\u00e7 \u015faibesine maruz kalmayan demektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc O\u2019nun muhta\u00e7 olmay\u0131\u015f\u0131 (m\u00fcsta\u011fni olmas\u0131) zatidir ve b\u00fct\u00fcn varl\u0131klar O\u2019nunla var olabilmi\u015ftir. B\u00fct\u00fcn varl\u0131klar\u0131n O\u2019na ihtiya\u00e7lar\u0131 ise zati bir ihtiya\u00e7t\u0131r. Bir an dahi hi\u00e7bir varl\u0131\u011f\u0131n O\u2019na muhta\u00e7 olmamas\u0131 s\u00f6zkonusu de\u011fildir. Bu derece sa\u011flam ve m\u00fckemmel \u015fekliyle bu varl\u0131klar\u0131 ta ba\u015f\u0131ndan beri vareden O\u2019dur. \u0130\u015flerini \u00e7ekip \u00e7eviren O\u2019dur. Varl\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebilmeleri i\u00e7in ve bunlar i\u00e7in u\u011fra\u015fmalar\u0131n\u0131 takdir etmi\u015f oldu\u011fu kemal noktas\u0131na ula\u015fmalar\u0131 i\u00e7in gerek duyacaklar\u0131 herbir \u015feyi onlara sa\u011flayan da O\u2019dur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu isim, o halde b\u00fct\u00fcn fiil\u00ee kemal s\u0131fatlar\u0131n\u0131 ihtiva etmektedir. Nitekim O\u2019nun &#8220;hayy&#8221; ismi de b\u00fct\u00fcn zat\u00ee kemal s\u0131fatlar\u0131n\u0131 kapsam\u0131na al\u0131r. \u0130\u015fte bundan dolay\u0131 rivayetlerde kaydedildi\u011fine g\u00f6re &#8220;el-hayy ve el-kayy\u00fbm&#8221;un, y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kendisi an\u0131larak, kendisinden dilekte bulunulmas\u0131 halinde isteneni verdi\u011fi ve kendisine onunla dua edildi\u011fi takdirde duay\u0131 kabul etti\u011fi Allah\u2019\u0131n \u0130sm-i A\u2019zam\u0131 olduklar\u0131na dair rivayet varid olmu\u015ftur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Daha sonra y\u00fcce Allah hayat ve kayy\u00fbmiyetinin kem\u00e2line del\u00e2let eden ifadelerle \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;O\u2019nu ne bir uyuklama al\u0131r, ne de bir uyku&#8221;<\/em> O\u2019nu bast\u0131r\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu kayy\u00fbmiyete ayk\u0131r\u0131d\u0131r. Zira uyku \u00f6l\u00fcm\u00fcn karde\u015fidir. Bundan dolay\u0131 cennet ehli de uyumazlar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Daha sonra y\u00fcce Allah b\u00fct\u00fcn \u00fcst ve alt \u00e2lemleri kapsayan genel m\u00e2likiyetini s\u00f6zkonusu etmekte, b\u00fct\u00fcn bu \u00e2lemlerdeki varl\u0131klar\u0131n hepsinin O\u2019nun mutlak h\u00fckm\u00fc ve saltanat\u0131 alt\u0131nda bulundu\u011funu dile getirerek:<em>&#8220;G\u00f6klerde ne var, yerde ne varsa hepsi O\u2019nundur&#8221;<\/em>\u00a0 diye buyurmaktad\u0131r. Onun ard\u0131ndan da, O\u2019nun m\u00fclk\u00fcn\u00fcn eksiksiz oldu\u011funa del\u00e2let eden ifadeleri zikretmektedir ki, bu da \u015fefaatin tamam\u0131yla yaln\u0131z O\u2019nun oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fidir. O\u2019nun izni olmaks\u0131z\u0131n hi\u00e7bir kimse O\u2019nun nezdinde \u015fefaat\u00e7i olamaz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eer\u2019\u00ee \u015eefaat:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu nefy ve istisn\u00e2 iki hususu ihtiva etmektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- Sahih \u015fefaatin kabul edilmesi. Bu \u015fefaat y\u00fcce Allah\u2019\u0131n s\u00f6z ve amelinden raz\u0131 oldu\u011fu kimselere izniyle ger\u00e7ekle\u015fecek \u015fefaattir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eirk\u00ee \u015eefaat:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- \u0130kincisi ise m\u00fc\u015friklerin putlar\u0131 hakk\u0131nda inand\u0131klar\u0131 \u015firk\u00ee \u015fefaati \u00e7\u00fcr\u00fctmektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar\u0131n kanaatine g\u00f6re y\u00fcce Allah\u2019\u0131n izni ve r\u0131zas\u0131 olmadan dahi putlar kendilerine \u015fefaat\u00e7i olacakt\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Daha sonra y\u00fcce Allah, ilminin geni\u015fli\u011fini ve ku\u015fat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 ge\u00e7mi\u015f ve gelecek hi\u00e7bir \u015feyin O\u2019na gizli bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6zkonusu etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yarat\u0131lm\u0131\u015flara gelince onlar:<em>&#8220;O\u2019nun ilminden hi\u00e7bir \u015fey ku\u015fatamazlar.&#8221;<\/em> Burada O\u2019nun ilmi ile kastedilenin, O\u2019nun malumu olan \u015feyler oldu\u011fu s\u00f6ylendi\u011fi gibi, isim ve s\u0131fatlar\u0131n\u0131n ilminden \u015feyler diye de a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;<em>O\u2019nun<\/em>&#8221; yani \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n &#8220;<em>diledi\u011finden ba\u015fka<\/em>&#8221; ras\u00fblleri vas\u0131tas\u0131yla yahut bunun d\u0131\u015f\u0131nda ara\u015ft\u0131rma, inceleme, sonu\u00e7lar \u00e7\u0131karma ve deney gibi \u00e7e\u015fitli yollarla Allah\u2019\u0131n kendilerine \u00f6\u011fretmeyi diledi\u011fi \u015feyler m\u00fcstesnad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Daha sonra y\u00fcce Allah, m\u00fclk\u00fcn\u00fcn azametine, egemenli\u011finin geni\u015fli\u011fine del\u00e2let eden hususlar\u0131 s\u00f6zkonusu etmekte, k\u00fcrs\u00eesinin g\u00f6kleri ve yeri tamam\u0131yla ku\u015fatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 haber vermektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>K\u00fcrs\u00ee Ne Demektir?:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>K\u00fcrsi ile ilgili olarak sahih olan g\u00f6r\u00fc\u015f onun Ar\u015f\u2019tan ayr\u0131 oldu\u011fu, K\u00fcrs\u00eenin ayaklar\u0131n konuldu\u011fu yer olup, Ar\u015f\u2019\u0131n i\u00e7erisinde b\u00fcy\u00fck bir d\u00fczl\u00fc\u011fe b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f bir halka gibi oldu\u011fudur. \u0130bn Kesir\u2019in, \u0130bn Abbas\u2019tan K\u00fcrs\u00ee hakk\u0131nda onu ilim ile tefsir etti\u011fi \u015feklinde nakletti\u011fi rivayete gelince, bu rivayet sahih de\u011fildir.1\u00a0\u00c7\u00fcnk\u00fc bu, \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019de tekrar oldu\u011fu sonucunu verir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bundan sonra y\u00fcce Allah kudretinin azametinden, kuvvetinin kemalinden de: &#8220;<em>Onlar\u0131<\/em>&#8221; yani g\u00f6kleri, yeri ve i\u00e7indekileri &#8220;<em>korumas\u0131, O\u2019na a\u011f\u0131r gelmez<\/em>.&#8221; buyru\u011fu ile haber vermektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eeyhu\u2019l-\u0130slam \u0130bn Teymiyye <em>-Allah\u2019\u0131n rahmeti \u00fczerine olsun-<\/em> &#8220;<em>O\u2019na a\u011f\u0131r gelmez<\/em>&#8221; buyru\u011funu, O\u2019na a\u011f\u0131r gelmez ve O\u2019nu s\u0131k\u0131p yormaz diye a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r ki, bu laf\u0131z bir i\u015fin, bir kimseye a\u011f\u0131r gelmesi halini anlatmak i\u00e7in kullan\u0131l\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Daha sonra y\u00fcce Allah bu \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019nin sonunda kendisini olduk\u00e7a de\u011ferli ve g\u00fczel \u015fu iki vas\u0131f ile nitelendirmektedir: &#8220;<em>O \u00e7ok y\u00fccedir <\/em>(al\u00eedir)&#8221; ve &#8220;<em>\u00e7ok b\u00fcy\u00fckt\u00fcr<\/em> (az\u00eemdir).&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Olu\u015f (el-Uluvv)\u2019un \u00c7e\u015fitleri:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;<em>el-Al\u00ee<\/em> (\u00e7ok y\u00fcce)&#8221; b\u00fct\u00fcn y\u00f6nleri ile mutlak y\u00fccelik kendisinin olan demektir. Zat\u0131yla y\u00fccelik: O\u2019nun b\u00fct\u00fcn mahlukat\u0131n \u00fcst\u00fcnde, Ar\u015f\u2019\u0131n \u00fczerinde olmas\u0131 demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kadriyle y\u00fcce: \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00fct\u00fcn kemal s\u0131fatlar\u0131na sahiptir. Bu s\u0131fatlar\u0131n da en \u00fcst\u00fcn ve en ileri derecesi O\u2019nun hakk\u0131nda s\u00f6zkonusudur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kahredici olu\u015fuyla y\u00fcce: O, b\u00fct\u00fcn kullar\u0131 \u00fczerinde kahir oland\u0131r, O hak\u00eemdir, hab\u00eerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;<em>el-Az\u00eem<\/em>&#8220;in anlam\u0131na gelince, kendisinden daha azametli, daha \u00fcst\u00fcn, daha b\u00fcy\u00fck hi\u00e7bir \u015feyin s\u00f6zkonusu olmad\u0131\u011f\u0131 azamet s\u0131fat\u0131na sahib olan demektir. Peygamberlerinin, meleklerinin ve se\u00e7kin kullar\u0131n\u0131n kalblerinde kemal derecesinde ta\u2019zim yaln\u0131z O\u2019nun i\u00e7indir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u015fu buyruklar\u0131 da bu kabildendir: &#8220;O hem ilktir, hem \u00e2hirdir, hem z\u00e2hirdir, hem b\u00e2t\u0131nd\u0131r. O, her\u015feyi en iyi bilendir.&#8221; (el-Hadid, 57\/3)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;<em>O hem ilktir<\/em>&#8221; c\u00fcmlesi burada her iki kelimesi de marife olarak gelmi\u015ftir. O halde bu c\u00fcmle \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n bu d\u00f6rt isme ve bu d\u00f6rt ismin anlam\u0131na celal ve azametine lay\u0131k olacak \u015fekilde, \u00f6zel olarak sahib oldu\u011funu ifade etmektedir. Bunlar\u0131n hi\u00e7bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc O\u2019ndan ba\u015fkas\u0131 hakk\u0131nda s\u00f6zkonusu olamaz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130lk, \u00c2hir, Z\u00e2hir ve B\u00e2t\u0131n:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu isimlerin a\u00e7\u0131klanmas\u0131 hususunda kel\u00e2mc\u0131lar\u0131n kulland\u0131klar\u0131 ifadeler farkl\u0131l\u0131k arzetmektedir. Bunlar\u0131n hatadan korunmu\u015f peygamber taraf\u0131ndan yap\u0131lm\u0131\u015f tefsirleri bize kadar ula\u015ft\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, s\u00f6z\u00fc ge\u00e7en bu tefsirlere ihtiyac\u0131m\u0131z yoktur. M\u00fcslim, Sahih\u2019inde Ebu Hureyre <em>-Rad\u0131yallahu anh-<\/em>\u2019dan kaydetti\u011fi bir rivayete g\u00f6re Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> uyumak \u00fczere yata\u011f\u0131na \u00e7ekildi\u011finde \u015f\u00f6yle derdi:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Yedi seman\u0131n Rabbi, arz\u0131n Rabbi, her\u015feyin Rabbi, taneyi ve \u00e7ekirde\u011fi yaran, Tevrat\u2019\u0131, \u0130ncil\u2019i ve Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131 indiren Allah\u2019\u0131m! Ben, senin aln\u0131ndan yakalad\u0131\u011f\u0131n herbir \u015feyin \u015ferrinden sana s\u0131\u011f\u0131n\u0131r\u0131m. Sen, ilksin, senden \u00f6nce hi\u00e7bir \u015fey yoktur. Sen \u00e2hirsin, senden sonra hi\u00e7bir \u015fey yoktur. Sen z\u00e2hirsin, senin \u00fcst\u00fcnde hi\u00e7bir \u015fey yoktur. Sen b\u00e2t\u0131ns\u0131n, senden \u00f6tende hi\u00e7bir \u015fey yoktur. Benim borcumu \u00f6det, fakirlikten beni kurtar.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130\u015fte bu \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n azametinin kemaline, O\u2019nun b\u00fct\u00fcn e\u015fyay\u0131 her bak\u0131mdan ku\u015fatm\u0131\u015f oldu\u011funa del\u00e2let eden olduk\u00e7a kapsaml\u0131 ve a\u00e7\u0131k bir a\u00e7\u0131klamad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130lk ve \u00e2hir olmas\u0131 O\u2019nun zaman itibariyle ku\u015fat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Z\u00e2hir ve b\u00e2t\u0131n olu\u015fu mek\u00e2n itibariyle ku\u015fat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ayn\u0131 zamanda O\u2019nun &#8220;ez-zahir&#8221; ismi O\u2019nun b\u00fct\u00fcn mahlukat\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcnde y\u00fcce oldu\u011funa, mahlukat\u0131ndan hi\u00e7bir \u015feyin O\u2019ndan daha y\u00fcksekte olmad\u0131\u011f\u0131na del\u00e2let etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O halde bu d\u00f6rt ismin etraf\u0131nda d\u00f6n\u00fcp dola\u015ft\u0131klar\u0131 anlam ku\u015fat\u0131c\u0131l\u0131kt\u0131r. O\u2019nun ilk olu\u015fu, \u00e2hir olu\u015fu, ilkleri ve sonlar\u0131 ku\u015fatm\u0131\u015ft\u0131r. Z\u00e2hir ve b\u00e2t\u0131n olu\u015fu da z\u00e2hir ve b\u00e2t\u0131n olan herbir \u015feyi ku\u015fat\u0131c\u0131 oldu\u011funu ortaya koyar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O halde O\u2019nun ilk (el-evvel) ismi O\u2019nun kadim ve ezeli olu\u015funa,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00c2hir ismi O\u2019nun b\u00e2k\u00e2, kal\u0131c\u0131 ve ebed\u00ee olu\u015funa,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Z\u00e2hir ismi O\u2019nun y\u00fcceli\u011fine ve azametine,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00e2t\u0131n ismi de O\u2019nun yak\u0131n ve beraber olu\u015funa delalet etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Daha sonra \u00e2yet-i ker\u00eeme y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ge\u00e7mi\u015f, \u015fimdiki ve gelecekteki b\u00fct\u00fcn her\u015feyi ku\u015fat\u0131c\u0131 oldu\u011funu, \u00fcst ve alt alemdeki her\u015feyi v\u00e2cib (varl\u0131\u011f\u0131 zorunlu), caiz (varl\u0131\u011f\u0131 ve yoklu\u011fu e\u015fit) ile imk\u00e2ns\u0131z (m\u00fcstahil) b\u00fct\u00fcn varl\u0131klar\u0131 ku\u015fat\u0131c\u0131 oldu\u011funu ifade eden buyruklarla sona ermektedir. Yerde olsun, g\u00f6kte olsun zerre a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 kadar bir \u015fey dahi O\u2019nun bilgisinin d\u0131\u015f\u0131nda de\u011fildir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O halde \u00e2yetin t\u00fcm\u00fc \u015fan\u0131 y\u00fcce Rabbimizin b\u00fct\u00fcn yaratt\u0131klar\u0131n\u0131 her bak\u0131mdan ku\u015fat\u0131c\u0131 olu\u015fu, b\u00fct\u00fcn \u00e2lemlerin O\u2019nun avucunda olu\u015fu ile ilgilidir. T\u0131pk\u0131 kulun elindeki bir hardal tanesi gibidir. Hi\u00e7bir \u015fey O\u2019nun tasarrufu d\u0131\u015f\u0131nda de\u011fildir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu s\u0131fatlar\u0131n hepsi tek bir mevs\u00fbf (nitelenen) hakk\u0131nda gelmi\u015f olmakla birlikte bu s\u0131fatlar aras\u0131na &#8220;vav&#8221; edat\u0131n\u0131n getirilmesi, ger\u00e7e\u011fi daha a\u00e7\u0131k ifade etmek ve peki\u015ftirmek i\u00e7indir. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;vav&#8221; \u00f6nceki vasf\u0131n tahkikini ve bu vasf\u0131n ger\u00e7ek olarak var olu\u015funu gerektirmektedir. Ayr\u0131ca laf\u0131z itibariyle birbirine kar\u015f\u0131t gibi g\u00f6r\u00fcnen vas\u0131flar aras\u0131nda gelmesi de g\u00fczel d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc ilk anda insan\u0131n hat\u0131r\u0131na b\u00fct\u00fcn bu vas\u0131flara birden sahib olman\u0131n uzak oldu\u011fu vehmi gelebilmektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc ilk olu\u015f z\u00e2hiren, ahir olu\u015fa ayk\u0131r\u0131 oldu\u011fu gibi, z\u00e2hir olu\u015f ta, bat\u0131n olu\u015fa ayk\u0131r\u0131 gibi g\u00f6r\u00fcnmektedir. \u0130\u015fte bu peki\u015ftirici ifade ile b\u00f6yle bir \u015feyin olamayaca\u011f\u0131 vehmi ortadan kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olmaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Asla \u00f6lmeyen ve hayy olana tevekk\u00fcl et.&#8221;<\/em> <em>(el-Furkan, 25\/58)&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;<em>Asla \u00f6lmeyen&#8230; tevekk\u00fcl et<\/em>&#8221; c\u00fcmlesi yine m\u00fcellifin y\u00fcce Allah\u2019\u0131n birtak\u0131m isim ve s\u0131fatlar\u0131n\u0131n bulundu\u011funa delil olmak \u00fczere kaydetti\u011fi \u00e2yetlerdendir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019de y\u00fcce Allah\u2019\u0131n hayy ad\u0131n\u0131n bulundu\u011fu ortaya konulmaktad\u0131r. \u00c5yet-i ker\u00eeme\u2019de ayn\u0131 zamanda hayat\u0131n z\u0131tt\u0131 olan \u00f6l\u00fcm\u00fcn O\u2019nun hakk\u0131nda s\u00f6zkonusu olmad\u0131\u011f\u0131 muhtevas\u0131 da vard\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Biz daha \u00f6nceden y\u00fcce Allah\u2019\u0131n zat\u0131ndan ayr\u0131lmayan bir s\u0131fat olan hayat ile hayy oldu\u011funu \u00f6nceden a\u00e7\u0131klam\u0131\u015f bulunuyoruz. Bu hayata \u00f6l\u00fcm ve zeval asla \u00e2r\u0131z olamaz. O\u2019nun hayat\u0131 en m\u00fckemmel ve en eksiksiz bir hayatt\u0131r. Dolay\u0131s\u0131 ile bu hayat\u0131n O\u2019nun hakk\u0131nda hayat\u0131n kemal derecesinde olmas\u0131 i\u00e7in, reddedilmesi gereken kemal ile \u00e7eli\u015fen herbir husustan ve \u00f6zellikten uzak olarak O\u2019nun hakk\u0131nda sabit olmas\u0131 gerekmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bundan sonraki \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019lerde ise y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ilim s\u0131fat\u0131 ve bu s\u0131fattan t\u00fcremi\u015f olan di\u011fer s\u0131fatlar\u0131, alim olmas\u0131, biliyor olmas\u0131, ilmiyle her\u015feyi ku\u015fat\u0131c\u0131 olmas\u0131 gibi&#8230; s\u0131fatlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 ortaya konulmaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u015fu buyruklar\u0131 da b\u00f6yledir:&#8221;O, en iyi bilendir. Hak\u00eemdir.&#8221; (et-Tahrim, 66\/2); &#8220;O, hak\u00eemdir, her\u015feyden haberdard\u0131r (hab\u00eerdir) Yere gireni, ondan \u00e7\u0131kan\u0131, g\u00f6kten ineni ve oraya y\u00fckseleni bilir.&#8221; (Sebe\u2019, 34\/1, 2); &#8220;Ya\u015f ve kuru m\u00fcstesna olmamak \u00fczere hepsi apa\u00e7\u0131k bir kitabtad\u0131r.&#8221; (el-En\u2019am, 6\/59); &#8220;O\u2019nun bilgisi d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7bir di\u015fi ne gebe kal\u0131r, ne de do\u011furur.&#8221; (Fussilet, 41\/47); (Fat\u0131r, 35\/11); &#8220;Allah\u2019\u0131n ger\u00e7ekten her\u015feye kadir oldu\u011funu ve muhakkak Allah\u2019\u0131n ilmi ile her\u015feyi ku\u015fatm\u0131\u015f oldu\u011funu kesinlikle bilesiniz diye.&#8221; (et-Tal\u00e2k, 65\/12)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130lim S\u0131fat\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130lim, y\u00fcce Allah\u2019\u0131n s\u0131fat\u0131d\u0131r. O s\u0131fat ile b\u00fct\u00fcn malumat\u0131 oldu\u011fu \u015fekilde bilir. Hi\u00e7bir \u015fey -\u00f6nceden de a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi- O\u2019na gizli kalmaz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hak\u00eem:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu buyruklarda y\u00fcce Allah\u2019\u0131n el-Hak\u00eem ismi de isbat edilmektedir. Bu, &#8220;hikmet&#8221;den al\u0131nmad\u0131r. Do\u011frudan ba\u015fka bir \u015fey s\u00f6ylemeyen ve yapmayan anlam\u0131ndad\u0131r. O\u2019ndan abes ve bat\u0131l hi\u00e7bir \u015fey s\u00e2d\u0131r olmaz. Aksine O\u2019nun yaratt\u0131\u011f\u0131 yahut emretti\u011fi herbir \u015fey O\u2019nun hikmetine tabidir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015e\u00f6yle de a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r: Bu kelime &#8220;m\u00fcf\u2019il&#8221; vezninin anlam\u0131n\u0131 vermek \u00fczere &#8220;fail&#8221; vezninde gelmi\u015ftir. Yani O, e\u015fyay\u0131 (herbir \u015feyi) son derece muhkem yani sa\u011flam yapand\u0131r. Bu da ihk\u00e2m yani sa\u011flam yapmak anlam\u0131ndan gelmektedir. Bundan dolay\u0131 O\u2019nun yaratmas\u0131nda bir tutars\u0131zl\u0131k, bir gedik bulunmaz. O\u2019nun tedbir ve idaresinde de bir bo\u015fluk yahut bir uygunsuzluk meydana gelmez.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hab\u00eer:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yine bu buyruklarda y\u00fcce Allah\u2019\u0131n Hab\u00eer ad\u0131 da tesbit edilmektedir. Bu da hibret\u2019ten gelmektedir ki bilginin kemali, sa\u011flaml\u0131\u011f\u0131, etrafl\u0131 bir \u015fekilde herbir \u015feyi ku\u015fatmak, ilminin gerek maddi, gerek manevi k\u00fc\u00e7\u00fck ve basit herbir \u015feye ula\u015fm\u0131\u015f oldu\u011fu anlam\u0131na gelir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015ean\u0131 y\u00fcce Allah bu \u00e2yet-i ker\u00eemelerde ilmiyle ilgili olan birtak\u0131m hususlar\u0131 s\u00f6zkonusu etmektedir. B\u00f6ylelikle yaratt\u0131\u011f\u0131 varl\u0131klar\u0131n bilgilerinin ula\u015famad\u0131\u011f\u0131 herbir \u015feyi O\u2019nun bilgisi ile ku\u015fatm\u0131\u015f ve kapsam\u0131\u015f oldu\u011funa del\u00e2let etmektedir. O: <em>&#8220;Yere gireni&#8221;<\/em> tane, tohum, su, ha\u015ferat ve maden gibi \u015feyleri, <em>&#8220;ondan \u00e7\u0131kan\u0131&#8221;<\/em> ekin, a\u011fa\u00e7, p\u0131nar ve faydal\u0131 madenleri, <em>&#8220;g\u00f6kten ineni&#8221;<\/em> kar, ya\u011fmur, y\u0131ld\u0131r\u0131m ve melek gibilerini, <em>&#8220;ve oraya y\u00fckseleni&#8221;<\/em> ayn\u0131 \u015fekilde melek, ameller, saf saf olmu\u015f ku\u015flar ve buna benzer \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n bildi\u011fi daha ba\u015fka \u015feyleri <em>&#8220;bilir.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yine bu \u00e2yetlerde y\u00fcce Allah:<em>&#8220;Gayb\u0131n anahtarlar\u0131 O\u2019nun yan\u0131ndad\u0131r. O\u2019ndan ba\u015fkas\u0131 bunlar\u0131 bilmez&#8221; <\/em>\u00a0diye buyurmaktad\u0131r. Gayb\u0131n anahtarlar\u0131ndan maksad\u0131n hazineleri oldu\u011fu s\u00f6ylendi\u011fi gibi, onlar vas\u0131tas\u0131yla gayba ula\u015f\u0131lan yollar ve sebepler diye de a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r ki, buradaki anahtarlar (anlam\u0131ndaki mef\u00e2t\u0131h) esreli mim ile &#8220;miftah&#8221; ya da -mef\u00e2\u00eel veznindeki &#8220;ya&#8221; hazfedilerek- &#8220;mift\u00e2h&#8221;in \u00e7o\u011fuludur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamber (bunlar\u0131) \u015fu buyru\u011fuyla a\u00e7\u0131klam\u0131\u015f bulunmaktad\u0131r:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Gayb\u0131n anahtarlar\u0131 be\u015f tanedir. Bunlar\u0131 y\u00fcce Allah\u2019tan ba\u015fkas\u0131 bilemez. Daha sonra y\u00fcce Allah:\u2019\u0131n &#8220;Saatin ilmi muhakkak Allah\u2019\u0131n indindedir, ya\u011fmuru O indirir, rahimlerde olan\u0131 O bilir, hi\u00e7bir kimse yar\u0131n ne kazanaca\u011f\u0131n\u0131 bilemez, hi\u00e7bir nefis de hangi yerde \u00f6lece\u011fini bilmez. Muhakkak Allah her\u015feyi bilendir, her\u015feyden haberdard\u0131r.&#8221; <em>(Lokman, 31\/34) <\/em>buyru\u011funu okudu1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mutezile:2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Son iki \u00e2yet-i ker\u00eeme y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kendisine ait bir s\u0131fat olan ilim ile \u00e2lim oldu\u011funa ve bu s\u0131fat\u0131n O\u2019nun zat\u0131 ile kaim oldu\u011funa del\u00e2let etmektedir. S\u0131fatlar\u0131n\u0131 kabul etmeyen Mutezile ise bu hususta muhalefet etmektedir. Onlardan kimisi: O, zat\u0131yla al\u00eem, zat\u0131yla kadir&#8230; derken, kimisi Allah\u2019\u0131n isimlerini selb\u00ee birtak\u0131m anlamlarla a\u00e7\u0131klay\u0131p O\u2019nun al\u00eem olmas\u0131, cahil olmamas\u0131 demektir. Kadir olmas\u0131, \u00e2ciz olmamas\u0131 demektir&#8230; diye a\u00e7\u0131klam\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu \u00e2yet-i ker\u00eemeler onlar\u0131n aleyhine birer delildir. Bu \u00e2yetlerde y\u00fcce Allah ilmi ile her di\u015finin gebe kal\u0131\u015f\u0131n\u0131 veya do\u011furmas\u0131n\u0131 mana ve keyfiyet itibariyle bilgisi ile ku\u015fatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 haber verdi\u011fi gibi, O\u2019nun kudretinin genel kapsaml\u0131 olup m\u00fcmk\u00fcn olan her\u015feyi kapsad\u0131\u011f\u0131n\u0131, O\u2019nun bilgisinin b\u00fct\u00fcn e\u015fyay\u0131 ku\u015fatm\u0131\u015f oldu\u011funu haber vermektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130mam Abdu\u2019l-Aziz el-Mekk\u00ee1\u2019nin &#8220;<em>el-Hayde<\/em>&#8221; adl\u0131 eserinde Mutezile alimlerinden Bi\u015fr el-Meris\u00ee2\u00a0ile ilim meselesini tart\u0131\u015f\u0131rken s\u00f6yledi\u011fi \u015fu s\u00f6zler ne kadar g\u00fczeldir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Y\u00fcce Allah kitab\u0131nda, ilme sahib oldu\u011funa del\u00e2let etsin diye cahil olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirterek ne mukarreb bir mele\u011fi, ne m\u00fcrsel bir peygamberi, ne de takva sahibi bir m\u00fc\u2019mini \u00f6vm\u00fc\u015f de\u011fildir. O bunlar\u0131 alim olduklar\u0131n\u0131 belirterek \u00f6vm\u00fc\u015f bulunmaktad\u0131r. Bununla da onlar\u0131n cahil olmad\u0131klar\u0131n\u0131 belirtmi\u015f olmaktad\u0131r.&#8221; Sonunda \u015funlar\u0131 s\u00f6ylemektedir: &#8220;\u0130lmi kabul eden cehaleti zaten reddetmi\u015f olur. Ancak cehaleti reddeden ilmi kabul etmi\u015f olmaz.&#8221;3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ilim sahibi oldu\u011funa dair akl\u00ee delile gelince, cahil olmakla birlikte onun bunca varl\u0131\u011f\u0131 yoktan var etmesi imk\u00e2ns\u0131z bir \u015feydir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu varl\u0131klar\u0131 var etmesi iradesi ile olmu\u015ftur. \u0130rade ise murad\u0131 (kastedileni) bilmeyi gerektirmektedir. Bundan dolay\u0131 y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:&#8221;Yaratan bilmez mi hi\u00e7? O latiftir (ilmi e\u015fyan\u0131n inceliklerini ku\u015fatand\u0131r.) Her\u015feyden haberdard\u0131r.&#8221;\u00a0 <em>(el-M\u00fclk, 67\/14)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Di\u011fer taraftan yarat\u0131lm\u0131\u015f b\u00fct\u00fcn varl\u0131klardan onlar\u0131 meydana getirenin ilmine tan\u0131kl\u0131k edecek \u015fekilde son derece muhkem, sa\u011flam, ola\u011fan\u00fcst\u00fc sanat ve \u00e7ok incelikli yarat\u0131l\u0131\u015f \u00f6zellikleri bulunmaktad\u0131r. B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n ise bilgi olmadan ger\u00e7ekle\u015ftirilmesine imk\u00e2n yoktur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Di\u011fer taraftan yarat\u0131lm\u0131\u015flar aras\u0131nda \u00e2lim olanlar\u0131 vard\u0131r. \u0130lim, bir kemal s\u0131fat\u0131d\u0131r. E\u011fer Allah alim olmasa idi, yarat\u0131lm\u0131\u015flar aras\u0131nda baz\u0131 varl\u0131klar O\u2019ndan daha m\u00fckemmel olurdu.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Herbir mahlukun sahib oldu\u011fu bilgi asl\u0131nda onu yaratandan gelmi\u015ftir. M\u00fckemmel olan bir \u015feyi ba\u011f\u0131\u015flayan\u0131n o m\u00fckemmel vasfa sahip olmas\u0131 \u00f6ncelikle s\u00f6zkonusudur. \u00c7\u00fcnk\u00fc bir \u015feye esasen kendisi sahib olmayan, o \u015feyi ba\u015fkas\u0131na veremez.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Filozoflar:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Filozoflar1\u00a0y\u00fcce Allah\u2019\u0131n c\u00fcz\u2019\u00ee \u015feyleri bildi\u011fini kabul etmeyerek \u015f\u00f6yle demi\u015flerdir: O, e\u015fyay\u0131 k\u00fclli ve sabit bir \u015fekilde bilir. Onlar\u0131n s\u00f6zlerinin ger\u00e7ek anlam\u0131 ise hi\u00e7bir \u015fey bilmedi\u011fidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc hari\u00e7te bulunan herbir \u015fey c\u00fcz\u2019\u00ee demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kaderiye:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kaderiye2\u2019nin a\u015f\u0131r\u0131lar\u0131 da y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kulun fiillerini i\u015flemedik\u00e7e bilebilece\u011fini kabul etmemi\u015flerdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlara g\u00f6re e\u011fer bunlar\u0131 bilecek olursa, bu cebre g\u00f6t\u00fcrebilir. Onlar\u0131n bu g\u00f6r\u00fc\u015flerinin b\u00fct\u00fcn dinlerce kesin olarak bat\u0131l oldu\u011fu bilinen bir husustur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;\u00c7\u00fcnk\u00fc \u015f\u00fcphesiz ki Allah\u2019t\u0131r hem r\u0131zk\u0131 veren, hem pek \u00e7etin kudret ve kuvvet sahibi olan.&#8221;<\/em> <em>(ez-Z\u00e2riy\u00e2t, 51\/58)&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;<em>\u00c7\u00fcnk\u00fc \u015f\u00fcphesiz ki Allah\u2019t\u0131r..<\/em>.&#8221; buyru\u011fu Allah\u2019\u0131n, rezz\u00e2k ismine sahib oldu\u011funu ortaya koymaktad\u0131r. Rezz\u00e2k &#8220;r\u0131zk&#8221; k\u00f6k\u00fcnden gelen bir m\u00fcbala\u011fa ismidir. Kullar\u0131na \u00e7ok\u00e7a ve bol bir \u015fekilde ard\u0131 arkas\u0131na r\u0131z\u0131k veren demektir. Y\u00fcce Allah\u2019tan kullar\u0131na ula\u015fan herbir fayda ister m\u00fcbah olsun, ister olmas\u0131n bir r\u0131z\u0131kt\u0131r. \u015eu anlamda ki: O bunu onlar i\u00e7in bir g\u0131da ve bir ya\u015fama arac\u0131 k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Y\u00fcce Allah bir ba\u015fka yerde \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Ve tomurcuklar\u0131 \u00fcst\u00fcste binmi\u015f b\u00fcy\u00fck ve y\u00fcksek hurma a\u011fa\u00e7lar\u0131(n\u0131) da kullara r\u0131z\u0131k olmak \u00fczere (yaratt\u0131k)&#8221; <em>(Kaf, 50\/10)<\/em>;&#8221;R\u0131zk\u0131n\u0131z ve vaadolundu\u011funuz da semadad\u0131r.&#8221; <em>(ez-Zariyat, 51\/22)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eu kadar var ki e\u011fer bir \u015feyin kullan\u0131lmas\u0131na izin verilmi\u015f ise o h\u00fck\u00fcm itibariyle helaldir, aksi takdirde haramd\u0131r. Bunlar\u0131n hepsinin toplam\u0131 da r\u0131z\u0131kt\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ayet-i ker\u00eeme\u2019de isim c\u00fcmlesinin marife (belirtili) gelip, bu c\u00fcmlede fasl zamirinin kullan\u0131lmas\u0131 r\u0131zk\u0131 kullar\u0131na ula\u015ft\u0131rman\u0131n \u00f6zellikle Allah\u2019\u0131n i\u015fi oldu\u011funu anlatmak i\u00e7indir. \u0130bn Mes\u2019ud <em>-Rad\u0131yallahu anh-<\/em>\u2019dan \u015f\u00f6yle dedi\u011fi rivayet edilmi\u015ftir: &#8220;Ras\u00fblullah <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> bana (ez-Zariyat, 51\/58. \u00e2yeti): \u00c7\u00fcnk\u00fc \u015f\u00fcphesiz ki ben hem r\u0131z\u0131k verenim, hem de pek \u00e7etin kudret ve kuvvet sahibi olan\u0131m&#8221; diye okutmu\u015ftur.&#8221;3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;<em>Kuvvet sahibi<\/em> (zu\u2019l-kuvve)&#8221; kuvvete sahib olan demektir. Bu da y\u00fcce Allah\u2019\u0131n &#8220;el-kavi&#8221; isminin anlam\u0131n\u0131 ifade eder. Ancak mana itibariyle daha beli\u011fdir. Bu y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kuvvetinde herhangi bir eksilmenin s\u00f6zkonusu olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, zamanla g\u00fcc\u00fcn\u00fcn azal\u0131p, bitmesinin d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemeyece\u011fini ortaya koymaktad\u0131r.1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;<em>Pek \u00e7etin kudret<\/em> (el-metin)&#8221; ise metanetten gelen bir isimdir. \u0130bn Abbas bunu e\u015f-\u015eedid (pek \u00e7etin g\u00fc\u00e7 sahibi) diye tefsir etmi\u015ftir.2\u00a0<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:&#8221;O\u2019nun benzeri hi\u00e7bir \u015fey yoktur ve O her\u015feyi i\u015fitendir, g\u00f6rendir.&#8221; (e\u015f-\u015eura, 42\/11); &#8220;Ger\u00e7ekten Allah bununla size ne g\u00fczel \u00f6\u011f\u00fct veriyor! \u015e\u00fcphe yok ki Allah hakk\u0131yla i\u015fitendir, hakk\u0131yla g\u00f6rendir.&#8221; (en-Nisa, 4\/58)&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;O\u2019nun Benzeri Hi\u00e7bir \u015eey Yoktur&#8221;:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;<em>O\u2019nun benzeri hi\u00e7bir \u015fey yoktur&#8230;<\/em>&#8221; buyru\u011funda Allah\u2019\u0131n benzerinin bulunmad\u0131\u011f\u0131 belirtildikten sonra semi\u2019 (i\u015fitmek) ve basar (g\u00f6rmek) s\u0131fatlar\u0131na sahib oldu\u011fu ifade edilmektedir. O\u2019nun benzerinin bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmekten kas\u0131t ise -Muatt\u0131la\u2019n\u0131n ileri s\u00fcr\u00fcp do\u011fru olmayan bir \u015fekilde delillendirdikleri gibi- s\u0131fatlar\u0131n da nefyedilmesi de\u011fildir. Aksine maksat bu s\u0131fatlar\u0131n yarat\u0131lm\u0131\u015flar\u0131nkine benzemedi\u011fini belirtmekle birlikte, onun hakk\u0131nda sabit oldu\u011funu ortaya koymakt\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00fcy\u00fck ilim adam\u0131 \u0130bnu\u2019l-Kayyim (Allah\u2019\u0131n rahmeti \u00fczerine olsun) \u015f\u00f6yle demektedir: &#8220;Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;<em>O\u2019nun benzeri hi\u00e7bir \u015fey yoktur<\/em>&#8221; buyru\u011fundan kast\u0131 -m\u00fc\u015febbihe ile m\u00fc\u015friklerin yapt\u0131klar\u0131n\u0131n aksine- onunla birlikte ibadet ve ta\u2019zime lay\u0131k herhangi bir ortak ya da bir ma\u2019budun bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya koymakt\u0131r. Bu ifadelerden kas\u0131t, O\u2019nun kemalinin, mahlukat\u0131n\u0131n \u00fczerinde olu\u015funun, kitablar\u0131 ile kelam edi\u015finin, ras\u00fblleri ile konu\u015fmas\u0131n\u0131n nefyedilmesi ile g\u00fcne\u015fin ve ay\u0131n bulutsuz bir g\u00fcnde g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u015fekilde m\u00fc\u2019minlerin de g\u00f6zleriyle Allah\u2019\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6receklerinin s\u00f6zkonusu olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n anlat\u0131lmas\u0131 de\u011fildir&#8230;&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Semi\u2019 ve Basar:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Semi&#8221; olu\u015funun, anlam\u0131, ne kadar yava\u015f olursa olsun, b\u00fct\u00fcn sesleri idrak eden demektir. O yarat\u0131klar\u0131n\u0131n i\u015fitmelerine benzemeyen bir s\u0131fat olan semi\u2019 s\u0131fat\u0131yla gizli ve a\u00e7\u0131k olan herbir \u015feyi i\u015fitir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Bas\u00eer&#8221; de ne kadar ince ve hissedilemez gibi g\u00f6r\u00fclse ya da uzak olsa dahi ki\u015fi, cisim ve renk t\u00fcr\u00fcnden g\u00f6r\u00fclme \u00f6zelli\u011fine sahip her\u015feyi idrak eden demektir. Engellerin, perdelerin onun g\u00f6rmesine olumsuz bir etkisi yoktur. Bu m\u00fcf\u2019il (veznindeki ism-i fa\u00eel) anlam\u0131nda &#8220;fail&#8221; veznindedir. Bu da \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah hakk\u0131nda basar s\u0131fat\u0131n\u0131n kendi zat\u0131na lay\u0131k \u015fekliyle sabit oldu\u011funun delilidir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ebu Davud, <em>S\u00fcnen<\/em>\u2019inde Ebu Hureyre <em>-Rad\u0131yallahu anh-<\/em>\u2019dan gelen rivayetine g\u00f6re Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:<em>&#8220;\u015e\u00fcphe yok ki Allah hakk\u0131yla i\u015fitendir hakk\u0131yla g\u00f6rendir.&#8221;<\/em> \u00e2yetini okumu\u015f ve ba\u015f parma\u011f\u0131n\u0131 kula\u011f\u0131n\u0131n \u00fczerinde, ona biti\u015fik olan (\u015fehadet) parma\u011f\u0131n\u0131 da g\u00f6zlerinin \u00fczerine koymu\u015ftur.1*<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hadisin anlam\u0131 da \u015fudur: \u015ean\u0131 y\u00fcce Allah sem\u2019 ile i\u015fitir, g\u00f6z ile g\u00f6r\u00fcr. Bu, y\u00fcce Allah\u2019\u0131n sem\u2019ini i\u015fitilen \u015feyleri bilmesi, basar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fclen \u015feyleri bilmesi diye yorumlayan E\u015f\u2019ar\u00ee2 mezhebine mensub birtak\u0131m kimselere kar\u015f\u0131 delildir ve bu hatal\u0131 bir yorumdur. \u00c7\u00fcnk\u00fc k\u00f6r olan bir kimse seman\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilir, ancak semay\u0131 g\u00f6remez. Sa\u011f\u0131r olan bir kimse seslerin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilir, fakat o sesleri i\u015fitemez.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Ba\u011f\u0131na girdi\u011fin zaman m\u00e2\u015faallah (bu Allah\u2019\u0131n diledi\u011fidir) Allah\u2019\u0131n yard\u0131m\u0131 olmadan (hi\u00e7bir \u015feye) g\u00fc\u00e7 yetirilemez, demeli de\u011fil miydin?&#8221;<\/em><em> (el-Kehf, 18\/39); &#8220;E\u011fer Allah dileseydi, onlardan sonra gelenler kendilerine apa\u00e7\u0131k deliller geldikten sonra birbirlerini \u00f6ld\u00fcrmezlerdi. Fakat anla\u015fmazl\u0131\u011fa d\u00fc\u015ft\u00fcler de kimi iman etti, kimi de k\u00e2fir oldu. E\u011fer Allah dileseydi, birbirlerini \u00f6ld\u00fcrmezlerdi. Fakat Allah diledi\u011fi \u015feyi yapar.&#8221; (el-Bakara, 2\/253); &#8220;\u0130hramda iken avlanmay\u0131 helal saymamak \u015fart\u0131 ile ve size okunanlar hari\u00e7 olmak \u00fczere size d\u00f6rt ayakl\u0131 hayvanlar helal k\u0131l\u0131nd\u0131. \u015e\u00fcphesiz Allah diledi\u011fi h\u00fckm\u00fc koyar.&#8221;(el-M\u00e2ide, 5\/1); &#8220;Allah kimi do\u011fru yola iletmeyi dilerse, g\u00f6\u011fs\u00fcn\u00fc \u0130sl\u00e2m\u2019a a\u00e7ar. Kimi de sapt\u0131rmay\u0131 dilerse, onun da g\u00f6\u011fs\u00fcn\u00fc -g\u00f6ky\u00fcz\u00fcne t\u0131rman\u0131yormu\u015f gibi- daralt\u0131r, s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131r&#8230;&#8221; (el-En\u2019\u00e2m, 6\/125)&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;<em>Ba\u011f\u0131na girdi\u011fin zaman&#8230; demeli de\u011fil miydin?<\/em>&#8221; buyru\u011fu ile ba\u015flayan bu \u00e2yet-i ker\u00eemeler, y\u00fcce Allah\u2019\u0131n irade ve me\u015f\u00eeet s\u0131fatlar\u0131na sahib oldu\u011funa delil te\u015fkil etmektedir. Buna dair deliller de say\u0131lamayacak kadar pek \u00e7oktur. E\u015f\u2019ar\u00ee mezhebine mensup olanlar ezelde b\u00fct\u00fcn irade edilen \u015feylere ili\u015fik olan kadim ve tek bir iradenin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul ederler. Buna g\u00f6re E\u015f\u2019arilerin kast edilen \u015feyi iradeden farkl\u0131 ve ona ayk\u0131r\u0131 g\u00f6rmeleri gerekir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mutezile\u2019ye gelince, onlar s\u0131fatlar\u0131 kabul etmediklerinden \u00f6t\u00fcr\u00fc irade s\u0131fat\u0131n\u0131 da kabul etmez ve \u015f\u00f6yle derler: O, belli bir yeri s\u00f6zkonusu olmaks\u0131z\u0131n h\u00e2dis (sonradan varolan) bir irade ile irade eder. Buna g\u00f6re Mutezilenin de s\u0131fat\u0131n tek ba\u015f\u0131na var oldu\u011fu kabul etmesi gerekir ki bu bat\u0131llar\u0131n en bat\u0131l\u0131d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hak ehli olan kimseler ise \u015f\u00f6yle derler: \u0130rade iki t\u00fcrl\u00fcd\u00fcr:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- Me\u015f\u00eeet ile e\u015f anlaml\u0131 olan <em>kevn\u00ee ir\u00e2de<\/em>. Bu iki t\u00fcr irade de y\u00fcce Allah\u2019\u0131n yapmay\u0131 ve meydana getirmeyi diledi\u011fi herbir \u015feye taalluk ederler. \u015ean\u0131 y\u00fcce Allah bir \u015feyi murad eder ve me\u015f\u00eeetiyle isterse, o \u015fey var olmas\u0131n\u0131 dilemesinin hemen arkas\u0131nda meydana gelir. Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Bir \u015feyin olmas\u0131n\u0131 istedi\u011fi zaman, O\u2019nun i\u015fi, ona &#8220;ol&#8221; demekten ibarettir, o da hemen oluverir.&#8221; <em>(Y\u00e2s\u00een, 36\/82)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hadiste de \u015f\u00f6yle denilmektedir: &#8220;Allah\u2019\u0131n diledi\u011fi olur, dilemedi\u011fi de olmaz.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n sevdi\u011fi ve raz\u0131 oldu\u011fu \u015feylere ait kullar\u0131na vermi\u015f oldu\u011fu emirlerle ilgili <em>\u015fer\u2019\u00ee irade<\/em>. Bu da y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u015fu buyru\u011fu ile benzeri buyruklar\u0131nda s\u00f6zkonusu edilmektedir:&#8221;Allah size kolayl\u0131k diler, g\u00fc\u00e7l\u00fck istemez.&#8221; <em>(el-Bakara, 2\/185)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu iki irade aras\u0131nda kopmaz bir ili\u015fkinin varl\u0131\u011f\u0131 s\u00f6zkonusu de\u011fildir. Aksine bu iradelerin herbirisi di\u011ferinin taalluk etmedi\u011fi bir ba\u015fka \u015feyle taalluk edebilir. Bundan dolay\u0131 aralar\u0131nda bir bak\u0131ma genellik ve \u00f6zellik ili\u015fkisi vard\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kevn\u00ee ve \u015eer\u2019\u00ee \u0130rade:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kevn\u00ee irade \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n sevmedi\u011fi ve raz\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131, k\u00fcf\u00fcr ve masiyetlere de taalluk etmesi bak\u0131m\u0131ndan daha geneldir. Ancak k\u00e2firin iman etmesi, f\u00e2s\u0131k\u0131n da itaat etmesi gibi \u015feylere taalluk etmemesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan da daha \u00f6zeldir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eer\u2019\u00ee irade ise ister vaki olsun, ister olmas\u0131n Allah\u2019\u0131n emretmi\u015f oldu\u011fu her\u015feye taalluk etmesi bak\u0131m\u0131ndan daha geneldir. Ancak kevn\u00ee irade dolay\u0131s\u0131yla vaki olan bir \u015feyin, bazan emrolunmayan bir \u015fey olmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan da daha \u00f6zeldir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00d6zetle s\u00f6yleyecek olursak: M\u00fc\u2019minin iman etmesi, itaat edenin de itaat etmesi gibi hususlarda her iki irade de birarada bulunabilir. Ancak k\u00e2firin k\u00e2fir olmas\u0131, isyank\u00e2r\u0131n da isyan etmesi gibi hallerde (Allah b\u00f6ylesini kullar\u0131ndan dilemedi\u011finden) sadece kevn\u00ee irade s\u00f6zkonusudur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>K\u00e2firin iman etmesi, g\u00fcnahk\u00e2r\u0131n da itaat etmesi gibi hallerde ise (bunu kullar\u0131ndan \u015eer\u2019an istedi\u011finden) sadece \u015fer\u2019\u00ee irade s\u00f6zkonusudur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:&#8221;Ba\u011f\u0131na girdi\u011fin zaman&#8230; demeli de\u011fil miydin?&#8221;<em> (el-Kehf, 18\/39)<\/em> buyru\u011fu, y\u00fcce Allah\u2019\u0131n iki bah\u00e7e sahibi\u2019nden m\u00fc\u2019min olan adam\u0131n k\u00e2fir arkada\u015f\u0131na s\u00f6ylemi\u015f oldu\u011fu s\u00f6zleri bize aktarmas\u0131 \u015feklindedir. Bu ki\u015fi k\u00e2fir olan arkada\u015f\u0131na, s\u00f6zleriyle y\u00fcce Allah\u2019\u0131n nimetine kar\u015f\u0131 \u015f\u00fckretmesi ve bunun Allah\u2019\u0131n me\u015f\u00eeeti (dilemesi) dolay\u0131s\u0131 ile meydana geldi\u011fini s\u00f6yleyip kendi g\u00fc\u00e7 ve kuvvetinin bir neticesi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmesi hususunda bir \u00f6\u011f\u00fct vermi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah\u2019\u0131n dilemesi ile olmad\u0131k\u00e7a, kuvvetin hi\u00e7bir faydas\u0131 yoktur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;E\u011fer Allah dileseydi&#8230; birbirlerini \u00f6ld\u00fcrmezlerdi&#8221; <em>(el-Bakara, 2\/253)<\/em> buyru\u011fu da bize ras\u00fbllere tabi olanlar aras\u0131nda ras\u00fbllerden sonra ortaya \u00e7\u0131kan anla\u015fmazl\u0131k, birbirlerine haks\u0131zl\u0131k ve k\u0131skan\u00e7l\u0131klar\u0131 sebebiyle duyduklar\u0131 d\u00fc\u015fmanl\u0131k hakk\u0131nda verilen bir haberdir. Bu buyrukta meydana gelen bu hususlar\u0131n ancak y\u00fcce Allah\u2019\u0131n me\u015fieti (dilemesi) ile oldu\u011funu ortaya koymaktad\u0131r. E\u011fer O, bunlar\u0131n olmamas\u0131n\u0131 dilemi\u015f olsayd\u0131, hi\u00e7 bunlar meydana gelmezdi. Fakat O, bunlar\u0131n meydana gelmesini diledi\u011finden \u00f6t\u00fcr\u00fc bunlarda oldular.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:&#8221;Allah kimi do\u011fru yola iletmeyi dilerse&#8230;&#8221; <em>(el-En\u2019\u00e2m, 6\/125)<\/em> buyru\u011funa gelince, hidayetin ve dal\u00e2letin (sap\u0131kl\u0131\u011f\u0131n) y\u00fcce Allah\u2019\u0131n yaratmas\u0131 ile meydana geldiklerini g\u00f6stermektedir. Allah kimi hidayete iletmeyi dilerse, -yani ona hidayeti ilham edip, hid\u00e2yete ula\u015fma ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131 vermek isterse- \u0130sl\u00e2m\u2019a girmek i\u00e7in kalbine bir geni\u015flik verir. Bu da onun kalbine bir nur b\u0131rakmas\u0131 suretiyle olur. Bu sefer \u0130slam\u2019a kar\u015f\u0131 kalbinde bir geni\u015flik ve bir huzur v\u00fccuda gelir. Nitekim hadiste de b\u00f6ylece varid olmu\u015ftur. Kimi de sapt\u0131rmak ve ilahi yard\u0131mdan yoksun b\u0131rakmak dilerse, bu sefer g\u00f6\u011fs\u00fcn\u00fc son derece dar ve s\u0131k\u0131nt\u0131l\u0131 k\u0131lar, o kalbe iman nuru n\u00fcfuz etmez. Y\u00fcce Allah bu hali g\u00f6klere do\u011fru \u00e7\u0131k\u0131p y\u00fckselen kimsenin durumuna benzetmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:Ve ihsan edin, muhakkak Allah ihsan edenleri sever.&#8221; (el-Bakara, 2\/195); &#8220;Ve adaletli olun, \u00e7\u00fcnk\u00fc Allah adaletli olanlar\u0131 sever.&#8221; (el-Hucurat, 49\/9); &#8220;O halde onlar size kar\u015f\u0131 do\u011fru davrand\u0131klar\u0131 s\u00fcrece siz de onlara do\u011frulukla davran\u0131n. \u015e\u00fcphesiz ki Allah sak\u0131nanlar\u0131 sever.&#8221; (et-Tevbe, 9\/7); &#8220;Ger\u00e7ekten Allah \u00e7ok\u00e7a tevbe edenleri de sever. \u00c7ok temizlenenleri de sever.&#8221; (el-Bakara, 2\/222); &#8220;Deki: E\u011fer Allah\u2019\u0131 seviyorsan\u0131z, bana uyun ki Allah da sizi sevsin.&#8221; (Al-i \u0130mran, 3\/31); &#8220;Allah&#8230; kendisinin onlar\u0131 sevece\u011fi, onlar\u0131n da kendisini sevece\u011fi bir topluluk getirir&#8230;&#8221; (el-Maide, 5\/54); &#8220;Ger\u00e7ek \u015fu ki Allah kendi yolunda birbirine kenetlenmi\u015f bina gibi saf ba\u011flayarak \u00e7arp\u0131\u015fanlar\u0131 sever.&#8221; (es-Saf, 61\/4)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu \u00e2yet-i ker\u00eemeler y\u00fcce Allah\u2019\u0131n muhabbet s\u0131fat\u0131ndan ortaya \u00e7\u0131kan birtak\u0131m fiillerini ihtiva etmektedir. Allah\u2019\u0131n baz\u0131 ki\u015filere, amellere ve ahl\u00e2ka muhabbeti O\u2019nun kendisi ile kaim bir s\u0131fat\u0131d\u0131r. Bu da O\u2019nun me\u015f\u00eeeti ile alakal\u0131 ihtiyar\u00ee fiil s\u0131fatlar\u0131ndand\u0131r. O, ileri derecedeki hikmetinin gere\u011fi olarak baz\u0131 \u015feyleri sever baz\u0131 \u015feyleri sevmez.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>E\u015f\u2019ar\u00ee\u2019ler ile Mutezile muhabbet s\u0131fat\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmezler. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar\u0131n iddias\u0131na g\u00f6re bu s\u0131fat bir eksiklik izlenimini vermektedir. Zira yarat\u0131lm\u0131\u015f varl\u0131klar\u0131n muhabbeti, kendilerine m\u00fcnasib yahut zevk alacaklar\u0131 \u015feye meyletmeleri anlam\u0131ndad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>E\u015f\u2019ar\u00ee\u2019ler ise muhabbet s\u0131fat\u0131n\u0131 irade s\u0131fat\u0131na raci kabul eder ve \u015f\u00f6yle derler: Allah\u2019\u0131n kuluna muhabbet (sevgi) duymas\u0131n\u0131n tek anlam\u0131 sadece ona ikramda bulunmas\u0131 ve ona m\u00fck\u00e2fat vermesini irade etmesinden ibarettir. R\u0131za, gazab, ho\u015flanmay\u0131\u015f ve \u00f6fke (sehat) s\u0131fatlar\u0131 hakk\u0131nda da bu a\u00e7\u0131klamay\u0131 yaparlar. Onlara g\u00f6re b\u00fct\u00fcn bu s\u0131fatlar m\u00fck\u00e2fat vermek (sevab) ile cezaland\u0131rmak (ikab) iradesinde bulunmak anlam\u0131ndad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mutezile ise y\u00fcce Allah\u2019\u0131n zat\u0131 ile kaim bir irade s\u0131fat\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmediklerinden dolay\u0131 muhabbeti, onlara g\u00f6re bu gibi kimseler i\u00e7in y\u00fcce Allah taraf\u0131ndan verilmesi icab eden m\u00fckafat\u0131n kendisi diye a\u00e7\u0131klarlar. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlara g\u00f6re itaat eden kimsenin m\u00fck\u00e2fatland\u0131r\u0131lmas\u0131 ile isyank\u00e2r\u0131n cezaland\u0131r\u0131lmas\u0131 vacibtir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hak ehline gelince, hak ehli y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ona yak\u0131\u015fan bir \u015fekilde hakiki anlam\u0131yla muhabbet s\u0131fat\u0131na sahib oldu\u011funu kabul ederler. O bak\u0131mdan onlara g\u00f6re bu s\u0131fat herhangi bir eksiklik ya da bir te\u015fbihi gerektirmemektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Muhabbetin gere\u011fi olan\u0131 da Allah hakk\u0131nda sabit kabul ederler ki bu da y\u00fcce Allah\u2019\u0131n sevdi\u011fi ve m\u00fck\u00e2fatland\u0131rmak istedi\u011fi kimselere ikramda bulunmak iradesidir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ke\u015fke Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019in Ebu Hureyre taraf\u0131ndan rivayet edilen \u015fu hadis-i \u015ferif\u2019ine muhabbeti kabul etmeyenlerin ne \u015fekilde cevab verdiklerini bir bilebilseydik: &#8220;\u015e\u00fcphesiz Allah bir kulu sevdi\u011fi takdirde Cibril <em>-Aleyhi Selam-<\/em>\u2019a: Ben filan\u0131 seviyorum, sen de onu sev der. Bunun \u00fczerine Cibril <em>-Aleyhi Selam-<\/em> da semavattakilere \u015f\u00f6yle der: \u015e\u00fcphesiz sizin aziz ve celil olan Rabbiniz filan kimseyi sever, siz de onu seviniz. Bunun \u00fczerine semadakiler o kimseyi sever. Yery\u00fcz\u00fcnde de onun i\u00e7in (h\u00fcsn-\u00fc) kabul yerle\u015ftirilir. Bir kimseye bu\u011fzedecek olursa, yine bunun gibi s\u00f6yler.&#8221;1 Hadisi Buhar\u00ee ve M\u00fcslim rivayet etmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130hsan\u2019\u0131n Anlam\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Birinci \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019de y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;Ve ihsan edin&#8221; buyru\u011fu her hususta genel olarak ihsanda bulunmay\u0131 emretmektedir. \u00d6zellikle de bundan \u00f6nce yerine getirilmesi emredilmi\u015f Allah\u2019a cihad u\u011frunda infakta ihsan\u0131 ihtiva etmektedir. \u0130nfakta ihsan c\u00f6mert\u00e7e verip, cimrilik etmemekle yahut ta k\u0131smak ile savurganl\u0131k derecesine varmak aras\u0131nda orta yolu tutmakla olur. \u0130\u015fte y\u00fcce Allah\u2019\u0131n el-Furkan suresinde1\u00a0emretmi\u015f oldu\u011fu orta yollu harcama da budur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M\u00fcslim\u2019in, <em>Sahih<\/em>\u2019indeki rivayete g\u00f6re \u015eedd\u00e2d b. Evs Ras\u00fblullah <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n \u015f\u00f6yle buyurdu\u011funu kaydetmektedir: &#8220;Muhakkak Allah her\u015feye ihsan\u0131 yazm\u0131\u015ft\u0131r. O bak\u0131mdan \u00f6ld\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz takdirde g\u00fczelce \u00f6ld\u00fcr\u00fcn\u00fcz, bo\u011fazlad\u0131\u011f\u0131n\u0131z vakit g\u00fczelce bo\u011fazlay\u0131n\u0131z. Sizden (bo\u011fazlayacak) kimse b\u0131\u00e7a\u011f\u0131n\u0131 iyice bilesin ve kesece\u011fi hayvan\u0131 rahatlats\u0131n.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;<em>Muhakkak Allah ihsan edenleri sever<\/em>&#8221; buyru\u011funa gelince, bu da ihsan emrinin bir gerek\u00e7esidir. Onlar ihsan\u0131n Allah taraf\u0131ndan sevilmeyi gerektirdi\u011fini bildikleri takdirde bu emri yerine getirmekte ellerini \u00e7abuk tutarlar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Adaletli Davranmak:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130kinci \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019de yer alan: &#8220;<em>\u0130kisinin aras\u0131n\u0131 adaletle d\u00fczeltin<\/em>&#8221; buyru\u011funa gelince, bu da adaletli davranma (iksat) emrini ihtiva etmektedir. M\u00fc\u2019minlerden anla\u015fmazl\u0131k i\u00e7erisinde bulunan iki taraf aras\u0131nda adaletle h\u00fckmetmek demektir. Bu fiil &#8220;zulmetti&#8221; anlam\u0131nda &#8220;kaseta&#8221; fiilinden gelmektedir. Ayet-i ker\u00eeme\u2019de kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u015fekliyle hemzeli \u015fekil ise zul\u00fcmden uzak kal\u0131\u015f\u0131 ifade etmek i\u00e7in gelmi\u015ftir. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n isimlerinden birisi de &#8220;el-muksit (mutlak adaletli)&#8221;dir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ayet-i ker\u00eemede adalet yapmaya te\u015fvik ve adaletin \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcne i\u015faret vard\u0131r. Adaletli olman\u0131n Allah\u2019\u0131n sevgisini kazanman\u0131n sebebi oldu\u011funa dikkat \u00e7ekilmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:&#8221;O halde onlar size kar\u015f\u0131 do\u011fru davrand\u0131klar\u0131 s\u00fcrece, siz de onlara do\u011frulukla davran\u0131n.&#8221; <em>(et-Tevbe, 9\/7)<\/em> buyru\u011funa gelince, anlam\u0131 \u015fudur: Sizler ile \u015fu Mescid-i Haram\u2019\u0131n yak\u0131nlar\u0131nda kendileriyle antla\u015fma yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z bu kimselerle oldu\u011fu \u015fekilde herhangi birileriyle aran\u0131zda antla\u015fma bulunuyor ise, onlar size kar\u015f\u0131 ahidlerinin gereklerini dosdo\u011fru yerine getirdikleri s\u00fcrece siz de onlara do\u011frulukla davran\u0131n.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Daha sonra y\u00fcce Allah bu emrin illetini (gerek\u00e7esini): &#8220;<em>\u015e\u00fcphesiz ki Allah sak\u0131nanlar\u0131 sever<\/em>&#8221; buyru\u011fu ile a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. Yani y\u00fcce Allah her hususta Allah\u2019tan sak\u0131nanlar\u0131 ve bu arada da ahitlerini bozmaktan sak\u0131nanlar\u0131 sever demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:&#8221;Ger\u00e7ekten Allah \u00e7ok\u00e7a tevbe edenleri de, \u00e7ok\u00e7a temizlenenleri de sever.&#8221;\u00a0 <em>(et-Tevbe, 2\/222)<\/em> buyru\u011funa gelince, bu da y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kullar\u0131 aras\u0131ndan bu iki kesimi sevdi\u011fine dair verdi\u011fi bir haberdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bunlar\u0131n birincisi tevbe edenlerdir. Yani y\u00fcce Allah\u2019a \u00e7ok\u00e7a tevbe edip i\u015flemi\u015f olduklar\u0131 g\u00fcnahlar\u0131 sebebiyle \u00e7ok\u00e7a ma\u011ffiret dileyen kullar\u0131n\u0131 sever. Bunlar \u00e7ok\u00e7a tevbe etmek suretiyle g\u00fcnah ve masiyetler demek olan manevi kir ve pisliklerden ar\u0131nm\u0131\u015f olurlar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130kinci kesim ise \u00e7ok temizlenenlerdir. Bunlar temizlenmekte ileriye giden kimseler demektir. Bu ise abdest almak yahut gusletmek ile hadeslerden ve maddi pisliklerden temizlenmek anlam\u0131ndad\u0131r. Burada s\u00f6z\u00fc ge\u00e7en &#8220;temizlenenler (el-mutetahhir\u00een)&#8221;den kast\u0131n, ay hali zamanlar\u0131nda yahut arka yoldan han\u0131mlara yakla\u015fmaktan sak\u0131nan kimseler oldu\u011fu da s\u00f6ylenmi\u015ftir. Ancak anlam\u0131n umumi oldu\u011funu kabul etmek daha uygundur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:&#8221;Deki: E\u011fer Allah\u2019\u0131 seviyorsan\u0131z, bana uyun ki Allah da sizi sevsin.&#8221; <em>(Al-i \u0130mran, 3\/31)<\/em> buyru\u011funa gelince, bu \u00e2yetin sebeb-i n\u00fczulu ile ilgili olarak el-Hasen\u2019den rivayet edildi\u011fine g\u00f6re \u00e2yet Allah\u2019\u0131 sevdi\u011fi iddias\u0131nda bulunan bir topluluk hakk\u0131nda inmi\u015ftir. Bunun \u00fczerine y\u00fcce Allah onlar\u0131 s\u0131namak \u00fczere \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019yi indirdi.1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019de y\u00fcce Allah kulunu sevmeyi peygamberine tabi olma \u015fart\u0131na ba\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Bu sevgiye Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019e ancak g\u00fczel bir \u015fekilde uyan ile onun yoluna s\u0131ms\u0131k\u0131 sar\u0131lan kimseler n\u00e2il olabilirler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: O \u00e7ok ma\u011ffiret edendir. Pek sevendir.&#8221; (el-Buruc, 85\/14); &#8220;Rahman ve Rahim Allah\u2019\u0131n ad\u0131 ile&#8221; (en-Neml, 27\/30); &#8220;Rabbimiz rahmetin ve ilmin her\u015feyi ku\u015fatm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; (el-Mu\u2019min, 40\/7); &#8220;O m\u00fc\u2019minlere \u00e7ok merhametlidir.&#8221; (el-Ahzab, 33\/43); &#8220;Rahmetim ise her\u015feyi ku\u015fatm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; (el-A\u2019raf, 7\/156); &#8220;Rabbimiz kendi \u00fczerine rahmeti yazd\u0131.&#8221; (el-En\u2019am, 6\/54); &#8220;O, ma\u011ffiret edendir, rahmet edendir.&#8221; (Yunus, 10\/107); &#8220;Allah en hay\u0131rl\u0131 koruyucudur. O merhametlilerin en merhametlisidir.&#8221; (Yusuf, 12\/64)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Allah\u2019\u0131n \u2044af\u00fbr ve Ved\u00fbd \u0130simleri:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:&#8221;O \u00e7ok ma\u011ffiret eden (el-\u011faf\u00fbr) ve pek sevendir (el-ved\u00fbd)&#8221; <em>(el-Buruc, 85\/14)<\/em> \u00e2yeti y\u00fcce Allah\u2019\u0131n Esma-i H\u00fcsn\u00e2\u2019s\u0131ndan el-\u011faf\u00fbr ile el-ved\u00fbd isimlerini ihtiva etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Birincisi ma\u011ffiret etmekten m\u00fcbala\u011fad\u0131r. Yani g\u00fcnahkar kullar\u0131n\u0131n g\u00fcnahlar\u0131n\u0131 \u00e7ok\u00e7a \u00f6rten ve onlar\u0131 sorgulamay\u0131p, affeden demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;el-\u2044afr (merhamet etmek)&#8221;in as\u0131l anlam\u0131 setretmek, \u00f6rtmek demektir. Boyan\u0131n kiri \u00f6rtmesini anlatmak \u00fczere de bu k\u00f6kten gelen kelime kullan\u0131l\u0131r. Ba\u015f\u0131 \u00f6rten ba\u015fl\u0131\u011fa &#8220;el-mi\u011ffer&#8221; denilmesi de buradan gelmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130kinci isim olan &#8220;el-ved\u00fbd&#8221; ise kat\u0131ks\u0131z sevgi ve sevginin en latifi olan &#8220;el-vudd&#8221;den gelir. Bu \u015fekliyle ya &#8220;fail&#8221; anlam\u0131nda &#8220;fe\u00fbl&#8221; veznindedir. O takdirde anlam\u0131 kendisine itaat edenlere \u00e7ok\u00e7a sevgi besleyen ve onlara yard\u0131m ve verdi\u011fi zaferleriyle onlara yak\u0131n demek olur yahut ta &#8220;mef\u2019ul&#8221; anlam\u0131nda fe\u00fbl vezninde olup o takdirde anlam\u0131 \u00e7ok\u00e7a ihsanda bulunmas\u0131 dolay\u0131s\u0131yla sevilen ve yaratt\u0131klar\u0131 taraf\u0131ndan sevilmeye lay\u0131k olup, kendisine ibadet etmeleri ve hamdetmeleri gereken, anlam\u0131nda olur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Rahmet ve \u0130lim S\u0131fatlar\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:&#8221;Rahm\u00e2n ve Rah\u00eem Allah\u2019\u0131n ad\u0131yla&#8221; <em>(en-Neml, 27\/30)<\/em> buyru\u011fu ile ondan sonra zikredilen \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019ler y\u00fcce Allah\u2019\u0131n, rahman ve rahim isimleri ile rahmet ve ilim s\u0131fatlar\u0131n\u0131n Allah hakk\u0131nda s\u00f6zkonusu oldu\u011funu ihtiva etmektedir. &#8220;Bismillahi\u2019r-Rahmani\u2019r-Rahim&#8221; a\u00e7\u0131klan\u0131rken rahman ve rahim isimlerine dair a\u00e7\u0131klamalar ge\u00e7mi\u015f, her ikisi aras\u0131ndaki fark ile birincisinin zat\u00ee s\u0131fata ikincisinin de fiil\u00ee s\u0131fata delalet etti\u011fi belirtilmi\u015f idi. E\u015f\u2019ar\u00ee\u2019lerle, Mutezile bunlar\u0131n yarat\u0131lm\u0131\u015flarda bir zay\u0131fl\u0131k, bir g\u00fc\u00e7l\u00fck ve kendisine merhamet duyulan ki\u015fi dolay\u0131s\u0131yla bir ac\u0131 duymak anlamlar\u0131n\u0131 ihtiva etti\u011fi iddias\u0131 ile rahmet s\u0131fat\u0131n\u0131 kabul etmezler. Ancak bu, en k\u00f6t\u00fc \u015fekliyle bir cehalettir. \u00c7\u00fcnk\u00fc rahmet g\u00fc\u00e7l\u00fcler taraf\u0131ndan zay\u0131flara kar\u015f\u0131 beslenir. Hi\u00e7bir \u015fekilde zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131 ve g\u00fc\u00e7s\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc gerektirmezler. Hatta gayet g\u00fc\u00e7l\u00fc ve muktedir olmakla birlikte dahi rahmetli olmak s\u00f6zkonusu olabilir. G\u00fc\u00e7l\u00fc olan insan k\u00fc\u00e7\u00fck \u00e7ocu\u011funa, ya\u015flanm\u0131\u015f anne ve babas\u0131na ve kendisinden daha zay\u0131f olanlara merhamet duyar. En k\u00f6t\u00fc s\u0131fatlardan birisi olan zay\u0131fl\u0131k ve g\u00fc\u00e7s\u00fczl\u00fck nerede? Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n zat\u0131n\u0131 kendisi ile nitelendirip bu s\u0131fata sahip ger\u00e7ek dostlar\u0131ndan \u00f6vg\u00fcyle s\u00f6zedip bunu biribirlerine tavsiye etmelerini emretmi\u015f oldu\u011fu rahmet nerede?<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:&#8221;Rabbimiz rahmetin ve ilmin her\u015feyi ku\u015fatma\u015ft\u0131r.&#8221; <em>(el-Mu\u2019min, 40\/7)<\/em> buyru\u011funda ge\u00e7en ifadeler y\u00fcce Allah\u2019\u0131n bizlere Ar\u015f\u0131 ta\u015f\u0131makta olan ve onun etraf\u0131nda bulunan meleklerin s\u00f6ylediklerini belirtti\u011fi s\u00f6zleridir. Onlar bu dualar\u0131 ile y\u00fcce Allah\u2019\u0131n rububiyetini, rahmet ve ilminin geni\u015fli\u011fini, m\u00fc\u2019minlere yapt\u0131klar\u0131 dualar\u0131nda bir vesile olarak zikretmektedirler. Bu ise duan\u0131n kabul edilmesi \u00fcmidini olduk\u00e7a y\u00fckselten tevess\u00fcl \u015fekillerinin en g\u00fczellerindendir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;<em>Rahmetin ve ilmin<\/em>&#8221; anlam\u0131ndaki laf\u0131zlar \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019de f\u00e2ilden d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f temyiz olarak nasbedilmi\u015flerdir. \u0130fadenin takdiri de \u015fu anlamdad\u0131r: Senin rahmetin ve ilmin her\u015feyi ku\u015fatm\u0131\u015ft\u0131r. Buna g\u00f6re y\u00fcce Allah\u2019\u0131n rahmeti d\u00fcnyada m\u00fc\u2019mini de, k\u00e2firi de, iyiyi de, g\u00fcnahk\u00e2r\u0131 da ku\u015fatm\u0131\u015f, ancak k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde \u00f6zellikle takva sahiblerine ait olacakt\u0131r. Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:&#8221;Onu sak\u0131nanlara, zek\u00e2t\u0131 verenlere&#8230; yazaca\u011f\u0131m.&#8221; <em>(el-A\u2019raf, 7\/156)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:&#8221;Rabbiniz kendi \u00fczerine rahmeti yazd\u0131.&#8221; <em>(el-En\u2019am, 6\/54)<\/em> buyru\u011funa gelince, o kendisinden bir l\u00fctuf ve ihsan olarak bunu kendi kendisine yazm\u0131\u015ft\u0131r. Yoksa kimse bunu O\u2019nun \u00fczerine bir y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fck olarak yazm\u0131\u015f de\u011fildir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buhar\u00ee ile M\u00fcslim\u2019de yer alan Ebu Hureyre\u2019nin rivayet etti\u011fi hadiste de \u015f\u00f6yle denilmektedir: &#8220;\u015e\u00fcphesiz Allah yarat\u0131klar\u0131 yarat\u0131nca, Ar\u015f\u0131n \u00fcst\u00fcnde kendi nezdinde bulunan bir kitabta \u015funu yazd\u0131: Muhakkak Benim rahmetim, Benim gazab\u0131m\u0131 ge\u00e7mi\u015ftir -ya da ge\u00e7er.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>H\u00e2f\u0131z ve Haf\u00eez S\u0131fatlar\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:&#8221;Allah en hay\u0131rl\u0131 koruyucudur&#8230;&#8221; <em>(Yus\u00fbf, 12\/64)<\/em> buyru\u011funa gelince; &#8220;el-Haf\u0131z ile el-Haf\u00eez&#8221; isimleri korumak demek olan &#8220;el-h\u0131fz&#8221;den al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Anlam\u0131 ise kullar\u0131n\u0131 genel olarak koruyan ve g\u0131dalar\u0131n\u0131 elde etmelerini kolayla\u015ft\u0131ran, hel\u00e2k olmak ve k\u00f6t\u00fcr\u00fcm d\u00fc\u015fmek sebeplerine kar\u015f\u0131 onlar\u0131 kollayan demektir. Ayn\u0131 \u015fekilde amellerini muhafaza eden, s\u00f6zlerini tesbit edendir. Ger\u00e7ek dostlar\u0131n\u0131 da \u00f6zel muhafazas\u0131 ile korur, onlar\u0131 g\u00fcnahlara d\u00fc\u015fmekten, \u015feytan\u0131n tuzaklar\u0131na yakalanmaktan, kendilerine din ve d\u00fcnyalar\u0131nda zarar veren herbir \u015feyden korur anlam\u0131ndad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Allah onlardan raz\u0131 olmu\u015ftur, onlar da O\u2019ndan ho\u015fnut olmu\u015flard\u0131r.&#8221; (el-M\u00e2ide, 5\/119); (et-Tevbe, 9\/100); &#8220;Kim de bir m\u00fc\u2019mini kasten \u00f6ld\u00fcr\u00fcrse, cezas\u0131 orada ebediyyen kalmak \u00fczere cehennemdir. Allah ona gazab etmi\u015f, ona lanet etmi\u015f&#8230;dir.&#8221; (en-Nis\u00e2, 4\/93); &#8220;Bu b\u00f6yledir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar Allah\u2019\u0131 gazabland\u0131ran \u015feylere uydular. O\u2019nun r\u0131zas\u0131n\u0131 ho\u015f g\u00f6rmediler.&#8221; (Muhammed, 47\/28); &#8220;Nihayet onlar bizi gazabland\u0131r\u0131nca kendilerinden intikam ald\u0131k.&#8221; (ez-Zuhruf, 43\/55); &#8220;Fakat Allah onlar\u0131n \u00e7\u0131kmalar\u0131ndan ho\u015flanmad\u0131 da kendilerini al\u0131koydu.&#8221; (et-Tevbe, 9\/46); &#8220;Yapmayaca\u011f\u0131n\u0131z \u015feyi s\u00f6ylemeniz Allah\u2019\u0131n yan\u0131nda b\u00fcy\u00fck bir h\u0131\u015fm\u0131 gerektirir.&#8221; (es-Saff, 61\/3)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n R\u0131za ve Gazab Gibi S\u0131fatlar\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:<em>&#8221; <\/em>Allah onlardan raz\u0131 olmu\u015ftur&#8230;&#8221; buyru\u011fu ile di\u011fer \u00e2yet-i ker\u00eemeler y\u00fcce Allah hakk\u0131nda r\u0131za, gazab, lanet, ho\u015flanmamak, k\u0131zmak (saht) \u00f6fkelenmek ve \u00f6fke duymak gibi fiil\u00ee s\u0131fatlar\u0131n Allah hakk\u0131nda s\u00f6zkonusu edildi\u011fini ihtiva etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu s\u0131fatlar hak ehli\u2019ne g\u00f6re y\u00fcce Allah\u2019a yak\u0131\u015fan bir \u015fekilde O\u2019nun hakiki s\u0131fatlar\u0131 olup bunlar\u0131n yarat\u0131lm\u0131\u015flardaki benzerlerine benzetilmesi s\u00f6zkonusu de\u011fildir. Ayr\u0131ca bu s\u0131fatlar dolay\u0131s\u0131yla yarat\u0131lm\u0131\u015flar i\u00e7in gerekli olanlar\u0131n, Allah hakk\u0131nda da s\u00f6zkonusu edilmesi gerekmemektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu s\u0131fatlar\u0131n kabul edilmemesi ile ilgili olarak E\u015f\u2019ar\u00eelerle, Mutezile\u2019nin herhangi bir delilleri yoktur. Ancak onlar y\u00fcce Allah\u2019\u0131n bu s\u0131fatlara sahip olmas\u0131, bu s\u0131fatlar\u0131n onda da yarat\u0131lm\u0131\u015flardaki \u015fekle benzer olmas\u0131 gerekti\u011fini sanm\u0131\u015flard\u0131r. Onlar\u0131n Rableri hakk\u0131ndaki bu zanlar\u0131 onlar\u0131 yan\u0131ltm\u0131\u015f ve s\u0131fatlar\u0131 nefyetmek ya da ta\u2019til etmek batakl\u0131\u011f\u0131na d\u00fc\u015f\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>E\u015f\u2019ar\u00eeler \u00f6nceden de g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz gibi b\u00fct\u00fcn bu s\u0131fatlar\u0131 iradeye raci kabul ederler. Onlara g\u00f6re raz\u0131 olmak sevab iradesi, gazab ve \u00f6fke ise cezaland\u0131rmak iradesidir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mutezile ise bu s\u0131fatlar\u0131n bizzat sevab ve ikab\u0131n kendisine raci oldu\u011funu kabul etmektedirler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>R\u0131z\u00e2\u2019n\u0131n Anlam\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;Allah onlardan raz\u0131 olmu\u015ftur. Onlar da O\u2019ndan ho\u015fnut olmu\u015flard\u0131r&#8221;<em> (el-M\u00e2ide, 5\/119)<\/em> buyru\u011fu y\u00fcce Allah ile ger\u00e7ek dostlar\u0131 aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 r\u0131za ve muhabbeti haber vermektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O\u2019nun kendilerinden raz\u0131 olmas\u0131 hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz onlara verilmi\u015f olan b\u00fct\u00fcn nimetlerden daha b\u00fcy\u00fck ve daha de\u011ferlidir. Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Allah\u2019\u0131n r\u0131zas\u0131 ise hepsinden daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcr.&#8221;\u00a0 <em>(et-Tevbe, 9\/72)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Onlar\u0131n Allah\u2019tan raz\u0131 (ho\u015fnut) olmalar\u0131na gelince, onlar\u0131n herbirisinin ne olursa olsun kendi konumuna raz\u0131 olmas\u0131 ve bundan dolay\u0131 sevinmesidir. \u00d6yle ki onlar\u0131n herbirisi kendisinden ba\u015fkas\u0131na, kendisine verilenden daha iyisinin verilmemi\u015f oldu\u011funu zannedecektir. \u0130\u015fte bu da cennette olacakt\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;Kim de bir m\u00fc\u2019mini kasten \u00f6ld\u00fcr\u00fcrse&#8230;&#8221; <em>(en-Nisa, 4\/93)<\/em> buyru\u011funa gelince, burada &#8220;bir m\u00fc\u2019min&#8221; buyru\u011fu ile k\u00e2firin \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesi d\u0131\u015far\u0131da tutulmu\u015ftur; &#8220;kasten&#8221; buyru\u011fu da onun kan\u0131 koruma alt\u0131nda bulunan bir insan oldu\u011funu bilerek b\u00fcy\u00fck bir ihtimalle \u00f6ld\u00fcr\u00fcc\u00fc oldu\u011fu kabul edilen bir \u00e2letle \u00f6ld\u00fcrmesi demek olup, bununla da hata yoluyla \u00f6ld\u00fcrme kapsam d\u0131\u015f\u0131nda tutulmu\u015f olmaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;<em>Ebediyyen kalmak \u00fczere<\/em>&#8221; buyru\u011fu da ebedi olmak \u00fczere orada kalmay\u0131 ifade etmektedir. Ebedi kalman\u0131n burada \u00e7ok uzun bir s\u00fcre kalmak oldu\u011fu da s\u00f6ylenmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Lanet:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Lanet, y\u00fcce Allah\u2019\u0131n rahmetinden kovmak ve uzakla\u015ft\u0131rmak demektir. La\u00een ile mel\u2019\u00fbn ise kendisine lanetin hak oldu\u011fu yahut ta kendisine lanet ile beddua olunan ki\u015fi demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130lim adamlar\u0131 kasten ba\u015fkas\u0131n\u0131 \u00f6ld\u00fcren kimsenin tevbesinin kabul olunmayaca\u011f\u0131 ve cehennemde ebedi b\u0131rak\u0131laca\u011f\u0131n\u0131n buyurulmu\u015f olmas\u0131 dolay\u0131s\u0131yla, bu \u00e2yetleri a\u015fa\u011f\u0131daki buyruk ile birlikte uygun bir \u015fekilde izah etmeyi zor bir i\u015f olarak g\u00f6rm\u00fc\u015flerdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu buyruk y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;Do\u011frusu Allah kendisine \u015firk ko\u015fulmas\u0131n\u0131 ma\u011ffiret etmez. Ondan ba\u015fkas\u0131n\u0131 da diledi\u011fine ba\u011f\u0131\u015flar.&#8221;\u00a0 <em>(en-Nisa, 4\/48)<\/em> \u00e2yeti ile \u00e7at\u0131\u015fma (te\u00e2ruz) halindedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130lim adamlar\u0131 bu hususa dair bir ka\u00e7 cevab vermi\u015flerdir. Bunlardan baz\u0131lar\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- B\u00f6yle bir ceza (ebedi cehennemde kal\u0131\u015f), kasten m\u00fc\u2019mini \u00f6ld\u00fcrmeyi hel\u00e2l kabul eden kimseler i\u00e7indir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- E\u011fer bir kimse bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc cezaland\u0131r\u0131lacak olursa, hak etti\u011fi ceza budur. Bununla birlikte tevbe etmesi yahut ta yapt\u0131\u011f\u0131 o k\u00f6t\u00fc i\u015ften daha a\u011f\u0131r basacak salih amel i\u015flemesi suretiyle cezaland\u0131r\u0131lmamas\u0131 da m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ayet-i ker\u00eeme b\u00f6yle bir g\u00fcnah\u0131n ne kadar a\u011f\u0131r oldu\u011funu anlatmak ve bu i\u015ften vazge\u00e7irmek sadedindedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3- Ebedi olarak cehennemde kalmaktan kas\u0131t \u00f6nceden de a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi uzun bir s\u00fcre kalmakt\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Abbas ile bir grub ilim adam\u0131 kasten m\u00fc\u2019mini \u00f6ld\u00fcren kimsenin tevbesinin kabul edilmeyece\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcndedir. \u00d6yle ki \u0130bn Abbas \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: &#8220;Bu \u00e2yet-i ker\u00eeme son inen buyruklardand\u0131r ve hi\u00e7bir \u015fey onu neshetmi\u015f de\u011fildir.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sahih olan da \u015fudur: Katilin \u00fczerinde \u00fc\u00e7 hak vard\u0131r: Allah\u2019\u0131n hakk\u0131, miras\u00e7\u0131lar\u0131n hakk\u0131 ve \u00f6ld\u00fcr\u00fclenin hakk\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Allah\u2019\u0131n hakk\u0131 tevbe ile d\u00fc\u015fer.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Miras\u00e7\u0131lar\u0131n hakk\u0131 ise ona cezan\u0131n uygulanmas\u0131 ile ya da affedilmek suretiyle d\u00fc\u015fer.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Maktul\u00fcn hakk\u0131 ise k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde kendisini \u00f6ld\u00fcren ile bir araya gelmedik\u00e7e d\u00fc\u015fmez. \u00c7\u00fcnk\u00fc maktul k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde ba\u015f\u0131n\u0131 eliyle tuttu\u011fu halde gelecek ve: Rabbim buna sor, beni ne diye \u00f6ld\u00fcrd\u00fc? diyecektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130ntikam\u0131n Anlam\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;Nihayet bizi gazabland\u0131r\u0131nca&#8230;&#8221;<em> (ez-Zuhruf, 43\/55)<\/em> buyru\u011funda s\u00f6z\u00fc ge\u00e7en &#8220;esef (gazablanmak)&#8221; ileri derecede keder anlam\u0131nda kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, a\u015f\u0131r\u0131 \u015fekilde \u00f6fkelenmek ve gazablanmak anlam\u0131nda da kullan\u0131l\u0131r. Ayet-i ker\u00eeme\u2019de kastedilen anlam budur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130ntikam almak ise cezaland\u0131rmak demektir. Bu da &#8220;n\u0131kmet&#8221;den al\u0131nma olup ileri derecede tiksinmek ve gazablanmak anlam\u0131ndad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Onlar buluttan g\u00f6lgeler i\u00e7inde Allah\u2019\u0131n ve meleklerin kendilerine gelivermesinden ve i\u015flerin bitirilivermesinden ba\u015fkas\u0131n\u0131 m\u0131 bekliyorlar?&#8221; (el-Bakara, 2\/210); &#8220;Onlar kendilerine meleklerin gelmesinden yahut Rabbinin gelmesinden yahut Rabbinin \u00e2yetlerinden birisinin gelmesinden ba\u015fkas\u0131n\u0131 m\u0131 bekliyorlar?&#8221; (el-En\u2019\u00e2m, 6\/158); &#8220;Hay\u0131r, yer da\u011f\u0131l\u0131p zerreler gibi par\u00e7a par\u00e7a edildi\u011finde Rabbin gelip melekler de saf saf dizildi\u011finde&#8230;&#8221; (el-Fecr, 89\/21-22); &#8220;Ve o g\u00fcnde g\u00f6ky\u00fcz\u00fc bulutla yar\u0131lacak, melekler ard\u0131 arkas\u0131na indirileceklerdir.&#8221; (el-Furkan, 25\/25)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130tyan ve Mec\u00ee\u2019 (Geli\u015f, Gelmek) S\u0131fatlar\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:<em>&#8221; Allah\u2019\u0131n&#8230; gelivermesinden<\/em>&#8221; buyru\u011fu ve di\u011fer \u00e2yet-i ker\u00eemeler y\u00fcce Allah\u2019\u0131n iki fiili s\u0131fat\u0131n\u0131 s\u00f6zkonusu etmektedirler. Bunlar da ity\u00e2n ve mec\u00ee\u2019 (gelmek, geli\u015f) s\u0131fatlar\u0131d\u0131r. Ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaatin kabul etti\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f, bunlar\u0131n hakiki anlamlar\u0131na inanmak ve ger\u00e7ekte bir ink\u00e2r ve ta\u2019til demek olan te\u2019vilden uzak durmakt\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Burada, bu \u00e7a\u011fda Cehmiyecilik ile ta\u2019tilin \u00f6nderli\u011fini yapan Ve Z\u00e2hid el-Kevser\u00ee1\u00a0diye bilinen \u015fahs\u0131n s\u00f6ylediklerini nakletmemiz uygun d\u00fc\u015febilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Beyhak\u00ee\u2019nin &#8220;<em>el-Esm\u00e2 ve\u2019s-S\u0131fat<\/em>&#8221; adl\u0131 eserine d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc ha\u015fiyelerinde2\u00a0\u015funlar\u0131 s\u00f6ylemektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;ez-Zemah\u015fer\u00ee3\u00a0\u015fu anlamda bir a\u00e7\u0131klama yapmaktad\u0131r: Y\u00fcce Allah kendisinden rahmetin beklendi\u011fi bulut i\u00e7erisinde azab getirecektir. B\u00f6ylelikle rahmetin beklendi\u011fi yerden azab\u0131n geli\u015fi daha korkun\u00e7 ve deh\u015fetli olur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130mamu\u2019l-Harameyn\u2019de \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019de yer alan &#8220;be&#8221; harfinin anlam\u0131 hakk\u0131nda \u00f6nceki gibi a\u00e7\u0131klamalarda bulunmu\u015ftur. Fahru\u2019d-Din er-Raz\u00ee de: Allah\u2019\u0131n emrinin onlara gelmesi demektir, diye a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu \u015fahs\u0131n ge\u00e7mi\u015ftekilerden ta\u2019tile dair yapm\u0131\u015f oldu\u011fu bu nakillerden de bu buyruklar\u0131 a\u00e7\u0131klamalar\u0131ndaki tutars\u0131zl\u0131klar\u0131n\u0131n boyutu rahatl\u0131kla g\u00f6r\u00fclmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Halbuki bu \u00e2yet-i ker\u00eemeler, bu te\u2019villerin hi\u00e7birisi uygun d\u00fc\u015fmeyecek \u015fekilde bu hususta gayet a\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Birinci \u00e2yet-i ker\u00eeme k\u00fcf\u00fcrleri, inatlar\u0131 ve \u015feytana tabi olu\u015flar\u0131 \u00fczerinde \u0131srar eden bu gibi kimseleri, onlar\u0131n bekledikleri tek \u015fey y\u00fcce Allah\u2019\u0131n aralar\u0131nda h\u00fck\u00fcm vermek i\u00e7in bulutlar aras\u0131nda geli\u015fi oldu\u011funu belirterek tehdit etmektedir. Bu da k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde ger\u00e7ekle\u015fecektir. Bundan dolay\u0131 y\u00fcce Allah daha sonra: &#8220;<em>Ve i\u015flerin bitiriliverilmesinden<\/em>&#8221; diye buyurmaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130kinci \u00e2yet-i ker\u00eeme daha da a\u00e7\u0131kt\u0131r. Zira buradaki &#8220;<em>geli\u015f<\/em>&#8220;in il\u00e2h\u00ee emir ya da azab\u0131n geli\u015fi diye te\u2019vil edilmesine imk\u00e2n yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc burada meleklerin geli\u015fi ile Rabbin geli\u015fi ya da y\u00fcce Rabbin baz\u0131 \u00e2yetlerinin geli\u015finden birarada s\u00f6zedilmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bundan sonra yer alan: &#8220;Rabbin gelip, melekler de saf saf dizildi\u011finde&#8221; \u00e2yetinin azab\u0131n geli\u015fi diye yorumlanmas\u0131na imk\u00e2n bulunmamaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc burada melekler Allah\u2019\u0131 ta\u2019zim etmek maksad\u0131 ile saf saf dizilmi\u015f iken, h\u00fck\u00fcm vermek \u00fczere y\u00fcce Allah\u2019\u0131n k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcndeki geli\u015finden s\u00f6zedilmektedir. \u0130\u015fte onun bu geli\u015fi esnas\u0131nda da son \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019nin ifade etti\u011fi gibi sema bulutlarla par\u00e7alanm\u0131\u015f olacakt\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O halde \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah gelir, iner, yakla\u015f\u0131r. Bununla birlikte O, mahlukattan ayr\u0131 Ar\u015f\u0131n\u0131n \u00fczerindedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00fct\u00fcn bunlar y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ger\u00e7ek anlam\u0131yla fiilleridir. Bunlar\u0131n mecaz olduklar\u0131n\u0131 iddia etmek, Allah\u2019\u0131n fiilini ta\u2019til etmektir. Bu geli\u015fin yarat\u0131lm\u0131\u015flar\u0131n geli\u015fi t\u00fcr\u00fcnden oldu\u011funa, onlar\u0131n geli\u015flerine benzedi\u011fine inanmak ise ink\u00e2r ve ta\u2019tile kadar g\u00f6t\u00fcrebilen bir te\u015fb\u00eehe y\u00f6neli\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Ancak cel\u00e2l ve ikram sahibi Rabbinin y\u00fcz\u00fc b\u00e2k\u00ee kalacakt\u0131r&#8221; (er-Rahman, 55\/27); &#8220;Onun vechinden ba\u015fka her\u015fey helak olacakt\u0131r.&#8221; (el-Kasas, 28\/88)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Ancak &#8220;cel\u00e2l ve ikram sahibi Rabbinin y\u00fcz\u00fc b\u00e2k\u00ee kalacakt\u0131r&#8221; \u00e2yeti ile di\u011fer \u00e2yet-i ker\u00eeme y\u00fcce Allah hakk\u0131nda vech (y\u00fcz) s\u0131fat\u0131n\u0131 tesbit etmektedir.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kitab ve s\u00fcnnetteki <em>&#8220;y\u00fcz&#8221;<\/em> s\u0131fat\u0131n\u0131 isbat eden nasslar say\u0131lamayacak kadar pek \u00e7oktur. Bunlar\u0131n hepsi de vechi (y\u00fcz\u00fc) cihet, m\u00fck\u00e2fat ya da zat diye tefsir eden Muatt\u0131la\u2019n\u0131n te\u2019villerinin anlams\u0131z oldu\u011funu ortaya koymaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hak ehlinin kabul etti\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f, vechin zattan ayr\u0131 bir s\u0131fat oldu\u011fudur. Bu s\u0131fat\u0131n Allah hakk\u0131nda sabit oldu\u011funu kabul etmek y\u00fcce Allah\u2019\u0131n -M\u00fccessime\u2019nin belirtti\u011fi gibi- birtak\u0131m azalardan meydana gelmi\u015f oldu\u011funu gerektirmez. Aksine bu, yak\u0131\u015fan \u015fekliyle y\u00fcce Allah\u2019\u0131n bir s\u0131fat\u0131d\u0131r. Hi\u00e7bir y\u00fcz O\u2019na benzemedi\u011fi gibi, O\u2019nun y\u00fcz\u00fc de hi\u00e7bir y\u00fcze benzemez. Muattile bu iki \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019yi y\u00fcz\u2019den zat\u0131n kastedildi\u011fine delil g\u00f6stermi\u015flerdir. Zira kal\u0131c\u0131l\u0131kta ve sonunun gelmeyi\u015fi hususunda vechin herhangi bir \u00f6zelli\u011fi bulunmamaktad\u0131r. Bizler b\u00f6yle bir delillendirmeye \u015fu \u015fekilde kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131yoruz: \u015e\u00e2yet y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ger\u00e7ek anlam\u0131yla bir vechi bulunmam\u0131\u015f olsayd\u0131, bu laf\u0131z zat anlam\u0131nda kullan\u0131lm\u0131\u015f olmazd\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc belli bir anlam i\u00e7in kullan\u0131lan bir lafz\u0131n o s\u0131fata sahib olan zat hakk\u0131nda o lafz\u0131n, asl\u00ee manas\u0131 sabit olmad\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece bir ba\u015fka anlamda kullan\u0131lamaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc zihnin gerektirici olandan, gerekene intikal edebilmesi ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Di\u011fer taraftan onlar\u0131n bu mecazi yorumlar\u0131n\u0131 ba\u015fka bir yolla da \u00e7\u00fcr\u00fctmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Burada vech lafz\u0131 kullan\u0131l\u0131p zat kastedilmi\u015ftir, demek yerine, kal\u0131c\u0131l\u0131k veche isnad edilmi\u015ftir. Bu ise zat\u0131n da kal\u0131c\u0131 olmas\u0131n\u0131 gerektirir, denilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Beyhak\u00ee\u2019nin, el-Hattab\u00ee\u2019den nakletti\u011fine g\u00f6re y\u00fcce Allah vechi zata izafe edip, s\u0131fat\u0131 (celal ve ikram sahibi) da veche izafe ederek: &#8220;Celal ve ikram sahibi Rabbinin vechi ise kal\u0131c\u0131d\u0131r&#8221; diye buyurmu\u015f olmas\u0131, burada &#8220;vech&#8221;in zikredilmesinin s\u0131fat olmad\u0131\u011f\u0131na, buna kar\u015f\u0131l\u0131k &#8220;celal ve ikram sahibi&#8221; ibaresinin &#8220;vechin&#8221; s\u0131fat\u0131 oldu\u011funa, &#8220;vech&#8221;\u2019in ise &#8220;zat&#8221;\u0131n s\u0131fat\u0131 oldu\u011funa delil te\u015fkil etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mesel\u00e2 Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019in Taif d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcnde yapt\u0131\u011f\u0131 belirtilen duan\u0131n zikredildi\u011fi hadis ile benzerlerindeki rivayetlerde ge\u00e7en &#8220;vech&#8221;in zat veya ba\u015fka bir \u015fekilde te\u2019vil edilmesi nas\u0131l m\u00fcmk\u00fcn olabilir? Peygamber Taif d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc hadisinde \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: &#8220;Kendisi sebebiyle karanl\u0131klar\u0131n ayd\u0131nlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131, vechinin nuruna s\u0131\u011f\u0131n\u0131r\u0131m&#8230;&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yine Ebu Musa el-E\u015f\u2019ar\u00ee\u2019nin rivayet etti\u011fi \u015fu hadiste de \u015f\u00f6yle denilmektedir: &#8220;O\u2019nun hicab\u0131 nur yahut n\u00e2r\u2019d\u0131r. E\u011fer hicab\u0131n\u0131 a\u00e7acak olur ise vechinin par\u0131lt\u0131lar\u0131 yaratt\u0131klar\u0131ndan g\u00f6z\u00fcn\u00fcn ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 herbir \u015feyi muhakkak yakard\u0131.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Kendi ellerimle yaratt\u0131\u011f\u0131ma secdeden seni ne al\u0131koydu?&#8221; (S\u00e2d, 38\/75); &#8220;Yahudiler: Allah\u2019\u0131n eli ba\u011fl\u0131d\u0131r, dediler. S\u00f6ylediklerinden \u00f6t\u00fcr\u00fc kendi elleri ba\u011fland\u0131 ve onlara lanet edildi. Hay\u0131r, Allah\u2019\u0131n iki eli de a\u00e7\u0131kt\u0131r. O, nas\u0131l dilerse \u00f6yle infak eder.&#8221; (el-Maide, 5\/64)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;<em>Kendi ellerimle&#8230; seni ne al\u0131koydu?<\/em>&#8221; buyru\u011fu ile bir sonraki \u00e2yet-i ker\u00eeme, \u015fan\u0131 zat\u0131na yak\u0131\u015fan bir \u015fekilde ger\u00e7ek anlam\u0131 ile onun s\u0131fat\u0131 olmak \u00fczere y\u00fcce Allah\u2019\u0131n iki elinin oldu\u011funu ihtiva etmektedir. Birinci \u00e2yet-i ker\u00eemede y\u00fcce Allah \u0130blis\u2019i elleriyle yaratm\u0131\u015f oldu\u011fu \u00c2dem\u2019e secde etmedi\u011finden dolay\u0131 azarlamaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Burada &#8220;<em>iki el<\/em>&#8220;in kudret diye yorumlanmas\u0131 imk\u00e2ns\u0131zd\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u0130blis de dahil olmak \u00fczere her\u015feyi y\u00fcce Allah kudretiyle yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Bu durumda \u00c2dem\u2019in ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 bir konumda oldu\u011funu belirten bir \u00f6zelli\u011fi kalmaz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Abdullah b. Amr yoluyla rivayet edilen hadiste Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Aziz ve celil olan Allah \u00fc\u00e7 \u015feyi eliyle yaratm\u0131\u015ft\u0131r: Adem\u2019i eliyle yaratm\u0131\u015f, Tevrat\u2019\u0131 eliyle yazm\u0131\u015f ve Adn Cennetini (a\u011fa\u00e7lar\u0131n\u0131) eliyle dikmi\u015ftir.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Di\u011fer yarat\u0131lm\u0131\u015f varl\u0131klarla birlikte bu \u00fc\u00e7 \u015feyin de Allah\u2019\u0131n kudreti ile var olmalar\u0131na ra\u011fmen, \u00f6zellikle bu \u00fc\u00e7 \u015feyin s\u00f6zkonusu edilmesi onlar\u0131n ba\u015fkalar\u0131nda bulunmayan ayr\u0131 bir \u00f6zelli\u011fe sahib olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ayn\u0131 \u015fekilde &#8220;el-yedeyn: iki el&#8221; lafz\u0131n\u0131n tesniye (ikil) olarak ancak ger\u00e7ek el hakk\u0131nda kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bilinen bir husustur. Bu laf\u0131z hi\u00e7bir zaman kudret ya da nimet anlam\u0131nda varid olmu\u015f de\u011fildir. Dolay\u0131s\u0131yla; Y\u00fcce Allah onu iki kudret ile yahut iki nimet ile yaratm\u0131\u015ft\u0131r, demek uygun d\u00fc\u015femez.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ayn\u0131 \u015fekilde &#8220;iki el&#8221;in ni\u2019met, kudret veya ba\u015fka bir anlamda kullan\u0131lmalar\u0131 ancak ger\u00e7ek anlam\u0131yla iki ele sahib olarak nitelendirilen kimseler hakk\u0131nda s\u00f6z konusu olabilir. Bundan dolay\u0131 mesela, r\u00fczgar\u0131n eli vard\u0131r, suyun eli vard\u0131r, denilmez.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Muattile\u2019nin baz\u0131 \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019lerde &#8220;el&#8221; lafz\u0131n\u0131n tekil olarak kullan\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011funu, baz\u0131 \u00e2yetlerde de \u00e7o\u011ful olarak zikredildi\u011fini delil diye ileri s\u00fcrmelerinin delil olacak bir taraf\u0131 yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc lugatta iki organ ile yap\u0131lan bir i\u015fin bazan tek organ ile yap\u0131lm\u0131\u015f gibi s\u00f6zkonusu edilmesi pekala m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Mesela; g\u00f6z\u00fcmle g\u00f6rd\u00fcm, kula\u011f\u0131mla duydum denilir. Maksat ise iki g\u00f6z ve iki kulakt\u0131r. Ayn\u0131 \u015fekilde \u00e7o\u011ful da bazan tesniye anlam\u0131nda kullan\u0131l\u0131r. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u015fu buyru\u011funda oldu\u011fu gibi: &#8220;E\u011fer ikiniz de Allah\u2019a tevbe ederseniz (ne al\u00e2; \u00e7\u00fcnk\u00fc) kalbleriniz meyletmi\u015f bulunuyor.&#8221; <em>(et-Tahrim, 66\/4)<\/em> Maksad ikinizin kalbidir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ancak ger\u00e7ek el i\u00e7in s\u00f6zkonusu edilebilen, parmaklar\u0131yla birlikte el, parmaklar, sa\u011f, sol, yakalamak (kabz) ve bast (a\u00e7mak) ve buna benzer hususlar\u0131n da varid oldu\u011fu g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurulacak olursa, &#8220;el&#8221;in kudret ya da nimete yorumlanmas\u0131 nas\u0131l m\u00fcmk\u00fcn olabilir?<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130kinci \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019de de \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah -m\u00fcstehaklar\u0131 verilesice- yahudilerin s\u00f6yledikleri s\u00f6zleri aktarmakta ve onlar\u0131n -h\u00e2\u015f\u00e2- y\u00fcce Allah\u2019\u0131n elini ba\u011fl\u0131 olmakla vasfettiklerini belirtmektedir. Yani onun eli infak etmeyip cimrilik etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Daha sonra y\u00fcce Allah onlar\u0131n s\u00f6ylediklerinin aksinin kendisi hakk\u0131nda s\u00f6zkonusu oldu\u011funu belirtmektedir. O da iki elinin diledi\u011fi \u015fekilde infak etmek ve bol bol ba\u011f\u0131\u015flarda bulunmak suretiyle yay\u0131lm\u0131\u015f olduklar\u0131n\u0131, a\u00e7\u0131k olduklar\u0131n\u0131 belirtmektedir. Nitekim hadiste \u015f\u00f6yle denilmi\u015ftir: &#8220;Allah\u2019\u0131n eli dopdoludur. O gece g\u00fcnd\u00fcz durmadan infak eder. Hi\u00e7bir harcama onda bulunanlar\u0131 azaltmaz.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Acaba y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ger\u00e7ek anlam\u0131yla iki eli bulunmam\u0131\u015f olsayd\u0131, burada &#8220;iki elin a\u00e7\u0131k oldu\u011fu&#8221;nun belirtilmesi g\u00fczel bir tabir olabilir miydi?<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Evet, ger\u00e7ekten gereksiz yere te\u2019vil edenler bundan mahcub olmal\u0131d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Rabbinin h\u00fckm\u00fc (gele)ne kadar sabret. \u00c7\u00fcnk\u00fc sen g\u00f6zlerimizin \u00f6n\u00fcndesin.&#8221; (et-T\u00fbr, 52\/48); &#8220;Onu levhalar\u0131 ve \u00e7ivileri olan (gemi) \u00fczerinde ta\u015f\u0131d\u0131k. Gemi g\u00f6zlerimizin \u00f6n\u00fcnde ak\u0131p gidiyordu.&#8221; (el-Kamer, 54\/13, 14); &#8220;Ve Ben taraf\u0131mdan senin \u00fczerine bir muhabbet b\u0131rakt\u0131m. Benim g\u00f6zetimim alt\u0131nda yeti\u015ftirilesin diye.&#8221; (T\u00e2-h\u00e2, 20\/39)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;<em>Rabbinin h\u00fckm\u00fc gelene kadar sabret<\/em>&#8221; buyru\u011fu ile di\u011fer \u00e2yet-i ker\u00eemelerde \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah kendi zat\u0131na g\u00f6r\u00fclme \u00f6zelli\u011fine sahip her\u015feyi kendisiyle g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc bir g\u00f6z\u00fc nisbet etmektedir. Bu da y\u00fcce Allah\u2019a ait, O\u2019na yak\u0131\u015fan \u015fekilde hakiki bir s\u0131fatt\u0131r. B\u00f6yle bir s\u0131fat\u0131 kabul etmek, onun ya\u011f, sinir ve daha ba\u015fka maddelerden meydana gelmi\u015f bir organ olmas\u0131n\u0131 gerektirmez.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Muattile\u2019nin buradaki &#8220;g\u00f6z&#8221;\u00fc g\u00f6rmek, korumak ve muhafaza etmek gibi manalarla a\u00e7\u0131klamas\u0131 bu s\u0131fat\u0131 nefyetmek ve ta\u2019til etmektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu s\u0131fat\u0131n kimi nasslarda tekil, kimi nasslarda da \u00e7o\u011ful olarak gelmi\u015f olmas\u0131nda bu s\u0131fat\u0131 reddetmek i\u00e7in lehlerine delil olacak bir taraf yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc Arap\u00e7a b\u00f6yle bir ifade tarz\u0131na elveri\u015fli bir dildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Arap\u00e7ada bazan \u00e7o\u011ful lafz\u0131 ile tesniye (ikil) hakk\u0131nda a\u00e7\u0131klamalarda bulunulur. Kimi zaman da tekil laf\u0131z &#8220;iki el&#8221;e dair yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z a\u00e7\u0131klamalarda belirtti\u011fimiz gibi, ikinin yerini tutabilmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Di\u011fer taraftan Muattile\u2019nin g\u00f6z lafz\u0131 ile ilgili s\u00f6z\u00fcn\u00fc ettikleri a\u00e7\u0131klamalar, ancak ger\u00e7ek anlam\u0131yla g\u00f6z\u00fc bulunan bir varl\u0131k hakk\u0131nda kullan\u0131labilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Acaba Muattile \u015funu mu s\u00f6ylemek istiyor: Allah kendisinde bulunmayan s\u0131fatlarla kendisini \u00f6vmeye \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. B\u00f6ylelikle o sahib olmad\u0131\u011f\u0131 halde kendisinin g\u00f6z\u00fcn\u00fcn bulundu\u011funu belirtmektedir. Yoksa onlar \u015f\u00f6yle mi demek istiyorlar: Onun e\u015fyay\u0131 g\u00f6rmesi, g\u00f6rmeye has bir s\u0131fat\u0131 ile ger\u00e7ekle\u015fmemektedir. Aksine o e\u015fyay\u0131 zat\u0131n\u0131n tamam\u0131 ile g\u00f6rmektedir, mi demek istiyorlar? Nitekim Mutezilede: O zat\u0131yla kadirdir, O zat\u0131yla irade eden (murid)dir&#8230; derler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Birinci \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019de y\u00fcce Allah peygamberine kendi h\u00fckm\u00fc gelene kadar sabretmesini ve kavminden g\u00f6rece\u011fi eziyetlere katlanmas\u0131n\u0131 emretmektedir. Verdi\u011fi bu emre gerek\u00e7e olarak da Allah taraf\u0131ndan g\u00f6r\u00fclmekte oldu\u011funu, Allah\u2019\u0131n muhafazas\u0131, g\u00f6zetim ve korumas\u0131 alt\u0131nda oldu\u011funu g\u00f6stermektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130kinci \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019de y\u00fcce Allah peygamberi Nuh <em>-Aleyhiselam-<\/em>\u2019\u0131n kavmi taraf\u0131ndan yalanlanm\u0131\u015f oldu\u011funu, bundan dolay\u0131 azab s\u00f6z\u00fcn\u00fcn gere\u011finin aleyhlerine hak oldu\u011funu, Allah\u2019\u0131n tufan ile onlar\u0131 cezaland\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmektedir. Ayr\u0131ca Nuh <em>-Aleyhiselam-<\/em> ile beraberinde bulunan iman edenleri, \u00e7ivilerle birbirine ba\u011flanm\u0131\u015f b\u00fcy\u00fck tahta par\u00e7alar\u0131ndan yap\u0131lm\u0131\u015f bir gemi \u00fczerinde ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bu geminin Allah\u2019\u0131n g\u00f6z\u00fc \u00f6n\u00fcnde, korumas\u0131 ve g\u00f6zetimi ile ak\u0131p gitmi\u015f oldu\u011funu haber vermektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019de ise y\u00fcce Allah peygamberi Musa <em>-Aleyhisselam-<\/em>\u2019a hitab etmekte ve ona kendi taraf\u0131ndan bir sevgi b\u0131rakm\u0131\u015f oldu\u011funu bildirmektedir. Yani \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah onu sevdi\u011fi gibi, mahlukat\u0131na da sevdirmi\u015fti. Musa <em>-Aleyhisselam-<\/em>\u2019\u0131n kendi g\u00f6z\u00fc \u00f6n\u00fcnde yeti\u015fmesini sa\u011flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve risaletini Firavun ve kavmine ta\u015f\u0131mas\u0131n\u0131 sa\u011flayabilecek \u015fekilde terbiye edilip, yeti\u015ftirilmesi i\u00e7in gerekli \u015fartlar\u0131 sa\u011flam\u0131\u015f oldu\u011funu haber vermektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sem\u00ee\u2019, Basar ve Ru\u2019yet (G\u00f6rmek) S\u0131fatlar\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:&#8221;Kocas\u0131 hakk\u0131nda seninle m\u00fccadele eden ve Allah\u2019a \u015fik\u00e2yet etmekte olan kad\u0131n\u0131n s\u00f6z\u00fcn\u00fc elbetteki Allah i\u015fitmi\u015ftir. Allah sizin konu\u015fman\u0131z\u0131 da zaten i\u015fitiyordu. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah en iyi i\u015fitendir, en iyi g\u00f6rendir.&#8221; (el-M\u00fccadele, 58\/1); &#8220;Andolsun Allah: Muhakkak Allah fakirdir ve biz zenginiz, diyenlerin s\u00f6zlerini i\u015fitmi\u015ftir.&#8221; (Al-i \u0130mran, 3\/181); &#8220;Yoksa onlar gizlediklerini ve f\u0131s\u0131lt\u0131lar\u0131n\u0131 i\u015fitmez miyiz san\u0131rlar? \u00d6yle de\u011fil, hatta el\u00e7ilerimiz de yanlar\u0131ndad\u0131r yaz\u0131p duruyorlar.&#8221; (ez-Zuhruf, 43\/80); &#8220;Korkmay\u0131n, \u00e7\u00fcnk\u00fc ben sizinle beraberim, i\u015fitir ve g\u00f6r\u00fcr\u00fcm.&#8221; (Ta-ha, 20\/46); &#8220;Allah\u2019\u0131n muhakkak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc hi\u00e7 bilmez mi?&#8221; (el-Alak, 96\/14); &#8220;O, seni kalk\u0131nca da g\u00f6r\u00fcr, secde edenler aras\u0131ndaki dola\u015fman\u0131 da. Muhakkak O, her\u015feyi i\u015fitendir, bilendir.&#8221; (e\u015f-\u015euara, 26\/218-220); &#8220;Deki: Haydi amel edin. Allah, ras\u00fbl\u00fc ve m\u00fc\u2019minler de i\u015fledi\u011finizi g\u00f6recektir.&#8221; (et-Tevbe, 9\/105)&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M\u00fcellif <em>-Allah Ona Rahmet Etsin-<\/em> y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;Kocas\u0131 hakk\u0131nda seninle m\u00fccadele eden&#8230; elbetteki Allah i\u015fitmi\u015ftir&#8221; buyru\u011fu ile ondan sonraki \u00e2yet-i ker\u00eemeleri, y\u00fcce Allah\u2019\u0131n semi\u2019 (i\u015fitme), basar (g\u00f6rme) ve ru\u2019yet (g\u00f6rme) s\u0131fatlar\u0131na sahib oldu\u011funu ortaya koymak i\u00e7in zikretmi\u015f bulunmaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n sem\u00ee\u2019 s\u0131fat\u0131n\u0131 \u00e2yet-i ker\u00eemeler b\u00fct\u00fcn i\u015ftikak (k\u00f6kten t\u00fcreme) kipleri ile dile getirmi\u015f bulunmaktad\u0131r. Bu k\u00f6kler ise i\u015fitti, i\u015fitir, \u00e7ok iyi i\u015fiten (semi\u2019), i\u015fitiriz, i\u015fitirim gibi kiplerdir. O halde bu y\u00fcce Allah\u2019a ait hakiki bir s\u0131fat olup \u00f6nceden de a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi, bununla sesleri idr\u00e2k eder.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Basar ise kendisi vas\u0131tas\u0131 ile ki\u015fileri ve renkleri idrak etti\u011fi bir s\u0131fat\u0131d\u0131r. Ru\u2019yet (g\u00f6rmek) de onun ayr\u0131lmaz bir gere\u011fidir. Ebu Musa yoluyla gelen hadiste (peygamber -s.a-) \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Ey insanlar, kendinize ac\u0131y\u0131n\u0131z. Siz ne sa\u011f\u0131r olan bir kimseye ne de haz\u0131r olmayan bir kimseye dua ediyorsunuz. Aksine sizler sem\u00ee\u2019 ve bas\u00eer (her\u015feyi i\u015fiten ve her\u015feyi g\u00f6ren)e dua ediyorsunuz. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz kendisine dua etti\u011finiz (o y\u00fcce zat) sizden herhangi birinize devesinin boynunun yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131ndan daha yak\u0131nd\u0131r.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sem\u00ee de, basar da birer kemal s\u0131fat\u0131d\u0131r. Y\u00fcce Allah m\u00fc\u015frikleri i\u015fitmeyen ve g\u00f6rmeyen \u015feylere ibadet ettiklerinden dolay\u0131 da ay\u0131plam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Nakledilen ilk \u00e2yet-i ker\u00eeme kocas\u0131 kendisine zih\u00e2r yemini yapmas\u0131 \u00fczerine Sa\u2019lebe k\u0131z\u0131 Havle hakk\u0131nda inmi\u015ftir. Bu han\u0131m Ras\u00fblullah <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019a gelerek \u015fik\u00e2yette bulunmu\u015f ve onunla kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 konu\u015fmu\u015ftu. O s\u0131rada da Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> ona: &#8220;G\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm kadar\u0131yla sen art\u0131k kocana haram olmu\u015fsun.&#8221; diyordu.2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buhar\u00ee de Sahih\u2019inde, Urve\u2019den, o \u00c2i\u015fe (r.anh\u00e2)\u2019dan \u015f\u00f6yle dedi\u011fini rivayet etmektedir: &#8220;\u0130\u015fitmesi b\u00fct\u00fcn sesleri ku\u015fatan Allah\u2019a hamdolsun. Kocas\u0131 hakk\u0131nda tart\u0131\u015fan kad\u0131n gelip Ras\u00fblullah <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019a \u015fikayette bulundu\u011funda ben de odan\u0131n bir taraf\u0131nda bulunuyor ve ne s\u00f6yledi\u011fini duyam\u0131yordum. Aziz ve celil olan Allah: &#8220;Kocas\u0131 hakk\u0131nda seninle m\u00fccadele eden&#8230; kad\u0131n\u0131n s\u00f6z\u00fcn\u00fc elbetteki Allah i\u015fitmi\u015ftir&#8230;&#8221; \u00e2yetlerini indirdi.&#8221;3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130kinci \u00e2yet-i ker\u00eeme ise k\u00f6t\u00fc \u015fahsiyet olan yahudi Finh\u00e2s hakk\u0131nda inmi\u015ftir. Ebu Bekir <em>-Rad\u0131yallahu anh-<\/em> onu \u0130slam\u2019a davet etti\u011finde \u015f\u00f6yle demi\u015fti: Allah\u2019a yemin olsun ki ey Ebu Bekir, biz fakir olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131zdan \u00f6t\u00fcr\u00fc Allah\u2019a ihtiyac\u0131m\u0131z yoktur, oysa o fakir birisidir. E\u011fer muhta\u00e7 olmayan varl\u0131kl\u0131 bir zat olsayd\u0131, bizden bor\u00e7 talebinde bulunmazd\u0131.1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019de ise &#8220;yoksa&#8221; lafz\u0131 ile birlikte soru sorulmaktad\u0131r. Bu soru ink\u00e2r\u00ee bir soru olup, azar anlam\u0131n\u0131 ihtiva etmektedir. Anlam \u015f\u00f6yledir: Yoksa bunlar gizlenip, saklanmak suretiyle bizim gizlediklerini ve gizlice f\u0131s\u0131lda\u015fmalar\u0131n\u0131 i\u015fitmeyece\u011fimizi mi san\u0131yorlar? Aksine biz bunlar\u0131 i\u015fitiyoruz. Ayr\u0131ca hafaza meleklerimiz de onlar\u0131n yan\u0131ba\u015flar\u0131nda neler s\u00f6yleyip neler yapt\u0131klar\u0131n\u0131 yazmaktad\u0131rlar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc \u00e2yet-i ker\u00eeme ise y\u00fcce Allah taraf\u0131ndan Musa ile Harun (ikisine de sel\u00e2m olsun)\u2019 a bir hitabt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar Firavun\u2019un kendilerini cezaland\u0131rmak maksad\u0131yla yakalamas\u0131ndan korktuklar\u0131n\u0131 arz etmi\u015flerdi. Bunun \u00fczerine y\u00fcce Allah da kendilerine: &#8220;<em>Korkmay\u0131n, \u00e7\u00fcnk\u00fc ben sizinle beraberim. \u0130\u015fitir ve g\u00f6r\u00fcr\u00fcm<\/em>.&#8221; demi\u015fti.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Be\u015finci \u00e2yet-i ker\u00eeme ise Ebu Cehil (Allah\u2019\u0131n laneti \u00fczerine olsun) hakk\u0131nda Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131 Beytullah\u2019\u0131n yan\u0131nda namaz k\u0131lmaktan al\u0131koymak istemesi \u00fczerine n\u00e2zil olmu\u015ftur. Bu hususta y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u015fu buyruklar\u0131 inmi\u015ftir: &#8220;Bir kulu namaz k\u0131larken engelleyeni g\u00f6rd\u00fcn m\u00fc? G\u00f6rd\u00fcn m\u00fc (onun yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131)? Ya o (namaz k\u0131lan) do\u011fru yol \u00fczerinde ise yahut takvay\u0131 emretti ise? G\u00f6rd\u00fcn m\u00fc (ya bu engelleyen) yalanlay\u0131p, y\u00fcz \u00e7evirdi ise? Allah\u2019\u0131n muhakkak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc hi\u00e7 bilmez mi?&#8230;&#8221; buyruklar\u0131 ve surenin sonuna kadar olan di\u011fer buyruklar nazil oldu.2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mekr ve Keyd S\u0131fatlar\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;O kudret ve azab\u0131 \u00e7etin oland\u0131r.&#8221; (er-R\u00e2d, 13\/13); &#8220;Onlar hile yapt\u0131lar, Allah da hilek\u00e2rl\u0131klar\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k verdi. Allah hileye kar\u015f\u0131l\u0131k verenlerin en hay\u0131rl\u0131s\u0131d\u0131r.&#8221; (\u00c2l-i \u0130mran, 3\/54); &#8220;Onlar tuzak kurdular, biz de -onlar farketmeksizin- bir tuzak kurduk.&#8221; (en-Neml, 27\/50)<\/em>3<em>; &#8220;Ger\u00e7ekten onlar olduk\u00e7a hile yap\u0131yorlar. Ben de bir hile yapar\u0131m.&#8221; (et-T\u00e2r\u0131k, 86\/15-16)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;O kudret ve azab\u0131 \u00e7etin oland\u0131r&#8230;&#8221; buyru\u011fu ve di\u011fer \u00e2yet-i ker\u00eemeler y\u00fcce Allah hakk\u0131nda mekr ve keyd s\u0131fatlar\u0131n\u0131n s\u00f6zkonusu oldu\u011funu tesbit etmektedir. Bunlar ihtiyar\u00ee, fiil\u00ee s\u0131fatlardand\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eu kadar var ki bu iki s\u0131fattan onun hakk\u0131nda isim t\u00fcretilerek o m\u00e2kirdir (hilek\u00e2rl\u0131k yapand\u0131r) ve o k\u00e2id\u2019dir (hile yapan, d\u00fczen kuran) denilmez. Aksine nass\u2019\u0131n tesbit etti\u011fi \u015fekilde o m\u00e2kirlerin en hay\u0131rl\u0131s\u0131d\u0131r ve o k\u00e2fir d\u00fc\u015fmanlar\u0131na keyd yapar (hile yapar, d\u00fczen kurar) denilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;<em>O kudret ve azab\u0131 \u00e7etin oland\u0131r <\/em>&#8221; buyru\u011fu ise \u015fu buyruklarda oldu\u011fu gibi cezaland\u0131rmak maksad\u0131 ile \u00e7etin ve \u015fiddetli bir \u015fekilde yakalayan demektir: &#8220;\u015e\u00fcphe yok ki Rabbinin azabla yakalay\u0131 veri\u015fi pek \u00e7etindir.&#8221; <em>(el-Buruc, 85\/12)<\/em>; &#8220;\u015e\u00fcphesiz O\u2019nun yakalay\u0131\u015f\u0131 pek ac\u0131kl\u0131, pek \u015fiddetlidir.&#8221; <em>(Hud, 11, 102)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Abbas dedi ki: &#8220;Bunun manas\u0131 g\u00fcc\u00fc kuvveti pek \u00e7etin demektir.&#8221; M\u00fccahid de: &#8220;Olduk\u00e7a \u00e7etindir demektir&#8221; demi\u015ftir. G\u00f6r\u00fc\u015fler birbirine yak\u0131nd\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Allah hileye kar\u015f\u0131l\u0131k verenlerin en hay\u0131rl\u0131s\u0131d\u0131r&#8221; buyru\u011funa gelince, O, hileye kar\u015f\u0131l\u0131k vermesi en etkin ve en \u00e7abuk oland\u0131r demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Allah\u2019\u0131n Mekri (Hileye Kar\u015f\u0131l\u0131k Vermesi)\u2019nin Anlam\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Selef\u2019ten baz\u0131lar\u0131 Allah\u2019\u0131n kullar\u0131na mekrini, onlar\u0131n bilmedikleri bir yerden nimetler ile derece derece azaba yakla\u015ft\u0131rmas\u0131 diye a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r. Onlar yeni bir g\u00fcnah i\u015fledik\u00e7e, O da onlara yeni bir nimet ihsan eder. Hadiste \u015f\u00f6yle denilmektedir: &#8220;Bir kimse masiyetini i\u015flemeye devam etti\u011fi halde, ona Allah\u2019\u0131n d\u00fcnyadan sevdi\u011fi \u015feyleri vermekte oldu\u011funu g\u00f6recek olursan, bil ki bu Allah taraf\u0131ndan (o kimseye) bir istidr\u00e2c (derece derece azaba yakla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131)\u2019d\u0131r.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu \u00e2yet-i ker\u00eeme yahudilerin \u0130sa <em>-Aleyhisselam-<\/em>\u2019\u0131 \u00f6ld\u00fcrmek istemeleri \u00fczerine nazil olmu\u015ftur. O bir ayd\u0131nlatma deli\u011fi bulunan bir odaya girmi\u015fti. Y\u00fcce Allah onu Cibril <em>-Aleyhisselam-<\/em> ile destekleyerek o ayd\u0131nlatma deli\u011finden onu semaya y\u00fckseltti. Yah\u00fbz\u00e2 onu takib edenlere \u0130sa\u2019y\u0131 \u00f6ld\u00fcrmeleri i\u00e7in yerini g\u00f6stermek \u00fczere onun bulundu\u011fu yere girince, y\u00fcce Allah o hain Yahuza\u2019y\u0131 \u0130sa\u2019ya benzetti. \u0130\u00e7eri girip de \u0130sa\u2019y\u0131 g\u00f6rmedi. Fakat d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131nda da bu sefer: \u0130\u00e7eride kimse yok, dedi. \u0130sa\u2019y\u0131 takib edenler ise Yahuza\u2019n\u0131n \u0130sa oldu\u011fu inanc\u0131yla Yahuza\u2019y\u0131 \u00f6ld\u00fcrd\u00fcler. \u0130\u015fte y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;<em>Onlar hile yapt\u0131lar. Allah da hilek\u00e2rl\u0131klar\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k verdi<\/em>.&#8221; buyru\u011fu bunu anlatmaktad\u0131r.2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;<em>Onlar tuzak kurdular. Biz de&#8230;<\/em>&#8221; buyru\u011fu ise Salih <em>-Aleyhisselam-<\/em> kavmine mensub dokuz ki\u015finin: &#8220;<em>Onlar kendi aralar\u0131nda Allah ad\u0131na yemin ederek dediler ki: Ona ve aile halk\u0131na gece bask\u0131n yapal\u0131m.<\/em>&#8221; yani geceleyin kendisini ve aile halk\u0131n\u0131 \u00f6ld\u00fcrelim. &#8220;<em>Sonra da velisine: Biz aile halk\u0131n\u0131n helak edildikleri yere bile tan\u0131k olmad\u0131k&#8230; diyelim.<\/em>&#8221; diyen kimseler hakk\u0131ndad\u0131r. Onlar\u0131n kurduklar\u0131 bu tuza\u011f\u0131n akibeti ise y\u00fcce Allah\u2019\u0131n onlara tuzak kurmas\u0131 sonucunda kendilerini ve kavimlerini toptan hel\u00e2k etmesi olmu\u015ftur.1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Afuvv (\u00c7ok Affedici) \u0130smi:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Bir hayr\u0131 a\u00e7\u0131klar veya gizlerseniz yahut bir k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc affeder iseniz, \u015f\u00fcphesiz Allah affedicidir, her\u015feye g\u00fcc\u00fc yetendir.&#8221; (en-Nis\u00e2, 4\/149); &#8220;Affetsinler ve g\u00f6rmezlikten gelsinler, Allah\u2019\u0131n size ma\u011ffiret etmesini sevmez misiniz? Allah \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flayand\u0131r, bol bol rahmet edicidir.&#8221; (en-Nur, 24\/22)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Bir hayr\u0131 a\u00e7\u0131klar veya gizlerseniz&#8230;&#8221; diye ba\u015flayan bu \u00e2yet-i ker\u00eemeler y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u00e7ok affedici (afuvv), kudret, ma\u011ffiret, rahmet ve izzet, \u015fan\u0131n\u0131n y\u00fcceli\u011fi (teb\u00e2rek), cel\u00e2l ve ikram sahibi olu\u015fu s\u0131fatlar\u0131n\u0131 ihtiva etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Afuvv<\/em>, y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ismi olarak: Kendisine tevbe edip y\u00f6neldikleri takdirde kullar\u0131n\u0131 cezaland\u0131rmayan demektir. Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;O kullar\u0131ndan tevbeyi kabul eden, k\u00f6t\u00fcl\u00fckleri affeden&#8230;dir.&#8221; <em>(e\u015f-\u015e\u00fbr\u00e2, 42\/25)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Aff\u0131n kemal derecesi intikam almaya ve sorgulamaya tam muktedir olmak halinde oldu\u011fundan \u00f6t\u00fcr\u00fc afuvv ve kadir (\u00e7ok affedici, her\u015feye g\u00fcc\u00fc yeten) isimleri bu \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019de olsun, ba\u015fkas\u0131nda olsun birlikte zikredilmi\u015flerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kudret ise var etmek ve yok etmek bak\u0131m\u0131ndan m\u00fcmk\u00fcn olan varl\u0131klar ile ilgisi bulunan bir s\u0131fatt\u0131r. Meydana gelen ve var olan herbir varl\u0131k ve olu\u015f, y\u00fcce Allah\u2019\u0131n dilemesi ve kudreti ile ortaya \u00e7\u0131kar. Nitekim hadis-i \u015ferif\u2019te \u015f\u00f6yle buyurulmaktad\u0131r: &#8220;Allah\u2019\u0131n diledi\u011fi olur ve dilemedi\u011fi olmaz.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;Affetsinler, g\u00f6rmezlikten gelsinler&#8230;&#8221; buyru\u011fu Ebu Bekir <em>-Rad\u0131yallahu anh-<\/em>\u2019\u0131n Mistah b. \u00dcs\u00e2se\u2019ye infakta bulunmamaya dair yemin etmesi \u00fczerine nazil olmu\u015ftu. \u00c7\u00fcnk\u00fc Mistah ifk (Hz. \u00c2i\u015fe\u2019ye iftira) olay\u0131na kar\u0131\u015fm\u0131\u015f ve ileri geri konu\u015fmu\u015f bir kimse idi. Mistah\u2019\u0131n annesi ise Ebu Bekir <em>-Rad\u0131yallahu anh-<\/em>\u2019\u0131n teyzesinin k\u0131z\u0131 idi. Bu \u00e2yet-i ker\u00eeme nazil olunca, Ebu Bekir: &#8220;Allah\u2019a yemin ederim ki Allah\u2019\u0131n g\u00fcnah\u0131m\u0131 ba\u011f\u0131\u015flamas\u0131n\u0131 severim.&#8221; deyip, Mistah\u2019\u0131 g\u00f6r\u00fcp g\u00f6zetmeye devam etti.1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130zzet S\u0131fat\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Halbuki izzet Allah\u2019\u0131nd\u0131r, Ras\u00fbl\u00fcn\u00fcnd\u00fcr ve iman edenlerindir.&#8221;\u00a0 (el-M\u00fcnafikun, 63\/8) Y\u00fcce Allah \u0130blis\u2019in \u015f\u00f6yle dedi\u011fini de nakletmektedir: &#8220;\u0130zzetin hakk\u0131 i\u00e7in hepsini mutlaka azd\u0131raca\u011f\u0131m.&#8221; (Sad, 38\/82)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;\u0130zzet Allah\u2019\u0131nd\u0131r, Ras\u00fbl\u00fcn\u00fcnd\u00fcr ve m\u00fc\u2019minlerindir&#8221; buyru\u011fu m\u00fcnaf\u0131klar\u0131n ba\u015f\u0131 Abdullah b. Ubeyy b. Selul hakk\u0131nda inmi\u015ftir. Gazalardan birisinde Ras\u00fblullah <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> ile ashab\u0131n\u0131 Medine\u2019den \u00e7\u0131kartaca\u011f\u0131na dair yemin etmi\u015fti. Bunun \u00fczerine y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;Derler ki: E\u011fer Medine\u2019ye d\u00f6nersek elbetteki en \u015ferefli ve kuvvetli (aziz) olan en hakir olan\u0131 oradan mutlaka \u00e7\u0131karacakt\u0131r.&#8221; <em>(el-M\u00fcnafikun, 63\/8)<\/em> buyruklar\u0131 inmi\u015fti.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;En \u015ferefli ve kuvvetli olan&#8221; ile -lanet olas\u0131ca- kendisini ve kendisi gibi di\u011fer arkada\u015flar\u0131n\u0131 kastediyordu. &#8220;En hakir&#8221; s\u00f6zleri ile de Ras\u00fblullah <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> ile beraberindeki m\u00fc\u2019minleri kastetmi\u015fti. Y\u00fcce Allah da onun bu s\u00f6zlerini: &#8220;\u0130zzet Allah\u2019\u0131nd\u0131r, Ras\u00fbl\u00fcn\u00fcnd\u00fcr, m\u00fc\u2019minlerindir. Fakat m\u00fcnaf\u0131klar bilmezler&#8221; buyru\u011fu ile onun bu iddias\u0131n\u0131 reddetmektedir.2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>\u0130zzet<\/em> y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kendi zat\u0131 hakk\u0131nda s\u00f6zkonusu etti\u011fi bir s\u0131fatt\u0131r. Y\u00fcce Allah: &#8220;O azizdir, hakimdir.&#8221;<em> (\u0130brahim, 14\/4)<\/em>; &#8220;Allah, pek g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr, azizdir.&#8221; <em>(el-Ahzab, 33\/25)<\/em> diye buyurmaktad\u0131r. Yine \u015fefaat hadisinde ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah izzeti ad\u0131na yemin etmektedir: &#8220;\u0130zzetim, b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcm ve azametim hakk\u0131 i\u00e7in yemin ederim ki, ben oradan (cehennemden) l\u00e2 ilahe illallah diyen herkesi \u00e7\u0131kartaca\u011f\u0131m.&#8221;3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130blis\u2019in: &#8220;\u0130zzetin hakk\u0131 i\u00e7in hepsini mutlaka azd\u0131raca\u011f\u0131m. Aralar\u0131ndan ihl\u00e2sa erdirilmi\u015f kullar\u0131n m\u00fcstesna.&#8221;<em> (Sad, 38\/82-83)<\/em> demi\u015f oldu\u011funu da bize haber vermektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sahih-i Buhar\u00ee\u2019de ve ba\u015fka hadis kaynaklar\u0131nda Ebu Hureyre\u2019den \u015fu rivayet de zikredilmi\u015ftir: &#8220;Eyyub <em>-Aleyhisselam-<\/em>\u2019\u0131n \u00e7\u0131plak olarak y\u0131kand\u0131\u011f\u0131 bir s\u0131rada \u00fczerine alt\u0131ndan \u00e7ekirgeler d\u00f6k\u00fcld\u00fc. Bunlar\u0131 elbisesine toplamaya ba\u015flad\u0131. Rabbi kendisine: Ey Eyyub \u015fu g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn duruma ihtiya\u00e7 duymayacak bir \u015fekilde ben seni zenginle\u015ftirmedim mi? diye seslenince, o da: \u00d6yledir Rabbim, izzetin hakk\u0131 i\u00e7in yemin ederim. Fakat senin bereketine muhta\u00e7 olmamam s\u00f6zkonusu de\u011fildir, diye cevab vermi\u015ftir.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n da birtak\u0131m a\u011fr\u0131lardan \u015fikayet eden kimseye \u00f6\u011fretmi\u015f oldu\u011fu duan\u0131n zikredildi\u011fi hadiste de \u015f\u00f6yle buyurdu\u011fu belirtilmektedir: &#8220;Duydu\u011fum bu a\u011fr\u0131lar\u0131n ve \u00e7ekindi\u011fim \u015feylerin \u015ferrinden Allah\u2019\u0131n izzet ve kudretine s\u0131\u011f\u0131n\u0131r\u0131m.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130zzet\u2019in Anlam\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>\u0130zzet <\/em>galib olmak ve kahretmek anlam\u0131na gelir. Bir kimseyi yenik d\u00fc\u015f\u00fcrmeyi anlatmak i\u00e7in bu fiil kullan\u0131l\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ayr\u0131ca g\u00fc\u00e7 ve metanet anlam\u0131nda da kullan\u0131l\u0131r. Bu anlam\u0131 dolay\u0131s\u0131yla son derece sert ve sa\u011flam yere: &#8220;Ardun azazun&#8221; denilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>De\u011ferin y\u00fcceli\u011fi ve d\u00fc\u015fmanlar\u0131n zarar verememesi anlam\u0131na da kullan\u0131l\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130\u015fte b\u00fct\u00fcn bu anlamlar \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah hakk\u0131nda aynen ge\u00e7erlidir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Celal ve ikram sahibi Rabbinin ad\u0131 ne y\u00fccedir!&#8221; (er-Rahman, 55\/78)&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;Celal ve ikram sahibi Rabbinin ad\u0131 ne y\u00fccedir.&#8221; buyru\u011funda ge\u00e7en &#8220;teb\u00e2reke: ne y\u00fccedir&#8221; lafz\u0131 &#8220;bereket&#8221;den gelmekte olup anlam\u0131 hayr\u0131n s\u00fcrekli olu\u015fu ve \u00e7ok olu\u015fudur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Cel\u00e2l sahibi&#8221; ise kendisinden daha \u00fcst\u00fcn ve daha azametli hi\u00e7bir \u015feyin olmad\u0131\u011f\u0131, celal ve azamet sahibi olmas\u0131 demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u0130kr\u00e2m&#8221; ise kendisine yak\u0131\u015fmayan \u015feylerden m\u00fckerrem olan yani m\u00fcnezzeh olan demektir. Salih kullar\u0131na d\u00fcnya ve \u00e2hirette t\u00fcrl\u00fc l\u00fbtuflarla l\u00fctufta bulunarak onlara ikramda bulunan demektir, diye de a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;O halde O\u2019na ibadet et ve O\u2019na ibadetinde sab\u0131r g\u00f6ster. O\u2019nun ad\u0131yla an\u0131lan bir kimse biliyor musun?&#8221; (Meryem, 19\/65); &#8220;Kimse de O\u2019nun dengi de\u011fildir.&#8221; (el-\u0130hl\u00e2s, 112\/4); &#8220;Art\u0131k siz de bildi\u011finiz halde Allah\u2019a e\u015fler ko\u015fmay\u0131n\u0131z.&#8221; (el-Bakara, 2\/22); &#8220;\u0130nsanlar i\u00e7inde Allah\u2019tan ba\u015fkas\u0131n\u0131 e\u015f edinen kimseler de vard\u0131r. Onlar\u0131 Allah\u2019\u0131 sever gibi severler.&#8221; (el-Bakara, 2\/165); &#8220;Ve de ki: \u00c7ocuk edinmemi\u015f, m\u00fclkte hi\u00e7bir orta\u011f\u0131 olmayan, \u00e2cizli\u011finden \u00f6t\u00fcr\u00fc velisi (yard\u0131mc\u0131s\u0131) da bulunmayan Allah\u2019a hamdolsun. Onu tekbir ettik\u00e7e et.&#8221; (el-\u0130sra, 17\/111); &#8220;G\u00f6klerde ve yerde olan her\u015fey Allah\u2019\u0131 tesbih eder. M\u00fclk de yaln\u0131z O\u2019nun, hamd de yaln\u0131z O\u2019nundur ve O her\u015feye kadirdir.&#8221; (et-Te\u011f\u00e2bun, 64\/1); &#8220;Hak ile bat\u0131l\u0131 ay\u0131ran\u0131 (furkan\u0131) \u00e2lemlere uyar\u0131c\u0131 olsun diye kuluna indiren (Allah) ne y\u00fcce, ne m\u00fcbarektir ki g\u00f6klerin ve yerin m\u00fclk\u00fc yaln\u0131z O\u2019nundur ve O hi\u00e7bir evlat edinmemi\u015ftir. M\u00fclk\u00fcnde de orta\u011f\u0131 yoktur. Her\u015feyi yarat\u0131p, onu inceden inceye takdir ve tayin etmi\u015ftir.&#8221; (el-Furkan, 25\/1-2); &#8220;Allah hi\u00e7bir evlat edinmedi. Onunla birlikte herhangi bir ilah da yoktur. E\u011fer olsayd\u0131, bu takdirde herbir ilah yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 al\u0131r, elbette kimisi kimisine \u00fcst\u00fcnl\u00fck sa\u011flard\u0131. Allah onlar\u0131n niteleyegeldiklerinden m\u00fcnezzehtir. O gizliyi de, a\u00e7\u0131\u011f\u0131 da bilendir. Ortak ko\u015fmalar\u0131ndan y\u00fccedir O.&#8221; el-Mu\u2019min\u00fbn, 23\/91-92); &#8220;Art\u0131k Allah hakk\u0131nda \u00f6rnekler bulmaya kalk\u0131\u015fmay\u0131n. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah bilir, siz bilmezsiniz.&#8221; (en-Nahl, 16\/74); &#8220;Deki: Rabbim ancak hayas\u0131zl\u0131klar\u0131, onlar\u0131n a\u00e7\u0131k olan\u0131n\u0131, gizli olan\u0131n\u0131, bununla beraber g\u00fcnah\u0131, haks\u0131z isyan\u0131, Allah\u2019a -hakk\u0131nda asla bir delil indirmedi\u011fi- herhangi bir \u015feyi ortak ko\u015fman\u0131z\u0131 ve Allah\u2019a bilmedi\u011finiz \u015feyleri isnad etmenizi haram k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; (el-A\u2019raf, 7\/33)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Selb\u00ee S\u0131fatlar:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;O halde ona ibadet et&#8230;&#8221; diye ba\u015flayan \u00e2yet ile di\u011fer \u00e2yetler, selb\u00ee birtak\u0131m s\u0131fatlar\u0131 ihtiva etmektedirler. Bu ise y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ad\u0131 ile an\u0131lan bir kimsenin oldu\u011funu, denginin, e\u015finin, benzerinin, \u00e7ocu\u011funun, orta\u011f\u0131n, d\u00fc\u015f\u00fckl\u00fck ve ihtiya\u00e7 dolay\u0131s\u0131yla veli ve yard\u0131mc\u0131s\u0131n\u0131n oldu\u011funu nefyetmek, bunlar\u0131n s\u00f6zkonusu olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamakt\u0131r. Ayr\u0131ca subut\u00ee birtak\u0131m s\u0131fatlar\u0131 da ihtiva etmektedirler. Allah\u2019\u0131n mutlak malik olu\u015fu, hamdin O\u2019na ait olu\u015fu, kudret ve kibriy\u00e2 sahibi olu\u015fu ve O\u2019na teb\u00e2reke (\u015fan\u0131 ne y\u00fccedir) denilmesi gibi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Semiyy (Ayn\u0131 Adla An\u0131lan)\u2019in Anlam\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;O\u2019nun ad\u0131yla an\u0131lan bir kimse biliyor musun?&#8221; buyru\u011fu ile ilgili olarak \u015eeyhu\u2019l-\u0130slam <em>-Allah\u2019\u0131n rahmeti \u00fczerine olsun- <\/em>\u015funlar\u0131 s\u00f6ylemektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Dilbilginleri \u015f\u00f6yle demi\u015flerdir: O\u2019nun ad\u0131yla an\u0131lan bir kimse biliyor musun?&#8221; buyru\u011fu \u015fu demektir: Yani O\u2019nun ad\u0131n\u0131n benzeri ile an\u0131lmaya hak kazanm\u0131\u015f, O\u2019nun benzeri bir kimse biliyor musun? \u0130bn Abbas\u2019tan rivayet edilen &#8220;O\u2019nun ad\u0131yla an\u0131lan bir kimse biliyor musun?&#8221; Yani O\u2019na benzer yahut O\u2019nun misli bir kimse biliyor musun? demektir.&#8221;1\u00a0\u015feklinde rivayet edilen ifadenin anlam\u0131 da budur.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ayet-i ker\u00eeme\u2019de istifham (soru) nefy anlam\u0131n\u0131 ifade eden inkar\u00ee bir sorudur. Yani sen, O\u2019nun ad\u0131 ile an\u0131lan bir kimse bilmiyorsun, (\u00e7\u00fcnk\u00fc b\u00f6yle bir varl\u0131k yoktur) demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Kimse de O\u2019nun dengi de\u011fildir.&#8221; <em>(el-\u0130hl\u00e2s, 112\/2)<\/em> buyru\u011funa gelince, denk (el-k\u00fcfv) ise onun ile ayn\u0131 kefede konulan, ona e\u015fit olan demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu \u00e2yet-i ker\u00eeme \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n hi\u00e7bir y\u00f6n\u00fc ile benzerinin, denginin bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya koymaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;kimse&#8221; anlam\u0131ndaki laf\u0131z nefyden sonra gelmi\u015f bir nekredir. O bak\u0131mdan bu umum ifade eder. \u0130hlas suresinin tamam\u0131n\u0131n tefsirine dair a\u00e7\u0131klamalar daha \u00f6nceden ge\u00e7mi\u015f bulunmaktad\u0131r, oraya bak\u0131labilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>E\u015f (Nidd)\u2019in Anlam\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Art\u0131k siz de bildi\u011finiz halde Allah\u2019a e\u015fler (nidd\u2019in \u00e7o\u011fulu: end\u00e2d lafz\u0131 ile&#8230;) ko\u015fmay\u0131n\u0131z&#8221; buyru\u011funa gelince, end\u00e2d, nidd\u2019in \u00e7o\u011fulu olup \u00f6nceden de belirtildi\u011fi \u00fczere e\u015f ve benzer anlam\u0131ndad\u0131r. Mesela Allah\u2019\u0131n niddi ve z\u0131tt\u0131 yoktur denilirken, maksat O\u2019na denk ve e\u015f olacak herbir \u015feyi, O\u2019na z\u0131t ve ayk\u0131r\u0131 olacak herbir \u015feyi reddetmektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Art\u0131k siz de bildi\u011finiz halde&#8221; c\u00fcmlesi ise &#8220;ko\u015fmay\u0131n\u0131z&#8221; lafz\u0131ndaki muhatab zamirinden hal olarak gelmi\u015ftir. Yani sizler, sizi yarat\u0131p r\u0131z\u0131kland\u0131ran\u0131n yaln\u0131zca Allah oldu\u011funu, ancak ibadete hak kazanmak hususunda O\u2019na e\u015fit, e\u015f ve benzer k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131z \u015fu uydurma ilahlar\u0131n da hi\u00e7bir \u015fey yaratmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, aksine onlar\u0131n yarat\u0131lm\u0131\u015f olup sizlere bir zarar veremediklerini, fayda da sa\u011flayamad\u0131klar\u0131n\u0131 bildi\u011finize g\u00f6re, art\u0131k onlara ibadet etmeyi terkediniz, ibadet ve ta\u2019ziminizi yaln\u0131zca y\u00fcce Allah\u2019a tahsis ediniz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Uydurma \u0130l\u00e2hlar\u0131 Allah\u2019\u0131 Sever Gibi Sevmek:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u0130nsanlar i\u00e7inde Allah\u2019tan ba\u015fkas\u0131n\u0131 (Allah\u2019a) e\u015f edinen kimseler de vard\u0131r.&#8221; <em>(el-Bakara, 2\/165)<\/em> buyru\u011fu ile y\u00fcce Allah bize m\u00fc\u015friklerin uydurma il\u00e2hlar\u0131n\u0131 aziz ve celil olan Allah\u2019\u0131 sever gibi sevdiklerini haber vermektedir. Yani onlar bu uydurma il\u00e2hlar\u0131n\u0131 sevgi bak\u0131m\u0131ndan Allah\u2019a e\u015fit derecede g\u00f6r\u00fcrler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u0130man edenlerin Allah\u2019a sevgisi ise&#8221; m\u00fc\u015friklerin kendi il\u00e2hlar\u0131na kar\u015f\u0131 besledikleri sevgiden &#8220;\u00e7ok daha sa\u011flamd\u0131r.&#8221; \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar O\u2019nu ihl\u00e2sla severler ve yaln\u0131zca O\u2019nu severler. M\u00fc\u015friklerin il\u00e2hlar\u0131na kar\u015f\u0131 duyduklar\u0131 sevgi ise ilahlar aras\u0131nda payla\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r. \u015e\u00fcphesiz ki sevgi tek bir y\u00f6nde ise daha sa\u011flam ve daha g\u00fc\u00e7l\u00fc olur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015e\u00f6yle de a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r: Yani onlar uydurma il\u00e2hlar\u0131n\u0131 m\u00fc\u2019minlerin Allah\u2019\u0131 sevdikleri gibi severler. Ancak iman edenlerin Allah\u2019a duyduklar\u0131 sevgi, k\u00e2firlerin ko\u015ftuklar\u0131 ortaklara duyduklar\u0131 sevgiden daha g\u00fc\u00e7l\u00fc ve daha sa\u011flamd\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Ve deki: \u00c7ocuk edinmemi\u015f&#8230; Allah\u2019a hamdolsun&#8221; <em>(el-\u0130sr\u00e2, 17\/111)<\/em> buyru\u011funda s\u00f6z\u00fc ge\u00e7en &#8220;<em>hamd <\/em>&#8220;in anlam\u0131na dair a\u00e7\u0131klamalar daha \u00f6nceden ge\u00e7mi\u015f bulunmaktad\u0131r.1\u00a0Orada hamdin nimet ve ba\u015fka \u015feyler dolay\u0131s\u0131yla dil ile \u00f6vg\u00fc anlam\u0131nda oldu\u011funu s\u00f6yledi\u011fimiz gibi \u015funu da belirtmi\u015ftik: Hamdin y\u00fcce Allah i\u00e7in s\u00f6zkonusu oldu\u011funun ifade edilmesi, mutlak olarak hamdi, ancak b\u00fct\u00fcn kemalatta en ileri derecede ula\u015fan kimsenin haketti\u011finin de ifade edilmi\u015f oldu\u011funu belirtmi\u015ftik.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Daha sonra y\u00fcce Allah \u00e7ocuk sahibi olmak, orta\u011f\u0131 bulunmak ve fakirlik ve ihtiya\u00e7 gibi herhangi bir \u00e2cizlikten \u00f6t\u00fcr\u00fc velisi ve yard\u0131mc\u0131s\u0131 bulunmak gibi kemale ayk\u0131r\u0131 hususlar\u0131n kendisi hakk\u0131nda s\u00f6z konusu olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmektedir. O hi\u00e7bir zaman ihtiya\u00e7 duydu\u011fundan yahut \u00e2cizli\u011finden \u00f6t\u00fcr\u00fc yaratt\u0131\u011f\u0131 varl\u0131klardan herhangi bir kimseyi veli (dost) edinmez.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Daha sonra kulu ve ras\u00fbl\u00fcne y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u015fan\u0131n\u0131 b\u00fcy\u00fctt\u00fck\u00e7e b\u00fcy\u00fctmesini (tekbir getirmesini) emretmektedir. Yani onu alabildi\u011fine ta\u2019zim ederek, ona d\u00fc\u015fman olan m\u00fc\u015friklerin onu nitelendirmi\u015f oldu\u011fu her t\u00fcrl\u00fc eksik s\u0131fattan da tenzih etmesini emretmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;G\u00f6klerde ve yerde olan her\u015fey Allah\u2019\u0131 tesbih eder&#8230;&#8221; <em>(et-Te\u011f\u00e2bun, 64\/1)<\/em> buyru\u011funda ge\u00e7en tesbih, \u00f6nceden de a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 gibi tenzih etmek ve k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerden uzak oldu\u011funu bildirmek demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015e\u00fcphesiz g\u00f6klerde ve yerde bulunan herbir \u015fey Rabbini hamd ile tesbih etmekte, O\u2019nun ilim, kudret, izzet, hikmet, tedbir ve rahmetinin kemaline tan\u0131kl\u0131k etmektedir. \u0130\u015fte y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;O\u2019nu hamd ile tesbih etmeyen hi\u00e7bir \u015fey yoktur. Fakat siz, onlar\u0131n tesbihlerini anlamazs\u0131n\u0131z.&#8221; <em>(el-\u0130sr\u00e2, 17\/44)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cans\u0131z Varl\u0131klar\u0131n Tesbihi:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Konu\u015fma kabiliyeti bulunmayan cans\u0131z varl\u0131klar\u0131n tesbihi hususunda bu tesbihler hal dili ile midir yoksa k\u00e2l (s\u00f6z s\u00f6yleyen) dili ile midir? hususunda farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015fler vard\u0131r. Kanaatime g\u00f6re onlar\u0131n bu tesbihi kendilerine has s\u00f6z ve dilleri ile oldu\u011fudur. Buna delil de y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;Fakat siz onlar\u0131n tesbihlerini anlamazs\u0131n\u0131z&#8221; ifadesidir. Zira varl\u0131klar\u0131n hal dili ile tesbih ettikleri anlat\u0131lmak istenmi\u015f olsayd\u0131, bu zaten bilinen bir husus olarak kabul edilirdi. Dolay\u0131s\u0131yla ondan sonra; &#8220;<em>fakat siz&#8230;<\/em>&#8221; demek do\u011fru bir anlat\u0131m olmazd\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah Davud <em>-Aleyhiselam-<\/em> hakk\u0131nda da \u015funu bildirmektedir: &#8220;Ger\u00e7ekten biz da\u011flar\u0131 -ak\u015femleyin ve ku\u015fluk vakti onunla birlikte tesbih eder halde- musahhar k\u0131ld\u0131k. Toplan\u0131p gelen ku\u015flar\u0131 da; herbirisi O\u2018na y\u00f6nelmi\u015ftir.&#8221; <em>(S\u00e2d, 18-19)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Teb\u00e2reke&#8221;nin Anlam\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;&#8230; indiren (Allah) ne y\u00fcce, ne m\u00fcb\u00e2rektir (teb\u00e2reke&#8230;)&#8221; <em>(el-Furkan, 25\/1)<\/em> buyru\u011funa gelince, daha \u00f6nce &#8220;teb\u00e2reke&#8221;nin anlam\u0131n\u0131n bereketten geldi\u011fini s\u00f6ylemi\u015ftik. Bereket, hayr\u0131n s\u00fcreklili\u011fi ve \u00e7ok olu\u015fu demektir. Ancak bu \u00e7ok olu\u015ftan ve art\u0131\u015ftan maksat daha \u00f6ncesinin eksik oldu\u011fu anlam\u0131 \u00e7\u0131kmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc maksat y\u00fcce Allah\u2019\u0131n me\u015f\u00eeet ve kudretine tabi olan ihtiyar\u00ee kemal\u00e2t\u0131n kesintisiz olarak yenilenip durmas\u0131d\u0131r. Bu kemalat O\u2019nun hikmetine uygun olarak zat\u0131nda yenilenip durur. Hikmetinin bunlar\u0131 gerektirmesinden \u00f6nce bunlar\u0131n olmamas\u0131 ise herhangi bir eksiklik olarak de\u011ferlendirilemez.1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Baz\u0131lar\u0131 da &#8220;teb\u00e2reke&#8221;yi sebat etmek ve de\u011fi\u015fmemek diye a\u00e7\u0131klam\u0131\u015flard\u0131r. Suyu i\u00e7inde sabit kald\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131 havuza -ayn\u0131 k\u00f6kten gelen-: &#8220;el-birke&#8221; denilmesi de burdand\u0131r, ancak bu uzak bir anlamd\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Furkan (hakk\u0131 bat\u0131ldan ay\u0131ran)&#8221;den kas\u0131t Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019dir. O, hak ile bat\u0131l\u0131, hidayet ile sap\u0131kl\u0131\u011f\u0131 \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc ve a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde ay\u0131rd\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131 bu ismi alm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u0130ndiren&#8221; (anlam\u0131ndaki buyru\u011fun: nezzele \u015feklinde) &#8220;ze&#8221; harfinin \u015feddeli kullan\u0131lmas\u0131 ise Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131n n\u00fczul\u00fcn\u00fcn tedrici (k\u0131s\u0131m k\u0131s\u0131m) oldu\u011funu ve bir defada inmedi\u011fini anlatmak i\u00e7indir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Kuluna&#8221; buyru\u011fu ile kastedilen ise Muhammed <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019d\u0131r. Ondan &#8220;kul&#8221; diye s\u00f6zedilmesi -\u00f6nceden de ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere- onun \u015ferefini y\u00fcceltmek ve \u015ferefine dikkat \u00e7ekmek i\u00e7indir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u00c2lemler&#8221;de &#8220;\u00e2lem&#8221;in \u00e7o\u011fuludur. &#8220;\u00c2lem\u00een: alemler&#8221; lafz\u0131 ak\u0131l sahibi varl\u0131klar i\u00e7in kullan\u0131lan \u015fekilde \u00e7o\u011ful yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bununla neyin kastedildi\u011fi hususunda farkl\u0131 a\u00e7\u0131klamalar vard\u0131r. \u0130nsanlar\u0131n kastedildi\u011fi s\u00f6ylendi\u011fi gibi, insanlar ve cinlerin kastedildi\u011fi de s\u00f6ylenmi\u015ftir. Do\u011fru olan da budur. \u00c7\u00fcnk\u00fc Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n ayn\u0131 zamanda cinlere de peygamber olarak g\u00f6nderildi\u011fi, onlarla bulu\u015fup biraraya geldi\u011fi, onlara Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem okudu\u011fu, Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019i dinlediklerinde cinlerden bir kesimin de m\u00fcsl\u00fcman olup Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem ile kavimlerini uyar\u0131p korkutmak \u00fczere geri gittikleri de sabit olmu\u015ftur. Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Hani cinlerden bir grubu Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131 dinlesinler diye sana y\u00f6neltmi\u015f idik. Onun huzuruna geldiklerinde: Susup dinleyin dediler. Bitirilince de kavimlerine uyar\u0131c\u0131lar olarak d\u00f6nd\u00fcler.&#8221; <em>(el-Ahkaf, 46\/29)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Nezir ile m\u00fcnzir<\/em> ise korkutmakla birlikte bir\u015feyi haber veren demektir. <em>Be\u015fir ya da m\u00fcbe\u015f\u015fir<\/em> bunun z\u0131t anlaml\u0131s\u0131d\u0131r. Bu da sevindirici bir \u015feyi haber getiren kimse demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Allah hi\u00e7bir evl\u00e2t edinmedi&#8230;&#8221; <em>(el-Mu\u2019minun, 23\/91)<\/em> \u00e2yet-i ker\u00eemesi de y\u00fcce Allah\u2019a yak\u0131\u015fmayan \u015feyleri nefyedip reddeden birtak\u0131m tenzihi s\u0131fatlar\u0131 ihtiva etmektedir. \u015ean\u0131 y\u00fcce Allah bu \u00e2yet-i ker\u00eemede evlat edinmekten, kendisiyle birlikte bir ba\u015fka yarat\u0131c\u0131n\u0131n bulunmas\u0131ndan, m\u00fcfteri ve yalanc\u0131lar\u0131n O\u2019nu nitelendirdi\u011fi vas\u0131flardan tenzih etmektedir. Ayn\u0131 \u015fekilde O\u2019na \u00f6rnekler bulman\u0131n yasakland\u0131\u011f\u0131, herhangi bir delil ve belge bulunmaks\u0131z\u0131n, O\u2019na ortak ko\u015fup herhangi bir bilgi ve delil bulunmaks\u0131z\u0131n O\u2019nun hakk\u0131nda s\u00f6z s\u00f6ylemenin de yasakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu \u00e2yet-i ker\u00eeme hem ul\u00fbhiyetin tevhidi, hem de rububiyetin tevhidini ihtiva etmektedir. \u015ean\u0131 y\u00fcce Allah kendisi ile birlikte herhangi bir ilah\u0131n var olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 haber verdikten sonra, bunu kat\u2019\u00ee bir delil ve g\u00f6z kama\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 bir belge ile de a\u00e7\u0131klayarak: &#8220;E\u011fer olsayd\u0131&#8230;&#8221; diye buyurmaktad\u0131r. Yani \u015f\u00e2yet bu m\u00fc\u015friklerin s\u00f6yledikleri gibi, onunla birlikte ba\u015fka il\u00e2hlar bulunmu\u015f olsayd\u0131 <em>&#8220;bu takdirde herbir ilah yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 al\u0131r. Elbette kimisi kimisine \u00fcst\u00fcnl\u00fck sa\u011flard\u0131&#8221;<\/em> diye buyurmaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tem\u00e2nu\u2019 Delili:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu delil \u015f\u00f6ylece a\u00e7\u0131klan\u0131r: Yarat\u0131c\u0131 il\u00e2hlar birden \u00e7ok olmalar\u0131 halinde herbirisinin ayr\u0131 ayr\u0131 yaratma ve fiilinin olmas\u0131 gerekir. Kendi aralar\u0131nda yard\u0131mla\u015fmalar\u0131na da imkan yoktur. Biribirleriyle anla\u015fmazl\u0131\u011fa d\u00fc\u015fmeleri ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir \u015feydir. Di\u011fer taraftan yaratma hususunda biribirleriyle yard\u0131mla\u015fmalar\u0131 herbirisinin tek ba\u015f\u0131na aciz olmalar\u0131n\u0131 gerektirir. Aciz olan varl\u0131k ise ilah olamaz. Dolay\u0131s\u0131yla onlardan herbirisinin yaratma ve fiilinin ba\u011f\u0131ms\u0131z olmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir \u015feydir. O takdirde ya kudret bak\u0131m\u0131ndan birbirlerine denk olacaklar, onlardan biri di\u011ferlerini kahredip yenilgiye d\u00fc\u015f\u00fcremeyecek, bunun sonucunda da herbirisi yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 al\u0131p bir kenara \u00e7ekilecek ve kendi \u00f6zel m\u00fclk\u00fcnde egemen olacak. T\u0131pk\u0131 d\u00fcnya h\u00fck\u00fcmdarlar\u0131n\u0131n bir ba\u015fkas\u0131n\u0131 hakimiyeti alt\u0131na alma imkan\u0131 bulamad\u0131\u011f\u0131 takdirde herbirisinin kendi hakimiyeti alt\u0131ndaki alan ile yetinmesi gibi. Yahut bu ilahlar\u0131n biri di\u011ferinden g\u00fc\u00e7l\u00fc olacak, di\u011ferlerini yenik d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcp emri alt\u0131na alacak, tek ba\u015f\u0131na yaratacak ve k\u00e2inat\u0131 idare edecek. O halde ilahlar birden \u00e7ok oldu\u011fu takdirde, bu iki durumdan birisi s\u00f6zkonusu olur: Ya herbir ilah yaratm\u0131\u015f oldu\u011funu al\u0131p bir kenara \u00e7ekilecek yahut biri di\u011ferlerine \u00fcst\u00fcnl\u00fck sa\u011flayacak. Herbir ilah\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 al\u0131p bir kenara \u00e7ekilmesi olmu\u015f bir \u015fey de\u011fildir. Zira bu, kainat\u0131n par\u00e7alar\u0131 aras\u0131nda \u00e7at\u0131\u015fmay\u0131 ve birbirinden ayr\u0131 olmay\u0131 gerektirir. Halbuki g\u00f6zlemlenen durum \u00e2lemin t\u00fcm\u00fcn\u00fcn par\u00e7alar\u0131 aras\u0131ndaki s\u0131k\u0131 ili\u015fki ve ba\u011flant\u0131 dolay\u0131s\u0131yla tek bir cisim gibi oldu\u011fu, herbir y\u00f6n\u00fcn\u00fcn di\u011feri ile uyum arzetti\u011fi \u015feklindedir. O halde \u00e2lem ancak bir ve tek il\u00e2h\u0131n eseri olabilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130l\u00e2hlar\u0131n birbirlerine \u00fcst\u00fcnl\u00fck sa\u011flamalar\u0131 ise en \u00fcst\u00fcn il\u00e2h\u0131n tek ba\u015f\u0131na il\u00e2h olmas\u0131n\u0131 gerektirir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;Art\u0131k Allah hakk\u0131nda \u00f6rnekler bulmaya kalk\u0131\u015fmay\u0131n.&#8221; <em>(en-Nahl, 16\/74)<\/em> buyru\u011funa gelince, bu buyru\u011fu ile y\u00fcce Allah\u2019\u0131 yaratt\u0131klar\u0131ndan herhangi bir \u015feye benzetmelerini yasaklamaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc hi\u00e7bir mahlukun kendisine ortakl\u0131\u011f\u0131n\u0131n s\u00f6z konusu olmad\u0131\u011f\u0131 en \u00fcst\u00fcn \u00f6rnek \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah i\u00e7indir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>K\u0131yas-\u0131 temsil ve k\u0131yas-\u0131 \u015f\u00fcm\u00fbl gibi y\u00fcce Allah ile ba\u015fkalar\u0131 aras\u0131nda benzerli\u011fi ya da e\u015fitli\u011fi gerektiren herhangi bir k\u0131yas \u015feklinin y\u00fcce Allah hakk\u0131nda kullan\u0131lmas\u0131n\u0131n caiz olmad\u0131\u011f\u0131na dair a\u00e7\u0131klamalar, daha \u00f6nceden ge\u00e7mi\u015f bulunmaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>K\u0131yas-\u0131 Evl\u00e2:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ancak bu hususta muhtevas\u0131 \u015fu olan k\u0131yas-\u0131 evl\u00e2 kullan\u0131labilir: Herhangi bir \u015fekilde yoklu\u011fu ve eksikli\u011fi gerektirmeyen ve varl\u0131\u011f\u0131n kemal derecesini ifade edip mahluka s\u0131fat olan herbir husus ve s\u0131fata yarat\u0131c\u0131n\u0131n sahip olmas\u0131 \u00f6ncelikle s\u00f6zkonusudur. \u00c7\u00fcnk\u00fc yaratt\u0131\u011f\u0131na bu kemali ba\u011f\u0131\u015flayan O\u2019dur. Di\u011fer taraftan b\u00f6yle bir s\u0131fata sahip olmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olmakla birlikte bu kemal s\u0131fat\u0131na sahib olmamas\u0131 halinde m\u00fcmkin (var olmas\u0131 da, yok olmas\u0131 da d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilen) varl\u0131klardan herhangi birisinin ondan daha m\u00fckemmel olmas\u0131n\u0131 gerektirir. Bu ise imk\u00e2ns\u0131z bir \u015feydir. Yarat\u0131lm\u0131\u015f\u0131n m\u00fcnezzeh oldu\u011fu herbir eksiklik de ayn\u0131 \u015fekildedir. Yarat\u0131c\u0131n\u0131n ondan m\u00fcnezzeh olmas\u0131 \u00f6ncelikle s\u00f6zkonusudur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Deki: Rabbim ancak hayas\u0131zl\u0131klar\u0131&#8230; haram k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r&#8221;<\/em> buyru\u011funda yer alan ve &#8220;ancak&#8221; anlam\u0131 verilen edat s\u00f6z\u00fc edilen \u015feylerin \u00f6zellikle haram k\u0131l\u0131nd\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirten bir hasr edat\u0131d\u0131r. Bu ifadeden s\u00f6z\u00fc edilenlerin d\u0131\u015f\u0131nda kalan ho\u015f ve temiz \u015feylerin -bundan \u00f6nceki \u00e2yetin de ifade etti\u011fi gibi- mubah ve kullan\u0131lmalar\u0131nda sak\u0131nca olmad\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131 \u00e7\u0131kmaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Hayas\u0131zl\u0131klar: el-fev\u00e2hi\u015f&#8221;<\/em> lafz\u0131 &#8220;f\u00e2hi\u015fe&#8221;nin \u00e7o\u011fulu olup son derece \u00e7irkin olan davran\u0131\u015f demektir. Baz\u0131lar\u0131 ise zina ve Lut kavminin ameli gibi arzu ve lezzeti ihtiva eden masiyetler ve bunlara benzer zahir olan birtak\u0131m hayas\u0131zl\u0131klar hakk\u0131nda ile ucb ve ba\u015fkanl\u0131k arzusu gibi b\u00e2t\u0131n\u00ee fev\u00e2hi\u015f t\u00fcr\u00fcnden masiyetler hakk\u0131nda kullan\u0131lan \u00f6zel bir kavram oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcndedirler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;<em>G\u00fcnah: ism<\/em>&#8220;i kimisi mutlak olarak masiyet diye yorumlam\u0131\u015ft\u0131r. O vakit bu tabir ile hayas\u0131zl\u0131klardan daha a\u015fa\u011f\u0131 durumda olan g\u00fcnahlar kastedilir. Kimisi de bunu \u00f6zel olarak i\u00e7ki diye yorumlam\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00fct\u00fcn k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerin odak noktas\u0131 odur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;<em>Haks\u0131z isyan\u0131<\/em>&#8221; buyru\u011fu ise insanlara k\u0131sas ve misilleme yoluyla verilen me\u015fru bir ceza olmaks\u0131z\u0131n yap\u0131lan herhangi bir tasallut ve sald\u0131r\u0131y\u0131 ifade eder.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;<em>Allah\u2019a -hakk\u0131nda asla bir delil indirmedi\u011fi- herhangi bir \u015feyi ortak ko\u015fman\u0131z\u0131<\/em>&#8221; buyru\u011fu ile y\u00fcce Allah kendisi ile birlikte ba\u015fkas\u0131na ibadet etmeyi, kendisinden ba\u015fka varl\u0131klara herhangi bir ibadet ve Allah\u2019a yak\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 amel t\u00fcrlerinden birisi ile yak\u0131nla\u015fmaya kalk\u0131\u015fmay\u0131 haram k\u0131lmaktad\u0131r. Dua etmek, adakta bulunmak, onun i\u00e7in hayvan kesmek, korkmak, \u00fcmid etmek (havf ve rec\u00e2) ve buna benzer kulun yaln\u0131zca Allah\u2019a kalbini ihl\u00e2sla y\u00f6neltip teslim olmas\u0131n\u0131 gerektiren ameller onlardand\u0131r. Ayr\u0131ca o, kendisinden ba\u015fka ibadet ve muamelatlar\u0131nda Allah\u2019\u0131n izin vermemi\u015f oldu\u011fu hususlar\u0131 dinden kendilerine \u015feriat yapan veliler (dost ve y\u00f6neticiler) edinmelerini de yasaklam\u0131\u015ft\u0131r. Kitab ehlinin hahamlar\u0131na ve rahiblerine kar\u015f\u0131 tak\u0131nd\u0131klar\u0131 tavr\u0131n benzerini tak\u0131nmalar\u0131n\u0131 yasaklam\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc kitab ehli bunlar\u0131 Allah\u2019\u0131 b\u0131rakarak, te\u015fr\u00ee hususunda rabler edindiler. Allah\u2019\u0131n haram k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 helal, helal k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 da haram k\u0131lmalar\u0131 hususunda kitab ehli arkalar\u0131ndan gittiler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Hakk\u0131nda asla bir delil indirmedi\u011fi&#8221; buyru\u011fu da vak\u0131ay\u0131 beyan etmek i\u00e7in gelmi\u015f bir kay\u0131tt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah\u2019tan ba\u015fka kendisine ibadet olunan yahut buyruklar\u0131na uyulan ya da itaat olunan herbir varl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 tak\u0131n\u0131lan bu tutumun herhangi bir delili olamaz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Allah Hakk\u0131nda Bilgisizce S\u00f6z S\u00f6ylemek:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Allah hakk\u0131nda bilgisizce s\u00f6z s\u00f6ylemeye gelince, bu olduk\u00e7a geni\u015f bir aland\u0131r. Bunun kapsam\u0131na herhangi bir delil ve belge olmaks\u0131z\u0131n Allah\u2019a haber vermenin her t\u00fcrl\u00fcs\u00fc girmektedir. Allah\u2019\u0131n olumlu olarak ortaya koyup varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtti\u011fi \u015feyi nefyetmek yahut nefyetti\u011fini kabul etmek yahut O\u2019nun \u00e2yetleri hakk\u0131nda tahrif ve yersiz te\u2019vil ile sapmak gibi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00fcy\u00fck ilim adam\u0131 \u0130bnu\u2019l-Kayyim, <em>\u0130\u2019l\u00e2mu\u2019l-Muvakk\u0131\u00een<\/em>1\u00a0adl\u0131 eserinde \u015f\u00f6yle demektedir: &#8220;Allah fetva ve yarg\u0131 alan\u0131nda bilgisizce s\u00f6z s\u00f6ylemeyi haram k\u0131lm\u0131\u015f ve bunu en b\u00fcy\u00fck haramlar aras\u0131nda saym\u0131\u015ft\u0131r. Hatta bu haramlar\u0131n en ileri mertebesi olarak de\u011ferlendirmi\u015ftir. Y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Deki: Rabbim ancak hayas\u0131zl\u0131klar\u0131, onlar\u0131n a\u00e7\u0131k olan\u0131n\u0131 gizli olan\u0131n\u0131&#8230; haram k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r&#8221; diye buyurmakta ve haramlar\u0131 d\u00f6rt mertebe olarak s\u0131ralamaktad\u0131r. Bunlar\u0131n en alt mertebede olanlar\u0131ndan ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r ki bu da hayas\u0131zl\u0131klard\u0131r. \u0130kinci olarak bundan daha a\u011f\u0131r derecede haram k\u0131l\u0131nan \u015feyleri s\u00f6zkonusu etmi\u015ftir ki bu da g\u00fcnah ve zul\u00fcmd\u00fcr. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak bu ikisinden daha a\u011f\u0131r bir haram\u0131 s\u00f6zkonusu etmi\u015ftir ki bu da y\u00fcce Allah\u2019a \u015firk ko\u015fmakt\u0131r. Daha sonra d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc olarak b\u00fct\u00fcn bunlardan daha a\u011f\u0131r haram h\u00fckm\u00fc ihtiva eden Allah hakk\u0131nda bilgisizce s\u00f6z s\u00f6ylemeyi s\u00f6zkonusu etmi\u015ftir. Bu ise \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah hakk\u0131nda isimleri, s\u0131fatlar\u0131, fiilleri, dini ve \u015feriat\u0131 hususunda bilgisizce s\u00f6z s\u00f6ylemeyi kapsamaktad\u0131r.&#8221;<br \/>\u0130stiv\u00e2 S\u0131fat\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;Rahman ar\u015fa istiv\u00e2 etti&#8221; buyru\u011fu yedi<\/em>1<em>\u00a0yerde ge\u00e7mektedir: [el-A\u2019raf suresinde: &#8220;\u015e\u00fcphesiz Rabbiniz O Allah\u2019t\u0131r ki g\u00f6kleri ve yeri alt\u0131 g\u00fcnde yaratt\u0131, sonra ar\u015fa istiv\u00e2 etti.&#8221; (el-A\u2019raf, 7\/54)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Yunus -aleyhissel\u00e2m- suresinde \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;\u015e\u00fcphesiz ki sizin Rabbiniz g\u00f6kleri ve yeri alt\u0131 g\u00fcnde yaratan, sonra da ar\u015f \u00fczerine istiv\u00e2 eden Allah\u2019t\u0131r.&#8221; (10\/3)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>er-R\u00e2d suresinde de \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:&#8221;Allah O\u2019dur ki g\u00f6kleri g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz \u015fekilde direksiz y\u00fckseltmi\u015ftir. Sonra ar\u015f \u00fczerinde istiva etmi\u015ftir.&#8221; (er-Rad, 13\/2)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Ta-ha suresinde de \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Rahman ar\u015fa istiv\u00e2 etti.&#8221; (20\/5)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>el-Furkan suresinde de \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Sonra ar\u015f \u00fczerinde istiva edendir. Rahman\u2019d\u0131r.&#8221; (el-Furkan, 25\/59)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Elif. Lam. Mim es-Secde suresinde de \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Allah g\u00f6klerle yeri ve onlar\u0131n aralar\u0131nda olanlar\u0131 alt\u0131 g\u00fcnde yaratan sonra ar\u015fa istiv\u00e2 edendir.&#8221;\u00a0 (es-Secde, 32\/4)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>el-Hadid suresinde de \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;O, g\u00f6kleri ve yeri alt\u0131 g\u00fcnde yaratan sonra da ar\u015f\u2019a istiv\u00e2 edendir.&#8221; (el-Hadid, 57\/4)] <\/em>1<em>\u00a0<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Rahm\u00e2n ar\u015f \u00fczerine istiv\u00e2 etmi\u015ftir&#8230;&#8221; buyru\u011fu \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ar\u015f\u0131n \u00fczerine istiv\u00e2 etti\u011fini haber verdi\u011fi bu yedi yerde ge\u00e7mektedir. Hepsinin de sabit olduklar\u0131 kesindir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu yedi buyruk ta Allah\u2019\u0131n kitab\u0131nda yer almaktad\u0131r. Cehmiye mensubu muatt\u0131l bir kimse bunlar\u0131 red de edemez, inkar da edemez. Ayn\u0131 \u015fekilde bu buyruklar bu hususta gayet a\u00e7\u0131kt\u0131r. Herhangi bir te\u2019vil ihtimali yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;istiva&#8221; lafz\u0131 dilde &#8220;al\u00e2: &#8230;e, a, \u00fczerine&#8221; ile ge\u00e7i\u015f yapt\u0131\u011f\u0131 takdirde bu laf\u0131zdan ancak y\u00fckseklik ve y\u00fckse\u011fe \u00e7\u0131k\u0131\u015f anla\u015f\u0131l\u0131r. Bundan dolay\u0131 selef\u2019in bu lafz\u0131 a\u00e7\u0131klamas\u0131 d\u00f6rt t\u00fcrl\u00fc tabir ile gelmi\u015f ve bunlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kmam\u0131\u015ft\u0131r. Bu d\u00f6rt t\u00fcrl\u00fc a\u00e7\u0131klamay\u0131 b\u00fcy\u00fck ilim adam\u0131 \u0130bnu\u2019l-Kayy\u0131m\u2019\u0131n &#8220;en-N\u00fbniyye&#8221;2\u00a0diye bilinen \u015fiirinde \u015fu ifadeleri ile dile getirmektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Onlar\u0131n bu hususta d\u00f6rt t\u00fcrl\u00fc ibareleri vard\u0131r,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130yi s\u00fcvari ve iyi m\u0131zrak kullanan kimse bunlar\u0131 \u00f6\u011frenebilmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu d\u00f6rt a\u00e7\u0131klama: \u0130stikrar etti (yerle\u015fti) \u00fcst\u00fcne \u00e7\u0131kt\u0131 ve ayn\u0131 \u015fekilde,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00dczerine y\u00fckseldi \u015feklinde olup, bunda herhangi bir tepki yoktur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yine d\u00f6rd\u00fcnc\u00fcs\u00fc olan su\u00fbd etti (\u00fczerine \u00e7\u0131kt\u0131) da b\u00f6yledir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ki e\u015f-\u015eeyban\u00ee\u2019nin arkada\u015f\u0131 Ebu Ubeyde<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tefsirinde bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc tercih etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O elbette Cehm\u00ee\u2019den daha iyi Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131 bilen birisidir.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O halde ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaate g\u00f6re y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kendi zat\u0131 hakk\u0131nda haber verdi\u011fi \u015fekilde ar\u015f\u0131 \u00fczerinde kendi y\u00fcce zat\u0131n\u0131n bildi\u011fi bir keyfiyet ile yaratt\u0131klar\u0131ndan ayr\u0131 olmak \u00fczere istiva etmi\u015ftir. Nitekim Malik ve ba\u015fkalar\u0131 da: &#8220;\u0130stiva&#8221;n\u0131n ne demek oldu\u011fu bilinmektedir, ancak keyfiyeti me\u00e7huld\u00fcr.&#8221;3\u00a0diye a\u00e7\u0131klam\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ta\u2019tilcilerin k\u00f6r\u00fckledikleri, istivan\u0131n kabul edilmesi halinde do\u011fru olmayan birtak\u0131m \u015feylerin de kabul edilmesi gerekir, \u015feklindeki ifadeler bizim i\u00e7in ba\u011flay\u0131c\u0131 de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bizler, onun ar\u015f\u0131n \u00fczerinde olu\u015fu herhangi bir mahlukun, bir ba\u015fka mahlukun \u00fczerinde olu\u015fu gibidir, demiyoruz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu sarih \u00e2yet-i ker\u00eemeleri onlar\u0131n \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131k ve tutars\u0131zl\u0131klar\u0131na del\u00e2let eden \u015fekilde bozuk te\u2019villerle zahiri anlamlar\u0131ndan uzakla\u015ft\u0131rma \u00e7abalar\u0131na gelince&#8230; Mesela &#8220;istiva&#8221; lafz\u0131n\u0131 &#8220;istila&#8221; diye a\u00e7\u0131klamalar\u0131 buradaki &#8220;al\u00e2: \u00fczerine&#8221; lafz\u0131n\u0131 &#8220;il\u00e2: e, a&#8221; anlam\u0131na yorumlay\u0131\u015flar\u0131 ile &#8220;istiv\u00e2&#8221; lafz\u0131n\u0131 &#8220;kastetmek&#8221; anlam\u0131na al\u0131\u015flar\u0131 \u015feklindeki yorumlar\u0131na ve cehmiyecilik ve ta\u2019tilin sanca\u011f\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan Zahid el-Kevser\u00ee\u2019nin4\u00a0nakletti\u011fi di\u011fer a\u00e7\u0131klamalar\u0131n t\u00fcm\u00fcne gelince, bunlar bat\u0131l a\u00e7\u0131klamalar\u0131 k\u00f6r\u00fcklemekten ve hakk\u0131n \u015feklini de\u011fi\u015ftirmekten ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Bunun onlara az olsun, \u00e7ok olsun hi\u00e7bir faydas\u0131 olmaz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ke\u015fke bu Muattile\u2019nin neler s\u00f6ylemek istediklerini bir bilebilseydik.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Acaba bunlar: Semada kendisine y\u00f6nelinecek bir rab, ar\u015f\u0131n \u00fczerinde kendisine ibadet olunan bir ilah yoktur, mu demek istiyorlar?<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O halde O nerededir?<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Allah Sem\u00e2dad\u0131r:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Belki de bizlerin &#8220;nerededir&#8221; diye ona dair soru sormam\u0131za g\u00fclebilirler, fakat yarat\u0131lm\u0131\u015flar\u0131n en m\u00fckemmeli, rablerini en iyi bilenleri olan\u0131n (Allah\u2019\u0131n salat ve selamlar\u0131 ona olsun) Allah hakk\u0131nda: &#8220;Nerede&#8221; diye soru sordu\u011funu unutuyorlar. O cariyeye: &#8220;Allah nerededir?&#8221; diye sormu\u015f ve: &#8220;semadad\u0131r&#8221; diye cevab vermesini de be\u011fenmi\u015fti.1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ayn\u0131 \u015fekilde: Rabbimiz semav\u00e2t\u0131 ve arz\u0131 yaratmadan \u00f6nce nerede idi? diye soran kimseye de o: Tek ba\u015f\u0131na vard\u0131, O\u2019ndan ba\u015fka bir varl\u0131k yoktu&#8230; diye cevab vermi\u015ftir.2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019dan b\u00f6yle soru soran\u0131 azarlad\u0131\u011f\u0131na yahut ta ona: Sen yanl\u0131\u015f bir \u015fekilde soru sordun, dedi\u011fine dair bir rivayet gelmemi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu hususta binbir dereden su getirmeye \u00e7al\u0131\u015fan kimsenin en ileri derecede s\u00f6yleyebilece\u011fi s\u00f6z \u015fudur: Y\u00fcce Allah vard\u0131 ve o zaman mek\u00e2n diye bir\u015fey yoktu. Sonra mek\u00e2n\u0131 yaratt\u0131, \u015fu anda o mek\u00e2n\u0131 yaratmadan \u00f6nceki hali \u00fczeredir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Acaba Allah varken olmayan mek\u00e2n ile bu tahrif\u00e7inin kastetti\u011fi nedir?<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O bununla \u00e2lemin kapsam\u0131 i\u00e7erisine giren varl\u0131k mek\u00e2nlar\u0131n\u0131 m\u0131 kastetmektedir?<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bunlar sonradan yarat\u0131lm\u0131\u015f mekanlard\u0131r. Bizler ise y\u00fcce Allah\u2019\u0131n sonradan yarat\u0131lm\u0131\u015f bu mekanlar\u0131n herhangi birisinde oldu\u011funu s\u00f6ylemiyoruz. Zira onun bu yaratt\u0131\u011f\u0131 varl\u0131klardan hi\u00e7bir \u015fey O\u2019nu ku\u015fatamaz ve O\u2019nu s\u0131n\u0131rlayamaz. E\u011fer hi\u00e7bir varl\u0131\u011f\u0131 bulunmayan kat\u0131ks\u0131z bo\u015fluk demek olan yokluk mekan\u0131n\u0131 kastediyorsa, bu durumda: Orada bir yaratma yoktur, denilemez. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00f6yle bir yoklu\u011fa yaratman\u0131n taalluku s\u00f6zkonusu de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu yokluk ile alakal\u0131 bir i\u015f, bir emirdir. E\u011fer: Y\u00fcce Allah bu anlam\u0131yla bir mekandad\u0131r -\u00e2yet ve hadislerin delalet etti\u011fi \u015fekilde- denilecek olursa, bundaki sak\u0131nca nedir?<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ancak hak olan \u015f\u00f6yle s\u00f6ylemektir: Allah vard\u0131 ve O\u2019ndan \u00f6nce hi\u00e7bir \u015fey yoktu. Sonra O, g\u00f6kleri ve yeri alt\u0131 g\u00fcnde yaratt\u0131. Ar\u015f\u0131 da su \u00fczerinde bulunuyordu, sonra da ar\u015fa istiva etti. Buradaki &#8220;s\u00fcmme: sonra&#8221; m\u00fccerred at\u0131f (ba\u011fla\u00e7) de\u011fil, zaman\u00ee tertib (zaman s\u0131ralamas\u0131n\u0131 bildirmek) i\u00e7indir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n Uluvv S\u0131fat\u0131 ve O\u2019nun Sem\u00e2da Olu\u015fu:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Ey \u0130sa! Muhakkak ben seni \u00f6ld\u00fcrece\u011fim ve seni kendime y\u00fckseltece\u011fim.&#8221; (\u00c2l-i \u0130mran, 3\/55); &#8220;Bilakis Allah onu kendi kat\u0131na do\u011fru kald\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; (en-Nis\u00e2, 4\/158); &#8220;G\u00fczel s\u00f6z yaln\u0131z O\u2019na y\u00fckselir, onu da salih amel y\u00fckseltir.&#8221; (Fat\u0131r, 35\/10); &#8220;Ey H\u00e2m\u00e2n! Benim i\u00e7in y\u00fcksek bir k\u00f6\u015fk yap. Belki o yollara ula\u015f\u0131r\u0131m, g\u00f6klerin yollar\u0131na. Sonunda belki Musa\u2019n\u0131n il\u00e2h\u0131n\u0131n yan\u0131na \u00e7\u0131kar\u0131m. Do\u011frusu \u015fu ki ben onu yalanc\u0131 san\u0131yorum.&#8221; (el-Mu\u2019min, 40\/36-37); &#8220;G\u00f6ktekinin sizi yere ge\u00e7irmesinden emin mi oldunuz? O zaman onun durmadan \u00e7alkalanmakta oldu\u011funu g\u00f6receksiniz. Yahut g\u00f6ktekinin \u00fczerinize ta\u015f ya\u011fd\u0131ran bir r\u00fczgar g\u00f6ndermesinden emin mi oldunuz. Hem benim korkutmam\u0131n nas\u0131l oldu\u011funu bileceksiniz.&#8221; (el-M\u00fclk, 67\/16-17)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: <em>&#8220;Ey \u0130sa! Muhakkak ben seni \u00f6ld\u00fcrece\u011fim&#8230;&#8221;<\/em> diye ba\u015flayan \u00e2yet-i ker\u00eemeler bundan \u00f6nceki \u00e2yet-i ker\u00eemelerde s\u00f6zkonusu edilen y\u00fcce Allah\u2019\u0131n mahlukattan ayr\u0131 olmak \u00fczere y\u00fcksekte olu\u015fu ve ar\u015f\u0131n \u00fczerinde olu\u015fu ger\u00e7e\u011fini desteklemektedir. Ayr\u0131ca Muatt\u0131la\u2019n\u0131n bunu red ve ink\u00e2rlar\u0131n\u0131n isabetsizli\u011fini de ortaya koymaktad\u0131r. Y\u00fcce Allah onlar\u0131n s\u00f6ylediklerinden alabildi\u011fine m\u00fcnezzehtir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130lk \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019de y\u00fcce Allah Ras\u00fbl\u00fc ve kelimesi olan Meryem o\u011flu \u0130sa <em>-Aleyhisselam-<\/em>\u2019a eceli gelince kendisini \u00f6ld\u00fcrece\u011fini ve yahudilerin ona komplo haz\u0131rlayacaklar\u0131 vakit de onu kendisine y\u00fckseltece\u011fini haber vermektedir. &#8220;Kendime&#8221;deki zamir \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019a aittir. Ba\u015fka bir kimseye ait olma ihtimali yoktur. Bunun: Rahmetimin bulundu\u011fu yere yahut meleklerimin mek\u00e2n\u0131na diye yorumlanmas\u0131n\u0131n hi\u00e7bir anlam\u0131 yoktur. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n yahudilerin \u0130sa\u2019y\u0131 \u00f6ld\u00fcr\u00fcp, ast\u0131klar\u0131na dair iddialar\u0131n\u0131 reddetmek \u00fczere: &#8220;<em>Bilakis Allah onu kendi kat\u0131na kald\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r.<\/em>&#8221; buyru\u011fu hakk\u0131nda da benzeri a\u00e7\u0131klamalar yap\u0131l\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ayet-i ker\u00eeme\u2019de s\u00f6zkonusu edilen teveff\u00ee (\u00f6ld\u00fcrme) ile neyin kastedildi\u011fi hususunda farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015fler vard\u0131r. Baz\u0131lar\u0131 bunu \u00f6l\u00fcm diye a\u00e7\u0131klam\u0131\u015f iseler de \u00e7o\u011funluk bundan kast\u0131n uyku oldu\u011fu kanaatindedirler. M\u00fcteveff\u00e2 lafz\u0131 da bu anlamda kullan\u0131labilmektedir. Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;O geceleyin sizi \u00f6ld\u00fcren (teveff\u00ee eden), g\u00fcnd\u00fcz\u00fcn de ne kazand\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131 bilendir.&#8221; <em>(el-En\u2019\u00e2m, 6\/60)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kimisinin iddias\u0131na g\u00f6re de ifadede bir takdim ve te\u2019hir olup ifadenin takdiri \u015f\u00f6yledir: Seni kendime y\u00fckseltece\u011fim, sonra vefat ettirece\u011fim. Yani bundan sonra can\u0131n\u0131 alaca\u011f\u0131m.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ger\u00e7ek \u015fu ki; \u0130sa <em>-Aleyhisselam-<\/em> canl\u0131 olarak y\u00fckseltilmi\u015f ve k\u0131yametin kopaca\u011f\u0131 vakte yak\u0131n bir zamanda inecektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu husustaki hadis sahihtir.1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;<em>G\u00fczel s\u00f6z yaln\u0131z O\u2019na y\u00fckselir<\/em>&#8221; buyru\u011fu ise kullar\u0131n s\u00f6z ve amellerinin y\u00fcce Allah\u2019a y\u00fckselmesi hususunda gayet a\u00e7\u0131k bir ifadedir. Kir\u00e2men k\u00e2tibin herg\u00fcn ikindi namaz\u0131n\u0131n ve sabah namaz\u0131n\u0131n pe\u015finden -\u015fu hadis-i \u015ferif\u2019te de belirtildi\u011fi gibi- bunlar\u0131 y\u00fcce Allah\u2019a y\u00fckseltirler: &#8220;Geceleyin aran\u0131zda kalanlar yukar\u0131 \u00e7\u0131karlar. Rableri -en iyi bilen o oldu\u011fu halde- onlara Kullar\u0131m\u0131 ne halde terkettiniz, diye sorar. Onlar da: Rabbimiz biz onlara namaz k\u0131l\u0131yorlarken gittik, yine onlar\u0131 namaz k\u0131l\u0131yorlarken b\u0131rak\u0131p geldik, derler&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015ean\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n Fir\u2019avun\u2019un s\u00f6yledi\u011fini nakletti\u011fi: &#8220;Ey H\u00e2m\u00e2n&#8230;&#8221; buyru\u011funa gelince, bu Musa <em>-Aleyhisselam-<\/em>\u2019\u0131n azg\u0131n Firavun\u2019a ilah\u0131n\u0131n semada oldu\u011funu haber verdi\u011fine, Firavun\u2019un da kavminin ger\u00e7e\u011fi g\u00f6rmesini \u00f6nlemek maksad\u0131yla ona ula\u015fman\u0131n yollar\u0131n\u0131 aramaya kalk\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131na, bundan dolay\u0131 Haman\u2019a kendisi i\u00e7in y\u00fcksek\u00e7e bir kule yapmas\u0131na dair emir verdi\u011fine delildir. Daha sonra ise: &#8220;<em>Do\u011frusu \u015fu ki ben onu yalanc\u0131 san\u0131yorum<\/em>&#8221; demi\u015ftir. Yani Musa\u2019n\u0131n ilah\u0131n\u0131n semada oldu\u011funa dair vermi\u015f oldu\u011fu haberin yalan oldu\u011fu kanaatindeyim. O halde \u015funu sormak laz\u0131m: Nisbet itibariyle kim Fir\u2019avun\u2019a daha yak\u0131n olur? Allah\u2019\u0131n yukar\u0131da olu\u015funu kabul eden bizler mi yoksa \u015fu Muatt\u0131la m\u0131? Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz Fir\u2019avun, Musa <em>-Aleyhisselam-<\/em>\u2019\u0131 il\u00e2h\u0131n\u0131n semada olu\u015fu hususunda yalanlam\u0131\u015ft\u0131r. Onun bu s\u00f6yledikleri ile bunlar\u0131n s\u00f6yledikleri ayn\u0131 \u015feydir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;<em>G\u00f6ktekinin sizi yere ge\u00e7irmesinden emin mi oldunuz?&#8230;<\/em>&#8221; \u00e2yetlerine gelince, bu iki \u00e2yet-i ker\u00eeme y\u00fcce Allah\u2019\u0131n semada oldu\u011funu a\u00e7\u0131k\u00e7a ifade etmektedir. Bunun, bu ifadelerle kastedilen azab yahut emir ya da melektir diye Muattile\u2019nin yapt\u0131\u011f\u0131 \u015fekilde yorumlanmas\u0131 caiz de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc burada &#8220;<em>kimse<\/em>&#8221; anlam\u0131ndaki: &#8220;<em>men<\/em>&#8221; lafz\u0131 kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ki, bu da ak\u0131l sahibi varl\u0131klar i\u00e7in kullan\u0131l\u0131r.3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bunun melek hakk\u0131nda yorumlanmas\u0131 ise, bunu gerektiren herhangi bir karine olmaks\u0131z\u0131n lafz\u0131n zahir anlam\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kart\u0131lmas\u0131d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;<em>Semada<\/em>&#8221; buyru\u011fundan ise seman\u0131n Allah\u2019\u0131n zarf\u0131 (i\u00e7inde bulunan mek\u00e2n) diye anla\u015f\u0131lmas\u0131 caiz olamaz. Aksine e\u011fer sema ile bu bilinen sema kastedilmi\u015f ise buradaki &#8220;fi: &#8230;de, da&#8221; &#8220;ala: \u00fczerinde&#8221; anlam\u0131nda olur. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;Andolsun ki sizi&#8230; hurma dallar\u0131nda asaca\u011f\u0131m&#8221;\u00a0 <em>(Ta\u2019ha, 20\/71)<\/em> buyru\u011fundaki (&#8220;fi: de, da&#8221; lafz\u0131n\u0131n &#8220;ala: \u00fczerinde&#8221; anlam\u0131nda kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131) gibidir. \u015e\u00e2yet sema lafz\u0131 ile y\u00fcksek cihet kastedilmi\u015f ise bu takdirde &#8220;fi&#8221; edat\u0131 ger\u00e7ek anlam\u0131 ile kullan\u0131lm\u0131\u015f olmaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah y\u00fcceli\u011fin en y\u00fccesindedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Maiyyet (Beraber Olu\u015f) S\u0131fat\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;O, g\u00f6kleri ve yeri alt\u0131 g\u00fcnde yaratan, sonra da Ar\u015f \u00fcst\u00fcne istiv\u00e2 edendir. O yere gireni de, ondan \u00e7\u0131kan\u0131 da, g\u00f6kten ineni de oraya y\u00fckseleni de bilendir. Nerede olursan\u0131z O, sizinle beraberdir. Allah yapt\u0131klar\u0131n\u0131z\u0131 \u00e7ok iyi g\u00f6rendir.&#8221; (el-Hadid, 57\/4); &#8220;\u00dc\u00e7 ki\u015fi f\u0131s\u0131lda\u015fmay\u0131 versin, muhakkak O, onlar\u0131n d\u00f6rd\u00fcnc\u00fcleridir. Be\u015f ki\u015fi olmay\u0131versinler, mutlaka O, onlar\u0131n alt\u0131nc\u0131lar\u0131d\u0131r. \u0130ster bundan daha az veya daha \u00e7ok olsunlar, nerede bulunurlarsa bulunsunlar, O mutlaka onlarla beraberdir. Sonra k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde kendilerine yapt\u0131klar\u0131n\u0131 haber verir. Ger\u00e7ekten Allah her\u015feyi \u00e7ok iyi bilendir.&#8221; (el-M\u00fccadele, 58\/7); &#8220;Tasalanma \u015f\u00fcphe yok ki Allah bizimle beraberdir.&#8221; (et-Tevbe, 9\/40); &#8220;\u00c7\u00fcnk\u00fc Ben sizinle beraberim i\u015fitir ve g\u00f6r\u00fcr\u00fcm.&#8221; (Ta-ha, 20\/46);&#8221;\u00c7\u00fcnk\u00fc Allah sak\u0131nanlarla ve daima iyi davrananlarla beraberdir.&#8221; (en-Nahl, 16\/128); &#8220;Bir de sabredin. \u015e\u00fcphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.&#8221; (el-Enfal, 8\/46); &#8220;Nice az bir topluluk, daha fazla bir toplulu\u011fu Allah\u2019\u0131n izniyle yenmi\u015ftir. Allah sabredenlerle berabedir.&#8221; (el-Bakara, 2\/249)&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;<em>O g\u00f6kleri ve yeri alt\u0131 g\u00fcnde yaratan&#8230;<\/em>&#8221; buyru\u011fu ile ba\u015flayan bu \u00e2yet-i ker\u00eemeler y\u00fcce Allah hakk\u0131nda maiyyet (beraber olu\u015f) s\u0131fat\u0131n\u0131n s\u00f6zkonusu oldu\u011funu ihtiv\u00e2 etmektedir. Bu beraber olu\u015f iki t\u00fcrl\u00fcd\u00fcr:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- Genel olarak beraber olu\u015f: Bu b\u00fct\u00fcn mahlukat\u0131 kapsar. \u015ean\u0131 y\u00fcce Allah, ilmi, kudreti kahr-u galebesi ve ku\u015fat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile her\u015feyle beraberdir. Hi\u00e7bir \u015fey O\u2019ndan gizli de\u011fildir, hi\u00e7bir \u015fey O\u2019nu \u00e2ciz b\u0131rakamaz. \u0130\u015fte \u00e2yet-i ker\u00eemede s\u00f6zkonusu edilen beraber olu\u015f budur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu \u00e2yet-i ker\u00eemede y\u00fcce Allah kendi zat\u0131 hakk\u0131nda g\u00f6kleri ve yeri yaratan\u0131n yaln\u0131z kendisi oldu\u011funu bildirmektedir. Yani \u00f6nceden bir tertib ve bir takdire g\u00f6re alt\u0131 g\u00fcnde onlar\u0131 var etmi\u015ftir. Bundan sonra yaratt\u0131klar\u0131n\u0131n i\u015flerini \u00e7ekip \u00e7evirmek ve idare etmek i\u00e7in de Ar\u015f\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcne y\u00fckselmi\u015ftir. O, ar\u015f\u0131n\u0131n \u00fczerinde bulunmakla birlikte ister y\u00fcce, ister alt alemden olsun hi\u00e7bir \u015fey O\u2019na gizli ve sakl\u0131 kalmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc O: &#8220;<em>Yere gireni de, ondan \u00e7\u0131kan\u0131 da, g\u00f6kten ineni de, oraya y\u00fckseleni de bilendir.<\/em>&#8221; \u015e\u00fcphesiz ilim ve kudreti her\u015feyi ku\u015fatan, elbetteki her\u015feyle beraberdir. Bundan dolay\u0131 da: &#8220;<em>Nerede olursan\u0131z, O sizinle beraberdir. Allah yapt\u0131klar\u0131n\u0131z\u0131 \u00e7ok iyi g\u00f6rendir<\/em>&#8221; diye buyurmaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;<em>\u00dc\u00e7 ki\u015fi f\u0131s\u0131lda\u015fmay\u0131versin&#8230;<\/em>&#8221; buyru\u011fu ile y\u00fcce Allah ilminin kapsaml\u0131 oldu\u011funu ve her\u015feyi ku\u015fatt\u0131\u011f\u0131n\u0131, kendi aralar\u0131nda f\u0131s\u0131lda\u015fanlar\u0131n f\u0131s\u0131lt\u0131lar\u0131n\u0131n kendisine gizli ve sakl\u0131 kalmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, her \u015feye tan\u0131k olup her\u015feyden haberdar oldu\u011funu belirtmektedir. Buradaki &#8220;<em>\u00fc\u00e7 ki\u015fi f\u0131s\u0131lda\u015fmay\u0131versin<\/em>&#8221; buyru\u011fundaki &#8220;f\u0131s\u0131lda\u015fma&#8221;n\u0131n \u00fc\u00e7 ki\u015fiye izafe edilmesi, s\u0131fat\u0131n mevsufuna izafe edilmesi kabilindendir. Yani \u00fc\u00e7 ki\u015fi kendi aralar\u0131nda f\u0131s\u0131lda\u015facak olsalar&#8230; demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- Geri kalan \u00e2yet-i ker\u00eemelerde ise O\u2019nun ras\u00fblleriyle, dostlar\u0131yla, yard\u0131m\u0131, desteklemesi, muhabbeti, tevf\u0131ki ve ilham\u0131 ile birlikte olu\u015funu ifade eden \u00f6zel bir birlikte olu\u015fu ortaya koymaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;<em>Tasalanma. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphe yok ki Allah bizimle beraberdir<\/em>&#8221; buyru\u011fu Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n Ebu Bekir es-S\u0131dd\u00eek\u2019a ma\u011farada bulunduklar\u0131 s\u0131rada s\u00f6yledi\u011fi s\u00f6z\u00fc nakletmektedir. M\u00fc\u015frikler Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131 takib etmek \u00fczere \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131nda, ma\u011faran\u0131n a\u011fz\u0131na kadar gelmi\u015f ve oray\u0131 tutmu\u015flard\u0131. Ebu Bekir bunu g\u00f6r\u00fcnce deh\u015fetle: Allah\u2019a yemin olsun ey Allah\u2019\u0131n Ras\u00fbl\u00fc, onlardan herhangi birisi aya\u011f\u0131na bakacak olursa, mutlaka bizi g\u00f6recektir, demi\u015fti. Bunun \u00fczerine Ras\u00fblullah <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> da ona y\u00fcce Allah\u2019\u0131n burada nakletti\u011fi \u015fekilde: &#8220;<em>Tasalanma! Hi\u00e7 \u015f\u00fcphe yok ki Allah bizimle beraberdir<\/em>&#8221; demi\u015fti.1\u00a0O halde buradaki beraberlikten kas\u0131t, yard\u0131m ve d\u00fc\u015fmanlardan korumak anlam\u0131yla bir beraberliktir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;<em>\u00c7\u00fcnk\u00fc Ben, sizinle beraberim. \u0130\u015fitir ve g\u00f6r\u00fcr\u00fcm<\/em>&#8221; buyru\u011funa gelince, buna dair a\u00e7\u0131klamalar daha \u00f6nceden ge\u00e7ti\u011fi gibi, bunun Musa ve Harun <em>-Aleyhisselam-<\/em>\u2019a bir hitab olup Fir\u2019avun\u2019un onlar\u0131 yakalamas\u0131ndan yana korkmamalar\u0131n\u0131 ihtiva etti\u011fi belirtilmi\u015f idi. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcce Allah yard\u0131m ve deste\u011fiyle onlarla birliktedir. Di\u011fer \u00e2yet-i ker\u00eemeler de b\u00f6yledir. Bu \u00e2yet-i ker\u00eemelerle y\u00fcce Allah emir ve nehiyleri hususunda Allah\u2019\u0131n g\u00f6zetimi alt\u0131nda olduklar\u0131n\u0131 bilen, onun hududlar\u0131n\u0131 koruyan takva sahibleri ile her hususta ihsandan ayr\u0131lmayan ihsan edicilerle birlikte oldu\u011funu haber vermektedir. \u0130hsan ise herbir \u015feyde kendi durumuna g\u00f6redir. Mesela ibadette y\u00fcce Allah\u2019\u0131 g\u00f6r\u00fcyormu\u015f gibi Allah\u2019a ibadet etmektir. E\u011fer ki\u015fi Allah\u2019\u0131 g\u00f6rm\u00fcyor ise dahi Allah onu g\u00f6rmektedir. T\u0131pk\u0131 Cibril hadisinde ge\u00e7ti\u011fi gibi.1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ayn\u0131 \u015fekilde y\u00fcce Allah nefsin ho\u015funa gitmeyen \u015feylere katlanan, Allah yolunda ve Allah\u2019\u0131n r\u0131zas\u0131n\u0131 isteyerek zorluk ve eziyetlere tahamm\u00fcl eden, Allah\u2019a itaat \u00fczere direnen, O\u2019na isyandan uzak durmak ve h\u00fck\u00fcmlerine katlanmak suretiyle sabredenlerle birlikte oldu\u011funu da haber vermektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kel\u00e2m S\u0131fat\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Allah\u2019tan daha do\u011fru s\u00f6zl\u00fc kimdir?&#8221; (en-Nisa, 4\/87); &#8220;Allah\u2019tan daha do\u011fru s\u00f6zl\u00fc kim olabilir?&#8221;\u00a0 (en-Nisa, 4\/122); &#8220;Allah: Ey Meryem o\u011flu \u0130sa&#8230; diyece\u011fi zaman&#8221; (el-M\u00e2ide, 5\/116); &#8220;Rabbinin s\u00f6z\u00fc do\u011fruluk ve adalet bak\u0131m\u0131ndan eksiksizdir.&#8221;\u00a0 (el-En\u2019am, 6\/115); &#8220;Ve Allah Musa ile de konu\u015ftu.&#8221; (en-Nisa, 4\/164); &#8220;Allah onlardan kimisi ile s\u00f6yle\u015fmi\u015f&#8230;&#8221; (el-Bakara, 2\/253); &#8220;Musa tayin etti\u011fimiz vakitte gelip ve Rabbi de onunla konu\u015funca&#8230;&#8221; (el-A\u2019raf, 7\/143); &#8220;Biz ona T\u00fbr\u2019un sa\u011f taraf\u0131ndan seslendik ve onu kendimize yakla\u015ft\u0131rarak \u00f6zel bir \u015fekilde konu\u015ftuk&#8221; (Meryem, 19\/52); &#8220;Hani Rabbin Musa\u2019ya \u015f\u00f6yle seslenmi\u015fti: Git, o zalimler toplulu\u011funa&#8230;&#8221; (e\u015f-\u015euara, 26\/10); &#8220;Rableri her ikisine: Ben size bu a\u011fac\u0131 yasak etmedim mi?&#8230; diye seslendi.&#8221; (el-A\u2019raf, 7\/22); &#8220;O g\u00fcn onlar\u0131 \u00e7a\u011f\u0131r\u0131p buyuracak ki: Peygamberlere ne cevap verdiniz?&#8221; (el-Kasas, 28\/65)&#8221; <\/em>1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu \u00e2yet-i ker\u00eemeler y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m s\u0131fat\u0131na sahib oldu\u011funu ortaya koymaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu hususta insanlar b\u00fcy\u00fck \u00e7apta anla\u015fmazl\u0131\u011fa d\u00fc\u015fm\u00fc\u015flerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Onlardan kimisi y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131n\u0131 zat\u0131ndan ayr\u0131 ve bir mahl\u00fbk olarak kabul etmi\u015f ve: O\u2019nun m\u00fctekellim olmas\u0131 demek, kel\u00e2m\u0131n yarat\u0131c\u0131s\u0131 olmas\u0131 demektir, demi\u015flerdir. B\u00f6yle diyenler Mutezile mezhebine mensub olanlard\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kimileri de kel\u00e2m\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ezel ve ebedde zat\u0131ndan ayr\u0131lmaz, O\u2019nun me\u015f\u00eeet ve kudreti ile ilgisi bulunmayan bir s\u0131fat olarak kabul etmi\u015f; harf ve sesinin olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyerek, bu ezelden bir manad\u0131r demi\u015flerdir. B\u00f6yle diyenler ise el-K\u00fcllab\u00eeye2\u00a0ile E\u015f\u2019ar\u00ee\u2019lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kimileri kel\u00e2m\u0131n Allah\u2019\u0131n zat\u0131ndan ayr\u0131lmayan kadim harf ve sesler oldu\u011fu iddias\u0131nda bulunmu\u015flar ve \u015f\u00f6yle demi\u015flerdir: Bunlar ezelde birliktedirler. \u015ean\u0131 y\u00fcce Allah k\u0131s\u0131m k\u0131s\u0131m bunlar\u0131 s\u00f6ylemez. B\u00f6yle diyenler ise \u011fulat (a\u015f\u0131r\u0131 giden) baz\u0131 kimselerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kimileri de kel\u00e2m\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n zat\u0131 ile kaim, O\u2019nun me\u015f\u00eeet ve kudreti ile ilgili fakat h\u00e2dis (sonradan yarat\u0131lm\u0131\u015f) kabul etmi\u015flerdir. Bunlar\u0131n iddialar\u0131na g\u00f6re kel\u00e2m\u0131n Allah\u2019\u0131n zat\u0131nda bir ba\u015flang\u0131c\u0131 vard\u0131r. Y\u00fcce Allah ezelden beri m\u00fctekellim de\u011fildir. B\u00f6yle diyenler de kerramiye mezhebi mensublar\u0131d\u0131r.3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bizler bu g\u00f6r\u00fc\u015flerin tutars\u0131z oldu\u011fu, sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir anlay\u0131\u015f ve do\u011fru bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na sahip olan herkes taraf\u0131ndan a\u00e7\u0131k\u00e7a anla\u015f\u0131lmakla birlikte, bu g\u00f6r\u00fc\u015fleri tart\u0131\u015facak ve bunlar\u0131 \u00e7\u00fcr\u00fctmeye kalk\u0131\u015facak olursak, uzun uzun a\u00e7\u0131klamalarda bulunmam\u0131z gerekir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eu kadar var ki bu meselede ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019in kabul etti\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn \u00f6zeti \u015f\u00f6yledir: Y\u00fcce Allah her zaman diledi\u011fi takdirde kelam s\u0131fat\u0131 ile konu\u015fabilir. Kel\u00e2m O\u2019nun zat\u0131 ile kaim bir s\u0131fat\u0131d\u0131r. Me\u015f\u00eeet ve kudreti ile bu s\u0131fat\u0131 ile konu\u015fur. O, her zaman, diledi\u011fi vakit s\u00f6z s\u00f6yleyebilir. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n s\u00f6yledi\u011fi s\u00f6zler, O\u2019nun ile kaimdir. Mutezile\u2019nin s\u00f6yledi\u011fi gibi mahluk ve ondan ayr\u0131 de\u011fildir. E\u015f\u2019ar\u00eelerin s\u00f6yledikleri gibi de hayat s\u0131fat\u0131n\u0131n O\u2019nun zat\u0131n\u0131n bir gere\u011fi ve ayr\u0131lmaz bir vasf\u0131 oldu\u011fu gibi; zat\u0131na ait ayr\u0131lmaz bir vas\u0131f de\u011fildir. Aksine bu O\u2019nun me\u015f\u00eeet ve kudretine tabi olan bir vas\u0131ft\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015ean\u0131 y\u00fcce Allah Musa\u2019ya da, \u00c5dem ile Havva\u2019ya da \u00f6zel bir ses ile nidada bulunmu\u015ftur. K\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde de kullar\u0131na sesiyle nid\u00e2 edecektir. Yine \u00f6zel bir ses ile vahyi ile konu\u015fur. Ancak \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kendileri ile s\u00f6z s\u00f6yledi\u011fi harfler ve sesler O\u2019nun bir s\u0131fat\u0131d\u0131r ve yarat\u0131lm\u0131\u015f de\u011fillerdir. Yarat\u0131lm\u0131\u015f varl\u0131klar\u0131n ses ve harflerine de benzemez. T\u0131pk\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ilim s\u0131fat\u0131n\u0131n kendi zat\u0131 ile kaim olup, kullar\u0131n\u0131n ilmine benzemedi\u011fi gibi. \u015ean\u0131 y\u00fcce Allah hi\u00e7bir s\u0131fat\u0131 ile yarat\u0131lm\u0131\u015flara benzemez.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Burada zikredilen ve en-Nis\u00e2 suresinde yer alan iki \u00e2yet-i ker\u00eeme Allah\u2019tan daha do\u011fru s\u00f6zl\u00fc kimsenin olamayaca\u011f\u0131n\u0131, aksine haber verdi\u011fi herbir hususta, herkesten daha do\u011fru s\u00f6z s\u00f6yleyenin O oldu\u011funu ortaya koymaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc O\u2019nun hakk\u0131nda haber verilen ger\u00e7eklere dair bilgisi daha kapsaml\u0131 ve daha do\u011frudur. O bak\u0131mdan O, herbir \u015feyi her bak\u0131mdan ger\u00e7ek \u015fekli ile bilir. Ba\u015fkas\u0131n\u0131n ilmi ise b\u00f6yle de\u011fildir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;<em>Allah: Ey Meryem o\u011flu \u0130sa&#8230; diyece\u011fi zaman<\/em>&#8221; buyru\u011fu k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde ger\u00e7ekle\u015fecek olan y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ras\u00fbl\u00fc ve kelimesi olan \u0130sa\u2019ya soraca\u011f\u0131 soruyu anlatmaktad\u0131r. Bu soru hristiyanlar aras\u0131ndan onu ve annesini ilah kabul edip kendisine nisbet etmeleri, kendisini ve annesini Allah\u2019tan ayr\u0131 iki ilah edinmelerini emredip emretmedi\u011fi hakk\u0131nda olacakt\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu soruyu sormak ise \u0130sa <em>-aleyhisselam-<\/em>\u2019\u0131n g\u00fcnahs\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmak ve bu ahmak ve sap\u0131klar\u0131n yalan s\u00f6yleyip, iftira ettiklerini tescil etmektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Rabbinin s\u00f6z\u00fc do\u011fruluk ve adalet bak\u0131m\u0131ndan eksiksizdir.&#8221;\u00a0 <em>(el-M\u00e2ide, 6\/115)<\/em> buyru\u011fundan maksat ise verdi\u011fi haberlerde do\u011fru, ahk\u00e2m\u0131nda da adaleti ihtiva etti\u011fidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kelam\u0131 ya verilen birtak\u0131m haberlerdir, bu haberlerin tamam\u0131 da do\u011frulu\u011fun en ileri derecesindedir yahut ta birtak\u0131m emir ve nehiylerdir, bunlar\u0131n hepsi de hi\u00e7bir zulum ihtiva etmeyen adaletin en ileri derecesini ifade eder. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunlar\u0131n dayana\u011f\u0131 ilahi hikmet ve rahmettir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Burada &#8220;<em>s\u00f6z<\/em>&#8220;den kas\u0131t ise &#8220;s\u00f6zler&#8221;dir. Zira s\u00f6z lafz\u0131 marife olan bir lafza izafe edilmi\u015ftir. O bak\u0131mdan \u00e7o\u011ful anlam\u0131n\u0131 ifade eder. Allah\u2019\u0131n rahmeti, Allah\u2019\u0131n nimeti demeye benzer.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Ve Allah, Musa ile konu\u015ftu.&#8221; <em>(en-Nis\u00e2, 4\/164)<\/em> buyru\u011fu ile ondan sonra gelen ve y\u00fcce Allah\u2019\u0131n Musa\u2019ya seslenip onunla konu\u015ftu\u011funu, perde arkas\u0131ndan ve herhangi bir mele\u011fin vas\u0131tas\u0131 ile olmaks\u0131z\u0131n ger\u00e7ek anlam\u0131yla onunla konu\u015ftu\u011funa del\u00e2let eden \u00e2yet-i ker\u00eemeler, kel\u00e2m\u0131 harf ve ses s\u00f6zkonusu olmaks\u0131z\u0131n nefs ile kaim bir mana olarak kabul eden E\u015f\u2019ar\u00ee\u2019lerin kanaatlerini reddetmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Onlara \u015f\u00f6yle denilir: Peki Musa, bu kel\u00e2m-\u0131 nefs\u00ee dedi\u011finiz kelam\u0131 nas\u0131l i\u015fitmi\u015ftir? \u015e\u00e2yet: Allah, onun kalbinde kendisi ile konu\u015fmay\u0131 murad etti\u011fi manalar\u0131 kesin olarak bilmesini sa\u011flayacak bir bilgi b\u0131rakt\u0131, denilecek olursa, o vakit bu bak\u0131mdan Musa <em>-Aleyhisselam-<\/em>\u2019\u0131n bir \u00f6zelli\u011finin oldu\u011fundan s\u00f6zedilemez.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015e\u00e2yet: Allah a\u011fa\u00e7ta yahut havada bir kel\u00e2m yaratt\u0131 ve buna benzer bir s\u00f6z s\u00f6yleyecek olurlarsa, o takdirde Musa\u2019ya: &#8220;<em>\u015e\u00fcphesiz ben senin Rabbinim<\/em>&#8221; diyenin a\u011fa\u00e7 olmas\u0131 gerekir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ayn\u0131 \u015fekilde bu ayet-i kerimeler onlar\u0131n kel\u00e2m\u0131 &#8220;Allah\u2019\u0131n zat\u0131nda, ondan hi\u00e7bir \u015feyin hadis olu\u015fu s\u00f6zkonusu olmaks\u0131z\u0131n, ezelden beri tek bir mana olarak&#8221; kabul edi\u015flerini de reddetmektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Musa tayin etti\u011fimiz vakitte gelip ve Rabbi de onunla konu\u015funca dedi ki&#8230;&#8221;\u00a0 <em>(el-A\u2019raf, 7\/143)<\/em> Bu buyruk ise Musa\u00a0\u00a0\u00a0 <em>-Aleyhisselam-<\/em>\u2019\u0131n tayin edilen vakitte geli\u015fi esnas\u0131nda kel\u00e2m\u0131n hud\u00fbs etti\u011fini (meydana geldi\u011fini) ifade etmektedir. Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Biz ona T\u00fbr\u2019un sa\u011f taraf\u0131ndan seslendik.&#8221; <em>(Meryem, 19\/52)<\/em> \u0130\u015fte bu, T\u00fbr\u2019un sa\u011f taraf\u0131nda sesleni\u015fin h\u00e2dis oldu\u011funun (sonradan var edildi\u011finin) delilidir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sesleni\u015f (nid\u00e2) ise ancak i\u015fitilen bir ses ile olur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n Adem ve Havva hakk\u0131nda: &#8220;Rableri her ikisine&#8230; diye seslendi.&#8221; <em>(el-A\u2019raf, 7\/22)<\/em> \u00e2yeti de bu \u015fekildedir. Buradaki nida (sesleni\u015f) ancak onlar\u0131n g\u00fcnah i\u015flemelerinden sonra olmu\u015ftur. O halde bu nid\u00e2n\u0131n h\u00e2dis oldu\u011fu kat\u2019idir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yine y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;O g\u00fcn onlar\u0131 \u00e7a\u011f\u0131r\u0131p, buyuracak ki&#8230;&#8221;\u00a0 <em>(el-Kasas, 28\/65)<\/em> buyru\u011fu da b\u00f6yledir. Burada s\u00f6z\u00fc edilen buyurmak (nid\u00e2) ve s\u00f6ylenecek s\u00f6z k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde ger\u00e7ekle\u015fecektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hadis-i \u015ferif\u2019te de: &#8220;K\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde Allah ile kulun aras\u0131nda herhangi bir terc\u00fcman (vas\u0131ta) bulunmaks\u0131z\u0131n Allah\u2019\u0131n kendisi ile konu\u015fmayaca\u011f\u0131 hi\u00e7bir kul yoktur.&#8221;1\u00a0diye buyurulmaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;E\u011fer m\u00fc\u015friklerden biri senden eman dilerse, ona eman ver; ta ki Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131n\u0131 dinlesin.&#8221; (et-Tevbe, 9\/6); &#8220;Halbuki onlar\u0131n bir z\u00fcmresi vard\u0131r ki, Allah\u2019\u0131n kelam\u0131n\u0131 dinlerlerdi de onu anlad\u0131ktan sonra bile bile onu tahrif ederlerdi.&#8221; (el-Bakara, 2\/75); &#8220;Allah\u2019\u0131n s\u00f6z\u00fcn\u00fc de\u011fi\u015ftirmek isterler. De ki: Sizler asla pe\u015fimizden gelemezsiniz. Allah daha \u00f6nceden b\u00f6yle buyurmu\u015ftur.&#8221; (el-Feth, 48\/15); &#8220;Rabbinin kitab\u0131ndan sana vahyolunan\u0131 oku! O\u2019nun s\u00f6zlerini de\u011fi\u015ftirebilecek yoktur.&#8221; (el-Kehf, 18\/27); &#8220;Ger\u00e7ekten bu Kur\u2019\u00e2n \u0130srailo\u011fullar\u0131na hakk\u0131nda anla\u015fmazl\u0131\u011fa d\u00fc\u015ft\u00fckleri \u015feylerin \u00e7o\u011funu anlat\u0131r.&#8221; (en-Neml, 27\/76); &#8220;Bu ise indirdi\u011fimiz bir kitabt\u0131r, m\u00fcbarektir.&#8221; (el-En\u2019am, 92\/155); &#8220;\u015e\u00e2yet biz bu Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131 bir da\u011fa indirse idik, muhakkak ki Allah\u2019\u0131n korkusundan onun, ba\u015f\u0131n\u0131 e\u011ferek da\u011f\u0131l\u0131p par\u00e7a par\u00e7a oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcrd\u00fcn.&#8221; (el-Ha\u015fr, 59\/21); &#8220;Biz bir \u00e2yeti di\u011fer bir \u00e2yetin yerine getirip de\u011fi\u015ftirdi\u011fimizde -Allah neyi indirece\u011fini en iyi bilen oldu\u011fu halde-: Sen ancak bir iftirac\u0131s\u0131n dediler. Hay\u0131r, onlar\u0131n \u00e7o\u011fu bilmezler. De ki: Onu Ruhu\u2019l-Kud\u00fcs (Cebrail) iman edenlere tam bir sebat vermek, m\u00fcsl\u00fcmanlara bir hidayet ve bir m\u00fcjde olmak i\u00e7in Rabbinden hak olarak indirmi\u015ftir. Andolsun ki onlar\u0131n: Ona muhakkak bir insan \u00f6\u011fretiyor, dediklerini biliyoruz. \u0130nk\u00e2ra saparak kastettikleri o kimsenin dili yabanc\u0131d\u0131r. Bu ise apa\u00e7\u0131k bir Arap\u00e7ad\u0131r.&#8221; (en-Nahl, 16\/101-103)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kur\u2019\u00e2n Allah\u2019\u0131n Kel\u00e2m\u0131d\u0131r:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;<em>E\u011fer m\u00fc\u015friklerden biri senden eman dilerse&#8230;<\/em>&#8221; \u00e2yeti ile di\u011fer \u00e2yet-i ker\u00eemeler mushaf\u2019\u0131n iki kapa\u011f\u0131 aras\u0131nda yaz\u0131l\u0131 okunan ve okunmas\u0131 dinlenen Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019in Allah\u2019\u0131n ger\u00e7ek anlam\u0131yla kel\u00e2m\u0131 oldu\u011funu, E\u015f\u2019ar\u00eelerin dedikleri \u015fekilde Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131n\u0131n tabiri yahut Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131n\u0131n aktar\u0131lmas\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya koymaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O\u2019nun (Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131 diye) y\u00fcce Allah\u2019a izafe edilmesi Allah\u2019\u0131n zat\u0131 ile kaim bir s\u0131fat\u0131 oldu\u011funu, Allah\u2019\u0131n evi ya da Allah\u2019\u0131n di\u015fi devesi gibi bir izafet olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. Burdaki izafet bir manan\u0131n zata izafe edilmesi olup, o manan\u0131n o zat hakk\u0131nda sabit oldu\u011funa delildir. Oysa evin ya da di\u015fi devenin izafesi bu t\u00fcrden de\u011fildir. O ayn\u00ee \u015feylerin izafe edilmesidir. \u0130\u015fte bu Mutezile\u2019nin: Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131 (Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem) Allah\u2019tan ayr\u0131 bir mahluktur, \u015feklindeki kanaatlerini reddetmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yine bu \u00e2yet-i ker\u00eemeler Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019in Allah taraf\u0131ndan indirilmi\u015f oldu\u011funa da del\u00e2let etmektedir. Yani y\u00fcce Allah bu Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem ile Cibril <em>-aleyhissel\u00e2m-<\/em>\u2019\u0131n i\u015fitti\u011fi bir ses ile s\u00f6ylemi\u015f, Cebrail de onu indirmi\u015f ve Ras\u00fblullah <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019a \u015fan\u0131 y\u00fcce Rabbimizden i\u015fitti\u011fi \u015fekliyle aynen ula\u015ft\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu husustaki a\u00e7\u0131klamalar\u0131n \u00f6zeti \u015fudur: Arab\u00ee olan Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131 olup, peygambere indirilmi\u015ftir. Mahluk de\u011fildir, ondan gelmi\u015f ve ona d\u00f6ner. Allah ger\u00e7ek manas\u0131yla Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019i kel\u00e2m olarak s\u00f6ylemi\u015ftir. Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem ger\u00e7ek olarak Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131d\u0131r, ba\u015fkas\u0131n\u0131n kel\u00e2m\u0131 de\u011fildir. \u0130nsanlar\u0131n Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019i okuyup yahut ta mushaf\u2019lara yazmalar\u0131 onu Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131 olmaktan \u00e7\u0131karmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc kel\u00e2m ger\u00e7ek anlam\u0131 ile ilk olarak onu s\u00f6yleyene izafe edilir. Ald\u0131\u011f\u0131 kel\u00e2m\u0131 ba\u015fkas\u0131na tebli\u011f eden kimseye de\u011fil. Kendi lafz\u0131 ile harf ve manalar\u0131 ile onu kel\u00e2m olarak s\u00f6yleyen y\u00fcce Allah\u2019t\u0131r. Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019in i\u00e7inde ondan ba\u015fkas\u0131n\u0131n kel\u00e2m\u0131 yoktur. Ne Cebrail\u2019in, ne Muhammed\u2019in ne de, ba\u015fkalar\u0131n\u0131n. Yine y\u00fcce Allah bu Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019i kendi sesi ile konu\u015fmu\u015ftur. Kullar bu Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131 okuduklar\u0131 takdirde kendi sesleriyle okumu\u015f olurlar. Mesela Kur\u2019\u00e2n okuyan kimse: &#8220;Elhamdu lillahi Rabbi\u2019l-alemiyn&#8221; diyecek olursa, ondan s\u00f6yledi\u011fi i\u015fitilen bu s\u00f6z Allah\u2019\u0131n s\u00f6z\u00fcd\u00fcr. O kimsenin bizzat kendi s\u00f6z\u00fc de\u011fildir. Onu okuyan \u015fah\u0131s ise Allah\u2019\u0131n sesi ile de\u011fil, kendi sesiyle okumu\u015f olur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131 oldu\u011fu gibi Allah\u2019\u0131n kitab\u0131d\u0131r da. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcce Allah onu Levh-i Mahfuz\u2019da yazm\u0131\u015f ve mushaflarda yaz\u0131l\u0131 bulunmaktad\u0131r. Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;\u015e\u00fcphesiz o, olduk\u00e7a \u015ferefli bir Kur\u2019\u00e2n\u2019d\u0131r. Korunan bir kitabtad\u0131r.&#8221;\u00a0 <em>(el-Vak\u0131a, 56\/77-78) <\/em>Yine bir ba\u015fka yerde \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Daha do\u011frusu o \u00e7ok \u015ferefli bir Kur\u2019\u00e2n\u2019d\u0131r. Levh-i Mahfuz\u2019dad\u0131r.&#8221;\u00a0 <em>(el-Buruc, 85\/21-22)<\/em>; &#8220;\u00c7ok \u015ferefli, son derece y\u00fcksek ve tertemiz sahifelerdedir. Emrine itaatk\u00e2r,\u00a0 de\u011ferli k\u00e2tiblerin elleri ile yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; <em>(Abese, 80\/13-16)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Kur\u2019\u00e2n&#8221; lafz\u0131 as\u0131l itibariyle &#8220;k\u0131r\u00e2at&#8221; gibi bir mastard\u0131r. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u015fu buyru\u011funda oldu\u011fu gibi: &#8220;\u00c7\u00fcnk\u00fc sabah Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131 (namazda Kur\u2019\u00e2n okunmas\u0131) tan\u0131k olunand\u0131r.&#8221;\u00a0 <em>(el-\u0130sr\u00e2, 17\/78)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Burada Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019den kas\u0131t ise Allah taraf\u0131ndan indirilmi\u015f, mushaf\u0131n iki kapa\u011f\u0131 aras\u0131nda yaz\u0131l\u0131, til\u00e2veti ile Allah\u2019a ibadet olunan, en k\u0131sa suresinin benzerinin de meydana getirilmesi i\u00e7in meydan okunulan \u00f6zel bir kitab kastedilmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;De ki: Onu Ruhu\u2019l-Kud\u00fcs iman edenlere tam bir sebat vermek&#8230; i\u00e7in Rabbinden hak olarak indirmi\u015ftir.&#8221; <em>(en-Nahl, 16\/101)<\/em> buyru\u011fu da Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019in ilk olarak Allah nezdinden indirilmi\u015f oldu\u011funa Ruhu\u2019l-Kud\u00fcs olan Cebrail <em>-aleyhissel\u00e2m-<\/em>\u2019\u0131n \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019tan ancak kendisinin bildi\u011fi bir \u015fekilde alg\u0131lam\u0131\u015f oldu\u011funa del\u00e2let etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>K\u0131yamet G\u00fcn\u00fcnde M\u00fc\u2019minlerin Rablerini G\u00f6rmesi:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;O g\u00fcnde y\u00fczler var ki apayd\u0131nl\u0131kt\u0131r. Rablerine bak\u0131c\u0131d\u0131rlar.&#8221; (el-K\u0131yame, 75\/22-23); &#8220;Tahtlar \u00fczerinde seyrederler.&#8221; (el-Mutaffifin, 83\/23 ve 35); &#8220;\u0130hsanda bulunanlara daha g\u00fczeli ve daha da fazlas\u0131 vard\u0131r.&#8221; (Yunus, 10\/26); &#8220;Orada onlara diledikleri her\u015fey var, yan\u0131m\u0131zda fazlas\u0131 da var.&#8221; (Kaf, 50\/35) Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kitab\u0131nda bu kabilden \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019ler pek \u00e7oktur. Kur\u2019\u00e2n \u00fczerinde, hidayeti Kur\u2019\u00e2n\u2019dan isteyerek iyice d\u00fc\u015f\u00fcnen kimse i\u00e7in hak yolun hangisi oldu\u011fu a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya \u00e7\u0131kar.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;O g\u00fcnde y\u00fczler var ki apayd\u0131nl\u0131kt\u0131r&#8230;&#8221; <em>(el-K\u0131yame, 75\/22)<\/em> buyru\u011fu ile di\u011fer \u00e2yet-i ker\u00eemeler, k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde cennette m\u00fc\u2019minlerin y\u00fcce Allah\u2019\u0131 g\u00f6receklerini ortaya koymaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mutezile, Allah i\u00e7in ciheti kabul etmediklerinden \u00f6t\u00fcr\u00fc Allah\u2019\u0131n g\u00f6r\u00fclmesini de kabul etmezler. \u00c7\u00fcnk\u00fc g\u00f6r\u00fclen bir varl\u0131\u011f\u0131n, g\u00f6renin \u00f6n\u00fcnde belli bir cihette olmas\u0131 gerekir. Allah hakk\u0131nda cihet imk\u00e2ns\u0131z oldu\u011funa,\u00a0 g\u00f6rmek i\u00e7in ise \u015fart oldu\u011funa g\u00f6re; o halde Allah\u2019\u0131n g\u00f6r\u00fclmesi de imkans\u0131z bir \u015feydir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>G\u00f6sterdikleri nakl\u00ee delil de y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;G\u00f6zler O\u2019nu idr\u00e2k edemez&#8221;\u00a0 <em>(el-En\u2019am, 6\/103)<\/em> buyru\u011fu ile Musa <em>-aleyhissel\u00e2m-<\/em> y\u00fcce Allah\u2019\u0131 g\u00f6rmeyi diledi\u011finde ona s\u00f6ylemi\u015f oldu\u011fu: &#8220;Beni asla g\u00f6remezsin. Fakat \u015fu da\u011fa bak, e\u011fer o yerinde durabilirse, sen de beni g\u00f6rebileceksin.&#8221; <em>(el-A\u2019raf, 7\/143)<\/em> buyru\u011fudur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>E\u015f\u2019ar\u00ee\u2019lere gelince, onlar da Mutezile gibi ciheti kabul etmemekle birlikte, Allah\u2019\u0131n g\u00f6r\u00fclece\u011fini kabul ederler. Bundan dolay\u0131 bu g\u00f6rmenin nas\u0131l olaca\u011f\u0131 hususunda hayrete d\u00fc\u015fm\u00fc\u015flerdir. Onlardan kimisi: Allah\u2019\u0131 b\u00fct\u00fcn cihetlerden g\u00f6receklerdir derlerken, kimisi bu g\u00f6rmeyi basar (ba\u015f g\u00f6z\u00fc) ile de\u011fil de basire (kalb g\u00f6z\u00fc) ile kabul etmi\u015fler ve \u015f\u00f6yle demi\u015flerdir: Maksat ise adeta g\u00f6zle g\u00f6r\u00fcyorlarm\u0131\u015fcas\u0131na daha \u00e7ok inki\u015faf ve tecellinin ger\u00e7ekle\u015fece\u011fidir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ancak m\u00fcellifin kaydetmi\u015f oldu\u011fu bu \u00e2yet-i ker\u00eemeler ru\u2019yeti kabul etmeyen Mutezile aleyhine bir delildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc birinci \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019de bakmak &#8220;il\u00e2: &#8230;e, a&#8221; ile ge\u00e7i\u015f yapm\u0131\u015ft\u0131r. Bu durumda bu g\u00f6stermek anlam\u0131n\u0131 ifade eder. Mesela, ben ona nazar ettim ve ona basar ettim denilince, bu anlamda kullan\u0131l\u0131r. Burada nazar etmek \u015fan\u0131 y\u00fcce Rab ile alakal\u0131d\u0131r. (Yani ona bak\u0131lacakt\u0131r.)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mutezile\u2019nin kendilerini zorlayarak &#8220;bak\u0131c\u0131d\u0131rlar&#8221; anlam\u0131ndaki lafz\u0131 &#8220;g\u00f6zetleyicidirler&#8221; \u015feklinde &#8220;il\u00e2&#8221;y\u0131 da nimet diye yorumlamalar\u0131na gelince, bu Rabbinin verece\u011fi m\u00fck\u00e2fat\u0131 bekleyeceklerdir, demek olur. Ancak b\u00f6yle bir te\u2019vil ger\u00e7ekten g\u00fcl\u00fcn\u00e7t\u00fcr.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130kinci \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019ye gelince, bu \u00e2yet-i ker\u00eeme cennet ehlinin tahtlar\u0131 \u00fczerinde iken Rablerine bakacaklar\u0131n\u0131 ifade etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Son iki \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019de ise Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019dan &#8220;fazlal\u0131\u011f\u0131&#8221; y\u00fcce Allah\u2019\u0131n y\u00fcz\u00fcne bakmak diye yorumlad\u0131\u011f\u0131 sahih rivayetlerle sabit olmu\u015ftur.1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yine bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn lehine y\u00fcce Allah\u2019\u0131n k\u00e2firler hakk\u0131ndaki: &#8220;Hay\u0131r, muhakkak onlar o g\u00fcnde Rablerinden elbette perdelenmi\u015f olacaklard\u0131r.&#8221; <em>(el-Mutaffifin, 83\/15)<\/em> buyru\u011fu tan\u0131kl\u0131k etmektedir. K\u00e2firlerin perdelenmi\u015f olacaklar\u0131, O\u2019nun dostu olan m\u00fc\u2019minlerin O\u2019nu g\u00f6receklerine a\u00e7\u0131k\u00e7a delil te\u015fkil etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hadis ilmini bilen ehil kimselere g\u00f6re Allah\u2019\u0131n g\u00f6r\u00fclece\u011fi ile ilgili hadisler mana itibariyle m\u00fctevatirdir. Bunlar\u0131 ancak ink\u00e2rc\u0131 ve z\u0131nd\u0131k bir kimse reddeder.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mutezile\u2019nin g\u00f6r\u00fc\u015flerine delil olarak g\u00f6sterdikleri y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;<em>G\u00f6zler O\u2019nu idr\u00e2k edemez<\/em>&#8221; buyru\u011funda lehlerine delil olacak bir taraf yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc O\u2019nun idr\u00e2k edilemeyece\u011finin belirtilmesi g\u00f6r\u00fclmemesini gerektirmez. Maksat g\u00f6zler onu g\u00f6recektir, fakat g\u00f6rmek ile onu ku\u015fatamayacaklard\u0131r. Nitekim ak\u0131llar onu bilirler amma bilgileriyle onu ku\u015fatamazlar. \u00c7\u00fcnk\u00fc idrak etmek ku\u015fatmak suretiyle g\u00f6rmek demektir. \u00d6zel bir g\u00f6rme \u00e7e\u015fidinin s\u00f6zkonusu olmayaca\u011f\u0131n\u0131n belirtilmesi ise mutlak olarak g\u00f6rmenin olmayaca\u011f\u0131n\u0131 gerektirmez.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ayn\u0131 \u015fekilde y\u00fcce Allah\u2019\u0131n Musa <em>-aleyhisselam-<\/em>a: &#8220;<em>Beni asla g\u00f6remezsin<\/em>&#8221; demi\u015f olmas\u0131n\u0131 da delil olarak g\u00f6stermeleri uygun de\u011fildir. Aksine \u00e2yet-i ker\u00eeme bir \u00e7ok bak\u0131mdan g\u00f6r\u00fclmenin ger\u00e7ekle\u015fece\u011fine delildir. Bunlar\u0131n baz\u0131lar\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- Musa, Allah\u2019\u0131n Ras\u00fbl\u00fc ve O\u2019nun Kel\u00eemi oldu\u011fu halde, Allah hakk\u0131nda neyin imk\u00e2ns\u0131z oldu\u011funu bu Mutezili\u2019lerden daha iyi bilirdi. Bununla birlikte b\u00f6yle bir talebte bulunmu\u015ftu. E\u011fer onun g\u00f6r\u00fclmesi imkans\u0131z olsayd\u0131, b\u00f6yle bir istekte bulunmazd\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- Y\u00fcce Allah g\u00f6r\u00fclmeyi, tecelli etmesi halinde da\u011f\u0131n yerinde durmas\u0131 \u015fart\u0131na ba\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Bu ise m\u00fcmk\u00fcn olan bir \u015feydir. Bir \u015feyin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olan bir \u015feye ba\u011flamak, onun var olmas\u0131n\u0131n m\u00fcmk\u00fcn olmas\u0131 demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3- Y\u00fcce Allah, cans\u0131z bir varl\u0131k oldu\u011fu halde, fiilen da\u011fa tecelli etmi\u015ftir. O halde sevdi\u011fi ve se\u00e7ti\u011fi kimselere tecelli etmesi imk\u00e2ns\u0131z de\u011fildir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Onlar\u0131n; &#8220;buradaki: &#8220;len: asla&#8221; edat\u0131 ebediyyen nefyi ifade eder. Bu g\u00f6rmenin asla ger\u00e7ekle\u015fmeyece\u011fine del\u00e2let etmektedir&#8221; \u015feklindeki iddialar\u0131na gelince, bu dil bak\u0131m\u0131ndan do\u011fru de\u011fildir. Mesela y\u00fcce Allah k\u00e2firler hakk\u0131nda: &#8220;Onu (\u00f6l\u00fcm\u00fc) ebediyyen asla temenni etmezler.&#8221;\u00a0 <em>(el-Bakara, 2\/95)<\/em> diye buyurmakla birlikte, bir ba\u015fka yerde de \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Ey M\u00e2lik, Rabbin hakk\u0131m\u0131zda (\u00f6l\u00fcmle) h\u00fck\u00fcm versin diye seslenecekler.&#8221; <em>(ez-Zuhruf, 43\/77)<\/em> diye buyurmakta ve b\u00f6ylelikle onlar\u0131n ilk \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019de \u00f6l\u00fcm\u00fc asla temenni etmeyeceklerini &#8220;len&#8221; edat\u0131 ile haber verdikten sonra cehennemde bulunacaklar\u0131 vakit onlar\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fc temenni edeceklerini bildirmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buna g\u00f6re y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;<em>Asla beni g\u00f6remezsin<\/em>&#8221; buyru\u011funun anlam\u0131 d\u00fcnyada beni g\u00f6rme g\u00fcc\u00fcn\u00fc bulamayacaks\u0131n, demektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc insanlar\u0131n d\u00fcnyada y\u00fcce Allah\u2019\u0131 g\u00f6rme g\u00fc\u00e7leri yoktur. E\u011fer bizatihi g\u00f6rmek imk\u00e2ns\u0131z bir \u015fey olsayd\u0131, y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: Ben g\u00f6r\u00fclmem yahut ta benim g\u00f6r\u00fclmem m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir ya da ben g\u00f6r\u00fclen bir varl\u0131k de\u011filim gibi bir ifade ile cevab vermesi gerekirdi. Do\u011frusunu en iyi bilen Allah\u2019t\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u0131fat \u00c2yetleri ile \u0130lgili Genel Baz\u0131 Bahisler:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M\u00fcellifin <em>-Allah Ona Rahmet Etsin-<\/em> s\u0131ralad\u0131\u011f\u0131 s\u0131fat \u00e2yetlerini tetkik eden bir kimse bu hususta ba\u015fvurulmas\u0131 gereken \u00f6nemli birtak\u0131m kaide ve esaslar \u00e7\u0131kartabilir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Birinci Esas: Selef b\u00fct\u00fcn Esm\u00e2-i H\u00fcsn\u00e2\u2019ya, bu g\u00fczel isimlerin del\u00e2let etti\u011fi s\u0131fatlara ve bunlardan ortaya \u00e7\u0131kan fiillerin t\u00fcm\u00fcne iman etmenin vacib oldu\u011funu ittifakla kabul etmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buna kudreti \u00f6rnek g\u00f6sterebiliriz. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n her\u015feye kadir oldu\u011funu, O\u2019nun kudretinin m\u00fckemmel oldu\u011funa ve b\u00fct\u00fcn kainat\u0131n kudreti ile meydana geldi\u011fine iman etmek vacibtir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Di\u011fer Esm\u00e2-i H\u00fcsn\u00e2\u2019da bu \u015fekilde.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buna g\u00f6re musann\u0131f\u2019\u0131n <em>-Allah Ona Rahmet Etsin-<\/em> serdetti\u011fi \u00e2yet-i ker\u00eemelerde ge\u00e7en bu Esma-i H\u00fcsna\u2019dan ortaya \u00e7\u0131kan s\u0131fatlara iman etmek, bu isme iman etmenin kapsam\u0131 i\u00e7erisindedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu \u00e2yetlerde ge\u00e7en Allah\u2019\u0131n izzeti, kudreti, ilmi, hikmeti, iradesi ve me\u015f\u00eeeti gibi s\u0131fatlara gelince, bunlara da iman etmek, s\u0131fatlara iman kapsam\u0131 i\u00e7erisindedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buralarda s\u00f6zkonusu edilen mutlak ve mukayyed fiiller y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u015funu bilmesi, diledi\u011fine h\u00fckmetmesi, g\u00f6rmesi, i\u015fitmesi, nid\u00e2 etmesi, konu\u015fmas\u0131, \u00f6zel \u015fekilde s\u00f6yle\u015fmesi gibi b\u00fct\u00fcn fiiller Allah\u2019\u0131n fiillerine iman\u0131n kapsam\u0131 i\u00e7erisindedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130kinci Esas: Bu Kur\u2019\u00e2n\u00ee nasslar y\u00fcce yarat\u0131c\u0131n\u0131n s\u0131fatlar\u0131n\u0131n iki k\u0131s\u0131m oldu\u011funu g\u00f6stermektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- Zat\u00ee S\u0131fatlar: Bunlar Allah\u2019\u0131n zat\u0131ndan asla ayr\u0131lmazlar. Aksine bu s\u0131fatlar ezelde ve ebedde O\u2019nun zat\u0131ndan ayr\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, y\u00fcce Allah\u2019\u0131n me\u015f\u00eeet ve kudreti de bunlara taalluk etmez. Hayat, ilim, kudret, kuvvet, izzet, m\u00fclk, azamet, kibriy\u00e2, mecd, cel\u00e2l&#8230; s\u0131fatlar\u0131 gibi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- Fiil\u00ee S\u0131fatlar: Bunlara da y\u00fcce Allah\u2019\u0131n me\u015f\u00eeet ve kudreti her zaman ve her an taalluk eder. Bu fiil\u00ee s\u0131fatlar\u0131n ayr\u0131 ayr\u0131 tecellileri O\u2019nun me\u015f\u00eeet ve kudreti ile meydana gelir. Ezelden beri bu s\u0131fata sahib olsa bile. Yani meydana gelen bu fiillerin t\u00fcr\u00fc kadimdir, ancak tek tek meydana gelmeleri h\u00e2distir. \u015ean\u0131 y\u00fcce Allah ezelden beri diledi\u011fini yapand\u0131r. \u015eimdi de b\u00f6yledir, ebediyyen de b\u00f6yle olacakt\u0131r. Her zaman i\u00e7in O, s\u00f6yler konu\u015fur, yarat\u0131r, i\u015fleri \u00e7ekip \u00e7evirir, idare eder. O\u2019nun fiilleri hikmet ve iradesi ba\u011fl\u0131 olarak k\u0131s\u0131m k\u0131s\u0131m meydana gelir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buna g\u00f6re m\u00fc\u2019mine d\u00fc\u015fen, \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n zat\u0131 ile al\u00e2kal\u0131 olup kendisine nisbet etti\u011fi her\u015feye iman etmektir. Ar\u015f\u2019\u0131n \u00fczerine istiv\u00e2 etmek, gelmek, d\u00fcnya semas\u0131na inmek, g\u00fclmek, r\u0131za, gazab, ho\u015flanmay\u0131\u015f ve muhabbet gibi. O\u2019nun mahlukat\u0131 ile alakal\u0131 olanlara da ayn\u0131 \u015fekilde iman etmek gerekir. Yaratmak, r\u0131z\u0131k vermek, hayat vermek, \u00f6ld\u00fcrmek, ve \u00e7e\u015fitli tedbir ve idare t\u00fcrleri gibi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Esas: Yaln\u0131zca \u015fan\u0131 y\u00fcce Rabbimizin kemal s\u0131fatlar\u0131na sahib oldu\u011funu bilip, kabul etmek bu s\u0131fatlar\u0131n hi\u00e7birisinde O\u2019nun hi\u00e7bir orta\u011f\u0131n\u0131n yahut benzerinin bulunmad\u0131\u011f\u0131na inanmak.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Daha \u00f6nce ge\u00e7en \u00e2yet-i ker\u00eemelerde belirtilen en y\u00fcce \u00f6rne\u011fin (s\u0131fatlar\u0131n) yaln\u0131zca O\u2019nun i\u00e7in s\u00f6zkonusu oldu\u011fu, e\u015finin, benzerinin, denginin, O\u2019nun ad\u0131 ile an\u0131lan bir varl\u0131\u011f\u0131n ve orta\u011f\u0131n\u0131n bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirten buyruklar buna delil te\u015fkil etmektedir. Ayn\u0131 \u015fekilde O\u2019nun her t\u00fcrl\u00fc eksiklik, kusur ve \u00e2fetten m\u00fcnezzeh oldu\u011funa da delildirler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Esas: Kitab ve s\u00fcnnette varid olmu\u015f b\u00fct\u00fcn s\u0131fatlar\u0131 kabul etmek, bunlar\u0131n ilim, kudret, irade, hayat, sem\u00ee\u2019, basar ve buna benzer zat\u00ee olanlar\u0131 ile r\u0131za, muhabbet, gazab ve ho\u015flanmay\u0131\u015f gibi fiili s\u0131fatlar aras\u0131nda hi\u00e7bir fark g\u00f6zetmemek yine Allah\u2019\u0131n sahib oldu\u011fu belirtilen vech, eller ve buna benzer s\u0131fatlar ile Ar\u015f\u0131n \u00fczerine istiva etmek ve n\u00fczul (inmek) gibileri aras\u0131nda da hi\u00e7 fark g\u00f6zetmemek. Selef b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 herhangi bir te\u2019vil, ta\u2019til, te\u015fbih ve temsil s\u00f6zkonusu olmaks\u0131z\u0131n ittifakla kabul etmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu esas ile ilgili olarak muhalefet edenler iki kesimdir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- Cehmiye: Bunlar b\u00fct\u00fcn\u00fcyle isim ve s\u0131fatlar\u0131 kabul etmezler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- Mutezile: Bunlar b\u00fct\u00fcn s\u0131fatlar\u0131 kabul etmezken, isimler ile ahk\u00e2m\u0131 kabul ederler. Derler ki: O alimdir fakat ilmi yoktur, kadirdir kudreti yoktur, hayy\u2019d\u0131r hayat\u0131 yoktur&#8230;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00f6yle bir kanaat ise son derece tutars\u0131zd\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc s\u0131fats\u0131z olarak bir mevsufu kabul etmekle birlikte s\u0131fat\u0131n \u00f6zelli\u011fini de m\u00fccerred (yani s\u0131fat\u0131 bulunmayan) bir zat hakk\u0131nda kabul etmek \u015fer\u2019an bat\u0131l oldu\u011fu gibi aklen de imk\u00e2ns\u0131z bir \u015feydir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>E\u015f\u2019ar\u00ee\u2019ler ile onlara tabi olanlara gelince, onlar Me\u00e2n\u00ee s\u0131fatlar\u0131 ad\u0131n\u0131 verdikleri ve bunlar\u0131n ak\u0131l ile sahib oldu\u011funu ileri s\u00fcrd\u00fckleri yedi s\u0131fat\u0131 kabul etmek hususunda ehl-i s\u00fcnnet\u2019e uygun kanaat belirtirler. S\u00f6zkonusu bu s\u0131fatlar hayat, ilim, kudret, irade, sem\u00ee\u2019, basar ve kel\u00e2m\u2019d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Fakat haberlerde sahih olarak belirtilmi\u015f haberi s\u0131fatlardan olup, bu yedisi d\u0131\u015f\u0131nda kalanlar\u0131 kabul etmemek bak\u0131m\u0131ndan da Mutezile\u2019ye uygun kanaat belirtmi\u015flerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hepsine kar\u015f\u0131 ise kitab, s\u00fcnnet, ashab\u0131n ve faziletli k\u0131l\u0131nm\u0131\u015f nesillerin b\u00fct\u00fcn bu s\u0131fatlar\u0131n sabit oldu\u011funu kabul etmekte icma etmi\u015f olmalar\u0131, bunlar\u0131n hepsine kar\u015f\u0131 bir delildir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kur\u2019\u00e2n\u2019a G\u00f6re S\u00fcnnetin Konumu:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Di\u011fer taraftan Ras\u00fblullah -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n s\u00fcnnetinde (de bu s\u0131fatlar varid olmu\u015ftur.) \u00c7\u00fcnk\u00fc s\u00fcnnet Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131 tefsir eder, a\u00e7\u0131klar, ona del\u00e2let eder, onu yorumlar. Allah Ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn Rabbini kendileri ile vasfetmi\u015f oldu\u011fu ve bu hususta bilgi sahibi kimselerin kabul ile kar\u015f\u0131lam\u0131\u015f oldu\u011fu sahih hadislerde yer alan s\u0131fatlar\u0131n t\u00fcm\u00fcne de ayn\u0131 \u015fekilde iman etmek vacibtir.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;<em>Di\u011fer taraftan Ras\u00fblullah -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n s\u00fcnnetinde de&#8230;<\/em>&#8221; ifadesi daha \u00f6nce ge\u00e7mi\u015f bulunan: &#8220;Bu \u00e7er\u00e7eve i\u00e7erisine y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kendi zat\u0131n\u0131 \u0130hl\u00e2s s\u00fbresinde nitelendirmi\u015f oldu\u011fu vas\u0131flar&#8230; da girmektedir&#8230;&#8221; s\u00f6zlerine atfedilmi\u015ftir (ba\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r.) Yani sahih s\u00fcnnette v\u00e2rid oldu\u011fu \u015fekliyle Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n y\u00fcce Rabbini kendileriyle vasfetti\u011fi s\u0131fatlar da bunun kapsam\u0131na girer.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u00fcnnet kendisine ba\u015fvurulmas\u0131 gereken ve y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kitab\u0131ndan sonra esas al\u0131nmas\u0131 gereken ikinci esast\u0131r. Y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Allah sana kitab\u0131 ve hikmeti indirmi\u015f&#8230;dir.&#8221;\u00a0 <em>(en-Nis\u00e2, 4\/113)<\/em> Burada &#8220;hikmet&#8221;ten kas\u0131t s\u00fcnnettir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yine bir ba\u015fka yerde: &#8220;Onlara kitab\u0131 ve hikmeti \u00f6\u011freten&#8230;&#8221; <em>(el-Bakara, 2\/129)<\/em> diye buyurmaktad\u0131r. Peygamberinin han\u0131mlar\u0131na da \u015f\u00f6yle emretmektedir: &#8220;Evlerinizde okunan Allah\u2019\u0131n \u00e2yetlerini ve hikmeti hat\u0131rlay\u0131n.&#8221; <em>\u00a0(el-Ahzab, 33\/34)<\/em> diye buyurmaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Peygamber size ne verdi ise onu al\u0131n, neyi de yasak etti ise ondan sak\u0131n\u0131n.&#8221;\u00a0 <em>(el-Ha\u015fr, 59\/7)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019da \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8220;Dikkat edin ger\u00e7ek \u015fu ki bana Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem ve onunla birlikte de onun bir benzeri verilmi\u015ftir.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130lmin, yak\u00eenin, itikad ve amelin sabit olmas\u0131 hususunda Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131n h\u00fckm\u00fc ne ise, s\u00fcnnetin h\u00fckm\u00fc de odur. \u00c7\u00fcnk\u00fc s\u00fcnnet Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131n bir a\u00e7\u0131klamas\u0131 ve ondan neyin kastedildi\u011finin beyan edicisidir: S\u00fcnnet, Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131n m\u00fccmelini tafsil eder, mutlak\u0131n\u0131 kay\u0131tland\u0131r\u0131r, umumi olan\u0131n\u0131 tahsis eder. Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;\u0130nsanlara kendilerine ne indirildi\u011fini a\u00e7\u0131klayas\u0131n diye sana da bu zikri (Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131) indirdik.&#8221;\u00a0 <em>(en-Nahl, 16\/44)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bid\u2019at Ehlinin S\u00fcnnete Kar\u015f\u0131 Tutumlar\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sahih s\u00fcnnete kar\u015f\u0131 bid\u2019at ve hev\u00e2 ehli kimseler s\u00fcnnete kar\u015f\u0131 tutumlar\u0131na g\u00f6re ikiye ayr\u0131l\u0131rlar:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- Kendi mezhebine muhalif olarak varid oldu\u011fu takdirde s\u00fcnneti red ve ink\u00e2r etmekten \u00e7ekinmeyen bir kesim. Bunu yaparken de bu s\u00fcnnetin zann\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda bir \u015fey ifade etmeyen \u00e2h\u00e2d hadisler oldu\u011fu iddias\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrerler. Onlara g\u00f6re itikad bahislerinde yak\u00een gerekir. B\u00f6yle diyenler Mutezile ve Felsefecilerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- S\u00fcnneti kabul edip, naklinin s\u0131hhatine inanmakla birlikte kitab\u0131n \u00e2yetlerini te\u2019vil ile u\u011fra\u015ft\u0131\u011f\u0131 gibi s\u00fcnneti de te\u2019vil etmeye \u00e7al\u0131\u015fan kimseler; ta ki bunlar\u0131 zahir manalar\u0131ndan \u00e7\u0131kart\u0131p, sapma ve tahrif t\u00fcr\u00fcnden istedi\u011fi anlama g\u00f6re yorumlayabilsinler. Bunlar ise E\u015f\u2019ar\u00ee mezhebine mensub m\u00fcteahhir kimselerdir. Bu hususta en ileri derecede yorumu geni\u015fleten kimseler ise el-Gazzali1\u00a0ile er-Raz\u00ee2\u2019dirler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;<em>Allah Ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn kendisini vasfetti\u011fi \u015feyler&#8230;<\/em>&#8221; ifadesi de \u015fu demektir: Y\u00fcce Allah Kitab-\u0131 Ker\u00eem\u2019inde kendisini vasfetti\u011fi b\u00fct\u00fcn s\u0131fatlara tahrif, ta\u2019til, keyfiyetlendirme ve temsil s\u00f6zkonusu olmaks\u0131z\u0131n iman etmek gerekti\u011fi gibi; ayn\u0131 \u015fekilde b\u00fct\u00fcn mahlukat aras\u0131nda Rabbini ve O\u2019nun hakk\u0131nda inan\u0131lmas\u0131 gerekenleri en iyi bilen y\u00fcce zat\u0131n Allah\u2019\u0131 nitelendirdi\u011fi her\u015feye de iman etmek ayn\u0131 \u015fekilde gereklidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc o, Allah\u2019\u0131n do\u011fru s\u00f6yleyen ve do\u011frulu\u011fu tasdik eden ras\u00fbl\u00fcd\u00fcr. Allah\u2019\u0131n salat ve selamlar\u0131 onun ve aile halk\u0131n\u0131n \u00fczerine olsun.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bunlara iman\u0131n da ayn\u0131 \u015fekilde Kur\u2019\u00e2n\u2019daki buyruklara iman gibi olmas\u0131 gerekir. Tahrif, ta\u2019til, keyfiyetlendirme ve temsilden uzak bir \u015fekilde aksine b\u00fct\u00fcn bu s\u0131fatlar\u0131 \u015fan\u0131 y\u00fcce Rabbimizin azametine yak\u0131\u015fan \u015fekliyle kabul etmek gerekir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u0131fatlar\u0131 \u0130htiva Eden Hadisler:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Bu t\u00fcrden bir \u00f6rnek Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n \u015fu buyru\u011fu g\u00f6sterilebilir: &#8220;Rabbimiz her gece, gecenin son \u00fc\u00e7te biri geriye kald\u0131\u011f\u0131nda d\u00fcnya semas\u0131na iner ve: Yok mu bana dua eden, duas\u0131n\u0131 kabul edeyim. Yok mu benden istekte bulunan, ona vereyim. Yok mu benden ma\u011ffiret dileyen ona ma\u011ffiret edeyim, der. Hadisi Buhar\u00ee ve M\u00fcslim rivayet etmi\u015ftir.<\/em>1<em>&#8220;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>N\u00fcz\u00fbl S\u0131fat\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;<em>Bunlardan birisi de Peygamber -Sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n \u015fu buyru\u011fudur&#8230;<\/em>&#8221; diye nakletti\u011fi hadis-i \u015ferif ile ilgili iki a\u00e7\u0131dan a\u00e7\u0131klamalarda bulunaca\u011f\u0131z:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- Nakil a\u00e7\u0131s\u0131ndan s\u0131hhati: M\u00fcellif <em>-Allah Ona Rahmet Etsin- <\/em>hadisin m\u00fcttefekun aleyh (Buhar\u00ee ve M\u00fcslim taraf\u0131ndan rivayet edilmi\u015f) oldu\u011funu belirtmektedir. ez-Zeheb\u00ee de &#8220;el-Uluvv li\u2019l-Aliyyi\u2019l-\u2044affar&#8221;2\u00a0adl\u0131 eserinde \u015f\u00f6yle demektedir: &#8220;N\u00fczul ile ilgili hadisler kat\u2019\u00eelik ifade edecek \u015fekilde m\u00fctev\u00e2tirdir.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buna g\u00f6re bunun ink\u00e2r ya da reddedilmesine imk\u00e2n bulunmamaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- Bu, hadisin ne ifade etti\u011fi ile ilgilidir. Bu hadis \u015fan\u0131 y\u00fcce ve m\u00fcbarek Rabbimizin her gece&#8230; indi\u011fini haber vermektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bunun da anlam\u0131 \u015fudur: N\u00fcz\u00fbl (inmek); y\u00fcce Allah\u2019\u0131n cel\u00e2line ve azametine yak\u0131\u015f\u0131r bir \u015fekilde s\u0131fat\u0131d\u0131r. Onun n\u00fcz\u00fbl\u00fc t\u0131pk\u0131 istiv\u00e2s\u0131, yarat\u0131lm\u0131\u015flar\u0131n istiv\u00e2s\u0131na benzemedi\u011fi gibi, yarat\u0131lm\u0131\u015flar\u0131n n\u00fczul\u00fcne benzemez.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eeyhu\u2019l-\u0130slam (\u0130bn Teymiyye) -Allah\u2019\u0131n rahmeti \u00fczerine olsun- \u0130hlas suresinin tefsirinde \u015funlar\u0131 s\u00f6ylemektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u015ean\u0131 y\u00fcce Rabbimizi, ras\u00fbl\u00fc her gece d\u00fcnya semas\u0131na inmekle vasfedip, arafe g\u00fcn\u00fc onun hac\u0131lara yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtti\u011fine g\u00f6re, y\u00fcce Allah da Musa ile o m\u00fcbarek vadide sa\u011f taraftan, a\u011fa\u00e7tan konu\u015ftu\u011funu sema duman halinde iken ona y\u00f6neldi\u011fini (istiv\u00e2 etti\u011fini) belirterek semaya ve arza: \u0130steyerek ya da istemeyerek geliniz diye emretti\u011fini belirtmi\u015f ise b\u00fct\u00fcn bunlarda s\u00f6zkonusu olan fiillerin \u015fu g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz varl\u0131klar\u0131n g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz \u015fekildeki ini\u015fi t\u00fcr\u00fcnden olmas\u0131 icab etmez ki b\u00f6yle bir \u015feyi kabul etmek bir mek\u00e2n\u0131n bo\u015falt\u0131lmas\u0131n\u0131 ve bir di\u011fer mek\u00e2n\u0131n da i\u015fgal edilmi\u015f olmas\u0131n\u0131 gerektirir denilebilsin.&#8221;3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O halde ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat n\u00fczul\u00fcn y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ger\u00e7ek anlamda ve O\u2019nun diledi\u011fi keyfiyette olmak \u00fczere hakiki bir s\u0131fat\u0131 oldu\u011funa iman ederler. Onlar kitab ve s\u00fcnnette sabit olan b\u00fct\u00fcn s\u0131fatlar\u0131 kabul ettikleri gibi n\u00fczul\u00fc de kabul ederler ve burada dururlar. Herhangi bir keyfiyetlendirme ve temsile gitmezler. B\u00f6yle bir s\u0131fat\u0131 reddetmez ve ta\u2019til etmezler. \u015e\u00f6yle derler: Allah Ras\u00fbl\u00fc bizlere Rabbimizin indi\u011fini haber vermi\u015f, ancak nas\u0131l indi\u011fini bize haber vermemi\u015ftir. Ayr\u0131ca biz y\u00fcce Allah\u2019\u0131n diledi\u011fini yapan oldu\u011funu ve her\u015feye de kadir oldu\u011funu biliyoruz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bundan dolay\u0131 m\u00fc\u2019minlerin havas olanlar\u0131 bu de\u011ferli zamanda Rablerinin l\u00fctuflar\u0131na ve ba\u011f\u0131\u015flar\u0131na nail olmak maksad\u0131 ile boyun e\u011ferek zilletle yalvar\u0131p, yakararak O\u2019na ibadet etmeye kalkarlar. Allah\u2019\u0131n kendilerine ras\u00fbl\u00fc vas\u0131tas\u0131 ile vaadetmi\u015f oldu\u011fu ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131lanmas\u0131n\u0131 \u00fcmit ederler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sevinme S\u0131fat\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yine Peygamber -Sallallahu aleyhi ve sellem- \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Sizden herhangi birinizin \u00fczerinde y\u00fck\u00fcn\u00fcn bulundu\u011fu devesini bulmas\u0131ndan daha \u00e7ok, y\u00fcce Allah tevbe eden m\u00fc\u2019min kulunun tevbesinden \u00f6t\u00fcr\u00fc sevinir.&#8221; Bu hadis te m\u00fcttefeku\u2019n-aleyh\u2019tir.<\/em>1&#8243;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M\u00fcellifin i\u015faret etti\u011fi: &#8220;Allah&#8230; daha \u00e7ok sevinir&#8230;&#8221; hadisinin tamam\u0131 Buhar\u00ee ve di\u011ferlerindeki \u015fekliyle \u015f\u00f6yledir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Allah\u2019\u0131n tevbe eden m\u00fc\u2019min kulu dolay\u0131s\u0131yla duydu\u011fu sevin\u00e7, \u00fczerinde yiyecek ve i\u00e7ece\u011fi bulunan devesi ile birlikte hel\u00e2k edici \u00f6zellikte u\u00e7suz bucaks\u0131z bir \u00e7\u00f6ldeki bir adama benzer. Bu adam devesinin \u00fczerinden inip, devesi yan\u0131ba\u015f\u0131nda oldu\u011fu halde uykuya dalar. Uyand\u0131\u011f\u0131nda devesinin gitmi\u015f oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcr. Onu aramaya koyulur, fakat bir t\u00fcrl\u00fc bulamaz. Nihayet susuzluktan \u00f6lecek hale gelince: Allah\u2019a yemin ederim, y\u00fck\u00fcm\u00fcn bulundu\u011fu yerde \u00f6lmek \u00fczere geri d\u00f6nece\u011fim, der ve orada uykuya dalar, uyand\u0131\u011f\u0131nda devesinin yan\u0131ba\u015f\u0131nda oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcr. A\u015f\u0131r\u0131 sevincinden dolay\u0131 yanl\u0131\u015fl\u0131kla: Allah\u2019\u0131m sen benim kulumsun ben de senin Rabbinim der.&#8221;2\u00a0<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu hadis-i \u015ferif\u2019te y\u00fcce Allah hakk\u0131nda sevinmek s\u0131fat\u0131 s\u00f6z konusu edilmektedir. Buna dair s\u00f6ylenecek s\u00f6zler de di\u011fer s\u0131fatlar hakk\u0131nda s\u00f6ylenecek s\u00f6zler gibidir: Bu \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019a yak\u0131\u015fan \u015fekilde onun hakiki bir s\u0131fat\u0131d\u0131r. Bu y\u00fcce Allah\u2019\u0131n me\u015fiet ve kudretine tabi fiili s\u0131fatlar\u0131ndand\u0131r. Burada &#8220;sevinmek&#8221; diye tabir edilen bu mana kulu tevbe edip, kendisine d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fc takdirde meydana gelir. Bu ayn\u0131 zamanda tevbe eden kulundan raz\u0131 olmas\u0131n\u0131 ve tevbesini kabul etmesini de gerektirir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yarat\u0131lm\u0131\u015f\u0131n sevinmesi \u00e7e\u015fitli \u015fekillerde oldu\u011funa g\u00f6re kimi zaman bu sevin\u00e7 duyulan bir hafiflik, ne\u015fe ve zevk dolay\u0131s\u0131yla olabilir. Kimi zaman bu sevin\u00e7 \u015f\u0131mar\u0131kl\u0131k ve azg\u0131nl\u0131k dolay\u0131s\u0131yla olabilir. Ancak \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah b\u00fct\u00fcn bunlardan m\u00fcnezzehtir. O\u2019nun sevinmesinin ne zat\u0131nda, ne sebeplerinde, ne ama\u00e7lar\u0131nda yaratt\u0131klar\u0131ndan hi\u00e7birisinin sevincine benzemez. O\u2019nun sevinmesinin sebebi rahmetinin kemali ve kullar\u0131ndan bu rahmetine n\u00e2il olmalar\u0131n\u0131 diledi\u011fi kimselere ihsanda bulunmas\u0131, tevbe edip, kendisine y\u00f6nelenen kimselere de nimetini tamamlamas\u0131d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sevinmenin, gere\u011fi olan r\u0131za ile yorumlanmas\u0131, r\u0131zan\u0131n da ona m\u00fckafat verme iradesi ile yorumlanmas\u0131na gelince, b\u00fct\u00fcn bunlar y\u00fcce Allah\u2019\u0131n sevinme ve r\u0131zas\u0131n\u0131 nefyetmek ve ta\u2019til etmektir. Bu Muattile\u2019nin Rableri hakk\u0131nda k\u00f6t\u00fc zanlar\u0131 onlar\u0131 bu noktaya itmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar bu gibi hususlar\u0131n mahlukatta oldu\u011fu gibi onun hakk\u0131nda s\u00f6z konusu olaca\u011f\u0131 vehmine kap\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r. Y\u00fcce Allah ise onlar\u0131n benzetmelerinden ve ta\u2019tillerinden y\u00fcce ve m\u00fcnezzehtir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>G\u00fclmek S\u0131fat\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Y\u00fcce Allah her ikisi de cennete girecek olan ve biri di\u011ferini \u00f6ld\u00fcrm\u00fc\u015f iki adam\u0131n bu halinden \u00f6t\u00fcr\u00fc g\u00fcler.&#8221; Bu hadisi de Buhar\u00ee ve M\u00fcslim rivayet etmi\u015ftir.<\/em>1<em>&#8220;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;<em>Y\u00fcce Allah&#8230; g\u00fcler<\/em>&#8221; hadisi ile ilgili olarak ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat,\u00a0 -bu hadisin ve ba\u015fkalar\u0131n\u0131n da ifade etti\u011fi \u015fekilde- y\u00fcce Allah hakk\u0131nda O\u2019nun zat\u0131na yak\u0131\u015f\u0131r \u015fekilde g\u00fclmek hususiyetini kabul etmektedirler. O\u2019nun bu g\u00fclmesi, elbetteki sevin\u00e7ten dolay\u0131 bir hafiflik hissettiklerindeki yahut ta ne\u015fenin kendilerini hafifliklere itti\u011findeki g\u00fclmelerine benzemez. Aksine bu onu gerektiren hususun varl\u0131\u011f\u0131 s\u0131ras\u0131nda zat\u0131nda meydana gelen bir manad\u0131r ve bu mana O\u2019nun me\u015f\u00eeet ve hikmetiyle meydana gelir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>G\u00fclmek, yarat\u0131lm\u0131\u015f olan varl\u0131kta benzerleri d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kan hayret verici bir i\u015fi idr\u00e2k etmesi esnas\u0131nda s\u00f6zkonusu olur. Bu hadiste s\u00f6z\u00fc edilen durum da bunun gibidir. K\u00e2firin, m\u00fcsl\u00fcman kimseyi \u00f6ld\u00fcrme imkan\u0131na sahib k\u0131l\u0131nmas\u0131 ilk anda y\u00fcce Allah\u2019\u0131n o k\u00e2fire gazab etmesini, onu yard\u0131ms\u0131z b\u0131rakmas\u0131n\u0131, d\u00fcnya ve \u00e2hirette onu cezaland\u0131rmas\u0131n\u0131 gerektirir. Ancak y\u00fcce Allah daha sonralar\u0131 bu k\u00e2fire l\u00fctuf ve ihsanda bulunacak olur ve onu \u0130sl\u00e2m\u2019a girmeye hidayet edecek olup o da \u015fehit oluncaya kadar Allah yolunda \u00e7arp\u0131\u015farak cennete girmesini lutfedecek olursa, bu ger\u00e7ekten hayret edilecek i\u015flerden birisi demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu da \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n rahmetinin kemal\u00ee, kullar\u0131na ihsan ve lutfunun geni\u015fli\u011findendir. M\u00fcsl\u00fcman Allah yolunda sava\u015f\u0131r, k\u00e2fir taraf\u0131ndan \u00f6ld\u00fcr\u00fcl\u00fcrse, m\u00fcsl\u00fcman kimse \u015fehit olmak l\u00fctfuna mazhar olur. Daha sonra y\u00fcce Allah o m\u00fcsl\u00fcman\u0131 \u00f6ld\u00fcrene l\u00fctufta bulunur, onu \u0130sl\u00e2m\u2019a iletir ve ona da Allah yolunda \u015fehit olmay\u0131 nasib eder. Her ikisi de b\u00f6ylelikle beraberce cennete girerler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n g\u00fclmesini, r\u0131za yahut kabul ile te\u2019vil etmeye ya da bu i\u015f kendisi dolay\u0131s\u0131yla g\u00fcl\u00fcnen bir i\u015fe benzer ve o konumdad\u0131r, yoksa ortada ger\u00e7ek manada bir g\u00fclme yoktur; diye yorumlamaya gelince, bu Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n Rabbi hakk\u0131nda tesbit etti\u011fini nefyetmektir, b\u00f6yle bir yoruma da iltifat edilmez.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Aceb (Hayret Etmek) S\u0131fat\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yine Peygamber -Sallallahu aleyhi ve sellem- \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8220;Rabbimiz hayr\u0131n\u0131n yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131na ra\u011fmen, kullar\u0131n\u0131n \u00fcmit kesmelerinden hayret eder. O sizin darl\u0131k ve s\u0131k\u0131nt\u0131 i\u00e7erisinde halinize bakar ve sizin \u00fcmit kesti\u011finizi g\u00f6r\u00fcr. Sizin kurtulu\u015funuzun pek yak\u0131n oldu\u011funu bilerek g\u00fclmeye devam eder.<\/em>1<em>\u00a0Bu hasen bir hadistir.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Rabbimiz&#8230; hayret eder&#8221; hadisi hayret etme (aceb) s\u0131fat\u0131n\u0131 hakk\u0131nda tesbit etmektedir. Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n \u015fu hadisi de bu anlamdad\u0131r: &#8220;Rabbim e\u011flenceye herhangi bir d\u00fc\u015fk\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc bulunmayan bir gencin haline hayret eder.&#8221;2 ve 3\u00a0<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;Evet sen \u015fa\u015f\u0131yorsun, onlar ise alay ediyorlar.&#8221;\u00a0 <em>(es-Saffat, 37\/12)<\/em> buyru\u011funu \u0130bn Mes\u2019ud &#8220;evet, ben \u015fa\u015f\u0131yorum, onlar ise alay ediyorlar&#8221; anlam\u0131na gelecek \u015fekilde okumu\u015ftur.4<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n hayret etmesi, \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131\u011f\u0131 (aceb duymas\u0131) sebeplerin gizlili\u011finden yahut i\u015flerin ger\u00e7e\u011fini bilmeyi\u015finden -yarat\u0131lm\u0131\u015flar\u0131n hayretinde oldu\u011fu gibi- kaynaklanmaz. Aksine bunu gerektiren \u015feyin varl\u0131\u011f\u0131 esnas\u0131nda me\u015f\u00eeet ve hikmetinin gere\u011fi olarak bu husus y\u00fcce Allah hakk\u0131nda s\u00f6zkonusu olur. Gerektirici \u015fey ise kendisinden hayret edilmesi gereken herbir husustur. Burada Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n Rabbini nitelendirdi\u011fi hayret etmek, rahmetinin eserlerindendir ve bu, y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kemalinin bir tecellisidir. Kullar\u0131n fakirliklerine, ileri derecedeki ihtiya\u00e7lar\u0131na ra\u011fmen ya\u011fmurun ya\u011fmas\u0131 gecikecek olursa, \u00fcmitsizlik onlar\u0131 ku\u015fat\u0131rsa ve onlar sadece zahiri sebeplere bak\u0131p kalacak olurlarsa, bunun arkas\u0131nda da pek yak\u0131n ve dualar\u0131 kabul edenin kurtulu\u015funun gelmeyece\u011fini zannedecek olurlarsa, y\u00fcce Allah ger\u00e7ekten onlar\u0131n bu hallerine hayret eder. Bu, ger\u00e7ekten hayret edilecek bir konudur. \u00c7\u00fcnk\u00fc rahmeti her\u015feyi ku\u015fatm\u0131\u015f oldu\u011fu halde ve bu rahmetin meydana gelmesi i\u00e7in sebebler b\u00fct\u00fcn\u00fcyle mevcutken nas\u0131l \u00fcmit kesebilirler?<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kullar\u0131n muhta\u00e7 olu\u015flar\u0131 ve fakr-u zaruret i\u00e7eriside bulunu\u015flar\u0131 O\u2019nun rahmetinin sebebleri aras\u0131ndad\u0131r. Ayn\u0131 \u015fekilde ya\u011fmurun ya\u011fmas\u0131 i\u00e7in dua etmek ve Allah\u2019tan \u00fcmit etmek de bunun sebebleri aras\u0131ndad\u0131r. S\u0131k\u0131nt\u0131l\u0131 zamanlarla birlikte kurtulu\u015fu nasib etmek, zorlukla birlikte kolayl\u0131\u011f\u0131 vermek, darl\u0131k ve s\u0131k\u0131nt\u0131n\u0131n devaml\u0131 olmay\u0131\u015f\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n yaratt\u0131klar\u0131nda cereyan edegelen bir adetidir. Buna ek olarak bir de g\u00fc\u00e7l\u00fc bir \u015fekilde Allah\u2019a s\u0131\u011f\u0131n\u0131l\u0131r, Allah\u2019\u0131n l\u00fctfuna \u00fcmit ba\u011flan\u0131r, O\u2019na yalvar\u0131l\u0131p yakar\u0131lacak olursa, Allah da hat\u0131ra gelmeyecek kadar rahmetinin hazinelerini \u00fczerlerine a\u00e7ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00dcmit kesmek anlam\u0131na gelen &#8220;el-kun\u00fbt&#8221; &#8220;kanata&#8221;n\u0131n mastar\u0131d\u0131r. Bu Allah\u2019\u0131n rahmetinden \u00fcmit kesmek demektir. Y\u00fcce Allah da \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Rabbinin rahmetinden sap\u0131klardan ba\u015fka kim \u00fcmit kesebilir?&#8221; <em>(el-Hicr, 15\/16)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Hayr\u0131n\u0131n yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131na ra\u011fmen&#8221; ise l\u00fctuf ve rahmetinin yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131na ra\u011fmen demektir. &#8220;Hayr\u0131&#8221; kelimesi &#8220;\u011f\u0131yeri&#8221; diye de rivayet edilmi\u015ftir ki &#8220;\u011f\u0131yer&#8221; bir \u015feyin de\u011fi\u015ftirilmesi, de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011framas\u0131 k\u00f6k\u00fcnden gelmektedir. Nitekim &#8220;istiska hadisi (ya\u011fmur duas\u0131)&#8221;nde \u015f\u00f6yle denilmi\u015ftir: &#8220;Kim Allah\u2019\u0131 ink\u00e2r eder ise \u011f\u0131yer ile kar\u015f\u0131la\u015f\u0131r.&#8221;1\u00a0Bundan kas\u0131t ise halin de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011framas\u0131 ve iyilikten fesada, bozulu\u015fa do\u011fru y\u00f6nelmesi demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ayak (Ricl ve Kadem) S\u0131fat\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yine Peygamber -Sallallahu aleyhi ve sellem- \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Cehennem izzetin Rabbi oraya aya\u011f\u0131n\u0131 (ricl) -bir rivayette ise: kademini- koyuncaya ve bunun sonucunda biri birinin i\u00e7ine ge\u00e7inceye ve nihayet: Art\u0131k yeter, art\u0131k yeter deyinceye kadar, i\u00e7ine (cehennemlikler) her at\u0131ld\u0131k\u00e7a o: Daha var m\u0131? deyip durur.&#8221; <\/em>2<em>\u00a0Bu hadis muttefekun aleyh (Buhar\u00ee ve M\u00fcslim taraf\u0131ndan rivayet edilmi\u015f)\u2019dir.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;&#8230; Cehennem&#8230; demeye devam eder&#8230;&#8221; hadisinde y\u00fcce Allah hakk\u0131nda ricl ve kadem (ayak) s\u00f6zkonusu edilmektedir. Bu s\u0131fat da di\u011fer s\u0131fatlar gibi de\u011ferlendirilir. Onun azametine yak\u0131\u015f\u0131r \u015fekilde bu s\u0131fata sahib oldu\u011fu kabul edilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n cehennem ate\u015fine aya\u011f\u0131n\u0131 koymas\u0131ndaki hikmete gelince, O\u2019nun: &#8220;Andolsun ki Ben cehennemi cin ve insanlarla dolduraca\u011f\u0131m.&#8221; <em>(Hud, 11\/119)<\/em> buyru\u011funda ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere oray\u0131 dolduraca\u011f\u0131n\u0131 vaadetmi\u015f olmas\u0131d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>G\u00fcnahs\u0131z olarak kimseyi azab etmemesi, O\u2019nun rahmet ve adaletinin bir gere\u011fi oldu\u011fundan, cehennem ise son derece geni\u015f ve derin oldu\u011fundan y\u00fcce Allah vaadini ger\u00e7ekle\u015ftirmek \u00fczere i\u00e7ine aya\u011f\u0131n\u0131 koyacak, i\u015fte o vakit cehennemin her iki taraf\u0131 birbirine kavu\u015fmu\u015f olacak ve onda fazlal\u0131k kalmayacakt\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cennette ise y\u00fcce Allah\u2019\u0131n cennetliklere pek \u00e7ok l\u00fctuf ve ihsanlarda bulunacak olmas\u0131na, onlar\u0131n yerlerini geni\u015f tutacak olmas\u0131na ra\u011fmen, cennet ehlinin bulunmad\u0131\u011f\u0131 geni\u015f yerler de kalacakt\u0131r. Hadis-i \u015ferif\u2019te sabit oldu\u011fu \u00fczere bu yerler i\u00e7in y\u00fcce Allah ba\u015fka yarat\u0131klar var edecektir.1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Nid\u00e2 S\u0131fat\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- \u015f\u00f6yle buyuracakt\u0131r: &#8220;Y\u00fcce Allah ey Adem diye buyuracak, Adem emret Rabbim emrine haz\u0131r\u0131m diyecek. Ona \u015f\u00f6yle bir sesle nida edilecek: \u015e\u00fcphesiz Allah sana soyundan gelenler aras\u0131ndan cehennem ate\u015fine gidecekleri \u00e7\u0131kartman\u0131 emretmektedir&#8230;&#8221; hadis muttefeku\u2019n-aleyh (Buhar\u00ee ve M\u00fcslim taraf\u0131ndan rivayet edilmi\u015f)\u2019dir.<\/em>2<em>&#8220;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Ki\u015finin kendisi ile Rabbi aras\u0131nda herhangi bir terc\u00fcman bulunmaks\u0131z\u0131n, aran\u0131zda Rabbinin kendisi ile konu\u015fmayaca\u011f\u0131 hi\u00e7bir kimse yoktur.<\/em>&#8220;3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Y\u00fcce Allah ey \u00c2dem&#8230; diye buyuracak&#8230;&#8221; diye ba\u015flayan bu iki hadis-i \u015ferif\u2019te y\u00fcce Allah hakk\u0131nda s\u00f6z s\u00f6ylemek, nid\u00e2\u2019da bulunmak ve y\u00fcce Allah\u2019\u0131n konu\u015fmas\u0131 (teklim)\u2019i s\u00f6zkonusu edinmektedir. Ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaatin bu husustaki mezhebini daha \u00f6nceden a\u00e7\u0131klam\u0131\u015f, onlar\u0131n \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n bu fiil\u00ee s\u0131fatlar\u0131na iman ettiklerini ve bu fiil\u00ee s\u0131fatlar\u0131n O\u2019nun me\u015f\u00eeet ve hikmetine tabi oldu\u011funu kabul ettiklerini belirtmi\u015ftik. S\u00f6zkonusu bu s\u0131fatlar dedi, der, nid\u00e2 etti, nid\u00e2 eder, konu\u015ftu, konu\u015fur&#8230; diye zikr edilmi\u015ftir. O\u2019nun s\u00f6z s\u00f6ylemesi, nid\u00e2s\u0131 ve konu\u015fmas\u0131 harflerle ve seslerle olur. Bunlar\u0131 da nid\u00e2 etti\u011fi, seslendi\u011fi ve kendisiyle konu\u015ftu\u011fu kimseler duyarlar. Bu a\u00e7\u0131klamalar Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131 kadim\u2019dir, O\u2019nun kel\u00e2m\u0131 harfsiz ve sessizdir, diyen E\u015f\u2019ar\u00eelerin g\u00f6r\u00fc\u015flerini reddetmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130kinci hadis y\u00fcce Allah\u2019\u0131n b\u00fct\u00fcn kullar\u0131 ile arac\u0131s\u0131z olarak konu\u015faca\u011f\u0131n\u0131 ortaya koymaktad\u0131r. Bu ise umumi bir konu\u015fmad\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu, hesaba \u00e7ekmek i\u00e7in olacakt\u0131r. B\u00f6yle bir konu\u015fma m\u00fc\u2019mini, k\u00e2firi, iyiyi, k\u00f6t\u00fcy\u00fc kapsar. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:&#8221;Allah onlarla konu\u015fmayacakt\u0131r.&#8221; <em>(el-Bakara, 2\/174, Al-i \u0130mran, 3\/77)<\/em> buyru\u011funa ayk\u0131r\u0131 de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc burada olmayaca\u011f\u0131 belirtilen konu\u015fma kendisiyle konu\u015fulan\u0131 sevindirecek t\u00fcrden olan konu\u015fmad\u0131r. Bu \u00f6zel bir konu\u015fma \u015feklidir. Bunun kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda ise \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n cennet ehline sevgi, r\u0131za ve ihsan\u0131 ifade edecek \u015fekilde konu\u015fmas\u0131 yer almaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yukar\u0131da ve \u00dcstte Olu\u015f:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Yine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- hasta olan\u0131n rukye (okumak suretiyle) tedavisi hakk\u0131nda \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8220;Ey semada olan Rabbimiz Allah, ismin pak ve m\u00fcnezzehtir. Emrin hem semada, hem yerde ge\u00e7erlidir. Nas\u0131l ki semada rahmetin varsa, yery\u00fcz\u00fcnde de rahmetini ihsan et. G\u00fcnah\u0131m\u0131z\u0131 ba\u011f\u0131\u015fla, hatalar\u0131m\u0131z\u0131 ba\u011f\u0131\u015fla. Sen iyilerin Rabbisin. Rahmetinden bir rahmet, \u015fifandan bir \u015fifay\u0131 bu a\u011fr\u0131ya indir.<\/em>1<em>\u00a0[O vakit bu hasta iyile\u015fir.]&#8221;<\/em> 2<em>\u00a0[Hasen bir hadistir.] <\/em>3<em>\u00a0Bu hadisi Ebu Davud [ve ba\u015fkalar\u0131] <\/em>4<em>\u00a0rivayet etmi\u015ftir.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Yine Peygamber \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Semada bulunan\u0131n emini oldu\u011fum halde bana g\u00fcvenmez misiniz?&#8221; <\/em>5<em>\u00a0<\/em><em>[Sahih bir hadistir.] <\/em>6<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Yine Peygamber \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Ve ar\u015f [suyun] <\/em>7<em>\u00a0\u00fcst\u00fcndedir. Allah da ar\u015f\u0131n \u00fcst\u00fcndedir ve O sizin neyin \u00fczerinde (halinizin ne oldu\u011funu) bilir.&#8221; <\/em>8<em>\u00a0[Hasen bir hadistir. Bunu Ebu Davud ve ba\u015fkalar\u0131 rivayet etmi\u015ftir.] <\/em>9<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Yine Peygamber cariye\u2019ye: &#8220;Allah nerede?&#8221; diye sormu\u015f, o: Semadad\u0131r, diye cevap vermi\u015f. Bu sefer: &#8220;Ben kimim?&#8221; diye sormu\u015f, yine cariye: Sen Allah\u2019\u0131n Ras\u00fbl\u00fcs\u00fcn deyince, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-: &#8220;Sen bunu azad et, \u00e7\u00fcnk\u00fc o m\u00fc\u2019min birisidir.&#8221; demi\u015ftir.<\/em>10<em>\u00a0<\/em><em>Bu hadisi de M\u00fcslim rivayet etmi\u015ftir.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamber efendimizin: &#8220;Ey semada olan Rabbimiz Allah&#8230;&#8221; diye ba\u015flayan ilk hadisi ile [ikinci hadisi]11\u00a0y\u00fcce Allah\u2019\u0131n uluvv ile fevk\u0131yyeti (yani yukar\u0131da ve \u00fcstte olu\u015fu) hususunda a\u00e7\u0131k ifadeler ta\u015f\u0131maktad\u0131r. O bak\u0131mdan bu y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;G\u00f6kte olan\u0131n sizi yere ge\u00e7irmesinden emin mi oldunuz?&#8221; <em>(el-M\u00fclk, 67\/16)<\/em> buyru\u011funa benzemektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Daha \u00f6nceden \u015f\u00f6yle demi\u015ftik: Bu nasslardan kas\u0131t semada y\u00fcce Allah\u2019\u0131 ihtiva eden bir zarf\u0131n bulundu\u011funu anlatmak de\u011fildir. Aksine: &#8220;fi: &#8230;de, da&#8221; bir\u00e7ok ilim ehli ve dilbilginlerinin s\u00f6yledikleri gibi &#8220;ala: \u00fczerinde, &#8230;e, a&#8221; anlam\u0131ndad\u0131r ve bir\u00e7ok yerde &#8220;fi&#8221; edat\u0131 &#8220;al\u00e2&#8221; anlam\u0131nda da kullan\u0131lmaktad\u0131r. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;Ve andolsun hurma dallar\u0131na asaca\u011f\u0131m.&#8221; <em>(T\u00e2-h\u00e2, 20\/71)<\/em> buyru\u011funda oldu\u011fu gibi; yahut ta semadan kas\u0131t \u00fcst cihettir. Her iki anlama g\u00f6re de bu buyruklar y\u00fcce Allah\u2019\u0131n yaratt\u0131klar\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcnde olu\u015funa dair a\u00e7\u0131k bir nass te\u015fkil etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u00f6z\u00fc ge\u00e7en rukye (okumak yoluyla hastaya \u015fifa talebinde bulunmak, tedavi etmek) hadisinde rububiyeti, uluhiyeti, isminin takdisi, yaratt\u0131klar\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcnde olu\u015fu, \u015fer\u2019\u00ee ve kader\u00ee emrinin umumi olu\u015fu belirtilerek O\u2019na senada bulunulmak suretiyle tevess\u00fclde bulunulmaktad\u0131r. Daha sonra da b\u00fct\u00fcn semavattakileri ku\u015fatan rahmeti vesile olarak zikredilip yery\u00fcz\u00fcnde bulunanlara da bu rahmetinden bir pay ay\u0131rmas\u0131 istenmektedir. Arkas\u0131ndan b\u00fcy\u00fck ve k\u00fc\u00e7\u00fck g\u00fcnahlar\u0131n ba\u011f\u0131\u015flanmas\u0131 i\u00e7in yalvar\u0131lmaktad\u0131r. Sonra da y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kullar\u0131 aras\u0131ndan ho\u015f ve temiz kimseler olan peygamberler ile onlara tabi olanlar hakk\u0131ndaki \u00f6zel anlam\u0131yla rububiyeti vesile k\u0131l\u0131nmaktad\u0131r. Bu rububiyetinin eserleri aras\u0131nda ise onlar\u0131 din ve d\u00fcnyan\u0131n gizli ve a\u00e7\u0131k nimetlerine garketmi\u015f olmas\u0131d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019a bu \u00e7e\u015fitli vesileler ile yap\u0131lan bir duan\u0131n hemen hemen reddi s\u00f6zkonusu olmaz. Bundan dolay\u0131 Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> bu duadan sonra ne kadar hastal\u0131k varsa, mutlaka ortadan sildi\u011fi Allah\u2019\u0131n \u015fifas\u0131n\u0131 istemek i\u00e7in dua etmi\u015f bulunmaktad\u0131r. Bu duas\u0131nda da y\u00fcce Allah\u2019tan ba\u015fkas\u0131na yalvarmak s\u00f6zkonusu de\u011fildir. Bu duada Allah\u2019tan ba\u015fkas\u0131na yap\u0131lan herhangi bir yalvar\u0131p yakarma yoktur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Birtak\u0131m zatlarla, \u015fah\u0131slarla, filan\u0131n hakk\u0131, filan\u0131n y\u00fcz\u00fc suyu h\u00fcrmeti ve buna benzer ifadeler ile vesileler k\u0131lan, arac\u0131lar koyan, kabir abidleri acaba bunun fark\u0131na var\u0131rlar m\u0131?<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ar\u015f:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n: &#8220;Ar\u015f da suyun \u00fczerindedir&#8230;&#8221;1\u00a0hadisine gelince, bu hadiste hem y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ar\u015f\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcnde olu\u015funa, hem ilminin b\u00fct\u00fcn varl\u0131klar\u0131 ku\u015fatmas\u0131na iman birarada zikredilmektedir. Yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131 halinde bile y\u00fcce olan, y\u00fcceli\u011finde bile yak\u0131n olan Allah\u2019\u0131n \u015fan\u0131 ne y\u00fccedir! O b\u00fct\u00fcn eksikliklerden m\u00fcnezzehtir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc hadise2 gelince, bu hadis Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n y\u00fcce Allah\u2019\u0131n yaratt\u0131klar\u0131n\u0131n \u00fczerinde oldu\u011funu itiraf eden cariyenin m\u00fc\u2019min oldu\u011funa tan\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ihtiva etmektedir. \u0130\u015fte bu y\u00fcce Allah\u2019\u0131n yukar\u0131da olu\u015f (uluvv) s\u0131fat\u0131n\u0131n en b\u00fcy\u00fck s\u0131fatlar\u0131ndan birisi oldu\u011funun delilidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> di\u011fer s\u0131fatlar aras\u0131nda \u00f6zellikle onun hakk\u0131nda soru sormu\u015ftur. Yine y\u00fcce Allah\u2019\u0131n her bak\u0131mdan mutlak olan uluvv\u2019\u00fcne (yukarda olu\u015funa) iman etmenin iman\u0131n en b\u00fcy\u00fck esaslar\u0131ndan birisi oldu\u011funa da delildir. O\u2019nu ink\u00e2r eden bir kimse sahih bir imana sahib olmaktan da yoksun kal\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Allah\u2019\u0131, Ras\u00fbl\u00fcnden daha iyi bildi\u011fi iddias\u0131n\u0131 ortaya koyarcas\u0131na bu s\u0131fatlar\u0131 nefyeden Muattile diye bilinen bu ahmak kimselere hayret do\u011frusu! Bu hadiste g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi kimi zaman ba\u015fkas\u0131na soru sormak suretiyle, kimi zaman da: Rabbimiz nerede idi? Diye soru soran kimseye bu \u015fekilde cevab vermek suretiyle bizzat Allah Ras\u00fbl\u00fc bu lafz\u0131 kulland\u0131\u011f\u0131 halde, onlar y\u00fcce Allah\u2019\u0131n &#8220;nerede olu\u015fu&#8221; ile ilgili bilgileri kabul etmemektedirler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Beraber Olu\u015f S\u0131fat\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Yine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;\u0130man\u0131n en faziletlisi nerede olursan ol, Allah\u2019\u0131n seninle beraber oldu\u011funu bilmendir.&#8221; <\/em>1<em>\u00a0Bu hasen bir hadistir. Bir ba\u015fka hadisinde \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8220;Sizden herhangi bir kimse namaza kalkt\u0131\u011f\u0131nda y\u00fcz\u00fcn\u00fcn d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fc tarafa do\u011fru ve sa\u011f\u0131na sak\u0131n t\u00fck\u00fcrmesin. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcce Allah onun y\u00fcz\u00fcn\u00fc d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fc taraftad\u0131r, ama soluna yahut ta aya\u011f\u0131n\u0131n alt\u0131na (t\u00fck\u00fcrebilir.)<\/em>1<em>\u00a0Hadis m\u00fcttefeku\u2019n-aleyh (Buhar\u00ee ve M\u00fcslim taraf\u0131ndan rivayet edilmi\u015f)dir.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Bir ba\u015fka hadisinde \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Yedi semavat\u0131n [ve arz\u0131n] <\/em>2<em>\u00a0Rabbi! B\u00fcy\u00fck ar\u015f\u0131n Rabbi olan Allah\u2019\u0131m!\u00a0 Bizim Rabbimiz ve her\u015feyin Rabbi, taneyi ve \u00e7ekirde\u011fi yaran, Tevrat\u2019\u0131, \u0130ncil\u2019i ve Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131 indiren. Ben [nefsimin \u015ferrinden] <\/em>3<em>\u00a0ve aln\u0131ndan yakalad\u0131\u011f\u0131n herbir canl\u0131n\u0131n \u015ferrinden sana s\u0131\u011f\u0131n\u0131r\u0131m. Sen ilk olans\u0131n, senden \u00f6nce hi\u00e7bir \u015fey yoktur. Sen ahirsin, senden sonra da hi\u00e7bir \u015fey yoktur. Sen z\u00e2hirsin, senin \u00fcst\u00fcnde hi\u00e7bir \u015fey yoktur. Sen bat\u0131ns\u0131n, senden \u00f6te bir \u015fey yoktur. Benim borcumu \u00f6de ve fakirlikten, muhta\u00e7l\u0131ktan beni kurtar.&#8221; <\/em>4<em>\u00a0M\u00fcslim\u2019in [rivayeti] <\/em>5<em>\u00a0bu \u015fekildedir.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Yine [ashab-\u0131 kiram] <\/em>6<em>\u00a0zikrederlerken seslerini y\u00fckselttiklerinde Peygamber \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8220;Ey insanlar, kendinize ac\u0131y\u0131n\u0131z. \u00c7\u00fcnk\u00fc sizler ne sa\u011f\u0131r olan birisine, ne de gaib (haz\u0131r olmayan) birisine dua ediyorsunuz. Sizler her\u015feyi i\u015fiten [her\u015feyi g\u00f6ren] <\/em>7<em>\u00a0ve \u00e7ok yak\u0131n olan birisine dua ediyorsunuz. Sizin kendisine dua etti\u011finiz sizden herhangi birinize devenizin boynundan bile daha yak\u0131nd\u0131r.&#8221; <\/em>8<em>\u00a0Hadis muttefekun aleyh (Buhar\u00ee ve M\u00fcslim taraf\u0131ndan rivayet edilmi\u015f)\u2019dir.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130hsan:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u0130man\u0131n en faziletli hali&#8230; bilmendir.&#8221; hadisinde iman\u0131n en faziletli halinin ihsan ve murakabe (Allah\u2019\u0131n g\u00f6zetimi alt\u0131nda oldu\u011funu bilmek) makam\u0131 oldu\u011funu g\u00f6stermektedir. Bu ise kulun g\u00f6r\u00fcyor ve O\u2019nu m\u00fc\u015fahede ediyormu\u015fcas\u0131na Rabbine ibadet etmesidir. Nerede olursa olsun, Allah\u2019\u0131n da kendisiyle birlikte oldu\u011funu bilmesidir. Her ne konu\u015fur, ne yapar ve her ne i\u015fe dalarsa mutlaka y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kendisini g\u00f6rmekte ve g\u00f6zetmekte oldu\u011funu bilmesidir. Y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Herhangi bir i\u015fte bulunsan, ona dair Kur\u2019\u00e2n\u2019dan bir \u015fey okusan ve siz her ne yaparsan\u0131z yap\u0131n\u0131z, o i\u015fe dald\u0131\u011f\u0131n\u0131zda biz mutlaka \u00fczerinize \u015fahidiz.&#8221; <em>(Yunus, 10\/61)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015e\u00fcphesiz ki kul b\u00fct\u00fcn hallerinde y\u00fcce Allah\u2019\u0131n bu beraberli\u011fini hat\u0131r\u0131ndan \u00e7\u0131kartmayacak olursa, Allah\u2019\u0131n yasaklam\u0131\u015f oldu\u011fu bir yerde kendisini g\u00f6rmesinden yahut ta yapmas\u0131n\u0131 emretmi\u015f oldu\u011fu bir i\u015fi yapmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 tesbit etmesinden utan\u0131r. Bu durumda b\u00f6yle bir birlikte olu\u015fa inan\u00e7, Allah\u2019\u0131n haram k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u015feylerden uzak durmaya ve yerine getirilmesini emretmi\u015f oldu\u011fu itaat olan i\u015fleri zahiren ve bat\u0131nen en m\u00fckemmel \u015fekilde yapmakta eli \u00e7abuk tutmak i\u00e7in \u00e7ok yard\u0131mc\u0131 olur. \u00d6zellikle kul ile Rabbi aras\u0131nda bir sesleni\u015f ve en b\u00fcy\u00fck ba\u011f\u0131 te\u015fkil eden namaza ba\u015flamas\u0131 halinde bu b\u00f6yledir. Bu durumda kalbi hu\u015fu ile dolar, y\u00fcce Allah\u2019\u0131n azamet ve celalini hat\u0131rlar. Namaz\u0131n d\u0131\u015f\u0131ndaki hareketleri azal\u0131r, \u00f6n\u00fcne ya da sa\u011f\u0131na t\u00fck\u00fcrmek gibi Rabbine kar\u015f\u0131 g\u00fczel olmayan edebe ayk\u0131r\u0131 davran\u0131\u015flar\u0131 olmaz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamber efendimizin: &#8220;Sizden herhangi bir kimse namaza kalkt\u0131\u011f\u0131nda&#8230;&#8221; diye ba\u015flayan hadis-i \u015ferif\u2019i y\u00fcce Allah\u2019\u0131n namaz k\u0131lan kimsenin k\u0131blesinin kar\u015f\u0131s\u0131nda oldu\u011funa delil te\u015fkil etmektedir. \u015eeyhu\u2019l-\u0130slam (\u0130bn Teymiyye): &#8220;el-Ak\u00eedetu\u2019l-Hameviyye&#8221; adl\u0131 eserinde1\u00a0\u015f\u00f6yle demektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u015e\u00fcphesiz ki hadis zahiri \u00fczeredir ve hakt\u0131r. \u015ean\u0131 y\u00fcce Allah ar\u015f\u0131n \u00fcst\u00fcndedir ve O namaz k\u0131lan\u0131n k\u0131blesinin kar\u015f\u0131s\u0131ndad\u0131r. Hatta bu vas\u0131f mahlukat hakk\u0131nda da b\u00f6yledir. \u00c7\u00fcnk\u00fc insan \u015f\u00e2yet semaya yahut g\u00fcne\u015fe ve aya dua edecek olursa, \u015f\u00fcphesiz ki sema, g\u00fcne\u015f ve ay onun \u00fczerinde bulunur ve ayn\u0131 \u015fekilde bunlar y\u00fcz\u00fcn\u00fc d\u00f6nd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc tarafta bulunurlar.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;G\u00f6klerin ve yerin Rabbi olan Allah\u2019\u0131n&#8230;&#8221; hadisi de y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ilk (el-evvel), \u00e2hir, zahir ve b\u00e2t\u0131n isimlerini ihtiva etmektedir. Bunlar y\u00fcce Allah\u2019\u0131n g\u00fczel isimlerindendir. Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem- <\/em>da bunlar\u0131 herhangi bir kimsenin ba\u015fka bir s\u00f6z s\u00f6ylemesine ihtiya\u00e7 b\u0131rakmayacak \u015fekilde a\u00e7\u0131klam\u0131\u015f bulunmaktad\u0131r. O Rabbinin isimlerini ve bu isimlere del\u00e2let eden anlamlar\u0131 b\u00fct\u00fcn yarat\u0131klar aras\u0131nda en iyi bilendir. Dolay\u0131s\u0131yla kim olursa olsun, O\u2019ndan ba\u015fkas\u0131n\u0131n s\u00f6zlerine iltifat edilmez.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yine hadis-i \u015ferif\u2019te peygamberimiz bizlere dilekte bulunmadan \u00f6nce y\u00fcce Rabbimize nas\u0131l \u00f6vg\u00fclerde bulunaca\u011f\u0131m\u0131z\u0131 da \u00f6\u011fretmektedir. O bu hadisiyle y\u00fcce Allah\u2019a her\u015feyi ku\u015fatan umumi ve kapsaml\u0131 rububiyetini s\u00f6zkonusu ederek, O\u2019nu \u00f6vmekte daha sonra O\u2019nun kullar\u0131na hidayet ve nuru getirmi\u015f olan \u00fc\u00e7 kitab\u0131 indirmi\u015f olmas\u0131nda m\u00fc\u015fahhasla\u015fm\u0131\u015f \u00f6zel rububiyetini, arkas\u0131ndan kendisinin ve yaratm\u0131\u015f oldu\u011fu ve k\u00f6t\u00fcl\u00fck verebilme imk\u00e2n\u0131na sahip herbir varl\u0131\u011f\u0131n \u015ferrinden O\u2019na s\u0131\u011f\u0131nmakta, sonra da hadisin sonlar\u0131nda borcunu \u00f6deyip kendisini ihtiya\u00e7tan kurtarmas\u0131n\u0131 dilemektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Ey insanlar! Kendinize ac\u0131y\u0131n\u0131z&#8230;&#8221; hadisine gelince, bu hadis \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kullar\u0131na ne kadar yak\u0131n oldu\u011funu ve seslerini y\u00fckseltmelerine ihtiyac\u0131n\u0131n bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 dile getirmektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcce Allah hem gizlice s\u00f6ylenen s\u00f6zleri, hem de f\u0131s\u0131lt\u0131lar\u0131 bilir. Hadis-i \u015ferif\u2019te s\u00f6z\u00fc edilen bu yak\u0131nl\u0131k ku\u015fat\u0131c\u0131l\u0131k, ilim, i\u015fitmek ve g\u00f6rmek anlam\u0131 ile bir yak\u0131nl\u0131kt\u0131r. O\u2019nun kullar\u0131n\u0131n \u00fczerinde olu\u015funa ayk\u0131r\u0131 de\u011fildir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M\u00fc\u2019minlerin K\u0131yamet G\u00fcn\u00fcnde Rablerini G\u00f6rmeleri:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8220;Sizler ond\u00f6rd\u00fcnde ay\u2019\u0131 onu g\u00f6rmek i\u00e7in herhangi bir s\u0131k\u0131nt\u0131 \u00e7ekmeden g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz gibi Rabbinizi g\u00f6receksinizdir. Bundan dolay\u0131 e\u011fer g\u00fcne\u015f do\u011fmadan \u00f6nceki bir sabah namaz\u0131n\u0131 cemaatle k\u0131lmak ve batmadan \u00f6nceki bir ikindi namaz\u0131n\u0131 ge\u00e7irememek (vaktinde eda etmek) g\u00fcc\u00fcn\u00fcz varsa, bunu yap\u0131n\u0131z.&#8221; <\/em>1<em>\u00a0Hadis m\u00fcttefekun aleyh\u2019tir.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sahih ve m\u00fctevatir olan bu hadis-i \u015ferife daha \u00f6nce m\u00fc\u2019minlerin cennette Allah\u2019\u0131 g\u00f6receklerine ve onun kerim zat\u0131n\u0131n, kerim vechine bakmakla ni\u2019metleneceklerine dair \u00e2yet-i ker\u00eemelerin del\u00e2let etti\u011fi hususlar\u0131n da lehine tan\u0131kl\u0131k etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00c2yet ve hadislerden olu\u015fan bu nasslar \u015fu iki hususu g\u00f6stermektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n yarat\u0131klar\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcnde olu\u015funa delildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu nasslar onlar\u0131n Rablerini \u00fcstlerinde oldu\u011fu halde g\u00f6recekleri hususunda a\u00e7\u0131k ifadeler ta\u015f\u0131maktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- En b\u00fcy\u00fck nimet \u00e7e\u015fidi \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kerim vechine bakmakt\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamber efendimizin: &#8220;Ond\u00f6rd\u00fcnde ay\u2019\u0131 g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz gibi&#8221; diye buyurmas\u0131ndan kas\u0131t g\u00f6rmenin g\u00f6rmeye benzetilmesidir. G\u00f6r\u00fclenin g\u00f6r\u00fclene benzetilmesi de\u011fildir. Yani onlar\u0131n Rablerini g\u00f6rmeleri ay\u0131n en m\u00fckemmel hali olan ond\u00f6rd\u00fcnde olup, herhangi bir bulut taraf\u0131ndan g\u00f6lgelenmedi\u011fi s\u0131radaki g\u00f6r\u00fclmesi ne kadar a\u00e7\u0131k se\u00e7ik ise Rablerini de g\u00f6rmeleri b\u00f6ylece olacakt\u0131r. Bundan dolay\u0131 hemen arkas\u0131nda: &#8220;Onu g\u00f6rmekte herhangi bir s\u0131k\u0131nt\u0131 \u00e7ekmeksizin&#8230;&#8221; kayd\u0131n\u0131 kullanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu ibarenin bir rivayeti de birbirinizi s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rmaks\u0131z\u0131n ve biriniz di\u011ferine yap\u0131\u015fmaks\u0131z\u0131n anlam\u0131na da gelebilir. Bir rivayette de; onu g\u00f6rmekte siz herhangi bir s\u0131k\u0131nt\u0131 ya da bir aldan\u0131\u015fa d\u00fc\u015fmeyeceksiniz, anlam\u0131ndad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu hadis-i \u015ferif\u2019te Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n \u00f6zellikle ikindi ve sabah namazlar\u0131n\u0131 k\u0131lmaya te\u015fvikte bulunmas\u0131, bu namazlar\u0131 cemaatle birlikte k\u0131lmaya \u00f6zen g\u00f6steren ki\u015finin her t\u00fcrl\u00fc nimetin kendisine oranla k\u00fc\u00e7\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc, o m\u00fckemmel nimete nail olaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterdi\u011fi gibi, di\u011fer hadisin de del\u00e2let etti\u011fi \u00fczere bu iki namaz\u0131n \u00f6nemini vurgulamaktad\u0131r: &#8220;Gece melekleri ile g\u00fcnd\u00fcz melekleri aran\u0131zda g\u00f6rev teslimi yaparlar ve bu melekler sabah namaz\u0131 ile ikindi namaz\u0131nda bir arada olurlar.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hadis m\u00fcttefeku\u2019n-aleyh (Buhar\u00ee ve M\u00fcslim taraf\u0131ndan rivayet edilmi\u015ftir.)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ehl-i S\u00fcnnet ve\u2019l-Cemaat Di\u011fer F\u0131rkalar\u0131n Ortas\u0131ndad\u0131r<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;&#8230; ve Ras\u00fblullah -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n Rabbi hakk\u0131nda bize haberler verdi\u011fi benzeri daha ba\u015fka hadisler de vard\u0131r.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>\u015e\u00fcphesiz ki F\u0131rka-i N\u00e2ciye (kurtulmu\u015f f\u0131rka) olan ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat Allah\u2019\u0131n kitab\u0131nda haber verdi\u011fi \u015feylere iman ettikleri gibi, bunlara da herhangi bir tahrif ve ta\u2019til, herhangi bir keyfiyetlendirme ve misillendirme s\u00f6zkonusu olmaks\u0131z\u0131n iman ederler. Aksine onlar \u00fcmmetin f\u0131rkalar\u0131 aras\u0131nda vasatt\u0131rlar. T\u0131pk\u0131 bu \u00fcmmetin di\u011fer \u00fcmmetler aras\u0131nda vasat \u00fcmmet olu\u015fu gibi.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M\u00fcellif<em>-Allah Ona Rahmet Etsin-<\/em>: &#8220;Ve benzer, di\u011fer hadisler&#8230;&#8221; s\u00f6zleri ile \u015funu anlatmak istemektedir: Zikretmi\u015f oldu\u011fu hadisler s\u0131fatlara dair haberlerde varid olanlar\u0131n tamam\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131 onun s\u00f6zkonusu etmi\u015f oldu\u011fu bu hadislerin benzerleri ile Ras\u00fblullah <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n Rabbi hakk\u0131nda ba\u015fka hadislerde haber verdi\u011fine de dikkat \u00e7ekmektedir. \u0130\u015fte di\u011fer hadislerin de h\u00fckm\u00fc budur. Yani bu hadislerin ihtiva etmi\u015f oldu\u011fu y\u00fcce Allah\u2019\u0131n isim ve s\u0131fatlar\u0131na da iman etmek gerekir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Daha sonra ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019in inanc\u0131n\u0131n mahiyetini, peki\u015ftirici ifadelerle dile getirmektedir. Onlar sahih s\u00fcnnette varid olmu\u015f s\u0131fatlara inan\u0131rlar. T\u0131pk\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n Kitab-\u0131 Ker\u00eem\u2019inde haber verdiklerine inand\u0131klar\u0131 gibi, herhangi bir tahrif, ta\u2019til, keyfiyetlendirme ve temsil yoluna da gitmezler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Arkas\u0131ndan ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019in bu \u00fcmmet aras\u0131nda bulunan \u00e7e\u015fitli sap\u0131k f\u0131rkalar aras\u0131nda vasat oldu\u011funu, t\u0131pk\u0131 bu \u00fcmmetin \u00f6nceki \u00fcmmetler aras\u0131nda vasat \u00fcmmet olu\u015funa benzedi\u011fini bildirmektedir. Y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8220;B\u00f6ylece sizi vasat bir \u00fcmmet k\u0131ld\u0131k. B\u00fct\u00fcn insanlara kar\u015f\u0131 \u015f\u00e2hidler olas\u0131n\u0131z, bu peygamber de size kar\u015f\u0131 \u015f\u00e2hit olsun diye.&#8221; <em>(el-Bakara, 2\/143)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Vasat Olu\u015fun Anlam\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;<em>Vasat <\/em>&#8221; adaletli, hay\u0131rl\u0131 kimseler anlam\u0131ndad\u0131r. Nitekim bu hususta (anlam\u0131n\u0131n bu oldu\u011funa dair) hadis v\u00e2rid olmu\u015ftur.1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O halde bu \u00fcmmet zarar veren a\u015f\u0131r\u0131l\u0131\u011fa sapm\u0131\u015f \u00fcmmetler ile hel\u00e2ke g\u00f6t\u00fcren kusurlu yollara meyletmi\u015f \u00fcmmetler aras\u0131nda vasat bir \u00fcmmettir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00dcmmetlerden kimisi yarat\u0131lm\u0131\u015flar hakk\u0131nda a\u015f\u0131r\u0131l\u0131\u011fa ka\u00e7m\u0131\u015f ve onlar hakk\u0131nda yarat\u0131c\u0131n\u0131n s\u0131fatlar\u0131n\u0131n ve haklar\u0131n\u0131n bir k\u0131sm\u0131n\u0131 kabul etmi\u015flerdir. Mesih <em>-Aleyhisselam-<\/em> ve rahibler hakk\u0131nda a\u015f\u0131r\u0131ya ka\u00e7m\u0131\u015f hristiyanlar gibi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kimileri peygamberlere ve peygamberlerin izinden gidenlere kat\u0131 davranm\u0131\u015f, hatta onlar\u0131 \u00f6ld\u00fcrm\u00fc\u015f, onlar\u0131n davetlerini reddetmi\u015ftir. Zekeriya ve Yahya\u2019y\u0131 \u00f6ld\u00fcren, Mesih\u2019i \u00f6ld\u00fcrmeye kalk\u0131\u015fan ve ona iftirada bulunan yahudiler gibi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu \u00fcmmet ise Allah\u2019\u0131n g\u00f6ndermi\u015f oldu\u011fu b\u00fct\u00fcn ras\u00fbllere iman etmi\u015f, onlar\u0131n risaletlerine inanm\u0131\u015f, Allah\u2019\u0131n kendilerini \u00fcst\u00fcn k\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fu y\u00fcce makamlar\u0131n\u0131 kabul etmi\u015flerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yine baz\u0131 \u00fcmmetler k\u00f6t\u00fc, pis olsun, temiz olsun her\u015feyi hel\u00e2l kabul etmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Baz\u0131lar\u0131 ise a\u015f\u0131r\u0131ya ka\u00e7arak, haddi a\u015farak tertemiz olan \u015feyleri haram k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah ise bu \u00fcmmete ho\u015f ve temiz \u015feyleri helal k\u0131lm\u0131\u015f, pis ve murdar \u015feyleri de haram k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ve buna benzer y\u00fcce Allah\u2019\u0131n vasat olmakla kemali yakalam\u0131\u015f olan bu \u00fcmmete lutfetmi\u015f oldu\u011fu daha pek \u00e7ok hususlar da vard\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130\u015fte ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat de b\u00f6yledirler. Onlar s\u0131rat-\u0131 m\u00fcstakim\u2019den sapm\u0131\u015f bulunan \u00fcmmetin bid\u2019at\u00e7i f\u0131rkalar\u0131 aras\u0131nda orta yolu tutturmu\u015f vasat f\u0131rkad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cehmiye ve M\u00fc\u015febbihe:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Onlar \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n s\u0131fatlar\u0131 bahsinde ta\u2019til ediciler olan cehmiye<\/em>1<em>\u00a0ile temsil ehli olan m\u00fc\u015febbihe <\/em>2<em>\u00a0aras\u0131ndad\u0131r(vasat)lar.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Onlar y\u00fcce Allah\u2019\u0131n s\u0131fatlar\u0131 bahsinde&#8230; vasatt\u0131rlar&#8221; ifadeleri \u015fu demektir: Ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat y\u00fcce Allah\u2019\u0131n s\u0131fatlar\u0131n\u0131 kabul etmeyerek y\u00fcce zat\u0131 bu s\u0131fatlara sahib olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirten ta\u2019til ediciler ile bu hususta varid olmu\u015f \u00e2yet ve hadisleri sahih manalar\u0131ndan uzakla\u015ft\u0131r\u0131p sa\u011flam bir delil ile a\u00e7\u0131k bir akl\u00ee belgeye dayanmaks\u0131z\u0131n, kendisinin inanc\u0131na g\u00f6re tahrif ederek yorumlayanlar aras\u0131nda orta yolu takib etmi\u015flerdir. Bu tahrif\u00e7iler mesela Allah\u2019\u0131n rahmeti, O\u2019nun ihsanda bulunmak iradesi, eli O\u2019nun kudreti, g\u00f6z\u00fc O\u2019nun korumas\u0131 ve g\u00f6zetmesi, ar\u015f\u0131n \u00fczerine istiva etmesi, istila edip ku\u015fatmas\u0131 demektir&#8230; diye a\u00e7\u0131klarlar ve buna benzer Rableri hakk\u0131ndaki k\u00f6t\u00fc zanlar\u0131 ile bu s\u0131fatlar\u0131n O\u2019nun zat\u0131 ile kaim olmas\u0131n\u0131n ancak bu s\u0131fatlar\u0131n yarat\u0131lm\u0131\u015f varl\u0131klarda bulundu\u011fu \u015fekliyle bulunmas\u0131 halinde ak\u0131l ile kavran\u0131labilece\u011fi vehmine kap\u0131lmalar\u0131 sonucunda i\u00e7ine d\u00fc\u015ft\u00fckleri daha ba\u015fka t\u00fcrden di\u011fer nefy ve ta\u2019til \u00f6rnekleri de vard\u0131r. \u015eu beyiti s\u00f6yleyen ne g\u00fczel s\u00f6ylemi\u015f:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Te\u2019vil yapan kimsenin te\u2019vilinin en ileri derecesi \u015fu ki:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bir tak\u0131m zanlarda bulunarak,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Rahman hakk\u0131nda bilmedikleri \u015feyleri s\u00f6ylerler.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u0131fatlar\u0131 ta\u2019til eden kimselere cehmiye denilmesinin sebebi Tirmiz\u2019li ve fitne ve sap\u0131kl\u0131\u011f\u0131n ba\u015f\u0131n\u0131 \u00e7eken Cehm b. Safvan\u2019a nisbetledir. Bu laf\u0131z anlam\u0131 itibariyle geni\u015f bir kullanma alan\u0131na ula\u015fm\u0131\u015f ve sonunda isim ve s\u0131fatlardan herhangi birisini kabul etmeyen herkes hakk\u0131nda kullan\u0131l\u0131r olmu\u015ftur. Bundan dolay\u0131 cehmiye, filozof, mutezile, e\u015f\u2019ariye, bat\u0131n\u00ee karmat\u00eeler gibi b\u00fct\u00fcn f\u0131rkalar\u0131 kapsayan bir isimdir.3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130\u015fte ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat s\u0131fatlar\u0131 nefyeden bu cehmiye ile y\u00fcce Allah\u2019\u0131 yaratt\u0131klar\u0131na benzeten ve O\u2019nu kullar\u0131n\u0131n misli gibi kabul eden, temsile sapan m\u00fc\u015febbihe aras\u0131nda vasatt\u0131rlar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah: &#8220;O\u2019nun benzeri hi\u00e7bir \u015fey yoktur&#8221; buyru\u011fu ile m\u00fc\u015febbihe\u2019nin kanaatlerini &#8220;ve O her\u015feyi i\u015fitendir, g\u00f6rendir&#8221; buyru\u011fu ile de Muattile\u2019nin kanaatlerini reddederek ayn\u0131 \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019de (e\u015f-\u015e\u00fbr\u00e2, 42\/11) her iki kesimin de kanaatlerini reddetmi\u015f olmaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hak ehli ise y\u00fcce Allah\u2019\u0131n s\u0131fatlar\u0131n\u0131 temsil s\u00f6zkonusu olmaks\u0131z\u0131n kabul edenler ve ta\u2019til s\u00f6zkonusu olmaks\u0131z\u0131n O\u2019nu yarat\u0131lm\u0131\u015flar\u0131na benzemekten tenzih eden kimselerdir. B\u00f6ylelikle hak ehli, her iki kesimde bulunan en g\u00fczel hususiyetleri kendisinde toplam\u0131\u015f olmaktad\u0131r. Yani hem tenzih, hem de s\u0131fatlar\u0131n isbat\u0131n\u0131 kabul etmektedir. Bununla birlikte hataya d\u00fc\u015f\u00fcp yanl\u0131\u015fl\u0131k yapt\u0131klar\u0131 ta\u2019til ve te\u015fbihi de terketmi\u015f bulunmaktad\u0131rlar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cebriye ve Kaderiye:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Onlar ayn\u0131 \u015fekilde y\u00fcce Allah\u2019\u0131n fiilleri hususunda da Cebriye<\/em>1<em>\u00a0ile Kaderiye <\/em>2<em>\u00a0[ile ba\u015fkalar\u0131 aras\u0131nda] <\/em>3<em>\u00a0vasatt\u0131rlar.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;&#8230;Onlar&#8230; vasatt\u0131rlar&#8230;&#8221; ifadelerine gelince, b\u00fcy\u00fck ilim adam\u0131 Muhammed b. Abdu\u2019l-Aziz b. Man\u00ee\u2019 bu ifadeler ile ilgili olarak \u015fu a\u00e7\u0131klamalar\u0131 yapmaktad\u0131r4 :<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kullar\u0131n Fiilleri:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u015eunu bil ki insanlar kullar\u0131n fiilleri hususunda farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015flere sahiptirler: Bu fiil Rabbin makd\u00fbru (kudretinin bir neticesi) midir? Yoksa kulun makduru mudur?<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-E\u015f\u2019ar\u00ee ve ona tabi olanlar \u015f\u00f6yle demi\u015flerdir: Makdura etki eden \u015fey kulun kudreti de\u011fil, Rabbin kudretidir. Mutezile\u2019nin \u00e7o\u011funlu\u011fu -ki bunlar kaderi kabul etmeyen Kaderiye\u2019dir- de \u015f\u00f6yle demi\u015flerdir: Y\u00fcce Rab kulun kudreti ile yapt\u0131\u011f\u0131 \u015feyin bizatihi kendisine kadir de\u011fildir. Acaba kulun g\u00fc\u00e7 yetirdi\u011fi \u015feyin benzerine kadir midir? hususunda da farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015flere sahibtirler. Ebu Ali, Ebu Ha\u015fim gibi Basra\u2019l\u0131lar bu soruya olumlu cevab verirlerken, el-Ka\u2019b\u00ee ile ona tabi olan Ba\u011fdat\u2019l\u0131lar bunu kabul etmezler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hak ehli ise \u015f\u00f6yle demi\u015flerdir: Kullar i\u015fledikleri fiilleriyle Allah\u2019a itaatk\u00e2r ya da isyank\u00e2r olurlar. Bunlar y\u00fcce Allah taraf\u0131ndan yarat\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r. \u015ean\u0131 y\u00fcce Allah b\u00fct\u00fcn mahlukat\u0131 tek ba\u015f\u0131na yarat\u0131r, O\u2019ndan ba\u015fka mahlukat\u0131n yarat\u0131c\u0131s\u0131 yoktur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buna g\u00f6re Cebriye kaderi kabul etmekte a\u015f\u0131r\u0131 gitmi\u015f ve kulun fiilini k\u00f6kten kabul etmemi\u015flerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kaderi reddeden Mutezile ise kullar\u0131n Allah ile birlikte yarat\u0131c\u0131 oldu\u011funu kabul etmi\u015flerdir. Bundan dolay\u0131 onlara bu \u00fcmmetin mecusileri denilmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah ehl-i s\u00fcnnet olan m\u00fc\u2019minleri kendi izniyle hak ile ilgili olarak ihtil\u00e2fa d\u00fc\u015ft\u00fckleri hususlarda hidayete iletmi\u015ftir. Allah diledi\u011fini dosdo\u011fru yola iletir. Ehl-i s\u00fcnnet \u015f\u00f6yle demi\u015flerdir: Kullar fiilleri i\u015fleyenlerdir. Kullar\u0131 da, fiillerini de yaratan Allah\u2019t\u0131r. Nitekim y\u00fcce Allah: &#8220;Halbuki sizi de, yap\u0131p ettiklerinizi de Allah yaratm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; <em>(es-S\u00e2ff\u00e2t, 37\/96)<\/em> diye buyurmaktad\u0131r.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Biz bu ifadeleri aynen nakletmi\u015f bulunuyoruz. \u00c7\u00fcnk\u00fc ger\u00e7ekten de kader ve kullar\u0131n fiilleri ile ilgili g\u00f6r\u00fc\u015f belirtmi\u015f mezheblerin \u00e7ok g\u00fczel bir \u00f6zeti mahiyetindedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M\u00fcrcie ve Va\u00eediye:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Allah\u2019\u0131n va\u00eedi (tehdidi) hususunda da M\u00fcrcie <\/em>1<em>\u00a0ile Kaderiye\u2019ye ve ba\u015fkalar\u0131na mensub Va\u00eediye 2\u00a0[aras\u0131nda] 3\u00a0d\u0131rlar.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Allah\u2019\u0131n va\u00eedi (azab tehdidi) hususunda&#8230;&#8221; s\u00f6zleri \u015fu demektir: Ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat va\u00eed (azab ile tehdit) hususunda da a\u015f\u0131r\u0131ya gidenler aras\u0131nda orta yolu temsil eden vasatt\u0131rlar. A\u015f\u0131r\u0131ya giden M\u00fcrcie \u015f\u00f6yle derler: Nas\u0131l ki k\u00fcf\u00fcr ile birlikte itaatin faydas\u0131 s\u00f6z konusu de\u011filse, iman ile birlikte g\u00fcnah\u0131n da hi\u00e7bir zarar\u0131 olmaz. Bunlar\u0131n iddialar\u0131na g\u00f6re iman sadece kalb ile tasdikten ibarettir. \u0130sterse dil ile bunu s\u00f6ylemese bile. Onlara irc\u00e2\u2019a nisbet edilerek bu isim verilmi\u015ftir. Bu da ertelemek, geriye b\u0131rakmak anlam\u0131ndad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar (bu g\u00f6r\u00fc\u015fleriyle) ameli imandan geri b\u0131rakm\u0131\u015f olmaktad\u0131rlar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu anlam\u0131yla irc\u00e2\u2019\u0131n ki\u015fiyi dinden \u00e7\u0131kartacak t\u00fcrden bir k\u00fcf\u00fcr oldu\u011funda \u015f\u00fcphe yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc iman i\u00e7in hem s\u00f6zle s\u00f6ylemek, hem kalbten inanmak, hem de azalarla amel etmek ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir \u015feydir. Bunlardan birisi olmayacak olursa, ki\u015fi m\u00fc\u2019min olamaz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ebu Hanife gibi Kufe\u2019lilerin \u00f6nder ilim adamlar\u0131 ile daha ba\u015fkalar\u0131na nisbet edilen M\u00fcrcie\u2019li\u011fe gelince, onlar \u015f\u00f6yle derler: Ameller imandan de\u011fildir. Ancak bununla birlikte onlar da ehl-i s\u00fcnnet gibi y\u00fcce Allah\u2019\u0131n b\u00fcy\u00fck g\u00fcnah i\u015fleyen kimselerden diledi\u011fi kimseleri cehennem ate\u015finde azabland\u0131raca\u011f\u0131n\u0131 kabul etmektedirler. Daha sonra y\u00fcce Allah \u015fefaat ve ba\u015fka bir yolla bu kimseleri cehennemden \u00e7\u0131kartacakt\u0131r. Ayr\u0131ca onlar da iman i\u00e7in dil ile s\u00f6ylemeyi ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz kabul ettikleri gibi, farz olan amellerin yerine getirilmesi gerekti\u011fini ve onlar\u0131 terkedenin yerilmeyi ve cezaland\u0131r\u0131lmay\u0131 haketti\u011fini de kabul ederler. B\u00f6yle bir irc\u00e2\u2019 asla k\u00fcf\u00fcr de\u011fildir. Her ne kadar sonradan ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f bat\u0131l bir s\u00f6z olsa dahi. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar amelleri iman\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kartm\u0131\u015f olmaktad\u0131rlar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Va\u00eediye\u2019ye gelince, bunlar aklen Allah\u2019\u0131n isyank\u00e2r kimseyi cezaland\u0131rmas\u0131 gerekti\u011fini kabul ederler. T\u0131pk\u0131 itaat eden kimseyi m\u00fck\u00e2fatland\u0131rmas\u0131 vacib oldu\u011fu gibi. Onlara g\u00f6re b\u00fcy\u00fck g\u00fcnah i\u015fleyip, tevbe etmeden \u00f6len kimseye Allah\u2019\u0131n ma\u011ffiret etmesi caiz de\u011fildir. Ancak mezhebleri b\u00e2t\u0131ld\u0131r, kitab ve s\u00fcnnete muhaliftir. Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Do\u011frusu Allah kendisine \u015firk ko\u015fulmas\u0131n\u0131 ma\u011ffiret etmez. Ondan ba\u015fkas\u0131n\u0131 da diledi\u011fine ba\u011f\u0131\u015flar.&#8221;\u00a0 <em>(en-Nis\u00e2, 4\/48 ve 116)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tevhid \u00fczere \u00f6len isyank\u00e2r kimselerin cehennem ate\u015finden \u00e7\u0131kart\u0131l\u0131p cennete gireceklerine dair hadisler ise pek \u00e7oktur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019in mezhebi i\u015fte M\u00fcrcie\u2019den olup vaidi (tehdidi) kabul etmeyenler ile vaidi gerekli g\u00f6ren Kaderiye mensublar\u0131 aras\u0131nda orta bir yoldur. Ehl-i s\u00fcnnete g\u00f6re b\u00fcy\u00fck g\u00fcnah i\u015fleyerek \u00f6len kimsenin durumu Allah\u2019a kalm\u0131\u015ft\u0131r. Dilerse onu cezaland\u0131r\u0131r, dilerse onu affeder. Az \u00f6nceki \u00e2yetin del\u00e2let etti\u011fi gibi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu g\u00fcnah\u0131 dolay\u0131s\u0131yla kulu cezaland\u0131racak olursa, elbetteki k\u00e2firler gibi orada ebedi kalmaz. Aksine cehennemden \u00e7\u0131kar ve cennete girer.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Harur\u00eeler:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;\u0130man[\u0131n isimleri] <\/em>1<em>\u00a0ve din hususunda ise Harur\u00eeler <\/em>2<em>\u00a0ile Mutezile <\/em>3<em>\u00a0aras\u0131nda ve M\u00fcrcie ile Cehmiye <\/em>4<em>\u00a0aras\u0131ndad\u0131rlar.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u0130man\u0131n&#8230; isimleri hususunda da&#8230;&#8221; ifadesine gelince: \u0130simler ve bu isimlerin h\u00fck\u00fcmleri meselesi \u0130slam tarihinde farkl\u0131 mezhebler aras\u0131nda anla\u015fmazl\u0131klar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 ilk meselelerdendir. Siyasi olaylar ile o d\u00f6nemlerde Ali ile Muaviye (r.anhuma) aras\u0131nda meydana gelen sava\u015flar ile bunlara ba\u011fl\u0131 olarak ortaya \u00e7\u0131kan H\u00e2ric\u00ee\u2019ler, R\u00e2f\u0131z\u00ee\u2019ler ve Kader\u00ee\u2019lerin bu anla\u015fmazl\u0131klarda pek b\u00fcy\u00fck etkisi olmu\u015ftur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u0130simler&#8221; ile burada kastedilen m\u00fc\u2019min, m\u00fcslim, k\u00e2fir, f\u00e2s\u0131k ve buna benzer dine ba\u011fl\u0131 olarak verilen isimlerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;H\u00fck\u00fcmler&#8221; ile kastedilen ise bu isimleri ta\u015f\u0131yan kimselerin d\u00fcnya ve \u00e2hirette tabi olmalar\u0131 gereken h\u00fck\u00fcmlerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Haric\u00eeler, Harur\u00eeler ve Mutezile kalbiyle tasdik edip, dili ile ikrar eden ve b\u00fct\u00fcn farzlar\u0131 yerine getirmekle birlikte b\u00fct\u00fcn g\u00fcnahlardan ka\u00e7\u0131nan kimseler d\u0131\u015f\u0131nda kimse iman ismine lay\u0131k de\u011fildir, derler. Onlara g\u00f6re b\u00fcy\u00fck g\u00fcnah i\u015fleyen (murtekib-i kebire)ye her iki kesimin ittifak\u0131 ile m\u00fc\u2019min ad\u0131 verilmez.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ancak b\u00f6yle bir kimseye k\u00e2fir ad\u0131 verilir mi, verilmez mi? hususunda farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015flere sahibtirler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hariciler b\u00f6yle bir kimseye k\u00e2fir derler. Kan\u0131n\u0131 ve mal\u0131n\u0131 hel\u00e2l kabul ederler. Bundan dolay\u0131 Ali, Muaviye ve onlarla birlikte olanlara k\u00e2fir demi\u015fler ve k\u00e2firlerin neleri helal oluyor ise bunlar\u0131n da ayn\u0131 durumda, sahib olduklar\u0131n\u0131n hel\u00e2l oldu\u011funu kabul etmi\u015flerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mutezile ise \u015f\u00f6yle demi\u015flerdir: B\u00fcy\u00fck g\u00fcnah i\u015fleyen kimse imandan \u00e7\u0131kar fakat k\u00fcfre girmez. O iki menzile aras\u0131ndaki bir yerdedir. Bu da Mutezile mezhebinin \u00fczerinde y\u00fckseldi\u011fi esaslardan birisidir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yine her iki kesim b\u00fcy\u00fck g\u00fcnah i\u015fleyerek tevbe etmedi\u011fi halde \u00f6len kimsenin ebedi olarak cehennemde kalaca\u011f\u0131n\u0131 ittifakla kabul etmi\u015flerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buna g\u00f6re bu iki f\u0131rka iki hususta birbirleriyle ittifak halindedirler:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- B\u00fcy\u00fck g\u00fcnah i\u015fleyen kimseye m\u00fc\u2019min ad\u0131n\u0131n verilemeyece\u011fi,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- K\u00e2firlerle birlikte cehennemde ebedi kalaca\u011f\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130ki hususta da birbirleriyle ihtilaf etmektedirler:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- B\u00f6yle birisine k\u00e2fir ad\u0131 verilmesi,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- Kan\u0131n\u0131n ve mal\u0131n\u0131n helal kabul edilmesi. Bu ise d\u00fcnyevi bir h\u00fck\u00fcmd\u00fcr.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M\u00fcrcie\u2019nin mezhebine dair a\u00e7\u0131klamalar daha \u00f6nceden ge\u00e7mi\u015f bulunmaktad\u0131r. Onlar\u0131n kanaatlerine g\u00f6re iman ile birlikte hi\u00e7bir g\u00fcnah\u0131n zarar\u0131 yoktur. Onlara g\u00f6re b\u00fcy\u00fck g\u00fcnah i\u015fleyen bir kimse iman-\u0131 kamil bir m\u00fc\u2019mindir ve cehenneme girmeyi haketmemi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019in mezhebi ise bu iki mezheb aras\u0131nda vasat bir mezhebdir. Onlara g\u00f6re b\u00fcy\u00fck g\u00fcnah i\u015fleyen bir kimse iman\u0131 eksik bir m\u00fc\u2019mindir. \u0130\u015fledi\u011fi masiyet kadar\u0131yla iman\u0131 eksilmi\u015ftir. Haricilerle Mutezile gibi, asla iman\u0131 yoktur, demezler. M\u00fcrcie ile Cehmiye gibi iman\u0131 k\u00e2mildir, de demezler. Onlara g\u00f6re b\u00f6yle birisinin \u00e2hiretteki h\u00fckm\u00fc \u015fudur: Y\u00fcce Allah do\u011frudan onu affedebilir ve ba\u015ftan onu cennete girdirebilir yahut ta masiyeti kadar\u0131yla onu azabland\u0131rabilir, sonra onu cehennemden \u00e7\u0131kart\u0131p -\u00f6nceden de belirtti\u011fimiz gibi- cennetine koyabilir. Bu h\u00fck\u00fcm de ayn\u0131 \u015fekilde b\u00f6yle birisinin ebedi olarak cehennemde kalaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyenler ile masiyeti dolay\u0131s\u0131yla herhangi bir cezay\u0131 haketmez, diyenlerin g\u00f6r\u00fc\u015fleri aras\u0131nda vasat bir h\u00fck\u00fcmd\u00fcr.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Raf\u0131z\u00eeler:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Ras\u00fblullah -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n ashab\u0131 hususunda da R\u00e2f\u0131z\u00eeler <\/em>1<em>\u00a0ile Hariciler <\/em>2<em>\u00a0[aras\u0131nda] <\/em>3<em>\u00a0aras\u0131nda yer al\u0131rlar.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Ras\u00fblullah\u2019\u0131n ashab\u0131 hususunda da&#8230;&#8221; s\u00f6zlerine gelince, bilindi\u011fi gibi R\u00e2f\u0131z\u00eeler -Allah m\u00fcstehaklar\u0131n\u0131 versin ashab <em>-radiyallahu anhum-<\/em>\u2019a dil uzat\u0131rlar, onlara lanet okurlar. Hatta onlar\u0131n baz\u0131lar\u0131n\u0131 ya da hepsini tekfir dahi ederler. Onlar\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011fu ise ashab\u0131n \u00e7o\u011funa ve halifelere dil uzatmakla, birlikte Ali ve onun \u00e7ocuklar\u0131 hususunda a\u015f\u0131r\u0131ya gider, onlar\u0131n il\u00e2hl\u0131klar\u0131na inan\u0131rlar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bunlar \u00f6nceleri yahudi olan, sonradan \u0130slam\u2019a girip, m\u00fcsl\u00fcmanlara ve \u0130slam\u2019a k\u00f6t\u00fcl\u00fck yapmak maksad\u0131n\u0131 g\u00fcden Abdullah b. Sebe\u2019in \u00f6nderli\u011finde Ali <em>-rad\u0131yallahu anh-<\/em>\u2019\u0131n hayat\u0131nda ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015flard\u0131r. Nitekim daha \u00f6nceden yahudiler de hristiyanl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 b\u00f6yle tuzaklar kurmu\u015f ve hristiyanl\u0131\u011f\u0131 ifsad etmi\u015flerdi. Ali <em>-rad\u0131yallahu anh-<\/em> bunlar\u0131 fitnelerin sonunu getirmek maksad\u0131 ile ate\u015f ile yakarak cezaland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Bu hususta onun \u015f\u00f6yle dedi\u011fi rivayet edilmi\u015ftir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Ben i\u015fin olduk\u00e7a m\u00fcnker (k\u00f6t\u00fc ve benzeri g\u00f6r\u00fclmedik) bir i\u015f oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcnce,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ate\u015fimi yakt\u0131m ve Kumber (kamber)\u2019i \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131m.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hariciler ise bu Raf\u0131z\u00eelerin z\u0131tt\u0131na Ali ile Muaviye\u2019yi onlarla birlikte bulunan ashab\u0131n k\u00e2fir oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015fler, onlarla sava\u015fm\u0131\u015flar, kan ve mallar\u0131n\u0131 hel\u00e2l kabul etmi\u015flerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ehl-i S\u00fcnnet Ve\u2019l-Cemaat\u2019in Ashaba Kar\u015f\u0131 Tutumu:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019e gelince, onlar da bir kesimin a\u015f\u0131r\u0131ya gitmesi ile \u00f6b\u00fcrlerinin kusurlu davranmas\u0131 aras\u0131nda vasat bir yoldad\u0131rlar. Y\u00fcce Allah peygamberlerinin ashab\u0131n\u0131n faziletini kabul etmek, onlar\u0131n iman, \u0130slam, ilim ve hikmet bak\u0131m\u0131ndan bu \u00fcmmetin en m\u00fckemmelleri oldu\u011funu s\u00f6ylemek hususunda hidayete iletmi\u015ftir. Ancak onlar hakk\u0131nda a\u015f\u0131r\u0131ya ka\u00e7mazlar. Onlar\u0131n masum (g\u00fcnahs\u0131z) olduklar\u0131na da inanmazlar. Aksine onlar\u0131n haklar\u0131n\u0131 yerine getirmi\u015fler, ge\u00e7mi\u015fteki b\u00fcy\u00fck i\u015fleri dolay\u0131s\u0131yla \u0130slam\u2019\u0131n zafere kavu\u015fmas\u0131 ve Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> ile birlikte cihad etmeleri hususundaki g\u00fczel s\u0131navlar\u0131 dolay\u0131s\u0131yla onlar\u0131 sevmi\u015flerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ar\u015f\u2019\u0131n \u00dczerine \u0130stiva Etmek S\u0131fat\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Daha \u00f6nce s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz Allah\u2019a ve Allah\u2019\u0131n kitab\u0131nda haber verdi\u011fi hususlara iman etmek ile ras\u00fbl\u00fcnden m\u00fctevatir olarak nakledilip, \u00fcmmetin selefinin icma ile kabul etti\u011fi \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n semavat\u0131n\u0131n \u00fczerinde, ar\u015f\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcnde, mahlukat\u0131na \u00e2l\u00ee <\/em>1<em>\u00a0y\u00fcce olu\u015funa iman etmek de s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz bu hususlar\u0131n kapsam\u0131 i\u00e7erisine girmektedir. O \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah nerede olursa olsunlar, kullar\u0131 ile birliktedir. Onlar\u0131n neler yapmakta olduklar\u0131n\u0131 bilir. Nitekim bu hususlar\u0131 \u015fu buyru\u011funda bir arada zikretmi\u015f bulunmaktad\u0131r:<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;O, g\u00f6kleri ve yeri alt\u0131 g\u00fcnde yaratan, sonra da ar\u015f \u00fcst\u00fcne istiv\u00e2 edendir. O yere gireni de, ondan \u00e7\u0131kan\u0131 da, g\u00f6kten ineni de, oraya y\u00fckseleni de bilir. Nerede olursan\u0131z O, sizinle beraberdir. Allah yapt\u0131klar\u0131n\u0131z\u0131 \u00e7ok iyi g\u00f6rendir.&#8221;\u00a0 (el-Hadid, 57\/4)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;O sizinle beraberdir&#8221; buyru\u011fu yarat\u0131lm\u0131\u015flar ile kar\u0131\u015f\u0131k ve i\u00e7i\u00e7edir demek de\u011fildir. Dil b\u00f6yle bir anlamay\u0131 gerektirmez. <\/em>2\u00a0<em>[Ayr\u0131ca bu \u00fcmmetin selefinin icma ile kabul etti\u011fine muhaliftir. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n mahlukat\u0131 \u00fczerinde yaratm\u0131\u015f oldu\u011fu f\u0131trada da ayk\u0131r\u0131d\u0131r.] <\/em>3\u00a0<em>Aksine (mesela) ay Allah\u2019\u0131n \u00e2yetlerinden ve yaratt\u0131klar\u0131n\u0131n en k\u00fc\u00e7\u00fcklerinden olan bir \u00e2yettir. O semada yerle\u015ftirilmi\u015ftir. Bununla birlikte o yolcu nereye giderse gitsin, onunla beraberdir, fakat ondan ba\u015fka bir \u015feydir.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>\u015ean\u0131 y\u00fcce Allah ar\u015f\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcndedir. Mahlukat\u0131n\u0131n \u00fczerinde rakib (g\u00f6zetleyici)dir. Onlar\u0131n \u00fczerinde egemendir ve onlara muttalidir&#8230; ve buna benzer O\u2019nun rububiyetinin di\u011fer hususiyetlerine de sahibtir.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n s\u00f6zkonusu etti\u011fi ar\u015f\u0131n\u0131n \u00fczerinde olmas\u0131, O\u2019nun bizimle birlikte olmas\u0131 gibi b\u00fct\u00fcn bu hususlar ger\u00e7ektir ve hakikati \u00fczeredir. Herhangi bir tahrife ihtiyac\u0131 yoktur. Bununla birlikte yalan zanlardan korunmas\u0131 gerekir. Mesela &#8220;g\u00f6kte&#8221; (el-M\u00fclk, 67\/7) buyru\u011funun zahiri kabul edilerek seman\u0131n onu g\u00f6lgeledi\u011fi yahut ta onu ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenemez. Bu ilim ve iman ehlinin icma\u0131 ile bat\u0131ld\u0131r. &#8220;\u015e\u00fcphesiz Allah\u2019\u0131n K\u00fcrs\u00eesi g\u00f6kleri ve yeri ku\u015fatm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; (el-Bakara, 2\/255) &#8220;\u0130zni ile olmas\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda Allah g\u00f6kleri ve yeri zeval bulmas\u0131nlar diye (F\u00e2\u0131\u0131r, 35\/42) ve semada yerin \u00fczerine d\u00fc\u015fmesin diye tutar. (el-Hacc, 22\/65); G\u00f6klerin ve yerin emri ile ayakta durmas\u0131 da O\u2019nun \u00e2yetlerindendir.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;S\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz&#8230; iman\u0131n kapsam\u0131na&#8230; da girmektedir&#8221; ifadeleriyle m\u00fcellif y\u00fcce Allah\u2019\u0131n uluvv (y\u00fccelik) ve ar\u015f\u0131 \u00fczerinde yaratt\u0131klar\u0131ndan ayr\u0131 olmak \u00fczere istiva etti\u011fini a\u00e7\u0131k\u00e7a s\u00f6z konusu etmektedir. Nitekim bu hususu y\u00fcce Allah Kitab-\u0131 Ker\u00eem\u2019inde b\u00f6ylece haber verdi\u011fi gibi, ras\u00fbl\u00fcnden gelen haberler de b\u00f6ylece m\u00fctevatir olarak gelmi\u015ftir. \u0130lim ve iman bak\u0131m\u0131ndan bu \u00fcmmetin en m\u00fckemmelleri olan selef de bu husus \u00fczerinde bu \u015fekilde icma etmi\u015flerdir. M\u00fcellif buradaki ifadeleriyle daha \u00f6nce bu hususta ge\u00e7mi\u015f a\u00e7\u0131klamalar\u0131 peki\u015ftirmekte ve bunlar\u0131 kabul etmeyen Cehmiye, Mutezile ile E\u015f\u2019ar\u00eeler\u2019 onlara tabi olanlara kar\u015f\u0131 tepkisini a\u011f\u0131rla\u015ft\u0131rmaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Daha sonra y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ar\u015f\u0131 \u00fczerinde istiva etmesinin, O\u2019nun yaratt\u0131\u011f\u0131 kullar\u0131 ile birlikte olup onlara yak\u0131n olmas\u0131na ayk\u0131r\u0131 d\u00fc\u015fmedi\u011fini a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc birlikte olu\u015fun anlam\u0131 maddi olarak hissedilen kar\u0131\u015f\u0131k ve birlikte olu\u015f ile yak\u0131nl\u0131k demek de\u011fildir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O buna semada bulunan ay\u2019\u0131 misal olarak vermektedir. Ay yolcularla ve ba\u015fkalar\u0131yla nerede olurlarsa olsunlar birliktedir. Bu birlikte olu\u015fu,\u00a0 onun g\u00f6r\u00fcnmesi ile \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n\u0131n ula\u015fmas\u0131 iledir. Ay\u2019a nisbetle b\u00f6yle bir \u015fey m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funa g\u00f6re -ki o Allah\u2019\u0131n yaratt\u0131klar\u0131n\u0131n k\u00fc\u00e7\u00fcklerindendir- acaba ilim ve kudreti ile kullar\u0131n\u0131 ku\u015fatm\u0131\u015f bulunan, her\u015feye tan\u0131k ve onlara muttali bulunan, s\u00f6zlerini i\u015fiten, durumlar\u0131n\u0131 g\u00f6ren, gizlediklerini ve f\u0131s\u0131lda\u015fmalar\u0131n\u0131 bilen, her\u015feyden haberdar ve latif olan hakk\u0131nda b\u00f6yle bir \u015fey caiz olmaz m\u0131? Semavat\u0131yla, arz\u0131 ile ar\u015ftan fer\u015fe kadar kainat\u0131n t\u00fcm\u00fc y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u00f6n\u00fcndedir. Bunlar\u0131n durumu adeta bizden herhangi birimizin elindeki yuvarlak bir ta\u015f gibidir.1\u00a0Acaba bu durumda olan kimsenin hakk\u0131nda: O, ar\u015f\u0131n\u0131n \u00fczerinde, kullar\u0131ndan ayr\u0131 ve kullar\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcnde olmakla birlikte yaratt\u0131klar\u0131yla birliktedir, denilmesi m\u00fcmk\u00fcn olmaz m\u0131?<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Elbetteki m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u015ean\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n y\u00fcceli\u011fine, kullar\u0131yla beraber olu\u015funa iman etmek gerekti\u011fi gibi; b\u00fct\u00fcn bunlar yanl\u0131\u015f anla\u015f\u0131lma s\u00f6zkonusu olmaks\u0131z\u0131n yahut do\u011fru olmayan anlamlara \u00e7ekilmeksizin ger\u00e7ek \u015fekliyle hakt\u0131r. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;<em>O sizinle beraberdir<\/em>&#8221; buyru\u011fundan Hul\u00fbliye2\u2019nin iddia etti\u011fi \u015fekilde kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131k ve i\u00e7i\u00e7e olu\u015f birlikteli\u011finin anla\u015f\u0131lmas\u0131 yahut ta &#8220;(O) <em>semadad\u0131r<\/em>&#8221; buyru\u011fundan seman\u0131n O\u2019nu ku\u015fatan ve O\u2019nu i\u00e7ine alan bir zarf oldu\u011fu manas\u0131n\u0131n \u00e7\u0131kart\u0131lmas\u0131, bu yanl\u0131\u015f yorum ve k\u00f6t\u00fc anlay\u0131\u015flara bir \u00f6rnektir. O\u2019nun k\u00fcrs\u00eesi b\u00fct\u00fcn g\u00f6kleri ve arz\u0131 ku\u015fatm\u0131\u015f iken b\u00f6yle bir anlay\u0131\u015f nas\u0131l do\u011fru olabilir! \u0130zni ile olmas\u0131 hali d\u0131\u015f\u0131nda semay\u0131 arz\u0131n \u00fczerine d\u00fc\u015fmesin diye tutan O iken, bu anlay\u0131\u015f nas\u0131l do\u011fru olabilir?<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Vehmedenlerin vehminin hakk\u0131nda do\u011fruya ula\u015famad\u0131\u011f\u0131, \u00e2lemlerin kavray\u0131\u015f\u0131n\u0131n kendisini idr\u00e2k edemedi\u011fi o y\u00fcce zat, her t\u00fcrl\u00fc eksiklikten m\u00fcnezzehtir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n Yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131 ve Birlikte Olu\u015fu (Maiyeti):<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yine bunun kapsam\u0131na y\u00fcce Allah\u2019\u0131n [yaratt\u0131klar\u0131na] <\/em>1<em>\u00a0yak\u0131n ve dualar\u0131n\u0131 kabul edici oldu\u011funa iman etmek de girer. Nitekim y\u00fcce Allah bu hususlar\u0131 \u015fu buyru\u011funda bir arada s\u00f6zkonusu etmektedir<\/em>: <em>&#8220;Kullar\u0131m sana Beni sorarlarsa, i\u015fte muhakkak ben pek yak\u0131n\u0131m&#8230;&#8221; (el-Bakara, 2\/186); &#8220;\u015e\u00fcphesiz sizin kendisine dua etti\u011finiz zat sizden herhangi birinize devesinin boynundan daha yak\u0131nd\u0131r.&#8221; <\/em>2<em>\u00a0Yine kitab ve s\u00fcnnette s\u00f6zkonusu edilmi\u015f O\u2019nun yak\u0131n ve birlikte olu\u015fu, ayr\u0131ca s\u00f6zkonusu edilen olan y\u00fcceli\u011fi ve yukarda olu\u015funa da ayk\u0131r\u0131 de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00fct\u00fcn s\u0131fatlar\u0131nda \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019a benzer bir \u015fey yoktur. O yak\u0131n olu\u015funda da y\u00fccedir, y\u00fcceli\u011finde de yak\u0131nd\u0131r.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Bunun (yani Allah\u2019a iman\u0131n) kapsam\u0131na&#8230; da girmektedir&#8221; s\u00f6zleri \u015fu demektir: Yani y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kendi zat\u0131n\u0131 nitelendirmi\u015f oldu\u011fu yak\u0131n ve dualar\u0131 kabul eden vasf\u0131na iman etmek gerekir. O, kendisine dua edenlere, yalvar\u0131p yakaranlara pek yak\u0131nd\u0131r. Dualar\u0131n\u0131 ve niyazlar\u0131n\u0131 i\u015fitir, diledi\u011fi zaman, diledi\u011fi \u015fekilde dualar\u0131n\u0131 kabul eder. O bak\u0131mdan y\u00fcce Allah ilim ve ihata (ku\u015fat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131) ile yak\u0131nd\u0131r. Nitekim \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Andolsun ki Biz insan\u0131 yaratt\u0131k. Nefsinin ona ne vesveseler vermekte oldu\u011funu da biliriz. Zaten Biz ona \u015fah damar\u0131ndan daha yak\u0131n\u0131z.&#8221;\u00a0 (Kaf, 50\/16) B\u00f6ylelikle kitab ve s\u00fcnnette s\u00f6zkonusu edilmi\u015f y\u00fcce Allah\u2019\u0131n yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131, beraberli\u011fi ile yine bunlarda s\u00f6zkonusu edilen O\u2019nun y\u00fcceli\u011fi ve yukarda olu\u015funu belirten buyruklar aras\u0131nda herhangi bir ayk\u0131r\u0131l\u0131\u011f\u0131n bulunmad\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f olmaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00fct\u00fcn bunlar \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019a yak\u0131\u015fan \u015fekilde Allah\u2019\u0131n s\u0131fatlar\u0131d\u0131r. Hi\u00e7 birisinde O\u2019nun benzeri hi\u00e7bir \u015fey yoktur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kur\u2019\u00e2n Allah\u2019\u0131n Kel\u00e2m\u0131d\u0131r:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Allah\u2019a ve kitablar\u0131na iman\u0131n kapsam\u0131 i\u00e7erisinde Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019in Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131 oldu\u011funa iman etmek de girmektedir. \u015e\u00f6yle ki: Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem Allah taraf\u0131ndan indirilmi\u015f olup, mahluk de\u011fildir. O\u2019ndan gelmi\u015ftir, O\u2019na gidecektir. Allah Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019i ger\u00e7ek anlam\u0131 ile konu\u015fmu\u015ftur. O\u2019nun Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019a indirmi\u015f oldu\u011fu bu Kur\u2019\u00e2n Allah\u2019\u0131n ger\u00e7ek manas\u0131yla kel\u00e2m\u0131d\u0131r, ba\u015fkas\u0131n\u0131n kel\u00e2m\u0131 de\u011fildir.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019in Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131n\u0131n nakledilmesi (hikayesi) yahut onun tabiri (ifadesi) oldu\u011funu s\u00f6ylemek caiz de\u011fildir. Aksine insanlar onu mushaflarda okuyup yahut yazd\u0131klar\u0131 takdirde, bu bile Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019in ger\u00e7ek anlam\u0131yla Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131 olmamas\u0131n\u0131 gerektirmez. \u00c7\u00fcnk\u00fc kel\u00e2m ger\u00e7ek anlam\u0131 ile onu ilk olarak s\u00f6yleyene izafe olunur. Onu tebli\u011f eden veya ula\u015ft\u0131ran olarak s\u00f6yleyen kimseye izafe olunmaz.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Harfleri ve manalar\u0131 ile o Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131d\u0131r. Manalar bir yana sadece harfler Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131d\u0131r denilemeyece\u011fi gibi, harfler bir yana sadece manalar Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131d\u0131r da denilmez.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Allah\u2019a ve kitablar\u0131na iman\u0131n&#8230; kapsam\u0131 i\u00e7erisindedir&#8221; s\u00f6zleriyle musann\u0131f Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131n Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131 oldu\u011funa iman etmeyi, Allah\u2019a iman\u0131n kapsam\u0131 i\u00e7erisine sokmaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc kel\u00e2m Allah\u2019\u0131n s\u0131fatlar\u0131ndand\u0131r. Bu s\u0131fata iman etmeksizin, Allah\u2019a iman tamam olmaz. Zira kel\u00e2m ancak kel\u00e2m (s\u00f6z) s\u00f6yleyenin s\u0131fat\u0131d\u0131r. \u015ean\u0131 y\u00fcce Allah ise diledi\u011fi zaman diledi\u011fi \u015feyleri s\u00f6ylemek \u00fczere m\u00fctekellim olmak vasf\u0131na sahibtir. O ezelden beri b\u00f6yledir ve b\u00f6yle kalmaya devam edecektir. Yani t\u00fcr olarak onun kel\u00e2m s\u00f6ylemesi kadimdir. Her ne kadar bu kel\u00e2m\u0131n birimleri hala hikmetine uygun olarak peyderpey ortaya \u00e7\u0131ksa dahi t\u00fcr olarak O\u2019nun kel\u00e2m\u0131 kad\u00eemdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Daha \u00f6nce \u015f\u00f6yle demi\u015ftik: Kur\u2019\u00e2n Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131d\u0131r&#8221; s\u00f6z\u00fcndeki izafe, s\u0131fat\u0131n mevsufa izafet edilmesi kabilindendir. Bu ise Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019in y\u00fcce Rabbimizin s\u0131fat\u0131 oldu\u011fu ve laf\u0131z ve manalar\u0131yla kendi sesi ile ger\u00e7ek anlam\u0131yla onu s\u00f6yledi\u011fi manas\u0131na gelmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mutezile mezhebine mensup olanlardan Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019in mahluk oldu\u011fu iddias\u0131nda bulunan kimseler y\u00fcce Allah\u2019a \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir iftirada bulunmu\u015f olurlar. Bir s\u0131fat olarak Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m s\u0131fat\u0131n\u0131 kabul etmemi\u015f ve bunu yarat\u0131lm\u0131\u015f\u0131n bir s\u0131fat\u0131 olarak kabul etmi\u015ftir. Ayn\u0131 \u015fekilde b\u00f6yle bir kimse dile kar\u015f\u0131 da bir su\u00e7 i\u015flemi\u015f olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc dilde, hi\u00e7bir kimse s\u00f6z\u00fc yaratan ki\u015fi anlam\u0131nda bir m\u00fctekellim (s\u00f6z s\u00f6yleyen)\u2019in varl\u0131\u011f\u0131 yoktur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Elimizde var olan Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019in K\u00fclla\u2019biye\u2019nin dedi\u011fi gibi Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131n\u0131n hik\u00e2yesi yahut E\u015f\u2019ar\u00eelerin s\u00f6yledikleri gibi, o kel\u00e2m\u0131n bir ibaresidir, iddias\u0131nda bulunan kimse ise Mutezile\u2019nin bu hususta s\u00f6ylediklerinin yar\u0131s\u0131n\u0131 s\u00f6ylemi\u015f olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu ki\u015fi laf\u0131z ile manay\u0131 birbirinden ay\u0131rm\u0131\u015f olmakta, laf\u0131zlar\u0131 mahluk, manalar\u0131 ise kadim s\u0131fattan ibaret olarak kabul etmi\u015f olur. Yine b\u00f6yle bir kimse kelimeden ibaret olan l\u00e2h\u00fbt\u2019un \u0130sa <em>-aleyhissel\u00e2m-<\/em>\u2019\u0131n cesedi demek olan n\u00e2s\u00fbt\u2019a hul\u00fbl etti\u011fini s\u00f6yleyen hristiyanlar\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015flerine benzer bir iddiada bulunmu\u015f olur. Zira o, kadim s\u0131fattan ibaret olan manalar\u0131n bu yarat\u0131lm\u0131\u015f s\u0131fatlara hulul etti\u011fini s\u00f6ylemi\u015f olmakta, b\u00f6ylelikle laf\u0131zlar\u0131 bu manalar\u0131n n\u00e2s\u00fbt\u2019u olarak de\u011ferlendirmi\u015f olmaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem ne durumda olursa olsun Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131d\u0131r. Biz mushaflara onu yazsak yahut dillerle onu okusak dahi, Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131 olmaktan \u00e7\u0131kmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc kel\u00e2m -musann\u0131f\u0131n da belirtti\u011fi gibi- onu ilk olarak s\u00f6yleyene izafe edilir. Onu ba\u015fkas\u0131na tebli\u011f etmek yahut ta ula\u015ft\u0131rmak maksad\u0131yla s\u00f6yleyene izafe edilmez.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Selef-i s\u00e2lih\u00een s\u00f6yledi\u011fi: &#8220;O (Kur\u2019\u00e2n) O\u2019ndan gelmi\u015ftir, O\u2019na d\u00f6necektir&#8221; s\u00f6zlerine gelince, buradaki geli\u015f, &#8220;el-bed\u2019: ba\u015flamak&#8221;dan t\u00fcremektedir. Yani ilk olarak onu kel\u00e2m olarak s\u00f6yleyen y\u00fcce Allah\u2019t\u0131r, ba\u015fkas\u0131ndan ba\u015flam\u0131\u015f ve sad\u0131r olmu\u015f de\u011fildir. Ayr\u0131ca bunun k\u00f6k\u00fcn\u00fcn ortaya \u00e7\u0131kmak (zuhur) anlam\u0131nda: &#8220;el-buduv&#8221;den gelmi\u015f olma ihtimali de vard\u0131r. Yani onu s\u00f6yleyen ve kendisinden ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 zat O\u2019dur, ba\u015fkas\u0131ndan ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f de\u011fildir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Ona d\u00f6ner&#8221; ifadesinin anlam\u0131 da vas\u0131f itibariyle O\u2019na raci olur, demektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Kur\u2019\u00e2n onun ile kaim olan O\u2019nun bir s\u0131fat\u0131d\u0131r. \u015e\u00f6yle de denilmi\u015ftir: Manas\u0131 -mushaf\u2019lardan ve haf\u0131zalardan kald\u0131r\u0131laca\u011f\u0131 vakit- \u00e2hir zamanda O\u2019na d\u00f6necektir. Nitekim k\u0131yametin al\u00e2metleri aras\u0131nda b\u00f6ylece s\u00f6zkonusu edilmi\u015ftir.1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019in Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131 oldu\u011funa iman etmenin kitablara iman\u0131n kapsam\u0131 i\u00e7erisinde oldu\u011funa inanmaya gelince, bunlara sahih olarak iman etmek, kulun bu kitablar\u0131 laf\u0131z ve manalar\u0131yla Allah\u2019\u0131n s\u00f6ylemi\u015f oldu\u011funa iman etmesini gerektirmektedir: Bu kitablar\u0131n hepsi O\u2019nun kel\u00e2m\u0131d\u0131r, ba\u015fkas\u0131n\u0131n kel\u00e2m\u0131 de\u011fildir. \u0130branice Tevrat\u2019\u0131 konu\u015fan, S\u00fcryanice \u0130ncil\u2019i, apa\u00e7\u0131k bir Arap\u00e7a ile de Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019i konu\u015fan O\u2019dur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Yine Allah\u2019a, kitablar\u0131na, meleklerine ve ras\u00fbllerine iman ile ilgili olarak yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z a\u00e7\u0131klamalar\u0131n kapsam\u0131 i\u00e7erisine \u015funlar da girmektedir: M\u00fc\u2019minler k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde Rablerini g\u00f6zleri ile g\u00f6receklerdir. T\u0131pk\u0131 bulutun olmad\u0131\u011f\u0131, havan\u0131n a\u00e7\u0131k oldu\u011fu bir zamanda g\u00fcne\u015fi g\u00f6rd\u00fckleri gibi ve t\u0131pk\u0131 ond\u00f6rd\u00fcnde ay\u2019\u0131 herhangi bir s\u0131k\u0131nt\u0131 \u00e7ekmeksizin (ya da birbirleri \u00fczerine \u00e7\u0131kmak gere\u011fini duymadan yahut izdiham olmaks\u0131z\u0131n) g\u00f6rd\u00fckleri gibi g\u00f6receklerdir.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131 k\u0131yamet aras\u00e2t\u2019\u0131nda bulunduklar\u0131 s\u0131rada g\u00f6recekleri gibi, cennete girmelerinden sonra da -y\u00fcce Allah\u2019\u0131n diledi\u011fi \u015fekilde- Allah\u2019\u0131 g\u00f6receklerdir.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Aras\u00e2t\u2019ta Bulunanlar\u0131n Rablerini G\u00f6rmeleri:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Yine&#8230; s\u00f6zkonusu etti\u011fimiz&#8230;in kapsam\u0131na girmektedir.&#8221; ifadelerine gelince, \u00e2yetlerin ve sarih hadislerin a\u00e7\u0131k\u00e7a del\u00e2let etti\u011fi \u015fekilde m\u00fc\u2019minlerin cennette Rablerini g\u00f6receklerine dair a\u00e7\u0131klamalar, daha \u00f6nceden ge\u00e7mi\u015f bulunmaktad\u0131r. Buna dair o s\u00f6zleri yeniden tekrarlamaya ihtiya\u00e7 yoktur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eu kadar var ki musann\u0131f\u2019\u0131n: &#8220;Onlar y\u00fcce Allah\u2019\u0131 k\u0131yametin aras\u00e2t\u2019\u0131nda bulunduklar\u0131 s\u0131rada g\u00f6receklerdir&#8221; ifadesi bu g\u00f6rmenin sadece m\u00fc\u2019minlere has olaca\u011f\u0131 izlenimini verebilir. Ancak ger\u00e7ek \u015fudur ki bu, aras\u00e2t\u2019ta bulunacaklar\u0131n t\u00fcm\u00fc i\u00e7in genel bir g\u00f6rmedir. Y\u00fcce Rabbimiz insanlar aras\u0131nda ay\u0131rdedici h\u00fckm\u00fcn\u00fc vermek \u00fczere gelece\u011fi vakit ger\u00e7ekle\u015fecektir.1\u00a0Nitekim y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u015fu buyru\u011fu da buna del\u00e2let etmektedir:<em>&#8220;Onlar buluttan g\u00f6lgeler i\u00e7inde Allah\u2019\u0131n ve meleklerin kendilerine gelivermesinden&#8230; ba\u015fkas\u0131n\u0131 m\u0131 bekliyorlar?&#8221;<\/em> (el-Bakara, 2\/210)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Aras\u00e2t, arasa\u2019n\u0131n \u00e7o\u011fulu olup, \u00fczerinde bina bulunmayan geni\u015f herbir yer demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kabir Fitnesi (Suali) ve Azab\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n \u00f6l\u00fcmden sonra olaca\u011f\u0131na dair haber verdi\u011fi b\u00fct\u00fcn hususlara iman etmek de \u00e2hirete iman\u0131n kapsam\u0131 i\u00e7erisindedir. O bak\u0131mdan m\u00fc\u2019minler kabir fitnesine (sualine) kabir azab ve nimetine de inan\u0131rlar.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Kabir fitnesine gelince, insanlar kabirlerinde s\u0131nan\u0131rlar. Ki\u015fiye: Rabbin kim? Dinin ne? Peygamberin kim? Diye sorulur.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Y\u00fcce Allah iman edenlere d\u00fcnya hayat\u0131nda da, ahiret hayat\u0131nda da sabit (sa\u011flam) s\u00f6z \u00fczerinde sebat verir. O bak\u0131mdan m\u00fc\u2019min Rabbim Allah\u2019t\u0131r. \u0130slam dinimdir. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- de peygamberimdir, diye cevab verir.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>\u015e\u00fcphe i\u00e7erisinde olan \u015fah\u0131s ise: &#8220;H\u0131, h\u0131 bilmiyorum. Ben insanlar\u0131n bir\u015feyler s\u00f6ylediklerini duymu\u015ftum, onu s\u00f6yledim, der. Bunun \u00fczerine demirden bir balyoz ile vurulur. \u00d6yle bir feryat basar ki insan d\u0131\u015f\u0131nda her\u015fey o feryad\u0131n\u0131 duyar ve e\u011fer insan o feryad\u0131 duyacak olsa, mutlaka bay\u0131l\u0131r.<\/em>1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Bu sorgulamadan sonra ya nimet vard\u0131r ya da azab. Bu da b\u00fcy\u00fck k\u0131yametin kopaca\u011f\u0131 vakte kadar devam eder. \u0130\u015fte o vakitte de ruhlar cesetlere geri d\u00f6nd\u00fcr\u00fcl\u00fcr.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;&#8230;\u00c2hirete iman\u0131n kapsam\u0131 i\u00e7erisindedir&#8230;&#8221; yani \u00e2hirete iman etmek iman\u0131n \u00fczerinde y\u00fckseldi\u011fi alt\u0131 temelden birisi oldu\u011funa g\u00f6re \u00e2hiret g\u00fcn\u00fcne tam ve eksiksiz olarak iman, ancak kulun Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n haber vermi\u015f oldu\u011fu \u00f6l\u00fcmden sonra ger\u00e7ekle\u015fecek olan gayb\u00ee hususlar\u0131n tamam\u0131na iman etmekle ger\u00e7ekle\u015febilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu husustaki \u00f6l\u00e7\u00fc \u015fudur: Bunlar olmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn i\u015flerdir. Do\u011fru s\u00f6zl\u00fc o y\u00fcce Peygamber -Allah\u2019\u0131n sal\u00e2t ve sel\u00e2mlar\u0131 onun ve \u00e2linin \u00fczerine olsun- bunlar\u0131 haber vermi\u015ftir. Do\u011fru s\u00f6zl\u00fc peygamberin ger\u00e7ekle\u015fece\u011fini haber verdi\u011fi m\u00fcmk\u00fcn olan herbir hususa ise onun haber verdi\u011fi \u015fekilde meydana gelece\u011fine iman etmek gerekir. B\u00fct\u00fcn bu hususlar ise ancak ras\u00fbl\u00fcn verdi\u011fi haberden \u00f6\u011frenilebilir. Ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019de b\u00fct\u00fcn bunlara iman ederler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Haktan uzakla\u015f\u0131p kayan filozof ve Mutezil\u00eelere gelince, bunlar kabir suali, kabrin nimeti, azab\u0131, s\u0131rat, mizan ve buna benzer hususlar\u0131 ink\u00e2r ederler. Bu husustaki iddialar\u0131 ise bunlar\u0131n ak\u0131l ile sabit olmad\u0131klar\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlara g\u00f6re ak\u0131l, onun yolu ile olmaks\u0131z\u0131n iman\u0131n caiz olamayaca\u011f\u0131 birinci derecede h\u00fck\u00fcm koyucudur. Onlar bu hususta varid olmu\u015f hadislerin de ayr\u0131ca bunlar\u0131n itikad hususlar\u0131nda kabul edilmeyecek t\u00fcrden olan \u00e2h\u00e2d hadisler olduklar\u0131n\u0131 iddia etmeleridir. Bu husustaki \u00e2yetlere gelince, onlar bu \u00e2yet-i ker\u00eemeleri ger\u00e7ek manalar\u0131ndan uzakla\u015ft\u0131racak \u015fekilde te\u2019vil ederler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kabir Fitnesi (Suali):<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Kabir fitnesi&#8221; tamlamas\u0131nda ki izafet terkibi &#8220;de&#8221; anlam\u0131ndad\u0131r. Kabirde meydana gelecek olan fitneye (sorgulamaya) iman etmek gerekir, demektir. Fitne asl\u0131nda alt\u0131n ve benzeri madenleri yabanc\u0131 unsurlardan ve kirlerden ar\u0131nmas\u0131 i\u00e7in ate\u015fe koymakt\u0131r. Daha sonralar\u0131 bu fitne deneme ve s\u0131nama anlam\u0131nda kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kabir Azab\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kabir azab\u0131 ve nimetine gelince, buna y\u00fcce Allah\u2019\u0131n Firavun hakk\u0131ndaki \u015fu buyru\u011fu del\u00e2let etmektedir:<em>&#8220;Ate\u015ftir o, onlar sabah ak\u015fam ona arzolunurlar.&#8221;<\/em>\u00a0 (el-Mu\u2019min, 40\/46) Nuh <em>-aleyhissel\u00e2m-<\/em> kavmi hakk\u0131ndaki y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u015fu buyru\u011fu da buna delildir:<em>&#8220;Onlar da g\u00fcnahlar\u0131ndan dolay\u0131 suda bo\u011fuldular. Ard\u0131ndan ate\u015fe at\u0131ld\u0131lar&#8230;&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(Nuh, 71\/25)<\/em> Ayr\u0131ca Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> de \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8220;Kabir ya cennet bah\u00e7elerinden bir bah\u00e7edir yahut cehennem \u00e7ukurlar\u0131ndan bir \u00e7ukurdur.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>K\u0131yametin Kopaca\u011f\u0131na \u0130man Etmek:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kitab\u0131nda ve ras\u00fbl\u00fc vas\u0131tas\u0131 ile haber vermi\u015f oldu\u011fu, m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n da icma ile kabul ettikleri k\u0131yamet kopacakt\u0131r.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>\u0130nsanlar kabirlerinden \u00e2lemlerin Rabbinin huzuruna gelmek \u00fczere \u00e7\u0131plak ayakl\u0131, elbisesiz ve s\u00fcnnetsiz olarak kalkacaklar. G\u00fcne\u015f onlara olduk\u00e7a yakla\u015facak ve terden adeta gemlenmi\u015f gibi olacaklard\u0131r.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Teraziler kurulacak ve bu terazilerde kullar\u0131n amelleri tart\u0131lacakt\u0131r.&#8221;Kimlerin tart\u0131lar\u0131 a\u011f\u0131r gelirse, i\u015fte onlar kurtulu\u015fa erenlerin ta kendileridir. Kimlerin de tart\u0131lar\u0131 hafif gelirse, i\u015fte onlar kendilerine zarar verenlerdir. Cehennemde ebedi kal\u0131c\u0131d\u0131rlar.&#8221;\u00a0 (el-Mu\u2019minun, 23\/102-103)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Divanlar yani amel sahifeleri yay\u0131lacakt\u0131r. Kimisi kitab\u0131n\u0131 sa\u011f\u0131ndan, kimisi solundan yahut arka taraf\u0131ndan alacakt\u0131r. Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Her insan\u0131n amelini kendi boynuna ayr\u0131lmayacak \u015fekilde dolad\u0131k. K\u0131yamet g\u00fcn\u00fc de onu yay\u0131lm\u0131\u015f bir halde kar\u015f\u0131s\u0131nda bulaca\u011f\u0131 bir kitab \u00e7\u0131kar\u0131r\u0131z: Oku kitab\u0131n\u0131 bug\u00fcn kendine kar\u015f\u0131 iyi hesablay\u0131c\u0131 olarak kendin yetersin (denir.)&#8221;\u00a0 (el-\u0130sra, 17\/13-14)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;K\u0131yamet&#8230; kopacakt\u0131r&#8221; ifadeleri ile kastedilen b\u00fcy\u00fck k\u0131yamettir. Buradaki &#8220;b\u00fcy\u00fck&#8221; vasf\u0131 tahsis i\u00e7indir. Bu s\u0131fat ile herkesin \u00f6l\u00fcm\u00fc ile birlikte meydana gelen &#8220;k\u00fc\u00e7\u00fck k\u0131yamet&#8221; d\u0131\u015farda b\u0131rak\u0131lmak istenir. Nitekim haberde: &#8220;Kim \u00f6l\u00fcrse onun da k\u0131yameti kopmu\u015f demektir.&#8221;1\u00a0denilmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u00fbr\u2019a \u00dcf\u00fcr\u00fclmesi:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah bu d\u00fcnyan\u0131n sona ermesine h\u00fck\u00fcm verecek olursa, \u0130sraf\u00eel <em>-aleyhissel\u00e2m-<\/em>\u2019a S\u00fbr\u2019a birinci defa \u00fcf\u00fcrmesini emredecektir. O vakit g\u00f6klerde bulunanlar ile yerde bulunanlar\u0131n hepsi -Allah\u2019\u0131n diledikleri m\u00fcstesn\u00e2- bayg\u0131n d\u00fc\u015feceklerdir. Yery\u00fcz\u00fc de d\u00fcmd\u00fcz bir alan haline d\u00f6n\u00fc\u015fecek, da\u011flar darmada\u011f\u0131n ve yumu\u015fac\u0131k kum tepeleri haline d\u00f6n\u00fc\u015fecektir. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kitab\u0131nda haber vermi\u015f oldu\u011fu her\u015fey meydana gelecektir. \u00d6zellikle de et-Tekv\u00eer ve el-\u0130nfit\u00e2r surelerinde haber verdikleri. \u0130\u015fte bu, d\u00fcnya g\u00fcnlerinin sonuncusudur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Daha sonra y\u00fcce Allah semaya emir verecek, sema da k\u0131rk g\u00fcn s\u00fcreyle erkeklerin menilerini and\u0131ran bir ya\u011fmur ya\u011fd\u0131racakt\u0131r. O ya\u011fmur sonunda insanlar kabirlerinden &#8220;acbu\u2019z-zeneb&#8221; denilen k\u00fc\u00e7\u00fck par\u00e7ac\u0131ktan ekin gibi bitip yeti\u015feceklerdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00c2demo\u011flu b\u00fct\u00fcn\u00fc ile \u00e7\u00fcr\u00fcd\u00fc\u011f\u00fc halde acbu\u2019z-zeneb \u00e7\u00fcr\u00fcmez.1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Nihayet onlar\u0131n yarat\u0131lmalar\u0131 ve yap\u0131lar\u0131n\u0131n terkibi tamamlanaca\u011f\u0131nda y\u00fcce Allah \u0130srafil\u2019e Sur\u2019a ikinci defa \u00fcf\u00fcrmesini emredecektir. Bunun \u00fczerine insanlar da kabirlerinden canl\u0131 olarak kalkacaklar. O vakit k\u00e2firler ile m\u00fcnaf\u0131klar: <em>&#8220;Vay bize! Yatt\u0131\u011f\u0131m\u0131z yerden kim kald\u0131rd\u0131 bizi?&#8221; diyecekler, m\u00fc\u2019minler de: &#8220;Bu Rahman\u2019\u0131n vaadetti\u011fidir. Peygamberleri de do\u011fru s\u00f6ylemi\u015flerdir.&#8221;<\/em> <em>(Y\u00e2s\u00een, 36\/52)<\/em> diyeceklerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ha\u015fr:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sonra melekler onlar\u0131 ayakkab\u0131s\u0131z, \u00e7\u0131plak ayakl\u0131, elbisesiz, \u00e7\u0131plak olarak ve s\u00fcnnetsiz olarak Mevk\u0131f diye bilinen duracaklar\u0131 yere ha\u015fredecektir (toplanmalar\u0131n\u0131 sa\u011flayacaklard\u0131r.)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>K\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde kendisine elbise giydirilecek ilk ki\u015fi hadis-i \u015ferif\u2019te de belirtildi\u011fi gibi \u0130brahim <em>-aleyhissel\u00e2m-<\/em>\u2019d\u0131r.2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mevk\u0131f (denilen hesab i\u00e7in durulacak yer)\u2019de g\u00fcne\u015f insanlar\u0131n ba\u015f\u0131na do\u011fru olduk\u00e7a yakla\u015facak, ter her taraflar\u0131ndan bo\u015fanacak. Kimisi topuklar\u0131na kadar, kimisi diz kapaklar\u0131na kadar, kimisi g\u00f6\u011fs\u00fcne kadar, kimisi de g\u0131rtla\u011f\u0131na kadar tere g\u00f6m\u00fclecek, herkes ameline g\u00f6re. Bir tak\u0131m kimseler de y\u00fcce Allah\u2019\u0131n g\u00f6lgesinde bulunacak.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130\u015fleri zorla\u015f\u0131p, s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fcyece\u011fi bir s\u0131rada ras\u00fbllerin ve peygamberlerin i\u00e7inde bulunduklar\u0131 halden kendilerini kurtarmas\u0131 i\u00e7in Allah\u2019a \u015fefaat etmelerini isteyecekler. Herbir ras\u00fbl onlar\u0131 kendisinden sonraki di\u011ferine g\u00f6nderecek ve sonunda peygamberimize gelecekler. O da: &#8220;Bu benim i\u015fim&#8221; deyip, onlara \u015fefaat edecek ve aralar\u0131nda ay\u0131rdedici h\u00fck\u00fcm verilmek \u00fczere gidecekler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Terazilerin Kurulmas\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130\u015fte orada teraziler kurulacak ve bunlarla kullar\u0131n amelleri tart\u0131lacak. Bu teraziler ger\u00e7ek anlamda terazidir. Herbir terazinin bir dili ve iki kefesi bulunacakt\u0131r. Y\u00fcce Allah araz olan kullar\u0131n amellerini, a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131 bulunan cisimlere d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrecektir. Hasen\u00e2t bir kefeye, seyyi\u00e2t bir di\u011fer kefeye konacakt\u0131r. Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;K\u0131yamet g\u00fcn\u00fcne has adalet terazilerini koyar\u0131z. Kimseye en ufak bir zul\u00fcm yap\u0131lmaz. Bir hardal tanesi a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131nca olsa bile biz onu getiririz. Hesaba \u00e7ekenler olarak Biz yeteriz.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-Enbiya, 21\/47)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sonra amel sahifeleri ile ayn\u0131 \u015fey olan divanlar yay\u0131lacakt\u0131r. Kitab\u0131 sa\u011f taraf\u0131ndan verilecek olan kolay bir \u015fekilde hesaba \u00e7ekilecek ve yak\u0131nlar\u0131n\u0131n yan\u0131na sevin\u00e7le geri d\u00f6necektir. Kitab\u0131 sol taraf\u0131ndan yahut arka taraf\u0131ndan verilen kimse ise1\u00a0helak olmay\u0131 temenni edecek ve cehenneme at\u0131lacak, ke\u015fke bana kitab\u0131m verilmeseydi, ke\u015fke hesab\u0131m\u0131n ne oldu\u011funu bilmeseydim, diyecektir. Y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;Kitab konmu\u015f olacak, g\u00fcnahk\u00e2rlar\u0131 onun i\u00e7indekilerinden korkuya kap\u0131lm\u0131\u015f g\u00f6receksin. Vay bizim halimize! Bu kitaba ne olmu\u015f? K\u00fc\u00e7\u00fck b\u00fcy\u00fck hi\u00e7bir \u015fey b\u0131rakmay\u0131p, say\u0131p d\u00f6km\u00fc\u015f diyecekler. Onlar i\u015flediklerini de haz\u0131r bulacaklard\u0131r. Rabbin kimseye zulmetmez.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-Kehf, 18\/49)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;Her insan\u0131n amelini kendi boynuna ayr\u0131lmayacak \u015fekilde dolad\u0131k&#8230;&#8221; buyru\u011fu hakk\u0131nda da R\u00e2\u011f\u0131b \u015f\u00f6yle demektedir: &#8220;Bu insan\u0131n kendisinden ayr\u0131l\u0131p, giden hay\u0131r ve \u015fer t\u00fcr\u00fcnden amelini ifade etmektedir.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eu kadar var ki, zahir olan buradaki t\u00e2ir (mealdeki; amel)\u2019den kas\u0131t d\u00fcnyadaki hali ile d\u00fcnyada onun i\u00e7in yaz\u0131lm\u0131\u015f bulunan r\u0131z\u0131k ve amel demektir.3\u00a0Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: <em>&#8220;Onlar\u0131n kitabtan nasibleri neyse kendilerine eri\u015fecektir.&#8221;<\/em> <em>(el-A\u2019raf, 7\/37)<\/em> Maksat, onlar\u0131n haklar\u0131nda kitabta yaz\u0131lanlar kendilerine eri\u015fecektir, \u015feklindedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hesaba \u0130man:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Allah (m\u00fckellef) mahlukat\u0131 hesaba \u00e7ekecektir. M\u00fc\u2019min kulu ile ba\u015fba\u015fa kalacak ve kitab ve s\u00fcnnette belirtildi\u011fi \u015fekliyle g\u00fcnahlar\u0131n\u0131 ona tek tek s\u00f6yletecektir.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>K\u00e2firlere gelince; onlar iyilikleri ve k\u00f6t\u00fcl\u00fckleri tart\u0131lacak kimseler gibi hesaba \u00e7ekilmeyeceklerdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar\u0131n iyilikleri yoktur. Ancak amelleri say\u0131l\u0131p, tesbit edilecek ve amellerinden haberdar edilecekler, onlar\u0131 yapt\u0131klar\u0131 kendilerine s\u00f6yletilecektir [ve bu amelleri dolay\u0131s\u0131yla rezil edileceklerdir.] <\/em>1<em>&#8220;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Allah (m\u00fckellef) mahlukat\u0131 hesaba \u00e7ekecektir&#8230;&#8221; diye s\u00f6z\u00fc edilen hesaba \u00e7ekmekten kas\u0131t d\u00fcnyada iken i\u015flemi\u015f olduklar\u0131 Allah\u2019\u0131n tesbit edip kendilerinin ise unutmu\u015f olduklar\u0131 ve \u00f6nden g\u00f6nderdikleri hay\u0131r ve \u015ferrin kendilerine hat\u0131rlat\u0131l\u0131p yapt\u0131klar\u0131n\u0131n kendilerine bildirilmesidir. Y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;Nihayet d\u00f6n\u00fc\u015fleri yaln\u0131z Rablerinedir. O da kendilerine yapt\u0131klar\u0131n\u0131 haber verecektir.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-En\u2019\u00e2m, 6\/108)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sahih hadiste belirtildi\u011fine g\u00f6re: &#8220;\u0130nceden inceye hesaba \u00e7ekilen kimseye azab edilir.&#8221; Bunun \u00fczerine Ai\u015fe <em>-Rad\u0131yallahu anh-<\/em> dedi ki: Ey Allah\u2019\u0131n Ras\u00fblu y\u00fcce Allah: <em>&#8220;O kolay bir hesab ile hesaba \u00e7ekilecek.&#8221;<\/em> <em>(el-\u0130n\u015fikak, 84\/8) <\/em>diye buyurmuyor mu? Bunun \u00fczerine Ras\u00fblullah <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> \u015f\u00f6yle buyurdu: &#8220;O, arz halindedir. Fakat inceden inceye hesaba \u00e7ekilen kimse hel\u00e2k olur.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;M\u00fc\u2019min kulu ile ba\u015fba\u015fa kal\u0131r.&#8221; s\u00f6zlerine gelince, \u0130bn \u00d6mer <em>-Rad\u0131yallahu anh-<\/em>\u2019dan gelen rivayete g\u00f6re aziz ve celil olan Allah m\u00fc\u2019min kulunu kendine yakla\u015ft\u0131r\u0131r. Onun \u00fczerine \u00f6rt\u00fcs\u00fcn\u00fc koyar ve kendisi ile ba\u015fba\u015fa onu hesaba \u00e7eker. G\u00fcnahlar\u0131n\u0131 ona s\u00f6yletir ve: Filan g\u00fcn filan i\u015fi yapmad\u0131n m\u0131? Filan g\u00fcn \u015fu i\u015fi yapmad\u0131n m\u0131? der. Nihayet b\u00fct\u00fcn g\u00fcnahlar\u0131n\u0131 ona s\u00f6yletip de kul art\u0131k hel\u00e2k olaca\u011f\u0131na kesin kanaat getirece\u011finde ona \u015f\u00f6yle buyuracak: D\u00fcnyada iken ben bu g\u00fcnahlar\u0131n\u0131 gizli tuttum. Bu g\u00fcn de onlar\u0131 sana ba\u011f\u0131\u015fl\u0131yorum.3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>K\u00e2firleri kastederek: &#8220;\u00c7\u00fcnk\u00fc onlar\u0131n hasenat\u0131 yoktur&#8221; s\u00f6z\u00fcne de y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u015fu buyru\u011fu delil te\u015fkil etmektedir:<em>&#8220;\u0130\u015fledikleri amellerinin \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ip onu havaya sa\u00e7\u0131lm\u0131\u015f toz zerreleri yapar\u0131z.&#8221; (el-Furkan, 25\/23<\/em>);<em>&#8220;Rablerini ink\u00e2r edenlerin durumu: Amelleri aynen f\u0131rt\u0131nal\u0131 bir g\u00fcnde r\u00fczgar\u0131n \u015fiddetle savurdu\u011fu bir k\u00fcle benzer. Kazand\u0131klar\u0131 hi\u00e7bir \u015feyi ellerine ge\u00e7iremezler. Uzak sap\u0131kl\u0131\u011f\u0131n ta kendisi i\u015fte budur.&#8221;<\/em> <em>(\u0130brahim, 14\/18)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Do\u011frusu; k\u00e2firin i\u015fledi\u011fi hay\u0131rl\u0131 amellere kar\u015f\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131n yaln\u0131zca d\u00fcnyada verilece\u011fidir. \u00d6yle ki k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc gelece\u011fi vakit hasenat\u0131n\u0131n yaz\u0131laca\u011f\u0131 sahifenin bombo\u015f oldu\u011funu bulacakt\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bir g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re de k\u00fcfr\u00fcn d\u0131\u015f\u0131ndaki g\u00fcnahlar\u0131 dolay\u0131s\u0131yla g\u00f6rmesi gereken azab\u0131, bu iyilikleri dolay\u0131s\u0131yla hafifletilecektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Havz:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;K\u0131yamet arasat\u2019\u0131nda Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n susuzlu\u011fu gidermek i\u00e7in ba\u015f\u0131na gelinecek olan Havz\u2019\u0131 (el-Havdu\u2019l-Mevr\u00fbd) vard\u0131r. Suyu s\u00fctten daha beyaz, baldan daha tatl\u0131d\u0131r. Etraf\u0131ndaki kaplar\u0131 semadaki y\u0131ld\u0131zlar kadard\u0131r. Boyu bir ayl\u0131k, eni bir ayl\u0131k mesafedir. Ondan bir defa i\u00e7en, ondan sonra bir daha ebediyyen susamayacakt\u0131r.<\/em>1<em>&#8220;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;K\u0131yamet arasat\u2019\u0131nda&#8230;&#8221; diye s\u00f6zkonusu etti\u011fi hususa gelince, Havz\u2019\u0131 s\u00f6zkonusu ederek v\u00e2rid olmu\u015f hadisler tevat\u00fcr derecesine ula\u015f\u0131r. Bunlar\u0131 ashab-\u0131 kiram\u2019dan otuz k\u00fcsur sahabi rivayet etmi\u015ftir.2\u00a0O bak\u0131mdan Havz\u2019\u0131 ink\u00e2r eden bir kimseye uygun ceza o en b\u00fcy\u00fck susuzlu\u011fun \u00e7ekilece\u011fi o g\u00fcnde o Havzdan su i\u00e7mesinin engellenmesi olacakt\u0131r. Hatta baz\u0131 hadislerde: &#8220;Herbir peygamberin bir Havz\u0131 vard\u0131r.&#8221;3\u00a0denilmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ancak Peygamberimizin Havz\u2019\u0131 bunlar\u0131n en b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fc, en tatl\u0131s\u0131 ve su i\u00e7mek \u00fczere geleceklerin say\u0131s\u0131 en fazla olanlar\u0131d\u0131r. Allah lutfu keremiyle bizi de onlardan k\u0131ls\u0131n.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u0131rat:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;S\u0131rat da cehennem \u00fczerinde kurulmu\u015ftur. S\u0131rat cennet ile cehennem aras\u0131ndaki k\u00f6pr\u00fcd\u00fcr. \u0130nsanlar onun \u00fczerinden amelleri \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde(ki bir h\u0131zla) ge\u00e7erler. Kimisi bir g\u00f6z a\u00e7\u0131p kapayacak kadar h\u0131zl\u0131, kimisi \u015fim\u015fek gibi h\u0131zl\u0131 ge\u00e7ecektir. Kimisi r\u00fczgar gibi ge\u00e7ecek, kimisi asil bir at gibi ge\u00e7ecektir. Kimisi de binek olarak kullan\u0131lan deve gibi ge\u00e7ecektir. Kimisi ko\u015farak ge\u00e7ecek, kimisi y\u00fcr\u00fcyerek ge\u00e7ecektir. Kimisi s\u00fcr\u00fcnerek ge\u00e7erken, kimisi de iyice yakalan\u0131p cehenneme at\u0131lacakt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc k\u00f6pr\u00fcn\u00fcn \u00fczerinde insanlar\u0131 amellerine g\u00f6re al\u0131p yakalayan kancalar vard\u0131r. S\u0131rat\u2019\u0131n \u00fczerinden ge\u00e7ebilen kimse cennete girer.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>S\u0131rat\u2019\u0131n \u00fczerinden ge\u00e7tikten sonra cennet ile cehennem aras\u0131ndaki bir k\u00f6pr\u00fcn\u00fcn ba\u015f\u0131nda dururlar. Bu sefer birinden \u00f6tekinin lehine k\u0131sas yap\u0131l\u0131r. Nihayet tertemiz edilip, ar\u0131nd\u0131r\u0131ld\u0131ktan sonra cennete girmeleri i\u00e7in kendilerine izin verilecektir.&#8221; <\/em>1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;S\u0131rat&#8230; konulmu\u015f bir k\u00f6pr\u00fcd\u00fcr&#8230;&#8221; ifadelerinde ge\u00e7en &#8220;s\u0131rat&#8221;\u0131n as\u0131l anlam\u0131 geni\u015f yol demektir. Ona bu ismin verili\u015f sebebi b\u00f6yle bir yoldan ge\u00e7en kimseleri adeta yutmas\u0131 da denilmi\u015ftir. Manevi olarak izlenen yol hakk\u0131nda da kullan\u0131labilir. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: <em>&#8220;\u015e\u00fcphesiz ki bu benim s\u0131rat\u2019\u0131md\u0131r. O halde ona uyun.&#8221;<\/em> <em>(el-En\u2019\u00e2m, 6\/153)<\/em> buyru\u011funda oldu\u011fu gibi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cennet ile cehennem aras\u0131nda2\u00a0ve cehennemin \u00fczerinde uzat\u0131lm\u0131\u015f bulunan k\u00f6pr\u00fc demek olan ahiretteki s\u0131rat ise hakt\u0131r ve hak oldu\u011funda hi\u00e7bir \u015f\u00fcphe yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu hususta do\u011fru s\u00f6zl\u00fc peygamberin haberi bize kadar ula\u015fm\u0131\u015f bulunmaktad\u0131r. Allah\u2019\u0131n hak dini demek olan s\u0131rat\u2019\u0131 \u00fczerinde d\u00fcnyada dosdo\u011fru y\u00fcr\u00fcyen bir kimse \u00e2hirette de o s\u0131rat \u00fczerinde dosdo\u011fru y\u00fcr\u00fcyebilecektir. Bu s\u0131rat\u2019\u0131n niteli\u011fi ile ilgili olarak &#8220;k\u0131ldan ince ve k\u0131l\u0131\u00e7tan keskince oldu\u011fu&#8221;3\u00a0\u015feklinde rivayetler de varid olmu\u015ftur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cennete \u0130lk Girecek Kimse:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Cennetin kap\u0131s\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131lmas\u0131n\u0131 isteyecek ilk ki\u015fi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019d\u0131r. Cennete girecek ilk \u00fcmmet de onun \u00fcmmetidir.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Cennetin kap\u0131s\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131lmas\u0131n\u0131 isteyecek ilk ki\u015fi Muhammed <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019d\u0131r&#8230;&#8221; Yani kendisine kap\u0131s\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131lmas\u0131 iste\u011fi ile cennet halkas\u0131n\u0131 (kap\u0131y\u0131 \u00e7almak maksad\u0131yla) hareket ettirecek ilk ki\u015fi odur. Nitekim o \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;\u00d6\u011f\u00fcnmek i\u00e7in s\u00f6ylemiyorum ama k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde \u00c2demo\u011fullar\u0131n\u0131n efendisi benim. Yine \u00f6\u011f\u00fcnmek i\u00e7in s\u00f6ylemiyorum ama (diriltilmek i\u00e7in) yerin \u00fczerinden ayr\u0131laca\u011f\u0131 ilk ki\u015fi benim. Cennetin (kap\u0131s\u0131n\u0131n) halkalar\u0131n\u0131 hareket ettirecek ilk ki\u015fi benim. Oraya ben girece\u011fim ve benimle birlikte de \u00fcmmetimin fakirleri girecektir.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yani ras\u00fbllerle, peygamberlerin cennete giri\u015flerinden sonra bu \u00fcmmetin fakirleri, insanlar aras\u0131nda cennete girecek ilk ki\u015filer olacaklard\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eefaat T\u00fcrleri:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- efendimizin k\u0131yamette \u00fc\u00e7 \u015fefaati olacakt\u0131r:<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>1- Birinci \u015fefaat: Aralar\u0131nda h\u00fck\u00fcm verilmek \u00fczere Mevk\u0131f\u2019te bulunan kimselere yapaca\u011f\u0131 \u015fefaattir. Adem, Nuh, \u0130brahim, Musa ve Meryem o\u011flu \u0130sa peygamberler, bu \u015fefaati biribirlerine havale edecek ve sonunda ona ula\u015f\u0131lacakt\u0131r.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>2- \u0130kinci \u015fefaat: Cennetliklere cennete girmeleri i\u00e7in \u015fefaatte bulunacakt\u0131r.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Bu iki \u015fefaat sadece ona mahsustur.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>3- \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u015fefaat: Cehennem ate\u015fine girmeyi haketmi\u015f kimselere yapaca\u011f\u0131 \u015fefaattir. Hem onun, hem di\u011fer peygamberlerin, s\u0131dd\u00eeklar\u0131n ve ba\u015fkalar\u0131n\u0131n bu t\u00fcr \u015fefaat haklar\u0131 vard\u0131r. Cehennem ate\u015fine girmeyi haketmi\u015f kimselere girmemesi i\u00e7in, oraya girmi\u015f kimselere de oradan \u00e7\u0131kart\u0131lmas\u0131 i\u00e7in \u015fefaatte bulunacakt\u0131r.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Ayr\u0131ca y\u00fcce Allah birtak\u0131m kimseleri \u015fefaatsiz olarak kendi lutfu ve rahmeti ile cehennem ate\u015finden \u00e7\u0131kartacakt\u0131r. D\u00fcnya ehlinden olup, cennete giren kimselerin cennete girmesinden sonra da cennette bir fazlal\u0131k kalacakt\u0131r. Y\u00fcce Allah bunun i\u00e7in birtak\u0131m kimseleri var edecek ve onlar\u0131 cennete girdirecektir.&#8221; <\/em>1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eefaatin Anlam\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> efendimizin k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde \u00fc\u00e7 \u015fefaati olacakt\u0131r&#8230;&#8221; ifadelerinde ge\u00e7en \u015fefaatin as\u0131l k\u00f6k\u00fc: Bir \u015feyi di\u011ferine katmak anlam\u0131nda kullan\u0131l\u0131r. \u015eefaat edene bu ismin verili\u015f sebebi onun istek ve ricas\u0131n\u0131n, lehine \u015fefaat edileninkine kat\u0131lmas\u0131 dolay\u0131s\u0131 iledir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eefaat Kitab ve s\u00fcnnet ile ve s\u00fcnnetteki m\u00fctevatir hadisler ile sabit olmu\u015f hususlardand\u0131r. Y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;Onun izni olmaks\u0131z\u0131n nezdinde kim \u015fefaat edebilir?&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-Bakara, 2\/255)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu buyru\u011fu ile y\u00fcce Allah izinsiz \u015fefaati reddederken izin verildikten sonra \u015fefaat edilece\u011fini belirtmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah melekler hakk\u0131nda da \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: <em>&#8220;G\u00f6klerde nice melek vard\u0131r ki Allah\u2019\u0131n dileyip raz\u0131 oldu\u011fu kimseye izin vermedik\u00e7e \u015fefaatleri hi\u00e7bir i\u015fe yaramaz.&#8221;\u00a0 <\/em>(en-Necm, 53\/26)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00f6ylece y\u00fcce Allah ge\u00e7erli \u015fefaatin kendisinin izin vermesinden sonra ve s\u00f6z ve davran\u0131\u015f\u0131n\u0131 be\u011fendi\u011fi kimselerin lehine verece\u011fi izin \u00fczerine yap\u0131lacak \u015fefaat oldu\u011funu a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hariciler ile Mutezile\u2019nin \u015fefaatin olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ispatlamak \u00fczere ileri s\u00fcrd\u00fckleri y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:<em>&#8220;Art\u0131k \u015fefaat edenlerin \u015fefaati onlara fayda vermez.&#8221;<\/em> <em>(el-M\u00fcddessir, 74\/48)<\/em>;<em>&#8220;Kimseden fidyenin kabul edilmeyece\u011fi, hi\u00e7bir \u015fekilde \u015fefaatin kimseye fayda vermeyece\u011fi&#8230;&#8221;<\/em> <em>(el-Bakara, 2\/123)<\/em>;<em>&#8220;Art\u0131k bize \u015fefaat edecek bir kimse de yoktur.&#8221;<\/em> <em>(e\u015f-\u015euar\u00e2, 26\/100)<\/em>&#8230; buyruklar\u0131na ve benzerlerine gelince, burada olmayaca\u011f\u0131 belirtilen \u015fefaat m\u00fc\u015frikler hakk\u0131ndaki \u015fefaattir. M\u00fc\u015friklerin kendi putlar\u0131 hakk\u0131nda kabul ettikleri hristiyanlar\u0131n Mesih ile rahipler hakk\u0131nda kabul ettikleri \u015firk \u015fefaati de b\u00f6yledir. Bunlar Allah\u2019\u0131n izin ve r\u0131zas\u0131 olmaks\u0131z\u0131n yap\u0131lacak \u015fefaatlerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Birinci \u015eefaat:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Birinci \u015fefaat: Aralar\u0131nda h\u00fck\u00fcm verilmek \u00fczere Mevk\u0131ftekilere \u015fefaatte bulunacakt\u0131r&#8221; ifadelerinde s\u00f6zkonusu edilen \u015fefaat, \u015eefaat-i Uzm\u00e2\u2019 (B\u00fcy\u00fck \u015eefaat)d\u0131r. B\u00fct\u00fcn peygamberlerin kendisi sebebiyle g\u0131bta edecekleri Makam-\u0131 Mahmud ile y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:<em>&#8220;Umulur ki Rabbin seni \u00f6\u011f\u00fclm\u00fc\u015f bir makama g\u00f6nderir&#8221;<\/em> <em>(el-\u0130sra, 17\/79)<\/em> buyru\u011funda g\u00f6nderece\u011fini vaadetti\u011fi makam da budur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yani o Mevk\u0131fte bulunanlar\u0131n hepsi, bundan dolay\u0131 onu \u00f6\u011feceklerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamberimiz <em>(salat ve selam ona)<\/em> da bize ezan\u0131 duydu\u011funuz takdirde kendisine salat-u selam getirdikten sonra \u015fu duay\u0131 okumam\u0131z\u0131 emretmi\u015ftir: &#8220;Allahumme rabbe hazihi\u2019d-da\u2019veti\u2019t-tammeh&#8230;: Ey bu eksiksiz davetin, k\u0131l\u0131nacak olan namaz\u0131n Rabbi olan Allah\u2019\u0131m! Muhammed\u2019e vesileyi, fazileti ver; onu kendisine vaadetmi\u015f oldu\u011fun makam-\u0131 mahmud\u2019a ula\u015ft\u0131r.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130kinci \u015eefaat:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u0130kinci \u015fefaat: Cennetliklerin cennete girmeleri i\u00e7in \u015fefaat edecektir.&#8221; Yani onlar cennete girmeyi hak kazanm\u0131\u015f olmakla birlikte, ancak onun \u015fefaatinden sonra cennete girmeleri i\u00e7in kendilerine izin verilecektir.2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Bu iki \u015fefaat ona mahsustur&#8221; ifadeleri de \u015fu demektir: Yani Mevk\u0131fte bulunanlara \u015fefaat ile cennet ehlinin cennete girmeleri i\u00e7in yapaca\u011f\u0131 \u015fefaat yaln\u0131z ona mahsustur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bunlara \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir \u015fefaat daha kat\u0131l\u0131r. Bu da baz\u0131 m\u00fc\u015friklerin azab\u0131n\u0131n hafifletilmesi i\u00e7in yapaca\u011f\u0131 \u015fefaattir. Amcas\u0131 Ebu Talib\u2019e yapaca\u011f\u0131 \u015fefaat gibi. Bunun \u00fczerine o, az miktardaki bir ate\u015fin i\u00e7erisinde olacakt\u0131r. Nitekim bu hususta hadis de varid olmu\u015ftur.1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u015eefaat:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u015fefaate gelince: Cehenneme girmeyi haketmi\u015f kimseler hakk\u0131nda&#8230; \u015fefaatte bulunacakt\u0131r.&#8221; \u0130\u015fte Haricilerle, Mutezile\u2019nin kabul etmedi\u011fi \u015fefaat budur. Onlar\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015flerine g\u00f6re cehennemi haketmi\u015f bir kimsenin cehenneme girmesi ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir \u015feydir. Oraya giren bir kimse de ne \u015fefaat ile ne de ba\u015fka bir yolla oradan bir daha \u00e7\u0131kamaz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ancak bu hususta gelmi\u015f pek \u00e7ok say\u0131daki m\u00fctevatir hadisler onlar\u0131n bu kanaatlerini reddetmekte ve \u00e7\u00fcr\u00fctmektedir.2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;\u00c2hiret yurdunun kapsam\u0131 i\u00e7erisinde bulunan hesab, sevab, ikab (ceza), cennet, cehennem ve bunlara dair etrafl\u0131 bilgiler, semadan indirilmi\u015f kitablar ile peygamberlerden nakledilmi\u015f ve onlardan kalm\u0131\u015f bulunan ilm\u00ee birikimlerde s\u00f6zkonusu edilmi\u015ftir. Muhammed -Sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019den miras olarak kalan ilimde ise bu hususta kalbe \u015fifa verecek ve yeterli gelecek kadar bilgiler vard\u0131r. Bu bilgiyi arayan bulur.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u00c2hiret yurdunun kapsam\u0131 i\u00e7erisinde bulunan hesab&#8230;&#8221; ifadeleri ile ilgili olarak \u015funu belirtelim ki; hayr\u0131 ile \u015ferri ile amellerin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n verilmesinin as\u0131l dayana\u011f\u0131 sem\u2019 (\u015fer\u2019\u00ee) deliller ile sabit oldu\u011fu gibi; ak\u0131l ile de sabittir. Y\u00fcce Allah kitab\u0131n\u0131n bir \u00e7ok yerinde bu noktaya ak\u0131llar\u0131n da dikkatlerini \u00e7ekmi\u015f bulunmaktad\u0131r. \u015eu buyruklarda oldu\u011fu gibi:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Acaba siz, bizim sizi bo\u015funa yaratt\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 ve sizin bize ger\u00e7ekten d\u00f6nd\u00fcr\u00fclmeyece\u011finizi mi zannettiniz?&#8221;<\/em> <em>(el-Mu\u2019min\u00fbn, 23\/115)<\/em>;<em>&#8220;Yoksa insan ba\u015f\u0131 bo\u015f b\u0131rak\u0131laca\u011f\u0131n\u0131 m\u0131 san\u0131r?&#8221;<\/em> <em>\u00a0(el-K\u0131y\u00e2me, 75\/36)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hak\u00eem olan y\u00fcce zat\u0131n hikmetine insan\u0131 ba\u015f\u0131bo\u015f, ihmal edilmi\u015f, onlara herhangi bir emir ve nehiy verilmeksizin, sevab ve ceza s\u00f6z konusu olmaks\u0131z\u0131n terketmesi yak\u0131\u015fmaz. Ayn\u0131 \u015fekilde m\u00fc\u2019min ile k\u00e2fir, iyi ile k\u00f6t\u00fcy\u00fc e\u015fit tutmas\u0131 da adalet ve hikmetine yak\u0131\u015fmaz. Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;\u0130man edip salih amel i\u015fleyenleri yery\u00fcz\u00fcnde fesad \u00e7\u0131karanlar gibi mi k\u0131lar\u0131z? Yahut takva sahiplerini g\u00fcnahk\u00e2rlar gibi mi k\u0131lar\u0131z?&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(Sad, 38\/28)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sa\u011fl\u0131kl\u0131 ak\u0131llar b\u00f6yle bir \u015feyi kabul etmez ve en ileri derecede bunu tepkiyle kar\u015f\u0131lar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ayn\u0131 \u015fekilde y\u00fcce Allah d\u00fcnyada ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015f oldu\u011fu \u00f6nemli olaylarda itaatk\u00e2rlara l\u00fctufta bulunmak, azg\u0131nlar\u0131 da yard\u0131ms\u0131z b\u0131rakmak sureti ile de bu hususa dikkatlerini \u00e7ekmi\u015f bulunmaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Amellere verilecek kar\u015f\u0131l\u0131klar\u0131n detaylar\u0131 ve miktarlar\u0131 ise ancak hev\u00e2s\u0131ndan konu\u015fmayan masum zattan (Allah\u2019\u0131n salat ve selamlar\u0131 ona ve aline olsun) gelen sahih nakiller ile ve sem\u2019 yolu ile bilinebilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kadere \u0130man:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019ten olan F\u0131rka-i N\u00e2ciye (kurtulu\u015fa eren kesim) hayr\u0131 ile \u015ferri ile kadere de iman eder.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Kadere iman da iki derecedir. Herbir derece de iki \u015feyi ihtiva eder.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hayr\u0131 ile \u015ferri ile kaderin \u015fan\u0131 y\u00fcce ve m\u00fcbarek olan Allah\u2019tan oldu\u011funa iman etmek, iman y\u00f6r\u00fcngesinin etraf\u0131nda d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fc alt\u0131 esastan birisidir. Nitekim Cibril hadisi ve ba\u015fka hadisler buna b\u00f6ylece del\u00e2let etti\u011fi gibi, y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kitab\u0131ndaki sarih \u00e2yetler de buna b\u00f6ylece del\u00e2let etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Burada m\u00fcellif kadere iman\u0131n iki derecesinin oldu\u011funu ve bu iki derecenin herbirisinin iki hususu ihtiva etti\u011fini s\u00f6zkonusu etmektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Birinci derece y\u00fcce Allah\u2019\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 varl\u0131klar\u0131n ne ameller i\u015fleyeceklerini ezel ve ebed olarak s\u0131fat\u0131 bulunan kadim ilmi ile bildi\u011fine iman etmektir. Ayr\u0131ca y\u00fcce Allah itaat, masiyet, r\u0131z\u0131k ve ecel gibi b\u00fct\u00fcn hallerini de bu ilmiyle bilir. Sonra y\u00fcce Allah levh-i mahfuz\u2019da mahlukat\u0131n kaderlerini yazm\u0131\u015ft\u0131r.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Allah\u2019\u0131n ilk yaratt\u0131\u011f\u0131 kalem\u2019dir, ona: Yaz dedi, o: Neyi yazay\u0131m? Deyince, \u015f\u00f6yle buyurdu: K\u0131yamet g\u00fcn\u00fcne kadar olacak \u015feyleri yaz.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>\u0130nsana isabet eden bir \u015feyin isabet etmeyece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. Ona isabet etmedik bir \u015feyin de isabet etmesi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. \u00c7\u00fcnk\u00fc kalemler kurumu\u015f, sahifeler d\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:&#8221;Bilmez misin ki Allah g\u00f6kte ve yerde olan her\u015feyi bilir. \u015e\u00fcphesiz ki b\u00fct\u00fcn bunlar bir kitabtad\u0131r. Ger\u00e7ekten bu Allah\u2019a \u00e7ok kolayd\u0131r.&#8221; (el-Hac, 22\/70);&#8221;\u0130ster yery\u00fcz\u00fcnde ister nefislerinizde meydana gelen herbir musibet mutlaka bizim onu yaratmam\u0131zdan \u00f6nce o bir kitabta (yaz\u0131lm\u0131\u015f)d\u0131r. \u015e\u00fcphesiz ki bu Allah\u2019a \u00e7ok kolayd\u0131r.&#8221; (el-Hadid, 57\/22)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>\u015ean\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ilmine tabi olan bu takdir kimi yerde icmali olarak (b\u00fct\u00fcn yarat\u0131klar i\u00e7in), kimi yerde de tafsil\u00ee olarak bulunur:<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Y\u00fcce Allah levh-i mahfuz\u2019a diledi\u011fini yazm\u0131\u015ft\u0131r.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>\u0130\u00e7ine ruhun \u00fcflenmesinden \u00f6nce cenini yaratt\u0131\u011f\u0131 vakit de y\u00fcce Allah ona bir melek g\u00f6nderir. Bu melek d\u00f6rt kelime yazmakla emrolunur. Ona: R\u0131zk\u0131n\u0131, ecelini, amelini, mutlu mu yoksa bedbaht m\u0131 oldu\u011funu yaz -ve buna benzer \u015feyler- denilir.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Bu anlamdaki takdiri \u00f6nceleri kaderiye\u2019nin a\u015f\u0131r\u0131 gidenleri ink\u00e2r ediyor idi. Ancak g\u00fcn\u00fcm\u00fczde onun ink\u00e2rc\u0131lar\u0131 azd\u0131r.&#8221; <\/em>1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Birinci derece \u015fu hususlar\u0131 kapsar:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n her\u015feyi ku\u015fatan kadim ilmine ve y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ezelden ebede kadar s\u0131fat\u0131 bulunan bu kadim ilmi ile yaratt\u0131klar\u0131n neler yapacaklar\u0131n\u0131 bilmi\u015f oldu\u011funa, bu ilmiyle onlar\u0131n itaat, masiyet gibi halleri ile r\u0131z\u0131k ve ecellerini b\u00fct\u00fcn\u00fcyle bildi\u011fine iman etmektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Gerek ayn\u00ee olarak, gerek s\u0131fat olarak var olan her\u015fey, gerek fiil olarak, gerek olay olarak meydana gelen her\u015fey y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ezelden beri bildi\u011fine uygun olarak meydana gelir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- Y\u00fcce Allah b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 Levh-i Mahfuz\u2019da yaz\u0131p tesbit etmi\u015ftir. Y\u00fcce Allah mahlukat\u0131n takdirlerinden ve \u00e7e\u015fitli varl\u0131klar ile ilgili olarak ger\u00e7ekle\u015fecek ve meydana gelece\u011fini bildi\u011fi, buna ba\u011fl\u0131 olarak halleri, s\u0131fatlar\u0131, fiilleri, k\u00fc\u00e7\u00fc\u011f\u00fcyle b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fcyle b\u00fct\u00fcn i\u015fleri yazm\u0131\u015f ve kaleme bunlar\u0131 yazmas\u0131n\u0131 emretmi\u015ftir. Nitekim Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Allah yaratt\u0131klar\u0131n kaderlerini g\u00f6kleri ve yeri yaratmadan ellibin y\u0131l \u00f6nce takdir etmi\u015ftir. Ar\u015f\u0131 da su \u00fcst\u00fcnde idi.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M\u00fcellifin s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fi hadiste de Peygamber \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8220;Allah\u2019\u0131n ilk yaratt\u0131\u011f\u0131 \u015fey kalemdir. Ona: Yaz diye buyurdu, o neyi yazay\u0131m? dedi. Allah: K\u0131yamet g\u00fcn\u00fcne kadar olacak \u015feyleri yaz, diye buyurdu.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Burada buyruk; Allah kaleme, onu yarat\u0131r yaratmaz b\u00f6yle buyurdu takdirindedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130lk yaratt\u0131\u011f\u0131 kalemdir, anlam\u0131nda da rivayet edilmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ar\u015f ve Kalem:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bundan dolay\u0131 ilim adamlar\u0131 ar\u015f ve kalemin hangisinin daha \u00f6nce yarat\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fu hususunda farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015flere sahiptirler.3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00fcy\u00fck ilim adam\u0131 \u0130bnu\u2019l-Kayyim bu hususta iki g\u00f6r\u00fc\u015f nakletmi\u015f ve ar\u015f\u0131n kalemden \u00f6nce yarat\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc tercih etmi\u015ftir. O en-Nuniye4\u00a0diye bilinen kasidesinde \u015f\u00f6yle demektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u0130nsanlar g\u00f6r\u00fc\u015f ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131na d\u00fc\u015fm\u00fc\u015flerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Deyy\u00e2n (Allah) taraf\u0131ndan takdirlerin kendisi ile yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131, kalem hususunda,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Acaba ar\u015ftan \u00f6nce miydi, yoksa ondan sonra m\u0131?<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130ki g\u00f6r\u00fc\u015f vard\u0131r. Ebu\u2019l-Ala el-Hemdan\u00ee\u2019ye g\u00f6re.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ger\u00e7ek \u015fu ki ar\u015f \u00f6ncedir, \u00e7\u00fcnk\u00fc yazma zaman\u0131nda5\u00a0onun<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>(ar\u015f\u0131n) r\u00fck\u00fcnleri (ayaklar\u0131) vard\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kalem-i \u015ferif\u2019in yazmas\u0131 sonradan ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Var edilmesinin hemen akabinde ve araya bir zaman fas\u0131las\u0131<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>girmeden.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kalem k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcne kadar meydana gelecek herbir olay ve herbir varl\u0131\u011f\u0131 yazm\u0131\u015f oldu\u011funa g\u00f6re b\u00fct\u00fcn bunlar kalem ile yaz\u0131lana uygun olarak meydana gelirler. \u0130nsana isabet eden bir \u015feyin ona isabet etmemesi s\u00f6zkonusu de\u011fildir. Onu gelip bulmayan bir \u015feyin de ona isabet edece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. Nitekim \u0130bn Abbas <em>-rad\u0131yallahu anh-<\/em>\u2019\u0131n ve ba\u015fkalar\u0131n\u0131n rivayet ettikleri hadis-i \u015ferif\u2019te de b\u00f6yledir.6<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kadim ilmine tabi olan bu takdir kimi zaman Levh-i Mahfuz\u2019da oldu\u011fu gibi icmal\u00ee olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc her\u015feye dair b\u00fct\u00fcn takdirler orada bulunur, kimi zaman da herbir ferde ait olmak \u00fczere baz\u0131 yerlerde tafsil\u00ee olur. Cenine ruhun \u00fcflenmesi esnas\u0131nda mele\u011fin yazmakla emrolundu\u011fu d\u00f6rt kelimede oldu\u011fu gibi. Melek ceninin r\u0131zk\u0131n\u0131, ecelini, amelini ve mutlu mu yahut bedbaht m\u0131 oldu\u011funu yazar.1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu \u00f6zel bir takdirdir. E\u015fyan\u0131n varl\u0131\u011f\u0131ndan \u00f6nce s\u00f6zkonusu olan ezeli takdiri ise daha \u00f6nceden kaderiye\u2019nin a\u015f\u0131r\u0131 gidenleri kabul etmiyorlard\u0131. Ma\u2019bed el-C\u00fchen\u00ee2 ve Gaylan ed-D\u0131me\u015fk\u01313\u00a0gibi. Bunlar i\u015fler i\u00e7in ezelden bir takdir yoktur, her\u015fey yeni ba\u015ftan takdir edilir, diyorlard\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kaderin bu derecesini ink\u00e2r eden k\u00e2firdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00f6yle bir kimse dinden oldu\u011fu kesin olarak bilinen bir hususu ink\u00e2r etmi\u015f olur. Halbuki bu kitab, s\u00fcnnet ve icma ile sabit olmu\u015ftur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;\u0130kinci dereceye gelince: Allah\u2019\u0131n ge\u00e7erli ve etkin me\u015f\u00eeeti ile kapsaml\u0131 kudretidir. Bu da Allah\u2019\u0131n diledi\u011finin oldu\u011funa, dilemedi\u011finin olmad\u0131\u011f\u0131na, g\u00f6klerde ve yerde hareket ve durgunluk t\u00fcr\u00fcnden ne varsa mutlaka O\u2019nun me\u015f\u00eeeti (dilemesi) ile oldu\u011funa [m\u00fclk\u00fcnde istemedi\u011fi hi\u00e7bir \u015feyin olmad\u0131\u011f\u0131na] <\/em>1<em>\u00a0var olan ve olmayan herbir \u015feye kadir oldu\u011funa, yerde ve g\u00f6kte ne kadar yarat\u0131k varsa mutlaka Allah taraf\u0131ndan yarat\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011funa, O\u2019ndan ba\u015fka bir yarat\u0131c\u0131, O\u2019ndan ba\u015fka bir Rab olmad\u0131\u011f\u0131na iman etmektir.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Bununla birlikte O kullar\u0131na kendisine ve ras\u00fbllerine itaat etmelerini emretmi\u015f ve kendisine kar\u015f\u0131 gelip, isyan etmelerini yasaklam\u0131\u015ft\u0131r.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>O, takva sahiblerini, ihsan edicileri, adaletli olanlar\u0131 sever. \u0130man edip salih amel i\u015fleyenlerden raz\u0131 olur. K\u00e2firleri sevmez, fas\u0131klar toplulu\u011fundan raz\u0131 olmaz. Hayas\u0131zl\u0131klar\u0131 emretmez, kullar\u0131n\u0131n k\u00e2fir olmalar\u0131na raz\u0131 olmaz, fesad\u0131 sevmez.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Kaderin ikinci derecesine gelince&#8230;&#8221; bu da iki \u015feyi ihtiva eder:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n me\u015f\u00eeetinin genel oldu\u011funa, O\u2019nun diledi\u011fi her\u015feyin oldu\u011funa, dilemedi\u011fi hi\u00e7bir \u015feyin olmad\u0131\u011f\u0131na, m\u00fclk\u00fcnde O\u2019nun dilemedi\u011fi hi\u00e7bir \u015feyin meydana gelmedi\u011fine, kullar\u0131n itaat olsun, masiyet olsun b\u00fct\u00fcn fiillerinin, hi\u00e7bir varl\u0131\u011f\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kalmad\u0131\u011f\u0131 bu genel me\u015fieti ile oldu\u011funa -ister Allah\u2019\u0131n sevip, raz\u0131 oldu\u011fu \u015feylerden olsun, ister \u00f6yle olmas\u0131n- iman etmektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- Her\u015fey y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kudreti ile meydana gelir. Her\u015fey O\u2019nun taraf\u0131ndan yarat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. O\u2019ndan ba\u015fka hi\u00e7bir yarat\u0131c\u0131 yoktur. Bu hususta kullar\u0131n fiilleri ile ba\u015fkalar\u0131 aras\u0131nda herhangi bir fark yoktur. Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Sizi de yap\u0131p ettiklerinizi de Allah yaratm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(es-Saffat, 37\/96)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eer\u2019\u00ee emirlere ve y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kullar\u0131 y\u00fck\u00fcml\u00fc k\u0131larak onlara kendisine ve ras\u00fbllerine itaat etmelerini emredip kendisine isyan etmelerini yasaklad\u0131\u011f\u0131na iman etmek de gerekir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00fct\u00fcn e\u015fya hakk\u0131nda s\u00f6zkonusu olan y\u00fcce Allah\u2019\u0131n genel me\u015fieti ile O\u2019nun diledi\u011fi emir ve nehiyler ile kullar\u0131n\u0131 m\u00fckellef tutmas\u0131 aras\u0131nda asla bir ayk\u0131r\u0131l\u0131k yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcce Allah\u2019\u0131n bu me\u015fieti hi\u00e7bir zaman kulun h\u00fcrriyeti ile yapmak istedi\u011fini tercih etmesine ayk\u0131r\u0131l\u0131k arzetmez. Bundan dolay\u0131 y\u00fcce Allah \u015fu buyru\u011funda her iki me\u015f\u00eeeti, (dilemeyi) birarada s\u00f6zkonusu ederek \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: <em>&#8220;Aran\u0131zdan dosdo\u011fru yolda gitmek isteyenlere, \u00e2lemlerin Rabbi olan Allah dilemedik\u00e7e siz de dileyemezsiniz.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(et-Tekvir, 81\/28-29)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ayn\u0131 \u015fekilde y\u00fcce Allah\u2019\u0131n bu me\u015fieti ile y\u00fcce Allah\u2019\u0131n sevip raz\u0131 oldu\u011fu \u015feyler ile alakal\u0131 olan \u015fer\u2019\u00ee emirler aras\u0131nda da bir ayr\u0131lmazl\u0131k yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcce Allah bazan sevmedi\u011fi bir \u015feyi de dileyebilir ve olmas\u0131n\u0131 istemedi\u011fi bir \u015feyi de sevebilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130blis\u2019in ve askerlerinin var olmalar\u0131n\u0131 dilemi\u015f olmas\u0131 gibi dilekleri birinci t\u00fcre \u00f6rnektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>K\u00e2firlerin iman etmelerini, g\u00fcnahk\u00e2rlar\u0131n itaat etmelerini, zalimlerin adalet yapmalar\u0131n\u0131, fas\u0131klar\u0131n tevbe etmelerini sevmesi gibi hususlar da ikinci t\u00fcre \u00f6rnektir. E\u011fer y\u00fcce Allah bunu dilese hepsi olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc O\u2019nun diledi\u011fi her\u015fey olur ve dilemedi\u011fi hi\u00e7bir \u015fey olmaz.<em><br \/><\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kullar\u0131n Fiilleri:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Kullar ger\u00e7ek manada faildirler. Allah da onlar\u0131n fiillerini [yaratm\u0131\u015ft\u0131r.] <\/em>1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Kul m\u00fc\u2019min, k\u00e2fir, iyi, g\u00fcnahk\u00e2r, namaz k\u0131lan, oru\u00e7 tutand\u0131r.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Kullar\u0131n kendi amellerini yapabilme kudretleri vard\u0131r. [Onlar\u0131n bir iradesi de vard\u0131r. Onlar\u0131n, kudretlerinin ve iradelerinin yarat\u0131c\u0131s\u0131 da Allah\u2019t\u0131r.] <\/em>2<em>\u00a0<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:&#8221;Aran\u0131zdan dosdo\u011fru yolda gitmek isteyenlere(bir \u00f6\u011f\u00fctten ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir, \u015fu da bir ger\u00e7ektir ki), alemlerin Rabbi olan Allah dilemedik\u00e7e siz bir \u015fey dileyemezsiniz.&#8221; (et-Tekvir, 81\/28-29)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ayn\u0131 \u015fekilde y\u00fcce Allah\u2019\u0131n her\u015feyi yaratm\u0131\u015f olmas\u0131 ile kulun kendi fiilinin faili olmas\u0131 aras\u0131nda da bir ayk\u0131r\u0131l\u0131k yoktur. Yapt\u0131\u011f\u0131 fiili ile nitelendirilen ki\u015fi kuldur. Buna g\u00f6re iman eden, k\u00e2fir olan, iyilik yapan, g\u00fcnah i\u015fleyen, namaz k\u0131lan, oru\u00e7 tutan kulun kendisidir. Onun da, onun fiilinin yarat\u0131c\u0131s\u0131 da Allah\u2019t\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc kendileri vas\u0131tas\u0131yla bu i\u015fleri ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi kudret ve iradeyi onda yaratan yine y\u00fcce Allaht\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00fcy\u00fck ilim adam\u0131 \u015eeyh Abdu\u2019r-Rahman b. Nas\u0131r es-Sa\u2019d\u00ee 3\u00a0<em>-y\u00fcce Allah g\u00fcnahlar\u0131n\u0131 ba\u011f\u0131\u015flas\u0131n, bol bol m\u00fck\u00e2fatland\u0131rs\u0131n-<\/em> \u015f\u00f6yle demektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Kul namaz k\u0131l\u0131p, oru\u00e7 tuttu\u011funda, hay\u0131r i\u015fledi\u011finde yahut herhangi bir masiyet i\u015fleyecek olursa, bu salih ameli de o k\u00f6t\u00fc fiili de yapan kendisidir. S\u00f6z\u00fc ge\u00e7en bu i\u015fi de hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz onun tercihi ile meydana gelmi\u015ftir. Ayr\u0131ca o, ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak bu fiili i\u015flemeye ya da terketmeye mecbur olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da hisseder. Diledi\u011fi takdirde o i\u015fi yapmayaca\u011f\u0131n\u0131 farkeder, vak\u0131a budur. \u0130\u015fte kitab\u0131nda y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ve O\u2019nun Ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn iyisiyle, k\u00f6t\u00fcs\u00fcyle amelleri kullara izafe edip, bu i\u015fleri yapanlar\u0131n onlar olduklar\u0131n\u0131 haber verince, salih olduklar\u0131 takdirde bu amelleri dolay\u0131s\u0131yla \u00f6\u011f\u00fcl\u00fcp, m\u00fck\u00e2fat kazanacaklar\u0131n\u0131, k\u00f6t\u00fc olmalar\u0131 halinde ise bunlardan \u00f6t\u00fcr\u00fc k\u0131nan\u0131p cezaland\u0131r\u0131lacaklar\u0131n\u0131 belirtirken s\u00f6yledikleri de budur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00f6ylelikle \u015f\u00fcphesiz olarak a\u00e7\u0131k\u00e7a \u015fu ger\u00e7ek ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r: Bu fiiller kullar\u0131n tercihi ile kullar taraf\u0131ndan meydana getirilmektedir. Onlar diledikleri takdirde bu i\u015fi yaparlar, diledikleri takdirde bu i\u015fi terkederler. Bu ger\u00e7ek aklen, hissen, \u015fer\u2019an ve m\u00fc\u015fahede yoluyla b\u00f6ylece sabit olmu\u015ftur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kullar taraf\u0131ndan bu fiiller, bu \u015fekilde yap\u0131lm\u0131\u015f olmakla birlikte; bu fiiller nas\u0131l olur da kaderin \u00e7er\u00e7evesi i\u00e7erisindedir ve nas\u0131l il\u00e2h\u00ee me\u015fiet bunlar\u0131 kapsamaktad\u0131r? Ger\u00e7e\u011fini \u00f6\u011frenmek isteyecek olanlara \u015f\u00f6yle denilir: Hayr\u0131 ile \u015ferri ile kullardan sad\u0131r olan bu ameller ne ile meydana gelmi\u015ftir? Kudret ve iradeleriyle diye cevapland\u0131r\u0131l\u0131r. Bunu herkes itiraf ve kabul eder. Bu sefer: Onlar\u0131n kudret, irade ve me\u015fietlerini kim yaratm\u0131\u015ft\u0131r? Herkesin itiraf edip kabul edece\u011fi cevap \u015fu olacakt\u0131r: Onlar\u0131n kudret ve iradelerini yaratan y\u00fcce Allah\u2019t\u0131r. Kendileri vas\u0131tas\u0131yla fiillerin meydana getirildi\u011fi hususlar\u0131 yaratan kim ise fiilleri yaratan da O\u2019dur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130\u015fte meseleyi \u00e7\u00f6zen budur. B\u00f6ylelikle kul kalbi ile; kader, kaza ve ihtiyar\u0131n birarada nas\u0131l s\u00f6zkonusu oldu\u011funu kavrayabilmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bununla birlikte \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah m\u00fc\u2019minlere birtak\u0131m sebeb ve eltaf-\u0131 ilahiye ile \u00e7e\u015fitli yard\u0131mlarla destek vermi\u015f ve (hay\u0131rlar\u0131 i\u015flemelerinin \u00f6n\u00fcndeki) birtak\u0131m engelleri de bertaraf etmi\u015ftir. Nitekim Peygamber <em>-Sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Mutlu kimselerden olana ise, mutlu insanlar\u0131n amelini i\u015flemesi kolayla\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ayn\u0131 \u015fekilde o, fas\u0131klar\u0131 yard\u0131m\u0131ndan mahrum b\u0131rakm\u0131\u015f, onlar\u0131 kendi halleriyle ba\u015fba\u015fa terketmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar y\u00fcce Allah\u2019a iman etmemi\u015fler, O\u2019na tevekk\u00fcl etmemi\u015flerdir. O da kendileri i\u00e7in se\u00e7mi\u015f oldu\u011fu dostlarla ba\u015fba\u015fa b\u0131rak\u0131r.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kader ve Kullar\u0131n Fiilleri:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kader ile kullar\u0131n fiilleri hususunda ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019in g\u00f6r\u00fc\u015flerinin hulasas\u0131 kitab ve s\u00fcnnetin nasslar\u0131n\u0131n del\u00e2let etti\u011fi \u015fekilde \u015f\u00f6yledir: Ayn, vas\u0131f, fiil ve bunlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kalan her\u015feyin yarat\u0131c\u0131s\u0131 \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019t\u0131r. O\u2019nun me\u015fieti b\u00fct\u00fcn varl\u0131klar\u0131 ve olu\u015fumlar\u0131 kapsar. Bu me\u015fiet olmaks\u0131z\u0131n, bunlardan hi\u00e7bir \u015fey meydana gelmez. \u015ean\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n her\u015feyi me\u015fieti ile yaratm\u0131\u015f olmas\u0131, bunlara dair ezeli ilmiyle bildiklerine ve levh-i mahfuz\u2019da yaz\u0131p, takdir ettiklerine uygundur. Kullar\u0131n da kendisi vas\u0131tas\u0131 ile fiillerinin ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi bir kudret ve bir iradeleri vard\u0131r. Kat\u0131ks\u0131z irade ve tercihleriyle bu fiilleri i\u015fleyenler bizzat kendileridir. \u0130\u015fte bundan dolay\u0131 onlar yapt\u0131klar\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 almay\u0131 hakederler. Ya \u00f6v\u00fcl\u00fcr ve m\u00fckafat al\u0131rlar, ya yerilir ve cezaland\u0131r\u0131l\u0131rlar. Bu fiillerin, fiil olarak meydana getirilmeleri bak\u0131m\u0131ndan kullara nisbet edilmeleri, var etmek ve yaratmak itibariyle y\u00fcce Allah\u2019a nisbet edilmelerine ayk\u0131r\u0131 de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc kendileri vas\u0131tas\u0131yla bu fiillerin meydana geldi\u011fi b\u00fct\u00fcn sebeplerin yarat\u0131c\u0131s\u0131 da O\u2019dur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Bu a\u015famadaki kaderi Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n: &#8220;Bu \u00fcmmetin mecusileri&#8221; diye adland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 kaderiye genel olarak yalanlamaktad\u0131r. Kabul edenlerin bir kesimi de bu hususta a\u015f\u0131r\u0131ya gitmekte, \u00f6yle ki kulun kudret ve ihtiyar (se\u00e7me) sahibi oldu\u011funu kabul etmemekte, bunlar\u0131n h\u00fck\u00fcm ve maslahatlar\u0131n\u0131 Allah\u2019\u0131n fiillerinden ve h\u00fck\u00fcmlerinden \u00e7\u0131kartmaya kalk\u0131\u015fmaktad\u0131rlar.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kader Hususundaki Sapmalar:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00d6nceden de ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere kader hususunda iki kesim sap\u0131tm\u0131\u015f bulunmaktad\u0131r:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Birinci kesim, kaderi kabul etmeyen ve bu \u00fcmmetin mecusileri diye an\u0131lan kaderiye\u2019dir. Nitekim b\u00f6yle adland\u0131r\u0131ld\u0131klar\u0131 merfu ve mevkuf olarak rivayet edilen baz\u0131 hadislerde g\u00f6r\u00fclmektedir.1 Bunlar a\u015f\u0131r\u0131ya ka\u00e7makla ve kaderi ink\u00e2r etmekle sap\u0131tm\u0131\u015flar ve kulun fiilindeki tercihinin ve fiilinden sorumlu olu\u015funun kesin olarak sabit olmas\u0131 ile y\u00fcce Allah\u2019\u0131n genel olarak her\u015feyin yarat\u0131c\u0131s\u0131 oldu\u011funu ve me\u015fietini belirten nasslar\u0131n del\u00e2let etti\u011fi hususlar\u0131 birarada yorumlanmas\u0131n\u0131n imk\u00e2ns\u0131z oldu\u011funu ileri s\u00fcrm\u00fc\u015flerdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar\u0131n iddialar\u0131na g\u00f6re bu genel ifadeler kulun kendi fiilinden sorumlu olmas\u0131n\u0131 ortadan kald\u0131rmakta ve m\u00fckellefiyetleri y\u0131kmaktad\u0131r. Bundan dolay\u0131 onlar emir ve nehiy taraf\u0131n\u0131 tercih etmi\u015fler. Genel olarak yaratmak ve me\u015fiete del\u00e2let eden nasslar\u0131 ise kullar\u0131n fiilleri d\u0131\u015f\u0131nda kalan fiillere tahsis edip, kulun kendi kudret ve iradesiyle fiilinin yarat\u0131c\u0131s\u0131 oldu\u011funu ileri s\u00fcrm\u00fc\u015flerdir. B\u00f6ylelikle bunlar Allah\u2019tan ba\u015fka iki yarat\u0131c\u0131 kabul etmi\u015f olmaktad\u0131rlar. Bundan dolay\u0131 onlara &#8220;bu \u00fcmmetin mecusileri&#8221; ad\u0131 verilmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc mecusiler \u015feytan\u0131n \u015ferri ve rahats\u0131z edici \u015feyleri yaratt\u0131\u011f\u0131na inanarak, Allah ile birlikte onun bir ba\u015fka yarat\u0131c\u0131 oldu\u011funu iddia ederler. \u0130\u015fte bu kaderiye de kullar\u0131 Allah ile birlikte yarat\u0131c\u0131 olarak kabul etmi\u015f olmaktad\u0131rlar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130kinci kesime, Cebriye denilmektedir. Bunlar da kaderi kabul etmekte o kadar a\u015f\u0131r\u0131 gittiler ki, sonunda kulun ger\u00e7ek anlamda bir fiilinin olmas\u0131n\u0131 inkar edecek hale geldiler. Hatta onlar\u0131n kanaatlerine g\u00f6re kulun ne bir h\u00fcrriyeti, ne bir tercihi, ne de bir fiili vard\u0131r. T\u0131pk\u0131 esen r\u00fczgar\u0131n \u00f6n\u00fcndeki bir t\u00fcy gibidir. Fiillerin kula isnad edilmesi; mecazidir. Namaz k\u0131ld\u0131, oru\u00e7 tuttu, \u00f6ld\u00fcrd\u00fc, h\u0131rs\u0131zl\u0131k yapt\u0131 denilmesi t\u0131pk\u0131 g\u00fcne\u015f do\u011fdu, r\u00fczgar esti, ya\u011fmur ya\u011fd\u0131 demek gibidir. B\u00f6ylelikle onlar Rablerini zul\u00fcm ile ve kullar\u0131 g\u00fc\u00e7 yetiremedikleri \u015feyleri m\u00fckellef tutmak ile, ayr\u0131ca kendilerinin yapmad\u0131klar\u0131 i\u015flerin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 onlara vermekle itham etmi\u015f olmaktad\u0131rlar. Ayr\u0131ca Rablerini kullar\u0131n\u0131n m\u00fckellef k\u0131l\u0131nmas\u0131 hususunda abes i\u015f yapmakla itham ettiler, emir ve nehiyde hikmetin s\u00f6zkonusu olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemi\u015f oldular. Ne kadar k\u00f6t\u00fc h\u00fck\u00fcm veriyorlar!<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130man\u0131n Tarifi:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>[Ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat] <\/em>1<em>in inand\u0131\u011f\u0131 esaslardan birisi de \u015fudur: Din ile iman kavl ve ameldir. Kalbin <\/em>2<em>\u00a0ve dilin <\/em>3<em>\u00a0kavli ile kalbin, <\/em>4<em>\u00a0idilin <\/em>5<em>\u00a0<\/em><em>ve azalar\u0131n <\/em>6<em>\u00a0amelidir.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;\u0130man itaat ile artar, masiyet dolay\u0131s\u0131yla eksilir.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u0130simler ve h\u00fck\u00fcmler&#8221; meselesinde ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019in iman\u0131n dil ile s\u00f6ylemek, kalb ile inanmak, azalarla amel etmek oldu\u011funa ve bu \u00fc\u00e7 hususun mutlak olarak iman ad\u0131n\u0131n kapsam\u0131 i\u00e7erisine girdi\u011fine inand\u0131klar\u0131n\u0131 belirtmi\u015f idik.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mutlak iman\u0131n kapsam\u0131 i\u00e7erisine zahiri ile bat\u0131n\u0131yla, iman esaslar\u0131yla, f\u00fcruu ile dinin tamam\u0131 girmektedir. Buna g\u00f6re mutlak olarak iman ad\u0131n\u0131 ancak b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 kendisinde toplam\u0131\u015f ve bunlardan bir \u015fey eksiltmemi\u015f kimse hakeder.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ameller ve s\u00f6zler iman ad\u0131n\u0131n kapsam\u0131 i\u00e7erisine girdi\u011finden \u00f6t\u00fcr\u00fc iman art\u0131p eksilebilir. O bak\u0131mdan iman itaatla artar, masiyet dolay\u0131s\u0131yla eksilir. Nitekim kitab ve s\u00fcnnetin apa\u00e7\u0131k delilleri bunu g\u00f6sterdi\u011fi gibi m\u00fc\u2019minlerin itikadlar\u0131nda, kalb ve azalar\u0131n\u0131n amellerinde birbirlerinden farkl\u0131 olduklar\u0131 da a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fclen bir husustur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130man\u0131n art\u0131p eksildi\u011finin delillerinden birisi de \u015fudur: Y\u00fcce Allah m\u00fc\u2019minleri \u00fc\u00e7 tabakaya ay\u0131rarak \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em> &#8220;Sonra kitab\u0131 kullar\u0131m\u0131zdan se\u00e7tiklerimize miras verdik. Onlardan kimisi nefsine zulmedicidir. Kimisi itidal \u00fczeredir. Kimisi de Allah\u2019\u0131n izni ile hay\u0131rlarda \u00f6ne ge\u00e7mi\u015ftir.&#8221;<\/em> <em>(F\u00e2t\u0131r, 35\/32)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hay\u0131rlarda \u00f6ne ge\u00e7en kimseler farz ve m\u00fcstehablar\u0131 ed\u00e2 eden, haram ve mekruhlar\u0131 terkeden kimselerdir. Bunlar mukarreb olanlard\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Orta yollu olanlar ise sadece farzlar\u0131 ed\u00e2 edip, haramlar\u0131 terketmekle yetinenlerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Nefislerine zulmedenler ise birtak\u0131m haramlar\u0131 i\u015flemek c\u00fcretini g\u00f6stermekle beraber, iman\u0131n asl\u0131n\u0131 muhafaza etmelerine ra\u011fmen, baz\u0131 farzlar\u0131 yerine getirmekte de kusurlu hareket edenlerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130man\u0131n art\u0131p eksilme \u015fekillerinden birisi de \u015fudur: M\u00fc\u2019minler iman ilimleri hususunda farkl\u0131 farkl\u0131d\u0131rlar. Kimisine iman ile ilgili \u00e7e\u015fitli tafsilat ve inan\u00e7 meseleleri hakk\u0131nda pek \u00e7ok bilgi ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Bu sebebten bunlarla iman\u0131 art\u0131\u015f g\u00f6stermi\u015f, yak\u00eeni tamam olmu\u015ftur. Kimisi de daha a\u015fa\u011f\u0131 mertebededir. Hatta baz\u0131lar\u0131 ancak icmal\u00ee iman\u0131 elde etmi\u015f, tafsil\u00ee h\u00fck\u00fcmlerinden hi\u00e7bir \u015fey \u00f6\u011frenememi\u015f olur ve bununla birlikte o kimse m\u00fc\u2019mindir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Di\u011fer taraftan m\u00fc\u2019minler kalb ve azalar\u0131n amellerinin bir \u00e7o\u011funda da itaatlerinin \u00e7okluk ve azl\u0131\u011f\u0131 bak\u0131m\u0131ndan da birbirlerinden farkl\u0131d\u0131rlar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130man\u0131n sadece kalb\u00ee tasdik oldu\u011funu, art\u0131\u015f ya da eksili\u015finin m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul edenlere gelince, -Ebu Hanife ve ba\u015fkalar\u0131ndan rivayet edildi\u011fi gibi- s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz deliller onlara kar\u015f\u0131d\u0131r. Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> da \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8220;\u0130man yetmi\u015f k\u00fcsur \u015fubedir. En y\u00fckse\u011fi l\u00e2 il\u00e2he illallah s\u00f6z\u00fc, en a\u015fa\u011f\u0131s\u0131 ise yoldan gelip, ge\u00e7enleri rahats\u0131z edici \u015feyleri kald\u0131rmakt\u0131r.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Bununla birlikte onlar mutlak masiyetler ve b\u00fcy\u00fck g\u00fcnahlar sebebiyle -H\u00e2ric\u00eelerin yapt\u0131klar\u0131 gibi- k\u0131ble ehlini tekfir etmezler. Aksine masiyetlerle birlikte iman karde\u015fli\u011fi sabittir (derler). Nitekim y\u00fcce Allah [k\u0131sas \u00e2yetinde] <\/em>1<em>\u00a0\u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Fakat kime karde\u015fi taraf\u0131ndan bir \u015fey affolunursa, art\u0131k (diyet alan) \u00f6rfe uyarak istesin.&#8221;\u00a0 (el-Bakara, 2\/178) Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;E\u011fer m\u00fc\u2019minlerden iki grub birbirleri ile \u00e7arp\u0131\u015f\u0131rlarsa, onlar\u0131n aralar\u0131n\u0131 d\u00fczeltin. E\u011fer onlar\u0131n biri di\u011ferine kar\u015f\u0131 tecav\u00fcz ediyorsa, o tecav\u00fcz eden grubla Allah\u2019\u0131n emrine d\u00f6n\u00fcnceye kadar \u00e7arp\u0131\u015f\u0131n. E\u011fer d\u00f6nerse ikisinin aras\u0131n\u0131 adaletle d\u00fczeltin ve adaletli olun. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah adaletli olanlar\u0131 sever.&#8221; (el-Hucurat, 49\/9);&#8221;M\u00fc\u2019minler ancak karde\u015ftirler. O halde iki karde\u015finizin aras\u0131n\u0131 d\u00fczeltin.&#8221; (el-Hucurat, 49\/10)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mutlak olarak iman birtak\u0131m s\u00f6z, amel ve itikadlardan meydana gelmekle birlikte bunlar\u0131n hepsi ayn\u0131 seviyede de\u011fildir. Aksine itikad edilmesi gereken hususlar imanda esast\u0131r. Buna g\u00f6re Allah melekleri, kitablar\u0131, ras\u00fblleri \u00e2hiret g\u00fcn\u00fc ya da namaz\u0131n, zekat\u0131n farz olu\u015fu, zina ve haks\u0131zca \u00f6ld\u00fcrmenin haram olu\u015fu gibi dinden olduklar\u0131 kesinlikle bilinen hususlardan herhangi bir \u015feyi ink\u00e2r eden bir kimse k\u00e2firdir ve bu ink\u00e2r\u0131 sebebiyle iman\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131km\u0131\u015f olmaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;\u0130slam dini \u00fczere bulunan f\u00e2s\u0131k kimseden [\u0130slam] <\/em>1<em>\u00a0ad\u0131n\u0131 b\u00fcsb\u00fct\u00fcn kald\u0131rmazlar. Mutezile\u2019nin s\u00f6yledi\u011fi gibi de ebediyyen cehennemde oldu\u011funu s\u00f6ylemezler.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Aksine f\u00e2s\u0131k da iman ad\u0131n\u0131n <\/em>2<em>\u00a0kapsam\u0131 i\u00e7erisindedir. Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:&#8221;&#8230;O zaman (katilin) m\u00fc\u2019min bir k\u00f6le azad etmesi gerekir.&#8221; (en-Nisa, 4\/92)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u015fu buyru\u011funda oldu\u011fu gibi bazan mutlak olarak iman ad\u0131 kapsam\u0131 i\u00e7erisine de girmeyebilir: &#8220;Ger\u00e7ek m\u00fc\u2019minler ancak o kimselerdir ki, Allah an\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman kalpleri titrer. \u00c2yetleri kar\u015f\u0131lar\u0131nda okundu\u011fu zaman (bu) onlar\u0131n iman\u0131n\u0131 artt\u0131r\u0131r.&#8221; (el-Enfal, 8\/2) Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n \u015fu buyru\u011funda da bu kabildendir: &#8220;Zinak\u00e2r, zina etti\u011fi vakit m\u00fc\u2019min olarak zina etmez. H\u0131rs\u0131z, h\u0131rs\u0131zl\u0131k yapt\u0131\u011f\u0131 vakit m\u00fc\u2019min olarak h\u0131rs\u0131zl\u0131k yapmaz. \u0130\u00e7ki i\u00e7en, i\u00e7ki i\u00e7ti\u011finde m\u00fc\u2019min olarak i\u00e7ki i\u00e7mez. \u0130nsanlar\u0131n de\u011fer verdiklerinden \u00f6t\u00fcr\u00fc ba\u015flar\u0131n\u0131 kald\u0131r\u0131p, kendisine bakmalar\u0131na sebeb te\u015fkil edecek herhangi bir mal\u0131 haks\u0131zca alacak olursa, m\u00fc\u2019min olarak almaz.&#8221; <\/em>3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;[Biz diyoruz ki] <\/em>4<em>: B\u00f6yle bir kimse iman\u0131 eksik bir m\u00fc\u2019mindir. Yahut iman\u0131 ile m\u00fc\u2019min, i\u015fledi\u011fi b\u00fcy\u00fck g\u00fcnah dolay\u0131s\u0131yla fas\u0131kt\u0131r. Bu durumda ona ne mutlak olarak (iman) ismi verilir, ne de mutlak olarak bu (iman) ismi ondan al\u0131n\u0131r.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130slam dini \u00fczere bulunup ta haram olduklar\u0131na inanmakla birlikte birtak\u0131m g\u00fcnahlar\u0131 i\u015fleyen f\u00e2s\u0131ka gelince, ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat b\u00f6yle bir kimseden iman ad\u0131n\u0131 b\u00fcsb\u00fct\u00fcn kald\u0131rmazlar ve Mutezile ile H\u00e2r\u00eecilerin dedikleri gibi, onun ebedi olarak cehennemde oldu\u011funu s\u00f6ylemezler. Aksine ehl-i s\u00fcnnet\u2019e g\u00f6re b\u00f6yle bir kimse iman\u0131 eksik bir m\u00fc\u2019mindir. Masiyeti kadar\u0131 iman\u0131ndan eksilme olmu\u015ftur yahut b\u00f6ylesi fas\u0131k bir m\u00fc\u2019mindir. Ona mutlak olarak iman ad\u0131n\u0131 vermedikleri gibi, mutlak olarak iman ad\u0131n\u0131 da ondan kald\u0131rmazlar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kitab ve s\u00fcnnetin delilleri m\u00fcellifin <em>-Allah Ona Rahmet Etsin-<\/em> s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fi masiyet ile birlikte, mutlak olarak iman\u0131n sabit oldu\u011funu g\u00f6stermektedir. Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;Ey iman edenler! Benim de d\u00fc\u015fman\u0131m, sizin de d\u00fc\u015fman\u0131n\u0131z olanlar\u0131 veliler (dostlar) edinmeyin.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-Mumtehine, 60\/1)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi masiyetin varl\u0131\u011f\u0131na ra\u011fmen y\u00fcce Allah b\u00f6ylelerine m\u00fc\u2019minler diye seslenmektedir. S\u00f6zkonusu masiyet ise onlar\u0131n k\u00e2firleri veli edinmeleridir&#8230;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130man ve \u0130sl\u00e2m:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eer\u2019\u00ee anlamlar\u0131yla iman ve \u0130sl\u00e2m, varl\u0131klar\u0131 itibariyle birbirinden ayr\u0131lmazlar. Biri di\u011feri olmadan bulunmaz. Aksine nerede sahih ve muteber bir iman varsa, onunla birlikte \u0130slam da vard\u0131r, aksi de b\u00f6yledir. Bundan dolay\u0131 bazan birini anmakla yetinilebilinir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunlardan birisi tek ba\u015f\u0131na an\u0131lacak olursa, di\u011feri de onun kapsam\u0131na girer. Ancak birarada s\u00f6zkonusu edildikleri takdirde o zaman iman ile tasdik ve itikad, \u0130slam ile dil ile ikrar, azalarla amel gibi zahiri ink\u0131yat ve itaat kastedilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ancak bu mutlak imana nisbetle b\u00f6yledir. Mutlak iman ise mutlak \u0130slam\u2019dan daha \u00f6zeldir. Bazan o olmadan \u0130slam bulunabilir. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u015fu buyru\u011funda oldu\u011fu gibi:<em>&#8220;Bedevi Araplar: \u0130man ettik, dediler. De ki: Siz iman etmediniz, fakat \u0130sl\u00e2m olduk, deyiniz&#8230;&#8221;<\/em>\u00a0 (el-Hucurat, 49\/14) B\u00f6ylelikle onlar\u0131n mutlak manada iman sahibi olmad\u0131klar\u0131n\u0131 belirtmekle birlikte; m\u00fcsl\u00fcman olduklar\u0131n\u0131 haber vermi\u015f olmaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cibril hadisinde de \u00fc\u00e7 mertebe s\u00f6zkonusu edilmi\u015ftir: \u0130slam, iman ve ihsan. Bu da sonraki her mertebenin bir \u00f6ncekinden daha \u00f6zel oldu\u011funa del\u00e2let etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ashab-\u0131 Kiram\u2019\u0131 Sevmek:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019in esaslar\u0131ndan birisi de Ras\u00fblullah -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n ashab\u0131na kar\u015f\u0131 kalblerinde herhangi bir k\u00f6t\u00fc duygu beslememeleri, dilleriyle de onlardan k\u00f6t\u00fc bir bi\u00e7imde s\u00f6z etmemeleridir. Onlar y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u015fu buyru\u011funda nitelendirdi\u011fi \u015fekilde davran\u0131rlar:&#8221;Onlardan sonra gelenler derler ki: Rabbimiz, bizi ve bizden \u00f6nce iman etmi\u015f karde\u015flerimizi ma\u011ffiret eyle. Kalblerimizde iman edenlere kar\u015f\u0131 hi\u00e7bir kin b\u0131rakma. Rabbimiz \u015f\u00fcphesiz ki sen \u00e7ok esirgeyicisin, \u00e7ok merhametlisin.&#8221;\u00a0 (el-Ha\u015fr, 59\/10) Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n: &#8220;Ashab\u0131ma s\u00f6vmeyiniz. Nefsim elinde olana yemin ederim ki sizden herhangi bir kimse Uhud da\u011f\u0131 kadar alt\u0131n infak edecek olursa, onlardan herhangi bir kimsenin bir m\u00fcd yahut onun yar\u0131s\u0131 kadar yapt\u0131\u011f\u0131 harcamas\u0131na (m\u00fck\u00e2fat ve faziletine) ula\u015famaz.&#8221; <\/em>1<em>\u00a0<\/em><em>buyru\u011funda belitti\u011fi \u015fekilde peygambere itaat ederler.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Ayr\u0131ca onlar kitab, s\u00fcnnet ve icma ile tesbit edilen \u015fekliyle onlar\u0131n fazilet ve mertebelerini de kabul ederler.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M\u00fcellif diyor ki: Ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019in kendilerinin d\u0131\u015f\u0131nda kalan hak yoldan uzakla\u015fm\u0131\u015f ve sapm\u0131\u015f kimselerden ayr\u0131ld\u0131klar\u0131 esaslardan birisi de \u015fudur: Onlar Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n ashab\u0131ndan hi\u00e7bir kimseyi k\u00fc\u00e7\u00fck g\u00f6rmezler ve hi\u00e7bir kimsenin aleyhine dil uzatmazlar. Kimseye kar\u015f\u0131 kin, d\u00fc\u015fmanl\u0131k ya da k\u00fc\u00e7\u00fcmseyici duygular beslemezler. Onlar\u0131n kalbleri de, dilleri de b\u00fct\u00fcn bunlardan uzakt\u0131r. Ashab hakk\u0131nda s\u00f6yledikleri yaln\u0131zca y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kendilerinden s\u00f6zederken belirtti\u011fi: &#8220;Rabbimiz bizi ve bizden \u00f6nce iman etmi\u015f karde\u015flerimizi ma\u011ffiret eyle&#8230;&#8221;<em>(el-Ha\u015fr, 59\/10) <\/em>\u00a0\u00e2yetinde dile getirdi\u011fi ifadelerden ibarettir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu Ashab-\u0131 kiram\u2019a g\u00fczel bir \u015fekilde uyan ve onlardan sonra gelen kimselerin yapt\u0131klar\u0131 bu dua onlar\u0131n Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n ashab\u0131n\u0131 m\u00fckemmel bir derecede sevip, onlardan \u00f6vg\u00fcyle s\u00f6zettiklerini g\u00f6stermektedir. Esasen ashab-\u0131 kiram b\u00f6yle bir sevgiye, sayg\u0131ya lay\u0131kt\u0131rlar. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar\u0131n \u00fcst\u00fcn faziletleri \u00f6ncelikle \u0130slam\u2019a ba\u011flanmalar\u0131 ve \u0130slam u\u011frunda b\u00fcy\u00fck fedak\u00e2rl\u0131klar\u0131 vard\u0131r. Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n yak\u0131n arkada\u015flar\u0131 olmu\u015flar ve b\u00fct\u00fcn \u00fcmmete iyilikte bulunmu\u015flard\u0131r. Zira Peygamberleri Muhammed <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n b\u00fct\u00fcn getirdiklerini onlara tebli\u011f edenler onlard\u0131r. Sonradan gelenlerden herhangi bir kimseye ula\u015fm\u0131\u015f bulunan b\u00fct\u00fcn bilgi ve haberler (peygambere ve ashaba dair rivayetler) onlar\u0131n arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Sonradan gelenler ayn\u0131 \u015fekilde Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019a itaat etmek \u00fczere de ashaba gereken sayg\u0131y\u0131 g\u00f6sterirler. \u00c7\u00fcnk\u00fc Peygamber ashaba dil uzatmay\u0131, onlar\u0131n de\u011ferlerini k\u00fc\u00e7\u00fcmsemeyi yasaklam\u0131\u015f, herhangi bir sahabinin yapm\u0131\u015f oldu\u011fu az\u0131c\u0131k bir amelin ba\u015fkalar\u0131n\u0131n yapm\u0131\u015f oldu\u011fu pek\u00e7ok amelden \u00fcst\u00fcn geldi\u011fini beyan etmi\u015ftir. Bu ise onlar\u0131n ihl\u00e2slar\u0131n\u0131n m\u00fckemmelli\u011finden, imanlar\u0131n\u0131n samimi olu\u015fundan dolay\u0131d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ashab-\u0131 Kiram Aras\u0131nda Fazilet Fark\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Hudeybiye bar\u0131\u015f\u0131 demek olan Fetih\u2019ten \u00f6nce Allah yolunda infakta bulunup sava\u015fm\u0131\u015f olan kimselerin, daha sonradan infakta bulunup sava\u015fanlardan daha faziletli oldu\u011funu kabul ederler.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Muhacirleri, ensar\u2019dan \u00f6nde bilirler.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n Bedir\u2019e kat\u0131lanlara -ki \u00fc\u00e7y\u00fczon k\u00fcsur ki\u015fi idiler-: &#8220;Diledi\u011finizi yap\u0131n\u0131z, ben size (g\u00fcnahlar\u0131n\u0131z\u0131) ba\u011f\u0131\u015flad\u0131m.&#8221; <\/em>1<em>\u00a0dedi\u011fine inan\u0131rlar.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>A\u011fac\u0131n alt\u0131nda Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n haber verdi\u011fi gibi<\/em>2<em>\u00a0bey\u2019at eden kimselerden hi\u00e7birisinin cehenneme girmeyece\u011fine, aksine y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kendilerinden raz\u0131 olup onlar\u0131n da y\u00fcce Allah\u2019\u0131n m\u00fck\u00e2fat\u0131ndan ho\u015fnut olacaklar\u0131na da inan\u0131rlar. Bunla, 1400 ki\u015fiden daha fazla idiler.<\/em>1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Ras\u00fblullah -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n cennetlik olduklar\u0131na tan\u0131kl\u0131k etti\u011fi kimselerin, cennetlik olduklar\u0131na onlar da tan\u0131kl\u0131k ederler. A\u015fere-i m\u00fcbe\u015f\u015fere, Sabit b. Kays b. \u015eemm\u00e2s ve di\u011fer ashab-\u0131 kiram gibi.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M\u00fcellifin: &#8220;Hudeybiye bar\u0131\u015f\u0131 demek olan fetihden \u00f6nce infak edip, sava\u015fm\u0131\u015f kimseleri ondan sonra infak edip sava\u015fm\u0131\u015f kimselerden \u00fcst\u00fcn tutarlar&#8221; ifadelerine sebep bu husustaki Kur\u2019\u00e2ni nass\u2019\u0131n varl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Y\u00fcce Allah el-Hadid suresinde \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: <em>&#8220;Aran\u0131zdan fetihten \u00f6nce infak edip, sava\u015fanlar (di\u011ferleriyle) bir olmaz. Onlar\u0131n dereceleri fetih sonras\u0131nda infak edip, sava\u015fanlardan daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. Bununla beraber Allah hepsine de el-H\u00fcsn\u00e2\u2019y\u0131 (cenneti) vaad etmi\u015ftir.&#8221;<\/em>\u00a0 (el-Hadid, 57\/10)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00c2yet-i ker\u00eeme\u2019de ge\u00e7en &#8220;Fetih&#8221;in Hudeybiye bar\u0131\u015f\u0131 diye a\u00e7\u0131klanmas\u0131na gelince, me\u015fhur olan a\u00e7\u0131klama \u015fekli budur ve Fetih suresinin Hudeybiye bar\u0131\u015f\u0131n\u0131n sonras\u0131nda nazil oldu\u011fu sahih rivayetle sabit olmu\u015ftur.2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu bar\u0131\u015fa fetih denilmesinin sebebi ise \u0130slam\u2019\u0131n izzeti, g\u00fc\u00e7 kazanmas\u0131, yay\u0131lmas\u0131, insanlar\u0131n \u0130slam\u2019a girmeleri hususlar\u0131nda olduk\u00e7a \u00f6nemli sonu\u00e7lar\u0131 do\u011furmu\u015f olmas\u0131ndan dolay\u0131d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Muhacirler ve Ensar:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Muhacirleri, ensardan \u00f6nde tutarlar&#8221; ifadelerine sebeb de \u015fudur: \u00c7\u00fcnk\u00fc muhacirler Allah\u2019\u0131n dinine yard\u0131m etmek ile hicret etmek gibi iki vasfa sahiptirler. Bundan dolay\u0131 ra\u015fid halifeler ile a\u015fere-i m\u00fcbe\u015f\u015fere\u2019nin geri kalanlar\u0131 muhacirler aras\u0131ndand\u0131r. Ayr\u0131ca Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019de gerek et-Tevbe suresinde3, gerek el-Ha\u015fr suresinde4\u00a0muhacirlerin, ensar\u2019\u0131n \u00f6n\u00fcnde olduklar\u0131n\u0131 belirtmektedir. B\u00f6yle bir \u00fcst\u00fcn tutma (tafdil) genelin genele faziletli oldu\u011funu kabul etmektir. Bu ensar aras\u0131ndaki birtak\u0131m kimselerin muhacirler aras\u0131ndaki baz\u0131 kimselerden daha faziletli olmas\u0131na ayk\u0131r\u0131 de\u011fildir. Ebu Bekr <em>-rad\u0131yallahu anh-<\/em>\u2019\u0131n Sakife g\u00fcn\u00fc yapt\u0131\u011f\u0131 konu\u015fmada \u015fu s\u00f6zleri s\u00f6yledi\u011fi rivayet edilmi\u015ftir: &#8220;Biz muhacirler insanlar aras\u0131nda ilk m\u00fcsl\u00fcman olan kimseleriz. Biz sizden \u00f6nce m\u00fcsl\u00fcman olduk. Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019de de sizden \u00f6ncelikli oldu\u011fumuz belirtilmi\u015ftir. O bak\u0131mdan emirler bizler olmal\u0131y\u0131z, sizler de bizim vezirlerimiz (yard\u0131mc\u0131lar\u0131m\u0131z)s\u0131n\u0131z.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bedir\u2019e Kat\u0131lanlar:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n Bedir ehline&#8230; dedi\u011fine inan\u0131rlar&#8221; s\u00f6zlerine gelince, \u00d6mer <em>-rad\u0131yallahu anh-<\/em> Bedir\u2019e kat\u0131lm\u0131\u015f bulunan Hat\u0131b b. Ebi Beltea\u2019y\u0131 Kurey\u015f\u2019lilere Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n ordusuyla \u00fczerlerine gelmek i\u00e7in haz\u0131rland\u0131\u011f\u0131n\u0131 haber veren bir mektub yazd\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in \u00f6ld\u00fcrmek isteyince, Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> ona \u015f\u00f6yle demi\u015fti: &#8220;Y\u00fcce Allah Bedir ehline: \u0130stedi\u011finizi yap\u0131n\u0131z ben size ma\u011ffiret ettim, dememi\u015f oldu\u011funu nerden biliyorsun, ey \u00d6mer?&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>A\u011fa\u00e7 Alt\u0131nda Peygamber\u2019e Bey\u2019at Edenler:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;A\u011fa\u00e7 alt\u0131nda Peygamber\u2019e bey\u2019at eden hi\u00e7bir kimsenin cehenneme girmeyece\u011fine&#8230; de&#8221; s\u00f6zlerine gelince, bunun gerek\u00e7esi Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n bunu b\u00f6ylece haber vermi\u015f olmas\u0131 ve y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u015fu buyru\u011fudur:<em>&#8220;Andolsun ki a\u011fac\u0131n alt\u0131nda sana bey\u2019at ederlerken Allah m\u00fc\u2019minlerden raz\u0131 olmu\u015ftur&#8230;&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-Feth, 48\/18)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130\u015fte y\u00fcce Allah\u2019\u0131n bu \u015fekilde onlardan raz\u0131 olmu\u015f olmas\u0131, onlar\u0131 azabland\u0131rmak istemesine engeldir, onlara ikramda bulunmas\u0131n\u0131 ve m\u00fck\u00e2fatland\u0131r\u0131lmalar\u0131n\u0131 gerektirmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cennet ile M\u00fcjdelenenler:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n kendilerine tan\u0131kl\u0131k etti\u011fi kimselerin cennete gireceklerine tan\u0131kl\u0131k ederler. A\u015fere-i m\u00fcbe\u015f\u015fere, Sabit b. Kays b. \u015eemm\u00e2s ve di\u011fer sahabilere oldu\u011fu gibi&#8230;&#8221; ifadelerine gelince;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>A\u015fere-i m\u00fcbe\u015f\u015fere \u015funlard\u0131r: Ebu Bekr, \u00d6mer, Osman, Ali, Talha, Z\u00fcbeyr, Sa\u2019d b. Ebi Vakkas, Said b. Zeyd, Abdu\u2019r-Rahman b. Avf ve Ebu Ubeyde b. el-Cerrah2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sabit b. Kays3, Ukka\u015fe b. Mihsan4, Abdullah b. Selam5\u00a0gibileri ile onlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda cennet ehlinden olduklar\u0131na dair sahih haberin varid oldu\u011fu herkesin1 de (cennetlik oldu\u011funa \u015fahitlik ederler.)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ra\u015fid Halifeler:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;M\u00fc\u2019minlerin emiri Ali b. Ebi Talib -rad\u0131yallahu anh-\u2019dan m\u00fctevatir nakil ile gelmi\u015f olan: Bu \u00fcmmetin peygamberinden sonra en hay\u0131rl\u0131lar\u0131 Ebu Bekir, sonra \u00d6mer\u2019dir, \u015feklindeki naklin gere\u011fini ikrar ve kabul ederler.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak Osman ve d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc olarak Ali (r.anhum)\u2019in faziletli oldu\u011funu s\u00f6ylerler. Nitekim rivayetler de buna b\u00f6ylece del\u00e2let etti\u011fi gibi ashab-\u0131 kiram\u2019da (halifeli\u011fe) bey\u2019at hususunda Osman -rad\u0131yallahu anh-\u2019\u0131n \u00f6ncelenmesini icma ile kabul etmi\u015flerdir.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Bununla birlikte baz\u0131 ehl-i s\u00fcnnet mensubu kimseler Ebu Bekir ile Osman -rad\u0131yallahu anh-\u2019\u0131n \u00f6ne ge\u00e7irilmelerini -ittifak ile kabul etmekle birlikte- Osman ile Ali -rad\u0131yallahu anh-\u2019den hangisinin faziletli oldu\u011fu hususunda ihtilaf etmi\u015f bulunuyorlar. Kimileri Osman\u2019\u0131 \u00f6ncelemi\u015f ve ba\u015fka bir \u015fey s\u00f6ylememi\u015f yahut ta d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc olarak Ali\u2019yi saym\u0131\u015flar, kimileri de Ali\u2019yi \u00f6ncelemi\u015f, kimileri ise bu konuda bir \u015fey s\u00f6ylememi\u015flerdir.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Fakat nihayette ehl-i s\u00fcnnet Osman -rad\u0131yallahu anh-\u2019\u0131n efdal oldu\u011funa, ondan sonra da Ali\u2019nin geldi\u011fine karar k\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Bununla birlikte bu mesele -Osman ve Ali meselesi- ehl-i s\u00fcnnet\u2019in cumhur\u2019unun kanaatine g\u00f6re bu hususta muhalif kanaat kabul eden kimselerin sap\u0131k kabul edilece\u011fi esas meselelerden de\u011fildir.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>[Fakat ki\u015finin sap\u0131k oldu\u011funa h\u00fck\u00fcm verilmesine sebeb te\u015fkil eden mesele] <\/em>1<em>\u00a0hilafet meselesidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar (ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat) Ras\u00fblullah -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019dan sonra halifeli\u011fin (s\u0131ras\u0131yla) Ebu Bekir, \u00d6mer, sonra Osman, sonra da Ali\u2019ye ge\u00e7ti\u011fine inan\u0131rlar.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Bunlardan herhangi birisinin halifeli\u011fine dil uzatan bir kimse evindeki e\u015f\u015fe\u011finden de daha \u015fa\u015fk\u0131nd\u0131r.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M\u00fcellifin: &#8220;M\u00fc\u2019minlerin emiri Ali b. Ebi Talib ve ba\u015fkalar\u0131ndan m\u00fctevatir olarak nakledilen, bu \u00fcmmetin peygamberinden sonra en faziletlilerinin Ebu Bekir ve \u00d6mer oldu\u011funa inan\u0131rlar&#8221; \u015feklindeki ifadelerini ele alal\u0131m: Rivayet edildi\u011fi \u00fczere Ali <em>-rad\u0131yallahu anh-<\/em> bu hususu K\u00fbfe minberinden irad etti\u011fi hutbesinde s\u00f6ylemi\u015ftir. Pek b\u00fcy\u00fck bir kalabal\u0131k onun bu s\u00f6zlerini de dinlemi\u015ftir. O \u015f\u00f6yle derdi: Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> bizler kendisinden sonra aram\u0131zda en faziletli olan ki\u015finin Ebu Bekir oldu\u011funu kesin olarak \u00f6\u011frenmedik\u00e7e, Ebu Bekir de aram\u0131zda kendisinden sonra en faziletli ki\u015finin \u00d6mer oldu\u011funu bilmedik\u00e7e vefat etmediler.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak Osman\u2019\u0131 ve d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc olarak ta Ali\u2019yi&#8230;&#8221; \u015feklindeki s\u00f6zlerine gelince; ehl-i s\u00fcnnet\u2019in cumhur\u2019unun kabul etti\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re ra\u015fid halifelerin fazilet itibariyle s\u0131ralar\u0131 halifelik s\u0131ralar\u0131na uygundur. Bundan dolay\u0131 onlar Osman\u2019\u0131n, Ali\u2019den faziletli oldu\u011funu kabul ederler. Buna delil olarak da Ashab-\u0131 Kiram\u2019\u0131n halifeli\u011fe bey\u2019at hususunda Ali\u2019den \u00f6nce Osman <em>-rad\u0131yallahu anh-<\/em>\u2019a bey\u2019at etmi\u015f olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6sterirler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ehl-i s\u00fcnnet\u2019ten baz\u0131lar\u0131 da Ali\u2019nin faziletli oldu\u011funu s\u00f6ylerler. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunlar\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re Ali <em>-rad\u0131yallahu anh-<\/em>\u2019\u0131n meziyet ve menk\u0131belerine dair gelen rivayetler daha fazlad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kimisi de bu hususta herhangi bir g\u00f6r\u00fc\u015f belirtmez.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Durum ne olursa olsun m\u00fcellifin de belirtti\u011fi gibi daha faziletli olu\u015f meselesi muhalefet eden kimselerin sap\u0131kl\u0131klar\u0131na h\u00fckmetmeyi gerektiren asl\u00ee meselelerden de\u011fildir. G\u00f6r\u00fc\u015f ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n m\u00fcmk\u00fcn olabilece\u011fi fer\u2019\u00ee meselelerdendir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Halifelik:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Halifelik meselesine gelince, Osman <em>-rad\u0131yallahu anh-<\/em>\u2019\u0131n halifeli\u011finin sahih bir halifelik oldu\u011funa inanmak gerekir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onun halifeli\u011fe se\u00e7ilmesi \u00d6mer <em>-rad\u0131yallahu anh-<\/em>\u2019\u0131n kendisinden sonraki halifeyi se\u00e7mek \u00fczere tayin etmi\u015f oldu\u011fu alt\u0131 ki\u015filik 1\u00a0isti\u015fare heyetinin karar\u0131n\u0131n bir sonucu olmu\u015ftu. Buna g\u00f6re Osman <em>-rad\u0131yallahu anh-<\/em>\u2019\u0131n halifeli\u011finin bat\u0131l oldu\u011funu, Ali <em>-rad\u0131yallahu anh-<\/em>\u2019\u0131n halifeli\u011fe ondan daha \u00e7ok hak sahibi oldu\u011funu iddia eden bir kimse bu ifadelerindeki muhacir ve ensar\u2019\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcc\u00fc anlamlar ihtiva etmekle birlikte, \u015fi\u00eelik anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n daha a\u011f\u0131r bast\u0131\u011f\u0131 bid\u2019at\u00e7i ve sap\u0131k bir kimsedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00c2l-i Beyt\u2019i Sevmek:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;(Ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat) Ras\u00fblullah -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n ehl-i beyt\u2019ini severler. Onlar\u0131 veli edinir ve onlar hakk\u0131nda Ras\u00fblullah -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n \u2044adir-i Hum g\u00fcn\u00fcnde s\u00f6ylemi\u015f oldu\u011fu \u015fu s\u00f6zlerindeki vasiyetine riayet ederler: &#8220;[Benim ehl-i beyt\u2019im hakk\u0131nda sizlere Allah\u2019\u0131 hat\u0131rlat\u0131r\u0131m.] <\/em>1<em>&#8221; <\/em>2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Yine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- baz\u0131 Kurey\u015f\u2019lilerin, Ha\u015fimo\u011fullar\u0131na kat\u0131 davrand\u0131\u011f\u0131ndan kendisine \u015fik\u00e2yette bulunan amcas\u0131 Abbas\u2019a da \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: &#8220;Nefsim elinde olana yemin ederim ki, Allah i\u00e7in ve benim akrabal\u0131\u011f\u0131m dolay\u0131s\u0131yla sizleri sevmedik\u00e7e iman etmi\u015f olamazlar.&#8221; <\/em>3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Bir ba\u015fka hadisinde de \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Muhakkak Allah \u0130smailo\u011fullar\u0131n\u0131 se\u00e7mi\u015ftir. \u0130smailo\u011fullar\u0131ndan Kinane\u2019yi, Kinane\u2019den Kurey\u015f\u2019i se\u00e7mi\u015f, Kurey\u015f\u2019ten Ha\u015fimo\u011fullar\u0131n\u0131, Ha\u015fimo\u011fullar\u0131ndan da beni se\u00e7mi\u015ftir.&#8221; <\/em>4<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamber\u2019in Ehl-i Beyt\u2019i:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n ehl-i beyt\u2019i, sadaka almalar\u0131 haram k\u0131l\u0131nan kimselerdir. Bunlar ise Ali, Cafer, Ak\u00eel ve Abbaso\u011fullar\u0131d\u0131r. Hepsi de Ha\u015fimo\u011fullar\u0131ndand\u0131r. Muttalibo\u011fullar\u0131 da bunlar aras\u0131ndad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8220;Onlar ne cahiliye d\u00f6neminde, ne \u0130slam geldikten sonra bizden ayr\u0131lmad\u0131lar.&#8221;5<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bundan dolay\u0131 ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat onlara gerekti\u011fi gibi h\u00fcrmet ederler. Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019a olan akrabal\u0131k ba\u011flar\u0131n\u0131 g\u00f6zetirler. Ayn\u0131 \u015fekilde m\u00fcsl\u00fcman olmalar\u0131 ve m\u00fcsl\u00fcman olmaktaki \u00f6ncelikleri y\u00fcce Allah\u2019\u0131n dinine yard\u0131mc\u0131 olmak noktas\u0131nda g\u00fczel s\u0131nav vermi\u015f olmalar\u0131 dolay\u0131s\u0131yla da onlar\u0131 severler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u2044adiru Hum (hum havuzu, su birikintisi)&#8221;; denildi\u011fine g\u00f6re Mekke ile Medine aras\u0131nda el-Cuhfe diye bulunan bir yerdeki su birikintisinin kendisine izafe edildi\u011fi boyac\u0131l\u0131k yapan bir adam\u0131n ad\u0131d\u0131r. Bir di\u011fer g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re Hum orada bu su birikintisinin kendisine izafe edildi\u011fi s\u0131k a\u011fa\u00e7l\u0131k bir yerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n amcas\u0131na s\u00f6yledi\u011fi: &#8220;Nefsim elinde olana yemin ederim ki Allah i\u00e7in ve benim akrabal\u0131\u011f\u0131m dolay\u0131s\u0131yla sizleri sevmedik\u00e7e iman etmi\u015f olamazlar.&#8221; s\u00f6z\u00fcn\u00fcn anlam\u0131na gelince: Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n ehl-i beyt\u2019ini \u00f6ncelikli olarak Allah i\u00e7in, ikinci olarak da Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n yan\u0131ndaki konumlar\u0131 ve nesebinin onlarla birle\u015fmesi i\u00e7in sevmedik\u00e7e, kimsenin iman\u0131n\u0131n kemale ermeyece\u011fini ifade eder. Onlar\u0131 Allah i\u00e7in sevmenin gere\u011fi, onlar\u0131n da Allah i\u00e7in sevilmeleri ve veli (dost) edinilmeleri gereken Allah\u2019\u0131n dostlar\u0131 ve Allah\u2019a itaat eden kimseler olu\u015flar\u0131ndan dolay\u0131d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M\u00fc\u2019minlerin Annelerini Sevmek:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Ras\u00fblullah -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n han\u0131mlar\u0131 ve m\u00fc\u2019minlerin annelerini de veli edinirler. Onlar\u0131n \u00e2hirette de Peygamber efendimizin han\u0131mlar\u0131 olacaklar\u0131na inan\u0131rlar. \u00d6zellikle \u00e7ocuklar\u0131n\u0131n \u00e7o\u011funlu\u011funun annesi olan, ona ilk iman eden, dininde ona destek olan ve Peygamberin nezdinde \u00f6nemli bir yeri olan Hadice -rad\u0131yallahu anha-\u2019y\u0131;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Ve Ebu Bekir es-S\u0131dd\u00eeyk\u2019\u0131n k\u0131z\u0131 olan ve Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n hakk\u0131nda: &#8220;\u00c2i\u015fe\u2019nin di\u011fer kad\u0131nlara \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc, tiridin di\u011fer yemeklere \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc gibidir.&#8221; <\/em>1<em>\u00a0<\/em><em>dedi\u011fi s\u0131dd\u00eeyka (Ai\u015fe -rad\u0131yallahu anha)\u2019y\u0131 (dost ve veli edinirler.)&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n han\u0131mlar\u0131 nikah ile kendileri ile evlenmi\u015f oldu\u011fu han\u0131mlar\u0131 olup bunlar\u0131n birincisi Huveylid k\u0131z\u0131 Hadice <em>-rad\u0131yallahu anha-<\/em>\u2019d\u0131r. Peygamber olmadan \u00f6nce Mekke\u2019de onunla evlenmi\u015ftir. O s\u0131rada Peygamber yirmibe\u015f ya\u015f\u0131nda idi. Hadice <em>-rad\u0131yallahu anha-<\/em> ise Peygamberden onbe\u015f ya\u015f daha b\u00fcy\u00fckt\u00fc. Vefat edinceye kadar ondan ba\u015fka bir han\u0131mla evlenmedi. \u0130brahim d\u0131\u015f\u0131nda b\u00fct\u00fcn \u00e7ocuklar\u0131 ondand\u0131r. Ona ilk iman eden ki\u015fi odur. Risalet g\u00f6revinin y\u00fcklerini ta\u015f\u0131mak noktas\u0131nda ona ilk destek veren de odur. Altm\u0131\u015fbe\u015f ya\u015f\u0131nda hicretten \u00fc\u00e7 y\u0131l \u00f6nce vefat etmi\u015ftir. Ondan sonra da Zemaa k\u0131z\u0131 Sevde <em>-rad\u0131yallahu anha-<\/em> ile evlenmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00c2i\u015fe <em>-rad\u0131yallahu anha-<\/em> ile nik\u00e2h akdini yapt\u0131\u011f\u0131nda alt\u0131 ya\u015f\u0131nda idi. Nihayet Medine\u2019ye hicret ettikten sonra dokuz ya\u015f\u0131nda iken onunla gerde\u011fe girmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamber efendimizin han\u0131mlar\u0131ndan birisi de Um Seleme (r.anha)\u2019d\u0131r. \u0130lk kocas\u0131 Ebu Seleme\u2019den sonra onunla evlenmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cah\u015f k\u0131z\u0131 Zeyneb ile de Zeyd b. Harise\u2019nin, Zeyneb\u2019i bo\u015famas\u0131ndan sonra evlenmi\u015ftir. Yahut ta daha sahih olan g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re y\u00fcce Allah, Peygamber efendimizi Zeyneb\u2019le evlendirmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Haris k\u0131z\u0131 Cuveyriye, Huyey k\u0131z\u0131 Safiye, \u00d6mer k\u0131z\u0131 Hafsa, Huzeyme k\u0131z\u0131 Zeyneb de m\u00fc\u2019minlerin anneleridirler. Bunlar \u00e2hirette de Peygamber efendimizin han\u0131mlar\u0131d\u0131r. Mutlak olarak onlar\u0131n en faziletli olanlar\u0131 ise Hadice ve Ai\u015fe <em>-rad\u0131yallahu anha-<\/em>\u2019d\u0131rlar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Raf\u0131z\u00ee\u2019ler ile Nevas\u0131b\u2019\u0131n Ashab\u2019a Kar\u015f\u0131 Tutumlar\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Ayr\u0131ca (ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat) ashab\u2019a bu\u011fzeden ve onlara dil uzatan Raf\u0131z\u00ee\u2019lerin <\/em>1<em>\u00a0izledikleri yoldan uzak olduklar\u0131n\u0131 belirtirler.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Ayn\u0131 \u015fekilde s\u00f6z [yahut] <\/em>2<em>\u00a0davran\u0131\u015flar\u0131 ile ehl-i beyt\u2019e eziyet veren Nev\u00e2s\u0131b <\/em>3\u2019<em>in izledikleri yoldan da uzakt\u0131rlar.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Ashab aras\u0131nda meydana gelen olaylar hakk\u0131nda s\u00f6z s\u00f6ylemekten ka\u00e7\u0131n\u0131r ve \u015f\u00f6yle derler: Onlar\u0131n bu olumsuz halleri ile ilgili olarak gelmi\u015f olan bu rivayetlerin kimisi yaland\u0131r, kimisine birtak\u0131m ilaveler yap\u0131lm\u0131\u015f yahut eksiltmelerde bulunulmu\u015f ve ger\u00e7ek \u015fekli de\u011fi\u015ftirilmi\u015ftir. Bunlar\u0131n sahih olanlar\u0131nda ise onlar mazurdurlar. Ya i\u00e7tihad edip isabet etmi\u015fler yahut ta i\u00e7tihad edip hata etmi\u015flerdir.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ashab Masum De\u011fildir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Bununla birlikte ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat ashab-\u0131 kiram\u2019dan herbir kimsenin b\u00fcy\u00fck olsun, k\u00fc\u00e7\u00fck olsun g\u00fcnahlardan masum olduklar\u0131na inanmazlar. Aksine genel olarak onlar\u0131n g\u00fcnah i\u015flemeleri m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Bununla birlikte \u00f6nce m\u00fcsl\u00fcman olmu\u015f olmalar\u0131 ve sahib olduklar\u0131 faziletler -e\u011fer meydana gelmi\u015fse- yapm\u0131\u015f olduklar\u0131 g\u00fcnahlar\u0131n ma\u011ffiret edilmesini gerektirir. [\u00d6yle ki onlar\u0131n] <\/em>4<em>\u00a0kendilerinden sonra gelmi\u015f olanlar\u0131n ba\u011f\u0131\u015flanmayacak t\u00fcrden olan g\u00fcnahlar\u0131 ba\u011f\u0131\u015flanabilir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar\u0131n kendilerinden sonra gelenlerin sahib olamayacaklar\u0131 t\u00fcrden g\u00fcnahlar\u0131 silen hasenatlar\u0131 vard\u0131r.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ashab Nesillerin En Hay\u0131rl\u0131s\u0131d\u0131r:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Onlar\u0131n nesillerin en hay\u0131rl\u0131s\u0131 olduklar\u0131, onlardan herhangi birisinin sadaka olarak vermi\u015f oldu\u011fu bir mud\u2019\u00fcn kendilerinden sonra gelenlerden bir kimsenin harcayabilece\u011fi Uhud da\u011f\u0131 kadar alt\u0131ndan daha faziletli olaca\u011f\u0131 Ras\u00fblullah -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n buyru\u011fu ile sabit olmu\u015ftur.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Di\u011fer taraftan onlardan herhangi birisinden sad\u0131r olmu\u015f bir g\u00fcnahtan \u00f6t\u00fcr\u00fc tevbe etmi\u015f olmas\u0131 yahut o g\u00fcnah\u0131 silecek iyiliklerde bulunmu\u015f olmas\u0131 ya da erken \u0130slam\u2019a girmi\u015f olmas\u0131n\u0131n fazileti yahut insanlar aras\u0131nda \u015fefaatine ba\u015fkalar\u0131na g\u00f6re daha lay\u0131k oldu\u011fu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019in \u015fefaati ya da d\u00fcnyada kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kald\u0131\u011f\u0131 bir bel\u00e2 ve s\u0131k\u0131nt\u0131 dolay\u0131s\u0131 ile bu g\u00fcnah\u0131 affedilmi\u015f, \u00f6rt\u00fclm\u00fc\u015f de olabilir.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Muhakkak olarak bilinen g\u00fcnahlarda durum b\u00f6yle oldu\u011funa g\u00f6re; i\u00e7tihad edip de isabet etmi\u015f olmalar\u0131 halinde iki ecir, hata etmi\u015f olmalar\u0131 halinde ise tek bir ecir al\u0131p hatalar\u0131n\u0131n da ba\u011f\u0131\u015flanabilece\u011fi t\u00fcrden olan i\u00e7tihad ettikleri i\u015flerde ya durum nas\u0131l olur?<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Di\u011fer taraftan onlardan baz\u0131lar\u0131 taraf\u0131ndan yap\u0131lm\u0131\u015f ve uygun kar\u015f\u0131lanmayan baz\u0131 fiilleri Allah\u2019a ve Ras\u00fbl\u00fcne iman, Allah yolunda cihad etmek, hicret, Allah\u2019\u0131n dinine yard\u0131m etmek, faydal\u0131 bilgi ve salih amel gibi sahib olduklar\u0131 faziletler ve g\u00fczelliklere nisbetle olduk\u00e7a azd\u0131r ve ba\u011f\u0131\u015flanacak \u00f6zelliktedir.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Bir ilim ve bir basiret ile onlar\u0131n ya\u015fay\u0131\u015flar\u0131n\u0131 ve y\u00fcce Allah\u2019\u0131n onlara ihsan etmi\u015f oldu\u011fu faziletleri tetkik eden bir kimse kesin olarak \u015funu bilmi\u015f olacakt\u0131r: Peygamberlerden sonra insanlar\u0131n en hay\u0131rl\u0131lar\u0131 onlard\u0131r. Ne \u00f6ncesinden onlar gibi gelmi\u015ftir, ne de sonra onlar gibileri gelecektir. Onlar \u00fcmmetlerin en hay\u0131rl\u0131lar\u0131, Allah nezdinde de en de\u011ferli \u00fcmmet olan bu \u00fcmmeti meydana getiren nesillerin en se\u00e7kin olan\u0131d\u0131rlar.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ali ve onun aile halk\u0131 hususunda a\u015f\u0131r\u0131 gitmek, onun d\u0131\u015f\u0131ndaki ashab-\u0131 kiram\u2019\u0131 bu\u011fzedip, onlara dil uzat\u0131p, tekfir etmek \u015feklindeki Rafiz\u00ee\u2019lerin izledikleri yoldan ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019in uzak olduklar\u0131n\u0131 anlatmak istemektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bunlara bu ismi veren ilk ki\u015fi Zeyd b. Ali1\u00a0<em>-Allah\u2019\u0131n rahmeti \u00fczerine olsun-<\/em>\u2019dir. Kendisine bey\u2019at etmek i\u00e7in Ebu Bekir ile \u00d6mer\u2019in halifeli\u011fini kabul etmedi\u011fini ifade etmesini istediklerinde o bu iste\u011fi yerine getirmemi\u015f, bundan dolay\u0131 etraf\u0131ndan da\u011f\u0131l\u0131p gitmi\u015flerdi. Kendisi de onlara: Siz beni rafd ettiniz (beni terkettiniz) demi\u015fti. \u0130\u015fte o g\u00fcnden itibaren bunlara &#8220;Rafiz\u00eeler&#8221; ad\u0131 verilmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Raf\u0131z\u00eeler\u2019in f\u0131rkalar\u0131 pek \u00e7oktur. Kimileri a\u015f\u0131r\u0131 gitmi\u015ftir, kimileri o kadar a\u015f\u0131r\u0131 de\u011fildir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat ayn\u0131 \u015fekilde bilinen siyasi birtak\u0131m sebebler ve olaylar dolay\u0131s\u0131yla peygamberlik hanedan\u0131na d\u00fc\u015fmanl\u0131k ilan eden Nev\u00e2s\u0131b\u2019\u0131n yolundan da uzakt\u0131rlar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ehl-i S\u00fcnnet Ve\u2019l-Cemaat\u2019in Ashab-\u0131 Kiram Aras\u0131ndaki<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Anla\u015fmazl\u0131klara Kar\u015f\u0131 Tutumlar\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat, ashab <em>-rad\u0131yallahu anh-<\/em> aras\u0131nda meydana gelmi\u015f anla\u015fmazl\u0131klara dalmaktan uzak kal\u0131rlar. \u00d6zellikle Osman <em>-rad\u0131yallahu anh-<\/em>\u2019\u0131n \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesinden sonra Ali, Talha ile Z\u00fcbeyr aras\u0131nda meydana gelen olaylar ile daha sonralar\u0131 Ali, Muaviye, Amr b. el-\u00c2s ve ba\u015fkalar\u0131 aras\u0131nda cereyan etmi\u015f olaylar hakk\u0131nda&#8230; Ashab\u2019\u0131n k\u00f6t\u00fc halleri ile ilgili gelmi\u015f rivayetlerin \u00e7o\u011funlu\u011funun yalan yahut ger\u00e7ekleri tahrif edilmi\u015f olduklar\u0131n\u0131 kabul ederler. Bu rivayetlerin sahih olanlar\u0131n\u0131 ise ashab\u2019\u0131n bu hususta mazur olduklar\u0131n\u0131 kabul ederek: Onlar te\u2019vil etmi\u015f ve i\u00e7tihad etmi\u015f kimselerdir, derler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bununla birlikte ashab\u2019\u0131n b\u00fcy\u00fck k\u00fc\u00e7\u00fck g\u00fcnahlardan korunmu\u015f (masum) olduklar\u0131n\u0131 da iddia etmezler. Fakat onlar\u0131n erken d\u00f6nemlerde m\u00fcsl\u00fcman olu\u015flar\u0131, faziletleri, Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019a sahabe olu\u015flar\u0131, onunla birlikte cihad etmi\u015f olmalar\u0131, onlardan sad\u0131r olmu\u015f olmas\u0131 ihtimal dahilinde bulunan yanl\u0131\u015fl\u0131klar\u0131n\u0131n ma\u011ffiret edilmesini gerektirmektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n tan\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ile b\u00fct\u00fcn nesillerin en hay\u0131rl\u0131lar\u0131 ve en faziletlileridir. Onlardan herhangi birisinin Allah yolunda harcam\u0131\u015f oldu\u011fu bir m\u00fcd yahut onun yar\u0131s\u0131 bir miktar onlardan sonra gelenlerden bir kimsenin Uhud da\u011f\u0131 kadar sadaka olarak da\u011f\u0131taca\u011f\u0131 alt\u0131ndan daha faziletlidir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M\u00fcellif <em>-Allah Ona Rahmet Etsin-<\/em> \u015funu kastetmektedir: Onlardan herhangi bir kimsenin y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kendisine gazab etmesini gerektirecek bir g\u00fcnah \u00fczerinde \u0131srar ederek \u00f6lm\u00fc\u015f olmas\u0131 kabul edilemez. Aksine fiilen onlardan herhangi bir kimseden e\u011fer bir g\u00fcnah sad\u0131r olmu\u015f ise s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fi hallerden herhangi birisi s\u00f6zkonusudur. Ya \u00f6l\u00fcm\u00fcnden \u00f6nce tevbe etmi\u015ftir, ya i\u015fledi\u011fi bu g\u00fcnah\u0131 giderecek ve silecek iyilikler yapm\u0131\u015ft\u0131r, ya erken d\u00f6nemde \u0130sl\u00e2m\u2019a girmi\u015f olmas\u0131n\u0131n fazileti dolay\u0131s\u0131yla bu g\u00fcnah\u0131 ona ba\u011f\u0131\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. Nitekim Bedir\u2019e kat\u0131lanlar ile a\u011fa\u00e7 alt\u0131nda peygambere bey\u2019at edenlerin g\u00fcnahlar\u0131 bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc ba\u011f\u0131\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. Yahut Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n \u015fefaati ile g\u00fcnah\u0131 ba\u011f\u0131\u015flanacakt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc insanlar aras\u0131nda onun \u015fefaati dolay\u0131s\u0131yla en mutlu olmaya ve o \u015fefaate en \u00e7ok hak kazanmaya lay\u0131k olanlar onlard\u0131r. Yahut ta d\u00fcnyada gerek kendi \u015fahs\u0131nda, gerek mal\u0131nda, gerekse de \u00e7ocuklar\u0131 hakk\u0131nda kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kald\u0131\u011f\u0131 bir bela ve musibet dolay\u0131s\u0131yla onun g\u00fcnah\u0131 affedilmi\u015f olabilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Onlar\u0131n muhakkak olarak i\u015fledikleri kabul edilen g\u00fcnahlara nisbetle inan\u0131lmas\u0131 gereken bu oldu\u011funa g\u00f6re; i\u00e7tihad ve hata edebilme konusu olan hususlarda g\u00fcnahlar\u0131n\u0131n ba\u011f\u0131\u015flanmayaca\u011f\u0131 nas\u0131l s\u00f6ylenebilir?<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Di\u011fer taraftan onlar\u0131n hata ettikleri kabul edilen bu husus, sahib olduklar\u0131 g\u00fczellik ve faziletler ile \u00f6l\u00e7\u00fclecek olursa, adeta bu kusurlar\u0131 denizde bir damla bile olmaz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hulasa, peygamberini se\u00e7en y\u00fcce Allah o peygamberine bu ashab\u0131 se\u00e7mi\u015ftir. Onlar peygamberlerden sonra en hay\u0131rl\u0131 insanlard\u0131r. \u00dcmmetlerin en faziletlileri olan bu \u00fcmmet aras\u0131ndan se\u00e7kin kimselerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M\u00fcellifin ashab-\u0131 kiram hakk\u0131ndaki bu a\u00e7\u0131klamalar\u0131n\u0131 dikkatle d\u00fc\u015f\u00fcnen bir kimse, cahil ve mutaass\u0131plar\u0131n ona yapt\u0131klar\u0131 iftiralardan, onlar\u0131n ashab\u0131n de\u011ferine kar\u015f\u0131 h\u00fccum eden bir tav\u0131r tak\u0131nd\u0131\u011f\u0131n\u0131, onlar\u0131n de\u011ferlerini k\u00fc\u00e7\u00fclt\u00fcp, icmalar\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve buna benzer as\u0131ls\u0131z iddia ve iftiralar\u0131 ona yak\u0131\u015ft\u0131ran mutaass\u0131p cahillerin yapt\u0131klar\u0131 bu iftiralara son derece hayret eder.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Evliy\u00e2n\u0131n Ker\u00e2metleri:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Ehl-i s\u00fcnnet\u2019in kabul ettikleri esaslardan birisi de evliy\u00e2n\u0131n ker\u00e2metleri ile y\u00fcce Allah\u2019\u0131n onlar vas\u0131tas\u0131 ile ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi \u00e7e\u015fitli ilim, ke\u015fif, kudret ve tesir kabilinden meydana getirdi\u011fi ola\u011fan\u00fcst\u00fc hadiseleri tasdik etmektir. Ayr\u0131ca gerek Kehf suresinde ve ba\u015fkalar\u0131nda \u00f6nceki \u00fcmmetlerden ve gerekse de bu \u00fcmmetin ilkleri olan ashab-\u0131 kiram ile tabi\u00eenden [nakledilen] <\/em>1<em>\u00a0ile \u00fcmmetin di\u011fer [f\u0131rkalar\u0131] <\/em>2<em>\u00a0<\/em><em>ndan nakledilenleri de (tasdik ederler). Ayr\u0131ca bunlar bu \u00fcmmet aras\u0131nda k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcne kadar devam edecektir.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamberlerinin getirdikleri hidayete tabi olan Allah dostlar\u0131na y\u00fcce Allah\u2019\u0131n birtak\u0131m kerametler verdi\u011fini kitab ve s\u00fcnnetin nasslar\u0131 m\u00fctevatir bir \u015fekilde ortaya koydu\u011fu gibi, eski ve yeni olaylar da buna del\u00e2let etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Keramet ola\u011fan\u00fcst\u00fc bir i\u015ftir. Y\u00fcce Allah bunu velilerinden bir velisi vas\u0131tas\u0131 ile g\u00f6sterir.3\u00a0Bunu da o kimseye ya dini, ya da d\u00fcnyevi bir hususta yard\u0131mc\u0131 olmak \u00fczere yapar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mucize ile Keramet Aras\u0131ndaki Fark:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mucize ile keramet aras\u0131ndaki fark\u0131 \u015fu ortaya koymaktad\u0131r: Mucize kerametten farkl\u0131 olarak risalet iddias\u0131 ile birlikte g\u00f6sterilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu kerametlerin meydana gelmesi birtak\u0131m hikmetler ve bir\u00e7ok maslahatlar ihtiva etmektedir. Bunlar\u0131n \u00f6nemlileri \u015funlard\u0131r:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- Keramet de mucize gibi y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kudretinin kemaline, O\u2019nun me\u015fietinin etkinli\u011fine, O\u2019nun diledi\u011fi her\u015feyi yapt\u0131\u011f\u0131na, bu g\u00f6r\u00fclen s\u00fcnnetler (tabi\u00ee kanunlar) ile al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f sebeblerin d\u0131\u015f\u0131nda insanlar\u0131n bilme imk\u00e2n\u0131n\u0131 bulamad\u0131\u011f\u0131 amelleri ile de tesbit edemeyecekleri ba\u015fka birtak\u0131m s\u00fcnnetlerinin oldu\u011funun en b\u00fcy\u00fck delilidir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu kerametlerden birisi Ashab-\u0131 Kehf k\u0131ssas\u0131d\u0131r. Y\u00fcce Allah bu upuzun s\u00fcre i\u00e7erisinde onlar\u0131 uyutmu\u015f olmakla birlikte, bedenlerini da\u011f\u0131l\u0131p, yok olmaktan korumu\u015f olmas\u0131d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mihrab\u0131nda (mabedinde) bir kenara \u00e7ekilmi\u015f oldu\u011fu halde r\u0131zk\u0131n\u0131n kendisine ula\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 da y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u0130mran k\u0131z\u0131 Meryem\u2019e vermi\u015f oldu\u011fu kerametlerdendir. \u00d6yle ki Zekeriya <em>-aleyhissel\u00e2m-<\/em> bu i\u015fe \u015fa\u015f\u0131rm\u0131\u015f ve ona: <em>&#8220;Bu sana nereden geliyor?&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(Al-i \u0130mran, 3\/37)<\/em> diye sormu\u015ftu.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Babas\u0131z olarak \u0130sa <em>-aleyhissel\u00e2m-<\/em>\u2019a gebe kalm\u0131\u015f olmas\u0131, onu do\u011furmu\u015f olmas\u0131, be\u015fikte iken konu\u015fmas\u0131 ve di\u011fer hususlar da bu t\u00fcrden birer keramettir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- Evliyan\u0131n kerametlerinin meydana gelmesi ger\u00e7ekte peygamberlere bir mucizedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu kerametler ancak onlar\u0131n peygamberlerine tabi olmalar\u0131n\u0131n, onlar\u0131n g\u00f6sterdikleri hidayet \u00fczere y\u00fcr\u00fcmelerinin bereketi ile onlar taraf\u0131ndan g\u00f6sterilebilmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3- Velilerin kerametleri y\u00fcce Allah\u2019\u0131n onlara d\u00fcnya hayat\u0131nda \u00e7abukla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 bir m\u00fcjdedir. Burada m\u00fcjdeden kas\u0131t, onlar\u0131n veli olduklar\u0131na, akibetlerinin g\u00fczelliklerine del\u00e2let eden bir i\u015f olmas\u0131d\u0131r. \u0130\u015fte kerametler de bu kabilden bir del\u00e2leti ihtiva etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bununla birlikte kerametler bu \u00fcmmet aras\u0131nda k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcne kadar var olacakt\u0131r ve kesilmeyecektir. Bu hususta g\u00f6r\u00fclenler bunun en b\u00fcy\u00fck delilidir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Felsefeciler1\u00a0peygamberlerin mucizelerini kabul etmedikleri gibi, evliyan\u0131n kerametlerini de kabul etmezler. Mutezile ile baz\u0131 E\u015f\u2019ar\u00ee mezhebi mensubu kimseler de kerametleri mucizeye kar\u0131\u015fabilir iddias\u0131 ile kabul etmemi\u015flerdir. Ancak bu \u00e7\u00fcr\u00fck bir iddiad\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc keramet belirtti\u011fimiz gibi peygamberlik davas\u0131 ile birlikte g\u00f6sterilmez.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bununla birlikte kendilerine mutasavv\u0131f ad\u0131n\u0131 veren bid\u2019at, tarikat mensubu yalanc\u0131 deccallerin ve insanlar\u0131n g\u00f6zlerini boyayan kimselerin meydana getirdikleri ameller ile \u015feytani birtak\u0131m ola\u011fan \u00fcst\u00fc gibi g\u00f6r\u00fclen hadiselere de dikkat etmek gerekir. Ate\u015fe girmek, kendilerine silah vurmak, y\u0131lanlar\u0131 tutmak, gayba dair haber vermek gibi&#8230; Bunlar\u0131n kerametle hi\u00e7bir ilgisi yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc keramet Allah\u2019\u0131n ger\u00e7ek velilerinin eliyle ger\u00e7ekle\u015fir. Bunlar ise \u015feytanlar\u0131n velileridirler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u00fcnnet ve Bid\u2019at:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Di\u011fer taraftan ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019in tarikat\u0131 (yolu) bat\u0131nen ve zahiren Ras\u00fblullah -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n izinden gitmek, ilk \u00f6nde gidenler olan muhacirler ve ensar\u2019\u0131n yoluna uymak ve Ras\u00fblullah -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n \u015fu buyru\u011fundaki vasiyetine uymakt\u0131r: &#8220;Benim s\u00fcnnetime ve benden sonra gelen ra\u015fid ve hidayete erdirilmi\u015f halifelerin s\u00fcnnetine uymaya bak\u0131n\u0131z. Bu s\u00fcnnete s\u0131ms\u0131k\u0131 sar\u0131l\u0131n ve onu az\u0131 di\u015flerinizle kavray\u0131n. Sonradan ortaya \u00e7\u0131kart\u0131lan i\u015flerden sak\u0131n\u0131n. \u00c7\u00fcnk\u00fc hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz [sonradan ortaya \u00e7\u0131kart\u0131lan] her\u015fey [bir bid\u2019attir ve her] <\/em>1<em>\u00a0bid\u2019at dal\u00e2lettir.&#8221; <\/em>2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>En do\u011fru s\u00f6z\u00fcn Allah\u2019\u0131n s\u00f6z\u00fc, en do\u011fru yolun Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n g\u00f6sterdi\u011fi yol oldu\u011funu bilirler. Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131n\u0131, o kel\u00e2m\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kalan \u00e7e\u015fitli insanlar\u0131n kel\u00e2m\u0131na tercih ederler. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n yolunu da herkesin yolundan \u00f6ncelikli bilirler.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>\u0130\u015fte bundan dolay\u0131 onlara ehl-i kitab ve s\u00fcnnet ad\u0131 verilmi\u015f, ehlu\u2019l-cemaat denilmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc cemaat demek [icma] <\/em>3<em>\u00a0demektir. Bunun z\u0131tt\u0131 ise ayr\u0131l\u0131kt\u0131r. Her ne kadar (cemaat) lafz\u0131 biraraya gelip toplanm\u0131\u015f bir toplulu\u011fun kendisinin ad\u0131 haline gelmi\u015f ise de bu b\u00f6yledir.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>\u0130cma ise ilim ve dinde dayanak kabul edilen \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc esast\u0131r.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>\u0130\u015fte ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat insanlar\u0131n kabul ettikleri b\u00fct\u00fcn s\u00f6zler ile din ile ilgisi bulunan gizli ya da a\u00e7\u0131k b\u00fct\u00fcn amelleri bu \u00fc\u00e7 esas ile \u00f6l\u00e7\u00fcp bi\u00e7erler.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Esas kabul edilen icma ise selef-i salih\u2019in \u00fczerinde bulunduklar\u0131 yoldur. Zira onlardan sonra ayr\u0131l\u0131klar \u00e7o\u011falm\u0131\u015f [ve \u00fcmmet aras\u0131nda yay\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.] <\/em>4<em>&#8220;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ehl-i S\u00fcnnet Ve\u2019l-Cemaat Yolunun Esaslar\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019in yolu&#8230;&#8221; ifadesi itikadi (usul) meselelerinde izledikleri yoldan ayr\u0131 olarak gerek usule, gerek fur\u00fba dair b\u00fct\u00fcn dini h\u00fck\u00fcmleri \u00e7\u0131karmak i\u00e7in izledikleri yolu a\u00e7\u0131klamak sadedindedir. \u0130zlenen bu yolun \u00fc\u00e7 esas\u0131 vard\u0131r:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- S\u00f6zlerin en hay\u0131rl\u0131s\u0131 ve en do\u011frusu olan y\u00fcce Allah\u2019\u0131n kitab\u0131, Onlar, hi\u00e7bir insan\u0131n s\u00f6z\u00fcn\u00fc Allah\u2019\u0131n s\u00f6z\u00fcn\u00fcn \u00f6n\u00fcne ge\u00e7irmezler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n s\u00fcnneti ile onun hidayet ve yoluna dair gelmi\u015f olan nakiller. Hi\u00e7bir insan\u0131n izledi\u011fi yolu bunun \u00f6n\u00fcnde tutmazlar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3- Ayr\u0131l\u0131klardan, da\u011f\u0131n\u0131kl\u0131klardan \u00e7e\u015fitli bid\u2019at ve yanl\u0131\u015f g\u00f6r\u00fc\u015flerin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131ndan \u00f6nce bu \u00fcmmetin ilk neslinin \u00fczerinde icma etti\u011fi hususlar. Bu d\u00f6nemden sonra meydana gelmi\u015f insanlar\u0131n ortaya att\u0131klar\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015fler ile kabul ettikleri kanaatlere gelince, bunlar\u0131 kitab, s\u00fcnnet ve icma\u2019dan ibaret olan bu \u00fc\u00e7 esas ile \u00f6l\u00e7er, bi\u00e7erler. Bunlara uygun d\u00fc\u015ferse kabul ederler, bunlara ayk\u0131r\u0131 olursa s\u00f6yleyenin kim oldu\u011funa bakmaks\u0131z\u0131n reddederler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130\u015fte orta yol, dosdo\u011fru yol budur. Onu izleyen sapmaz, ona uyan bedbaht olmaz. Nasslarla diledi\u011fi gibi oynay\u0131p, kitab\u0131 te\u2019vil eden, sahih hadisleri ink\u00e2r eden, selef\u2019in icma\u0131na ald\u0131rmayan kimseler ile rasgele \u00f6n\u00fcne geleni al\u0131p, her g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc kabul eden, herbir s\u00f6z\u00fc benimseyen bu konuda do\u011fru ile yanl\u0131\u015f\u0131, sahih olan ile olmayan\u0131 birbirinden ay\u0131rdetmeye kalk\u0131\u015fmayan ve bunu \u00f6nemsemeyenlerin yollar\u0131 aras\u0131nda orta bir yoldur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>G\u00fczel Ahlak\u0131n Esaslar\u0131:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Di\u011fer taraftan onlar bu esaslarla beraber \u015feriat\u0131n gerektirdi\u011fi \u015fekilde iyili\u011fi emredip k\u00f6t\u00fcl\u00fckten al\u0131korlar.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Y\u00f6neticilerle birlikte -ister iyi, ister g\u00fcnahk\u00e2r olsunlar- hacc\u0131n, cihad\u0131n, cuma ve bayramlar\u0131n gereklerinin yerine getirilece\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcndedirler, cemaatle namaza dikkat ederler.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>\u00dcmmete nasihatta bulunmay\u0131 dinin bir gere\u011fi olarak kabul eder. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n: &#8220;M\u00fc\u2019minin, m\u00fc\u2019mine kar\u015f\u0131 durumu birbirini g\u00fc\u00e7lendiren, birbirine kenetlenmi\u015f bir yap\u0131 gibidir.&#8221; deyip, parmaklar\u0131n\u0131 birbirine ge\u00e7irmesi <\/em>1<em>\u00a0ile &#8220;m\u00fc\u2019minlerin sevgi, merhamet ve \u015fefkatlerinde birbirlerine kar\u015f\u0131 durumlar\u0131 bir v\u00fccudun durumuna benzer. Onun herhangi bir organ\u0131 rahats\u0131zlanacak olursa, v\u00fccudun di\u011fer k\u0131s\u0131mlar\u0131 ate\u015f y\u00fckselmesi ve uykusuz kalmak ile onun bu \u0131zd\u0131rab\u0131na kat\u0131l\u0131r&#8221; <\/em>2<em>\u00a0<\/em><em>hadislerinin ifade etti\u011fi manaya inan\u0131rlar.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Bel\u00e2 ve musibetlere kar\u015f\u0131 sab\u0131rl\u0131 olmay\u0131 [rahatl\u0131k zamanlar\u0131nda] <\/em>3<em>\u00a0\u015f\u00fckretmeyi, ac\u0131 ilahi kaza ve h\u00fck\u00fcmlere raz\u0131 olmay\u0131 emrederler.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Ahl\u00e2k\u0131n \u00fcst\u00fcn de\u011ferlerine, g\u00fczel amellere \u00e7a\u011f\u0131r\u0131r ve Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n: &#8220;\u0130man\u0131 en m\u00fckemmel m\u00fc\u2019min, ahl\u00e2k\u0131 en g\u00fczel olanlar\u0131d\u0131r&#8221; <\/em>4<em>\u00a0<\/em><em>hadisinin anlam\u0131na iman ederler.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Seninle ili\u015fkileri kopartan\u0131n ba\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6zetmene, seni mahrum edene vermene, sana zulmedeni affetmene seni te\u015fvik ederler.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Anne-babaya iyilikte bulunmay\u0131, akrabal\u0131k ba\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6zetmeyi, g\u00fczel kom\u015fuluk ili\u015fkilerini, yetimlere, yoksullara, yolculara iyilikte bulunmay\u0131, k\u00f6lelere \u015fefkat ve merhametle davranmay\u0131 emrederler.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>B\u00f6b\u00fcrlenmeyi, b\u00fcy\u00fcklenmeyi, haddi a\u015fmay\u0131, hakl\u0131 ya da haks\u0131z olarak di\u011fer insanlara kar\u015f\u0131 taarruzlarda bulunmay\u0131 yasaklarlar.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Y\u00fcce ahlak\u00ee de\u011ferleri emreder, baya\u011f\u0131 huylar\u0131 yasaklarlar.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>\u0130ster bu kabilden, ister bunlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131ndakilerden olsun s\u00f6yleyip yapt\u0131klar\u0131 b\u00fct\u00fcn hususlarda onlar yaln\u0131zca kitab ve s\u00fcnnete tabi olurlar. [Onlar\u0131n izledikleri yol ise y\u00fcce Allah\u2019\u0131n Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- ile g\u00f6ndermi\u015f oldu\u011fu \u0130slam dinidir.]1&#8243;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Sonra bu esaslarla birlikte onlar&#8230;&#8221; ifadeleriyle m\u00fcellif, bu b\u00f6l\u00fcmde ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019in ahlak\u0131 olarak bilinen \u00fcst\u00fcn ahlaki de\u011ferlerin esaslar\u0131n\u0131 ortaya koymaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Bunlar \u015feriat ve ak\u0131l ile iyi ve g\u00fczel oldu\u011fu bilinen marufu emretmek ile ak\u0131l ve \u015feriat\u00e7e \u00e7irkin g\u00f6r\u00fclen k\u00f6t\u00fc (m\u00fcnker)\u2019den al\u0131koymakt\u0131r. Bunu da Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n \u015fu buyru\u011fundan anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, \u015feriat\u0131n bu farizay\u0131 yerine getirilmesini gerekli g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc \u015fekilde ifa ederler: &#8220;Sizden kim bir m\u00fcnker g\u00f6r\u00fcrse, onu eliyle de\u011fi\u015ftirsin. E\u011fer g\u00fcc\u00fc yeti\u015fmezse diliyle, e\u011fer ona da g\u00fc\u00e7 yetirmezse kalbi ile (de\u011fi\u015ftirsin). Bu ise iman\u0131n en zay\u0131f halidir.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kim olurlarsa olsunlar, y\u00f6neticilerle birlikte cumalara, cemaatlere, hac ve cihada kat\u0131lmak da onlar\u0131n kabul ettikleri esaslardand\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>: &#8220;\u0130yi olsun, g\u00fcnahk\u00e2r olsun herkesin arkas\u0131nda namaz k\u0131l\u0131n\u0131z.&#8221;3\u00a0diye buyurmu\u015ftur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Din nasihattan ibarettir&#8221;4\u00a0buyru\u011fu dolay\u0131s\u0131yla da her m\u00fcsl\u00fcmana nasihatte bulunmak ta bu ahl\u00e2k\u00ee de\u011ferlerindendir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130man karde\u015fli\u011finin gerektirdi\u011fi kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 merhamet, sevgi ve yard\u0131mla\u015fmay\u0131 sahih bir \u015fekilde anlamak da onlar\u0131n ahl\u00e2k\u00ee de\u011ferleri aras\u0131ndad\u0131r. Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n m\u00fc\u2019minleri ta\u015flar\u0131 birbirini destekleyen, birbirine kenetlenmi\u015f yap\u0131ya yahut ta hayra ve \u00fcst\u00fcn ahl\u00e2k\u00ee de\u011ferlere davet noktas\u0131nda organlar\u0131 birbiriyle sa\u011flam ili\u015fkiler i\u00e7inde bulunan bir v\u00fccuda benzetti\u011fi hadislerde oldu\u011fu gibi&#8230; O bak\u0131mdan onlar musibetlere kar\u015f\u0131 sab\u0131rl\u0131 olmaya, nimetlere kar\u015f\u0131 \u015f\u00fckretmeye, Allah\u2019\u0131n kaza ve kaderine raz\u0131 olmaya&#8230; ve buna benzer s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fi di\u011fer hususlara davet ederler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>F\u0131rka-i N\u00e2ciye (Kurtulmu\u015f F\u0131rka), Ehl-i S\u00fcnnet Ve\u2019l-Cemaattir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>&#8220;Ancak Peygamber, -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n \u00fcmmetinin yetmi\u015f\u00fc\u00e7 f\u0131rkaya ayr\u0131laca\u011f\u0131n\u0131, bunlar\u0131n cemaati te\u015fkil eden birtanesi d\u0131\u015f\u0131nda cehennemde olacaklar\u0131n\u0131 <\/em>1<em>\u00a0diye haber verdi\u011fine ve yine ondan rivayet edilen bir hadiste belirtildi\u011fi \u00fczere: &#8220;Onlar ise bug\u00fcn benim ve ashab\u0131m\u0131n \u00fczerinde bulundu\u011fum yolun benzeri \u00fczerinde olanlard\u0131r.&#8221; <\/em>2<em>\u00a0diye buyurdu\u011fundan \u00f6t\u00fcr\u00fc hert\u00fcrl\u00fc \u015faibeden ar\u0131nm\u0131\u015f, kat\u0131ks\u0131z \u0130slam\u2019a s\u0131ms\u0131k\u0131 yap\u0131\u015fanlar ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019i te\u015fkil ederler.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>S\u0131dd\u00eeklar, \u015fehidler, salihler onlar aras\u0131ndad\u0131r. Hidayetin \u00f6nderleri, karanl\u0131\u011f\u0131n ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 kandilleri, ard\u0131 ard\u0131na nakledilegelmi\u015f1\u00a0b\u00fcy\u00fck menk\u0131beler ile nakledilegelmi\u015f faziletlerin sahibleri onlar aras\u0131ndad\u0131r. Ebdal da onlar aras\u0131ndad\u0131r, m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n hidayet \u00fczere olduklar\u0131 ve [dirayetlerini] <\/em>2<em>\u00a0kabul ettikleri kimseler olan [din \u00f6nderi kimseler] <\/em>3<em>\u00a0de onlar aras\u0131ndad\u0131r. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-\u2019\u0131n haklar\u0131nda: &#8220;\u00dcmmetimden hak \u00fczere il\u00e2h\u00ee yard\u0131ma mazhar bir kesim var olmaya devam edecektir. Onlara muhalefet edenlerin de, onlar\u0131 yard\u0131ms\u0131z b\u0131rakanlar\u0131n da ona zararlar\u0131 olmayacakt\u0131r. K\u0131yamet kopuncaya kadar bu b\u00f6yle kalacakt\u0131r.&#8221; <\/em>4<em>\u00a0diye buyurdu\u011fu ilahi yard\u0131ma mazhar olan kesim de onlard\u0131r.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Y\u00fcce Allah\u2019tan bizleri de onlardan k\u0131lmas\u0131n\u0131, bizi hidayete ilettikten sonra kalblerimizi sapt\u0131rmamas\u0131n\u0131, kendi nezdinden bizlere bir rahmet ba\u011f\u0131\u015flamas\u0131n\u0131 niyaz ederiz. \u015e\u00fcphesiz ki O \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131d\u0131r.<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Do\u011frusunu da en iyi bilen Allah\u2019t\u0131r. Muhammed\u2019e, onun aile halk\u0131na ve ashab\u0131na Allah\u2019\u0131n pek \u00e7ok sal\u00e2t ve sel\u00e2mlar\u0131 olsun.&#8221;<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;S\u0131dd\u00eeklar&#8230; onlar\u0131n aras\u0131ndad\u0131r&#8221; s\u00f6zlerinde ge\u00e7en s\u0131dd\u00eeklar &#8220;s\u0131dk&#8221;den m\u00fcb\u00e2la\u011fa kipidir. Bununla \u00e7ok\u00e7a tasdik eden kimse anlat\u0131l\u0131r. Ebu Bekr <em>-rad\u0131yallahu anh-<\/em> bu \u00fcmmetin ilk s\u0131dd\u00eekidir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eehidler ise \u015fehidin \u00e7o\u011fuludur, Allah yolunda sava\u015f esnas\u0131nda \u00f6ld\u00fcr\u00fclen kimse demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ebdal5\u00a0kelimesi &#8220;bedl&#8221;in \u00e7o\u011fuludur. Bunlar bu dini yenilemek ve bu dini savunmak hususunda ard\u0131 arkas\u0131na gelen kimselerdir. Nitekim hadis\u2019te \u015f\u00f6yle buyurulmu\u015ftur: &#8220;Her y\u00fcz y\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131nda y\u00fcce Allah bu \u00fcmmete dininin i\u015flerini yenileyecek kimse(ler) g\u00f6nderir.&#8221;6\u00a0<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Do\u011frusunu en iyi bilen Allah\u2019t\u0131r. Allah Muhammed\u2019e, onun aile halk\u0131na ve ashab\u0131na pek \u00e7ok sal\u00e2t ve sel\u00e2m eylesin.<br \/>el-Ak\u00eedet\u00fc\u2019l-V\u00e2s\u0131t\u0131yye<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eerhi\u2019ne Ek B\u00f6l\u00fcm<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Alev\u00ee b. Abdulk\u00e2dir es-Sakk\u00e2f<br \/><br \/>Arap\u00e7a \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Bask\u0131n\u0131n \u00d6ns\u00f6z\u00fcnden<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00d6ns\u00f6z<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00c2lemlerin Rabbi olan Allah\u2019a hamdolsun. Sal\u00e2t ve sel\u00e2m Peygamberimiz Muhammed\u2019e, onun aile halk\u0131na ve b\u00fct\u00fcn ashab\u0131na olsun.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc bask\u0131s\u0131n\u0131 sunmakta oldu\u011fumuz, b\u00fcy\u00fck ilim adam\u0131 Muhammed Halil el-Herr\u00e2s\u2019\u0131n &#8220;el-Ak\u00eedetu\u2019l-V\u00e2s\u0131t\u0131yye \u015eerhi&#8221; adl\u0131 eserini -akide ile ilgili bahisleri tamamlamak kast\u0131yla sonunda ilave edece\u011fimiz ekleri ile birlikte- sunmaktay\u0131z.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Teymiyye\u2019nin &#8220;el-V\u00e2s\u0131t\u0131yye&#8221; ad\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan akide risalesinde s\u00f6zkonusu etmedi\u011fi birtak\u0131m meseleleri Ebu Cafer et-Tahav\u00ee\u2019nin me\u015fhur akide metninden yahut ta onun \u015farihi \u0130bn Ebi\u2019l-\u0130zz el-Hanef\u00ee\u2019nin a\u00e7\u0131klamalar\u0131ndan hareketle a\u015fa\u011f\u0131daki ba\u015fl\u0131klar \u00e7er\u00e7evesinde kaydetmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131k:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- Tevhidin \u00e7e\u015fitleri,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- Cemaat ve tefrika,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3- Muval\u00e2t ve mu\u00e2d\u00e2t (dostluk ve d\u00fc\u015fmanl\u0131k),<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4- Allah\u2019\u0131n indirdiklerinden ba\u015fkas\u0131yla h\u00fckmetmek,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>5- Me\u015fru m\u00fcsl\u00fcman y\u00f6neticilere kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmamak,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>6- Misak,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>7- \u0130sr\u00e2 ve Mi\u2019ra\u00e7,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>8- K\u0131yametin al\u00e2metleri,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>9- Cennet ve cehennem,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>10- Kel\u00e2m\u2019\u0131n yerilmesi ile kitab ve s\u00fcnnetin nasslar\u0131na teslimiyetin gere\u011fi,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00fct\u00fcn bu a\u00e7\u0131klamalar\u0131m\u0131z\u0131 yaparken \u015eeyhu\u2019l-\u0130slam \u0130bn Teymiyye\u2019nin el-V\u00e2s\u0131t\u0131yye ad\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan akide metniyle onun \u015farihi el-Herr\u00e2s\u2019\u0131n izledikleri \u00f6zl\u00fc anlat\u0131m y\u00f6ntemini biz de izleyerek a\u015fa\u011f\u0131daki \u00e7er\u00e7eve i\u00e7erisinde sunmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131k:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- Tahav\u00ee\u2019nin konu ile ilgili metni,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- Dipnotta s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz bu metnin \u0130bn Ebi\u2019l-\u0130zz\u2019in \u015ferhi ile el-Elban\u00ee\u2019nin tahkikinin sekizinci bask\u0131s\u0131ndaki yerini ve ayr\u0131ca \u015eeyhu\u2019l-\u0130slam \u0130bn Teymiyye\u2019nin herhangi bir kitab\u0131nda Tahav\u00ee\u2019nin ifadelerine benzer ifadelerinin ge\u00e7ti\u011fi yerleri kaydetmek,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3- \u0130bn Ebi\u2019l-\u0130zz\u2019in, Tahav\u00ee\u2019nin s\u00f6zlerini \u015ferhi,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4- \u015eerhin kendisinde izlenen yolun ayn\u0131s\u0131n\u0131 takib ederek baz\u0131 k\u0131sa notlar ekleyip, hadislerin kaynaklar\u0131n\u0131n belirtilmesi,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>5- \u00c2yetleri, hadisleri, kaynaklar\u0131 ve di\u011fer hususlar\u0131 genel fihristler aras\u0131nda almalar\u0131 gereken yere yerle\u015ftirmek,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu hususta y\u00fcce Allah\u2019\u0131n beni ba\u015far\u0131l\u0131 k\u0131lm\u0131\u015f olaca\u011f\u0131n\u0131 \u00fcmit etti\u011fim gibi, insanlara ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019\u0131n selef\u2019in akidesini \u00f6\u011fretmeye kendilerini adam\u0131\u015f olan e\u011fitimci ve hocalara da bu \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131m\u0131n faydal\u0131 olmas\u0131n\u0131 Allah\u2019tan temenni ederim.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00fct\u00fcn g\u00fczelliklerin lutuf ve nimeti ile tamama erdi\u011fi y\u00fcce Allah\u2019a hamd-u sen\u00e2lar olsun. Duam\u0131z\u0131n sonu alemlerin Rabbi olan Allah\u2019a hamdetmektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Ebu Muhammed<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p><em>Alev\u00ee b. Abdi\u2019l-Kadir es-Sakk\u00e2f<\/em><br \/>Tevhid&#8217;in \u00c7e\u015fitleri:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tahav\u00ee -y\u00fcce Allah\u2019\u0131n rahmeti \u00fczerine olsun- \u015f\u00f6yle demektedir: &#8220;Allah\u2019\u0131n tevf\u0131k\u0131ne inanarak, Allah\u2019\u0131 tevhid hususunda deriz ki: Muhakkak Allah bir ve tektir, O\u2019nun hi\u00e7bir orta\u011f\u0131 yoktur.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>A\u00e7\u0131klama:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tevhid \u00fc\u00e7 hususu ihtiva etmektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- Allah\u2019\u0131n s\u0131fatlar\u0131na dair yap\u0131lacak a\u00e7\u0131klamalar,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- Rububiyetin tevhidi ve her\u015feyin yarat\u0131c\u0131s\u0131n\u0131n yaln\u0131zca y\u00fcce Allah oldu\u011funun a\u00e7\u0131klanmas\u0131,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3- Uluhiyetin tevhidi. Bu da \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ibadete ortaks\u0131z olarak ve tek ba\u015f\u0131na lay\u0131k oldu\u011funu ihtiva eder.2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1- (&#8230;)3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2- Rububiyetin tevhidi: O\u2019nun her\u015feyin yarat\u0131c\u0131s\u0131 oldu\u011funu, k\u00e2inatta s\u0131fat ve fiilleri itibariyle birbirine denk iki yarat\u0131c\u0131n\u0131n bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul ve itiraf etmektir. Bu \u015fekilde bir tevhidin \u015f\u00fcphesiz bir hak oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. Bu tevhidin aksini Ademo\u011fullar\u0131na mensub bilinen herhangi bir kesim iddia etmi\u015f de\u011fildir. Aksine kalbler di\u011fer varl\u0131klar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmekten daha \u00e7ok ve b\u00fcy\u00fck bir \u00e7apta bu tevhidi f\u0131tri olarak kabul ve itiraf eder. Nitekim y\u00fcce Allah\u2019\u0131n bize nakletti\u011fi \u00fczere peygamberler \u015f\u00f6yle demi\u015flerdir:<em>&#8220;Peygamberleri \u015f\u00f6yle demi\u015fti: G\u00f6kleri ve yeri yaratan&#8230; Allah hakk\u0131nda m\u0131 \u015f\u00fcphe (ediyorsunuz)?&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(\u0130brahim, 14\/10)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3- \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc ise rububiyetin tevhidini de ihtiva eden, uluhiyetin tevhid edilmesidir. Bu da bir ve tek olarak, O\u2019na hi\u00e7bir ortak ko\u015fmaks\u0131z\u0131n, sadece Allah\u2019a ibadet etmek demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M\u00fc\u015frik Araplar rububiyetin tevhidini, g\u00f6kleri ve yeri yaratan\u0131n birli\u011fini kabul ediyorlard\u0131. Nitekim y\u00fcce Allah onlar hakk\u0131nda bize \u015funu bildirmektedir:<em>&#8220;Andolsun onlara: G\u00f6klerle yeri kim yaratt\u0131? diye sorsan, onlar elbette: Allah diyeceklerdir.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(Lokman, 31\/25)<\/em>;<em>&#8220;De ki: Yer ve ondakiler kimindir? E\u011fer biliyorsan\u0131z (s\u00f6yleyin.) Onlar: Allah\u2019\u0131nd\u0131r, diyeceklerdir. Sen de ki: O halde siz iyice d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp ibret almaz m\u0131s\u0131n\u0131z?&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-Mu\u2019min\u00fbn, 23\/84-85)<\/em>&#8230; Buna benzer \u00e2yet-i ker\u00eemeler Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019de pek \u00e7oktur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Onlar putlar\u0131n k\u00e2inat\u0131n yarat\u0131lmas\u0131nda Allah\u2019a ortak olduklar\u0131na inanm\u0131yorlard\u0131. Aksine onlar y\u00fcce Allah\u2019\u0131n haklar\u0131nda haber verdi\u011fi \u00fczere \u015fu halde idiler:<em>&#8220;O\u2019ndan ba\u015fka veli (il\u00e2h)lar edinenler: Biz bunlara ancak bizleri Allah\u2019a yakla\u015ft\u0131rs\u0131nlar diye ibadet ediyoruz (derler).&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(ez-Z\u00fcmer, 39\/3)<\/em>;<em>&#8220;Onlar Allah\u2019\u0131 b\u0131rak\u0131p kendilerine ne bir zarar, ne de bir fayda vermeyecek olan \u015feylere taparlar. Bir de: Bunlar Allah kat\u0131nda bizim \u015fefaat\u00e7ilerimizdir, derler. De ki: Siz Allah\u2019a g\u00f6kte ve yerde bilmeyece\u011fi bir \u015feyi mi haber veriyorsunuz? Ha\u015fa. O, ortak tutmakta olduklar\u0131 her\u015feyden m\u00fcnezzeh ve y\u00fccedir.&#8221;<\/em> <em>\u00a0(Yunus, 10\/18)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00f6ylelikle istenen tevhidin, rububiyetin tevhidini de ihtiva eden uluhiyetin tevhidi oldu\u011fu anla\u015f\u0131lm\u0131\u015f olmaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cemaat ve Tefrika<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tahav\u00ee <em>-Allah Ona Rahmet Etsin-<\/em> \u015f\u00f6yle demektedir: &#8220;Cemaati hak ve sev\u00e2b, tefrikay\u0131 ise sapmak ve azab olarak g\u00f6r\u00fcr\u00fcz.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>A\u00e7\u0131klama:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;Allah\u2019\u0131n ipine topluca sar\u0131l\u0131n ve asla ayr\u0131lmay\u0131n.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(\u00c2l-i \u0130mran, 3\/103)<\/em>;<em>&#8220;Siz kendilerine apa\u00e7\u0131k deliller geldikten sonra par\u00e7alan\u0131p ayr\u0131l\u0131\u011fa d\u00fc\u015fenler gibi olmay\u0131n. \u0130\u015fte onlar i\u00e7in b\u00fcy\u00fck bir azab vard\u0131r.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(\u00c2l-i \u0130mran, 3\/105)<\/em>;<em>&#8220;Dinlerini par\u00e7a par\u00e7a edip f\u0131rka f\u0131rka ayr\u0131lanlar var ya! Senin onlarla hi\u00e7bir ili\u015fkin yoktur. Onlar\u0131n i\u015fi ancak Allah\u2019a aittir. Sonra O, yapt\u0131klar\u0131n\u0131 kendilerine haber verecektir.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(\u00c2l-i \u0130mran, 6\/159)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: <em>&#8220;Onlarsa hala anla\u015fmazl\u0131k i\u00e7erisindedirler. Rabbinin rahmet ettikleri m\u00fcstesn\u00e2.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(Hud, 11\/118-119)<\/em> B\u00f6ylece y\u00fcce Allah rahmetine nail olmu\u015f kimseleri anla\u015fmazl\u0131\u011fa d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f olanlardan istisn\u00e2 etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bir ba\u015fka yerde de \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;Bunun sebebi Allah\u2019\u0131n kitab\u0131 hak ile indirmesidir. Muhakkak ki kitab hakk\u0131nda anla\u015fmazl\u0131\u011fa d\u00fc\u015fenler elbette uzak bir ayr\u0131l\u0131k i\u00e7indedirler.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-Bakara, 2\/176)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>de \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Kendilerine kitab verilmi\u015f olan iki kesim dinleri hususunda yetmi\u015fiki f\u0131rkaya ayr\u0131ld\u0131lar. Bu \u00fcmmet ise yetmi\u015f\u00fc\u00e7 f\u0131rkaya ayr\u0131lacakt\u0131r. (Bununla hev\u00e2lar\u0131n\u0131n pe\u015finden giden f\u0131rkalar\u0131 kastetmektedir.) Hepsi ate\u015ftedir, birisi m\u00fcstesn\u00e2. O da cemaat(in izledi\u011fi yol)dir.&#8221;2\u00a0Bir rivayette de: Bu (kurtulan f\u0131rka) hangisidir, ey Allah\u2019\u0131n Ras\u00fbl\u00fc? diye sordular. O da: &#8220;Benim ve ashab\u0131m\u0131n \u00fczerinde bulundu\u011fu yol(u izleyenlerdir)&#8221; diye cevab vermi\u015ftir.3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Gerek asl\u00ee meselelerde, gerek fer\u2019\u00ee meselelerde \u00fcmmetin hakk\u0131nda anla\u015fmazl\u0131\u011fa d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc hususlar e\u011fer y\u00fcce Allah\u2019a ve Ras\u00fbl\u00fcne havale edilmeyecek olursa, bunlarda hakk\u0131n hangisi oldu\u011fu ortaya \u00e7\u0131kmayacakt\u0131r. Aksine bu hususlarda anla\u015fmazl\u0131k i\u00e7erisinde olanlar bu tutturduklar\u0131 yollar\u0131nda apa\u00e7\u0131k bir delil \u00fczere olamazlar. E\u011fer Allah onlara rahmette bulunacak olursa, biri di\u011ferinin dediklerini kabul eder ve biri di\u011ferine kar\u015f\u0131 haks\u0131zl\u0131k etmez. Ashab-\u0131 Kiram\u2019\u0131n \u00d6mer ve Osman\u2019\u0131n halifeli\u011fi d\u00f6neminde olduklar\u0131 gibi, baz\u0131 i\u00e7tihad meselelerinde birbirleriyle anla\u015fmazl\u0131\u011fa d\u00fc\u015ferler. Biri di\u011ferinin kanaatinin do\u011frulu\u011funu kabul eder. Ne o ba\u015fkas\u0131na haks\u0131zl\u0131k eder, ne de ba\u015fkas\u0131 ona haks\u0131zl\u0131k eder. \u015e\u00e2yet ilahi rahmete n\u00e2il olmayacak olurlarsa, aralar\u0131nda ho\u015f kar\u015f\u0131lanmayan ayr\u0131l\u0131klar meydana gelir. Ya k\u00e2fir ve fas\u0131k oldu\u011funu s\u00f6ylemek suretiyle s\u00f6zl\u00fc olarak, yahut muhalif kanaati ileri s\u00fcreni hapsetmek, d\u00f6vmek ve \u00f6ld\u00fcrmek suretiyle fiil\u00ee olarak birbirlerine haks\u0131zl\u0131k ederler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130nsanlar e\u011fer Allah\u2019\u0131n Ras\u00fbl\u00fc ile g\u00f6nderdiklerinin bir k\u0131sm\u0131n\u0131 bilemeyecek olurlarsa, ya adaletli davran\u0131rlar yahut zalimlik ederler. Aralar\u0131nda adaletli davranan kimse peygamberlerin miras\u0131ndan kendisine ula\u015fm\u0131\u015f olan\u0131n gere\u011fince amel edip ba\u015fkas\u0131na zulmetmeyen kimsedir. Zalim kimse ise ba\u015fkas\u0131na haks\u0131zl\u0131k eden kimsedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Fakat b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011fu zulmetmekte olduklar\u0131n\u0131 bilmekle birlikte haks\u0131zl\u0131k ederler. Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: <em>&#8220;Kendilerine kitab verilenler, ancak kendilerine ilim geldikten sonra aralar\u0131ndaki k\u0131skan\u00e7l\u0131ktan dolay\u0131 ayr\u0131l\u0131\u011fa d\u00fc\u015ft\u00fcler.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(\u00c2l-i \u0130mran, 3\/19)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Aksi takdirde e\u011fer adalet diye bildikleri yolu izleyecek olurlarsa, biri di\u011ferinin izledi\u011fi yola ses \u00e7\u0131karmaz. Kendilerinin y\u00fcce Allah\u2019\u0131n ve ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn taklid ettikleri meselelerdeki h\u00fckm\u00fcn\u00fc bilmekten \u00e2ciz olduklar\u0131n\u0131 bilip ilim imamlar\u0131n\u0131 taklid edenlerin yapt\u0131\u011f\u0131 gibi. Bunlar taklid ettikleri imamlar\u0131n\u0131 Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n vekili kabul eder ve \u015f\u00f6yle derler: Bu bizim yapabildi\u011fimizin en ileri s\u0131n\u0131r\u0131d\u0131r. Bunlardan adaletli olan bir kimse ba\u015fkas\u0131na zulmetmez, s\u00f6z ve davran\u0131\u015f\u0131 ile ona haks\u0131zl\u0131k etmez. Mesel\u00e2; ortaya koyaca\u011f\u0131 herhangi bir delil olmadan, taklid etti\u011fi kimsenin s\u00f6z\u00fcn\u00fcn sahih oldu\u011funu iddia edip mazur olmakla birlikte ona muhalefet eden kimseyi yermeye kalk\u0131\u015fmak gibi bir haks\u0131zl\u0131\u011fa d\u00fc\u015fmez.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Veli (Dost) Edinme ile D\u00fc\u015fmanl\u0131k Etmek:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tahav\u00ee <em>-y\u00fcce Allah\u2019\u0131n rahmeti \u00fczerine olsun-<\/em> der ki: &#8220;M\u00fc\u2019minlerin b\u00fct\u00fcn\u00fc Rahman olan Allah\u2019\u0131n velisidir. Aralar\u0131nda Allah nezdinde en de\u011ferli olanlar\u0131 ise O\u2019na en \u00e7ok itaat eden ve Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019e en \u00e7ok uyanlar\u0131d\u0131r.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>A\u00e7\u0131klama:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;Haberiniz olsun ki Allah\u2019\u0131n velilerine hi\u00e7bir korku yoktur. Onlar kederlenecek de de\u011fillerdir. Onlar iman edip takval\u0131 davrananlard\u0131r.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(Yunus, 10\/62-63)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Veli kelimesi d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011f\u0131n z\u0131tt\u0131 olan velayet\u2019ten gelmektedir. M\u00fc\u2019minler Allah\u2019\u0131n velileridirler. Allah da onlar\u0131n velisidir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;Allah iman edenlerin velisidir. Onlar\u0131 karanl\u0131klardan nura \u00e7\u0131kar\u0131r. K\u00e2firlerin velileri ise t\u00e2\u011f\u00fbttur. O da onlar\u0131 nurdan karanl\u0131klara \u00e7\u0131kar\u0131r.&#8221;<\/em> <em>\u00a0(el-Bakara, 2\/257)<\/em>;<em>&#8220;Bu b\u00f6yledir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah iman edenlerin velisidir. K\u00e2firlerin ise velisi yoktur.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(Muhammed, 47\/11)<\/em>;<em>&#8220;M\u00fc\u2019min erkeklerle, m\u00fc\u2019min kad\u0131nlar birbirlerinin velileridir.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(et-Tevbe, 9\/71)<\/em>;<em>&#8220;Sizin veliniz ancak Allah\u2019d\u0131r. O\u2019nun peygamberidir ve namaz\u0131n\u0131 k\u0131lan ve r\u00fck\u00fb\u2019 halinde iken zek\u00e2t\u0131n\u0131 veren m\u00fc\u2019minlerdir. Kim Allah\u2019\u0131, Ras\u00fbl\u00fcn\u00fc ve m\u00fc\u2019minleri veli edinirse, \u015f\u00fcphe yok ki Allah\u2019\u0131n hizbi galib olacaklar\u0131n ta kendileridir.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-M\u00e2ide, 5\/55-56)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00fct\u00fcn bu nasslar, m\u00fc\u2019minlerin birbirlerinin velisi olduklar\u0131n\u0131, ayn\u0131 zamanda onlar\u0131n Allah\u2019\u0131n velisi, Allah\u2019\u0131n da onlar\u0131n veli ve mevl\u00e2lar\u0131 oldu\u011funu tesbit etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah m\u00fc\u2019min kullar\u0131n\u0131 veli edinir. O onlar\u0131 sever, onlar da O\u2019nu severler. O onlardan raz\u0131d\u0131r, onlar da O\u2019nun m\u00fck\u00e2fat\u0131ndan ho\u015fnut olurlar. Kim Allah\u2019\u0131n bir velisine d\u00fc\u015fmanl\u0131k edecek olursa, Allah\u2019a kar\u015f\u0131 adeta sava\u015f a\u00e7m\u0131\u015f olur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Allah\u2019\u0131n bu \u015fekilde veli edinmesi, O\u2019nun rahmet ve ihsan\u0131ndand\u0131r. Yoksa bir ihtiyac\u0131 dolay\u0131s\u0131yla yarat\u0131lm\u0131\u015f\u0131n bir ba\u015fka yarat\u0131lm\u0131\u015f\u0131 veli edinmesine benzemez.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;De ki: \u00c7ocuk edinmemi\u015f, m\u00fclkte hi\u00e7bir orta\u011f\u0131 olmayan, \u00e2cizli\u011finden \u00f6t\u00fcr\u00fc velisi de bulunmayan Allah\u2019a hamdolsun. O\u2019nu tekbir ettik\u00e7e et.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-\u0130sr\u00e2, 17\/111)<\/em> O halde y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u00e2cizlikten \u00f6t\u00fcr\u00fc bir velisinin bulunmas\u0131 s\u00f6zkonusu de\u011fildir. Aksine izzet (g\u00fc\u00e7 ve galibiyet) b\u00fct\u00fcn\u00fcyle Allah\u2019\u0131nd\u0131r. H\u00fck\u00fcmdarlar ile di\u011ferlerinin yapt\u0131klar\u0131 gibi acizli\u011fi ve kendisine yard\u0131m edecek bir veliye ihtiyac\u0131 dolay\u0131s\u0131yla onu veli edinenlerin durumundan farkl\u0131d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Vel\u00e2yet de ayn\u0131 \u015fekilde imana benzemektedir. Tam da olabilir, eksik de olabilir. Tam vel\u00e2yet takv\u00e2 sahibi m\u00fc\u2019minler hakk\u0131nda s\u00f6zkonusudur. Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;Haberiniz olsun ki; Allah\u2019\u0131n velilerine hi\u00e7bir korku yoktur. Onlar kederlenecek de de\u011fillerdir. Onlar iman edip takv\u00e2l\u0131 davrananlard\u0131r. Onlar i\u00e7in d\u00fcnya hayat\u0131nda da, \u00e2hirette de m\u00fcjde vard\u0131r.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(Yunus, 10\/62-64)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buna g\u00f6re velilik iman edip takva sahibi olan kimseler i\u00e7in s\u00f6zkonusudur. Bunlar her \u00fc\u00e7 \u00e2yet-i ker\u00eemede s\u00f6z\u00fc ge\u00e7en il\u00e2h\u00ee vaadin muhatablar\u0131d\u0131r. Bu ise ger\u00e7ek veli ve her hamde lay\u0131k olan y\u00fcce Allah\u2019a sevdikleri ve gazab ettikleri b\u00fct\u00fcn hususlarda muvafakat etmek (uygun tav\u0131r ve tutumlarda bulunmak)t\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buna g\u00f6re Allah\u2019\u0131n velisi, Allah\u2019\u0131n sevdi\u011fi hususlarda, Allah\u2019a muvafakat etmek suretiyle, Allah\u2019\u0131 dost edinen ve O\u2019nun raz\u0131 olaca\u011f\u0131 \u015feylerle, O\u2019na yak\u0131nla\u015fmaya \u00e7al\u0131\u015fan kimsedir. Bunlar da y\u00fcce Allah\u2019\u0131n haklar\u0131nda \u015f\u00f6yle buyurdu\u011fu kimselere benzerler:<em>&#8220;Kim Allah\u2019tan korkarsa, ona bir \u00e7\u0131k\u0131\u015f yolu ihsan eder ve ona ummad\u0131\u011f\u0131 bir yerden r\u0131z\u0131k verir.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(et-Tal\u00e2k, 65\/2-3)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O halde y\u00fcce Allah ba\u015fkalar\u0131 i\u00e7in s\u0131k\u0131nt\u0131l\u0131 olan hallerden, takva sahiblerine bir \u00e7\u0131k\u0131\u015f yolu g\u00f6sterir ve ummad\u0131klar\u0131 yerlerden onlar\u0131 r\u0131z\u0131kland\u0131r\u0131r. Onlara zarar verecek \u015feyleri Allah bertaraf eder, onlara faydal\u0131 olacak \u015feyleri sa\u011flar ve y\u00fcce Allah -a\u00e7\u0131klamas\u0131 uzun s\u00fcrecek- pek\u00e7ok \u015feyler onlara verir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tahav\u00ee\u2019: &#8220;Allah nezdinde onlar\u0131n en de\u011ferlileri Allah\u2019a en \u00e7ok itaat edenleri ve Kur\u2019\u00e2n\u2019a en \u00e7ok tabi olanlar\u0131d\u0131r.&#8221; s\u00f6zleriyle \u015funu kastetmektedir: M\u00fc\u2019minler aras\u0131nda Allah kat\u0131nda en de\u011ferli olan ki\u015filer Allah\u2019a en \u00e7ok itaat edenler, Kur\u2019\u00e2n\u2019a en \u00e7ok uyan kimselerdir. En m\u00fcttaki olanlar i\u015fte bunlard\u0131r. En m\u00fcttaki kim ise Allah kat\u0131nda da en de\u011ferli odur. Y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;\u015e\u00fcphesiz ki Allah\u2019\u0131n kat\u0131nda sizin en de\u011ferliniz, en takv\u00e2l\u0131 olan\u0131n\u0131zd\u0131r.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-Hucurat, 49\/13)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019den de \u015f\u00f6yle buyurdu\u011fu rivayet edilmi\u015ftir: &#8220;Hi\u00e7bir Arab\u0131n, Arab olmayana, Arab olmayan\u0131n da, Arab olana, beyaz\u0131n siyaha, siyah\u0131n beyaza -takva ile olmas\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda- hi\u00e7bir \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc yoktur. B\u00fct\u00fcn insanlar \u00c2dem dendir. \u00c2dem\u2019de topraktand\u0131r.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O halde Allah kat\u0131nda \u00fcst\u00fcnl\u00fck, de\u011ferlilik ve \u015feref, takva ve iman\u0131n hakikatleri iledir. Fakirlikle ya da zenginlikle de\u011fildir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tahav\u00ee <em>-Allah Ona Rahmet Etsin-<\/em> \u015f\u00f6yle demektedir: &#8220;Biz adalet ve emanet ehlini sever. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k zul\u00fcm ve hainlik ehline de bu\u011fzederiz.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>A\u00e7\u0131klama:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu iman\u0131n kemali, ubudiyetin eksiksizli\u011findendir. \u00c7\u00fcnk\u00fc ibadet muhabbetin kemalini ve en ileri derecesini ihtiva eder. Allah\u2019\u0131n ras\u00fbllerini, peygamberlerini ve m\u00fc\u2019min kullar\u0131n\u0131 sevmek, Allah\u2019\u0131 sevmenin bir neticesidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc seven bir kimse sevdi\u011finin sevdiklerini de sever. Onun bu\u011fzettiklerine de bu\u011fzeder. Onun raz\u0131 olmas\u0131 kendisini de raz\u0131 eder, O\u2019nun gazablanmas\u0131 dolay\u0131s\u0131yla kendisi de gazablan\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015ean\u0131 y\u00fcce Allah hainleri sevmez. Fesad \u00e7\u0131kartanlar\u0131 sevmez, m\u00fcstekbirleri sevmez. Biz de y\u00fcce Rabbimize uygun olarak onlar\u0131 sevmeyiz, onlara bu\u011fzederiz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buhar\u00ee ile M\u00fcslim\u2019de yer ald\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8220;\u00dc\u00e7 husus vard\u0131r ki bunlar kimde bulunursa, o ki\u015fi iman\u0131n tad\u0131n\u0131 al\u0131r: Allah\u2019\u0131 ve Ras\u00fbl\u00fcn\u00fc onlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kalan her\u015feyden \u00e7ok seven, sevdi\u011fini ancak Allah i\u00e7in seven ve y\u00fcce Allah kendisini k\u00fcf\u00fcrden kurtard\u0131ktan sonra tekrar O\u2019na d\u00f6nmekten, ate\u015fe at\u0131lmaktan ho\u015flanmad\u0131\u011f\u0131 gibi ho\u015flanmayan.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O halde eksiksiz sevgi, sevilenin sevdi\u011fi \u015feyler ile ho\u015flanmad\u0131\u011f\u0131 \u015feyler hususunda, dost ve d\u00fc\u015fman edinmesinde, sevdi\u011fine muvafakat etmeyi de gerektirir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bilindi\u011fi gibi Allah\u2019\u0131 gere\u011fi gibi seven bir kimsenin, Allah\u2019\u0131n d\u00fc\u015fmanlar\u0131na da bu\u011fzetmesi ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir \u015feydir. Allah\u2019\u0131n sevdi\u011fi \u015fekilde onlara kar\u015f\u0131 cihad etmeyi de sevmesi ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;Ger\u00e7ek \u015fu ki Allah kendi yolunda birbirine kenetlenmi\u015f bina gibi saf ba\u011flayarak \u00e7arp\u0131\u015fanlar\u0131 sever.&#8221; <\/em>\u00a0(es-Saf, 61\/4)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sevmek ve bu\u011fzetmek o \u015feydeki hay\u0131r ve \u015ferr \u00f6zelliklerine g\u00f6redir. Kimi zaman ayn\u0131 kulda hem veli edinmenin, hem de d\u00fc\u015fmanl\u0131k etmenin sebepleri, hem sevmenin, hem bu\u011fzetmenin sebepleri birarada bulunabilir. O takdirde bir y\u00f6n\u00fcyle sevilen ve bir y\u00f6n\u00fcyle bu\u011fzedilen ki\u015fi olur. H\u00fck\u00fcm ise \u00e7o\u011funlu\u011fa g\u00f6redir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Allah\u2019\u0131n \u0130ndirdikleri ile H\u00fckmetmek:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tahaviye akidesinin \u015farihi \u0130bn Ebi\u2019l-\u0130zz der ki2:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Burada2\u00a0dikkat edilmesi gereken bir husus vard\u0131r. O da \u015fudur: Allah\u2019\u0131n indirdiklerinden ba\u015fkas\u0131 ile h\u00fckmetmek bazen ki\u015fiyi dinden \u00e7\u0131kartan bir k\u00fcf\u00fcr olabilir, bazen b\u00fcy\u00fck ya da k\u00fc\u00e7\u00fck bir masiyet olabilir. K\u00fcf\u00fcr olmas\u0131 halinde de bu k\u00fcf\u00fcr -belirtilen iki g\u00f6r\u00fc\u015fe uygun olarak- bazan mecazi bir k\u00fcf\u00fcr olabilir, bazan k\u00fc\u00e7\u00fck bir k\u00fcf\u00fcr olabilir. Bu da h\u00fck\u00fcm verenin durumuna g\u00f6re de\u011fi\u015fir. E\u011fer h\u00fck\u00fcm veren \u015fah\u0131s Allah\u2019\u0131n indirdikleri ile h\u00fckmetmenin farz olmad\u0131\u011f\u0131na, bu hususta serbest b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011funa inan\u0131r yahut ta bu h\u00fckm\u00fcn Allah\u2019\u0131n h\u00fckm\u00fc oldu\u011funa kesin inanmakla birlikte onu hafife al\u0131r ve \u00f6nemsemezse bu b\u00fcy\u00fck bir k\u00fcf\u00fcrd\u00fcr. \u015e\u00e2yet Allah\u2019\u0131n indirdi\u011fi ile h\u00fckmetmenin farz oldu\u011funa inan\u0131r ve o \u00f6zel meselede Allah\u2019\u0131n h\u00fckm\u00fcn\u00fc bilmekle birlikte bu \u015fekilde hareket etmesi dolay\u0131s\u0131yla cezaland\u0131r\u0131lmay\u0131 haketti\u011fini kabul etmekle beraber o h\u00fck\u00fcmden yan \u00e7izerse, b\u00f6yle bir kimse isyank\u00e2r birisidir. B\u00f6yle birisine de mecazi k\u00fcf\u00fcr ile k\u00e2fir yahut k\u00fc\u00e7\u00fck k\u00fcf\u00fcr ile k\u00e2fir ad\u0131 verilir.1\u00a0E\u011fer o meselede b\u00fct\u00fcn g\u00fcc\u00fcn\u00fc ortaya koymakla birlikte Allah\u2019\u0131n h\u00fckm\u00fcn\u00fcn ne oldu\u011funu bilmek i\u00e7in b\u00fct\u00fcn \u00e7abas\u0131n\u0131 bu u\u011furda t\u00fcketmi\u015f olmas\u0131na ra\u011fmen, Allah\u2019\u0131n h\u00fckm\u00fcn\u00fc bilemeyecek olur ve isabet ettiremezse, b\u00f6yle bir kimse hata eden bir kimsedir. Ona i\u00e7tihad\u0131n\u0131n ecri verilecektir ve hatas\u0131 da ma\u011ffiret olunur.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eeyhu\u2019l-\u0130slam \u0130bn Teymiyye de Fetv\u00e2lar\u2019\u0131nda \u015f\u00f6yle demektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;\u0130ster m\u00fcsl\u00fcmanlar, ister k\u00e2firler, ister f\u00fctuvvet ehli kimseler, ister at\u0131c\u0131lar, ister ordu, ister fakirler ve ister ba\u015fka kimseler olsunlar, Allah\u2019\u0131n mahlukat\u0131ndan hi\u00e7 kimse aras\u0131nda kimse Allah ve Ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn h\u00fckm\u00fc d\u0131\u015f\u0131nda kalan bir h\u00fck\u00fcm ile h\u00fckmedemez. Kim bundan ba\u015fka bir yol arayacak olursa, y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u015fu buyruklar\u0131n\u0131n kapsam\u0131na girer:<em>&#8220;Onlar hala cahiliye devrinin h\u00fckm\u00fcn\u00fc m\u00fc istiyorlar? Yak\u00een sahibi bir toplum i\u00e7in kimin h\u00fckm\u00fc Allah\u2019\u0131n h\u00fckm\u00fcnden daha g\u00fczel olabilir?&#8221;<\/em> <em>(el-Maide, 5\/50)<\/em>;<em>&#8220;Hay\u0131r, Rabbine andolsun ki aralar\u0131nda \u00e7\u0131kan anla\u015fmazl\u0131klarda seni hakem yap\u0131p, sonra da verdi\u011fin h\u00fck\u00fcmden dolay\u0131 i\u00e7lerinde hi\u00e7bir s\u0131k\u0131nt\u0131 duymadan tam bir teslimiyet ile teslim olmad\u0131k\u00e7a iman etmi\u015f olmazlar.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(en-Nisa, 4\/65)<\/em> O halde m\u00fcsl\u00fcmanlara aralar\u0131nda \u00e7\u0131kan b\u00fct\u00fcn anla\u015fmazl\u0131klar hususunda Allah ve Ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn h\u00fckm\u00fcne ba\u015fvurmak farzd\u0131r&#8230;&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yine \u0130bn Teymiyye \u015f\u00f6yle demektedir: &#8220;Veliyyu\u2019l-Emr (emretmek yetkisine sahip, y\u00f6netici) e\u011fer kitab ve s\u00fcnnetteki h\u00fckm\u00fc bilecek olursa, insanlar aras\u0131nda gere\u011fince h\u00fckmeder. \u015e\u00e2yet o h\u00fckm\u00fc bilmeyip, bununla birlikte hakk\u0131 bilecek noktaya gelecek \u015fekilde bunun ve \u00f6tekinin neler s\u00f6yledi\u011fini bilme imkan\u0131 var ise yine onun gere\u011fince h\u00fckmeder. E\u011fer bunu da, \u00f6tekini de bilme imkan\u0131 yoksa, bu sefer m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 bulunduklar\u0131 hal \u00fczere b\u0131rak\u0131r. Herkes y\u00fcce Allah\u2019a kendi i\u00e7tihad\u0131na uygun olarak ibadet eder. Kimseyi ba\u015fkas\u0131n\u0131n -y\u00f6netici olsa dahi- s\u00f6z\u00fcn\u00fc kabul etmeye zorlama hakk\u0131 yoktur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>E\u011fer y\u00f6neticiler bu \u00e7er\u00e7evenin d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kacak olurlarsa, Allah\u2019\u0131n indirdi\u011finden ba\u015fkas\u0131 ile h\u00fckmetmi\u015f olurlar ve birbirlerine d\u00fc\u015ferler. Nitekim Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Bir kavim Allah\u2019\u0131n indirdi\u011finden ba\u015fkas\u0131 ile h\u00fckmedecek olursa, mutlaka onlar birbirlerine d\u00fc\u015ferler.&#8221;3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130\u015fte bu gerek \u00e7a\u011f\u0131m\u0131zda, gerek ba\u015fka d\u00f6nemlerde ard\u0131 arkas\u0131na benzerleri meydana geldi\u011fi gibi devletlerin hallerinin de\u011fi\u015fmesinin en b\u00fcy\u00fck sebebleri aras\u0131ndad\u0131r. Allah kimin hakk\u0131nda mutluluk dilerse, ba\u015fkas\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131na gelen musibetlerden onu ibret alacak hale getirir, o da Allah\u2019\u0131n destekledi\u011fi ve yard\u0131m etti\u011fi kimselerin yollar\u0131n\u0131 izler. Allah\u2019\u0131n yard\u0131m etmeyip k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc kimselerin izledikleri yollardan da uzak kal\u0131r. Y\u00fcce Allah kitab\u0131nda \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: <em>&#8220;Allah kendi (dini)ne yard\u0131m edene elbette yard\u0131m eder. Muhakkak Allah g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr, azizdir. O kimselere e\u011fer biz yery\u00fcz\u00fcnde bir iktidar imk\u00e2n\u0131 verirsek, onlar namazlar\u0131n\u0131 dosdo\u011fru k\u0131larlar, zek\u00e2t\u0131 verirler, ma\u2019rufu emreder, m\u00fcnkerden al\u0131koyarlar. \u0130\u015flerin \u00e2k\u0131beti Allah\u2019\u0131nd\u0131r.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-Hac, 22\/40-41)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah kendi dinine yard\u0131m edenlere yard\u0131m edece\u011fini vaad etmi\u015ftir. Onun yard\u0131m\u0131 ise kitab\u0131na, dinine ve ras\u00fbl\u00fcne yard\u0131m\u0131d\u0131r. Yoksa Allah\u2019\u0131n indirdiklerinden ba\u015fkas\u0131 ile h\u00fckmeden ve bilmedi\u011fi hususlarda s\u00f6z s\u00f6yleyen kimselere yard\u0131m\u0131 de\u011fildir. \u015e\u00fcphesiz ki hakim (ve y\u00f6netici) e\u011fer dindar olmakla birlikte bilgisizce h\u00fck\u00fcm verecek olursa, cehennem ehlinden olur. Bilmekle birlikte bildi\u011fi hakka ayk\u0131r\u0131 h\u00fck\u00fcm verecek olursa, yine cehennemliktir. E\u011fer adaletsiz ve bilgisizce h\u00fck\u00fcm verecek olursa, cehennem ehlinden olmas\u0131 \u00f6ncelikle s\u00f6zkonusudur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu muayyen bir meselede bir \u015fah\u0131s lehine h\u00fck\u00fcm vermesi halinde b\u00f6yledir. E\u011fer m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n dini ilgili hususlarda genel bir h\u00fck\u00fcm verecek olup da, hakk\u0131 bat\u0131l, bat\u0131l\u0131 hak, s\u00fcnneti bid\u2019at, bid\u2019ati s\u00fcnnet, marufu m\u00fcnker, m\u00fcnkeri maruf yapacak olur, Allah\u2019\u0131n ve Ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn emretti\u011fini yasaklay\u0131p Allah ve Ras\u00fblunun yasaklad\u0131\u011f\u0131n\u0131 emredecek olursa, i\u015fte bu bir ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc h\u00fck\u00fcmd\u00fcr. \u00c2lemlerin Rabbi, ras\u00fbllerin mutlak ilah\u0131 ve din g\u00fcn\u00fcn\u00fcn mutlak maliki onun hakk\u0131nda h\u00fckm\u00fcn\u00fc verir. O, din g\u00fcn\u00fcn\u00fcn m\u00e2liki ki: <em>&#8220;Hem d\u00fcnya ve hem de \u00e2hirette hamd yaln\u0131z O\u2019nundur. H\u00fck\u00fcm de yaln\u0131z O\u2019nundur. Siz zaten O\u2019na d\u00f6nd\u00fcr\u00fcleceksiniz.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-Kasas, 28\/70)<\/em>;<em>&#8220;O ras\u00fbl\u00fcn\u00fc hidayet ile ve hak din ile -onu b\u00fct\u00fcn dinlere \u00fcst\u00fcn k\u0131lmak i\u00e7in- g\u00f6nderendir. \u015eahid olarak Allah yeter.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-Feth, 48\/28)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Alemlerin Rabbi olan Allah\u2019a hamdolsun. Allah, Muhammed\u2019e, aile halk\u0131na ve ashab\u0131na salat ve selam eylesin.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00f6neticilere Kar\u015f\u0131 \u00c7\u0131kmamak:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tahav\u00ee <em>-Allah Ona Rahmet Etsin-<\/em> \u015f\u00f6yle demektedir: &#8220;Aleyhine k\u0131l\u0131\u00e7 \u00e7ekmek vacib olanlar d\u0131\u015f\u0131nda Muhammed <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> \u00fcmmetinden herhangi bir kimseye kar\u015f\u0131 k\u0131l\u0131\u00e7 \u00e7ekilece\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnde olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi, imamlar\u0131m\u0131za ve y\u00f6neticilerimize kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmay\u0131 da -haks\u0131zl\u0131k etseler bile- uygun g\u00f6rmeyiz, onlara beddua etmeyiz. Onlara itaat etmekten el \u00e7ekmeyiz. Onlara itaat etmenin, y\u00fcce Allah\u2019a itaatin bir par\u00e7as\u0131 ve bir farz olarak g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Elverir ki bir masiyetle emretmesinler. Onlar\u0131n \u0131slah olmalar\u0131 ve esenli\u011fe kavu\u015fmalar\u0131 i\u00e7in de dua ederiz.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>A\u00e7\u0131klama:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019de gelen sahih hadiste \u015f\u00f6yle buyurdu\u011fu kaydedilmektedir: &#8220;Allah\u2019tan ba\u015fka hi\u00e7bir ilah olmad\u0131\u011f\u0131na, benim Allah\u2019\u0131n Ras\u00fbl\u00fc oldu\u011fuma \u015fahitlik eden m\u00fcsl\u00fcman bir kimsenin kan\u0131 ancak \u015fu \u00fc\u00e7 \u015feyden birisi ile helal olabilir: Evli oldu\u011fu halde zina eden, cana kar\u015f\u0131 can ve dinini terkedip cemaatten ayr\u0131lan.&#8221;3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah da \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;Ey iman edenler! Allah\u2019a itaat edin. Peygambere de itaat edin ve sizden olan emir sahiblerine de.&#8221;<\/em>\u00a0 (en-Nisa, 4\/59)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yine sahih hadiste Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n \u015f\u00f6yle buyurdu\u011fu kaydedilmektedir: &#8220;Kim bana itaat ederse, Allah\u2019a itaat etmi\u015f olur. Kim bana kar\u015f\u0131 gelirse, Allah\u2019a kar\u015f\u0131 gelmi\u015f olur. Kim (tayin etti\u011fim) emire itaat ederse bana itaat etmi\u015f, kim emire isyan ederse bana isyan etmi\u015f olur.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ebu Zerr <em>-rad\u0131yallahu anh-<\/em>\u2019dan da \u015f\u00f6yle dedi\u011fi rivayet edilmektedir: &#8220;Benim can dostum, bana dinleyip itaat etmemi emretti. \u0130sterse, organlar\u0131 kesik Habe\u015f\u2019li bir k\u00f6le dahi olsun.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yine Buhar\u00ee ile M\u00fcslim\u2019de \u015fu hadis yer almaktad\u0131r: &#8220;Sevdi\u011fi ve sevmedi\u011fi hususlarda m\u00fcsl\u00fcman ki\u015fiye dinleyip itaat etmek d\u00fc\u015fer. Bir masiyet ile emrolunmas\u0131 hali m\u00fcstesn\u00e2. Masiyetle emrolunmas\u0131 halinde ise ne dinlemek, ne de itaat vard\u0131r.&#8221;3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Avf b. Malik <em>-rad\u0131yallahu anh-<\/em>\u2019dan rivayete g\u00f6re Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8220;En hay\u0131rl\u0131 y\u00f6neticileriniz kendilerini sevdi\u011finiz ve sizi seven, kendilerine dua etti\u011finiz ve sizlere dua eden y\u00f6neticilerdir. K\u00f6t\u00fc y\u00f6neticileriniz ise kendilerine bu\u011fzetti\u011finiz ve sizlere bu\u011fzeden, kendilerine lanet okudu\u011funuz ve sizlere lanet okuyan y\u00f6neticilerdir.&#8221; Biz: Ey Allah\u2019\u0131n Ras\u00fbl\u00fc, b\u00f6yle bir durumda k\u0131l\u0131\u00e7la bunlara kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmayal\u0131m m\u0131? diye sorduk. O: &#8220;Aran\u0131zda (sizlere) namaz\u0131 k\u0131ld\u0131rd\u0131klar\u0131 s\u00fcrece hay\u0131r&#8221; diye buyurdu. &#8220;\u015eunu bilin ki her kimin ba\u015f\u0131na bir y\u00f6netici gelir de o Allah\u2019a isyan olan bir i\u015fi yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcrse, Allah\u2019a isyan oldu\u011fu halde yapt\u0131\u011f\u0131 o i\u015ften ho\u015flanmas\u0131n, bununla birlikte itaatten de asla el \u00e7ekmesin.&#8221;4<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130\u015fte kitab ve s\u00fcnnet masiyet ile emretmedikleri s\u00fcrece y\u00f6neticilere itaat etmenin vacib oldu\u011funu g\u00f6stermektedir. Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u015fu buyru\u011fu \u00fczerinde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn:<em>&#8220;Allah\u2019a itaat edin, peygambere de itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(en-Nis\u00e2, 4\/59)<\/em> Burada y\u00fcce Allah\u2019\u0131n &#8220;peygambere de itaat edin&#8221; diye buyurup, &#8220;sizden olan y\u00f6neticilere de itaat edin&#8221; diye buyurmam\u0131\u015f oldu\u011funa dikkat edelim. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00f6neticilere ba\u011f\u0131ms\u0131z itaat s\u00f6zkonusu de\u011fildir. Onlara Allah\u2019a ve Ras\u00fbl\u00fcne itaat olan hususlarda itaat edilir.5<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Haks\u0131zl\u0131k etseler dahi onlara itaat etmenin gere\u011fine gelince, \u00e7\u00fcnk\u00fc onlara itaatin d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kmak sonunda meydana gelecek k\u00f6t\u00fcl\u00fckler, zul\u00fcmlerinin sonucunun kat kat fazlas\u0131 olur. Hatta onlar\u0131n zul\u00fcmlerine sabretmek halinde, k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerin \u00f6rt\u00fclmesi ve ecirlerin kat kat artt\u0131r\u0131lmas\u0131 s\u00f6zkonusudur. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u015f\u00fcphesiz ki y\u00fcce Allah\u2019\u0131n b\u00f6ylelerini bizlere musallat k\u0131lmas\u0131 ancak amellerimizin bozuklu\u011fundan dolay\u0131d\u0131r. Ceza da amelin t\u00fcr\u00fcnden olur. O halde bizim ma\u011ffiret dilemeye, tevbeye ve amellerimizi \u0131slah etmeye \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131z gerekir. Y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;Size isabet eden herbir musibet ellerinizle kazand\u0131klar\u0131n\u0131z sebebi iledir, \u00e7o\u011funu da affeder.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(e\u015f-\u015e\u00fbr\u00e2, 42\/30)<\/em>; <em>&#8220;\u0130\u015fte biz kazanmakta olduklar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden de zalimlerin kimini kimine b\u00f6ylece musallat ederiz.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-En\u2019\u00e2m, 6\/129)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O halde y\u00f6netilenler e\u011fer zalim y\u00f6neticinin zulm\u00fcnden kurtulmak istiyorlarsa, zulm\u00fc terketsinler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M\u00eesak (\u00c2demo\u011fullar\u0131ndan Al\u0131nan S\u00f6z):<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tahav\u00ee diyor ki: &#8220;Y\u00fcce Allah\u2019\u0131n Adem\u2019den ve z\u00fcrriyetinden alm\u0131\u015f oldu\u011fu m\u00ees\u00e2k (s\u00f6z) de hakt\u0131r.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>A\u00e7\u0131klama:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;Hani -k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc: Bizim bundan haberimiz yoktu demeyisiniz diye- Rabbin \u00c2demo\u011fullar\u0131n\u0131n s\u0131rtlar\u0131ndan z\u00fcrriyetlerini alm\u0131\u015f ve onlar\u0131 kendilerine \u015fahid tutup: Ben sizin Rabbiniz de\u011fil miyim? (diye buyurmu\u015ftu). Onlar da: Evet, \u015fahid olduk, demi\u015flerdi.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-A\u2019raf, 7\/172)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00f6ylelikle y\u00fcce Allah Adem\u2019in soyundan gelecek olanlar\u0131 sulblerinden \u00e7\u0131kartm\u0131\u015f oldu\u011funu ve Allah\u2019\u0131n kendilerini onlar\u0131n Rableri, mutlak malik ve egemenleri oldu\u011fu, O\u2019ndan ba\u015fka hi\u00e7bir ilah\u0131n bulunmad\u0131\u011f\u0131 hususunda kendilerine kar\u015f\u0131 \u015fahit tuttu\u011funu haber vermektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Adem <em>-aleyhissel\u00e2m-<\/em>\u2019\u0131n belinden z\u00fcrriyetinin al\u0131nmas\u0131na, onlar\u0131n ashab-\u0131 yemin ve ashab-\u0131 \u015fimal diye biribirlerinden ayr\u0131ld\u0131klar\u0131na dair hadisler varid olmu\u015ftur. Kimi hadislerde de Allah\u2019\u0131n onlar\u0131n Rableri oldu\u011funa dair \u015fahit tutulduklar\u0131 da belirtilmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu hadislerden birisini \u0130mam Ahmed, \u0130bn Abbas\u2019tan gelen bir rivayet olarak kaydetmektedir. Buna g\u00f6re Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8220;Muhakkak Allah, Adem <em>-aleyhissel\u00e2m-<\/em>\u2019\u0131n s\u0131rt\u0131ndan Nu\u2019man\u2019da (Arafat\u2019ta) ahdi alm\u0131\u015f bulunmaktad\u0131r. Onun sulb\u00fcnden yarataca\u011f\u0131 b\u00fct\u00fcn z\u00fcrriyeti \u00e7\u0131kartm\u0131\u015f ve \u00f6n\u00fcnde yaym\u0131\u015ft\u0131. Sonra onlar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131na alarak onlarla konu\u015fup: Ben sizin Rabbiniz de\u011fil miyim? diye sormu\u015f, onlar da: Evet, \u015fahidlik ederiz, demi\u015flerdi&#8230;&#8221; diye \u00e2yeti sonuna kadar okumu\u015ftur.2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yine \u0130mam Ahmed\u2019in rivayetine g\u00f6re Enes b. Malik Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019den \u015f\u00f6yle buyurdu\u011funu rivayet etmektedir: &#8220;K\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde cehennem ehlinden bir kimseye \u015f\u00f6yle denilir: Ne dersin? Yery\u00fcz\u00fcnde ne varsa hepsi senin olsayd\u0131, bunu (kurtulmak i\u00e7in) fidye olarak verir miydin? O, evet diyecek. Bunun \u00fczerine (y\u00fcce Allah) \u015f\u00f6yle buyuracak: Ben senden bundan daha basit bir \u015feyi istemi\u015ftim. Sen \u00c2dem\u2019in s\u0131rt\u0131nda iken bana hi\u00e7bir \u015feyi ortak ko\u015fmaman i\u00e7in senden s\u00f6z alm\u0131\u015ft\u0131m. Ancak sen bana bir \u015feyleri ortak ko\u015fmaktan ba\u015fkas\u0131n\u0131 kabul etmedin.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu hadisi Buhar\u00ee ve M\u00fcslim\u2019de Sahih\u2019lerinde rivayet etmi\u015flerdir.3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130sra ve Mira\u00e7:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tahav\u00ee <em>-Allah Ona Rahmet Etsin-<\/em> \u015f\u00f6yle demektedir: &#8220;Mira\u00e7 da hakt\u0131r. Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> geceleyin g\u00f6t\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f ve uyan\u0131kl\u0131k halinde iken \u015fah\u0131s olarak semaya y\u00fckseltilmi\u015ftir. Ondan sonra da y\u00fcce Allah\u2019\u0131n diledi\u011fi y\u00fcksekliklere \u00e7\u0131kart\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Allah diledi\u011fi \u015feylerle ona ikramda bulunmu\u015f, vahyetti\u011fi \u015feyleri vahyetmi\u015ftir. Kalb g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc yalanlamad\u0131. D\u00fcnyada da, \u00e2hirette de Allah\u2019\u0131n sal\u00e2t ve sel\u00e2m\u0131 onun ve aile halk\u0131n\u0131n \u00fczerine olsun.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>A\u00e7\u0131klama:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mira\u00e7 kelimesi ur\u00fbc\u2019dan gelmektedir. Yani kendisi ile ur\u00fbc edilen yani y\u00fckse\u011fe \u00e7\u0131k\u0131lan alet demektir. O bak\u0131mdan mira\u00e7 merdiven mesabesindedir. Bunun nas\u0131l oldu\u011fu bilinemez, h\u00fckm\u00fc di\u011fer gaybi \u015feylerin h\u00fckm\u00fc ile ayn\u0131d\u0131r. Ona iman eder, nas\u0131l oldu\u011fu ile u\u011fra\u015fmay\u0131z.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> geceleyin y\u00fcr\u00fct\u00fclm\u00fc\u015f (isra) ve uyan\u0131k oldu\u011fu halde bedeniyle miraca \u00e7\u0131kart\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130sra, Mekke\u2019de iken peygamberlikten sonra ve hicretten bir y\u0131l \u00f6nce bir defa ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130sra olay\u0131 ile nakledilen hadiste belirtildi\u011fine g\u00f6re Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> sahih olan g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re uyan\u0131k oldu\u011fu halde bedeni ile birlikte Mescid-i Haram\u2019dan, Mescid-i Aksa\u2019ya kadar Burak\u2019a binmi\u015f olarak geceleyin y\u00fcr\u00fct\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Cebrail <em>-aleyhissel\u00e2m-<\/em> da onunla birlikte idi. Mescid-i Aksa\u2019da indi, imam olarak di\u011fer peygamberlere namaz k\u0131ld\u0131rd\u0131. Burak\u2019\u0131 mescidin kap\u0131s\u0131n\u0131n halkas\u0131na ba\u011flad\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Daha sonra Beytu\u2019l-Makdis\u2019ten ayn\u0131 gece d\u00fcnya semas\u0131na y\u00fckseltildi. Sonra ikinci semaya, sonra \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc, d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc ve nihayet yedinci semaya y\u00fckseltildi. Oralarda pek \u00e7ok peygamberi g\u00f6rd\u00fc. Daha sonra da Sidretu\u2019l-M\u00fcnteh\u00e2\u2019ya y\u00fckseltildi. Sonra da el-Beytu\u2019l-Ma\u2019mur\u2019a y\u00fckseltildi. Allah kuluna vahyetti\u011fi \u015feyleri vahyetti. \u00d6nce ona elli vakit namaz\u0131 farz k\u0131ld\u0131. D\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcnde Musa <em>-aleyhissel\u00e2m-<\/em>\u2019\u0131n yan\u0131ndan ge\u00e7ti. Sana ne emrolundu? diye sordu. Elli vakit namaz, diye cevab verince, Musa <em>-aleyhissel\u00e2m-<\/em> dedi ki: \u00dcmmetin bunu kald\u0131ramaz. Rabbine d\u00f6n, O\u2019ndan \u00fcmmetin i\u00e7in hafifletmesini dile. Bunun \u00fczerine on vakit indirdi. Sonra indi. Tekrar Musa\u2019n\u0131n yan\u0131na vard\u0131\u011f\u0131nda, ona durumu haber verince, Rabbine d\u00f6n, ondan hafifletmesini dile dedi. Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> Musa ile \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah aras\u0131nda gidip geldi ve nihayet be\u015f vakte kadar indirildi. Musa <em>-aleyhissel\u00e2m-<\/em> yine ona geri d\u00f6nmeyi ve hafifletmesini dilemesini s\u00f6ylediyse de Peygamber \u015f\u00f6yle buyurdu: Art\u0131k Rabbimden utan\u0131r oldum. Bu kadar\u0131na r\u0131za ve teslimiyet g\u00f6steriyorum. Peygamber ayr\u0131l\u0131nca, bir m\u00fcnadi \u015f\u00f6yle seslendi: Ben farz\u0131m\u0131n gere\u011fini yerine getirdim ve kullar\u0131m\u0131n y\u00fck\u00fcn\u00fc de hafiflettim.2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n Rabbini g\u00f6rmesi hususunda g\u00f6r\u00fc\u015f ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131 vard\u0131r. Do\u011fru olan ise Rabbini kalbiyle g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc, ba\u015f g\u00f6z\u00fcyle g\u00f6rmedi\u011fidir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130sra\u2019n\u0131n Peygamber efendimizin bedeni ile birlikte ve uyan\u0131kken ger\u00e7ekle\u015fti\u011finin delillerinden birisi de \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n:<em>&#8220;Kulunu geceleyin Mescid-i Haram\u2019dan \u00e7evresini m\u00fcbarek k\u0131ld\u0131\u011f\u0131m\u0131z Mescid-i Aksa\u2019ya g\u00f6t\u00fcren (Allah) m\u00fcnezzehdir.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-\u0130sra, 17\/1)<\/em> buyru\u011fudur. &#8220;Abd: Kul&#8221; ise beden ile ruhun toplam\u0131d\u0131r. Nitekim insan da beden ile ruhun bir arada olu\u015funun ad\u0131d\u0131r. Mutlak olarak bu laf\u0131z kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda bilinen anlam\u0131 budur, do\u011fru olan\u0131 da budur. O halde \u0130sra da ikisinin toplam\u0131 ile ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir. Bu aklen imkans\u0131z bir \u015fey de de\u011fildir. E\u011fer insanlar\u0131n y\u00fckselmesinin uzak bir ihtimal olarak g\u00f6r\u00fclmesi m\u00fcmk\u00fcn olsayd\u0131, meleklerin inmesinin de uzak bir ihtimal olarak g\u00f6r\u00fclebilmesi gerekirdi. Bu ise peygamberli\u011fin inkar\u0131na kadar g\u00f6t\u00fcr\u00fcr, bu da k\u00fcf\u00fcrd\u00fcr.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00d6nce \u0130sra ile Beytu\u2019l-Makdis\u2019e gitmekteki hikmet nedir? diye sorulacak olursa,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>-Do\u011frusunu en iyi bilen Allah\u2019t\u0131r ya- cevab \u015fudur: Kurey\u015f\u2019liler Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019a Beytu\u2019l-Makdis\u2019in niteliklerini sordu\u011funda, Allah Ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn iddias\u0131n\u0131n do\u011frulu\u011funu a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya koymak i\u00e7indi. Onlar sorunca o da Beytu\u2019l-Makdis\u2019in niteliklerini onlara anlatm\u0131\u015f ve yolda iken ge\u00e7ip g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc kervanlar\u0131 hakk\u0131nda da onlara haber vermi\u015fti. E\u011fer Mekke\u2019den semaya y\u00fckselmi\u015f olsayd\u0131, bu husus ger\u00e7ekle\u015fmezdi. Zira bu durumda onlara haber vermi\u015f olsayd\u0131, semada bulunan \u015feyleri onlar\u0131n bilip tesbit etmelerine imkan olmazd\u0131. Ancak Beytu\u2019l-Makdis\u2019i g\u00f6rm\u00fc\u015flerdi. O da onlara oran\u0131n niteliklerini bildirmi\u015fti.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mira\u00e7 hadisinde iyice d\u00fc\u015f\u00fcnen kimseler i\u00e7in y\u00fcce Allah\u2019\u0131n uluvv s\u0131fat\u0131n\u0131n sabit oldu\u011funa \u00e7e\u015fitli bak\u0131mlardan da deliller bulunmaktad\u0131r. Ba\u015far\u0131 Allah\u2019tand\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>K\u0131yametin Al\u00e2metleri:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tahav\u00ee <em>-Allah Ona Rahmet Etsin-<\/em> \u015f\u00f6yle demektedir: &#8220;Bizler k\u0131yametin al\u00e2metlerine (e\u015fr\u00e2tu\u2019s-s\u00e2a) iman ederiz.1\u00a0Deccal\u2019in \u00e7\u0131kmas\u0131, Meryem o\u011flu \u0130sa <em>-aleyhissel\u00e2m-<\/em>\u2019\u0131n semadan inmesi gibi. G\u00fcne\u015fin bat\u0131s\u0131ndan do\u011faca\u011f\u0131na ve d\u00e2bbetu\u2019l-ard\u2019\u0131n \u00f6zel yerinden \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131na da iman ederiz.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>A\u00e7\u0131klama:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Huzeyfe b. Es\u00eed\u2019den dedi ki: Kendi aram\u0131zda k\u0131yametten s\u00f6z ederken Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> yan\u0131m\u0131za geldi: &#8220;Neden s\u00f6z ediyorsunuz?&#8221; diye sordu. Ashab: K\u0131yametten s\u00f6z ediyoruz, dediler. \u015e\u00f6yle buyurdu: &#8220;\u00d6ncesinden on tane alamet g\u00f6rmedik\u00e7e asla kopmayacakt\u0131r. Aralar\u0131ndan duman, deccal, d\u00e2bbe, g\u00fcne\u015fin bat\u0131dan do\u011fmas\u0131, Meryem o\u011flu \u0130sa\u2019n\u0131n inmesi, Ye\u2019cuc ile Me\u2019cuc, birisi do\u011fuda, birisi bat\u0131da, birisi Arap yar\u0131madas\u0131nda \u00fc\u00e7 kara par\u00e7as\u0131n\u0131n yere ge\u00e7mesinden s\u00f6zetti. Onlar\u0131n sonuncusu ise Yemen\u2019den \u00e7\u0131kacak ve insanlar\u0131 mah\u015ferlerine do\u011fru kovalayacak bir ate\u015ftir.&#8221; Bu hadisi M\u00fcslim rivayet etmi\u015ftir.1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buhar\u00ee ile M\u00fcslim\u2019de yer alan rivayete g\u00f6re \u0130bn \u00d6mer <em>-rad\u0131yallahu anh-<\/em> \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n huzurunda Deccal\u2019den s\u00f6zedildi, \u015f\u00f6yle buyurdu: &#8220;Allah\u2019\u0131 tan\u0131rs\u0131n\u0131z. \u015e\u00fcphesiz Allah\u2019\u0131n bir g\u00f6z\u00fc k\u00f6r de\u011fildir, dedi ve eliyle g\u00f6z\u00fcne i\u015faret etti. Ancak Mesih, Deccal\u2019in sa\u011f g\u00f6z\u00fc k\u00f6rd\u00fcr. Sanki g\u00f6z\u00fc p\u00f6rs\u00fcm\u00fc\u015f bir \u00fcz\u00fcm tanesi gibidir.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buhar\u00ee ve ba\u015fkalar\u0131n\u0131n kaydetti\u011fi rivayete g\u00f6re Ebu Hureyre <em>-rad\u0131yallahu anh-<\/em> \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> buyurdu ki: &#8220;Nefsim elinde olana yemin ederim ki Meryem o\u011flu (\u0130sa)\u2019n\u0131n aran\u0131zda adaletli bir hakim olarak inmesi pek yak\u0131nd\u0131r. Ha\u00e7\u0131 k\u0131racak, domuzu \u00f6ld\u00fcrecek, cizyeyi kald\u0131racak, mal o kadar artacak ki, kimse onu kabul etmeyecek. \u00d6yle ki tek bir secde dahi d\u00fcnyadan ve d\u00fcnyadaki her\u015feyden hay\u0131rl\u0131 olacak.&#8221; Daha sonra Ebu Hureyre \u015f\u00f6yle der: Arzu ederseniz:<em>&#8220;Kitab ehlinden \u00f6l\u00fcm\u00fcnden evvel ona iman etmeyecek kimse yoktur. O da k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc aleyhlerinde bir \u015fahid olacakt\u0131r.&#8221; (en-Nis\u00e2, 4\/159) buyr\u011funu okuyabilirsiniz&#8221; <\/em>3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Deccal ve Meryem o\u011flu \u0130sa <em>-aleyhissel\u00e2m-<\/em>\u2019\u0131n semadan inip onu \u00f6ld\u00fcrece\u011fine dair hadisler ile Deccal\u2019i \u00f6ld\u00fcrmesinden sonra onun d\u00f6neminde Ye\u2019cuc ile Me\u2019cuc\u2019un ortaya \u00e7\u0131k\u0131p y\u00fcce Allah\u2019\u0131n onlar\u0131n hepsini onlara yapaca\u011f\u0131 bedduan\u0131n bereketi ile tek bir gecede hel\u00e2k edece\u011fine dair hadisler, o kadar \u00e7ok ki onlar\u0131 uzun uzad\u0131ya kaydetmek bu sahifelere s\u0131\u011fmaz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>D\u00e2bbe\u2019nin ve g\u00fcne\u015fin bat\u0131dan do\u011fu\u015funa gelince, y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;O s\u00f6z aleyhlerine ger\u00e7ekle\u015fince, biz onlara yerden bir d\u00e2bbe \u00e7\u0131kart\u0131r\u0131z. Onlara: \u0130nsanlar \u00e2yetlerimize inanm\u0131yorlard\u0131, diye s\u00f6yler.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(en-Neml, 27\/82)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buhar\u00ee\u2019de yer alan rivayete g\u00f6re Ebu Hureyre \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> buyurdu ki: &#8220;G\u00fcne\u015f bat\u0131dan do\u011fmad\u0131k\u00e7a k\u0131yamet kopmayacakt\u0131r. \u0130nsanlar onu g\u00f6receklerinde yery\u00fcz\u00fcnde bulunan herkes iman edecektir. \u0130\u015fte bu \u00f6nceden iman etmemi\u015f ise hi\u00e7bir nefse iman etmesinin fayda vermeyece\u011fi zamand\u0131r.&#8221;4<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M\u00fcslim\u2019deki rivayete g\u00f6re de Abdullah b. Amr \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: Ben Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019tan bir hadis belledim ki onu hen\u00fcz unutmad\u0131m. Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131 \u015f\u00f6yle buyururken dinledim: &#8220;\u015e\u00fcphesiz ki ilk olarak g\u00f6r\u00fclecek al\u00e2met g\u00fcne\u015fin bat\u0131dan \u00e7\u0131kmas\u0131, ku\u015fluk vaktinde de D\u00e2bbe\u2019nin insanlara kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmas\u0131d\u0131r. Bunlar\u0131n hangisi daha erken olursa, di\u011feri de fazla zaman ge\u00e7meden hemen arkas\u0131ndan gelecektir.&#8221;5<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Burada kas\u0131t al\u0131\u015f\u0131lmad\u0131k t\u00fcrden olan al\u00e2metlerin ilkidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Deccal, \u0130sa <em>-aleyhissel\u00e2m-<\/em>\u2019\u0131n semadan ini\u015fi, bundan \u00f6nce olacakt\u0131r. Ye\u2019cuc ile Me\u2019cuc\u2019un \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 da b\u00f6yledir. Ancak b\u00fct\u00fcn bunlar garib ka\u00e7mayan al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f alametlerdir, \u00e7\u00fcnk\u00fc bunlar insand\u0131rlar. Onlar\u0131n benzerlerinin g\u00f6r\u00fclmesi al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f bir \u015feydir. Dabbe\u2019nin garib bir \u015fekilde ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 ise sonra insanlara hitab etmesi, onlar\u0131 iman ya da k\u00fcf\u00fcr ile damgalamas\u0131 ise al\u0131\u015f\u0131lmad\u0131k bir \u015feydir. Al\u0131\u015f\u0131lagelmi\u015f, cereyan eden adetlerin d\u0131\u015f\u0131nda kalan bir i\u015ftir. \u0130\u015fte bu, yery\u00fcz\u00fcnde g\u00f6r\u00fclecek ilk alamettir. T\u0131pk\u0131 g\u00fcne\u015fin al\u0131\u015f\u0131lagelmi\u015fin aksine bat\u0131dan do\u011fmas\u0131n\u0131n semadaki \u00e2yetlerin ilki olu\u015fu gibi.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cennet ve Cehennem:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tahav\u00ee <em>-Allah Ona Rahmet Etsin- <\/em>diyor ki: &#8220;Cennet ve cehennem yarat\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r. Ebediyyen yok olmazlar ve sonlar\u0131 gelmez. \u015e\u00fcphesiz ki y\u00fcce Allah di\u011fer mahlukattan \u00f6nce cenneti ve cehennemi yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Onlara gidecek kimseleri de yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Onlardan diledi\u011fini onun bir lutfu olarak cennete yaratm\u0131\u015f, diledi\u011fi kimseleri de adaletinin bir tecellisi olarak cehennem i\u00e7in yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Herkes de kendisi i\u00e7in olup bitmi\u015f olana amel eder ve ne i\u00e7in yarat\u0131lm\u0131\u015fsa ona ula\u015f\u0131r. Hay\u0131r ve \u015fer kullar hakk\u0131nda takdir edilmi\u015f \u015feylerdir.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>A\u00e7\u0131klama:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tahav\u00ee\u2019nin: &#8220;Cennet ve cehennem yarat\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r&#8221; ifadeleriyle ilgili olarak belirtelim ki: Ehl-i s\u00fcnnet cennet ve cehennemin yarat\u0131lm\u0131\u015f ve \u015fu anda var olduklar\u0131n\u0131 ittifak ile kabul etmi\u015flerdir. Ehl-i s\u00fcnnet hep bu kanaattedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu hususta Kur\u2019\u00e2n nasslar\u0131ndan baz\u0131lar\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n cennet hakk\u0131ndaki:<em>&#8220;O takv\u00e2 sahibleri i\u00e7in haz\u0131rlanm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<\/em> <em>\u00a0(\u00c2l-i \u0130mran, 3\/33)<\/em>; <em>&#8220;Allah\u2019a ve ras\u00fbllerine iman edenler i\u00e7in haz\u0131rlanm\u0131\u015ft\u0131r&#8230;&#8221;<\/em> <em>\u00a0(el-Hadid, 57\/21)<\/em> buyru\u011fu ile cehennem hakk\u0131ndaki:<em>&#8220;K\u00e2firler i\u00e7in haz\u0131rlanm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(Al-i \u0130mran, 3\/131)<\/em>;<em>&#8220;\u015e\u00fcphesiz ki cehennem bir pusudur. Azg\u0131nlar\u0131n d\u00f6n\u00fcp varacaklar\u0131 bir yerdir.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(en-Nebe\u2019, 78\/21-22) <\/em>\u015feklindeki buyruklar\u0131d\u0131r. Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;Andolsun ki onu di\u011fer bir ini\u015finde de g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr. Sidretu\u2019l-M\u00fcnteh\u00e2 yan\u0131nda. Cennetu\u2019l-Me\u2019v\u00e2 da onun yan\u0131ndad\u0131r.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(en-Necm, 53\/13-15)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> Sidretu\u2019l-M\u00fcnteh\u00e2\u2019y\u0131 ve orada yan\u0131nda Cennet-i Me\u2019v\u00e2\u2019y\u0131 da g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr. Nitekim Buhar\u00ee ile M\u00fcslim\u2019de yer alan Enes <em>-rad\u0131yallahu anh-<\/em>\u2019\u0131n nakletti\u011fi \u0130sra k\u0131ssas\u0131 ile ilgili hadiste de b\u00f6yle belirtilmektedir: Bu hadisin sonlar\u0131nda \u015fu ifadeler yer al\u0131r: &#8220;Sonra Cebrail beni ald\u0131 ta Sidretu\u2019l-M\u00fcnteh\u00e2\u2019ya kadar geldi. Onu ne olduklar\u0131n\u0131 bilemedi\u011fim renkler b\u00fcr\u00fcd\u00fc.&#8221; Devamla dedi ki: &#8220;Sonra cennete girdim. Bakt\u0131m ki oran\u0131n t\u00fcmsekleri inciden, topra\u011f\u0131 misktendir.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Ebediyyen yok olmazlar, sonlar\u0131 gelmez&#8221; ifadesine gelince, selef ve halef\u2019ten imamlar\u0131n cumhurunun kabul etti\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f budur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cennetin ebedi olu\u015fu ve onun sonunun gelmeyip yok olmayaca\u011f\u0131na gelince, bu Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n haber verdi\u011fi ve kesin olarak bilinen hususlardand\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;O bahtiyar olanlara gelince, onlar da cennettedirler. G\u00f6kler ve yer ayakta durdu\u011fu m\u00fcddet\u00e7e orada ebediyyen kal\u0131c\u0131d\u0131rlar. Rabbinin diledi\u011fi kadar\u0131 m\u00fcstesna. Bu arkas\u0131 kesilmeyen bir ba\u011f\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(Hud, 11\/108)<\/em> Burda istisna edilen s\u00fcre ise kabirde ve hesab i\u00e7in Mevk\u0131f\u2019te bekledikleri s\u00fcredir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Cerir et-Taber\u00ee \u015f\u00f6yle demektedir: \u015e\u00fcphesiz Allah vaadinden caymaz. \u0130stisnan\u0131n hemen akabinde &#8220;bu arkas\u0131 kesilmeyen bir ba\u011f\u0131\u015ft\u0131r&#8221; diye buyurmaktad\u0131r. Yani bunun kesintisi olmayacakt\u0131r. Durum ne olursa olsun, buradaki istisna m\u00fcte\u015fabihtir. Ancak y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;Bu arkas\u0131 kesilmeyen bir ba\u011f\u0131\u015ft\u0131r&#8221; ifadesi muhkemdir. O bak\u0131mdan biz muhkemi esas kabul ederiz, m\u00fcte\u015fabihi de onu bilene havale ederiz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;Oran\u0131n yiyecekleri de, g\u00f6lgeleri de devaml\u0131d\u0131r.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(er-R\u00e2d, 13\/35)<\/em>;<em>&#8220;Onlar oradan \u00e7\u0131kar\u0131lacak da de\u011fillerdir.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-Hicr, 15\/48)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah cennetliklerin orada ebedi olarak kalacaklar\u0131n\u0131 Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019in bir\u00e7ok yerinde vurgulam\u0131\u015f ve onlar\u0131n:<em>&#8220;Onlar orada ilk \u00f6l\u00fcmden ba\u015fka \u00f6l\u00fcm\u00fc tatmazlar.&#8221; <\/em>\u00a0<em>(ed-Duhan, 44\/56)<\/em> buyru\u011fu ile bir daha \u00f6l\u00fcm\u00fc tatmayacaklar\u0131n\u0131 haber vermektedir. Buradaki istisna munkat\u0131\u2019 bir istisnad\u0131r. Bunu y\u00fcce Allah\u2019\u0131n: &#8220;Rabbinin diledi\u011fi m\u00fcstesn\u00e2&#8221; istisn\u00e2s\u0131 ile birlikte ele al\u0131cak olursak, her iki \u00e2yetteki istisnadan kast\u0131n onlar\u0131n cennette bulunmad\u0131klar\u0131 s\u00fcrenin ebedilikten istisn\u00e2 edilmesi oldu\u011fu a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya \u00e7\u0131kar. T\u0131pk\u0131 ilk \u00f6l\u00fcm\u00fcn genel olarak \u00f6l\u00fcmden istisna edildi\u011fi gibi, i\u015fte burada onlar\u0131n ebedi hayatlar\u0131ndan \u00f6nce ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f bir \u00f6l\u00fcm s\u00f6zkonusu edilmektedir. O d\u00f6nem ise cennette ebedi kal\u0131\u015flar\u0131ndan \u00f6nce s\u00f6zkonusu olan cennetten ayr\u0131 kald\u0131klar\u0131 bir s\u00fcredir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cennetin ebedi ve devaml\u0131 olu\u015funa dair s\u00fcnnetten deliller ise pek \u00e7oktur. Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n \u015fu buyru\u011fu gibi: &#8220;Kim cennete girerse, art\u0131k o nimetlere gark olur ve asla s\u0131k\u0131nt\u0131 \u00e7ekmez. Orada ebedi kal\u0131r ve \u00f6lmez.&#8221;1\u00a0Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n \u015fu buyru\u011fu da b\u00f6yledir: &#8220;Bir m\u00fcnadi \u015f\u00f6yle seslenir: Ey cennetlikler! Sizin i\u00e7in burada ebediyyen sa\u011fl\u0131k vard\u0131r ve asla hastalanmayacaks\u0131n\u0131z. Devaml\u0131 gen\u00e7 kalacaks\u0131n\u0131z ve ebediyyen ya\u015flanmayacaks\u0131n\u0131z. Hayatta kalacaks\u0131n\u0131z ve ebediyyen \u00f6lmeyeceksiniz.&#8221;2\u00a0\u00d6l\u00fcm\u00fcn cennet ile cehennem aras\u0131nda bo\u011fazlanmas\u0131 hadisinde de \u015f\u00f6yle buyurulmaktad\u0131r: &#8220;Ey cennet ehli! Sizin i\u00e7in ebedilik vard\u0131r, \u00f6l\u00fcm olmayacakt\u0131r ve ey cehennem ehli! Sizin i\u00e7in ebedilik vard\u0131r, \u00f6l\u00fcm olmayacakt\u0131r, denilir.&#8221;3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cehennemin ebedilik ve devaml\u0131l\u0131\u011f\u0131na gelince, \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah s\u00fcnnette varid oldu\u011fu \u00fczere diledi\u011fi kimseyi oradan \u00e7\u0131kart\u0131r ve k\u00e2firleri ise sonu gelmeyecek \u015fekilde orada ebediyyen b\u0131rak\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cehennemin ebedi olu\u015fu ve sonunun gelmeyi\u015finin delillerinden baz\u0131lar\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u015fu buyruklar\u0131d\u0131r:<em>&#8220;Onlar i\u00e7in s\u00fcrekli kal\u0131c\u0131 bir azab vard\u0131r.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-M\u00e2ide, 5\/37)<\/em>;<em>&#8220;Onlara hafifletilmez, onlar o azab i\u00e7inde \u00fcmitsiz kalacaklard\u0131r.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(ez-Zuhruf, 43\/75)<\/em>;<em>&#8220;Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz onlar i\u00e7in cehennem ate\u015fi vard\u0131r. Onlar orada ebediyyen kalacaklard\u0131r.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-Cin, 72\/23)<\/em>;<em>&#8220;Onlar oradan \u00e7\u0131kar\u0131lacak da de\u011fillerdir.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-Hicr, 15\/48)<\/em>;<em>&#8220;Ve onlar ate\u015ften \u00e7\u0131kacak da de\u011fillerdir.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-Bakara, 2\/167)<\/em>;<em>&#8220;Onlar hakk\u0131nda h\u00fck\u00fcm verilmez ki \u00f6ls\u00fcnler, onlar\u0131n \u00fczerinden (cehennem) azab\u0131ndan bir \u015fey de hafifletilmez.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(F\u00e2t\u0131r, 35\/36)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u00fcnnette varid olmu\u015f pek \u00e7ok delil de la ilahe illallah diyen kimselerin cehennemden \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. \u015eefaate dair hadisler de muvahhid g\u00fcnahk\u00e2rlar\u0131n cehennemden \u00e7\u0131kacaklar\u0131 hususunda ve bu h\u00fckm\u00fcn onlara has bir h\u00fck\u00fcm oldu\u011funda a\u00e7\u0131k ifadeler ta\u015f\u0131maktad\u0131r. \u015e\u00e2yet k\u00e2firler oradan \u00e7\u0131kacak olurlarsa, onlar da muvahhidlerin konumuna gelirler ve cehennemden \u00e7\u0131kmak, iman ehline ait bir \u00f6zellik olmaktan \u00e7\u0131kar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cennet ile cehennemin bekalar\u0131 kendi varl\u0131klar\u0131ndan kaynaklanan bir \u015fey de\u011fildir. Aksine y\u00fcce Allah\u2019\u0131n onlar\u0131 baki k\u0131lmas\u0131 iledir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Ve onlara gidecekler yaratm\u0131\u015ft\u0131r&#8221; ifadesine gelince, y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;Andolsun ki biz cehennem i\u00e7in cin ve insanlardan \u00e7ok kimseler yaratm\u0131\u015f\u0131zd\u0131r.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-A\u2019r\u00e2f, 7\/179)<\/em> Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> da \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Muhakkak Allah cennete girecek kimseler yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Onlar daha babalar\u0131n\u0131n sulblerinde iken onlar\u0131 oras\u0131 i\u00e7in yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Cehenneme gidecek kimseleri de yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Onlar hen\u00fcz babalar\u0131n\u0131n sulblerinde iken onlar\u0131 oras\u0131 i\u00e7in yaratm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;1\u00a0Bu hadisi M\u00fcslim, Ebu Davud ve Nesa\u00ee rivayet etmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Onlardan diledi\u011fi kimseleri O\u2019nun bir lutfu olarak cennete, onlardan diledi\u011fi kimseleri de adaletinin bir tecellisi olarak cehenneme&#8230; koyar.&#8221; ifadelerine gelince, bilinmesi gereken hususlardan birisi de \u015fudur: Y\u00fcce Allah sevab ve m\u00fck\u00e2fat\u0131 onu haketmeye sebeb te\u015fkil eden hususu engellemedik\u00e7e engellemez. Buna sebeb ise salih ameldir, \u00e7\u00fcnk\u00fc;<em>&#8220;Kim m\u00fc\u2019min oldu\u011fu halde salih amel i\u015flerse, o zulme u\u011frat\u0131lmaktan da korkmaz (m\u00fck\u00e2fat\u0131n\u0131n) eksiltilmesinden de.&#8221;<\/em> (T\u00e2-h\u00e2, 20\/112) Ayn\u0131 \u015fekilde cezaland\u0131r\u0131lmaya sebeb olan husus olmad\u0131k\u00e7a da kimseyi cezaland\u0131rmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;Size isabet eden herbir musibet ellerinizle kazand\u0131klar\u0131n\u0131z sebebi iledir. \u00c7o\u011funu da affeder.&#8221;<\/em> (e\u015f-\u015e\u00fbr\u00e2, 42\/30) Veren ve engelleyen \u015fan\u0131 y\u00fcce Allah\u2019t\u0131r. O\u2019nun verece\u011fini kimse engelleyemez, O\u2019nun engelledi\u011fini kimse veremez. Ama y\u00fcce Allah bir insana iman ve salih ameli lutfedecek olursa, bunu gerektiren hususu da ondan al\u0131koymaz. Aksine ona b\u00f6yle m\u00fck\u00e2fat ve yak\u0131n k\u0131l\u0131c\u0131 \u00f6zellikler verir ki, bunlar\u0131 ne bir g\u00f6z g\u00f6rm\u00fc\u015f, ne bir kulak i\u015fitmi\u015f, ne bir insan\u0131n hat\u0131r\u0131ndan ge\u00e7mi\u015ftir. Bunlar\u0131 ondan engelleyecek olursa, bunlara sebeb te\u015fkil eden salih amelin olmay\u0131\u015f\u0131ndan dolay\u0131d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015e\u00fcphesiz ki O diledi\u011fi kimseye hidayet verir, diledi\u011fi kimseyi sapt\u0131r\u0131r. Fakat bu O\u2019nun bir hikmeti gere\u011fidir ve O\u2019nun adaletidir. Salih amellerden ibaret olan m\u00fck\u00e2fat sebebini al\u0131koymas\u0131 O\u2019nun hikmet ve adaletindendir. Sonu\u00e7lar\u0131n sebeblerinin var olmas\u0131ndan sonra ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na gelince, hi\u00e7bir \u015fekilde bunlar\u0131 engellemez. Elverir ki bu sebebler ya ameldeki bir fesat yahut amelin gere\u011fi ve sonucu ile \u00e7at\u0131\u015fan bir neden dolay\u0131s\u0131yla salih olmayan sebebler olmas\u0131nlar. O vakit m\u00fck\u00e2fat\u0131 gerektiren sebebin olmad\u0131\u011f\u0131ndan yahut ta engelin varl\u0131\u011f\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc sonu\u00e7lar da ortaya \u00e7\u0131kmaz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015ean\u0131 y\u00fcce Allah\u2019\u0131n (m\u00fck\u00e2fat\u0131) engellemesi ve cezaland\u0131rmas\u0131 iman ve amel-i salih\u2019in olmamas\u0131 dolay\u0131s\u0131yla oldu\u011funa g\u00f6re -ki O bunu s\u0131namak ve ta ba\u015ftan beri kendili\u011finden de\u011fil de ancak O\u2019nun bir hikmet ve adaletinin bir gere\u011fi olarak verir- her iki halde de O\u2019na hamdetmek gerekir. Her hale ra\u011fmen O kendisine hamdedilendir. O\u2019nun herbir ba\u011f\u0131\u015f\u0131, O\u2019nun bir lutfudur, O\u2019nun herbir cezas\u0131, O\u2019nun bir adaletidir. \u015e\u00fcphesiz y\u00fcce Allah hikmeti sonsuz oland\u0131r. Herbir \u015feyi kendisine uygun gelen yerine koyar. Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;Onlara bir \u00e2yet gelse: Allah\u2019\u0131n peygamberlerine verilen gibi bize de verilmedik\u00e7e asla iman etmeyece\u011fiz, derler. Allah peygamberli\u011fini kime verece\u011fini \u00e7ok iyi bilendir.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-En\u2019\u00e2m, 6\/124)<\/em> Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;Biz b\u00f6ylece onlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131n\u0131, di\u011fer bir k\u0131sm\u0131 ile denedik ki: Allah aram\u0131zdan bunlara m\u0131 lutfetti, desinler diye. Allah \u015f\u00fckredenleri en iyi bilen de\u011fil midir?&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-En\u2019am, 6\/53) <\/em>ve buna benzer daha ba\u015fka buyruklar&#8230;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kel\u00e2m\u2019a Yergi ve Kitab ve S\u00fcnnet\u2019in Nasslar\u0131na<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Teslimiyetin Gere\u011fi:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tahav\u00ee <em>-Allah Ona Rahmet Etsin-<\/em> \u015f\u00f6yle demektedir: &#8220;\u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n aya\u011f\u0131 ancak teslimiyet ve teslimiyeti g\u00f6stermek \u00fczere sabit olur.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>A\u00e7\u0131klama:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yani ancak iki vahyin nasslar\u0131na teslim olan, onlara boyun e\u011fen, onlara itiraz etmeyen, kendi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc, akl\u0131 ve k\u0131yas\u0131yla onlara kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmayan kimselerin m\u00fcsl\u00fcmanl\u0131\u011f\u0131 sa\u011flamd\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Buhar\u00ee, \u0130mam Muhammed b. \u015eihab ez-Z\u00fchr\u00ee -Allah\u2019\u0131n rahmeti \u00fczerine olsun-\u2019den \u015f\u00f6yle dedi\u011fini rivayet etmektedir: &#8220;Risalet vermek Allah\u2019tan, tebli\u011f etmek ras\u00fbl\u2019den, teslim olmak ta bize d\u00fc\u015fer.&#8221;2<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu s\u00f6z ger\u00e7ekten kapsaml\u0131 ve faydal\u0131 bir s\u00f6zd\u00fcr.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yine Tahav\u00ee \u015f\u00f6yle demektedir: &#8220;Kim ilmi kendisine engellenmi\u015f olan \u015feyi bilmeye kalk\u0131\u015f\u0131r, kavray\u0131\u015f\u0131 teslimiyet ile kanaat bulmazsa, onun bu maksad\u0131 kendisini halis tevhidden, kat\u0131ks\u0131z marifetten ve sahih imandan al\u0131koyar.&#8221;3<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>A\u00e7\u0131klama:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu da \u00f6nceki ifadeleri peki\u015ftirmekte ve dinin esaslar\u0131 ile ilgili hatta ba\u015fkalar\u0131 hakk\u0131nda da, bilgisizce konu\u015fmaktan daha da sak\u0131nd\u0131rmaktad\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;Bilmedi\u011fin bir \u015feyin ard\u0131na d\u00fc\u015fme! \u00c7\u00fcnk\u00fc kulak, g\u00f6z ve kalbin herbiri ondan sorumludur.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-\u0130sr\u00e2, 17\/36)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yine y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;\u0130nsanlardan kimisi Allah hakk\u0131nda bilgisiz, delilsiz ve ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 bir kitab\u0131 olmaks\u0131z\u0131n m\u00fccadele eder. \u0130nsanlar\u0131 Allah\u2019\u0131n yolundan sapt\u0131rmak i\u00e7in b\u00fcy\u00fcklenerek y\u00fcz \u00e7evirir. D\u00fcnyada onun i\u00e7in r\u00fcsvayl\u0131k vard\u0131r. K\u0131yamet g\u00fcn\u00fc de biz ona yak\u0131c\u0131 ate\u015f azab\u0131n\u0131 tatt\u0131r\u0131r\u0131z.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-Hac, 22\/8-9)<\/em><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> da \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8220;Bir kavim \u00f6nceleri bir hidayet yolu \u00fczerinde bulunuyorsa ve sapacak olursa, mutlaka kendilerine cedel (tart\u0131\u015fma) verilmi\u015ftir. (Sonra y\u00fcce Allah\u2019\u0131n):<em>&#8220;Bunu sana ancak tart\u0131\u015fmak \u00fczere \u00f6rnek g\u00f6sterdiler.&#8221;<\/em> <em>\u00a0(ez-Zuhruf, 43\/58)<\/em> buyru\u011funu okudu. Bunu Tirmiz\u00ee rivayet etmi\u015f ve: Hasen bir hadistir, demi\u015ftir.1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015e\u00fcphesiz Allah Ras\u00fbl\u00fcne teslim olmayan\u0131n tevhidi eksik olur. Bu kimse kendi g\u00f6r\u00fc\u015f ve hev\u00e2s\u0131na g\u00f6re kanaat belirtir, Allah\u2019tan gelmi\u015f bir hidayet olmaks\u0131z\u0131n da g\u00f6r\u00fc\u015f ve heva sahibi kimseleri taklid eder. Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u0131n getirdiklerinin d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 kadar da tevhidinden eksilmi\u015f olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu ki\u015fi b\u00f6yle birisini bu hususta Allah\u2019tan ba\u015fka bir ilah edinmi\u015f olur. Nitekim y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<em>&#8220;Hev\u00e2 ve hevesini il\u00e2h edinen kimseyi g\u00f6rd\u00fcn m\u00fc?&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(el-Furkan, 25\/43) <\/em>Nefsinin arzu etti\u011fi \u015feye ibadet edeni g\u00f6rd\u00fcn m\u00fc? demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>D\u00fcnyaya fesad \u00fc\u00e7 kesimden gelmi\u015ftir. T\u0131pk\u0131 Abdullah b. el-Mubarek -Allah\u2019\u0131n rahmeti \u00fczerine olsun-\u2019in dedi\u011fi gibi:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;G\u00f6rd\u00fcm ki g\u00fcnahlar kalbleri \u00f6ld\u00fcr\u00fcyor,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hatta al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131 bazan zilleti do\u011furuyor.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hayat verir kalblere g\u00fcnahlar\u0131 terketmek,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Nefsin i\u00e7in hay\u0131rl\u0131d\u0131r, ona isyan etmek.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u00f6yle bana dini kimler bozdu ki,<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>H\u00fck\u00fcmdarlardan, k\u00f6t\u00fc alimlerle, abidlerden ba\u015fka?&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Zalim h\u00fck\u00fcmdarlar zalimce siyasetleriyle \u015feriata itiraz ederler ve bu uygulamalar\u0131yla \u015feriata kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131karlar. Bu politikalar\u0131n\u0131 Allah ve Ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn h\u00fckm\u00fcn\u00fcn \u00f6n\u00fcne ge\u00e7irirler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>K\u00f6t\u00fc alimler ise Allah ve Ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn haram k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 helal k\u0131lmay\u0131, m\u00fcbah k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ise haram k\u0131lmay\u0131, onun kald\u0131rd\u0131\u011f\u0131na itibar etmeyi, itibar etti\u011fini kald\u0131rmay\u0131, onun kay\u0131t getirdi\u011fini mutlakla\u015ft\u0131r\u0131p mutlak b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131n\u0131 kay\u0131tlamay\u0131 ve buna benzer hususlar\u0131 ihtiva eden g\u00f6r\u00fc\u015f ve bozuk k\u0131yaslar\u0131yla \u015feriat\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kan ilim adamlar\u0131d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>K\u00f6t\u00fc \u00e2bidler ise iman ve \u015feriat\u0131n ger\u00e7eklerine zevkleriyle, vecdleriyle, hayalleriyle, \u015feytani ve bat\u0131n ke\u015fifleriyle iman\u0131n hakikatlerine itiraz eden cahil mutasavv\u0131flard\u0131r. Bu tutum ise Allah\u2019\u0131n izin vermedi\u011fi \u015feyi \u015feriat yapmay\u0131, Peygamberi <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em> vas\u0131tas\u0131 ile te\u015fri\u2019 buyurdu\u011fu dinini iptal etmeyi, iman\u0131n hakikatlerinin yerine \u015feytan\u0131n aldatmalar\u0131n\u0131 ve nefsin hazlar\u0131n\u0131 yerine ge\u00e7irmeyi ihtiva etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Birinci kesim olan h\u00fck\u00fcmdarlar \u015f\u00f6yle derler: Siyaset ile \u015feriat birbiriyle \u00e7eli\u015fecek olursa, biz siyasete \u00f6ncelik tan\u0131r\u0131z.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>K\u00f6t\u00fc alimler: Ak\u0131l ile nakil \u00e7at\u0131\u015facak olursa, akl\u0131 \u00f6nceleriz, derler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Zevk sahibi (cahil \u00e2bidler) ise \u015f\u00f6yle derler: Zevk ve ke\u015fif \u015feriat\u0131n zahiri ile \u00e7at\u0131\u015facak olursa, biz zevk ve ke\u015ffi \u00f6nceleriz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Allah\u2019\u0131n kitab\u0131 ile Ras\u00fblullah\u2019\u0131n s\u00f6z\u00fcnden \u015fifa, hidayet, ilim ve yak\u00eenin elde edilmeyip de \u015fa\u015fk\u0131n kimselerin s\u00f6zlerinden bunun ger\u00e7ekle\u015fmesi imkans\u0131z bir \u015feydir. As\u0131l yap\u0131lmas\u0131 gereken Allah ve Ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn s\u00f6ylediklerini esas almak, onun manas\u0131 \u00fczerinde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp akletmeye \u00e7al\u0131\u015fmakt\u0131r. Bunun akl\u00ee delil ve belgesi ile sem\u2019\u00ee ve haber\u00ee delilini bilmek gerek buna, gerek \u00f6tekine ait del\u00e2letini bilmek ve \u00f6\u011frenmektir. Buna uyan ve muhalefet eden insanlar\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015flerini ise m\u00fcte\u015fabih ve m\u00fccmel olarak de\u011ferlendirmektir. Bu g\u00f6r\u00fc\u015f sahiplerine de \u015f\u00f6yle demektir: Bu laf\u0131zlar \u015fu \u015fu anlama gelir, e\u011fer onlar bu laf\u0131zlarla Allah Ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn haberine uygun olan anlam\u0131 kastetmi\u015f iseler kabul edilir, e\u011fer ona muhalefet eden \u015feyi kastedecek olurlarsa reddedilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sapt\u0131rman\u0131n sebebi ise Allah ve Ras\u00fbl\u00fcn\u00fcn s\u00f6z\u00fc \u00fczerinde d\u00fc\u015f\u00fcnmekten y\u00fcz \u00e7evirip Yunan s\u00f6zleri ile de\u011fi\u015fik g\u00f6r\u00fc\u015flerle u\u011fra\u015fmakt\u0131r. Bu gibi kimselere kel\u00e2mc\u0131lar denilmesinin sebebi ise bunlar\u0131n daha \u00f6nce bilinmeyen bir ilmi ortaya koymay\u0131p ancak belki pek faydas\u0131 olmayan fazladan birtak\u0131m s\u00f6zler s\u00f6ylemi\u015f olmalar\u0131ndan dolay\u0131d\u0131r.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yine Tahav\u00ee \u015f\u00f6yle demektedir: &#8220;B\u00f6yle bir kimse vesveseli ve \u015fa\u015fk\u0131n, \u015f\u00fcpheli ve sapk\u0131n bir halde ne tasdik eden bir m\u00fc\u2019min, ne de ink\u00e2rc\u0131 bir yalanlay\u0131c\u0131 olmayarak, k\u00fcf\u00fcr ile iman, tasdik ile yalanlama, ikrar ile ink\u00e2r aras\u0131nda gider gelir.&#8221;1<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>A\u00e7\u0131klama:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kitab ve s\u00fcnneti b\u0131rak\u0131p, yerilmi\u015f kel\u00e2m ilmine y\u00f6nelen yahut ta b\u00f6yle bir kel\u00e2m ilmi ile kitab ve s\u00fcnneti bir noktada birle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015fan, \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131 halinde ise nass\u0131 te\u2019vil edip de\u011fi\u015fik g\u00f6r\u00fc\u015flerle re\u2019ye g\u00f6re yorumlayan herkesin hali budur. Sonunda bu kimsenin durumu \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131k, sap\u0131kl\u0131k ve \u015f\u00fcpheye kadar ula\u015f\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ebu Abdullah Muhammed b. \u00d6mer er-Raz\u00ee &#8220;Eksamu\u2019l-Lezz\u00e2t&#8221; adl\u0131 eserinde \u015f\u00f6yle demektedir: &#8220;Ben kel\u00e2m\u00ee yollar\u0131 ve felsefi y\u00f6ntemleri iyiden iyiye inceledim. Bunlar\u0131n hasta olan bir kimsenin derdine deva olmad\u0131klar\u0131n\u0131, susam\u0131\u015f\u0131n susuzlu\u011funu gidermediklerini g\u00f6rd\u00fcm. En k\u0131sa yolun Kur\u2019\u00e2n yolu oldu\u011funu tesbit ettim. Allah\u2019\u0131n birtak\u0131m s\u0131fatlar\u0131n\u0131n isbat\u0131na dair y\u00fcce Allah\u2019\u0131n \u015fu buyruklar\u0131n\u0131 okuyal\u0131m:<em>&#8220;Rahman (olan Allah)<\/em> <em>ar\u015f\u2019a istiv\u00e2 etti.&#8221;<\/em> <em>\u00a0(T\u00e2h\u00e2, 20\/5)<\/em>;<em>&#8220;G\u00fczel s\u00f6z yaln\u0131z O\u2019na y\u00fckselir.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(Fat\u0131r, 35\/10)<\/em> Nefy (selb\u00ee) s\u0131fatlar hususunda da \u015fu buyruklar\u0131 okuyabiliriz:<em>&#8220;Onun benzeri hi\u00e7bir \u015fey yoktur.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(e\u015f-\u015e\u00fbr\u00e2, 42\/11)<\/em>;<em>&#8220;Onlar ise bilgileri ile onu ku\u015fatamazlar.&#8221;<\/em>\u00a0 <em>(T\u00e2h\u00e2, 20\/110)<\/em>&#8220;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Daha sonra \u015funlar\u0131 s\u00f6ylemektedir: &#8220;Kim benim ge\u00e7ti\u011fim deneyimlerden ge\u00e7erse, benim bildiklerimi de \u00f6\u011frenir.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ebu\u2019l-Me\u00e2l\u00ee el-Cuveyn\u00ee de \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: &#8220;Arkada\u015flar\u0131m, kel\u00e2mla u\u011fra\u015fmay\u0131n, e\u011fer ben kel\u00e2m\u0131n beni nereye ula\u015ft\u0131raca\u011f\u0131n\u0131 bilmi\u015f olsayd\u0131m, onunla u\u011fra\u015fmazd\u0131m.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00d6l\u00fcm\u00fc esnas\u0131nda da \u015funlar\u0131 s\u00f6ylemi\u015ftir: &#8220;Ben o dalgal\u0131 denize dald\u0131m. \u0130slam ehli ve onlar\u0131n ilimlerini b\u0131rakt\u0131m. Bana yasaklad\u0131klar\u0131 \u015feyin i\u00e7ine girdim. \u015eimdi ise e\u011fer Rabbim rahmeti ile bana yeti\u015fmeyecek olursa, el-Cuveyn\u00ee\u2019nin o\u011flunun vay haline! \u0130\u015fte ben annemin akidesi \u00fczerine \u00f6l\u00fcyorum. (Ya da: Neysabur kocakar\u0131lar\u0131n\u0131n akidesi \u00fczerine \u00f6l\u00fcyorum, demi\u015ftir.)&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bu duruma ula\u015fan bir kimseye e\u011fer Allah rahmeti ile yeti\u015fmeyecek olursa, varaca\u011f\u0131 yer z\u0131nd\u0131kl\u0131kt\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eaf\u00eei <em>-Allah\u2019\u0131n rahmeti \u00fczerine olsun-<\/em> \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: &#8220;kel\u00e2m ehli hakk\u0131ndaki h\u00fckm\u00fcm \u015fudur: Onlar sopalarla, ayakkab\u0131larla d\u00f6v\u00fcl\u00fcr. Kabileler ve a\u015firetler aras\u0131nda dola\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r ve: Kitab ve s\u00fcnneti terkedip kel\u00e2m\u2019a y\u00f6nelenin cezas\u0131 budur denilir.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yine \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: &#8220;Ben kel\u00e2mc\u0131lardan \u00f6yle \u015feyleri g\u00f6rd\u00fcm ki bu s\u00f6zleri m\u00fcsl\u00fcman bir kimsenin s\u00f6yleyece\u011fini zannedemiyorum. Allah\u2019a ortak ko\u015fmak m\u00fcstesn\u00e2 bir kulun Allah\u2019\u0131n yasaklam\u0131\u015f oldu\u011fu her\u015feye m\u00fcbtel\u00e2 olmas\u0131 kel\u00e2m\u2019a m\u00fcbtel\u00e2 olmas\u0131ndan daha iyidir.&#8221;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bunlardan birisinin \u00f6l\u00fcm esnas\u0131nda koca kar\u0131lar\u0131n izledi\u011fi yola geri d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ve onlar\u0131n kabul ettikleri \u015fekilde kabul etti\u011fini, buna muhalif olup bir zamanlar kesin zannetti\u011fi, sonradan da tutars\u0131zl\u0131klar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc yahut ta do\u011fru olduklar\u0131n\u0131 tesbit edemedi\u011fi bu inceliklerden y\u00fcz \u00e7evirdi\u011fini ve netice itibariyle -e\u011fer azabtan kurtulacak olurlarsa- ilim ehline tabi olan k\u00fc\u00e7\u00fck \u00e7ocuklar, kad\u0131nlar ya da Bedev\u00ee Arablar seviyesine vard\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz.&#8221;<br \/><br \/>Bibliyografya1:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Suy\u00fbt\u00ee, Celalu\u2019d-Din, <em>el-Itkan f\u00ee Ul\u00fbmi\u2019l-Kur\u2019\u00e2n<\/em>, el-Bak\u0131llan\u00ee, <em>\u00cec\u00e2zu\u2019l-Kur\u2019\u00e2n<\/em> ile birlikte, el-Bab\u00ee el-Haleb\u00ee bask\u0131s\u0131, 1398.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Beyhak\u00ee, Ebu Bekr, <em>el-Esm\u00e2 ve\u2019s-S\u0131fat<\/em>, Tahkik: Z\u00e2hid el-Kevser\u00ee, Beyrut 1405.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Elban\u00ee, Muhammed Nas\u0131ru\u2019d-Din, <em>Irv\u00e2u\u2019l-Gal\u00eel fi Tahrici Ehad\u00eesi <\/em>Men\u00e2ri\u2019s-Seb\u00eel, Beyrut 1399.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Teymiyye, <em>\u0130ktidau\u2019s-S\u0131rati\u2019l-Mustak\u00eem<\/em>, Tahkik: Nas\u0131r el-Akl, Mektebetu\u2019r-Re\u015fid 1413.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>ez-Zirikl\u00ee, Hayru\u2019d-Din, <em>el-A\u2019l\u00e2m<\/em>, Beyrut 1980.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>e\u015f-\u015eeyban\u00ee, Muhammed \u0130brahim, <em>Evraku Mecmuatu\u2019n min Hayati \u015eeyhi\u2019l-\u0130sl\u00e2m\u00ee \u0130bn Teymiyye<\/em>, Kuveyt 1409.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bnu\u2019l-Kayyim, \u015eemsu\u2019d-Din, <em>Bed\u00e2iu\u2019l-Fev\u00e2id,<\/em> Beyrut, Tarihsiz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Kesir, <em>el-Bid\u00e2ye ve\u2019n-Nih\u00e2ye<\/em>, Beyrut 1980.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>es-Sicistan\u00ee, Haf\u0131z Ebu Bekr Abdullah b. S\u00fcleyman b. el-E\u015f\u2019as, <em>el-Ba\u2019s<\/em>, Tahkik: Ebu \u0130shak el-Huveyn\u00ee el-Eser\u00ee, Daru\u2019l-Kitabi\u2019l Arab\u00ee 1408.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bah\u015fel, Eslem b. Sehl el-Vas\u0131t\u00ee, <em>Tarihu V\u00e2s\u0131t,<\/em> Tahkik: Gorgis Avvad, Alemu\u2019l-K\u00fct\u00fcb bask\u0131s\u0131, I. bask\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Abdu\u2019l-Latif, Muhammed Amr, <em>Tebyidu\u2019s-Sahifeti bi Usuli\u2019l-Ahad\u00eesi\u2019d-Daifeti<\/em>, M\u0131s\u0131r 1409.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Mubarekfur\u00ee, Muhammed b. Abdu\u2019r-Rahman, <em>Tuhfetu\u2019l-Ahvez\u00ee bi \u015eerhi Cami\u00ee\u2019t-Tirmiz\u00ee<\/em>, Beyrut 1399.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Batuta, Muhammed b. Abdu\u2019l-Levat\u00ee, <em>Tuhfetu\u2019n-Nuzz\u00e2r fi \u2044araibi\u2019l-Emsar ve Acaibi\u2019l-Esfar<\/em> (\u0130bn Batuta Seyahatnamesi), Tahkik: Dr. Ali el-Muntas\u0131r el-Kettan\u00ee, Beyrut 1405.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>e\u015f-\u015eerif, Abdullah b. Abdu\u2019r-Rahman, <em>et-T\u00e2likatu\u2019l-M\u00fcfide ale\u2019l-Akideti\u2019l-Vas\u0131tiyye<\/em>, Riyad 1404.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Kesir, Ebu\u2019l-Fida \u0130smail, <em>Tefsiru\u2019l-Kur\u2019\u00e2ni\u2019l-Azim<\/em>, Tahkik: Mukbil b. Had\u00ee el-Vad\u0131\u00ee, Kuveyt 1405; Tahkik: D. Muhammed \u0130brahim el-Benna, Abdu\u2019l-Aziz \u2044uneym, Muhammed Ahmed A\u015fur, Kahire, Tarihsiz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Humeyd\u00ee, Dr. Abdu\u2019l-Aziz, <em>Tefsiru \u0130bn Abbas ve Merviyyatuhu fi\u2019t-Tefsiri min K\u00fct\u00fcbi\u2019s-S\u00fcnne,<\/em> Mekke, Camiatu \u00dcmmi\u2019l-Kura, Tarihsiz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Askalan\u00ee, Ebu\u2019l-Fadl \u015eihabu\u2019d-Din Ahmed b. Ali b. Hacer, <em>Telh\u00eesu\u2019l-Hab\u00eer fi Tahrici Ehad\u00eesi\u2019r-Rafiiyyi\u2019l-Kebir<\/em>, Medine 1384.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>es-Sa\u2019d\u00ee, e\u015f-\u015eeyh Abdu\u2019r-Rahman, <em>et-Tenbihat, el-Latife ale\u2019l-Akideti\u2019l-Vas\u0131tiyye<\/em>, \u0130\u015fraf: Abdu\u2019r-Rahman er-Ruvey\u015fid, S\u00fcleyman b. Hammad, I. Bask\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Huzeyme, Ebu Bekir, <em>et-Tevhid ve \u0130sbatu S\u0131fat\u0131\u2019r-Rabbi Azze ve Celle<\/em>, Tahkik: Abdu\u2019l-Aziz e\u015f-\u015eehevan, Riyad, I. Bask\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bnu\u2019l-Esir, Mecdu\u2019d-Din Ebu\u2019s-Saad\u00e2t el-Mubarek, <em>Camiu\u2019l-Usul fi Ahad\u00eesi\u2019r-Ras\u00fbl<\/em>, Tahkik: Abdu\u2019l-Kadir el-Arnaut, Matbaatu ve Mektebetu\u2019l-Beyan, Tarihsiz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>et-Taber\u00ee, Ebu Ca\u2019fer Muhammed b. Cerir, <em>Camiu\u2019l-Beyan an Te\u2019vili \u00c2yi\u2019l-Kur\u2019\u00e2n<\/em> (Taber\u00ee Tefsiri), Beyrut 1405. Ayr\u0131ca Tahkik: Mahmud Muhammed \u015eakir, Tahric: Ahmed \u015eakir, M\u0131s\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>et-Tirmiz\u00ee, Ebu \u0130sa, <em>Camiu\u2019t-Tirmiz\u00ee<\/em>, Tashih: Abdu\u2019l-Vehhab Abdu\u2019l-Latif, Beyrut, Tarihsiz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Beyhak\u00ee, Ebu Bekr, <em>el-Camiu li \u015euabi\u2019l-\u0130man<\/em>, Tahkik: Abdu\u2019l-Ali Hamid, ed-Daru\u2019s-Selefiye, I. Bask\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-\u00c2lus\u00ee, es-Seyyid Numan, <em>Cel\u00e2u\u2019l-Ayneyn fi Muhakemeti\u2019l-Ahmedeyn<\/em>, Beyrut, Tarihsiz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ebu Nuaym Ahmed el-Isfahan\u00ee, <em>Hilyetu\u2019l-Evliya ve Tabakatu\u2019l-Asfiya<\/em>, Beyrut, Tarihsiz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Suyut\u00ee, Celalu\u2019d-Din, <em>ed-Durru\u2019l-Mens\u00fbr<\/em>, Beyrut 1403.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Suyut\u00ee, Celalu\u2019d-Din, <em>ed-Duraru\u2019l-M\u00fcntesira fi\u2019l-Ahad\u00eesi\u2019l-M\u00fc\u015ftehira<\/em>, Tahkik: Muhammed b. Lutfi es-Sebba\u011f, Camiatu\u2019l-Melik Suud Ne\u015fri.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Receb, Ebu\u2019l-Ferec Abdu\u2019r-Rahman, <em>ez-Zeylu al\u00e2 Tabakati\u2019l-Hanabile<\/em>, Beyrut, Tarihsiz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Darim\u00ee, Osman b. Said, <em>er-Raddu ale\u2019l-Cehmiyye<\/em>, Tahkik: Bedr el-Bedr, Kuveyt, I. Bask\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>ed-D\u0131me\u015fk\u00ee, Nas\u0131ru\u2019d-Din, <em>er-Raddu\u2019l-Vafir ala men Zeame bi enne men semme \u0130bne Teymiyyete &#8220;\u015eeytie\u2019l-\u0130sl\u00e2mi&#8221; K\u00e2fir<\/em>, Tahkik: Z\u00fcheyr e\u015f-\u015eavi\u015f, Beyrut, I. Bask\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-E\u015fkar, Dr. Umer Suleyman, <em>er-Rusulu ve\u2019r-Ris\u00e2l\u00e2t<\/em>, Kuveyt 1401.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Hanbel, Ahmed, <em>ez-Z\u00fchd<\/em>, Daru\u2019l-Kutubi\u2019l-\u0130lmiyye 1403.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Beyhak\u00ee, Ahmed b. H\u00fcseyn, <em>ez-Z\u00fchd\u00fc\u2019l-Kebir<\/em>, Tahkik: Tak\u0131yu\u2019d-Din en-Nedv\u00ee, Daru\u2019l-Kalem II. Bask\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Elban\u00ee, Muhammed Nas\u0131ru\u2019d-Din, <em>Silsiletu\u2019l-Ahad\u00eesi\u2019s-Sahiha<\/em>, Beyrut, Tarihsiz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>es-Sicistan\u00ee, Ebu Davud S\u00fcleyman b. el-E\u015f\u2019as, <em>Sunenu Ebi Davud<\/em>, Tahkik: \u0130zzet ed-Da\u2019\u00e2s, el-Mektebetu\u2019s-Selefiyye 1388.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>ed-Darakutn\u00ee, Ali b. \u00d6mer, <em>S\u00fcnenu\u2019d-Darakutn\u00ee; <\/em>&#8211;<em>Ha\u015fiyetu\u2019t-Ta\u2019liki\u2019l-Mu\u011fni<\/em> ile birlikte-, Ne\u015fru\u2019s-S\u00fcnne.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>en-Nesa\u00ee, Ebu Abdu\u2019r-Rahman Ahmed b. \u015euayb, <em>S\u00fcnenu\u2019n-Nesa\u00ee <\/em>(Suyut\u00ee \u015ferhi ile birlikte), \u0130\u2019tina: Abdu\u2019l-Fettah Ebu \u2044udde, Daru\u2019l Be\u015fair 1406.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Ebi \u00c2s\u0131m,<em> es-S\u00fcnne<\/em>, Tahkik: Muhammed Nas\u0131ru\u2019d-Din el-Elban\u00ee, Beyrut 1400.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Be\u011fav\u00ee, Ebu Muhammed el-Huseyn b. Mes\u2019ud, <em>\u015eerhu\u2019s-S\u00fcnne<\/em>, Tahkik: \u015euayb el-Arnaut, Muhammed Z\u00fcheyr e\u015f-\u015eavi\u015f, Beyrut, I. Bask\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Ebi\u2019l-Iz el-Hanefi, Ali b. Ali, <em>\u015eerhu\u2019l-Akideti\u2019t-Tahaviye,<\/em> Tahkik: Cemaatun mine\u2019l-ulema, Tahric: Muhammed Nas\u0131ru\u2019d-Din el-Elban\u00ee, Beyrut 1404.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Herr\u00e2s, Muhammed Halil, <em>\u015eerhu\u2019l-Akideti\u2019l-Vas\u0131tiyye li \u015eeyhi\u2019l-\u0130slam \u0130bn Teymiyye<\/em>, Talik: \u0130smail el-Ensar\u00ee, Riyad 1403.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Buhar\u00ee, Muhammed b. \u0130smail, <em>Sahihu\u2019l-Buhar\u00ee<\/em>, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee ile birlikte), Tahkik: Abdu\u2019l-Aziz b. Baz, Daru\u2019l-Fikr, Tarihsiz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Elban\u00ee, Muhammed Nas\u0131ru\u2019d-Din, <em>Sahihu\u2019l-Cami\u0131\u2019s-Sa\u011fir ve Ziyadatihi<\/em>, II. Bask\u0131 1399.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Elban\u00ee, Muhammed Nasuru\u2019d-Din, <em>Sahihu S\u00fcnen-i \u0130bn M\u00e2ce<\/em>, I.Bask\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Elban\u00ee, Muhammed Nasuru\u2019d-Din, <em>Sahihu S\u00fcneni\u2019t-Tirmiz\u00ee<\/em>, I. Bask\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Elban\u00ee, Muhammed Nasuru\u2019d-Din, <em>Sahihu S\u00fcneni\u2019n-Nasa\u00ee<\/em>, Mektebu\u2019t-Terbiyedi\u2019l-Arab\u00ee li Duveli\u2019l-Halic I. Bask\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Ku\u015feyr\u00ee, \u0130mam M\u00fcslim b. el-Haccac, <em>Sahihu M\u00fcslim<\/em> (Nevev\u00ee \u015ferhi ile birlikte) M\u00fcracaat (kontrol): Halil el-Meys, Beyrut 1407.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>ed-Darakudn\u00ee, Ebu\u2019l-Hasen Ali b. \u00d6mer, <em>es-S\u0131fat<\/em>, Tahkik: Ali b. Muhammed el-Fak\u0131h\u00ee, I. Bask\u0131 1403.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bnu\u2019l-Kayyim, \u015eemsu\u2019d-Din, <em>es-Sav\u00e2iku\u2019l-M\u00fcrsele<\/em>, Tahkik: Ali ed-Dahilullah, Riyad 1408.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-\u00dbde, S\u00fcleyman b. Hamed, <em>Abdullah b. Sebe\u2019 ve Eseruh\u00fb fi \u0130hd\u00e2si\u2019l-Fitneti fi Sadri\u2019l-\u0130slam<\/em>, Riyad 1405.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Esbehan\u00ee, Ebu\u2019\u015f-\u015eeyh, <em>el-Azame<\/em>, Tahkik: Ridaullah b. Muhammed \u0130dris el-Mubarekfur\u00ee, Daru\u2019l-\u00c2sime, 1408.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Fevezan, Salih, <em>\u015eerhu\u2019l-Akideti\u2019l-V\u00e2s\u0131t\u0131yye<\/em>, Riyad, 1407.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Man\u00ee\u2019, Muhammed b. Abdu\u2019l-Aziz, <em>Talikun ale\u2019l-Akideti\u2019l-Vas\u0131tiyye<\/em>, Riyad, Tarihsiz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Teymiyye, <em>el-Ak\u00eedetu\u2019l-Vas\u0131tiyye<\/em>, Tahkik: Z\u00fcheyr e\u015f-\u015eavi\u015f, el-Mektebu\u2019l-\u0130slami 1405.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Abdi\u2019l-Had\u00ee, Muhammed b. Ahmed, <em>el-Ukudu\u2019d-D\u00fcrriyye fi Menakibi \u015eeyhi\u2019l-\u0130slam \u0130bn Teymiyye<\/em>, M\u0131s\u0131r, Tarihsiz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eakir, Ahmed Muhammed, <em>Umdetu\u2019t-Tefsir ani\u2019l-Haf\u0131z \u0130bn Kesir<\/em>, M\u0131s\u0131r 1376-1377.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eemsu\u2019l-Hak el-Abad\u00ee, Ebu\u2019t-Tayyib, <em>Avnu\u2019l-Ma\u2019bud \u015eerhu S\u00fcneni Ebi Davud,<\/em> el-Medinetu\u2019l-M\u00fcnevvere 1388.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>es-S\u0131dd\u00eek\u00ee, Muhammed b. Allan, <em>el-Futuhatu\u2019r-Rabbaniyye ale\u2019l-Ezkari\u2019n-Nev\u00e2viyye<\/em>, Daru \u0130hyai\u2019t-Turasi\u2019l-Arab\u00ee, Tarihsiz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Hanbel, Ahmed, <em>Fedailu\u2019s-Sahabe,<\/em> Tahkik: Vasiyullah Abbas, Camiatu \u00dcmmi\u2019l-Kura, 1403.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn \u0130shak el-Kad\u00ee, Muhammed b. \u0130smail, <em>Fadlu\u2019s-Salati ale\u2019n-Nebi<\/em>, Tahkik: Muhammed Nasiru\u2019d-Din el-Elban\u00ee, Tabaatu\u2019l-Mekteb, 1389.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Gazzal\u00ee, Muhammed, <em>F\u0131khu\u2019s-S\u00eere<\/em>, Tahkik: Muhammed Nasiru\u2019d-Din el-Elban\u00ee, Katar, Tarihsiz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn M\u00fcslim, el-Kure\u015f\u00ee el-M\u0131sr\u00ee, Abdullah b. Vehb, <em>el-Kader ve m\u00e2 verede fi zalike mine\u2019l-\u00e2s\u00e2r<\/em>, Tahkik: Abdu\u2019l-Aziz Abdu\u2019r-Rahman Muhammed el-Useyn, Daru\u2019s-Sultan 1406.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-C\u00fcrcan\u00ee, Ebu Ahmed Abdullah b. Ad\u00ee, <em>el-K\u00e2milu fi Duafai\u2019r-Rical<\/em>, Daru\u2019l-Fikr 1404.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Heysem\u00ee, \u0130bn Hacer, <em>Mecmau\u2019l-Bahreyn fi Zevaidi\u2019l-Mecmaeyn<\/em>, Tahkik: Abdu\u2019l-Kuddus Nezir, Bask\u0131 yeri yok, 1413.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Teymiyye, \u015eeyhu\u2019l-\u0130slam Ahmed, <em>Mecm\u00fbu\u2019l-Fet\u00e2v\u00e2<\/em>, Cem\u2019: Abdu\u2019r-Rahman b. Kas\u0131m -Birinci bask\u0131dan t\u0131pk\u0131 bas\u0131m-<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>ez-Zeheb\u00ee, <em>Muhtasaru\u2019l-Uluvv<\/em>, Tahkik: Muhammed N\u00e2siru\u2019d-Din el-Elban\u00ee, Beyrut 1401.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bnu\u2019l-Kayyim, \u015eemsu\u2019d-Din, <em>Med\u00e2ricu\u2019s-S\u00e2lik\u00een<\/em>, Tahkik: Muhammed Hamid Fak\u00ee, Beyrut, Tarihsiz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Hanbel, Ahmed, <em>el-M\u00fcsned<\/em>, -Hami\u015f\u2019indi <em>Muntehabu Kenzi\u2019l-Ummal min S\u00fcneni\u2019l-Akvali ve\u2019l-Ef\u2019\u00e2l<\/em>, Beyrut 1398.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bnu\u2019l-M\u00fcsenna, et-Temim\u00ee, Haf\u0131z Ahmed b. Ali, <em>M\u00fcsned-u Ebi Ya\u2019l\u00e2 el-Mevs\u0131l\u00ee<\/em>, Tahkik: H\u00fcseyin Selim Esed, Daru\u2019l-Me\u2019mun 1404.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>et-Tebriz\u00ee, Muhammed b. Abdillah, <em>Mi\u015fk\u00e2tu\u2019l-Mesabih<\/em>, Tahkik: Muhammed Nasiru\u2019d-Din el-Elban\u00ee, Beyrut 1399.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Ahmed Hilmi, Haf\u0131z, <em>Me\u00e2ricu\u2019l-Kabul \u015eerhu S\u00fcllemi\u2019l-Vusul ila \u0130lmi\u2019l-Usuli fi\u2019t-Tevhid<\/em>, Riyad, Daru\u2019l-\u0130fta bask\u0131s\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>et-Taberan\u00ee, Haf\u0131z Ebu\u2019l-Kas\u0131m, <em>el-Mu\u2019cemu\u2019l-Kebir<\/em>, Tahkik: Hamdi es-Selef\u00ee, Ba\u011fdad, I. Bask\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bnu\u2019l-Kayser\u00e2n\u00ee, Ebu\u2019l-Fadl Muhammed b. Tahir el-Makdis\u00ee, <em>Marifetu\u2019t-Tezkira fi\u2019l-Ahad\u00eesi\u2019l-Mevdua<\/em>, Tahkik: \u0130madu\u2019d-Din Ahmed Haydar, M\u00fcessesetu\u2019l-Kutubi\u2019s-Sekafiye 1406.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Haldun, Abdu\u2019r-Rahman b. Muhammed, <em>Mukaddime<\/em>, Tahkik: Dr. Ali Abdu\u2019l-Vahid Vaf\u00ee, Kahire, III. Bask\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Kayyim el-Cevziyye, \u015eemsu\u2019d-Din Ebu Abdillah Muhammed b. Ebi Bekr, <em>el-Menaru\u2019l-M\u00fcnif fi\u2019s-Sahihi ve\u2019d-Daif<\/em>, Tahkik: Abdu\u2019l-Fettah Ebu \u2044udde, Haleb 1402.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Haf\u0131z Abdu\u2019l-Hamid, <em>el-Muntehab,<\/em> Tahkik: Mustafa el-Adev\u00ee, Kuveyt, I. Bask\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>et-Tarh\u00fbn\u00ee, Muhammed b. R\u0131zk, <em>Mevsuatu Fedaili Suveri ve \u00c2y\u00e2ti\u2019l-Kur\u2019\u00e2n<\/em>, Demmam 1409.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>ez-Zeheb\u00ee, Ebu Abdillah Muhammed b. Ahmed b. Osman, <em>Mizanu\u2019l-\u0130\u2019tidal fi Nakdi\u2019r-Rical<\/em>, Tahkik: Ali Muhammed el-Becav\u00ee, Daru\u2019l-Marife, Beyrut.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>ez-Zeyla\u00ee, Cemalu\u2019d-Din Ebu Muhammed Abdullah b. Yusuf, <em>Nasbu\u2019r-Raye li Ahad\u00eesi\u2019l-Hidaye<\/em>, el-Mektebetu\u2019l-\u0130slamiyye 1393.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Hilal\u00ee Selim b. Iyd, <em>Nushu\u2019l-Umme fi Fehmi Ehad\u00eesi\u2019f-tiraki H\u00e2zihi\u2019l-Umme<\/em>, Daru\u2019l-Adha 1409.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130bn Teymiyye, Nakdu\u2019l-Mant\u0131k, Tahkik: Muhammed b. Abdu\u2019r-Rezzak Hamza, Mektebetu\u2019s-Sunneti\u2019l-Muhammediyye, tarihsiz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Hakim et-Tirmiz\u00ee, Ebu Abdullah Muhammed, <em>Nev\u00e2diru\u2019l-Usul min Marifeti Ehad\u00eesi\u2019r-Ras\u00fbl<\/em> (ha\u015fiyesinde: <em>Mirkatu\u2019l-Vusul<\/em>) Beyrut tarihsiz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130\u00e7indekiler<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tahkik Eden&#8217;in \u00d6ns\u00f6z\u00fc\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 5<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Giri\u015f\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 5<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Selef Akidesinin \u00d6nemi\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 5<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Selef Akidesini Anlatan Eserler Aras\u0131nda &#8220;V\u00e2s\u0131tiyye Ak\u00eedesi&#8221;nin \u00d6nemi\u00a0\u00a0\u00a0 7<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>B\u00fcy\u00fck \u0130lim Adam\u0131 Herr\u00e2s&#8217;\u0131n &#8220;Vas\u0131t\u0131yye Akidesi&#8221;ne Yapt\u0131\u011f\u0131 \u015eerhin Di\u011fer \u015eerhler<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Aras\u0131ndaki Yeri ve \u00d6nemi\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 7<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;V\u00e2s\u0131t\u0131yye Ak\u00eedesi&#8221; ve \u015eerhleri\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 8<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yazma Metin N\u00fcshas\u0131 11<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Elinizdeki Yay\u0131nda Yapt\u0131\u011f\u0131m \u0130\u015fler\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 11<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eeyhu&#8217;l-\u0130sl\u00e2m \u0130bn Teymiyye\u00a0\u00a0\u00a0 15<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Nesebi ve Do\u011fumu\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 15<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ailesi\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 16<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hocalar\u0131 16<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00d6\u011frencileri\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 16<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mezhebi 17<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ak\u00eedesi\u00a0 17<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Eserleri\u00a0 18<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ahl\u00e2k\u00ee Nitelikleri ve Yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131 18<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cihad\u0131\u00a0\u00a0 18<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130lim Adamlar\u0131n\u0131n Onun Hakk\u0131ndaki S\u00f6zleri\u00a0 19<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ona Yap\u0131lan \u0130ftiralar\u00a0\u00a0\u00a0 22<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mihneti ve Vefat\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 24<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Biyografisinin Bulunabilece\u011fi Yerler\u00a0\u00a0 24<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>a- Genel Kaynaklar\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 24<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>b) \u00d6zel Kitablar 25<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Prof. Hal\u00eel Herras&#8217;\u0131n K\u0131sa Biyografisi\u00a0 26<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eerh Eden&#8217;in \u00d6ns\u00f6z\u00fc\u00a0\u00a0 27<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Besmele 31<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130sm-i Cel\u00e2l Olan Allah 32<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Rahman ve Rahim\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 32<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hamd \u0130le \u015e\u00fck\u00fcr Aras\u0131ndaki Fark\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 34<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hamd \u0130le Medh (\u00d6vg\u00fc) Aras\u0131ndaki Fark\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 34<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ras\u00fbl \u0130le Nebi Aras\u0131ndaki Fark\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 35<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eeh\u00e2detin Anlam\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 37<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130badetin Anlam\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 38<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sal\u00e2t&#8217;\u0131n Manas\u0131 39<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sel\u00e2m&#8217;\u0131n Anlam\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 40<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kurtulu\u015fa Eren F\u0131rka (F\u0131rka-i Naciye) 40<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ehl-i S\u00fcnnet Ve&#8217;l-Cemaat\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 41<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130man\u0131n Esaslar\u0131 41<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Meleklere \u0130man 41<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kitablara iman 42<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamberlere \u0130man\u00a0\u00a0\u00a0 42<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ba&#8217;sa (\u00d6ld\u00fckten Sonra Dirili\u015fe) \u0130man Etmek\u00a0 43<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kadere \u0130man\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 43<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tahrif&#8217;in Anlam\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 44<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ta&#8217;til&#8217;in Anlam\u0131 45<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tahrif ile Ta&#8217;til Aras\u0131ndaki Fark\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 45<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tekyif ve Temsil&#8217;in Anlam\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 46<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Allah&#8217;\u0131n \u0130simlerinde \u0130lhad (E\u011frili\u011fe Sapmak) 47<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Allah&#8217;\u0131n Ada\u015f\u0131n\u0131n Olmamas\u0131n\u0131n Anlam\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 48<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Temsil (Benzerlik) K\u0131yas\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 49<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015e\u00fcm\u00fbl (Kapsaml\u0131l\u0131k) K\u0131yas\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 49<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Evl\u00e2 Olan K\u0131yas\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 50<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kemal Kaidesi\u00a0 50<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u00f6z\u00fcn Manalara Del\u00e2leti\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 51<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tesbihin Anlam\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 52<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Nefy&#8217;de \u0130cmal\u00a0\u00a0 52<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Nefy Hususunda Tafsil\u00e2tl\u0131 A\u00e7\u0131klamalar\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 53<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130sbatta \u0130cmal\u00ee \u0130fadeler\u00a0 53<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130sb\u00e2tta Tafsil (Geni\u015f A\u00e7\u0131klamalar)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 53<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u0131rat-\u0131 Mustakim\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 54<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130sbat Tevhidi\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 55<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Samed\u00a0\u00a0 56<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tenzih Tevhidi 56<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kayy\u00fbm 58<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eirk\u00ee \u015eefaat\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 59<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>K\u00fcrs\u00ee Ne Demektir?\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 59<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130lk, \u00c2hir, Z\u00e2hir ve B\u00e2t\u0131n\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 60<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130lim S\u0131fat\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 62<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>H\u00e2kim\u00a0\u00a0 63<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hab\u00eer\u00a0\u00a0\u00a0 63<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mutezile\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 63<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Filozoflar\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 65<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kaderiye\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 65<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>O&#8217;nun Benzeri Hi\u00e7bir \u015eey Yoktur\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 66<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Semi&#8217; ve Basar\u00a0 66<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kevn\u00ee ve \u015eer&#8217;\u00ee \u0130rade\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 68<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130hsan&#8217;\u0131n Anlam\u0131 71<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Adaletli Davranmak\u00a0\u00a0\u00a0 71<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Allah&#8217;\u0131n \u2044af\u00fbr ve Ved\u00fbd \u0130simleri\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 73<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Rahmet ve \u0130lim S\u0131fatlar\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 73<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>H\u00e2f\u0131z ve Haf\u00eez S\u0131fatlar\u0131 74<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n R\u0131za Ve Gazab Gibi S\u0131fatlar\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 75<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>R\u0131z\u00e2&#8217;n\u0131n Anlam\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 75<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Lanet\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 76<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130ntikam\u0131n Anlam\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 76<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130tyan ve Mec\u00ee&#8217; (Geli\u015f, Gelmek) S\u0131fatlar\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 77<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sem\u00ee&#8217;, Basar ve Ru&#8217;yet (G\u00f6rmek) S\u0131fatlar\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 82<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mekr ve Keyd S\u0131fatlar\u0131 84<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Allah&#8217;\u0131n Mekri (Hileye Kar\u015f\u0131l\u0131k Vermesi)&#8217;nin Anlam\u0131 85<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Afuvv (\u00c7ok Affedici) \u0130smi\u00a0\u00a0 86<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130zzet S\u0131fat\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 87<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130zzet&#8217;in Anlam\u0131 88<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Selb\u00ee S\u0131fatlar\u0131\u00a0\u00a0\u00a0 90<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Semiyy (Ayn\u0131 Adla An\u0131lan)&#8217;in Anlam\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 90<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>E\u015f (Nidd)&#8217;in Anlam\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 91<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Uydurma \u0130l\u00e2hlar\u0131 Allah&#8217;\u0131 Sever Gibi Sevmek 91<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cans\u0131z Varl\u0131klar\u0131n Tesbihi\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 92<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>&#8220;Teb\u00e2reke&#8221;nin Anlam\u0131 92<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tem\u00e2nu&#8217; Delili\u00a0 93<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>K\u0131yas&#8217;\u0131 Evl\u00e2\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 94<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Allah Hakk\u0131nda Bilgisizce S\u00f6z S\u00f6ylemek\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 95<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130stiv\u00e2 S\u0131fat\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 96<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Allah Sem\u00e2dad\u0131r\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 98<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n Uluvv S\u0131fat\u0131 ve O&#8217;nun Sem\u00e2da Olu\u015fu\u00a0 99<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Maiyyet (Beraber Olu\u015f) S\u0131fat\u0131\u00a0 101<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kel\u00e2m S\u0131fat\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 103<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kur&#8217;an Allah&#8217;\u0131n Kel\u00e2m\u0131d\u0131r\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 107<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>K\u0131yamet G\u00fcn\u00fcnde M\u00fc&#8217;minlerin Rablerini G\u00f6rmesi\u00a0\u00a0 109<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u0131fat \u00c2yetleri ile \u0130lgili Genel Baz\u0131 Bahisler\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 111<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kur&#8217;an&#8217;a G\u00f6re S\u00fcnnetin Konumu\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 113<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bid&#8217;at Ehlinin S\u00fcnnete Kar\u015f\u0131 Tutumlar\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 114<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u0131fatlar\u0131 \u0130htiva eden Hadisler\u00a0 114<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>N\u00fcz\u00fbl S\u0131fat\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 115<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Sevinme S\u0131fat\u0131\u00a0\u00a0 116<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>G\u00fclmek S\u0131fat\u0131\u00a0\u00a0\u00a0 117<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Aceb (Hayret Etmek) S\u0131fat\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 118<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ayak (Ricl ve Kadem) S\u0131fat\u0131\u00a0\u00a0\u00a0 119<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Nid\u00e2 S\u0131fat\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 120<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Yukar\u0131da ve \u00dcstte Olu\u015f\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 121<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ar\u015f\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 123<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Beraber Olu\u015f S\u0131fat\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 124<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130hsan\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 125<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M\u00fc&#8217;minlerin K\u0131yamet G\u00fcn\u00fcnde Rablerini G\u00f6rmeleri 127<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ehl-i S\u00fcnnet Ve&#8217;l-Cemaat Di\u011fer F\u0131rkalar\u0131n Ortas\u0131ndad\u0131r\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 128<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cehmiye ve M\u00fc\u015febbihe\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 129<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cebriye ve Kaderiye\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 131<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kullar\u0131n Fiilleri 131<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M\u00fcrcie ve Va\u00eediye\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 132<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Harur\u00eeler\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 133<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Raf\u0131z\u00eeler 134<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ehl-i S\u00fcnnet Ve&#8217;l-Cemaat&#8217;in Ashaba Kar\u015f\u0131 Tutumu\u00a0\u00a0 135<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ar\u015f&#8217;\u0131n \u00dczerine \u0130stiva Etmek S\u0131fat\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 135<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n Yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131 ve Birlikte Olu\u015fu (Maiyeti)\u00a0\u00a0 139<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kur&#8217;\u00e2n Allah&#8217;\u0131n Kel\u00e2m\u0131d\u0131r\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 140<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Aras\u00e2t&#8217;ta Bulunanlar\u0131n Rablerini G\u00f6rmeleri\u00a0\u00a0 143<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kabir Fitnesi (Suali) ve Azab\u0131\u00a0 143<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kabir Fitnesi (Suali)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 145<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kabir Azab\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 145<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>K\u0131yametin Kopaca\u011f\u0131na \u0130man Etmek\u00a0\u00a0 145<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u00fbr&#8217;a \u00dcf\u00fcr\u00fclmesi\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 147<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ha\u015fr\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 147<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Terazilerin Kurulmas\u0131\u00a0 148<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Hesaba \u0130man\u00a0\u00a0\u00a0 148<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Havz\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 150<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u0131rat\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 151<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cennete \u0130lk Girecek Kimse\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 152<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eefaat T\u00fcrleri\u00a0\u00a0\u00a0 153<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u015eefaatin Anlam\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 154<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Birinci \u015eefaat\u00a0\u00a0\u00a0 155<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130kinci \u015eefaat\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 155<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u015eefaat\u00a0 155<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kadere \u0130man\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 157<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ar\u015f ve Kalem\u00a0\u00a0\u00a0 160<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kullar\u0131n Fiilleri 164<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kader ve Kullar\u0131n Fiilleri\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 165<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kader Hususundaki Sapmalar 166<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130man\u0131n Tarifi\u00a0\u00a0\u00a0 167<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130man ve \u0130sl\u00e2m\u00a0\u00a0 171<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ashab-\u0131 Kiram Aras\u0131nda Fazilet Fark\u0131 173<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Muhacirler ve Ensar\u00a0\u00a0\u00a0 174<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bedir&#8217;e Kat\u0131lanlar\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 175<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>A\u011fa\u00e7 Alt\u0131nda Peygamber&#8217;e Bey&#8217;at Edenler\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 175<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cennet \u0130le M\u00fcjdelenenler\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 175<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ra\u015fid Halifeler\u00a0 176<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Halifelik\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 178<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00c2l-i Beyt&#8217;i Sevmek\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 178<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Peygamber&#8217;in Ehl-i Beyt&#8217;i\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 179<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>M\u00fc&#8217;minlerin Annelerini Sevmek\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 180<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Raf\u0131z\u00ee&#8217;ler ile Nevas\u0131b&#8217;\u0131n Ashab&#8217;a Kar\u015f\u0131 Tutumlar\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 181<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ashab Masum De\u011fildir\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 183<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ashab Nesillerin En Hay\u0131rl\u0131s\u0131d\u0131r\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 183<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ehl-i S\u00fcnnet Ve&#8217;l-Cemaat&#8217;in Ashab&#8217;\u0131 Kiram Aras\u0131ndaki Anla\u015fmazl\u0131klara<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kar\u015f\u0131 Tutumlar\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 185<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Evliy\u00e2n\u0131n Ker\u00e2metleri\u00a0 186<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Mucize \u0130le Keramet Aras\u0131ndaki Fark\u00a0 186<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>S\u00fcnnet ve Bid&#8217;at\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 187<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Ehl-i S\u00fcnnet Ve&#8217;l-Cemaat Yolunun Esaslar\u0131\u00a0\u00a0 189<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>F\u0131rka-i N\u00e2ciye (Kurtulmu\u015f F\u0131rka), Ehl-i S\u00fcnnet Ve&#8217;l-Cemaattir\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 193<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>el-Ak\u00eedet\u00fc&#8217;l-V\u00e2s\u0131t\u0131yye \u015eerhi&#8217;ne Ek B\u00f6l\u00fcm\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 195<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Arap\u00e7a \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Bask\u0131n\u0131n \u00d6ns\u00f6z\u00fcnden\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 197<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Tevhid&#8217;in \u00c7e\u015fitleri\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 199<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cemaat ve Tefrika\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 200<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Veli (Dost) Edinme \u0130le D\u00fc\u015fmanl\u0131k Etmek\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 201<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Allah&#8217;\u0131n \u0130ndirdikleri \u0130le H\u00fckmetmek\u00a0 203<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Y\u00f6neticilere Kar\u015f\u0131 \u00c7\u0131kmamak\u00a0 205<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Misak (\u00c2demo\u011fullar\u0131ndan Al\u0131nan S\u00f6z)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 207<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130sra ve Mira\u00e7\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 208<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>K\u0131yametin Al\u00e2metleri\u00a0 209<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Cennet ve Cehennem\u00a0 211<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Kel\u00e2m&#8217;a Yergi ve Kitab ve S\u00fcnnet&#8217;in Nasslar\u0131na Teslimiyetin Gere\u011fi\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 214<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>Bibliyografya\u00a0\u00a0\u00a0 219<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u0130\u00e7indekiler\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 223<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0<em>Rihle<\/em>, I, 466<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Burada zikrettiklerimiz, biyografisinin bulundu\u20acu en \u00f6nemli yerlerdir. Bunlar\u203a \ufb01eyhu&#8217;l-\u2039slam&#8217;\u203an biyografisini inceleme i\ufb02ini ilim talebelerine te\ufb02vik olsun ve bu hususta onlara kolayl\u203ak olsun diye kaydettim.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bu biyografik bilgileri bize \u00e7a\u20acda\ufb02lar\u203andan olan muhterem hocalar\u203am\u203az Abdu\u2019r-Rezzak Afif\u00ee ile Abdu\u2019l-Fettah Sel\u00e2me lutfetmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bu meseleyi \ufb01eyh Ahmed \ufb01akir, Tirmiz\u00ee\u2019nin <em>S\u00fcnen<\/em>\u2019ini tahkikinde (II, 16-25) uzun uzad\u203aya ele al\u203ap, incelemi\ufb02 ve neticede besmele\u2019nin Tevbe suresi m\u00fcstesna herbir surenin bir \u00e2yeti oldu\u20acu sonucuna ula\ufb02m\u203a\ufb02t\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0\u2039bn Abbas\u2019tan bu rivayeti \u2039bn Cerir, besmele\u2019nin tefsirinde rivayet etmi\ufb02tir. \ufb01eyh Ahmed \ufb01akir de bu hususta: \u201cBu haberin senedi zay\u203aft\u203ar\u201d demektedir. Bk. <em>Taber\u00ee Tefsiri<\/em>, Tahkik: Ahmed \ufb01\u00e2kir, I, 123<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0el-Ahzab suresinin 43. \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019sinin bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc olup, tamam\u203a \ufb02\u00f6yledir: \u201c<em>O, sizi karanl\u203aklardan nura \u00e7\u203akarmak i\u00e7in size salat <\/em>(rahmet) <em>getirendir, melekleri de. O, m\u00fc\u2019minlere \u00e7ok rahimdir<\/em> (merhametlidir.)\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2 Uydurma bir rivayettir. Bunu el-Beyhak\u00ee \u201c<em>el-Esm\u00e2 ve\u2019s-S\u203afat<\/em>\u201dda (s. 71) rivayet etmi\ufb02 olup, bunun rivayet zincirinde yer alanlar bir yalanc\u203alar silsilesidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunu Muhammed b. Mervan, el-Kelb\u00ee\u2019den, o Ebu Salih\u2019den, o \u2039bn Abbas\u2019tan diye rivayet etmi\ufb02tir. Suyut\u00ee, <em>el-Itkan<\/em> (II, 242) adl\u203a eserinde \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201c\u2039bn Abbas tefsirinin rivayet yollar\u203an\u203an en gev\ufb02e\u20aci el-Kelb\u00ee\u2019nin, Ebu Salih\u2019ten, onun \u2039bn Abbas\u2019tan diye yapt\u203a\u20ac\u203a rivayettir. \ufb01\u00e2yet buna bir de Muhammed b. Mervan es-S\u00fcdd\u00ee es-Sa\u20acir de ilave edilecek olursa, art\u203ak bu yalanc\u203alar silsilesidir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Ayr\u203aca bk. <em>Tefsiru \u2039bn Abbas ve Merviyyetuhu fi\u2019t-Tefsir min K\u00fct\u00fcbi\u2019s-S\u00fcnneti<\/em>, I, 26.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Beyhaki, <em>\ufb01uabu\u2019l-\u2039man<\/em>, V, 299\u2019da Mukatil b. S\u00fcleyman\u2019dan, o ed-Dahhak\u2019tan, o da \u2039bn Abbas\u2019tan merfu olarak \ufb02\u00f6yle dedi\u20acini rivayet etmektedir: \u201c&#8230;Kul bismillahirrahmanirrahim dedi\u20aci takdirde, y\u00fcce Allah: Kulum biri di\u20acerinden daha incelikli iki incelikli isim ile bana dua etti. Rahim, rahman\u2019dan daha incedir (rakiktir). \u2039kisi de (birbirinden) rakiktir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Beyhak\u00ee dedi ki: \u201c\u2039ki incelikli (rakik) ifadesinin burada rivayetin asl\u203andan meydana gelmi\ufb02 bir tash\u00ees (laf\u203az de\u20aci\ufb02tirmesi) oldu\u20acu s\u00f6ylenmi\ufb02tir. Asl\u203a \u201ciki rafik\u201d \ufb02eklindedir. Rafik ise y\u00fcce Allah\u2019\u203an isimlerindendir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Eserin muhakkiki Abdu\u2019l-Al\u00ee Hamid ise \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201cBu rivayetin senedi zay\u203aft\u203ar. Senedinde me\u00e7hul ravi vard\u203ar. Mukatil b. S\u00fcleyman da itham edilmi\ufb02tir. ed-Dahhak ise \u2039bn Abbas\u2019tan rivayet i\ufb02itmemi\ufb02tir.\u201d\u00a0<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Zay\u203af bir hadistir. Bunu Ebu Davud, Edeb\u2019de el-Hedyu fi\u2019l-Kelam bab\u203anda (Aynu\u2019l-Mabud, XIII, 184) \u2039bn Mace, \u2039mam Ahmed ve ba\ufb02kalar\u203a rivayet etmi\ufb02lerdir. Nevev\u00ee, el-Ezkar adl\u203a eserinde (no: 339) hasen oldu\u20acunu belirtmi\ufb02tir. el-Elban\u00ee, es-Silsiletu\u2019t-Taife, no: 902\u2019de: \u201c\u00d6nemli olup da kendisine elhamdulillah ve bana salat ile ba\ufb02lan\u203almayan herbir i\ufb02 kesiktir, kopuktur, ondan hert\u00fcrl\u00fc bereket giderilmi\ufb02tir.\u201d lafz\u203a ile kaydettikten sonra bu hadisin uydurma oldu\u20acunu s\u00f6ylemi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Ayn\u203a \ufb02ekilde bu hadisi Daifu\u2019l-Cam\u00ee\u2019, 4216-4218\u2019de farkl\u203a laf\u203azlarla kaydettikten sonra bu hadisin zay\u203af oldu\u20acunu belirtmi\ufb02tir. Ayr\u203aca bk. el-\u2039rva, no: 1, 2. Bu hadisin kaynaklar\u203an\u203a uzun uzad\u203aya g\u00f6sterdikten sonra ni\u00e7in zay\u203af oldu\u20acunu da belirtmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 el-Arnavud ise Camiu\u2019l-Usul, 3980\u2019de \ufb02unlar\u203a s\u00f6ylemektedir: \u201cSenedinde Kurra b. Abdu\u2019r-Rahman vard\u203ar. Do\u20acru s\u00f6zl\u00fc bir ravi olmakla birlikte, m\u00fcnker rivayetleri de vard\u203ar.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0<em>Bed\u00e2iu\u2019l-Fev\u00e2id<\/em>, II, 93<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Burdan itibaren belirtilecek yere kadar ifadeler \u2039bnu\u2019l-Kayyim\u2019e aittir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2 Burada \u2039bnu\u2019l-Kayyim\u2019in s\u00f6zleri sona ermektedir. Ayr\u203aca bk. <em>Med\u00e2ricu\u2019s-S\u00e2lik\u00een<\/em>, I, 64<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3 \ufb01eyh \u00d6mer el-E\ufb02kar \u201c<em>er-Rusul ve\u2019r-Ris\u00e2l\u00e2t<\/em>\u201d adl\u203a eserinde (s. 14) belirtti\u20acine g\u00f6re ilim adamlar\u203a nezdinde yayg\u203an olan kanaat budur. Ancak bunun b\u00f6yle olmas\u203a uzak bir ihtimaldir. Zira y\u00fcce Allah nebilere de risalet verdi\u20acini \ufb02u buyru\u20acunda a\u00e7\u203ak\u00e7a ifade etmektedir: \u201c<em>Senden \u00f6nce ne kadar ras\u00fbl ve nebiye risalet verdiysek&#8230;<\/em>\u201d (el-Hac, 22\/52) Di\u20acer taraftan y\u00fcce Allah\u2019\u203an bir insana vahiy g\u00f6ndermekle birlikte onun o vahyi herhangi bir kimseye tebli\u20ac etmemesi m\u00fcmk\u00fcn de\u20acildir. Peygamber (s.a) da \ufb02\u00f6yle buyurmaktad\u203ar: \u201c\u00dcmmetler bana g\u00f6sterildi. Beraberinde dokuz-on ki\ufb02ilik bir topluluk bulunan peygamberler g\u00f6rd\u00fcm. Bir-iki adam bulunan peygamberler g\u00f6rd\u00fcm. Beraberinde hi\u00e7bir kimse bulunmayan peygamberler g\u00f6rd\u00fcm&#8230;\u201d Bu hadisi Buhar\u00ee ve M\u00fcslim rivayet etmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Nebi ile ras\u00fbl aras\u203andaki farka dair yapt\u203a\u20ac\u203a tercih olan: \u201cRas\u00fbl kendisine yeni bir \ufb02eriat vahyedilen kimse, nebi ise kendisinden \u00f6ncekilerin \ufb02eriatlerini tasdik ve yerle\ufb02tirmek i\u00e7in g\u00f6nderilen kimsedir. \u2039srailo\u20acullar\u203a peygamberlerinin \u00e7o\u20acu da b\u00f6yledir\u201d \ufb02eklindeki g\u00f6r\u00fc\ufb02 do\u20acrulu\u20aca daha yak\u203an g\u00f6r\u00fcnmektedir. Do\u20acrusunu en iyi bilen Allah\u2019t\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Beyhak\u00ee, ez-Z\u00fchd, 297\u2019de, \u2039bn Adiy, <em>el-K\u00e2mil<\/em>, II, 2168\u2019de, \u2039bn \u00d6mer\u2019den merfu olarak \ufb02u hadisi rivayet etmektedirler: \u201c\u2039yilik bo\ufb02a gitmez. G\u00fcnah unutulmaz. Deyy\u00e2n (olan ve herkese amelinin kar\ufb02\u203al\u203a\u20ac\u203an\u203a veren) asla uyumaz. \u2039stedi\u20acin gibi ol, nas\u203al diy\u00e2net edersen, sen de \u00f6yle diy\u00e2nete maruz kal\u203ars\u203an. (Ne yaparsan onunla kar\ufb02\u203ala\ufb02\u203ars\u203an.)\u201d Bu hadisin senedi zay\u203aft\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Yine bu hadisi Ahmed, <em>ez-Z\u00fchd<\/em>\u2019de (s. 176) Ebu\u2019d-Derda\u2019ya mevkufen ve yine zay\u203af bir sened ile rivayet etmi\ufb02tir. Bk. <em>Daifu\u2019l-Cam\u00ee<\/em>\u2019, 4274; Suyut\u00ee, <em>ed-Duraru\u2019l-Muntesira fi\u2019l-Ahadisi\u2019l-M\u00fc\ufb02tehera,<\/em> Tahkik: es-Sabb\u00e2\u20ac, no: 328.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0\ufb01arih\u2019in kastetti\u20aci y\u00fcce Allah\u2019\u203an, el-M\u00fcnafikun suresinin birinci \u00e2yetinde m\u00fcnaf\u203aklar\u203an iddialar\u203an\u203a yalanlad\u203a\u20ac\u203a \ufb02u \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019dir: \u201c<em>M\u00fcnaf\u203aklar sana geldiklerinde dediler ki: \ufb01ehadet ederiz ki muhakkak sen Allah\u2019\u203an Ras\u00fblus\u00fcn. Allah da biliyor ki sen hi\u00e7 \ufb02\u00fcphesiz O\u2019nun ras\u00fbl\u00fcs\u00fcn ve Allah \ufb02ahidlik eder ki muhakkak m\u00fcnaf\u203aklar yalanc\u203ad\u203arlar.<\/em>\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2 Hadis sahihtir. De\u20aci\ufb02ik laf\u203azlarla <em>Buhar\u00ee <\/em>zek\u00e2t b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn ba\ufb02taraflar\u203anda (<em>Fethu\u2019l-Bar\u00ee<\/em>, III, 262) \u2039stitabetu\u2019l-M\u00fcrteddin b\u00f6l\u00fcmlerinde,<em> M\u00fcslim<\/em> ise iman b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde (Nevev\u00ee, I, 314) Tirmiz\u00ee, Nesa\u00ee ve Ebu Davud rivayet etmi\ufb02lerdir. Bk. <em>Camiu\u2019l-Usul<\/em>, 35-42 no\u2019lu hadisler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 Bu kelimenin, cinsi nefyeden lam i\u00e7in gizli haberinin takdiri oldu\u20acunu kastetmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Bu \u00e2yetin tefsiri ile ilgili olarak M\u00fccahid\u2019den \ufb02\u00f6yle dedi\u20aci sahih olarak rivayet edilmi\ufb02tir: \u201cBen an\u203alacak olursam, mutlaka sen de benimle birlikte an\u203al\u203ars\u203an: \ufb01ehadet ederim ki Allah\u2019tan ba\ufb02ka hi\u00e7bir ilah yoktur. \ufb01ehadet ederim ki Muhammed Allah\u2019\u203an Ras\u00fbl\u00fcd\u00fcr.\u201d (gibi)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 el-Elban\u00ee de \u2039bn \u2039shak el-Kad\u00ee\u2019ye ait \u201c<em>Fadlu\u2019s-Sal\u00e2ti ale\u2019n-Nebi<\/em>\u201d adl\u203a eserde (s. 86) \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201c\u2039snad\u203a m\u00fcrsel, sahihtir. O halde bu m\u00fcrsel ve kudsi bir hadistir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Ebu Ya\u2019la (II, 522) zay\u203af bir isnad ile Ebu Said el-Hudr\u00ee\u2019den merfu olarak \ufb02unu rivayet etmektedir: \u201cBen an\u203alacak olursam, sen de benimle birlikte an\u203al\u203ars\u203an.\u201d Ayr\u203aca bk. <em>ed-Durru\u2019l-Mens\u00fbr<\/em>, VIII, 549.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih bir hadistir. Bunu <em>Buhar\u00ee,<\/em> \u00d6mer b. el-Hattab (r.a)\u2019dan Hudud, Recmu\u2019l-Hubl\u00e2 mine\u2019z-Zina iza Ahsanat bab\u203anda (<em>Fethu\u2019l-Bar\u00ee<\/em>, XII, 144); el-Enbiya, babu Kavli\u2019llahi vezkur fi\u2019l-Kitabi Meryem bab\u203anda (<em>Fethu\u2019l-Bar\u00ee<\/em>, VI, 478)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2 Buhar\u00ee bu hadisi tefsir, \u201cinne\u2019l-laha ve mel\u00e2iketeh\u00fb yusall\u00fbne ale\u2019n-nebi\u201dde muallak olarak (<em>Feth<\/em>, VIII, 532) rivayet etmi\ufb02tir. \u2039bn \u2039shak el-Kad\u00ee bu hadisi \u201c<em>Fadlu\u2019s-Salati ale\u2019n-Nebi<\/em>\u201d adl\u203a eserinde (s. 82) mevsul olarak rivayet etmi\ufb02tir. el-Elban\u00ee de: Senedi mevkuf ve hasendir, demi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Sahih bir hadis olup, <em>Buhar\u00ee<\/em>\u2019nin ezan, men celese fi\u2019l-mescidi yentaziru\u2019s-salate bab\u203anda (Feth, II, 142); Mesacid ve Bed\u2019ul halk b\u00f6l\u00fcmlerinde rivayet etmi\ufb02tir.<em> M\u00fcslim<\/em>\u2019de mesacid, fadlu salati\u2019l-c\u00e2maa v\u2019entizari\u2019s-sala\u2019 bab\u203anda (<em>Nevev\u00ee<\/em>, V, 171)da rivayet etmi\ufb02tir. Ayr\u203aca Ebu Davud, Tirmiz\u00ee, Nesa\u00ee, <em>M\u00fcsned<\/em>\u2019inde Ahmed, <em>Muvatta<\/em>\u2019\u203anda Malik yak\u203an laf\u203azlarla rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 Sahihtir. Bu hadisi <em>Buhar\u00ee<\/em>, el-I\u2019tisam, Kavlu\u2019n-Nebi&#8230;de; (<em>Feth<\/em>, 13\/293) <em>M\u00fcslim<\/em>, \u2039mare, Kavlu\u2019n-Neb\u00ee&#8230;; (<em>Nevev\u00ee<\/em>, XIII, 70) ile Ebu Davud, Tirmiz\u00ee, \u2039bn Mace, Ahmed ve ba\ufb02kalar\u203a rivayet etmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 Hasen bir hadistir. Tirmizi bu hadisi Abdullah b. Amr b. el-\u00c2s\u2019tan, iman, ma cae fiftiraki hazihi\u2019l-umme\u2019de, (<em>Tuhfe<\/em>, VII, 397), rivayet edilmektedir. el-Irak\u00ee, <em>Tahricu\u2019l-\u2039hya<\/em> (III, 230)\u2019da \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201cBu \u00fcmmetin ayr\u203almas\u203an\u203a s\u00f6zkonusu eden hadisin senedleri ceyyid (iyi)dir.\u201d Ayr\u203aca haf\u203az bu hadislerin senedlerinin hasen oldu\u20acunu <em>Tahricu\u2019l-Ke\ufb02\ufb02af<\/em> (s. 63, no:17)\u2019de belirtmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Bu \u00fcmmetin f\u203arkalara ayr\u203alaca\u20ac\u203an\u203a belirten hadisleri karde\ufb02imiz Selim el-Hilal\u00ee, <em>Nushu\u2019l-Umme<\/em>&#8230; adl\u203a eserinde biraraya getirmi\ufb02 bulunmaktad\u203ar. Oraya bak\u203alabilir: s. 9-27.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2 Bu me\ufb02hur Cibril hadisinden bir par\u00e7ad\u203ar. Bunu <em>M\u00fcslim<\/em> rivayet etmi\ufb02tir. Sahih\u2019inin ba\ufb02\u203anda kaydetti\u20aci ilk hadis budur. (Nevev\u00ee, I, 259) Bu hadisi ayr\u203aca <em>Ebu Davud<\/em> S\u00fcnne, Kader bab\u203anda (<em>Aynu\u2019l-Ma\u2019bud<\/em>, XII, 459)\u2019da, <em>Tirmiz\u00ee <\/em>iman bahsinde, <em>Nesa\u00ee<\/em> de iman bahsi Na\u2019tu\u2019l-\u2039slam b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde. Hepsi \u00d6mer b. el-Hattab\u2019dan gelen rivayet ile kaydetmi\ufb02lerdir. Ayn\u203a \ufb02ekilde Buhar\u00ee, M\u00fcslim, Ebu Davud ve \u2039bn Mace\u2019de bu hadisi Ebu Hureyre ile Ebu Zerr rivayetiyle de zikretmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 \ufb01air y\u00fcce Allah\u2019\u203an el-En\u2019am, 6\/83-86. \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019de yer alan \ufb02u (me\u00e2ldeki) buyruklar\u203a kastetmektedir:<em> \u201c\u2039\ufb02te bu kavmine kar\ufb02\u203a(1) \u2039brahim\u2019e verdi\u20acimiz h\u00fcccetimizdir. Biz kimi dilersek onu derece derece y\u00fckseltiriz. \ufb01\u00fcphesiz Rabbin tam hikmet sahibidir, her\ufb02eyi \u00e7ok iyi bilendir. Biz ona(2) \u2039shak ile(3) Yakub\u2019u ba\u20ac\u203a\ufb02lad\u203ak. Herbirine hidayet verdik. Daha \u00f6nce de(4) Nuh\u2019a da hidayet verdik. Onun z\u00fcrriyetinden(5) Davud\u2019a(6) S\u00fcleyman\u2019a(7) Eyyub\u2019a(8) Yusuf\u2019a(9) Musa\u2019ya(10) Harun\u2019a da biz iyi hareket edenleri i\ufb02te b\u00f6yle m\u00fckafatland\u203ar\u203ar\u203az. (11) Zekeriyya\u2019ya(12) Yahya\u2019ya(13) \u2039sa\u2019ya(14) \u2039lyas\u2019a da (hidayet verdik). Hepsi salihlerdendi.(15) \u2039smail\u2019e(16) Elyesa\u2019a(17) Yunus\u2019a ve (18) Lut\u2019a a (hidayet verdik). Herbirini alemlere \u00fcst\u00fcn k\u203ald\u203ak.\u201d<\/em> \u2039\ufb02te bunlar toplam 18 peygamberin ismidir. Geriye ikinci beyitte adlar\u203an\u203a verdi\u20aci sekiz peygamber kalmaktad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 Sahih bir hadistir. Kaynaklar\u203a ileride (kadere iman\u203an dereceleri anlat\u203al\u203arken) g\u00f6sterilecektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 B\u00fcy\u00fck ilim adam\u203a \u2039bn Useymin, <em>el-Ak\u00eedetu\u2019l-Vas\u203atiyye<\/em> \ufb02erhinde \ufb02unlar\u203a s\u00f6ylemektedir: \u201cM\u00fcellifin s\u00f6zlerinden anla\ufb02\u203ald\u203a\u20ac\u203a gibi izledikleri yolda onlara muhalefet eden kimseler onlar\u203an (ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019in) kapsam\u203ana girmezler. \u00c7\u00fcnk\u00fc Peygamber (s.a) ve ashab\u203a \ufb02an\u203a y\u00fcce Allah\u2019\u203an s\u203afatlar\u203an\u203a hakikatleri \u00fczere kabul ediyorlard\u203a. Bundan dolay\u203a ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat, selefiler, e\ufb02\u2019ariler ve maturidi\u2019lerdir, diyenler yan\u203almaktad\u203arlar. Biz de diyoruz ki: Bunlar farkl\u203a kanaatler ileri s\u00fcrmekle birlikte hepsi nas\u203al ehl-i s\u00fcnnet olabilirler? Onlar\u203an herbirisi, \u00f6b\u00fcr\u00fcn\u00fcn kanaatini reddederken, hepsinin ehl-i s\u00fcnnet olmas\u203a imk\u00e2ns\u203az bir \ufb02eydir. \u2039ki z\u203att\u203an birarada bulunmas\u203an\u203an m\u00fcmk\u00fcn oldu\u20acu s\u00f6ylenmesi hali m\u00fcstesn\u00e2. Yoksa onlardan sadece birilerinin bu hususta s\u00fcnnete tabi oldu\u20acunda \ufb02\u00fcphe bulunmaz. O kimdir? E\ufb02\u2019ariler mi? Maturidi\u2019ler mi? yoksa Selefi\u2019ler mi? Kim s\u00fcnnete uygun ise o ki\ufb02i bu hususta s\u00fcnnete ba\u20acl\u203a demektir. Muhalefet edenin ba\u20acl\u203a oldu\u20acu s\u00f6ylenemez. Biz de diyoruz ki: Ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat selefin kendisidir. Ba\ufb02kalar\u203a hakk\u203anda bu vas\u203af s\u00f6zkonusu olamaz. Kelimelere de manalar\u203ana g\u00f6re itibar edilir. Dolay\u203as\u203ayla biz s\u00fcnnete muhalefet edenlere nas\u203al ehl-i s\u00fcnnet diyebiliriz? Bu m\u00fcmk\u00fcn olamaz. Bunlar birbiriyle ihtilaf eden \u00fc\u00e7 kesimdir derken, ondan sonra d\u00f6n\u00fcp bunlar\u203an ayn\u203a kanaatte birle\ufb02tiklerini nas\u203al s\u00f6yleyebiliriz? Birle\ufb02mek nerede? Buna g\u00f6re ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat selef itikad\u203ana sahib olanlard\u203ar. E\u20acer Peygamber (s.a)\u2019\u203an izledi\u20aci yol \u00fczerinde ise k\u203ayamet g\u00fcn\u00fcne kadar sonradan gelmi\ufb02 olsa dahi elbetteki o selefidir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 <em>Tahrif<\/em>, hem laf\u203az hem mana itibariyle de olur. Laf\u203azda tahrifin \u00f6rne\u20aci \u201c<em>Allah, Musa ile \u00f6zel bir \ufb02ekilde konu\ufb02mu\ufb02tur.<\/em>\u201d (en-Nisa, 4\/165) buyru\u20acunda \u201cAllah\u201d lafza-i celalini merfu olarak okuyacak yerde (Musa, Allah ile \u00f6zel bir \ufb02ekilde konu\ufb02mu\ufb02tur, anlam\u203ana gelecek \ufb02ekilde) bu lafza-i celali nasb ile okumak buna \u00f6rnektir. Mana itibariyle tahrife gelince, \u201cistiv\u00e2\u201d lafz\u203an\u203an istila etti, egemenli\u20aci alt\u203ana ald\u203a diye, \u201conun eli\u201dni de kudreti diye a\u00e7\u203aklamak \u00f6rnek g\u00f6sterilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2 Ta\u2019til, iki k\u203as\u203amd\u203ar: S\u203afatlar\u203a nefyeden cehmiyye ve mutezile\u2019nin yapt\u203aklar\u203a gibi k\u00fcll\u00ee ta\u2019t\u00eel ile sadece yedi s\u203afat\u203a kabul edip di\u20acerlerini kabul etmeyen E\ufb02\u2019ari\u2019lerin yapt\u203aklar\u203a gibi c\u00fcz\u2019\u00ee t\u00e2til.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3 \u2039leride E\ufb02\u2019arilere dair a\u00e7\u203aklamalar gelecektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4 Mufevvida: S\u203afatlar\u203a kabul etmekle birlikte bunlar\u203an manalar\u203an\u203a bilmeyi y\u00fcce Allah\u2019a havale eden kimselerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat ise s\u203afatlar\u203a ve anlamlar\u203an\u203a bilmeyi kabul ederler, fakat bunlar\u203an keyfiyetlerinin bilinmesini Allah\u2019a havale ederler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Ben s\u203afatlar\u203a kabul ediyorum, bunlar\u203an bilgisini ise Allah\u2019a havale ediyorum diyen kimseye de \ufb02\u00f6yle deriz: Bunlar\u203an bilinmesi ile neyi kastediyorsun? Manas\u203an\u203an bilinmesini mi, yoksa keyfiyetlerinin bilinmesini mi kastediyorsun? diye sorar\u203az.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>5 Beyhak\u00ee bunu <em>el-Esma ve\u2019s-S\u203afat<\/em>, s. 515\u2019de Haf\u203az \u2039bn Hacer\u2019in <em>Fethu\u2019l-Bar\u00ee<\/em>\u2019de (XIII, 407) ceyyid oldu\u20acunu belirtti\u20aci bir isnad ile \u2039mam Malik\u2019ten gelen bir rivayet olarak kaydetmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Bu \u2039mam Malik\u2019in hocas\u203a Rabiatu\u2019r-Rey\u2019den de rivayet edilmi\ufb02tir. Bunu Beyhak\u00ee, <em>el-Esma ve\u2019s-S\u203afat<\/em>, s. 516\u2019da, el-Laleka\u00ee de <em>\ufb01erhu \u2039tikadi Ehl-i S\u00fcnne<\/em>, III, 398\u2019de zikretmektedirler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Bu ayn\u203a \ufb02ekilde Um Seleme\u2019den merfu (Peygambere atfen) ve mevkuf (Um Seleme\u2019nin s\u00f6z\u00fc olarak) da varid olmu\ufb02tur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Ancak \u2039bn Teymiyye <em>Fetvalar<\/em>\u203anda (V, 365) \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201cBu cevab Um Seleme (r.anha)\u2019dan mevkuf ve merfu olarak da rivayet edilmi\ufb02tir. Ancak senedi g\u00fcvenilebilecek sened de\u20acildir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 el-Elban\u00ee, <em>\ufb01erhu\u2019t-Tahaviye<\/em>, s. 281\u2019de merfu rivayet hakk\u203anda: \u201cSahih de\u20acildir\u201d dedikten sonra: \u201cDo\u20acrusu bunun Malik ya da Um Seleme\u2019den geldi\u20acidir. Birincisi (Malik\u2019ten geldi\u20aci) ise daha me\ufb02hurdur.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 Bu kanun ya da esas anlam\u203ana gelen Fars\u00e7a bir kelimedir. \u201cT\u00e2cu\u2019l-Ar\u00fbs\u201dda toplumlar i\u00e7in gere\u20acince uygulama yap\u203alan n\u00fcsha, diye a\u00e7\u203aklanm\u203a\ufb02t\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 Bunu peki\ufb02tiren hususlardan birisi de \ufb02udur. Onlar bazan \ufb02\u00f6yle derlerdi: \u201cBu buyruklar geldi\u20aci gibi kabul edilir, keyfiyet nisbeti yoluna gidilmez.\u201d Yoksa onlar \u201cBunlar manas\u203a olmaks\u203az\u203an geldikleri gibi kabul edilirler.\u201d demiyorlard\u203a. \u2039\ufb02te bundan anla\ufb02\u203ald\u203a\u20ac\u203ana g\u00f6re onlar manay\u203a kabul ediyor, fakat keyfiyeti reddediyorlard\u203a. \ufb01arih\u2019in: \u201cManan\u203an hakikati\u201d s\u00f6z\u00fcnden kast\u203a da keyfiyettir. O, mana ile manan\u203an hakikati aras\u203anda fark g\u00f6zetmektedir. \ufb01\u00f6yle ki, onlar manay\u203a kabul ederler, hakikatini yani keyfiyetini ise red ederler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2 Bk.<em> Mecmuu\u2019l-Fet\u00e2v\u00e2,<\/em> V, 26.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Ahmed b. Hanbel: Ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019in ger\u00e7ek imam\u203ad\u203ar. Tam anlam\u203ayla \ufb01eyhu\u2019l-\u2039slam\u2019d\u203ar. K\u00fcnyesi Ebu Abdullah olup, ez-Z\u00fchr\u00ee, e\ufb02-\ufb01eyban\u00ee, el-Mervez\u00ee sonra da el-Ba\u20acdad\u00ee diye bilinir. \u00d6nder imamlardan birisidir. Kur\u2019\u00e2n\u2019\u203an yarat\u203almas\u203a mihnetinde sebat g\u00f6stermi\ufb02tir. 164 h. y\u203al\u203anda do\u20acmu\ufb02, 241 h. y\u203al\u203anda vefat etmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3 ez-Zeheb\u00ee bunu \u201c<em>el-Uluvv<\/em>\u201d adl\u203a eserinde senediyle kaydetmi\ufb02tir. el-Elban\u00ee, <em>Muhtasaru\u2019l-Uluvv<\/em> (s. 184)\u2019de: \u201cBu sahih bir isnadd\u203ar\u201d demektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Nuaym b. Hammad: Ebu Abdullah el-Huza\u00ee el-Mervez\u00ee diye bilinir. Hadise dair ilk m\u00fcsned toplayan ki\ufb02idir. \u2039nsanlar aras\u203anda feraizi en iyi bilen ki\ufb02i idi. 228 h. y\u203al\u203anda vefat etmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4 \u2039leride bu husus yine ayr\u203a ba\ufb02l\u203ak alt\u203anda ele al\u203anacakt\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>5 Ayet-i ker\u00eeme\u2019nin tamam\u203a \ufb02\u00f6yledir: \u201c<em>G\u00f6klerin, yerin ve ikisi aras\u203anda bulunanlar\u203an Rabbidir. O halde O\u2019na ibadet et ve O\u2019na ibadetinde sebat g\u00f6ster. O\u2019nun ad\u203ayla an\u203alan bir kimse biliyor musun<\/em>?\u201d (Meryem, 19\/65)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 Sahih bir hadistir. Bunu <em>M\u00fcslim<\/em> Sal\u00e2t, babu m\u00e2 yukalu fi\u2019r-ruku\u00ee ve\u2019s-sucud\u2019da (<em>Nevev\u00ee<\/em>, IV, 450\u2019de) Ai\ufb02e (r.a)\u2019dan Peygambere merfu olarak (atfen) rivayet etmi\ufb02tir: \u201cAllah\u2019\u203am gazab\u203andan senin r\u203azana, cezaland\u203armandan verece\u20acin esenli\u20ace, senden sana s\u203a\u20ac\u203an\u203ar\u203am. Ben sana \u00f6vg\u00fcleri say\u203ap d\u00f6kemem, sen bizzat kendi zat\u203an\u203a \u00f6vd\u00fc\u20ac\u00fcn gibisin.\u201d Hadisi Buhar\u00ee, M\u00fcslim, Ebu Davud ve Tirmiz\u00ee ile \u2039mam Ahmed rivayet etmi\ufb02tir.\u00a0<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2 Sahih bir hadistir. Ahmed,<em> M\u00fcsned\u2019<\/em>de (I, 391, 452)de, Abdu\u2019r-Rahman es-Saat\u00ee tertibi ile (XIV, 262)de, Hakim, <em>el-M\u00fcstedrek<\/em> (I, 509); \u2039bn Hibban, <em>Sahih<\/em>\u2019de rivayet etmi\ufb02tir. Ahmed \ufb01akir\u2019de <em>M\u00fcsned<\/em>, (V, 266)da sahih oldu\u20acunu belirtti\u20aci gibi el-Elban\u00ee de \u201c<em>es-Silsiletu\u2019s-Sahiha<\/em>\u201d (198)\u2019da da sahih oldu\u20acunu belirtmi\ufb02tir. Ayr\u203aca bk. <em>C\u00e2miu\u2019l-Usul<\/em>, 2300.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>* Gerek \u2039bn Teymiyye, gerek \ufb02arih en-Nisa, 4\/69. \u00e2yete i\ufb02aret etmektedirler. -\u00c7eviren-<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1<em> Buhar\u00ee,<\/em> Tevhid, m\u00e2 c\u00e2e fi duai\u2019n-nebiyyi ummetehu ile\u2019t-tevhid\u2019de Peygamberin: \u201cNefsim elinde olana yemin olsun ki \ufb02\u00fcphesiz ki o Kur\u2019\u00e2n\u2019\u203an \u00fc\u00e7te birine denktir.\u201d (b\u00f6l\u00fcm\u00fc)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Hasen bir hadistir. Bunu <em>Tirmiz\u00ee<\/em>, Tefsir, ve min sureti\u2019l-\u2039hlas, (<em>Tuhfetu\u2019l-Ahvez\u00ee<\/em>, IX, 299); <em>Ahmed<\/em>, M\u00fcsned (V, 133); \u2039bn Ebi As\u203am, <em>es-S\u00fcnne<\/em> (I, 297) de riv\u00e2yet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 el-Elban\u00ee, <em>Sahihu\u2019t-Tirmiz\u00ee<\/em>, 2680\u2019de hasen oldu\u20acunu belirtmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Ebu\u2019\ufb02-\ufb01eyh, <em>el-Azame<\/em> adl\u203a eserin muhakkiki R\u203adaullah el-Mubarekfur\u00ee, hadisin yollar\u203an\u203a toplad\u203aktan sonra \ufb02unlar\u203a s\u00f6ylemektedir (I, 375): \u201c\u2039\ufb02te bu yollar\u203an birarada olmas\u203a ile hadisin sahih oldu\u20acu ortaya \u00e7\u203akmaktad\u203ar.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Abdu\u2019l-Aliy H\u00e2mid, <em>\ufb01uabu\u2019l-\u2039man<\/em>, I, 276\u2019da senedin hasen oldu\u20acunu belirtmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2 el-Camiatu\u2019l-\u2039slamiyye bask\u203as\u203anda \u201c\ufb01eyhu\u2019l-\u2039slam Ebu\u2019l-Abbas\u2019\u203an nakletti\u20aci&#8230;\u201d \ufb02eklindedir. Ancak do\u20acru olan burada kaydetti\u20acimizdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3 Ebu\u2019l-Abbas ise Ebu\u2019l-Abbas b. S\u00fcreyc diye bilinen kimsedir. Bk. Mecmuu\u2019l-Fet\u00e2v\u00e2, XVII, 103.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 \u2039bn Abbas\u2019\u203an bu a\u00e7\u203aklamas\u203an\u203a, \u2039bn Cerir \u2039hlas suresi tefsirinde senediyle rivayet etmekte ve \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201cBize Ali anlatt\u203a, bize Ebu Salih anlatt\u203a, bize Muaviye Ali\u2019den, o \u2039bn Abbas\u2019tan bunu b\u00f6ylece nakletti&#8230;\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 \u2039bn Abbas\u2019tan rivayet eden Ali ise \u2039bn Ebi Talha\u2019d\u203ar. Nitekim \u2039bn Kesir tefsirinde de b\u00f6yledir. Saduk (\u00e7ok do\u20acru s\u00f6zl\u00fc) bir ravidir. Ancak \u2039bn Abbas\u2019la g\u00f6r\u00fc\ufb02memi\ufb02tir. \u2039bn Abbas\u2019\u203an tefsirini M\u00fccahid\u2019den nakletmi\ufb02tir. Dolay\u203as\u203ayla \u2039bn Abbas\u2019tan rivayeti munkat\u203a\u2019d\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Bunu ayr\u203aca Ebu\u2019\ufb02-\ufb01eyh el-Azame, (I, 383)de ayn\u203a sened ile rivayet etmi\ufb02tir. Muhakkiki el-Mubarek Fur\u00ee zay\u203af oldu\u20acunu belirtmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Ancak Haf\u203az \u2039bn Hacer, et-Tezhib\u2019de \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201cFakat aradaki vas\u203ata bilindikten sonra ve o da g\u00fcvenilir bir ravi oldu\u20acuna g\u00f6re -ki bu da M\u00fccahid\u2019dir- bunda bir sak\u203anca kalmamaktad\u203ar.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Bk. Tefsiru \u2039bn Abbas ve Marviyatihi fi\u2019t-Tefsiri min K\u00fct\u00fcbi\u2019s-S\u00fcnne, I, 25.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2 Bu rivayet M\u00fccahid, el-Hasen, ed-Dahhak\u2019tan sahih olarak nakledildi\u20aci gibi merfu olarak da varid olmu\ufb02sa da sahih de\u20acildir. Bk. Ebu\u2019\ufb02-\ufb01eyh, <em>el-Azame<\/em>, (I, 379); \u2039bn Ebi As\u203am, es-S\u00fcnne -beraberinde el-Elban\u00ee\u2019nin <em>Zil\u00e2lu\u2019l-Cenne<\/em>\u2019si-; no: 673, 674, 675, 680, 688, 689.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3 Bu a\u00e7\u203aklama \u2039brahim en-Neha\u00ee\u2019den sahih olarak gelmi\ufb02tir. Bk. \u2039bn Ebi As\u203am, <em>es-S\u00fcnne<\/em>, no: 687. \u2039bn Abbas\u2019tan zay\u203af bir isnadla da gelmi\ufb02tir. Bk. <em>el-Azame<\/em>, (I, 380)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 El yazmas\u203a n\u00fcshas\u203anda fazladan \ufb02u ifadeler de vard\u203ar: \u201cBundan dolay\u203a bir gecede bu \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019yi okuyan kimseyi y\u00fcce Allah muhafazas\u203a alt\u203ana al\u203ar ve sabaha kadar \ufb02eytan ona yakla\ufb02amaz.\u201d Fetvalar\u2019\u203anda da b\u00f6yledir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2 M\u00fcslim, Salatu\u2019l-m\u00fcsafirin, Bab, Fadli Sureti\u2019l-Kehfi ve \u00c2yeti\u2019l\u2013K\u00fcrs\u00ee, Nevev\u00ee, (VI, 341); Ebu Davud, Salat, Babu ma cae fi Ayeti\u2019l-K\u00fcrs\u00ee, (Avnu\u2019l-Ma\u2019bud, IV, 334)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3 Bu fazlal\u203a\u20ac\u203a Abd b. Humeyd, <em>M\u00fcsned<\/em>\u2019inde, <em>M\u00fcslim<\/em> ile ayn\u203a rivayet yolu ile kaydetti\u20aci gibi Ahmed de <em>M\u00fcsned<\/em>\u2019inde (V, 141; es-Saat\u00ee, XVIII, 92); el-Be\u20acav\u00ee, <em>\ufb01erhu\u2019s-S\u00fcnne<\/em>, IV, 459; Beyhak\u00ee, <em>\ufb01uabu\u2019l-\u2039man,<\/em> V, 353; <em>el-Hakim<\/em> et-Tirmiz\u00ee, <em>Nevadiru\u2019l-Usul<\/em>, s. 337. Ayr\u203aca bk. <em>Mevsuatu Fedaili Suveri\u2019l-Kur\u2019\u00e2n<\/em>, (I, 141)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 \u00c7\u00fcnk\u00fc bu rivayetin ravilerinden birisi de Cafer b. Ebi\u2019l-Mu\u20acire\u2019dir. O Said b. C\u00fcbeyr\u2019den, o \u2039bn Abbas\u2019tan diye rivayet etmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 ez-Zeheb\u00ee, el-Mizan\u2019da (I, 417) \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201c\u2039bn Mende dedi ki: Said b. C\u00fcbeyr\u2019den rivayet etmek te pek kuvvetli de\u20acildir. Bu rivayetin senedi hakk\u203anda da: Bu konuda ona mutabaat olunmaz demi\ufb02tir.\u201d Daha sonra ez-Zeheb\u00ee \ufb02\u00f6yle demektedir: Ammar ed-D\u00fchn\u00ee, Said b. C\u00fcbeyr\u2019den, o \u2039bn Abbas\u2019tan \ufb02\u00f6yle dedi\u20acini rivayet etmektedir: Onun K\u00fcrs\u00ee\u2019si ayaklar\u203an\u203an konuldu\u20acu yerdir&#8230; Ar\ufb02\u2019\u203an miktar\u203a ise takdir edilemez.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 el-Vadi\u00ee de -\u2039bn Kesir\u2019in tefsirinde de oldu\u20acu gibi- (I, 549) \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201cez-Zeheb\u00ee -Allah\u2019\u203an rahmeti \u00fczerine olsun- bunun Cafer b. Ebi\u2019l-Mu\u20acire\u2019nin yapt\u203a\u20ac\u203a rivayeti illetli duruma d\u00fc\ufb02\u00fcrd\u00fc\u20ac\u00fcn\u00fc kastetmektedir. Zira Amm\u00e2r ed-D\u00fchn\u00ee, Cafer b. Ebi\u2019l-Mu\u20acire\u2019den daha tercihe de\u20acer bir ravidir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Ahmed \ufb01akir\u2019de, Umdetu\u2019t-Tefsir (II, 162)\u2019de \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201c\u2039snad\u203a ceyyiddir. \ufb01u kadar var ki o \ufb02az bir rivayettir. \u2039bn Abbas\u2019tan sahih olarak sabit olan rivayete muhaliftir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Daha sonra \u2039bn Abbas\u2019\u203an k\u00fcrsi\u2019yi ayaklar\u203an konuldu\u20acu yer diye tefsir etti\u20acine dair rivayeti ile ilgili olarakta \ufb02unlar\u203a s\u00f6ylemektedir: \u201c\u2039\ufb02te \u2039bn Abbas\u2019tan sabit ve sahih olan budur. K\u00fcrsi\u2019nin ilim diye te\u2019vil edildi\u20aci \ufb02eklinde ondan nakledilen \u00f6nceki rivayet ise \ufb02az bir rivayettir. Arap dilinden buna bir delil getirmek de m\u00fcmk\u00fcn de\u20acildir. Bundan dolay\u203a Ebu Mansur el-Ezher\u00ee, \u2039bn Abbas\u2019tan gelen sahih rivayeti tercih etmi\ufb02 ve \ufb02\u00f6yle demi\ufb02tir: \u201cBu rivayetin sahih oldu\u20acunu ilim ehli ittifakla kabul etmi\ufb02lerdir. K\u00fcrsinin ilmi oldu\u20acuna dair ondan rivayet yapan kimse bu s\u203afat\u203a iptal etmi\ufb02 olur.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 Sahih bir hadistir. <em>M\u00fcslim<\/em>, Zikir, bab m\u00e2 yakulu inde\u2019n-nevm&#8230;, (<em>Nevev\u00ee<\/em>, XVII, 39) hadisi ayn\u203a zamanda Ebu Davud ve Tirmiz\u00ee de birbirine yak\u203an laf\u203azlarla rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 Sahih bir hadistir. <em>Buhar\u00ee<\/em>, Tefsir, Suretu\u2019l-En\u2019\u00e2m, Bab: Ve indehu mefatihu\u2019l-gayb; (Fethu\u2019l-B\u00e2r\u00ee, VIII, 91), Lukman suresi, Ra\u2019d suresi ile tevhid bahislerinde (Fethu\u2019l-B\u00e2r\u00ee, 13, 361\u2019de) rivayet etmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2 <em>Mutezile<\/em>, Allah\u2019\u203an s\u203afatlar\u203a bahsinde cehmiyye gibidirler. S\u203afatlar\u203a kabul etmezler. Kader bahsinde de kaderiye gibidirler. Kullar\u203an fiilleri, kullar taraf\u203andan yarat\u203al\u203ar, derler, m\u00fc\u2019minlerin k\u203ayamet g\u00fcn\u00fcnde Rablerini g\u00f6rece\u20acini kabul etmezler. \u2039yilikleri m\u00fckafatland\u203armay\u203a, k\u00f6t\u00fcl\u00fckleri cezaland\u203armay\u203a, sal\u00e2h ile aslah\u203a Allah hakk\u203anda vacib kabul ederler. Adalet ilkesini benimserler. Mutezile, iki mertebe aras\u203anda bir yerdedir. Akl\u203a nakilden \u00f6nde tutarlar. Mutezile, Hasan-\u203a Basr\u00ee\u2019nin meclisinden ayr\u203alan V\u00e2s\u203al b. Ata\u2019n\u203an pe\ufb02inden gidenlerdir. Yirmi f\u203arkad\u203arlar. \u2039nan\u00e7lar\u203a esas itibariyle g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar devam etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 Abdu\u2019l-Aziz b. Yahya el-Kinan\u00ee el-Mekk\u00ee fakih bir kimsedir. \u2039lim ve fazilet ehlinden idi. \ufb01af\u00eei\u2019den ve onun arkada\ufb02\u203andan f\u203ak\u203ah \u00f6\u20acrenmi\ufb02tir. 240 h. y\u203al\u203anda vefat etmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2 Zeyd b. el-Hattab hanedan\u203a azadl\u203alar\u203andan olan kelamc\u203a ve tart\u203a\ufb02maya \u00f6nem veren birisiydi. Kur\u2019an\u2019\u203an yarat\u203al\u203a\ufb02\u203an\u203an propagandas\u203an\u203a yapanlardand\u203a. D\u00f6neminde cehmiye\u2019nin alimi idi. 218 h. y\u203al\u203anda vefat etmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3 <em>el-Hayde<\/em>, s. 30 el-Camiatu\u2019l-\u2039slamiyye bask\u203as\u203a.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 <em>Filozoflar:<\/em> Y\u00fcce Allah\u2019\u203an ilmini inkar ettikleri gibi, bedenlerin ha\ufb02redilece\u20acini de ink\u00e2r ederler. Onlar\u203an g\u00f6r\u00fc\ufb02lerine g\u00f6re alem kadimdir. Onun illeti de zorunlu olarak m\u00fcessirdir. Ancak ihtiyar\u203a ile fail de\u20acildir. (Evliyan\u203an kerametlerinden s\u00f6z ederken tekrar onlar\u203an baz\u203a g\u00f6r\u00fc\ufb02lerine de\u20acinilecektir.)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2 <em>Kaderiye<\/em>, Ma\u2019bed el-C\u00fchen\u00ee\u2019ye tabi olanlar olup, onlar\u203an g\u00f6r\u00fc\ufb02lerine g\u00f6re Allah olmu\ufb02lar\u203a bilir. Hen\u00fcz olmam\u203a\ufb02 ve tekvinleri ger\u00e7ekle\ufb02memi\ufb02 olanlara gelince, i\ufb02leri ancak var olmalar\u203a halinde bilebilir. O, olaylar\u203a var olmadan \u00f6nce ezelde takdir etmi\ufb02 de\u20acildir. Derler ki: Allah\u2019\u203an ilmi sonradan ortaya \u00e7\u203akar. O\u2019nun ilmi kadim de\u20acildir. Amellerini ortaya \u00e7\u203akaranlar kullar\u203an kendileridir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3 Hasen bir hadistir. Tirmiz\u00ee, el-K\u203ar\u00e2\u00e2t, (Tuhfe, VIII, 261), Tirmiz\u00ee: Hasen, sahih bir hadistir demi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Ebu Davud\u2019da ayn\u203a \ufb02ekilde k\u203araat bahsinde rivayet etmi\ufb02tir. Bk.<em> C\u00e2miu\u2019l-Usul<\/em>, 965, el-Elban\u00ee, <em>Sahihu\u2019t-Tirmiz\u00ee<\/em>, 2343\u2019de \ufb02\u00f6yle demektedir: Hadis metin itibariyle sahihtir, ancak bu \ufb02az bir k\u203araattir, demektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 \ufb01eyh Abdu\u2019r-Rezzak Afif\u00ee, el-Camiatu\u2019l-\u2039slamiyye bask\u203as\u203anda \ufb02u notu d\u00fc\ufb02mektedir: \u201cAs\u203alda da b\u00f6yledir, ancak do\u20acrusu: Onda bir eksilme ve bir f\u00fctur yoktur, denilmesidir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2 Bu hadisi \u2039bn Cerir senediyle ez-Zariyat, 58. \u00e2yetin tefsirinde: Ali b. Ebi Talha\u2019dan, o \u2039bn Abbas\u2019tan diye rivayet etmi\ufb02tir. Ali\u2019nin, \u2039bn Abbas\u2019tan rivayetine dair a\u00e7\u203aklamalar daha \u00f6nceden (samed\u2019in anlam\u203a a\u00e7\u203aklan\u203arken) ge\u00e7mi\ufb02 bulunmaktad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 Sahih bir hadistir. Bunu <em>Ebu Davud<\/em>, es-S\u00fcnne, bab fi\u2019l-cehmiyye, <em>Avnu\u2019l-Ma\u2019bud<\/em>, XIII, 37. el-Elban\u00ee ve el-Arnavut senedinin sahih oldu\u20acunu belirtmi\ufb02lerdir. Bk. <em>Sahihu S\u00fcnen-i Ebi Davud<\/em>, III, 895; <em>Camiu\u2019l-Usul<\/em>, 5020; Haf\u203az \u2039bn Hacer de <em>el-Feth<\/em> (XIII, 373)\u2019de \ufb02\u00f6yle demektedir: Bu hadisi Ebu Davud, M\u00fcslim\u2019in \ufb02art\u203ana g\u00f6re kavi bir senedle rivayet etmi\ufb02tir. Daha sonra da Ukbe b. Amir\u2019in el-Beyhak\u00ee taraf\u203andan kaydedilmi\ufb02 \ufb02u hadisini zikretmektedir: Ben Ras\u00fblullah (s.a)\u2019\u203a minber \u00fczerinde iken \ufb02\u00f6yle derken dinledim: \u201cMuhakkak bizim Rabbimiz i\ufb02itendir, g\u00f6rendir.\u201d Bu aradada eliyle g\u00f6z\u00fcne i\ufb02aret etmi\ufb02ti. Haf\u203az (\u2039bn Hacer): \u201cSenedi hasen olan bir hadistir\u201d demektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>* Peygamber <em>Aleyhissalatu Vesselam<\/em> bu hareketiyle i\ufb02itme ve g\u00f6rme fiiline i\ufb02aret etmi\ufb02tir. Yoksa, baz\u203alar\u203an\u203an sand\u203a\u20ac\u203a gibi bu fiilleri ger\u00e7ekle\ufb02tiren uzuvlar\u203a kast etmemi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2 E\ufb02\u2019ar\u00ee\u2019ler \u00f6nceleri Mutezile mezhebine mensup olup, daha sonra Mutezile mezhebini terkeden ve Mutezilelik ile ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat (selef) mezhebi aras\u203anda bir mezheb edinen Ebu\u2019l-Hasen el-E\ufb02\u2019ar\u00ee\u2019ye tabi olan kimseler demektir. Daha sonra bu gibi (yani selefe uymayan) g\u00f6r\u00fc\ufb02lerinden d\u00f6n\u00fcp, tevbe etmi\ufb02, \u2039mam Ahmed ile ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019e inan\u00e7 bahislerinde uygun kanaatler belirtmi\ufb02tir. Ancak ona tabi olan baz\u203a kimseler g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar onun \u00f6nceki kanaatlerini ta\ufb02\u203ayagelmi\ufb02lerdir. Bunlar ise iman bahislerinde m\u00fcrcie, s\u203afatlar bahislerinde te\u2019vil edicidirler. Ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019e (bu bak\u203amdan) en yak\u203an kimselerdirler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 Zay\u203af bir hadisin bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcd\u00fcr. <em>Eb\u00fb D\u00e2v\u00fbd<\/em>, Edeb b\u00e2bu m\u00e2 yekulu iz\u00e2 asbah, <em>Avnu\u2019l-M\u00e2\u2019b\u00fbd<\/em>, XIII, 415; Nesa\u00ee, <em>Amelu\u2019l-Yevmi ve\u2019l-Leyle<\/em>, s. 40, no: 12; \u2039bnu\u2019s-S\u00fcnn\u00ee, <em>Amelu\u2019l-Yevmi ve\u2019l-Leyle<\/em>, s. 25, no: 46. \u2039bn Hacer: \u201cGarip bir hadistir\u201d demi\ufb02tir. Bk. <em>el-Fut\u00fbh\u00e2tu\u2019r-Rabb\u00e2niyye, <\/em>II, 121; Nevev\u00ee, <em>el-Ezk\u00e2r, <\/em>no: 232; <em>Da\u00eefu\u2019l-C\u00e2mi<\/em>\u201d, 4121.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Ancak anlam\u203an\u203an do\u20acrulu\u20acu kesindir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 Sahih bir hadistir. <em>Buhar\u00ee,<\/em> Tevhid, bab-u kelami\u2019r-Rabbi mea Cibril&#8230; <em>(Fethu\u2019l-B\u00e2r\u00ee<\/em>, XIII, 461); <em>M\u00fcslim<\/em>, el-Bir Vass\u203ale bab-u iz\u00e2 ahabballahu abde&#8230; (Nevev\u00ee, XVI, 422) <em>Tirmiz\u00ee<\/em>, Tefsir, Bab-u ve min sureti Meryem.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 Bununla y\u00fcce Allah\u2019\u203an el-Furkan suresinde yer alan: \u201cVe onlar ki, mallar\u203an\u203a infak ettiklerinde israf da etmezler, cimrilik de etmezler. Bunun aras\u203anda orta bir yol tutarlar.\u201d (el-Furkan, 25\/67) buyru\u20acuna i\ufb02aret etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2 Sahih bir hadistir.<em> M\u00fcslim<\/em>, Sayd babu\u2019l-emri bi ihsani\u2019z-zebhi ve\u2019l-katli, (<em>Nevev\u00ee<\/em>, XIII, 113); <em>Tirmiz\u00ee<\/em>, Diyat, babu\u2019l-nehyi ani\u2019l-m\u00fcsleti. (<em>Tuhfetu\u2019l-Ahvez\u00ee<\/em>, IV, 664); <em>Ebu Davud<\/em>, Edahi, babu\u2019l-nehyi en tusbera\u2019l-beh\u00e2imu&#8230; ; <em>Nesa\u00ee<\/em>, Dah\u00e2y\u00e2, babu\u2019l-emri bi ihdadi\u2019\ufb02-\ufb02ehrati.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 Bu hadisi \u2039bn Ebi Hatim, <em>Tefsir<\/em> (no: 379)\u2019da ve \u2039bn Cerir\u2019de el-Hasen\u2019e mevkuf olarak rivayet etmi\ufb02lerdir. \u2039bn Cerir \ufb02\u00f6yle demi\ufb02tir: \u201cBizim s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u20acimiz el-Hasen\u2019den gelen bu rivayete gelince, bize g\u00f6re bu hususta sahih olan bir haber bulunmamaktad\u203ar.\u201d Daha sonra o bu \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019nin Necran hristiyanlar\u203a heyeti hakk\u203anda indi\u20acini tercih etmektedir. Bk. <em>Taber\u00ee,<\/em> Tahkik: A. Muhammed \ufb01akir, VI, 322-324.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih bir hadistir. Bunu Buhar\u00ee ve M\u00fcslim farkl\u203a laf\u203azlarla rivayet etmi\ufb02lerdir: <em>Buhar\u00ee<\/em>, Tevhid, bab\u00fb kavlillahi&#8230; (<em>Fethu\u2019l-Bar\u00ee<\/em>, XIII, 384) ile ayn\u203a b\u00f6l\u00fcm\u00fcn ba\ufb02ka bablar\u203anda rivayet etti\u20aci gibi, Bedu\u2019l-Halk, Bab-u ma cae fi kavlihi teala&#8230; (<em>Fethu\u2019l-Bar\u00ee<\/em>, VI, 287)da rivayet etmi\ufb02tir. <em>M\u00fcslim<\/em>, Tevbe, babu fi\u2019s-siati rahmetillahi teala&#8230; (<em>Nevev\u00ee<\/em>, XVII, 74); <em>Tirmiz\u00ee<\/em>, Deav\u00e2t.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih bir rivayet olup, bunu <em>Buhar\u00ee,<\/em> Tefsir, en-Nis\u00e2, babu kavlihi te\u00e2l\u00e2 ve men yaktul&#8230;; (<em>Fethu\u2019l-B\u00e2r\u00ee<\/em>, VIII, 257) ve Tefsir, el-Furkan\u2019da; <em>M\u00fcslim<\/em>, Tefsir (<em>Nevev\u00ee<\/em>, XVIII, 265)\u2019de Ebu Davud ve <em>Nes\u00e2\u00ee<\/em> de rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Tefsiru \u2039bn Abbas ve Merviy\u00e2tuh\u00fb fi\u2019t-Tefsiri min K\u00fct\u00fcbi\u2019s-S\u00fcnne, I, 259-264\u2019e de bak\u203alabilir. Orada bu mesele hakk\u203anda g\u00fczel bir inceleme yer almaktad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0\u2039leride k\u203asa biyografisi gelecektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0S. 563.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0K\u00fcnyesi Ebu\u2019l-Kas\u203am olup, ad\u203a Mahmud b. \u00d6mer b. Muhammed el-H\u00e2r\u203azm\u00ee ez-Zemah\ufb02er\u00ee\u2019dir. M\u00fcfessir ve dilbilginidir. Mutezile mezhebine mensuptur. Tefsire dair el-Ke\ufb02\ufb02\u00e2f adl\u203a eseri ile Garibu\u2019l-Hadis\u2019e dair el-F\u00e2ik isimli eserleri vard\u203ar. H. 538\u2019de vefat etmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bu hadis zay\u203aft\u203ar. Bunu \u2039bn \u2039shak Taif k\u203assas\u203an\u203a anlat\u203arken senedsiz olarak zikretmi\ufb02tir. el-Elban\u00ee, Gazzal\u00ee\u2019nin <em>F\u203akhu\u2019s-Siyre<\/em> adl\u203a eserinde (s. 132) zay\u203af oldu\u20acunu belirtmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Sahih bir hadistir. <em>M\u00fcslim,<\/em> \u2039man, babun fi kavlih\u00ee aleyhi\u2019s-selam&#8230; (<em>Nevev\u00ee<\/em>, III, 16)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 \u201cY\u00fcz\u00fcn\u00fcn par\u203alt\u203alar\u203a\u201dn\u203an nuru ve celali anlam\u203anda oldu\u20acu s\u00f6ylenmi\ufb02tir. Bk. <em>C\u00e2miu\u2019l-Usul<\/em>, 5016.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bu hadisi Darakutn\u00ee, <em>es-S\u203afat <\/em>(s. 45)\u2019de rivayet etmi\ufb02tir. Tahkik: el-Fakih\u00ee; el-Beyhak\u00ee, el-Esma ve\u2019s-S\u203afat (s. 403), el-Haris b. Nevfel yoluyla merfu olarak rivayet etmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 \u2039bn \u00d6mer<em> -Radiyallahu anh\u2019-<\/em>dan da \ufb02\u00f6yle dedi\u20aci sahih olarak sabittir: \u201cAllah d\u00f6rt \ufb02eyi eliyle yaratm\u203a\ufb02t\u203ar: Ar\ufb02, Kalem, Adem ve Adn cenneti. Sonra da di\u20acer yarat\u203aklara: Ol dedi, onlar da oluverdi.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 ez-Zeheb\u00ee, <em>el-Uluvv<\/em> adl\u203a eserinde: \u201c\u2039snad\u203a ceyyiddir (iyidir, g\u00fczeldir)\u201d demi\ufb02tir. el-Elban\u00ee, <em>Muhtasaru\u2019l-Uluvv<\/em> s. 105\u2019de \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201cSenedi M\u00fcslim\u2019in \ufb02art\u203ana g\u00f6re sahihtir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Sahih bir hadistir. <em>Buhar\u00ee,<\/em> Tevhid, babu kavlillahi teala: lima halaktu bi yedeyye, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, XIII, 393) ile Bab-u ve k\u00e2ne ar\ufb02uhu ale\u2019l-ma, (<em>Fethu\u2019l-Bar\u00ee<\/em>, 13\/403), Tefsir; <em>M\u00fcslim<\/em>, Zekat, Babu\u2019l-hassi ale\u2019n-nefaka, (<em>Nevev\u00ee<\/em>, VII, 84) M\u00fcslim\u2019deki lafzi manas\u203a da \ufb02\u00f6yledir: \u201cAllah\u2019\u203an sa\u20ac eli dopdoludur. Hi\u00e7 eksilmez. O, gece g\u00fcnd\u00fcz durmadan infak eder. G\u00f6kleri ve yeri yaratt\u203a\u20ac\u203a g\u00fcnden beri infak ettiklerini bir d\u00fc\ufb02\u00fcn\u00fcn. Bu dahi onun sa\u20ac elinde bulunan\u203a eksiltmi\ufb02 de\u20acildir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih bir hadistir. Bunu birbirine yak\u203an laf\u203azlarla: Buhar\u00ee, Deav\u00e2t, ed-du\u00e2u iz\u00e2 al\u00e2 akabeten, (<em>Fethu\u2019l-Bar\u00ee<\/em>, XI, 187); babu kavli l\u00e2 havle ve l\u00e2 kuvvete ill\u00e2 billah; Tevhid, babu ve k\u00e2nellahu semian basira ile kader, Cihad ve Megazi b\u00f6l\u00fcmlerinde; <em>M\u00fcslim<\/em>, ez-Zikr, babu istihbabi hafdi\u2019s-savti bi zikr (<em>Nevev\u00ee,<\/em> XVII, 29)\u2019de rivayet ettikleri gibi ayr\u203aca Ebu Davud ve Tirmiz\u00ee\u2019de rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Bir sonraki nota bak\u203an\u203az.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Sahihtir. <em>Buhar\u00ee<\/em>, Tevhid, babu kavlillahi teala ve k\u00e2nellahu sem\u00eean bas\u00eera\u2019da muallak olarak (<em>Fethu\u2019l-Bar\u00ee<\/em>, XIII, 372); <em>Nesa\u00ee<\/em>, Nikah, babu\u2019z-zih\u00e2r (VI, 168\u2019de) mevsul olarak rivayet etti\u20aci gibi, onun nakletti\u20aci rivayet yolu ile haf\u203az (\u2039bn Hacer) <em>et-Ta\u20aclik<\/em> adl\u203a eserinde (V, 339)\u2019da mevsul olarak rivayet etmi\ufb02 ve sahih oldu\u20acunu belirtmi\ufb02tir; Ahmed, <em>M\u00fcsned<\/em>, VI, 46, <em>\u2039bn Mace<\/em>, H\u00e2kim, <em>el-M\u00fcstedrek<\/em>. Bu rivayette de \ufb02unlar da vard\u203ar: \u201cPeygamber (s.a) Havle\u2019ye: G\u00f6rd\u00fc\u20ac\u00fcm kadar\u203ayla sen ona art\u203ak haram oldun\u201d demi\ufb02tir. Bk. <em>C\u00e2miu\u2019l-Usul<\/em>, 538; <em>Sahihu\u2019n-Nesa\u00ee<\/em>, 3237, <em>Sahihu \u2039bn M\u00e2ce<\/em>,155.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Senedi zay\u203aft\u203ar. \u2039bn Cerir senediyle Tefsirinde (Muhammed \ufb01akir ne\ufb02ri, no: 8300, 8301\u2019de) rivayet etmi\ufb02tir. Senedinde Zeyd b. Sabit\u2019in mevlas\u203a Muhammed b. Ebi Muhammed el-Ensar\u00ee vard\u203ar. Buhar\u00ee bu \ufb02ah\u203astan <em>et-Tarihu\u2019l-Kebir<\/em> adl\u203a eserinde s\u00f6zetmi\ufb02 ve hakk\u203anda cerh ve ta\u2019dil ifade eden bir tabir kullanmam\u203a\ufb02t\u203ar. \u2039bn Hibban da bu \ufb02ahs\u203a<em> es-Sikat<\/em> adl\u203a eserinde zikretmi\ufb02tir. Zeheb\u00ee onun hakk\u203anda <em>el-Mizan<\/em>\u2019da: \u201cBilinmemektedir\u201d derken, haf\u203az (\u2039bn Hacer) me\u00e7huld\u00fcr, demi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Sahihtir. <em>M\u00fcslim<\/em>, S\u203afatu\u2019l-M\u00fcnaf\u203akin, babu kavlih\u00ee teala inne\u2019l insane le yet\u20ac\u00e2&#8230;, (<em>Nevev\u00ee<\/em>, XVII, 145); Ahmed,<em> M\u00fcsned<\/em>, II, 370. Ayr\u203aca bk. <em>es-Sahihu\u2019l-M\u00fcsned min esbabi\u2019n-nuzul<\/em>, s. 174.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Bu \u00e2yetten \u00f6nceki iki \u00e2yet \ufb02\u00f6yledir: \u201c<em>O \ufb02ehirde yery\u00fcz\u00fcnde bozgunculuk yapan fakat \u203aslah etmeyen dokuz ki\ufb02i vard\u203a. Onlar kendi aralar\u203anda Allah ad\u203ana yemin ederek dediler ki: Ona ve aile halk\u203ana gece bask\u203an yapal\u203am. Sonra da velisine: Biz aile halk\u203an\u203an helak edildikleri yere bile tan\u203ak olmad\u203ak. Biz ger\u00e7ekten do\u20acru s\u00f6yleyenlerdeniz diyelim.<\/em>\u201d (en-Neml, 27\/48-49)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih bir hadistir. Bunu Ahmed, <em>M\u00fcsned,<\/em> IV, 145\u2019de rivayet etmi\ufb02tir. Devam\u203a da \ufb02\u00f6yledir: Sonra y\u00fcce Allah\u2019\u203an: \u201c<em>Onlar kendilerine hat\u203arlat\u203alan \ufb02eyi unutunca, biz de \u00fczerlerine her\ufb02eyin kap\u203alar\u203an\u203a a\u00e7t\u203ak. Nihayet kendilerine verilenlere sevinince, ans\u203az\u203an onlar\u203a tutup, yakalay\u203averdik ve \u00fcmitsiz kal\u203averdiler.<\/em>\u201d (el-En\u2019am, 6\/44)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 el-Irak\u00ee, <em>Tahricu\u2019l-\u2039hya<\/em>, IV, 132\u2019de senedinin hasen oldu\u20acunu belirtirken el-Elban\u00ee, <em>es-Silsiletu\u2019s-Sahiha<\/em>, 413\u2019de sahih oldu\u20acunu belirtmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Bu anlamdaki a\u00e7\u203aklamalar\u203a \u2039bn Kesir, <em>Tefsir,<\/em> II, 37\u2019de herhangi bir kaynak zikretmeksizin s\u00f6zkonusu etmektedir. \u2039bn Cerir de bunu es-S\u00fcdd\u00ee\u2019ye varan senediyle (VI, 454 Ahmed Muhammed \ufb01akir ne\ufb02ri)\u2019de zikretmi\ufb02. \u2039bnu\u2019l-Cevz\u00ee, <em>Z\u00e2du\u2019l-Mes\u00eer<\/em>, I, 395\u2019de \u2039bn Abbas\u2019a nisbet etmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bk. \u2039bn Kesir, <em>Tefsir<\/em>, VI, 207.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Bu hadis daha \u00f6nceden irade ve me\ufb02\u00eeet s\u203afatlar\u203a ile ilgili a\u00e7\u203aklamalarda bulunurken ge\u00e7mi\ufb02 idi. Hadise dair dipnota bak\u203alabilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih bir hadis olup, \u2039fk hadisesi ile ilgili hadisin bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcd\u00fcr. Bunu da <em>Buhar\u00ee<\/em>, \ufb01eh\u00e2d\u00e2t, ta\u2019dilu\u2019n-nisai baduh\u00fcnne ba\u2019dan, (<em>Fethu\u2019l-Kadir,<\/em> V, 269) Cihad, Hamlu\u2019r-Raculi \u2039mraatehu fi\u2019l-\u2044azvi ile Me\u20acaz\u00ee, Tefsir, Eyman venzur, \u2039\u2019tisam ve Tevhid b\u00f6l\u00fcmlerinde <em>M\u00fcslim<\/em>\u2019de, Tevbe, Hadisu\u2019l-\u2039fk\u2019de (Nevev\u00ee, XVII, 108) rivayet etti\u20aci gibi <em>Tirmiz\u00ee<\/em> ile <em>Nesa\u00ee<\/em> de rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Sahih bir hadistir. Bu n\u00fczul sebebini <em>Buhar\u00ee<\/em>, Tefsir, Suretu\u2019l-M\u00fcnafikun\u2019da (<em>Fethu\u2019l-Bari<\/em>, VIII, 264); <em>M\u00fcslim<\/em>, S\u203afatu\u2019l-M\u00fcnafik\u203an\u2019de (<em>Nevev\u00ee<\/em>, XVII, 125) <em>Tirmiz\u00ee<\/em>, Tefsir, Suretu\u2019l-Munafikun\u2019da rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Sahih bir hadistir. <em>M\u00fcslim<\/em>, \u2039man, Edna ehli\u2019l-cenneti menzileten f\u00eeha, (<em>Nevev\u00ee,<\/em> III, 65) Yak\u203an laf\u203azlar ile \u2039bn Ebi As\u203am da <em>es-S\u00fcnne<\/em>, 828\u2019de rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih bir hadistir. <em>Buhar\u00ee<\/em>, Gusl, meni\u20actesele uryanen vahdehu, (<em>Fethu\u2019l-Bar\u00ee<\/em>, I, 387) Enbiy\u00e2 ve Tevhid bahislerinde de rivayet etmi\ufb02tir. <em>Nesa\u00ee<\/em>, Gusl, babu\u2019l-istitari inde\u2019l-i\u20actisal; Ahmed, <em>M\u00fcsned\u2019<\/em>de rivayet etmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Sahihtir. M\u00fcslim, Selam, \u2039stihbabu vad\u2019\u00ee yedihi ala mevdi\u203al elemi mea\u2019d-duai (<em>Nevev\u00ee<\/em>, XIV, 439) <em>Ebu Davud<\/em>, T\u203abda, <em>Tirmiz\u00ee<\/em>, T\u203abda,<em> Muvatta<\/em> da el-Ayn\u2019da rivayet etmi\ufb02lerdir. Bu rivayet<em> M\u00fcslim<\/em>\u2019de \u201cizzet\u201d zikredilmeksizin yer almakta ise de ba\ufb02kalar\u203a izzeti de zikretmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bk. \u2039bn Teymiyye, <em>Mecm\u00fbu\u2019l-Fet\u00e2v\u00e2<\/em>, III, 4. \u2039bn Abbas\u2019tan gelen bu rivayeti \u2039bn Cerir \u00e2yetin tefsirinde senedi ile Ali b. Ebi Talha\u2019dan, o \u2039bn Abbas\u2019tan diye rivayet etmi\ufb02tir. Ali b. Ebi Talha\u2019n\u203an \u2039bn Abbas yoluyla yapt\u203a\u20ac\u203a rivayete dair a\u00e7\u203aklamalar daha \u00f6nceden (ihlas suresinin tefsiri yap\u203al\u203arken) aktar\u203alm\u203a\ufb02 bulunmaktad\u203ar. Ayr\u203aca bk. \u2039bn Kesir, <em>Tefsir<\/em>, V, 245.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0\ufb01erhimizin ba\ufb02 taraflar\u203anda ge\u00e7mi\ufb02 bulunmaktad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0\ufb01eyh Salih el-Fevz\u00e2n, <em>el-Vas\u203atiyye<\/em> \ufb02erhinde (s. 72) \ufb02unlar\u203a s\u00f6ylemektedir: \u201cTeb\u00e2reke (ne y\u00fccedir, ne m\u00fcbarektir) lafz\u203a \u201cbereket\u201dden al\u203anm\u203a\ufb02 mazi bir fiildir. Bereket ise sabit ve s\u00fcrekli bir art\u203a\ufb02 ve \u00e7o\u20acal\u203a\ufb02 demektir. Bu laf\u203az ancak y\u00fcce Allah hakk\u203anda ve ancak mazi lafz\u203a ile kullan\u203al\u203ar.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0I, 38.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0\ufb01erh ile birlikte bas\u203alm\u203a\ufb02 olan n\u00fcshada b\u00f6yledir. Ancak el yazmas\u203a n\u00fcsha ile Fet\u00e2v\u00e2\u2019daki ifade \ufb02\u00f6yledir: \u201cYine y\u00fcce Allah \ufb02\u00f6yle buyurmaktad\u203ar: \u201c<em>Rahman <\/em>(olan Allah) <em>ar\ufb02a istiva etti.<\/em>\u201d; \u201c<em>Sonra ar\ufb02a istiva etti <\/em>\u201d buyru\u20acu alt\u203a yerde ge\u00e7mektedir&#8230;\u201d Bu daha do\u20acrudur, \u00e7\u00fcnk\u00fc ikinci \u00e2yet-i ker\u00eeme Kur\u2019\u00e2n-\u203a Ker\u00eem\u2019de sadece alt\u203a yerde ge\u00e7mektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Yedi \u00e2yetin tamam\u203a el yazma n\u00fcshada yer almamaktad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Bk. el-Herr\u00e2as\u2019\u203an \ufb02erhi, I, 215; Ahmed b. \u2039sa\u2019n\u203an \ufb02erhi, I, 440.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Daha \u00f6nce Tefvid\u2019in anlam\u203a ba\ufb02l\u203a\u20ac\u203a alt\u203anda ge\u00e7mi\ufb02 idi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4\u00a0Ad\u203a Muhammed Zahid b. el-Hasen b. Ali el-Kevser\u00ee\u2019dir. Aslen \u00e7erkezli hanefi mezhebine mensubtur. Cehmiyye itikad\u203an\u203a savunur. 1296 h. y\u203al\u203anda do\u20acmu\ufb02. 1371 h. y\u203al\u203anda vefat etmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih bir hadis olup, ileride \u201cyukar\u203ada ve \u00fcstte olu\ufb02\u201d ba\ufb02l\u203a\u20ac\u203anda kaynaklar\u203a g\u00f6sterilecektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Ebu Rez\u00een el-Ukayl\u00ee (r.a)\u2019\u203an rivayet etti\u20aci hadise i\ufb02aret etmektedir. Dedi ki: Ey Allah\u2019\u203an Ras\u00fbl\u00fc! Rabbimiz bu mahlukat\u203an\u203a yaratmadan \u00f6nce nerede idi, diye sordum. O: \u201cTek ba\ufb02\u203ana ba\ufb02ka hi\u00e7bir varl\u203ak bulunmaks\u203az\u203an o vard\u203a. Alt\u203a hava, \u00fcst\u00fc hava (bo\ufb02luk) idi. Ar\ufb02\u203an\u203a da su \u00fczerinde yaratt\u203a.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Bu hadisi <em>Tirmiz\u00ee,<\/em> Tefsir, ve min sureti Hud, (<em>Tuhfetu\u2019l-Ahvezi<\/em>, VIII, 528)\u2019de rivayet etmi\ufb02, hasen oldu\u20acunu belirtmi\ufb02tir. <em>\u2039bn Mace<\/em>\u2019de, Mukaddime, fi m\u00e2 enkerat el-Cehmiyye\u2019de; Ahmed,<em> M\u00fcsned,<\/em> IV, 11\u2019de rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 el-Arnavut der ki: Hadisin senedinde Vek\u00ee\u2019 b. Udus -yahut Hudus- ad\u203andaki ravi vard\u203ar. \u2039bn Habban d\u203a\ufb02\u203anda buna sika diyen olmam\u203a\ufb02t\u203ar. Geri kalan ravileri ise sika (g\u00fcvenilir) ravilerdir. Bununla birlikte Tirmiz\u00ee ve ba\ufb02kalar\u203a bu hadisin hasen oldu\u20acunu belirtmi\ufb02lerdir.\u201d Bk. Camiu\u2019l-Usul, 1989; el-Elban\u00ee ise es-S\u00fcnne\u2019nin tahricinde (No: 216) zay\u203af oldu\u20acunu belirtmi\ufb02tir. Hadiste ge\u00e7en \u201cel-ama\u201d lafz\u203an\u203an onunla beraber hi\u00e7bir varl\u203ak yoktur \ufb02eklindeki a\u00e7\u203aklamay\u203a da Yezid b. Harun yapm\u203a\ufb02t\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bununla \ufb02u hadise i\ufb02aret etmektedir: \u201cNefsim elinde olana yemin olsun ki Meryem o\u20aclu (\u2039sa)n\u203an aran\u203azda adaletli bir hakem (hakim ve y\u00f6netici) olarak inece\u20aci zaman pek yak\u203and\u203ar. O zaman ha\u00e7\u203a k\u203aracak, domuzu \u00f6ld\u00fcrecek ve cizyeyi kald\u203aracakt\u203ar. Mal o kadar artacak ki kimse onu (sadaka ve zekat olarak) kabul etmeyecektir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Bu hadisi <em>Buhar\u00ee<\/em>, Mezalim, kesru\u2019s-salib (<em>Fethu\u2019l-Bar\u00ee,<\/em> V, 121) Enbiya, nuzulu \u2039sa b. Meryem\u2019de; <em>M\u00fcslim,<\/em> \u2039man, Nuzulu \u2039sa b. Meryem&#8230; (<em>Nevev\u00ee<\/em>, II, 548)\u2019de ve <em>Ebu Davud <\/em>ile <em>Tirmiz\u00ee<\/em> rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Sahih bir hadis olup, <em>Buhar\u00ee<\/em>, Mevak\u00eetu\u2019s-salah, fadlu salati\u2019l-asr (<em>Fethu\u2019l-Bar\u00ee<\/em>, II, 33); Bedu\u2019l-Halk, Zikru\u2019l-Mel\u00e2ike ve Tevhid\u2019de; <em>M\u00fcslim,<\/em> Mes\u00e2cid, fadlu salata-subhi ve\u2019l-Asri&#8230;, Nevev\u00ee, V, 138; <em>Nesa\u00ee<\/em> ve Malik, <em>Muvatta<\/em>\u2019da hadisin ba\ufb02 taraf\u203a da \ufb02u \ufb02ekildedir: \u201cMelekler biri di\u20acerinin arkas\u203anda aran\u203azda bulunurlar&#8230;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0\ufb01eyh \u2039smail el-Ensar\u00ee, burada \ufb02u notu d\u00fc\ufb02mektedir: \u201c\ufb01\u00e2yet m\u00fcellif burada \u201cak\u203al sahibi varl\u203ak\u201d yerine \u201c\u00e2lim\u201d lafz\u203an\u203a kullanm\u203a\ufb02 olsayd\u203a, isabetli olurdu.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 Sahih bir hadistir. Buh\u00e2r\u00ee, Fed\u00e2lu Ash\u00e2bi\u2019n-Nebiy, Men\u00e2k\u203abu\u2019l-Mh\u00e2cirin\u2019de (Fethu\u2019l-B\u00e2r\u00ee, VII, 8), Hicretin-Nebiy ile\u2019l-Medine, ve Tefsr\u00fb S^reti Ber\u00e2e (Tevbe) de; M\u00fcslim, Fed\u00e2lu\u2019s-Sah\u00e2be, Fadlu Eb\u00ee Bekr (Nevev\u00ee, XV, 158); Tirmiz\u00ee, Tefsir, bab ve min s\u00fbreti\u2019t-Tevbe yak\u203an laf\u203azlarla.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 Kaynaklar\u203a daha \u00f6nce \u201c\u2039man\u203an Alt\u203a Esas\u203a\u201d ba\ufb02l\u203a\u203anda \u00f6sterilmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0El yazmas\u203a n\u00fcshada ayr\u203aca y\u00fcce Allah\u2019\u203an: \u201c<em>Onlara seslenece\u20aci o g\u00fcnde \ufb02\u00f6yle diyecektir: \u2039ddia etti\u20aciniz ortaklar\u203am hani nerede?<\/em>\u201d (el-Kasas, 28\/62 ve 74) buyruu da zikredilmektedir. Mecm\u00fbu\u2019l-Fetav\u00e2\u2019da da b\u00f6yledir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0<em>K\u00fcll\u00e2b\u00eeye<\/em>, Abdullah b. Said b. K\u00fcll\u00e2b\u2019\u203an izinden gidenlerdir. Bunlar\u203an iddialar\u203ana g\u00f6re y\u00fcce Allah\u2019\u203an s\u203afatlar\u203a ne kendisidir, ne de O\u2019ndan ba\ufb02kas\u203ad\u203ar. Derler ki: Y\u00fcce Allah\u2019\u203an isimleri ile s\u203afatlar\u203a ayn\u203a \ufb02eydir. Ayr\u203aca onlar zat\u00ee s\u203afatlar ile fiil\u00ee s\u203afatlar aras\u203anda da bir fark g\u00f6zetmezler. Bk. <em>es-S\u00e2v\u00e2iku\u2019l-M\u00fcrsele<\/em>, I, 231.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0<em>Kerr\u00e2miye<\/em>: Ebu Abdullah Muhammed b. Kerr\u00e2m es-Sicistan\u00ee\u2019nin izinden gidenlere denilir. 255 h. y\u203al\u203anda vefat etmi\ufb02tir. Bunlar hem M\u00fc\ufb02ebbihe, hem M\u00fccessime, hem de M\u00fcrcie\u2019dirler. Oniki f\u203arkaya ayr\u203alm\u203a\ufb02lard\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih bir hadistir. De\u20aci\ufb02ik laf\u203azlar\u203ayla Buhar\u00ee, Tevhid, Kelamu\u2019r-Rabbi azze ve cell, fi kavlihi te\u00e2l\u00e2: Vucuhun yevmeizin n\u00e2diratun (Fethu\u2019l-B\u00e2r\u00ee, XIII, 423)\u2019de Zek\u00e2t, Enbiy\u00e2, Edeb ve er-Rikak bahislerinde farkl\u203a laf\u203azlarla rivayet etti\u20aci gibi, M\u00fcslim, Zekat, el-Hassu ale\u2019s-sadaka&#8230; (Nevev\u00ee, VII, 106) ile Tirmiz\u00ee, S\u203afatu\u2019l-K\u203ayame\u2019de rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 Bununla: M\u00fbslim, \u2039man, \u2039sh\u00e2tu ru\u2019yeti\u2019l-m\u00fb\u2019minin fi\u2019l\u00e2hiseti rabbehum bab\u203a (Nevev\u00ee, II, 20) de; Tirmiz\u00ee, Z\u203afalu\u2019l-Cenne, m\u00e2 c\u00e2e f\u00ee ru\u2019yettir. Rabbi b\u00e2b\u203a (Tuhfe, VII, 267) de; \u2039bn M\u00e2ce, Muhaddime, F\u00eem\u00e2 Enkere\u2019l-Cehmiyye b\u00e2b\u203a, M\u00fcsned, IV, 332\u2019de riv\u00e2yet edilen hadise i\ufb02aret etmektedir. Bu hadiste Peygamber &#8211;<em>Sallallahu Aleyhi Vesellem-<\/em> \ufb02\u00f6yle buyurmaktad\u203ar: \u201c&#8230; derken (y\u00fcce Allah) hic\u00e2b\u203a a\u00e7ar. Rablerine bakmaktan daha \u00e7ok sevdikleri her\ufb02eyi onlara verilmi\ufb02 olmayacakt\u203ar. Sonra da: \u201c<em>\u2039hsanda bulunanlara daha g\u00fczeli ve daha fazlas\u203a var<\/em>\u201d (Yunus, 10\/26) buyru\u20acunu okudu.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih bir hadistir. Eb\u00fb D\u00e2v\u00fbd, S\u00fcnne, f\u00ee l\u00fbz\u00fbmi\u2019s-s\u00fcnne b\u00e2b\u203a (Avnu\u2019l-Ma\u2019b\u00fbd, XII, 355); Ahmed, M\u00fcsned, IV, 131 (S\u00e2\u00e2t\u00ee, I, 191); ayr\u203aca bk. Mi\ufb02k\u00e2tu\u2019l-Mes\u00e2b\u00eeh, 163; C\u00e2miu\u2019l-Usul, I, 281.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Ebu Hamid b. Muhammed b. Muhammed b. Muhammed b. Ahmed olup Tus\u2019ludur. \ufb01af\u00eei mezhebine mensubtur. Kelam alimi, mutasavv\u203af, fakih ve us\u00fbl alimidir. Kel\u00e2m ve tasavvuf ilminin derinliklerine dalm\u203a\ufb02 ve denildi\u20acine g\u00f6re vefat\u203andan \u00f6nce yanl\u203a\ufb02 kanaatlerinden d\u00f6nm\u00fc\ufb02t\u00fcr.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Tus \ufb02ehrinde 450 h. y\u203al\u203anda d\u00fcnyaya gelmi\ufb02tir. \u2039hy\u00e2-u Ulumi\u2019d-Din adl\u203a eseri en me\ufb02hur eserlerindendir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Muhammed b. D\u203ayau\u2019d-Din \u00d6mer b. el-Huseyn olup, Kurey\ufb02\u2019li Bekro\u20acullar\u203andand\u203ar. Taberistan\u2019l\u203ad\u203ar. 544 h. y\u203al\u203anda d\u00fcnyaya gelmi\ufb02tir. Us\u00fbl, kel\u00e2m ve tefsir alimidir. Pek \u00e7ok olan eserlerinde Kur\u2019\u00e2n ve s\u00fcnnet ile ba\u20acda\ufb02amayan bir\u00e7ok husus vard\u203ar. et-Tefsiru\u2019l-Kebir yahut Mefatihu\u2019l-Gayb eserlerinin en me\ufb02hurlar\u203andand\u203ar. Bu yanl\u203a\ufb02l\u203aklar\u203andan d\u00f6n\u00fcp tevbe ettikten sonra 606 h. y\u203al\u203anda vefat etmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Buhar\u00ee, Tevhid, Kavlullahi Teala: Yur\u00eedune en yubeddilu&#8230; (Fethu\u2019l-B\u00e2r\u00ee, XIII, 464); Tehecc\u00fcd, ed-Duau ve\u2019s-S\u00e2l\u00e2tu fi Ahiri\u2019l-Leyl (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, III, 29), De\u00e2vat, ed-Duau Nisfe\u2019l-Leyl; M\u00fcslim, Salatu\u2019l-Musafirin, et-Ter\u20acibu fi\u2019d-Dua (Nevev\u00ee, VI, 282)\u2019de rivayet ettikleri gibi Malik, Muvatta\u2019da, Tirmiz\u00ee ve Ebu Davud da rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0el-Uluvv li\u2019l-Aliyyi\u2019l-\u2044aff\u00e2r, s. 73 ve 79: Muhtasar\u203a, s. 110, 116. Oradaki ifade \ufb02\u00f6yledir: \u201cYarat\u203ac\u203a Rabbimizin n\u00fczul\u00fc ile ilgili hadisleri m\u00fctevatirdir.\u201d Bir ba\ufb02ka yerde de \ufb02\u00f6yle demektedir: Ben n\u00fczul ile ilgili hadisleri ayr\u203a bir c\u00fczde toplad\u203am. Bunlar kat\u2019\u00ee olarak s\u00f6yl\u00fcyorum ki, m\u00fctevatirdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Bk. Dek\u00e2iku\u2019t-Tefsir, (VI, 424)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 Bk. Dek\u00e2iku\u2019t-Tefsir, (VI, 424)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2 Buhar\u00ee, Deav\u00e2t, Babu\u2019t-Tevbe (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, XI, 102) M\u00fcslim, Tevbe, el-Haddu ale\u2019t-Tevbe, (Nevev\u00ee, XVII, 65); Tirmiz\u00ee, S\u203afatu\u2019l-K\u203ayame, el-Mu\u2019minu yera zenbehu ke\u2019l cebeli fevkahu bahsinde farkl\u203a laf\u203azlarla rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 Sahih bir hadistir. Buhar\u00ee, Cihad, el-K\u00e2firu yaktulu\u2019l-m\u00fcslime s\u00fcmme y\u00fcslimu (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, VI, 39); M\u00fcslim, \u2039mare, Beyanu\u2019r-raculeyni yaktulu ahaduhuma\u2019l-\u00e2har yedhulane\u2019l-cennete (Nevev\u00ee, 13\/39); Malik, Muvatta\u2019da, Nesa\u00ee, S\u00fcnen\u2019de zikretmi\ufb02lerdir. Hadisin tamam\u203a \ufb02\u00f6yledir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 \u201cBu Allah yolunda \u00e7arp\u203a\ufb02\u203ap, sonra \ufb02ehid olur. Y\u00fcce Allah katilin tevbesini kabul eder. M\u00fcsl\u00fcman olur, o da Allah yolunda \u00e7arp\u203a\ufb02\u203ar ve \ufb02ehid olur.\u201d\u00a0<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Zay\u203af bir hadistir. Ben bu hadisi bu lafz\u203ayla tesbit edemedim. Ancak \u201cg\u00fcler\u201d yahut \u201cRabbimiz g\u00fcler\u201d diye ve \u201chayr\u203a\u201d yerine \u201c\u20ac\u203ayeri: hallerin de\u20aci\ufb02mesi\u201d lafz\u203a ile tesbit edebildim.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Hadisi \u2039bn Mace, Mukaddime, fi ma enkerat el-Cehmiye\u2019de, Ahmed, M\u00fcsned, IV, 11; Taberan\u00ee, el-Kebir, XVIV, 208; el-\u00c2curr\u00ee, e\ufb02-\ufb01eria, s. 279; el-Beyhak\u00ee, el-Esma ve\u2019s-S\u203afat\u2019da; L\u00e2leka\u00ee, \ufb01erhu Usuli\u2019l-i\u2019tikad III, 426 da rivayet etmi\ufb02lerdir. Hepsi de Vek\u00ee b. Hudus -Udus\u2019de denilmi\ufb02tir-den o amcas\u203a Ebu Rezin\u2019den yoluyla rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 ez-Zeheb\u00ee, Vek\u00ee hakk\u203anda: Hadis rivayetiyle bilinmemektedir derken, Haf\u203az (\u2039bn Hacer): Makbuld\u00fcr demi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Hadis hakk\u203anda el-Elban\u00ee \u201cDa\u00eefu\u2019l-Cami\u2019\u201d, 3585\u2019de: Olduk\u00e7a zay\u203aft\u203ar demi\ufb02tir. Ayr\u203aca Bk. \u2039bn Ebi As\u203am, es-S\u00fcnne, I, 244.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Olduk\u00e7a zay\u203aft\u203ar. Hadisi Ahmed, M\u00fcsned, IV, 151; Ebu Ya\u2019l\u00e2, M\u00fcsned, III, 288; el-Kuda\u00ee, M\u00fcsnedi\u2019\ufb02-\ufb01ehab, I, 336; Taberan\u00ee, el-Kebir\u2019de hepsi de \u2039bn Lehi\u00e2\u2019dan, o Ebu A\ufb02\ufb02\u00e2ne\u2019den b\u00f6ylece rivayet etmi\ufb02lerdir. Sehav\u00ee, el-Mekas\u203ad, s. 123\u2019de hakk\u203anda \ufb02unlar\u203a s\u00f6ylemektedir: \u201cHocam\u203az -Haf\u203az \u2039bn Hacer\u2019i kastediyor- fetvalar\u203anda \u2039bn Leh\u00eea dolay\u203as\u203ayla zay\u203af oldu\u20acunu bildirmi\ufb02tir.\u201d el-Elban\u00ee\u2019de es-Silsiletu\u2019d-Daife, no: 1658\u2019de zay\u203af oldu\u20acunu belirtmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Ke\ufb02ke musann\u203af da, \ufb02arih de, Buhar\u00ee\u2019nin, Cihad, el-Usara fi\u2019s-Selasil (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, VI, 145)\u2019de Ebu Hureyre\u2019den merfu olarak rivayet ettikleri: \u201cAllah zincirlerle cennete girecek bir toplulu\u20acun haline hayret eder\u201d \ufb02eklindeki merfu rivayet ile yahut ta yine Buhar\u00ee\u2019nin (no: 4889)\u2019de Ebu Hureyre\u2019den merfu olarak rivayet etti\u20aci: \u201cAllah filan ki\ufb02i ile filan han\u203amdan dolay\u203a hayret etmi\ufb02tir.\u201d lafz\u203a ile yetinmi\ufb02 olsalard\u203a. Bu hadis ise M\u00fcslim\u2019de (2054): \u201cBu gece misafirinize yapt\u203a\u20ac\u203an\u203azdan dolay\u203a Allah hayret etmi\ufb02tir\u201d lafz\u203a iledir. Yahut ta y\u00fcce Allah hakk\u203anda hayret (aceb) s\u203afat\u203an\u203a s\u00f6zkonusu eden ba\ufb02ka di\u20acer sahih hadislerle yetinmi\ufb02 olsalard\u203a.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4\u00a0Bu k\u203araat H\u00e2kim, II, 430\u2019da sahih bir senet ile sabittir. Onun zikretti\u20aci rivayet yolu ile el-Beyhak\u00ee, el-Esma ve\u2019s-S\u203afat, II, 225\u2019te yer almaktad\u203ar. Hakim \ufb02\u00f6yle demektedir: Bu hadis Buhar\u00ee ve M\u00fcslim\u2019in \ufb02art\u203ana g\u00f6re sahih olmakla birlikte her ikisi de bunu rivayet etmemi\ufb02lerdir. ez-Zeheb\u00ee de bu hususta Hakim\u2019e muvafakat etmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bu hadisin kayna\u20ac\u203an\u203a tesbit edemedim.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Sahih bir hadistir. Buhar\u00ee, Tefsiru Suret-i Kaf, Babu kavlillahi\u2019t-Te\u00e2l\u00e2: \u201cve tekulu hel min mezid\u201d, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, VIII, 594), Eyman ve\u2019n-nuz\u00fbr ve Tevhid b\u00f6l\u00fcmlerinde; M\u00fcslim, Cennet, babu\u2019n-nari yedhuluhal cebbarun&#8230;, (Nevev\u00ee, XVII, 189); Tirmiz\u00ee, Tefsiru Suret-i Kaf\u2019da rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0\ufb01arih Buhar\u00ee ve M\u00fcslim\u2019in rivayet etti\u20aci \ufb02u hadise i\ufb02aret etmektedir: \u201cCehenneme&#8230; cehennemlikler at\u203al\u203ar durur.\u201d Bu hadisin kaynaklar\u203a az \u00f6nce g\u00f6sterilmi\ufb02ti. Hadisin geri kalan\u203a \ufb02u \ufb02ekildedir: \u201cAncak cennette y\u00fcce Allah oras\u203a i\u00e7in yeni yarat\u203aklar var edip onlar\u203a cennetin artan b\u00f6l\u00fcmlerinde yerle\ufb02tirinceye kadar cennette fazla yer kalmaya devam edecektir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Hadisin geri kalan b\u00f6l\u00fcm\u00fc \ufb02\u00f6yledir: \u201c&#8230; \u00c2dem Ey Rabbim diyecek, cehenneme gidecek kafile de ne oluyor? (Y\u00fcce Allah) buyuracak ki: Her bin ki\ufb02iden dokuzy\u00fcz doksandokuz ki\ufb02i i\ufb02te gebe olan\u203an karn\u203andakini d\u00fc\ufb02\u00fcrece\u20aci, k\u00fc\u00e7\u00fck \u00e7ocuklar\u203an sa\u00e7lar\u203an\u203an a\u20acaraca\u20ac\u203a zaman o zamand\u203ar. \u201cSen insanlar\u203a sarho\ufb02 g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn, halbuki onlar sarho\ufb02 de\u20acillerdir. Fakat Allah\u2019\u203an azab\u203a pek \ufb02iddetlidir.\u201d (el-Hac, 22\/2)\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Bu insanlara \u00e7ok a\u20ac\u203ar geldi. \u00d6yle ki y\u00fczleri de\u20aci\ufb02ti, ey Allah\u2019\u203an Ras\u00fbl\u00fc dediler. Hangimiz o tek ki\ufb02i olacak ki? Bunun \u00fczerine Ras\u00fblullah (s.a) \ufb02\u00f6yle buyurdu: \u201cYe\u2019cuc ile Me\u2019cuc\u2019dan dokuzy\u00fcz doksandokuz ki\ufb02i ve sizden bir ki\ufb02i\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Hadisin ba\ufb02ka rivayetleri de vard\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Buhar\u00ee, Enbiya, K\u203assatu Ye\u2019cuc ve Me\u2019cuc, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, VI, 382), Rikak, Tevhid bahislerinde; M\u00fcslim, \u2039man, Babu kavlihi: yekulullahu li \u00c2deme&#8230; (Nevev\u00ee, III, 97)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Sahih bir hadistir. Daha \u00f6nce \u201cAllah\u2019\u203an kel\u00e2m\u203a\u201d bahsinde ge\u00e7mi\ufb02 ve kaynaklar\u203a orada g\u00f6sterilmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bu hadis zay\u203af ya da olduk\u00e7a zay\u203aft\u203ar. Bunu Ebu Davud, T\u203ab, keyfe er-ruka, (Avnu\u2019l-Ma\u2019b\u00fbd, X, 385)\u2019de Ebu\u2019d-Derd\u00e2 yoluyla rivayet etmi\ufb02tir. Hadiste Ziyade b. Muhammed el-Ensar\u00ee vard\u203ar. Buhar\u00ee ile Nesa\u00ee onun hakk\u203anda: \u201cRivayet etti\u20aci hadisler m\u00fcnkerdir\u201d demi\ufb02lerdir. Bk. el-M\u00eez\u00e2n, II,98.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Zeheb\u00ee onun hakk\u203anda \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201cEy semada olan Rabbimiz Allah\u201d \ufb02eklindeki rukye hadisini tek ba\ufb02\u203ana rivayet etmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Bu hadisi Hakim de bu yolla rivayet etmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Bk: Da\u00eefu\u2019l-Cam\u00ee\u2019, 5422; Bu eserde el-Elban\u00ee \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201cOlduk\u00e7a zay\u203aft\u203ar\u201d; Mi\ufb02k\u00e2tu\u2019l-Mesabih, 1555, Camiu\u2019l-Us\u00fbl, 5717.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Ahmed, M\u00fcsned, VI, 21\u2019de, Fed\u00e2le b. Ubeyd el-Ensar\u00ee yoluyla rivayet etmi\ufb02tir. Senedinde Ebu Bekr b. Ebi Meryem el-Gassan\u00ee vard\u203ar ki zay\u203af bir ravidir. Bk. Zadu\u2019l-Me\u00e2d, IV, 175. Bu hadis \u2039bn Adiyy, el-K\u00e2mil, III, 54\u2019de Fedale, o Ebu\u2019d-Derda\u2019dan b\u00f6ylece yer almaktad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Hadisi \u2039bnu\u2019l-Kayseran\u00ee, Ma\u2019rifetu\u2019t-Tezkira fi\u2019l-Ahadisi\u2019l-Mevdua, 202\u2019de zikretmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Yazma n\u00fcshada bu ifade yok.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Yazma n\u00fcshada yok.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4\u00a0Yazma n\u00fcshada yok.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>5\u00a0Sahih bir hadistir. Buhar\u00ee, Me\u20acaz\u00ee, Ba\u2019su Aliyyin ve Halidin ile\u2019l-Yemen (Fethu\u2019l-Bar\u00ee VIII, 67); M\u00fcslim, Zekat, Zikru\u2019l-Havarici ve S\u203afatihi, (Nevev\u00ee, VII, 168) de rivayet edilmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>6\u00a0Yazma n\u00fcshada: \u201cSahih bir hadistir\u201d ifadesi yerinde: \u201cBunu Buhar\u00ee ve ba\ufb02kalar\u203a rivayet etmi\ufb02tir\u201d denilmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>7\u00a0El yazmas\u203a n\u00fcshada \u201csu\u201d yerine \u201cbu\u201d anlam\u203andaki laf\u203az kullan\u203alm\u203a\ufb02t\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>8 Hadis mevkuf olarak sahihtir. Bu laf\u203azla merfu olarak tesbit edemedim. \u2039bn Mes\u2019ud\u2019a mevkuf bir rivayet olarak tesbit edebildim. \ufb01u laf\u203azla merfu h\u00fckm\u00fcndedir:\u00a0 \u201cAr\ufb02 suyun \u00fczerindedir. Allah ar\ufb02\u203an \u00fczerindedir. Amellerinizden hi\u00e7bir \ufb02ey O\u2019na gizli kalmaz.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 ez-Zeheb\u00ee, el-Uluvv\u2019de: \u201c\u2039snad\u203a sahihtir\u201d demi\ufb02tir. el-Elban\u00eede onunla ayn\u203a kanaati payla\ufb02m\u203a\ufb02t\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Bk. Muhtasaru\u2019l-Uluvv, s. 103; \u2039bn Huzeyme, et-Tevhid, I, 243; ed-Darim\u00ee, er-Reddu ale\u2019l-Cehmiyye, Tahkik: Bedr el-Bedr s. 46.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Ebu Davud\u2019un, S\u00fcnen\u2019inde, (Avnu\u2019l-Ma\u2019bud, XIII, 14\u2019de) \ufb02u laf\u203az ile yer almaktad\u203ar: \u201cMuhakkak Allah ar\ufb02\u203an\u203an \u00fczerindedir. Ar\ufb02\u203a da semavat\u203an\u203an \u00fczerindedir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>9\u00a0\u201cBunu Ebu Davud, Tirmizi ve ba\ufb02kalar\u203a rivayet etmi\ufb02tir\u201d denilmekte ve orada: \u201cHasen bir hadistir\u201d ifadesi bulunmamaktad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>10\u00a0Sahih bir hadistir. M\u00fcslim, Mesacid, Tahrimu\u2019l-Kelam\u00ee fi\u2019s-Salah, (Nevev\u00ee, V, 25); ayr\u203aca Malik, Ebu Davud ve Nesa\u00ee de rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>11\u00a0\u2039fadeler aras\u203anda yerle\ufb02tirilmesi gereken bir fazlal\u203akt\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bu da zikredilen \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc hadistir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Bas\u203al\u203a n\u00fcshada \u201cikinci\u201d diye ge\u00e7mekte ise de do\u20acrusu bizim kaydetti\u20acimizdir. Bas\u203al\u203a n\u00fcshada d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc hadisin a\u00e7\u203aklamas\u203a \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc hadisten \u00f6nce yer alm\u203a\ufb02t\u203ar. Biz ise metinde ge\u00e7ti\u20aci s\u203araya uygun olarak burada kaydetmeyi uygun g\u00f6rd\u00fck.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Zay\u203af bir hadistir. el-Heysem\u00ee, Mecmau\u2019z-Zev\u00e2id, I, 60\u2019da \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201cBunu Taberan\u00ee, el-Evsat ve el-Kebir\u2019de rivayet etmi\ufb02tir ve \ufb02\u00f6yle demi\ufb02tir: Bu hadisi sadece Osman b. Kesir rivayet etmi\ufb02tir. Ben derim ki: \u201cBu \ufb02ah\u203astan sika (g\u00fcvenilir) olmakla ya da cerh etmek suretiyle s\u00f6zeden kimseyi g\u00f6rmedim.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Bu hadis Beyhak\u00ee, Esma ve\u2019s-S\u203afat, s. 541\u2019de yine Osman b. Kesir\u2019in rivayeti ile yer almaktad\u203ar. Fakat bu Taberan\u00ee, M\u00fcsned\u00fc\u2019\ufb02-\ufb01amiyy\u00een, I, 305\u2019den, Osman b. Said b. Kesir\u2019in rivayeti ile zikredilmektedir ki (\u2039bn Hacer) et-Takrib\u2019de onun hakk\u203anda: \u201cSika (g\u00fcvenilir) \u00e2bid bir ravidir\u201d demi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Yine bu hadisin senedinde Osman\u2019dan hadisi rivayet eden Nuaym b. Hammadda vard\u203ar. Bk. el-Hilye, VI, 124; ez-Zeheb\u00ee, el-Mizan\u2019da onun hakk\u203anda \ufb02\u00f6yle demektedir: Hadisinde nisbeten bir gev\ufb02eklik bulunmakla birlikte ileri gelen \u00f6nderlerdendir.\u201d Haf\u203az \u2039bn Hacer de et-Takrib\u2019de: \u201c\u00c7ok\u00e7a hata eden, do\u20acru s\u00f6zl\u00fc birisidir\u201d demi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 el-Elban\u00ee, Da\u00eefu\u2019l-Cam\u00ee, 1002\u2019de hadisin zay\u203af oldu\u20acunu belirtmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih bir hadistir. Farkl\u203a laf\u203azlarla: Buhar\u00ee, Sal\u00e2t, Hakku\u2019l-Buzaki bi\u2019l-yedi, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, I,507); S\u203afetu\u2019s-Sal\u00e2 ve Edeb b\u00f6l\u00fcmlerinde; M\u00fcslim, Mesacid, Babu\u2019n-nehyi ani\u2019l-m\u00fcsaki fi\u2019l-mescid\u2019de (Nevev\u00ee, V, 41\u2019de); Malik, Muvatta\u2019da, Ebu Davud ve Nesa\u00ee de rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Bu fazlal\u203ak ne yazma n\u00fcshada, ne de fetvalarda vard\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Bu da ayn\u203a \ufb02ekildedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4\u00a0Bu hadisin kaynaklar\u203a daha \u00f6nceden y\u00fcce Allah\u2019\u203an evvel, ahir, zahir ve bat\u203an oldu\u20acuna dair ifadeler a\u00e7\u203aklan\u203arken ge\u00e7mi\ufb02 idi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>5\u00a0Yazma n\u00fcshada \u201cbunu &#8230; rivayet etti\u201d \ufb02eklinde oldu\u20acu gibi fetvalarda da b\u00f6yledir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>6\u00a0Yazma n\u00fcshada: \u201cOnun ashab\u203a\u201d \ufb02eklindedir. Fetvalar\u2019da da b\u00f6yledir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>7\u00a0M\u00fcslim\u2019in rivayetinde oldu\u20acu gibi yazmada da bu ifade yoktur. Bas\u203al\u203a n\u00fcshada ise yer alan Buhar\u00ee\u2019deki rivayettir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>8\u00a0Hadisin kaynaklar\u203a daha \u00f6nceden y\u00fcce Allah\u2019\u203an sem\u00ee\u2019, basar ve ru\u2019yet s\u203afatlar\u203a a\u00e7\u203aklan\u203arken g\u00f6sterilmi\ufb02ti.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Mecmuu\u2019l-Fetava, V, 107.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 Sahih bir hadistir. Buhar\u00ee, Mev\u00e2k\u00eetu\u2019s-Sala, Fadlu Salati\u2019l-Asr (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, II, 33; Tefsir, Suretu Kaf, ve Tevhid\u2019de; M\u00fcslim, Mes\u00e2cid, Fadlu Salateyi\u2019s-Subhi ve\u2019l-Asri (Nevev\u00ee, V, 138) Ayr\u203aca Ebu Davud ve Tirmiz\u00ee de rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2 Sahih bir hadistir. Daha \u00f6nce y\u00fcce Allah\u2019\u203an \u201culuvv s\u203afat\u203a ve O\u2019nun sem\u00e2da olu\ufb02u\u201d ba\ufb02l\u203a\u20ac\u203a alt\u203anda ge\u00e7mi\ufb02 olan bu hadisin kaynaklar\u203a da orada g\u00f6sterilmi\ufb02ti.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 \ufb01arih burada Buhar\u00ee, Tefsir, Kavluh\u00fb Te\u00e2l\u00e2: \u201cve kez\u00e2like cealnakum \u00fcmmeten vasata\u201d, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, VIII, 171) Enbiya ve \u2039\u2019tisam bahislerinde; Tirmiz\u00ee, Tefsir, ve min sureti\u2019l-Bakara\u2019da (Tuhfetu\u2019l-Ahvez\u00ee, VIII, 297) rivayet etti\u20aci Ebu Said el-Hudr\u00ee yoluyla gelen \ufb02u hadise i\ufb02aret etmektedir: Peygamber (s.a) buyurdu ki:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 K\u203ayamet g\u00fcn\u00fcnde Nuh \u00e7a\u20ac\u203ar\u203alacak, o: Buyur Rabbim, emrine haz\u203ar\u203am diyecek. Y\u00fcce Allah ona: Tebli\u20ac ettin mi? diye soracak. O da: Evet, diyecek. Bu sefer onun \u00fcmmetine: Size tebli\u20ac etti mi? diye sorulacak, onlar: Bize uyar\u203ac\u203a diye bir \ufb02ey gelmedi, diyecekler. Bu sefer y\u00fcce Allah ona: Senin lehine kim \ufb02ahitlik eder diye soracak, o da: Muhammed ve onun \u00fcmmeti, diyecek. Onun tebli\u20ac etti\u20acine \ufb02ahidlik edecekler. Ras\u00fbl de size kar\ufb02\u203a \ufb02ahid olacak. \u2039\ufb02te \ufb02an\u203a y\u00fcce Allah\u2019\u203an: \u201cB\u00f6ylece sizi vasat bir \u00fcmmet k\u203ald\u203ak. \u2039nsanlara kar\ufb02\u203a \ufb02ahidler olas\u203an\u203az, ras\u00fbl de size kar\ufb02\u203a \ufb02ahid olsun diye buyru\u20acu bunu anlatmaktad\u203ar.\u201d Vasat ise: adaleti demektir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Haf\u203az \u2039bn Hacer Fethu\u2019l-Bar\u00ee, VIII, 172\u2019de \ufb02\u00f6yle demektedir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 \u201cVasat\u203a adaletli diye a\u00e7\u203aklamas\u203a ayn\u203a rivayette peygambere merfu olarak gelmi\ufb02 bir a\u00e7\u203aklamad\u203ar. Bu ifade baz\u203a \ufb02arih\u2019lerin yan\u203ald\u203aklar\u203a gibi ravilerden birisi taraf\u203andan araya dercedilmi\ufb02 bir a\u00e7\u203aklama de\u20acildir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0<em>Cehmiye:<\/em> Emevi\u2019lerin sonlar\u203ana do\u20acru yay\u203alm\u203a\ufb02 bir f\u203arkad\u203ar. Tirmiz\u2019li el-Cehm b. Safvan\u2019a nisbet edilirler. \u2039sim ve s\u203afatlar\u203a kabul etmezler. Ayn\u203a zamanda onlar M\u00fcrcie ve Cebriye\u2019nin de a\ufb02\u203ar\u203a kolunu temsil ederler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0<em>M\u00fc\ufb02ebbihe:<\/em> M\u00fccessime diye de adland\u203ar\u203al\u203arlar. Bunlar ise isim ve s\u203afatlar\u203a kabul etmek hususunda Cehmiye\u2019nin tam z\u203att\u203ad\u203arlar. Allah\u2019\u203an yarat\u203alm\u203a\ufb02lar\u203an eli gibi bir eli vard\u203ar, (\u2039\ufb02itmeleri gibi i\ufb02itmesi, g\u00f6rmeleri gibi g\u00f6rmesi vard\u203ar) demi\ufb02lerdir. Y\u00fcce Allah zalimlerin s\u00f6ylediklerinden alabildi\u20acine y\u00fccedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0\ufb01arih bu ifadeleriyle bunlar hakk\u203anda; Biz \u2039sim ve s\u203afatlar hususunda Cehmiye\u2019dirler, deriz demek istemektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 <em>Cebriye:<\/em> Bunlar Cehmiye ile onlar\u203an kanaatlerini kabul edip \ufb02\u00f6yle diyen kimselerdir: Kullar\u203an ne iradeleri vard\u203ar, ne de itaatleri i\ufb02leme kudretleri, ne de yasak k\u203al\u203anm\u203a\ufb02 \ufb02eyleri terkedebilme g\u00fc\u00e7leri. Onlar b\u00fct\u00fcn bunlar\u203a yapmaya mecburdurlar. Cebriye, Kaderiye\u2019nin tam z\u203att\u203ad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0<em>Kaderiye:<\/em> Bunlar da Mutezile ve onlar\u203an kanaatlerini kabul edip, \ufb02\u00f6yle diyenlerdir: \ufb01\u00fcphesiz \ufb02an\u203a y\u00fcce Allah kullara kendisine itaat etmelerini emretmi\ufb02, isyan etmelerini yasaklam\u203a\ufb02t\u203ar. \u2039taat ve masiyet ortaya \u00e7\u203akmad\u203ak\u00e7a O, kimin kendisine itaat edece\u20acini, kimin de kendisine isyan edece\u20acini bilmez. Kaderiye, Cebriye\u2019nin z\u203att\u203ad\u203ar. Yine daha \u00f6nce Kaderiye ile ilgili malumat verilmi\ufb02 bulunmaktad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Yazma n\u00fcshada da, Fetvalarda da bu ifade yoktur. Olmamas\u203a daha uygundur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4\u00a0Muhammed b. Abdu\u2019l-Aziz, el-Vas\u203atiyye\u2019ye Talik, s. 14 Riyad, Sa\u2019d er-R\u00e2\ufb02id bask\u203as\u203a.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0<em>M\u00fcrcie:<\/em> \u2039man kalb ile tasdik, dil ile s\u00f6ylemektir. Ameller ise imandan de\u20acildir, diyen kimselerdir. M\u00fcrcie\u2019ye mensub Kerr\u00e2miye ise \ufb02\u00f6yle derler: \u2039man sadece dil ile s\u00f6ylemektir. Bunlar\u203an a\ufb02\u203ar\u203alar\u203a (\u20acul\u00e2t) ise \ufb02\u00f6yle derler: O sadece kalb ile tasdiktir. \ufb01ehadet kelimelerini dili ile s\u00f6ylemese dahi. Bunlara g\u00f6re nas\u203al ki k\u00fcf\u00fcr ile birlikte bir itaat\u203an faydas\u203a olmuyorsa, iman ile birlikte g\u00fcnah\u203an da bir zarar\u203a yoktur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0<em>Va\u00eediye:<\/em> Bunlar Kaderiye\u2019ye mensub olup Allah\u2019\u203an tehdidinin mutlaka yerine getirilece\u20acini kabul ederler. B\u00fcy\u00fck g\u00fcnah i\ufb02leyen bir kimse tevbe etmeksizin \u00f6lecek olursa, ebedi olarak cehennemde kal\u203ar. Yine derler ki: Allah isyank\u00e2r kullar\u203an\u203a cehennem ve azab ile tehdit etmi\ufb02tir. O ise verdi\u20aci s\u00f6z\u00fcnden caymaz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Fazlal\u203ak yazma n\u00fcshadan.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Yazma n\u00fcshada yok.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0<em>Harur\u00eeler<\/em>: Bunlar Ali (r.a)\u2019a kendisi ile Muaviye (r.a) aras\u203andaki hakem tayin etme olay\u203an\u203a kabul etmesi \u00fczerine kar\ufb02\u203a \u00e7\u203akm\u203a\ufb02 kimselerdir. Ondan ayr\u203al\u203ap, Harura diye bilinen K\u00fbfe\u2019ye iki millik mesafedeki bir yerde toplan\u203ap biraraya geldiler. Buraya nisbet edilerek adland\u203ar\u203alm\u203a\ufb02 oldular.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Daha \u00f6nce onlar\u203an g\u00f6r\u00fc\ufb02lerine dair a\u00e7\u203aklamalar zikredilmi\ufb02 idi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4\u00a0Bunlara dair a\u00e7\u203aklamalar da \u00f6nceden ge\u00e7mi\ufb02 bulunmaktad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0<em>Raf\u203az\u00eeler:<\/em> Bunlar Zeyd b. Ali b. el-Huseyn, Ebu Bekir ve \u00d6mer\u2019i veli ve dost bildi\u20acini ortaya koyunca, onu rafdettiler (reddettiler) ve daha \u00f6nce dedesini yard\u203ams\u203az ve desteksiz b\u203arakt\u203aklar\u203a gibi K\u00fbfe\u2019de iken onu da yard\u203am ve destekten mahrum b\u203arakt\u203alar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Hariciler\u2019e dair bilgi daha \u00f6nceden verilmi\ufb02 bulunmaktad\u203ar. Harur\u00eeler ile ayn\u203ad\u203arlar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Yazma n\u00fcshadan.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Haf\u203az \u2039bn Hacer\u2019in, Fethu\u2019l-Bar\u00ee, XII, 270\u2019de hasen kabul etti\u20aci bir senedde bu haber varid olmu\ufb02tur. Hz. Ali\u2019nin onlar\u203a yakt\u203a\u20ac\u203ana dair haber de Sahih-i Buhar\u00ee\u2019de \u2039krime\u2019den gelen rivayetle sabittir. \ufb01\u00f6yle demektedir: \u201cAli (r.a)\u2019a baz\u203a z\u203and\u203aklar getirildi. O da onlar\u203a yakt\u203a.\u201d Bu husus \u2039bn Abbas\u2019a ula\ufb02\u203anca \ufb02\u00f6yle dedi: Ben olsayd\u203am, onlar\u203a yakmazd\u203am. \u00c7\u00fcnk\u00fc Ras\u00fblullah <em>-Sallallahu Aleyhi Vesellem<\/em>-: \u201cAllah\u2019\u203an azab\u203a ile azabland\u203armay\u203an\u203az\u201d demi\ufb02tir. Ancak onlar\u203a \u00f6ld\u00fcr\u00fcrd\u00fcm. \u00c7\u00fcnk\u00fc Ras\u00fblullah <em>-Sallallahu Aleyhi Vesellem<\/em>: \u201cDinini de\u20aci\ufb02tireni \u00f6ld\u00fcr\u00fcn\u00fcz\u201d diye buyurmu\ufb02tur.\u201d (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, XII, 267) \u2039stitabetu\u2019l-M\u00fcrteddin, H\u00fckm\u00fc\u2019l-M\u00fcrteddi ve\u2019l-M\u00fcrteddeti ve\u2019stit\u00e2betuhum.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Bu hususu rivayet edenler aras\u203anda Ebu Davud, Tirmiz\u00ee, Nesa\u00ee ve ba\ufb02kalar\u203a da vard\u203ar. Bu hususta \u00f6nemli bilgiler ve gerekli ara\ufb02t\u203armalar i\u00e7in bk: S\u00fcleyman el-Ude, Abdullah b. Sebe\u2019 ve eseruhu fi ihdasi\u2019l-fitneti fi sadri\u2019l-\u2039slam, s. 214.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 Bu l\u00e2fz\u203a el-Ensar\u00ee D\u00e2ru\u2019l-ift\u00e2 bask\u203as\u203anda kayd etmi\ufb02 ve dedi\u20acine g\u00f6re bu lafz\u203a,\u00a0 el-Ak\u00eedetu\u2019l-V\u00e2sitiyye\u2019nin \u00e7e\ufb02itli n\u00fcshalar\u203anda da tespit etmi\ufb02tir. Z\u00fcheyr e\ufb02-\ufb01\u00e2v\u00ee\ufb02 de haz\u203arlad\u203a\u20ac\u203a bask\u203as\u203anda bu lafz\u203a tespit etmi\ufb02tir. Fet\u00e2v\u00e2daki \ufb02ekil de b\u00f6yle olup; el-Camiatu\u2019l-\u2039sl\u00e2miyye, el-\u2039ft\u00e2 ve Abdullah e\ufb02-\ufb01er\u00eef\u2019in talihi ile yap\u203alan D\u00e2ru Taybe bask\u203alar\u203anda yer alan \u201cb\u00e2in: ayr\u203a\u201d kelilmesinin yerine kayd edilmi\ufb02tir. Yazmada ise bu lafz bulunmamaktad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0el-Camiatu\u2019l-\u2039slamiyye bask\u203as\u203anda: \u201cBunun yerine: Onu y\u00f6nlendirmez, tercih etmez\u201d anlam\u203anda bir kelime vard\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Bu fazlal\u203ak yazma n\u00fcshadan. Bu fazlal\u203ak ayn\u203a \ufb02ekilde fetvalarda da yer ald\u203a\u20ac\u203a gibi e\ufb02-\ufb01avi\ufb02 ile e\ufb02-\ufb01erif bask\u203alar\u203anda da yer almaktad\u203ar. Fakat \ufb02erh ile birlikte yap\u203alm\u203a\ufb02 bask\u203ada bulunmamaktad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0\u2039bn Abbas <em>-radiyallahu anh-<\/em>\u2019den \ufb02\u00f6yle dedi\u20aci rivayet edilmektedir: \u201cYedi sema ile yedi arz ile onlar\u203an i\u00e7indekilerle, onlar\u203an aralar\u203anda bulunanlar Rahman\u2019\u203an elinde ancak sizden herhangi birinizin elinde bulunan bir hardal tohumunu and\u203ar\u203arlar.\u201d Bk. \ufb01erhu\u2019t-Tah\u00e2viye, s. 281.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0<em>Hululiye:<\/em> Y\u00fcce Allah muayyen birtak\u203am \ufb02ah\u203aslar\u203an i\u00e7ine hul\u00fbl etmi\ufb02tir, diyen kimselerdir. Y\u00fcce Allah onlar\u203an s\u00f6ylediklerinden m\u00fcnezzehtir. Bunlar M\u00fc\ufb02ebbihe\u2019nin gul\u00e2t\u2019\u203a (a\ufb02\u203ar\u203a gidenleri)dirler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bu fazlal\u203ak yazma n\u00fcshadand\u203ar ve Fetvalar\u2019da da yer almaktad\u203ar. Zikredilen \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019nin devam\u203a da \ufb02udur: \u201cBana dua etti\u20acinde dua edenlerin duas\u203ana kar\ufb02\u203al\u203ak verir, kabul ederim. O halde onlar da \u00e7a\u20acr\u203am\u203a kabul etsinler, bana iman etsinler. Olur ki do\u20acru yola ula\ufb02\u203arlar.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Bu hadisin kaynaklar\u203a daha \u00f6nceden y\u00fcce Allah\u2019\u203an sem\u00ee\u2019, basar ve ru\u2019yet s\u203afatlar\u203a a\u00e7\u203aklan\u203arken g\u00f6sterilmi\ufb02 bulunmaktad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bununla \u2039bn Mace\u2019nin (II, 1344)de, H\u00e2kim\u2019in M\u00fcstedrek (IV, 473 ve 5450)\u2019de zikretmi\ufb02 oldu\u20acu Huzeyfe b. el-Yeman\u2019\u203an nakletti\u20aci hadise i\ufb02aret etmektedir. Buna g\u00f6re Peygamber (s.a) \ufb02\u00f6yle buyurmu\ufb02tur:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 \u201cElbisenin \u00fczerindeki desenin silindi\u20aci gibi \u2039slam silinecektir. \u00d6yle ki oru\u00e7 nedir? Namaz nedir? Kurban kesmek nedir? Sadaka nedir? bilinemeyecektir. Bir gece y\u00fcce Allah\u2019\u203an kitab\u203a \u00fczerine gelinecek ve yery\u00fcz\u00fcnde ondan tek bir \u00e2yet dahi kalmayacakt\u203ar. \u2039nsanlardan birtak\u203am kimseler, piri faniler ve olduk\u00e7a ya\ufb02lanm\u203a\ufb02 \ufb02ah\u203aslar \ufb02\u00f6yle diyeceklerdir: Bizler atalar\u203am\u203az\u203a \u201cl\u00e2 ilahe ilallah\u201d diye s\u00f6yler g\u00f6rm\u00fc\ufb02t\u00fck, biz de onu s\u00f6yl\u00fcyoruz.\u201d Bu hadisin sahih oldu\u20acunu H\u00e2kim belirtmi\ufb02, ez-Zeheb\u00ee ve el-Elban\u00ee de bu hususta ona uygun kanaat belirtmi\ufb02lerdir. Bk. es-Silsiletu\u2019s-Sahiha, 87.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 el-Elban\u00ee hadis ile ilgili olarak \ufb02u notu d\u00fc\ufb02mektedir: \u201cBu ise kat\u2019\u00ee olarak \u2039slam b\u00fct\u00fcn yerk\u00fcresinin tamam\u203ana egemen olup \u2039slam s\u00f6z\u00fcn\u00fcn en y\u00fcce s\u00f6z olu\ufb02undan sonra ger\u00e7ekle\ufb02ecek bir \ufb02eydir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bunun i\u00e7in \ufb01eyhu\u2019l-\u2039slam \u2039bn Teymiyye\u2019nin k\u00e2firlerin Rablerini g\u00f6receklerine dair Bahreyn\u2019lilere yazm\u203a\ufb02 oldu\u20acu risaleye bak\u203an\u203az: Mecm\u00fbu\u2019l-Fet\u00e2v\u00e2, VI, 485-507. Orada merhum m\u00fcellif bu hususta geni\ufb02 a\u00e7\u203aklamalarda bulunmaktad\u203ar. Risalede e\u20acitici, olduk\u00e7a b\u00fcy\u00fck faydal\u203a bilgiler vard\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Ayr\u203aca Prof. Abdu\u2019l-Aziz er-Rum\u00ee, De\u00e2letu\u2019l-Kur\u2019\u00e2ni ve\u2019l-Eser ala Ru\u2019yetillahi Te\u00e2l\u00e2 bi\u2019l-Basar adl\u203a eserinin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc b\u00f6l\u00fcm\u00fcne de bak\u203alabilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bununla Buhar\u00ee, Cen\u00e2iz, m\u00e2 c\u00e2e fi azabi\u2019l-kabr (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, III, 223); M\u00fcslim, Cennet, Arzu mek\u2019adi\u2019l-meyyiti mine\u2019l-cenneti ve\u2019n-nar (Nevev\u00ee, XVII, 208)\u2019de; Nesa\u00ee, Cen\u00e2iz, Mes\u2019eletu\u2019l-K\u00e2fir, (Ebu \u2044udde, IV, 197) ile \u2039mam Ahmed\u2019in de\u20aci\ufb02ik laf\u203azlarla rivayet etmi\ufb02 oldu\u20acu hadise i\ufb02aret etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bu hadis zay\u203aft\u203ar. Tirmiz\u00ee, S\u203afatu\u2019l-K\u203ayame, (Tuhfe, VII, 160)\u2019de rivayet etmi\ufb02tir. el-Heysem\u00ee, Mecmau\u2019z-Zev\u00e2id, III, 46\u2019da \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201cBu hadisi Taberan\u00ee, el-Evsat\u2019ta rivayet etmi\ufb02tir. Senedinde Muhammed b. Eyyub b. Suveyd vard\u203ar, zay\u203af bir ravidir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 \u2039bn Hacer, Tahricu\u2019l-Ke\ufb02\ufb02af, s. 35, no: 291\u2019de \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201cTirmiz\u00ee, Ebu Said yoluyla rivayet etmi\ufb02tir. Zay\u203af bir hadistir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Bundan \u00f6nce ise hocas\u203a el-Irak\u00ee, Tahricu\u2019l-\u2039hya, I, 302\u2019de zay\u203af oldu\u20acunu belirtti\u20aci gibi hadisin senedinin zay\u203af oldu\u20acunu Sehav\u00ee, el-Mekas\u203adu\u2019l-Hasene, s. 302, no: 758\u2019de, el-Hind\u00ee, Tezkiratu\u2019l-Mevzuat, s. 216\u2019da zay\u203af oldu\u20acunu belirtmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Ayr\u203aca el-Elban\u00ee de Sahihu\u2019l-Cam\u00ee\u2019, 1231\u2019de zay\u203af oldu\u20acunu, el-Arnavut, C\u00e2miu\u2019l-Us\u00fbl, 8696\u2019da zay\u203af oldu\u20acunu belirtmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Merfu olarak zay\u203aft\u203ar. el-Irak\u00ee, Tahricu\u2019l-\u2039hy\u00e2, IV, 64\u2019de zay\u203af oldu\u20acunu belirtmi\ufb02 ve \u2039bn Ebi\u2019d-D\u00fcnya\u2019n\u203an el-Mevt adl\u203a eserinde Enes yoluyla rivayet etti\u20acini belirtmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 el-Elban\u00ee, es-Silsiletu\u2019d-Da\u00eefe, 1166\u2019da ona uygun kanaat belirtmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Teby\u203adu\u2019s-Sahife, s. 128\u2019de de \ufb02\u00f6yle denilmektedir: \u201ced-D\u00e2l\u00e2b\u00ee, el-K\u00fcn\u00e2 ve\u2019l-Esm\u00e2, II, 89\u2019da Mu\u20acire\u2019den \ufb02\u00f6yle dedi\u20acini rivayet etmektedir: \u201cBunlar k\u203ayamet k\u203ayamet diyorlar. Sizden herhangi birinizin k\u203ayameti onun \u00f6l\u00fcm\u00fc demektir.\u201d \u2039snad\u203a da hasendir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Daha sonra el-Hilye V, 325\u2019de \u00d6mer b. Abdu\u2019l-Aziz\u2019den: \u201cHer kime \u00f6l\u00fcm gelirse, onun k\u203ayameti kopmu\ufb02 demektir\u201d diye bir rivayet zikretmektedir ve senedinin sahih oldu\u20acunu belirtmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bununla Buhar\u00ee, Tefsir, ve nufiha fi\u2019s-s\u00fbr, (Fethu\u2019l-B\u00e2r\u00ee, VIII, 551); M\u00fcslim, Fiten, ma\u2019beyne\u2019n-nefhateyn, (Nevev\u00ee, XVIII, 303); Ebu Davud ve Nesa\u00ee\u2019nin Ebu Hureyre\u2019den birbirine yak\u203an laf\u203azlarla rivayet ettikleri hadise i\ufb02aret edilmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Acb: Omurun en alt\u203anda bulunan k\u00fc\u00e7\u00fck bir kemik par\u00e7as\u203ad\u203ar. Us\u2019us diye bilinen par\u00e7ac\u203a\u20ac\u203an ucunu te\ufb02kil eder. Bu d\u00f6rt ayakl\u203a hayvanlar\u203an kuyru\u20acunun ba\ufb02lang\u203a\u00e7 noktas\u203a yerindedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Ya\u20acmurun erkeklerin menisine benzetilmesi de zay\u203af bir hadiste ge\u00e7mi\ufb02tir. Bk. Tahav\u00ee (Akidesi \ufb01erhi), s. 410, el-Elban\u00ee\u2019nin hadislerini tahrici ile yay\u203anlanm\u203a\ufb02 n\u00fcshas\u203a; Bunu k\u203ark g\u00fcn ile kay\u203atlamas\u203a da yine zay\u203af bir hadiste zikredilmi\ufb02tir. Bk. \u2039bn Ebi Davud, el-Ba\u2019s, Tahric: el-Huveyn\u00ee, s. 79.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Buhar\u00ee ile M\u00fcslim\u2019de sabit olan ve Ebu Hureyre yoluyla rivayet edilen hadiste ise: \u201c\u2039ki nefha aras\u203a k\u203arkt\u203ar\u201d denilmektedir. Ebu Hureyre ise bu k\u203ark\u203a g\u00fcn m\u00fc? ay m\u203a? yahut sene ile mi? kay\u203atlamaya yana\ufb02mam\u203a\ufb02t\u203ar. Do\u20acrusunu en iyi bilen Allah\u2019t\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Bununla \u2039bn Abbas\u2019\u203an Ras\u00fblullah (s.a)\u2019dan rivayet etti\u20aci \ufb02u hadise i\ufb02aret etmektedir: \u201c\u2039nsanlar aras\u203anda k\u203ayamet g\u00fcn\u00fcnde kendisine elbise giydirilecek ilk ki\ufb02i \u2039brahim el-Halil\u2019dir.\u201d Buhar\u00ee, Rikak, el-Ha\ufb02r, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, XI, 377)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Daha uygun ifade \ufb02\u00f6yle olmal\u203ayd\u203a: \u201cKitab\u203a kendisine s\u203art\u203an\u203an arka taraf\u203andan soluna verilecek olana gelince&#8230;\u201d Nitekim \u2039bn Kesir ve ba\ufb02kalar\u203a b\u00f6yle demi\ufb02lerdir. Bu gibi kimseye kitab\u203a arka taraf\u203andan soluna verilecek ve eli arkas\u203ana do\u20acru d\u00f6nd\u00fcr\u00fclerek, kitab ona b\u00f6ylece verilecektir. Bk. \u2039bn Kesir, el-\u2039n\ufb02ikak suresi 10. \u00e2yetin tefsiri.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Bu \u00e2yet-i ker\u00eeme hakk\u203anda \u2039bn Kesir\u2019in tercih etti\u20aci yorum da budur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Bk. Zadu\u2019l-Mes\u00eer, V, 15. Orada \u00e2yetin anlam\u203a ile ilgili d\u00f6rt g\u00f6r\u00fc\ufb02 zikredilmektedir. Burada \ufb02arih\u2019in tercih etti\u20aci g\u00f6r\u00fc\ufb02\u00fc \u2039bnu\u2019l-Cevz\u00ee, Ebu Ubeyde ile \u2039bn Kuteybe\u2019ye nisbet etmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Yazmadan al\u203anm\u203a\ufb02 bir fazla ifadedir. Fetv\u00e2lar\u2019da ve e\ufb02-\ufb01avi\ufb02 bask\u203as\u203anda ise \u201conun kar\ufb02\u203al\u203a\u20ac\u203anda cezaland\u203ar\u203al\u203arlar\u201d anlam\u203andad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Sahih bir hadistir. Buhar\u00ee, \u2039lm, men semia \ufb02ey\u2019en fer\u00e2cea hatta ya\u2019rifehu (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, I, 197), Tefsir, ve Rikak bahislerinde; M\u00fcslim, Cennet, \u2039sbatu\u2019l-Hisab (Nevev\u00ee, XVII, 213); Ebu Davud ve Tirmiz\u00ee rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Sahih bir hadistir. Buhar\u00ee, Mez\u00e2lim, Babu kavlillahi teala: El\u00e2 la\u2019netullahi ale\u2019z-z\u00e2lim\u00een, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, V, 96), Tefsir, Suretu Hud, Edeb ve Tevhid bahislerinde; M\u00fcslim, Tevbe, Kabulu tevbeti\u2019l-katili&#8230; (Nevev\u00ee, XVII, 93)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih bir hadistir. Buhar\u00ee, Rikak, Havz (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, XI, 463)\u2019da ve M\u00fcslim, Fed\u00e2il, \u2039sbatu havzi nebiyyin\u00e2 (Nevev\u00ee, XV, 60, 67, 68)\u2019de kaydettikleri hadise i\ufb02aret etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Bunu Haf\u203az (\u2039bn Hacer) Fethu\u2019l-Bar\u00ee, XI, 467\u2019de zikretmi\ufb02 olup, \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201cBu ravilerin rivayet ettikleri hadislerden Buhar\u00ee ile M\u00fcslim\u2019de bulunanlar yakla\ufb02\u203ak yirmi rivayettir. Di\u20acerlerinde ise geri kalanlar\u203a yer almaktad\u203ar.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Hasen veya sahih bir hadistir. Tirmiz\u00ee, S\u203afatu\u2019l-K\u203ayame, m\u00e2 c\u00e2e fi s\u203afati\u2019l-havz, (Tuhfetu\u2019l-Ahvez\u00ee, VII, 133): el-Hasen\u2019den, o Semura\u2019dan naklen Peygamber buyurdu ki: \u201c\ufb01\u00fcphesiz herbir peygamberin bir havz\u203a vard\u203ar. Onlar hangisinin havz\u203ana su i\u00e7mek \u00fczere daha \u00e7ok ki\ufb02i gelecek diye iftihar ederler. Su i\u00e7mek \u00fczere geleceklerinin say\u203alar\u203a en \u00e7ok olacak olan havz\u203an benimki olaca\u20ac\u203an\u203a \u00fcmit ediyorum.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Hadisi ayr\u203aca Taberan\u00ee, el-Mucemu\u2019l-Kebir, VII, 656\u2019da; Buhar\u00ee, Tarih, I, 44; \u2039bn Ebi \u00c2s\u203am, S\u00fcnne, 734\u2019de hepsi de el-Hasen\u2019den ve Semura\u2019dan&#8230; diye rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 el-Hasen\u2019in, Semura\u2019dan hadis dinledi\u20acinde g\u00f6r\u00fc\ufb02 ayr\u203al\u203a\u20ac\u203a vard\u203ar. Hasan-\u203a Basri ise tedlis yapm\u203a\ufb02t\u203ar. Burada a\u00e7\u203ak\u00e7a i\ufb02itti\u20acini ifade etmemektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 \ufb01u kadar var ki hadise tan\u203akl\u203ak edecek pek \u00e7ok rivayet vard\u203ar. Bundan dolay\u203a el-Elban\u00ee, Silsiletu\u2019l Ehad\u00eesi\u2019s-Sahiha, 1589\u2019da \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201c\u00d6zetle s\u00f6ylenecek olursa, hadis rivayet yollar\u203an\u203an toplam\u203a ile hasen veya sahihtir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Ayr\u203aca bk. Fethu\u2019l-Bar\u00ee, XI, 467.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 el-Hasen\u2019in, Semura\u2019dan hadis dinledi\u20aci ile ilgili olarak bk. Taberan\u00ee, el-Mu\u2019cemu\u2019l-Kebir, VII, 231-236\u2019da yer alan not; g\u00fczel ve etrafl\u203a a\u00e7\u203aklamalar vard\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Buna yak\u203an bir hadisi Buhar\u00ee, Rikak, es-S\u203arat u cisru cehennem (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, XI, 444)da rivayet etmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Ben s\u00fcnnette s\u203arat\u2019\u203an cennet ile cehennem aras\u203anda oldu\u20acunu tesbit eden bir rivayet bulamad\u203am. Sabit olan ise onun cehennemin iki taraf\u203a \u00fczerinde oldu\u20acudur. Bk. Fethu\u2019l-Bar\u00ee, II, 292, XIII, 419.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Peygambere merfu bir rivayet olarak sahih de\u20acildir. Bundan dolay\u203a Beyhak\u00ee, \ufb01uabu\u2019l-\u2039man, II, 247\u2019de \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201cHadisi bu lafz\u203ayla sahih rivayetler aras\u203anda tesbit edemedim.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Ancak M\u00fcslim, \u2039man, marifetu tarik\u203a\u2019r-r\u00fc\u2019ya, (Nevev\u00ee, III, 46)da Said b. Ebi Hilal\u2019den, o Zeyd b. Eslem\u2019den, o Ata b. Yesar\u2019dan, o Ebu Said el-Hudr\u00ee\u2019den rivayetle dedi ki: Ey Allah\u2019\u203an Ras\u00fbl\u00fc dedik, Rabbimizi g\u00f6recek miyiz?&#8230; Sonra hadiste \ufb02\u00f6yle denilmektedir: \u201cEbu Said dedi ki: Bana ula\ufb02t\u203a\u20ac\u203ana g\u00f6re k\u00f6pr\u00fc (s\u203arat) k\u203aldan ince k\u203al\u203a\u00e7tan keskincedir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 \u2039bn Mende, Kitabu\u2019l-\u2039man, II, 802\u2019de tamam\u203ayla ve ayn\u203a senetle rivayet etmi\ufb02, fakat \ufb02\u00f6yle demi\ufb02tir: \u201cSaid b. Ebi Hilal dedi ki: Bana ula\ufb02t\u203a\u20ac\u203ana g\u00f6re k\u00f6pr\u00fc k\u203aldan ince k\u203al\u203a\u00e7tan keskincedir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Beyhak\u00ee, \ufb01uabu\u2019l-\u2039man, II, 246\u2019da Enes\u2019ten, o Peygamber (s.a)\u2019dan diye mevsul olarak rivayet etmi\ufb02tir. Senette Said b. Zirb\u00e2 ile Yezid er-Ruka\ufb02\u00ee de vard\u203ar ki, her ikisi zay\u203af ravilerdir. Bundan dolay\u203a Haf\u203az (\u2039bn Hacer) Fethu\u2019l-Bar\u00ee, XI, 454\u2019de: \u201cSenedinde gev\ufb02eklik vard\u203ar\u201d demi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Yine bu hadis Ziyad en-Numeyr\u00ee\u2019den, o Enes\u2019ten merfu olarak da rivayet edilmi\ufb02tir. Ancak Ziyad zay\u203af bir ravidir. Bundan dolay\u203a Beyhak\u00ee, \ufb01uabu\u2019l-\u2039man, II, 248\u2019de: \u201cBu da ayn\u203a \ufb02ekilde zay\u203af bir rivayettir\u201d demi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Tashif (rivayetlerdeki de\u20aci\ufb02iklik)\u2019in \ufb02a\ufb02\u203art\u203ac\u203a \u00f6rneklerinden birisi de Ke\ufb02fu\u2019l-Hafa, II, 24, no: 1559\u2019da bu ifadenin: \u201cBu da ayn\u203a \ufb02ekilde sahih bir rivayettir\u201d diye de\u20aci\ufb02ikli\u20ace u\u20acrat\u203alm\u203a\ufb02 olmas\u203ad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Ubeyd b. Umeyr\u2019den, o Peygamber (s.a)\u2019dan diye m\u00fcrsel olarak da rivayet edilmi\ufb02tir. Ayn\u203a \ufb02ekilde Said b. Ebi Hilal\u2019den m\u00fcrsel ya da mu\u2019dal bir ba\ufb02ka rivayet daha gelmi\ufb02tir. Bk. Fethu\u2019l-Bar\u00ee, XI, 454.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 \ufb01u kadar var ki \u2039bn Mes\u2019ud\u2019dan mevkuf (kendi s\u00f6z\u00fc) olarak \ufb02\u00f6yle dedi\u20aci sahih bir \ufb02ekilde rivayet edilmi\ufb02tir: \u201cS\u203arat k\u203al\u203a\u00e7 gibi keskindir. Olduk\u00e7a kaygan ve yol al\u203anmas\u203a zor bir yerdir.\u201d Bunu Hakim, II, 276\u2019da rivayet etmi\ufb02tir. Bk. Tahaviye, s. 415, el-Elban\u00ee\u2019nin tahrici ile.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Yine sahih rivayetlerde s\u203arat\u2019\u203an ustura gibi keskin olmakla nitelendirilmesi varid olmu\ufb02tur. Selman yoluyla gelen merfu hadiste \ufb02\u00f6yle denilmektedir: \u201c&#8230;Ve ustura gibi keskin olan s\u203arat konulur&#8230;\u201d Bunu Hakim, IV, 586\u2019da rivayet etmi\ufb02tir. el-Elban\u00ee, Silsiletu\u2019l-eh\u00e2d\u00eesi\u2019s-sahiha, 941\u2019de sahih oldu\u20acunu belirtmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Hadisin senedi zay\u203aft\u203ar. Tirmiz\u00ee, Menak\u203ab\u2019da (Tuhfetu\u2019l-Ahvez\u00ee, X, 84) \u2039bn Abbas\u2019tan rivayet etmi\ufb02tir. Senedinde Zemea b. Salih vard\u203ar, zay\u203af bir ravidir. Tirmiz\u00ee de \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201cBu garib bir hadistir.\u201d Bk. Camiu\u2019l-Usul, 3624, Daifu\u2019l-Cami\u2019, 4077.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 \ufb01u kadar var ki hadisin ilk b\u00f6l\u00fcmlerine ba\ufb02ka hadisler de tan\u203akl\u203ak etmektedir. Bunlardan birisi \ufb02u hadis-i \ufb02erif\u2019tir: \u201cBen peygamberler aras\u203anda uyanlar\u203a en \u00e7ok olan ki\ufb02iyim. Cennetin kap\u203as\u203an\u203a ilk \u00e7alacak olan ki\ufb02i de ben olaca\u20ac\u203am.\u201d Bir ba\ufb02ka hadis: \u201cK\u203ayametin g\u00fcn\u00fcnde cennetin kap\u203as\u203ana gelece\u20acim. O kap\u203an\u203an a\u00e7\u203almas\u203an\u203a isteyece\u20acim. G\u00f6revli: Sen kimsin? diye soracak, ben de: Muhammed diyece\u20acim. O da: Bana senin ad\u203an verildi. Senden \u00f6nce kimseye kap\u203ay\u203a a\u00e7mamakla emrolundum.\u201d Bu iki hadisi de M\u00fcslim, \u2039man, Kavlu\u2019n-Nebi <em>-sallallahu aleyh\u00ee ve sellem-<\/em>: Ene evvelu\u2019n-nasi ye\ufb02feu fi\u2019l cenne, (Nevev\u00ee, III, 72)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Orta b\u00f6l\u00fcm\u00fcndeki ifadelere de Enes\u2019in merfu olarak riv\u00e2yet etti\u20aci \ufb02u hadis tan\u203akl\u203ak etmektedir: \u201cBen cennet kap\u203as\u203an\u203an halkas\u203an\u203a ilk yakalayacak ve onu \u00e7alacak ilk ki\ufb02iyim.\u201d Bunu da Ahmed, Tirmizi, Darakutn\u00ee ve ba\ufb02kalar\u203a rivayet etmi\ufb02lerdir. Bk. es-Silsiletu\u2019s-Sahiha, IV, 97.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Son b\u00f6l\u00fcmlerine de Ahmed, \u2039bn Mace ve -laf\u203az kendisinin ait olmak \u00fczere- Tirmiz\u00ee\u2019nin zikretti\u20aci Ebu Hureyre yoluyla gelen \ufb02u rivayet tan\u203akl\u203ak etmektedir: \u201cFakirler cennete zenginlerden be\ufb02y\u00fcz y\u203al \u00f6nce gireceklerdir.\u201d Bk. Sahihu\u2019t-Tirmiz\u00ee, II, 275.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0\ufb01efaat ve t\u00fcrleri i\u00e7in Mukbil el-V\u00e2d\u203a\u00ee, e\ufb02-\ufb01ef\u00e2a; \u00d6mer el-E\ufb02kar, el-K\u203ayametu\u2019l-K\u00fcbr\u00e2 s. 173-191 adl\u203a eserler ile di\u20acer akide kitablar\u203ana bak\u203alabilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih bir hadistir. Buhar\u00ee, Ezan, ed-Duau \u203ande\u2019n-nid\u00e2, (Fethu\u2019l-B\u00e2r\u00ee, II, 94) ile Tefsiru Sureti\u2019l-\u2039sr\u00e2\u2019da; Ebu Davud, Tirmiz\u00ee ve Nesa\u00ee de rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Sahih bir hadistir. \u00c7\u00fcnk\u00fc M\u00fcslim, \u2039man, Edna ehli\u2019l-cenneti menzileten f\u00eeh\u00e2, (Nevev\u00ee, III, 70)\u2019de Huzeyfe b. el-Yeman ile Ebu Hureyre <em>-rad\u203ayallahu anh-<\/em>\u2019\u203an \ufb02\u00f6yle dediklerini rivayet etmektedir: Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyh\u00ee ve sellem-<\/em> buyurdu ki: \u201c\ufb01an\u203a y\u00fcce ve m\u00fcbarek olan Allah insanlar\u203a toplar. M\u00fc\u2019minler aya\u20aca kalkar; ta ki cennet onlara \u00e7ok\u00e7a yak\u203anla\ufb02t\u203ar\u203al\u203ar. Adem\u2019e giderler, ey babam\u203az derler. Bizim i\u00e7in kap\u203alar\u203an a\u00e7\u203almas\u203an\u203a iste&#8230;\u201d Daha sonra hadiste \u2039brahim, Musa ve \u2039sa\u2019ya gidi\ufb02leri s\u00f6zkonusu edilmekte ve sonra \ufb02\u00f6yle denmektedir: \u201cSonra Muhammed <em>-sallallahu aleyh\u00ee ve sellem-<\/em>\u2019a gelirler, o da kalkar ve ona izin verilir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bunlardan birisi de Buhar\u00ee, Menak\u203abu\u2019l-Ensar, K\u203assatu Ebi Talib, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, VII, 193)\u2019de ve er-Rikak bahsinde; M\u00fcslim, \u2039man, \ufb01efaatu\u2019n-Nebi <em>-sallallahu aleyh\u00ee ve sellem-<\/em> li Ebi Talib, (Nevev\u00ee, III, 85)\u2019de Ebu Said el-Hudr\u00ee\u2019den gelen rivayettir. Buna g\u00f6re o Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyh\u00ee ve sellem-<\/em>\u2019\u203a -yan\u203anda amcas\u203a Ebu Talib\u2019in vefat\u203a s\u00f6zkonusu edilmi\ufb02ken- \ufb02\u00f6yle buyurmu\ufb02tur: \u201cBelki k\u203ayamet g\u00fcn\u00fcnde \ufb02efaatimin ona faydas\u203a olur&#8230;\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Bunlardan birisi de Buhar\u00ee, Rikak, S\u203afatu\u2019l-cenneti ve\u2019n-nar (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, XI, 418)\u2019de \u2039mran b. Husayn\u2019dan nakletti\u20aci \ufb02u hadis-i \ufb02erif\u2019tir: Peygamber <em>-sallallahu aleyh\u00ee ve sellem-<\/em> buyurdu ki: \u201cMuhammed <em>-sallallahu aleyh\u00ee ve sellem-<\/em>\u2019\u203an \ufb02efaati ile birtak\u203am kimseler cehennem ate\ufb02inden \u00e7\u203ak\u203ap cennete gireceklerdir. Onlara \u201cel-cehennemiyyun: cehennemliler\u201d ad\u203a verilecektir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bu \ufb02ekilde k\u203as\u203amlara ay\u203ar\u203ap, kaderi d\u00f6rt mertebe olarak incelemek daha \u00f6nceden bilinen bir husus de\u20acildir. Belki de bu \ufb02ekilde k\u203as\u203amlara ay\u203aran ilk ki\ufb02i \ufb01eyhu\u2019l-\u2039slam (rahimehullah)d\u203ar. Baz\u203a garezk\u00e2rlar bunu onun ortaya koydu\u20acu bir bid\u2019at olarak kabul etmi\ufb02lerdir. Ancak selef\u2019in s\u00f6ylediklerini okuyan bir kimse onlar\u203an kadere iman ile bu mertebelere iman\u203a kastettiklerini, bunlardan birisine inanmaman\u203an ise kadere iman\u203a ger\u00e7ekle\ufb02tirmemi\ufb02 olaca\u20ac\u203an\u203a g\u00f6r\u00fcr. S\u00f6zkonusu mertebeler \ufb02unlard\u203ar: Y\u00fcce Allah\u2019\u203an her\ufb02eyi bilmesi, her\ufb02eyi yazmas\u203a, etkin me\ufb02\u00eeeti ve her\ufb02eyi yaratmas\u203a. Konuyu a\u00e7\u203aklamak maksad\u203a ile birtak\u203am k\u203as\u203amlara ay\u203arman\u203an ise bir sak\u203ancas\u203a yoktur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih bir hadistir. M\u00fcslim, Kader, Hic\u00e2cu \u00c2deme ve Musa, (Nevev\u00ee, XVI, 442); \u201cAllah takdirleri&#8230; yazm\u203a\ufb02t\u203ar\u201d lafz\u203ayla. Tirmiz\u00ee de kader bahsinde rivayet etmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Sahih bir hadistir. Bunu Ebu Davud, S\u00fcnne, Kader\u2019de (Avnu\u2019l-Ma\u2019bud, XII, 468); Tirmiz\u00ee, Kader (Tuhfetu\u2019l-Ahvezi, VI, 369); Ahmed, M\u00fcsned, V, 317.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Bk. Camiu\u2019l-Usul, 7576; \u2039bn Ebi \u00c2s\u203am, es-S\u00fcnne, I, 48.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0\ufb01eyh el-Elban\u00ee\u2019nin s\u00f6z\u00fc ge\u00e7en bu hadis ile ilgili g\u00fczel bir tahrici vard\u203ar. Bu tahricinde \u201cona yaz dedi\u201d s\u00f6z\u00fc ba\ufb02\u203anda bir fe ya da s\u00fcmme (sonra)n\u203an bulunmas\u203an\u203a tercih etmi\ufb02tir. Buna g\u00f6re o kalemin ar\ufb02tan \u00f6nce yarat\u203alm\u203a\ufb02 oldu\u20acunu, ar\ufb02\u203an ise yazmadan \u00f6nce yarat\u203alm\u203a\ufb02 oldu\u20acunu tercih etmi\ufb02 olmaktad\u203ar. Tahav\u00ee, s. 264, es-Silsiletu\u2019s-Sahiha, 133\u2019e bak\u203alabilir. Ayr\u203aca bk. el-Kure\ufb02\u00ee, el-Kader, s. 122\u2019deki dipnot.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4\u00a0Bk. el-Herras, \ufb01erhu\u2019n-N\u00fbniye, I, 165, \u2039bn \u2039sa \ufb02erhi, I, 374.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>5\u00a0S\u00f6z\u00fc ge\u00e7en iki kaynakta \u201czaman\u203anda\u201d anlam\u203andaki kelime yerine \u201c\u00f6nce\u201d kelimesi vard\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>6\u00a0Sahih bir hadistir. Tirmiz\u00ee, Kader, m\u00e2 c\u00e2e fi\u2019l-imani bi\u2019l-kader, (Tuhfetu\u2019l-Ahvez\u00ee, VI, 356) Cabir b. Abdullah\u2019tan rivayet edilen hadisin bir par\u00e7as\u203a olarak. Buna g\u00f6re Peygamber efendimiz \ufb02\u00f6yle buyurmu\ufb02tur: \u201cKaderin hayr\u203a ile \ufb02erri ile Allah\u2019tan oldu\u20acuna iman etmedik\u00e7e ve kendisine isabet eden bir \ufb02eyin isabet etmemesinin, kendisine isabet etmeyen bir \ufb02eyin de isabet etmesinin s\u00f6zkonusu olmayaca\u20ac\u203an\u203a kesinlikle bilmedik\u00e7e hi\u00e7bir kul iman etmi\ufb02 olmaz.\u201d Bk. Sahihu\u2019l-Cam\u00ee, 7461.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Yine bu hadisi Ebu Davud, Tirmiz\u00ee ve ba\ufb02kalar\u203a \u2039bn Abbas, Ubeyy b. K\u00e2b, Ub\u00e2de b. es-S\u00e2mit (r.anhum)\u2019dan merfu ve mevkuf olarak da rivayet etmi\ufb02lerdir. Bk. Camiu\u2019l-Usul, 7574, 7575, 7576.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0\u00c7\u00fcnk\u00fc Buhar\u00ee, Bedu\u2019l-Halk, Zikru\u2019l-Melaike, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, VI, 303); M\u00fcslim, Kader, Keyfiyetu\u2019l-Halki\u2019l-Ademiyyi, (Nevev\u00ee, XVI, 429) Ahmed, M\u00fcsned, I, 374; Ebu Davud ve Tirmiz\u00ee\u2019nin rivayet etti\u20aci hadisten anla\ufb02\u203alan budur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Bu \u2039bn Mes\u2019ud me\ufb02hur hadisinin bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcd\u00fcr: \u201cSizden herhangi bir kimse annenizin karn\u203anda&#8230; yarat\u203al\u203ar.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Ad\u203a Ma\u2019bed b. Abdullah b. Alim el-C\u00fchen\u00ee\u2019dir. Kader\u2019den ilk s\u00f6zeden ki\ufb02i odur. Hasan-\u203a Basri onunla oturup kalkmay\u203a yasaklam\u203a\ufb02 ve \ufb02\u00f6yle demi\ufb02tir: \u201cO hem sap\u203ak, hem sapt\u203ar\u203ac\u203ad\u203ar.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Haccac onu h. 80 y\u203al\u203anda \u00f6ld\u00fcrm\u00fc\ufb02t\u00fcr. Abdu\u2019l-Melik b. Mervan\u2019\u203an onu ast\u203ard\u203a\u20ac\u203a da s\u00f6ylenmi\ufb02tir. Bk. Mizanu\u2019l-\u2039\u2019tidal, IV, 141; el-A\u2019l\u00e2m, VII, 264.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Ad\u203a Gaylan b. M\u00fcslim b. Ebi Gaylan\u2019d\u203ar. Ebu Mervan ed-D\u203ame\ufb02k\u00ee k\u00fcnyelidir. Olduk\u00e7a belagatli bir yazma \u00fcslubu vard\u203a. Kader\u2019den s\u00f6zeden ikinci ki\ufb02idir. O bu g\u00f6r\u00fc\ufb02lerini Ma\u2019bed el-C\u00fchen\u00ee\u2019den \u00f6\u20acrenmi\ufb02ti. Hi\ufb02am b. Abdu\u2019l-Melik taraf\u203andan D\u203ama\ufb02k\u2019ta h. 105 y\u203al\u203andan sonra as\u203alm\u203a\ufb02t\u203ar. Bk. el-A\u2019l\u00e2m, V, 124.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Yazma n\u00fcshada \u201cO\u2019nun m\u00fclk\u00fcnde, O\u2019nun diledi\u20acinden ba\ufb02ka hi\u00e7bir \ufb02ey olmaz.\u201d \ufb02eklindedir. Fetv\u00e2lar\u2019da da b\u00f6yledir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Yazmada \u201cyarat\u203ac\u203a\u201d anlam\u203andad\u203ar. Fetv\u00e2lar\u2019da da, el-Camiatu\u2019l-\u2039slamiye bask\u203as\u203anda da b\u00f6yledir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Yazmada \u201conlar\u203an iradelerine&#8230; (kudretleri vard\u203ar) Allah onlar\u203a, kudretlerini ve iradelerini yaratand\u203ar.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Bk. et-Tenb\u00eeh\u00e2tu\u2019l-Latife, s.47; \ufb01arihin burada naklettikleri ile Prof. Abdurrahman b. Ruvey\ufb02id ile Prof. S\u00fcleyman b. Hamm\u00e2d\u2019\u203an nezaretinde yap\u203alan bask\u203adaki ifadeler aras\u203anda basit farklarla.<br \/>1 Daha \u00f6nce 161. sayfada 1 nolu dipnot ile tahricinden bahsedilen \u2039bn Mesud hadisinden bir b\u00f6l\u00fcmd\u00fcr.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bunlardan birisi: Ebu Davud, S\u00fcnne, fi\u2019l-kader, (Avnu\u2019l-Ma\u2019bud, XII, 452), \u2039bn \u00d6mer, Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyh\u00ee ve sellem-<\/em>\u2019dan \ufb02\u00f6yle buyurdu\u20acunu rivayet etmektedir: \u201cKaderiye bu \u00fcmmetin mecusileridir. Hastalanacak olurlarsa, onlar\u203an ziyaretine gitmeyiniz, \u00f6l\u00fcrlerse cenazelerinde haz\u203ar bulunmay\u203an\u203az.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Ancak senedinde Zekeriya b. Mansur vard\u203ar. el-Heysem\u00ee, Mecmau\u2019z-Zevaid, VII, 205\u2019te \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201cAhmed b. Salih ve ba\ufb02kalar\u203a onun sika bir ravi oldu\u20acunu s\u00f6ylerken, bir topluluk da zay\u203af oldu\u20acunu s\u00f6ylemi\ufb02tir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Hadisi el-L\u00e2leka\u00ee, \ufb01erhu Usuli\u2019l-\u2039\u2019tikad, III, 639\u2019da muhakkiki taraf\u203andan hepsi de zay\u203af oldu\u20acu belirtilen birtak\u203am senetlerle kaydetmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 \u2039bn Ebi\u2019l-\u2039zz, Tahaviye \ufb01erhi, s. 273\u2019de \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201cKaderiye ile ilgili merfu olarak rivayet edilen hadislerin tamam\u203a zay\u203aft\u203ar. Ancak bunlar\u203an mevkuf olarak (sahabenin s\u00f6z\u00fc olarak) gelen rivayetleri sahih olabilir.\u201d \ufb01u kadar var ki el-Elban\u00ee hadisi \u00e7e\ufb02itli rivayet yollar\u203an\u203an toplam\u203a ile hasen olarak de\u20acerlendirmi\ufb02tir. Bk. \ufb01erhu\u2019t-Tahaviye, s. 273; \u2039bn Ebi As\u203am, es-S\u00fcnne, I, 149.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Yazmada: \u201cF\u203arka-i Naciye (kurtulmu\ufb02 f\u203arka)\u201d \ufb02eklindedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Kalbin kavli tasdiki ve yak\u00eendir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Dilin kavli \ufb02ehadet kelimesini s\u00f6ylemektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4\u00a0Kalbin ameli niyet, ihlas, muhabbet, ink\u203ayat&#8230;d\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>5\u00a0Dilin ameli: Ancak dil ile yerine getirebilen Kur\u2019\u00e2n til\u00e2veti ve sair zikirler gibi i\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>6\u00a0Azalar\u203an amelleri k\u203ayam, ruk\u00fb ve suc\u00fbd gibi ancak azalar ile ed\u00e2 edilebilen amellerdir. Bk. Me\u00e2ricu\u2019l-Kabul, II, 17-20.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih bir hadistir. Buhar\u00ee, \u2039man, Umuru\u2019l-\u2039man, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, I, 51); M\u00fcslim, \u2039man, Beyanu Adedi \ufb01uabi\u2019l-\u2039man, (Nevev\u00ee, II, 363); Ebu Davud, S\u00fcnne, Reddu\u2019l-\u2039rc\u00e2\u2019, (Avnu\u2019l-Ma\u2019b\u00fbd, XII, 432); Tirmiz\u00ee, Nesa\u00ee, \u2039bn M\u00e2ce ve ba\ufb02kalar\u203a taraf\u203andan da rivayet edilmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bu fazlal\u203ak yazma n\u00fcshadand\u203ar. Fetv\u00e2lar\u2019da da ayn\u203a \ufb02ekilde yer almaktad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Yazmada: \u201c\u2039man ismi\u201d \ufb02eklindedir. Fetv\u00e2lar\u2019da da b\u00f6yledir. Daha sahihi budur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Bas\u203al\u203a n\u00fcshalarda \u201cmutlak iman\u201d \ufb02eklindedir. Ancak burada uygun de\u20acildir. Yazmada ve Mecm\u00fbu\u2019l-Fetv\u00e2 (III, 151)\u2019de ise yukar\u203ada kaydetti\u20acimiz \ufb02ekildedir. B\u00f6ylelikle mana do\u20acru olmaktad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 e\ufb02-\ufb01erif, el-V\u00e2s\u203at\u203ayye\u2019ye talikinde \u201cMutlak \u2039man\u201d ibaresini tercih etmi\ufb02tir. Bununla da ifade do\u20acru olur. Do\u20acrusunu en iyi bilen Allah\u2019t\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3 Sahih bir hadistir. Buhar\u00ee, Mezalim, en-Nuhba bi gayri izni sahibihi, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, 5, 119) Ayr\u203aca E\ufb02ribe, Hudud ve Muharibin\u2019de rivayet etmi\ufb02tir; M\u00fcslim, \u2039man, Beyanu nuksani\u2019l-imani bi\u2019l-maasi&#8230;, (Nevev\u00ee, II, 401) ile Ebu Davud, Tirmiz\u00ee ve Nesa\u00ee rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4\u00a0Yazmada: \u201cVe derler\u201d \ufb02eklindedir. Fetvalar\u2019da da b\u00f6yledir. Daha sahihtir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu s\u00f6zler ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019e nisbet edilmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih bir hadistir. Buhar\u00ee, Fedailu\u2019s-Sahabe, \u201clev k\u00fcnt\u00fc m\u00fcttehizen halilen\u201d buyru\u20acu, (Fethu\u2019l-B\u00e2r\u00ee, VII, 21); M\u00fcslim, Fed\u00e2ilu\u2019s-Sahabe, Tahrimu sebbi\u2019s-sah\u00e2be, (Nevev\u00ee, XVI, 326)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih bir hadistir. Buhar\u00ee, Me\u20acazi, Fadlu men \ufb02ehide Bedr, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, VII, 304); M\u00fcslim, Fed\u00e2ilu\u2019s-Sahabe, min fed\u00e2ili ehl-i Bedr, (Nevev\u00ee, XVI, 287) Ayr\u203aca bk. H\u00e2t\u203ab b. Ebi Beltea <em>-rad\u203ayallahu anh-<\/em>\u2019\u203an k\u203assas\u203a.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Burada M\u00fcslim, Fedailu\u2019s-Sahabe, min fedaili ashabi\u2019\ufb02-\ufb02ecere&#8230;, (Nevev\u00ee, XVI, 290) ile Ebu Davud, S\u00fcnne; Tirmiz\u00ee, Menak\u203ab\u2019da rivayet etmi\ufb02 olduklar\u203a Cabir b. Abdullah yoluyla gelen \ufb02u hadise i\ufb02aret etmektedir: Cabir dedi ki: Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyh\u00ee ve sellem-<\/em> buyurdu ki: \u201c\u2039n\ufb02aallah a\u20acac\u203an alt\u203anda bey\u2019at eden o kimselerden hi\u00e7birisi cehenneme girmeyecektir.\u201d Laf\u203az M\u00fcslim\u2019e aittir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bu say\u203a Buhar\u00ee ve M\u00fcslim\u2019de, Cabir b. Abdullah yoluyla gelen hadiste sahih olarak gelmi\ufb02 bulunmaktad\u203ar. Dedi ki: Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyh\u00ee ve sellem-<\/em> Hudeybiye g\u00fcn\u00fc bize \ufb02\u00f6yle dedi: \u201cSizler yery\u00fcz\u00fcndekilerin en hay\u203arl\u203alar\u203as\u203an\u203az.\u201d O s\u203arada biz 1400 ki\ufb02i idik. \ufb01\u00e2yet bug\u00fcn g\u00f6zlerim g\u00f6rm\u00fc\ufb02 olsayd\u203a, size a\u20acac\u203an bulundu\u20acu yeri g\u00f6sterecektim. Bk. el-Lu\u2019luu ve\u2019l-Merc\u00e2n, II, 250.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Bunun gerek\u00e7esi Buhar\u00ee, Tefsir, \u201c\u2039nna fetahna leke fethen mubiyna\u201d, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, VIII, 582)\u2019de rivayet etti\u20aci senedinin zahiri itibariyle m\u00fcrsel oldu\u20acu g\u00f6r\u00fcnen fakat Tirmiz\u00ee\u2019nin de m\u00fcsned olarak rivayet etti\u20aci hadis-i \ufb02erif\u2019tir. Bk. es-Sahihu\u2019l-M\u00fcsned, s. 139; M\u00fcslim, Cihad, Sulhu\u2019l-Hudeybiye, (Nevev\u00ee, XII, 381)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0et-Tevbe, 9\/20. \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019de \ufb02\u00f6yle buyurulmaktad\u203ar: \u201c\u2039man edip de hicret edenlerin, Allah yolunda mallar\u203a ve canlar\u203ayla cihad edenlerin Allah kat\u203anda dereceleri pek b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. \u2039\ufb02te umduklar\u203an\u203a elde edenler de onlar\u203an ta kendileridir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4\u00a0el-Ha\ufb02r, 59\/8. \u00e2yet-i ker\u00eeme\u2019de de \ufb02\u00f6yle buyurulmaktad\u203ar: \u201cYurtlar\u203andan ve mallar\u203andan \u00e7\u203akart\u203al\u203ap uzakla\ufb02t\u203ar\u203alm\u203a\ufb02 olan ve Allah\u2019\u203an lutuf ve r\u203azas\u203an\u203a isteyen, Allah\u2019a ve Peygamberine yard\u203am eden fakir muhacirler i\u00e7indir (o fey). \u2039\ufb02te onlar sad\u203aklar\u203an ta kendileridir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih rivayetle sabit oldu\u20acuna g\u00f6re Ebu Bekr es-S\u203add\u00eek <em>-rad\u203ayallahu anh-<\/em> Sakife g\u00fcn\u00fc ensar\u2019a \ufb02unlar\u203a s\u00f6ylemi\ufb02tir: \u201cBizler emirleriz, sizler de vezirlersiniz.\u201d Buhar\u00ee, Fedailu ashabi\u2019n-nebi, Kavlu\u2019n-nebiyyi: Lev k\u00fcnt\u00fc m\u00fcttehizen halil\u00e2, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, VII, 20) ile Cenaiz ve Me\u20ac\u00e2z\u00eede.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Bunu Tirmiz\u00ee, Menak\u203ab, Menak\u203abu Abdi\u2019r-Rahman b. Avf, (Tuhfetu\u2019l-Ahvezi, X, 249)\u2019da Abdu\u2019r-Rahman b. Avf\u2019tan gelen bir rivayet olarak kaydetmekte ve \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201cHasen, sahih bir hadistir.\u201d Ayr\u203aca Ahmed, M\u00fcsned, I, 187; Ebu Davud, S\u00fcnne, fi\u2019l-hulefa, (Avnu\u2019l-Ma\u2019bud, XII, 400)\u2019de Said b. Zeyd\u2019den rivayet etmi\ufb02lerdir. Ancak bu rivayette onuncu ki\ufb02i Ebu Ubeyde b. el-Cerrah yerine Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyh\u00ee ve sellem-<\/em>\u2019\u203a saymaktad\u203ar. Bk. Sahihu\u2019l-Cam\u00ee, no: 50; Camiu\u2019l-Usul, VIII, 560.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Buna gerek\u00e7e: M\u00fcslim, \u2039man, Mehafetu\u2019l-Mu\u2019mini en yuhbata ameluhu, (Nevev\u00ee, II, 493); Ahmed, M\u00fcsned, III, 137\u2019de yer alan \ufb02u rivayettir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Y\u00fcce Allah\u2019\u203an: \u201cEy iman edenler! Sesinizi peygamberin sesinden fazla y\u00fckseltmeyin&#8230;\u201d (el-Hucurat, 49\/2) buyru\u20acu nazil olunca, Sabit dedi ki: Aran\u203azda Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyh\u00ee ve sellem-<\/em>\u2019a kar\ufb02\u203a sesini en \u00e7ok y\u00fckselten kimsenin ben oldu\u20acumu biliyorsunuz ve i\ufb02te bu \u00e2yet-i ker\u00eeme de inmi\ufb02 bulunuyor. O halde ben cehennemliklerdenim. Sa\u2019d bu hususu Peygamber <em>-sallallahu aleyh\u00ee ve sellem-<\/em>\u2019a aktar\u203anca, \ufb02\u00f6yle buyurdu: \u201cHay\u203ar o cennetliklerdendir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4\u00a0\u00c7\u00fcnk\u00fc me\ufb02hur hadiste Peygamber <em>-sallallahu aleyh\u00ee ve sellem-<\/em> \ufb02\u00f6yle buyurmu\ufb02tur: \u201cBu hususta (cennetliklerden olmay\u203a isteme hususunda) Ukk\u00e2\ufb02e senden \u00f6nce davrand\u203a.\u201d Buhar\u00ee, Rikak, Yedhulu\u2019l-cennete seb\u2019\u00fbne elfen bi gayri hisab, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, XI, 405); M\u00fcslim, \u2039man, Muvalatu\u2019l-mu\u2019minine ve mukataatu gayrihim&#8230;(Nevev\u00ee, III, 90)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>5\u00a0Gerek\u00e7e\ufb02i \ufb02udur: Buhar\u00ee, Menak\u203abu\u2019l-Ensar, Menak\u203abu Abdillah b. Sel\u00e2m (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, VII, 128); M\u00fcslim, Fedailu\u2019s-Sahabe, Fedailu Abdillah b. Sel\u00e2m, (Nevev\u00ee, XVI, 274) Laf\u203az M\u00fcslim\u2019indir, hadisi rivayet eden sahabi Sa\u2019d b. Ebi Vakkas <em>-rad\u203ayallahu anh-<\/em>\u2019d\u203ar. O \ufb02\u00f6yle demi\ufb02tir: Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyh\u00ee ve sellem-<\/em>\u2019\u203an -Abdullah b. Selam m\u00fcstesna- yery\u00fcz\u00fcnde y\u00fcr\u00fcyen canl\u203a bir kimse i\u00e7in: \u201cO cennetliklerdendir, dedi\u20acini duymad\u203am.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Hadice b. Huveylid, Muhammed <em>-sallallahu aleyh\u00ee ve sellem-<\/em>\u2019\u203an k\u203az\u203a Fat\u203ama, Ali b. Ebi Talib\u2019in iki o\u20aclu el-Hasen ile el-H\u00fcseyn, Bilal b. Ebi Rabah -y\u00fcce Allah hepsinden raz\u203a olsun- ve daha ba\ufb02ka bir\u00e7ok kimse buna \u00f6rnektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0El yazma n\u00fcshada \ufb02\u00f6yle denilmektedir: \u201cAncak muhalefet eden kimselerin sap\u203ak oldu\u20acu kabul edilen mesele&#8230;\u201d\u00a0 Fetv\u00e2l\u00e2rdaki ifade de buna yak\u203and\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0\u2039bn Ebi \u00c2s\u203am, S\u00fcnnet, II, 570, el-Elban\u00ee der ki: \u201cSenedi zay\u203aft\u203ar.\u201d Ancak ona g\u00f6re onun \ufb02\u00f6yle dedi\u20aci sahih olarak sabit olmu\ufb02tur: \u201cPeygamberinden sonra bu \u00fcmmetin en hay\u203arl\u203as\u203a Ebu Bekir\u2019dir. Ebu Bekir\u2019den sonra \u00d6mer\u2019dir. E\u20acer ben size \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ki\ufb02inin ad\u203an\u203a vermek isteseydim, onu da yapard\u203am.\u201d Buhar\u00ee\u2019de, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, 7\/54); \u2039bn \u00d6mer <em>-rad\u203ayallahu anh-<\/em>\u2019dan \ufb02\u00f6yle dedi\u20aci kaydedilmektedir: \u201cBiz Peygamber <em>-sallallahu aleyh\u00ee ve sellem-<\/em> d\u00f6neminde Ebu Bekir\u2019e denk hi\u00e7bir kimseyi g\u00f6rmezdik. Daha sonra \u00d6mer, sonra da Osman geldi\u20aci g\u00f6r\u00fc\ufb02\u00fcnde idik. Sonra da Peygamber <em>-sallallahu aleyh\u00ee ve sellem-<\/em>\u2019\u203an ashab\u203an\u203a birinin di\u20acerinden faziletli oldu\u20acunu s\u00f6ylemeksizin, \u00f6ylece dururduk.\u201d Ayr\u203aca bk. Ahmed b. Hanbel, Fedailu\u2019s-sahabe, I, 76.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bunlar Ali, Osman, Z\u00fcbeyr, Talha, Sa\u2019d ve Abdu\u2019r-Rahman <em>-radiyallahu anhum-<\/em> idiler. Bk. Buhar\u00ee, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, VII, 61)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bu ifade yazma n\u00fcshada tekrar edilmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Sahih bir hadistir. M\u00fcslim, Fedailu\u2019s-sahabe, min fadli Ali \u2039bn Ebi Talib, (Nevev\u00ee, XV, 188) \u2039bn Ebi \u00c2s\u203am, S\u00fcnne, II, 643.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Tirmiz\u00ee, Menak\u203ab, Menakibu\u2019l-Abbas <em>-rad\u203ayallahu anh-<\/em>, (Tuhfetu\u2019l-Ahvez\u00ee, X, 264) Abdu\u2019l-Muttalib b. Rabia\u2019dan merfu olarak \ufb02u rivayeti kaydetmektedir: Peygamber <em>-sallallahu aleyh\u00ee ve sellem-<\/em> buyurdu ki: \u201cNefsim elinde olana yemin ederim ki Allah ve Ras\u00fbl\u00fc i\u00e7in sizi sevmedik\u00e7e hi\u00e7bir kimsenin kalbine iman girmez.\u201d Tirmiz\u00ee: \u201cHasen, sahih bir hadistir\u201d demi\ufb02 ve bu hususta el-Arnavut, Camiu\u2019l-Usul, 6543\u2019de onun kanaatini payla\ufb02m\u203a\ufb02t\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Ayr\u203aca \u2039mam Ahmed de bunu bu laf\u203azla (Ahmed, Muhammed, \ufb01akir ne\ufb02ri, 1772, 1773\u2019de) rivayet etmi\ufb02tir. \u201cAkrabal\u203a\u20ac\u203am i\u00e7in\u201d lafz\u203a ile de 1777 no\u2019lu hadis olarak kaydetmi\ufb02tir. Ahmed \ufb01akir her ikisinin de senedinin sahih oldu\u20acunu belirtmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 el-Elban\u00ee ise Daifu\u2019l-Cam\u00ee, 6112\u2019de zay\u203af oldu\u20acunu belirtmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Ancak \u2039mam Ahmed, Fedailu\u2019s-Sahabe, 1756\u2019da: \u201cAllah i\u00e7in ve benimle akrabal\u203a\u20ac\u203an\u203az i\u00e7in sizleri sevmedik\u00e7e&#8230;\u201d lafz\u203a ile ve m\u00fcrsel ve zay\u203af bir sened ile rivayet etmi\ufb02tir. Ancak eserin muhakkiki Vasiyullah Abbas \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201cBen Tarrad ez-Zeyneb\u00ee (88 b.)\u2019nin Emali adl\u203a eserinde S\u00fcfyan\u2019dan, o babas\u203andan, o Ebu\u2019d-Duha\u2019dan, o \u2039bn Abbas\u2019tan yoluyla mevsul bir sened ile rivayet edildi\u20acini tesbit ettim. \u2039bn Abbas dedi ki: Abbas dedi ki&#8230; bu ise mevsul ve sahih bir senettir.\u201d Do\u20acrusunu en iyi bilen Allah\u2019t\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4\u00a0Sahihtir. M\u00fcslim, Fedail, Fadlu Nesebi\u2019n-Nebiyi <em>-sallallahu aleyh\u00ee ve sellem-<\/em>, (Nevev\u00ee, XV, 41); Tirmiz\u00ee, Menakib, Ma cae fi fadli\u2019n-Nebiyyi <em>-sallallahu aleyh\u00ee ve sellem-<\/em>, (Tuhfetu\u2019l-Ahvez\u00ee, X, 74)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>5\u00a0Sahih bir hadistir. Hadisin tamam\u203a \ufb02\u00f6yledir: \u201cNe cahiliye d\u00f6neminde, ne \u2039sl\u00e2m geldikten sonra onlar benden ayr\u203almad\u203alar. \ufb01\u00fcphesiz Ha\ufb02imo\u20acullar\u203a ile Muttalib o\u20acullar\u203a ayn\u203a \ufb02eydir deyip, parmaklar\u203an\u203a birbirine ge\u00e7irdi.\u201d Nesa\u00ee, Kasmu\u2019l-Fey\u2019y, VII, 131\u2019de ve laf\u203az ona ait olmak \u00fczere; yak\u203an ifadelerle Ebu Davud, Harac, fi beyani mevadii kasmi\u2019l-hums, (Avnu\u2019l-Ma\u2019bud, VII, 202)\u2019de rivayet etmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Buhar\u00ee ise sadece son b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc rivayet etmi\ufb02tir: \u201cGer\u00e7ek \ufb02u ki Ha\ufb02imo\u20acullar\u203a ile Muttalibo\u20acullar\u203a ayn\u203a \ufb02eydir.\u201d Bu husustaki delil daha g\u00fc\u00e7l\u00fc olmak \u00fczere: Me\u20acazi, \u2044azvetu Hayber, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, VII, 484), Fardu\u2019l-Hums, ve mine\u2019d-delili ala enne\u2019l-humse li\u2019l-imam, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, VI, 244) Menak\u203ab, Menakibu Kurey\ufb02, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, VI, 533).<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Ha\ufb02im ile Muttalib iki karde\ufb02tiler. \u2039kisinin babas\u203a Abdu Menaf b. Kusay b. Kilab\u2019t\u203ar. Dolay\u203as\u203ayla Ha\ufb02im ile Muttalib\u2019in \u00e7ocuklar\u203a amca \u00e7ocuklar\u203a olurlar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih bir hadistir. Buhar\u00ee, Enbiya, Kavlullahi Teala: ve iz kaleti\u2019l-melaiketu ya Meryemu, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, VI, 471) Fedailu\u2019s-Sahabe, Fadlu \u00c2i\ufb02e (r.anha), (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, VII, 106); M\u00fcslim, Fedailu\u2019s-Sahabe, Fedailu Hadicete Ummi\u2019l-Mu\u2019min\u00eeyn, (Nevev\u00ee, XV, 208) ile Fadlu \u00c2i\ufb02e -r.anha-, (Nevev\u00ee, XV, 219) Ayr\u203aca Tirmiz\u00ee ve Nesa\u00ee de rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Raf\u203az\u00eelere dair daha \u00f6nceden \u201cRaf\u203az\u00eeler\u201d ba\ufb02l\u203a\u20ac\u203a alt\u203anda a\u00e7\u203aklamalarda bulunulmu\ufb02 idi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Yazma n\u00fcshada \u201cve\u201d \ufb02eklinde.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0<strong>Nev\u00e2s\u203ab:<\/strong> Ehl-i beyt\u2019e kar\ufb02\u203a d\u00fc\ufb02manl\u203ak eden, onlara dil uzatan, onlar\u203an k\u00e2fir olduklar\u203an\u203a s\u00f6yleyen kimselerdir. Bunlar Raf\u203az\u00eelerin z\u203att\u203ad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4\u00a0Yazma n\u00fcshada: \u201cBununla birlikte onlara&#8230;\u201d anlam\u203andad\u203ar. Fetav\u00e2\u2019da ise \u201chatta &#8230;\u201d \ufb02eklindedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Zeyd b. Ali b. el-Huseyn b. Ali b. Ebi Talib\u2019dir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Yazma n\u00fcshada: \u201cRivayet edildi\u20aci gibi&#8230;\u201d \ufb02eklindedir, Fetv\u00e2lar\u2019da da b\u00f6yledir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Yazma n\u00fcshada \u201cnesiller\u201d \ufb02eklindedir, Fetv\u00e2lar\u2019da da b\u00f6yledir. Daha do\u20acrusu budur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3 <strong>Veli:<\/strong> emrolunan\u203a yerine getiren, yasak k\u203al\u203anan\u203a terkeden, takdir edilenlere kar\ufb02\u203a sabreden, bundan dolay\u203a Allah\u2019\u203an kendisini sevdi\u20aci ve Allah\u2019\u203a seven, Allah\u2019tan da raz\u203a olup ho\ufb02nut olan kimsedir. Bk. \ufb01eyhu\u2019l-\u2039slam \u2039bn Teymiyye, el-Furkan&#8230; adl\u203a risale.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Felsefe, yunancada hikmet sevgisi demektir. Feylosof (filozof) ise fila ve sofa kelimelerinden meydana gelmi\ufb02tir. Fila seven, sofa ise hikmet anlam\u203andad\u203ar. Yani filozof hikmeti seven kimse demektir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Arab felsefecileri (ya da filozoflar\u203a) denince Aristo, Eflatun ve buna benzer Yunan filozoflar\u203ana k\u00fcf\u00fcr ve sap\u203akl\u203aklar\u203anda tabi olan kimseler anla\ufb02\u203al\u203ar. \u2039bn R\u00fc\ufb02d, \u2039bn Sina, Tabip er-Raz\u00ee ve di\u20acerleri Arab filozoflar\u203a aras\u203anda say\u203al\u203arlar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Bunlar peygamberlere ve peygamberlerin mucizelerine inanmad\u203aklar\u203a gibi, evliyan\u203an varl\u203a\u20ac\u203ana ve kerametlerine de inanmazlar. Filozoflara dair daha \u00f6nce de ge\u00e7en bir dipnotta baz\u203a bilgiler verilmi\ufb02 idi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Yazma n\u00fcshadan al\u203anm\u203a\ufb02t\u203ar. Fetv\u00e2lar\u2019da da bu \ufb02ekildedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Sahih bir hadistir. Tirmiz\u00ee, Ebvabu\u2019l-\u2039lm, el-Ahzu bi\u2019s-S\u00fcnneti vectinabu\u2019l-bid\u2019a, (Tuhfetu\u2019l-Ahvez\u00ee, VII, 438)\u2019de rivayet etmi\ufb02 ve: \u201cHasen, sahih bir hadistir\u201d demi\ufb02tir. Ebu Davud\u2019da, S\u00fcnne, fi luzumi\u2019s-s\u00fcnne, (Avnu\u2019l-Ma\u2019bud, XII, 358)\u2019de; \u2039bn Mace, Mukaddime, \u2039ttibau S\u00fcnneti\u2019l-Hulefai\u2019r-Ra\ufb02idin\u2019de rivayet etmi\ufb02lerdir. Bk. \u2039bn Ebi \u00c2s\u203am, es-S\u00fcnne, No: 54-59 (Zilalu\u2019l-Cenne ile birlikte); Camiu\u2019l-Usul, I, 278.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Yazma n\u00fcshada \u201cicma\u201d yerine \u201cictima (toplanma)\u201d \ufb02eklindedir. Fetvalarda da b\u00f6yledir, daha do\u20acrudur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4\u00a0Yazma n\u00fcshada \u201cve \u00fcmmet yay\u203alm\u203a\ufb02t\u203ar&#8230;\u201d \ufb02eklindedir. Fetv\u00e2lar\u2019da da b\u00f6yledir. (Al\u203anan metinde de bu \ufb02ekildedir. Ancak terc\u00fcmeye esas al\u203anan metinin benimsedi\u20aci \ufb02ekil terc\u00fcmeye yans\u203at\u203alm\u203a\ufb02t\u203ar. -\u00e7eviren-<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih bir hadistir. Buhar\u00ee, Mezalim, Nusratu\u2019l-Mazlum, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, V, 99); M\u00fcslim, el-Birru ve\u2019s-s\u203ala, terahumu\u2019l-mu\u2019min\u00eene ve te\u00e2tufuhum, (Nevev\u00ee, XVI, 376)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Sahih bir hadistir. Buhar\u00ee, Edeb, Rahmetu\u2019n-nasi ve\u2019l-behaim, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, X, 438); M\u00fcslim, el-Birru ve\u2019s-s\u203ala, Terahumu\u2019l-mu\u2019min\u00eene ve te\u00e2tufuhum, (Nevev\u00ee, XVI, 376)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0El yazmadan. Bu ayn\u203a zamanda fetvalarda ve el-C\u00e2miatu\u2019l-\u2039slamiyye bask\u203as\u203anda da yer almaktad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4\u00a0Hasen ya da sahih bir hadistir. Tirmiz\u00ee, Rada\u2019, Ma cae fi hakk\u203a\u2019l-mer\u2019eti al\u00e2 zevcih\u00e2, (Tuhfetu\u2019l-Ahvez\u00ee, IV, 325)\u2019de rivayet etmi\ufb02 ve: \u201cBu hasen, sahih bir hadistir\u201d demi\ufb02tir; Ebu Davud, S\u00fcnne, ed-Delilu al\u00e2 ziyadeti\u2019l-imani ve noksanih\u00ee, (Avnu\u2019l-Ma\u2019bud, XII, 439)<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 el-Arnavut, Camiu\u2019l-Usul, 1976\u2019da senedinin hasen oldu\u20acunu, el-Elban\u00ee, Sahihu\u2019l-Cam\u00ee, 1241\u2019de sahih oldu\u20acunu belirtmi\ufb02tir. Haf\u203az \u2039bn Hacer, Fethu\u2019l-Bar\u00ee, X, 458\u2019de de bu hadisi kaydetmi\ufb02 ve Ahmed, Tirmiz\u00ee, H\u00e2kim ve Ebu Ya\u2019l\u00e2 taraf\u203andan rivayet edildi\u20acini belirtmekle birlikte hakk\u203anda bir s\u00f6z s\u00f6ylememi\ufb02tir. Buhar\u00ee (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, X, 456)\u2019de merfu olarak (Peygamber s.a\u2019\u203an \ufb02\u00f6yle buyurdu\u20acu) belirtilmektedir: \u201c\ufb01\u00fcphesiz sizin en hay\u203arl\u203alar\u203an\u203az ahlak\u203a en g\u00fczel olan\u203an\u203azd\u203ar.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1 Bu ibareler terc\u00fcmesini yapt\u203a\u20ac\u203am\u203az \ufb02erhte kaydedilmi\ufb02 bulunmaktad\u203ar. -\u00e7eviren-<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Sahih bir hadistir. M\u00fcslim, \u2039man, Kevnu\u2019n-nehyi ani\u2019l-m\u00fcnkeri mine\u2019l-iman, (Nevev\u00ee, II, 380); Tirmiz\u00ee, Fiten, m\u00e2 c\u00e2e fi ta\u20acyiri\u2019l-m\u00fcnkeri bi\u2019l-yed, (Tuhfetu\u2019l-Ahvez\u00ee, VI, 393) Ayr\u203aca Ebu Davud, Nesa\u00ee ve \u2039bn Mace de rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Zay\u203af bir hadistir. Bunu Darakuzn\u00ee, II, 57\u2019de Mekhul\u2019den, o Ebu Hureyre\u2019den diye rivayet etmi\ufb02tir ve \ufb02unlar\u203a s\u00f6ylemi\ufb02tir: \u201cMekhul, Ebu Hureyre\u2019den hadis dinlememi\ufb02tir.\u201d Haf\u203az \u2039bn Hacer, et-Telhisu\u2019l-Hab\u00eer, II, 35 ile Zeyla\u00ee, Nasbu\u2019r-R\u00e2ye, II, 27\u2019de senedinin munkat\u203a\u2019 oldu\u20acunu belirtmi\ufb02lerdir. Ayr\u203aca bk. Daifu\u2019l-Cam\u00ee, 3478.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 Ancak Buhar\u00ee, Ezan, iza lem yutimmel imamu ve etemme men halfehu, (Fethu\u2019l-Bar\u00ee, II, 187)de Peygamber <em>-sallallahu aleyh\u00ee ve sellem-<\/em>\u2019dan kaydetti\u20aci \ufb02u buyruk buna ihtiya\u00e7 b\u203arakmamaktad\u203ar: \u201cOnlar -yani sap\u203ak imamlar, \u00f6nderler, y\u00f6neticiler size namaz k\u203ald\u203ar\u203arlar. \ufb01\u00e2yet isabet ederlerse hem sizin, hem onlar\u203an lehinedir. E\u20acer hata edecek olurlarsa, sizin lehinize ve onlar\u203an aleyhinedir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4\u00a0Sahih bir hadistir. M\u00fcslim, \u2039man, Beyanu enne\u2019d-dine\u2019n- nasiha, (Nevev\u00ee, II, 396); Ebu Davud, Edeb, fi\u2019n-nasiha, (Avnu\u2019l-Ma\u2019bud, XIII, 288); Ayr\u203aca Nesa\u00ee de rivayet etmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih bir hadistir. Ebu Davud, S\u00fcnne\u2019nin ba\ufb02taraflar\u203anda (Avnu\u2019l-M\u00e2bud, XII, 341) ile \u2039bn Mace ve Darim\u00ee de rivayet etmi\ufb02lerdir. Bk. es-Silsiletu\u2019s-Sahiha, I, 358. \u2039bn Ebi \u00c2s\u203am, es-S\u00fcnne, I, 32. Hadis daha \u00f6nce \u201ckurtulmu\ufb02 f\u203arka\u201d bahsinde de ge\u00e7mi\ufb02 bulunmaktad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Hasen bir hadistir. Yine bu hadis daha \u00f6nce belirtilen yerde ge\u00e7mi\ufb02 bulunmaktad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Daru\u2019l-\u2039fta bask\u203as\u203anda \u201cel-Mecs\u00fbre\u201d \ufb02eklindedir. Bask\u203a hatas\u203a olma ihtimali vard\u203ar. Kaydetti\u20acimiz \ufb02ekli ile ifade b\u00fct\u00fcn bask\u203alarda da b\u00f6yledir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Yazma n\u00fcshadan al\u203anm\u203a\ufb02t\u203ar. Fetv\u00e2lar\u2019da da bu ifade yer almaktad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Yazma n\u00fcshada: Yaln\u203azca \u201c\u00f6nderler\u201d \ufb02eklindedir, Fetv\u00e2lar\u2019da da b\u00f6yledir. \ufb01u kadar var ki \u201caralar\u203anda\u201d lafz\u203a da yoktur. Buna g\u00f6re bu kelime \u201cebd\u00e2l\u201din bedeli olmaktad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4\u00a0Sahih bir hadistir. Daha \u00f6nceden, F\u203arka-i Naciye (Kurtulmu\ufb02 F\u203arka) \u201cba\ufb02l\u203a\u20ac\u203anda kaynaklar\u203a g\u00f6sterilmi\ufb02 bulunmaktad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>5\u00a0Haf\u203az \u2039bnu\u2019l-Kayyim, el-Menaru\u2019l-Munif, 136\u2019da \ufb02\u00f6yle demektedir: \u201cEbdal, aktab (kutublar), gavslar, nakibler, necibler ve evtad ile ilgili b\u00fct\u00fcn hadisler Ras\u00fblullah <em>-sallallahu aleyh\u00ee ve sellem-<\/em> hakk\u203anda uydurulmu\ufb02 bat\u203al hadislerdir.\u201d O bu ifadeleriyle herbirisi yedi k\u203atadan birisi \u00fczerinde \u20acavs ve neciblerin emrine binaen bir k\u203atada tahakk\u00fcm eden yedi tane ebdal\u2019in oldu\u20acunu iddia eden sufilerin kanaatlerini reddetmektedir. \ufb01eyhu\u2019l-\u2039slam (\u2039bn Teymiyye)\u2019in kastetti\u20aci ebdal, \ufb02arih\u2019in tarif etti\u20aci kimselerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>6\u00a0Sahih bir hadistir. Ebu Davud, Mel\u00e2him, ma yuzkeru fi karni\u2019l-mia, (Avnu\u2019l-Ma\u2019bud, XI, 385) Bunu ayr\u203aca Hakim ile Beyhak\u00ee, el-Marife\u2019de rivayet etmi\ufb02. Haf\u203az \u2039bn Hacer, Tev\u00e2li\u2019t-Te\u2019sis, s. 49\u2019da senedinde bulunan ravilerin kavi raviler oldu\u20acunu g\u00f6stermi\ufb02tir. Bk. Sahihu\u2019l-Cam\u00ee, 1870 ile Camiu\u2019l-Usul, 8881.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bk. \ufb01erhu\u2019l-Akideti\u2019t-Tahaviye, s. 78\/98; \u2039bn Teymiyye, et-Tedmuriye Mukaddimesi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Birinci ve ikinci t\u00fcre marifet ve isbat tevhidi. \u2039kinci t\u00fcr tevhide ise taleb ve kast tevhidi de denilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0M\u00fcellif <em>-Allah Ona Rahmet Etsin-<\/em> burada isim ve s\u203afatlar\u203an tevhidini s\u00f6zkonusu etmi\ufb02tir. el-Herr\u00e2s\u2019\u203an el-V\u00e2s\u203atiyye \ufb01erhinde bu tevhid t\u00fcr\u00fc a\u00e7\u203aklanm\u203a\ufb02 bulunmaktad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bk. \ufb01erhu\u2019l-Akideti\u2019t-Tah\u00e2viye, s. 512-517; Mecm\u00fbu\u2019l-Fet\u00e2v\u00e2, I, 12-19 Kaidetu\u2019n fi\u2019l-cemaati ve\u2019l-f\u203arkati ve sebebu z\u00e2like ve neticetuhu.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0ve 3\u00a0Bu hadisin kaynaklar\u203a daha \u00f6nceden \u201cF\u203arka-i Naciye (Kurtulmu\ufb02 F\u203arka) ile \u201cEhl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat kurtulu\ufb02a eren F\u203arkad\u203ar ba\ufb02l\u203aklar\u203anda ge\u00e7mi\ufb02 ve kaynaklar\u203a orada g\u00f6sterilmi\ufb02ti.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bk. \ufb01erhu\u2019l-Akideti\u2019t-Tahaviye, s. 357-362; \u2039bn Teymiyye, el-Furkan, Beyne evliyai\u2019r-rahman ve evliyai\u2019\ufb02-\ufb02eytan adl\u203a eserinin birinci b\u00f6l\u00fcm\u00fc.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih bir hadistir. Ahmed, M\u00fcsned, V, 411, Taberan\u00ee, el-Evsat, V, 305, Mecmau\u2019l-Bahreyn, 3116 no\u2019lu hadis; el-Bezz\u00e2r, II, 224, Muhtasaru\u2019z-Zev\u00e2id, 1745\u2019de buna yak\u203an; ifadelerle. \u2039bn Teymiyye, \u2039ktiz\u00e2u\u2019s-S\u203arati\u2019l-Mustak\u00eem, II, 367, Tahkik: el-Akl Ahmed b. Hanbel\u2019in senedinin sahih oldu\u20acunu belirtti\u20aci gibi; el-Elban\u00ee\u2019de \ufb01erhu\u2019l-Akideti\u2019t-Tahaviye, s. 361\u2019de bu kanaati ifade etmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Bk. \ufb01erhu\u2019l-Akideti\u2019t-Tahaviye, s. 383, 384.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih bir hadistir. Buhar\u00ee, \u2039man, Halavetu\u2019l-\u2039man, M\u00fcslim, \u2039man, Beyanu hisali meni\u2019t-tasafa bihinne vecede halavete\u2019l-iman.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Bk. \ufb01erhu\u2019l-Akideti\u2019t-Tahaviye, s. 323.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0\ufb01arih bu s\u00f6zlerini Tahav\u00ee\u2019nin: \u201cBiz helal kabul etmedi\u20aci s\u00fcrece herhangi bir g\u00fcnah sebebiyle k\u203able ehlinden hi\u00e7bir kimseyi tekfir etmeyiz&#8230;\u201d s\u00f6zlerini a\u00e7\u203aklarken s\u00f6ylemektedir. Buna benzer a\u00e7\u203aklamalar ise daha \u00f6nceden ehl-i s\u00fcnnet ve\u2019l-cemaat\u2019in tutumlar\u203ana dair a\u00e7\u203aklamalarda bulunulurken ge\u00e7mi\ufb02 bulunmaktad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Kimi ilim adam\u203a birinci t\u00fcr k\u00fcfre (b\u00fcy\u00fck k\u00fcfre) \u201citikadi k\u00fcf\u00fcr\u201d, ikincisine de \u201cameli k\u00fcf\u00fcr\u201d ad\u203an\u203a vermektedirler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Mecm\u00fbu\u2019l-Fet\u00e2v\u00e2, 35, 407-408.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Hasen bir hadistir. \u2039bn Mace, Fiten, el-Ukubat\u2019da; \u201cOnlar\u203an imamlar\u203a (y\u00f6neticileri) Allah\u2019\u203an kitab\u203a ile h\u00fckmetmeyip, Allah\u2019\u203an indirdiklerinden iyi g\u00f6rd\u00fckleri ile h\u00fckmedecek olurlarsa, mutlaka Allah onlar\u203a birbirine d\u00fc\ufb02\u00fcr\u00fcr.\u201d laf\u203azlar\u203a ile rivayet etmi\ufb02tir. \u201cEy muhacirler toplulu\u20acu&#8230;\u201d diye ba\ufb02lamaktad\u203ar. Ayr\u203aca Ebu Nuaym, el-Hilye, VIII, 333\u2019de rivayet etmi\ufb02tir. Her ikisinin senedinde \u2039bn Ebi Malik Halid b. Yezid vard\u203ar. Zay\u203af bir ravidir. Hakim, M\u00fcstedrek, IV, 540\u2019da hasen bir isnad ile rivayet etmi\ufb02tir. Bk. es-Silsiletu\u2019s-Sahiha, no: 106.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bk. Mecm\u00fbu\u2019l-Fet\u00e2v\u00e2, XXXV, 387-388.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Bk. \ufb01erhu\u2019l-Akideti\u2019t-Tahaviye, s. 379-381; \u2039bn Teymiyye, Mecmuu\u2019l-Fet\u00e2v\u00e2, XXVIII, 179-181 ile es-Siyasetu \ufb01er\u2019iyye.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Sahih bir hadistir. Buhar\u00ee, Diy\u00e2t, kavlillahi te\u00e2l\u00e2: enne\u2019n-nefse bi\u2019n-nefsi&#8230;; M\u00fcslim, Kasame, ma yubahu bihi demu\u2019l-m\u00fcslim.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih bir hadistir. Buhar\u00ee, Cihad, Yukatelu min verai\u2019l-imami ve yutteka bihi; M\u00fcslim, \u2039mare, V\u00fccubu taati\u2019l-umarai fi gayri masiye.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2 Sahih bir hadistir. M\u00fcslim, \u2039mare, v\u00fccubu taati\u2019l-umer\u00e2-i f\u00ee \u20acayri ma\u2019siyetin ve tahr\u00eemuh\u00e2 i\u2019l-ma\u2019siye\u2019de riv\u00e2yet etmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3 Sahih bir hadistir. Buh\u00e2r\u00ee, Cih\u00e2d, es-sem\u2019u ve\u2019t-taat li\u2019l-imam\u2019da; M\u00fcslim, \u2039mare, ta\u00e2tu\u2019l umer\u00e2-i f\u00ee \u20acayri ma\u2019siyetin ve tahrimuh\u00e2 fi\u2019l-ma\u2019siye\u2019de.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4\u00a0Ahmed, M\u00fcsned, VI, 28; M\u00fcslim, \u2039mare, H\u203ayar\u00fbl-eimmeti ve \ufb02iraruhum.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>5\u00a0\ufb01eyhu\u2019l-\u2039slam, \u2039bn Teymiyye, Mecmuu\u2019l-Fetava, XXIX, 196\u2019da \ufb02\u00f6yle diyor: \u201cAdaletli y\u00f6neticiye masiyet oldu\u20acu bilinmeyen b\u00fct\u00fcn hususlarda itaat etmek vacibtir. Adil olmad\u203a\u20ac\u203a bilinen y\u00f6neticiye ise, itaat oldu\u20acu bilinen hususlarda itaat etmek vacibtir.\u201d<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bk. \ufb01erhu\u2019l-Akideti\u2019t-Tahaviye, s. 240-247; Mecm\u00fbu\u2019l-Fet\u00e2v\u00e2, VIII, 65.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Bu hadis, sahihli gayrihi\u2019dir. Ahmed, M\u00fcsned, I, 272; \u2039bn Cerir, Tefsir,-Ahmed Muhammed \ufb01\u00e2kir ne\ufb02ri- 15338; \u2039bn Ebi \u00c2s\u203am, es-S\u00fcnne, no: 202. Ayr\u203aca bk. es-Silsiletu\u2019s-Sahiha, no: 1623.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Sahih bir hadistir. Bunu Buhar\u00ee, Enbiya, Halku Ademe ve z\u00fcrriyetihi; M\u00fcslim, S\u203afatu\u2019l-Munafikin, Talebu\u2019l-K\u00e2firi el-Fidae&#8230;; Ahmed, M\u00fcsned, III, 127, 129\u2019da rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 \ufb01unu belirtelim ki s\u00f6z almak ve buna dair \ufb02ahit tutmak bizim k\u203as\u203ar ak\u203allar\u203am\u203az\u203an tasavvur edemeyece\u20aci gaybi i\ufb02lerdendir. Di\u20acer gayba dair hususlar gibi bunlara da iman etmemiz gerekir. Bu hususun anla\ufb02\u203almas\u203a zor y\u00f6nlerini en g\u00fczel \ufb02ekilde a\u00e7\u203akl\u203a\u20aca kavu\ufb02turmu\ufb02 oldu\u20acunu g\u00f6rd\u00fc\u20ac\u00fcm kimselerden birisi de e\ufb02-\ufb01eyh Haf\u203az Hakem\u00ee, Me\u00e2ricu\u2019l-Kabul, I, 84-94\u2019deki a\u00e7\u203aklamalar\u203ad\u203ar. Ayr\u203aca el-Elban\u00ee\u2019de az \u00f6nce s\u00f6z\u00fc ge\u00e7en \u2039bn Abbas\u2019\u203an hadisini es-Silsiletu\u2019s-Sahiha adl\u203a eserinde tahri\u00e7 ederken g\u00fczel a\u00e7\u203aklamalarda bulunmu\ufb02tur. Arzu eden oraya ba\ufb02vurabilir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bk. \ufb01erhu\u2019l-Akideti Tahaviyye, s. 223-226; \u2039bn Teymiyye, Mecmu\u00fb\u2019l-Fet\u00e2v\u00e2, IV, 328, V, 256; Der\u2019u Te\u00e2ruz bi\u2019l-akli ve\u2019n-nakli, V, 354.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Sahih bir hadistir. Buhar\u00ee, Bed\u2019ul-Halk, Zikru\u2019l-Mel\u00e2ike, Menak\u203abu\u2019l-Ensar, Mira\u00e7\u2019da; M\u00fcslim, \u2039man, el-\u2039srau bi Ras\u00fblillahi ile\u2019s-semavati ve ferdu\u2019s-salavat\u2019da rivayet etmi\ufb02lerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0\ufb01art, al\u00e2met ile ayn\u203a \ufb02eydir. Saat\u2019den kas\u203at da k\u203ayamettir. Saatin \ufb02artlar\u203a ile kastedilen ise k\u203ayametten \u00f6nce ortaya \u00e7\u203akan ve yakla\ufb02t\u203a\u20ac\u203ana del\u00e2let eden al\u00e2metlerdir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>\u00a0 \u2039lim adamlar\u203a k\u203ayamet al\u00e2metlerini k\u00fc\u00e7\u00fck ve b\u00fcy\u00fck al\u00e2metler olmak \u00fczere iki k\u203asma ay\u203arm\u203a\ufb02lard\u203ar. K\u00fc\u00e7\u00fck alametler uzun zaman s\u00fcresinden \u00f6nce ortaya \u00e7\u203akanlard\u203ar. Peygamber <em>-sallallahu aleyhi ve sellem-<\/em>\u2019\u203an peygamber olarak g\u00f6nderilmesi, ilmin kald\u203ar\u203almas\u203a, uzun bina yap\u203am\u203anda yar\u203a\ufb02\u203almas\u203a gibi&#8230; B\u00fcy\u00fck al\u00e2metler ise k\u203ayametin kopmas\u203ana yak\u203an zamanda ortaya \u00e7\u203akan b\u00fcy\u00fck i\ufb02lerdir. \u2039\ufb02te burada kastedilenler de bunlard\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Bk. \ufb01erhu\u2019l-Akideti\u2019t-Tahaviye, s. 499-502; Mecmu\u00fb\u2019l-Fet\u00e2va, XXXVI, 45.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahih bir hadistir. Ahmed, M\u00fcsned, IV, 6; M\u00fcslim, Fiten, el-\u00c2y\u00e2tu\u2019lleti tekunu kable\u2019s-se\u00e2.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Sahih bir hadistir. Buhar\u00ee, Tevhid, Kavlullahi teala: ve li tusmea al\u00e2 ayn\u203a; M\u00fcslim, Fiten, Zikru\u2019d-Deccali ve s\u203afetuhu ve ma maah\u00fb.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3 Bu hadis ve kaynaklar\u203a daha \u00f6nceden \u201cy\u00fcce Allah\u2019\u203an uluvv (y\u00fccelik) s\u203aat\u203a\u201d ba\ufb02l\u203a\u20ac\u203anda ge\u00e7mi\ufb02 bulunmektad\u203ar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>4 Sahihtir. Buh\u00e2ri, Tefsir, Kul heumme \ufb02uhed\u00e2ekum; M\u00fcslim, \u2039man, Beyanu\u2019z-zemenillezi l\u00e2 yukbel fi\u2019hil iman.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>5 Sahihtir. M\u00fcslim, Fiten, Hrc\u2019d-Deccali ve muksh\u00fb fi\u2019l-ard\u203a.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bk. \ufb01erhu\u2019l-Akideti\u2019t-Tahaviye, s. 420-432; Mecmu\u00fb\u2019l-Fet\u00e2v\u00e2, XVIII, 307.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Sahihtir. Buhar\u00ee, Sal\u00e2t, keyfe turidati\u2019s-salatu fi\u2019l-isr\u00e2; M\u00fcslim, \u2039man, el-\u2039srau bi Ras\u00fblillahi -s.a- ile\u2019s-semavati ve fardu\u2019s-salavat.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahihtir. Ahmed, M\u00fcsned, XV, 190, no: 8030, Ahmed Muhammed \ufb01akir yay\u203an\u203a; M\u00fcslim, Cennet, fi devami na\u00eemi ehli\u2019l-cenne\u2019de: \u201cKim cennete girerse, nimete nail olur. Asla s\u203ak\u203ant\u203a \u00e7ekmez, elbiseleri eskimez, gen\u00e7li\u20aci son bulmaz\u201d lafz\u203a ile.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Sahihtir. M\u00fcslim, Cennet, fi devami naimi ehli\u2019l-cenne -buna yak\u203an ifadelerle-; Ahmed, M\u00fcsned, XVI, 113, no: 8241, Ahmed Muhammed \ufb01akir ne\ufb02ri.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Sahihtir. Buhar\u00ee, Rikak, ve enzirhum yevme\u2019l-hasreti; M\u00fcslim, Cennet, en-naru yedhuluha\u2019l-cebbarune ve\u2019l-cennetu yedhuluha\u2019d-duafau.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Sahihtir. M\u00fcslim, Kader, M\u00e2 n\u00e2 kulli mevludin y\u00fbledu ale\u2019l-f\u203atra; Ahmed, M\u00fcsned, VI, 41.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bk. \ufb01erhu\u2019l-Akideti\u2019t-Tahaviye, s. 201-203.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>2\u00a0Buhar\u00ee bunu muallak olarak Tevhid, kavlullahi te\u00e2l\u00e2: \u201cYa eyyuhe\u2019r-ras\u00fbl\u00fc belli\u20ac m\u00e2 \u00fcnzile ileyke&#8230;\u201dde rivayet etmi\ufb02tir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>3\u00a0Bk. \ufb01erhu\u2019l-Akideti\u2019t-Tahaviye, s. 203-208; Mecmu\u00fb\u2019l-Fet\u00e2v\u00e2, XXXVI, 60.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Hasen bir hadistir. Tirmiz\u00ee, Tefsir, ve min sureti\u2019z-Zuhruf, \u2039bn Mace, Mukaddime, \u2039ctinabu\u2019l-Bidai ve\u2019l-cedel; Ahmed, M\u00fcsned, V, 252, 256.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p>1\u00a0Bk. \ufb01erhu\u2019l-Akideti\u2019t-Tahaviye, s. 208-210.<\/p>\r\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u015eeyhu&#8217;l-\u0130sl\u00e2m \u0130bn-i Teymiyye el-Ak\u00eedet\u00fc&#8217;l-Vas\u0131t\u0131yye ve \u015eerhi \u015eerh Muhammed Halil Herr\u00e2s Tahkik Eden&#8217;in \u00d6ns\u00f6z\u00fc Giri\u015f: Hamd, Allah\u2019a mahsustur. O\u2019na hamdeder, O\u2019ndan yard\u0131m ister, O\u2019nun g\u00fcnahlar\u0131m\u0131z\u0131 ba\u011f\u0131\u015flamas\u0131n\u0131 dileriz. Nefislerimizin \u015ferrinden, amellerimizin k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerinden Allah\u2019a s\u0131\u011f\u0131n\u0131r\u0131z. Allah\u2019\u0131n hidayet verdi\u011fini hi\u00e7 kimse sapt\u0131ramaz. O\u2019nun sapt\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 da kimse hidayete erdiremez. \u015eehadet ederim ki Allah\u2019tan ba\u015fka hi\u00e7bir ilah yoktur, O bir ve [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":156,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[4],"tags":[],"class_list":["post-47","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-islami-akademi"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/islamvebiz.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/47","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/islamvebiz.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/islamvebiz.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/islamvebiz.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/islamvebiz.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=47"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/islamvebiz.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/47\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":128,"href":"https:\/\/islamvebiz.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/47\/revisions\/128"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/islamvebiz.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/156"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/islamvebiz.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=47"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/islamvebiz.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=47"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/islamvebiz.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=47"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}